burası
paypal’ın yasaklandığı,
insanların ucuza çinden (aliexpress) ürün getiriyor diye gümrük vergilerinin yükseltildiği,
uber’in dövüldüğü,
booking’in engellendiği
topraklar...
ne sandınız öyle kafanıza göre dijital menkul değer oluşturabileceğinizi mi...
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
yemin ediyorum boşa uğraşıyoruz teknik, temel analiz falan. berberde traş olurken doge al btt al diyenler kazanıyor biz bir arpa boyu yol
alamıyoruz evveliyatını, sınırsız arzını, elon muskını sikeyim
kripto borsasına manipülatif ve güvenilmez diyen herkes %100 haklı cidden. siktigimin man kafalısı bir tweet atıyor 7 milyar dolarlık hacim yaratıyor. inanılmaz gerçekten
alamıyoruz evveliyatını, sınırsız arzını, elon muskını sikeyim
kripto borsasına manipülatif ve güvenilmez diyen herkes %100 haklı cidden. siktigimin man kafalısı bir tweet atıyor 7 milyar dolarlık hacim yaratıyor. inanılmaz gerçekten
yıllar önce tanıştığım bi kızın adı asburçe idi. kız biraz marjinallik seviyordu, yanağına estetikle gamze yaptırmıştı. ama iyi kalpliydi, lost izliyorum dediğimde benim için tüm bölümleri cd yapıp getirmişti, tabi sonra lost çok bozdu.
link
tıklamak istemeyenler için:
mb başkanı: "söz konusu döviz işlemleri, işlem platformları üzerinden o günkü piyasa koşulları ve fiyatları çerçevesinde gerçekleştirilmiştir"
adam açık bir şekilde sattık usd'leri demiş.
rte ise kasada duruyor demişti. mb başkanı, rte'ye yalancı mı demiş, ben mi öyle anlıyorum?
ya hadi sattınız. bunun tl karşılığı nereye gitti? ayrıca kime sattınız.
kim aldı kardeşim benim paramı.
gençler direnin. dayanın. üstüne gittikçe açılıyorlar.
eğer ki bunlar 128 milyar dolar konusunu her gün yeni bir şeyle açıklamaya çalışıyorlarsa; gerçekten daha da üstüne gidilmeli.
çünkü her gün yeni biri bir açıklama yapıyor ve hepsi farklı şeyler söylüyor.
rte kasada diyor, canikli çıkıp yastık altında diyor, jöleli tosun hiç böyle bir paramız olmadı diyor,mahir ünal millete harcadık diyor, mb başkanı da sattık diyor.
aq bizim kaç tane 128 milyar dolarımız kayboldu ki bu kadar farklı açıklamalar var diye sorguluyor insan.
her gün bir yeni bahane sunuyorlar, birkaç saat içinde onun yalan olduğu ispat ediliyor.
sonra mı? sonra da böyle rezil oluyorlar.
bakayım kızarmış mı yüzleri. aa yüzleri yokmuş.
neyse, fahrettin altun git sen kariyer.net'e şimdiden ilan ver.
yeni merkez bankası başkanı arıyoruz deyiver.
aranan özellikler kısmına ise;
tercihen kartal imam-hatip mezunu olan; söz dinleyen, fetö ile ilgili tweet'lerini silmiş olan, açıklama yapmayan, indir deyince indirip kaldır deyince kaldıran düşük profilli başkan aranıyor yaz, yeter.
öperim.
(bkz: çok basit çünkü çaldılar)
tıklamak istemeyenler için:
mb başkanı: "söz konusu döviz işlemleri, işlem platformları üzerinden o günkü piyasa koşulları ve fiyatları çerçevesinde gerçekleştirilmiştir"
adam açık bir şekilde sattık usd'leri demiş.
rte ise kasada duruyor demişti. mb başkanı, rte'ye yalancı mı demiş, ben mi öyle anlıyorum?
ya hadi sattınız. bunun tl karşılığı nereye gitti? ayrıca kime sattınız.
kim aldı kardeşim benim paramı.
gençler direnin. dayanın. üstüne gittikçe açılıyorlar.
eğer ki bunlar 128 milyar dolar konusunu her gün yeni bir şeyle açıklamaya çalışıyorlarsa; gerçekten daha da üstüne gidilmeli.
çünkü her gün yeni biri bir açıklama yapıyor ve hepsi farklı şeyler söylüyor.
rte kasada diyor, canikli çıkıp yastık altında diyor, jöleli tosun hiç böyle bir paramız olmadı diyor,mahir ünal millete harcadık diyor, mb başkanı da sattık diyor.
aq bizim kaç tane 128 milyar dolarımız kayboldu ki bu kadar farklı açıklamalar var diye sorguluyor insan.
her gün bir yeni bahane sunuyorlar, birkaç saat içinde onun yalan olduğu ispat ediliyor.
sonra mı? sonra da böyle rezil oluyorlar.
bakayım kızarmış mı yüzleri. aa yüzleri yokmuş.
neyse, fahrettin altun git sen kariyer.net'e şimdiden ilan ver.
yeni merkez bankası başkanı arıyoruz deyiver.
aranan özellikler kısmına ise;
tercihen kartal imam-hatip mezunu olan; söz dinleyen, fetö ile ilgili tweet'lerini silmiş olan, açıklama yapmayan, indir deyince indirip kaldır deyince kaldıran düşük profilli başkan aranıyor yaz, yeter.
öperim.
(bkz: çok basit çünkü çaldılar)
ben 30 yillik omru hayatimda dinciler kadar cahil, gereksiz, ise yaramaz, kimseye faydasi olmayan bir topluluk daha gormedim.
edit: yazim hatasi duzeltildi.
edit: yazim hatasi duzeltildi.
şu grup yorum ve avanesi kadar boş beleş bir güruh daha yoktur. herkes istediği şey için müzik yapabilir. hayır bu ayarı veren de insanları havaya uçuran canlı bombalar için ağıtlar yakan bir grup.
olum daha dün 30 milyar dolarlık altın aldığınızı kalanını sattığınızı söylüyordunuz.
eveli gün başka şey diyordunuz.
128 milyar o kadar büyük bir rakam ki ne kadar kıçtan sallasanız da hesap tutmuyor.
dini imanı yalan dolan olan hain
hortumcu hırsız islamcıların 128 milyar doların resmen hortumlandığına kanıt niteliğinde dandik bir açıklamadır ayriyeten.
hortumlanan miktar o kadar büyük ki amk, kaç ay geçti sallamayla bile 128 milyar sayısına ulaşamadılar.
eveli gün başka şey diyordunuz.
128 milyar o kadar büyük bir rakam ki ne kadar kıçtan sallasanız da hesap tutmuyor.
dini imanı yalan dolan olan hain
hortumcu hırsız islamcıların 128 milyar doların resmen hortumlandığına kanıt niteliğinde dandik bir açıklamadır ayriyeten.
hortumlanan miktar o kadar büyük ki amk, kaç ay geçti sallamayla bile 128 milyar sayısına ulaşamadılar.
şu mezhep denen şey peygamberden sonra ortaya çıkan siyasi hizipleşmeler değil miydi? la olm yürüyün gidin allah katında mezhep diye bişey yoktur.
tanım yapayım da tatsız şeyler yaşanmasın editi: önyargı içeren bir eylem
tanım yapayım da tatsız şeyler yaşanmasın editi: önyargı içeren bir eylem
penaltıyı bok gibi atmasına değil, kaçırdıktan sonra sikik sikik güldüğü için inanılmaz sinirlerimi bozan vasat futbolcu. şu sırıtışı sergen hoca görüp de hala oyunda tutuyorsa yazıklar olsun.
birinci belli, diger ikisi; birinciden hesap sormazsam namussuzum serefsizim namerdim diyen kel ve harun olmaya geldiler karun oldular diyen numan.
üniversitelerde marka temsilcileri olurdu. bir arkadaşım temsilciydi ve okulu redbull'a boğuyordu. üniversite zamanım boyunca redbull'a bir lira para vermedim ama artık sürekli alıyorum. o bedava redbull'lar olmasaydı şuan ihtiyaç duyup alacağımı sanmıyorum.
bunun gibi reklam stratejileri markaya bağlıyor insanı.
bunun gibi reklam stratejileri markaya bağlıyor insanı.
o da bir başarı. yaş 44. sadece oku, calış kısmındayım.
lan, ne faşizmi... ne yapacaktı millet, evini taşlayıp arabasını ateşe mi verecekti... seveni memnun olmadı, bunu da söyledi. adama dokundu, kendi de farkında. her yere yapıştımayın şu kelimeyi; gerçek faşistlere ayıp oluyor.
kuru soğanın bile bayraklarla donatılmış kamyonlarda halka dağıtıldığı bir memlekette sanırım her şey bu listeye dahildir.
bedava olan tek şey nefes almak diyeceğim ama o da maskesiz yasak.
günde 50 kuruşluk bir maske kullansan dışarda nefes almanın bedeli bile aylık 15 lira.
bedava olan tek şey nefes almak diyeceğim ama o da maskesiz yasak.
günde 50 kuruşluk bir maske kullansan dışarda nefes almanın bedeli bile aylık 15 lira.
açılın cadet pilot geldi.
doğru öneridir. gaz kapatılır, eğer ateşleme sisteminde yakıt yoğunluğundan dolayı tekrar ateşleme yapılamıyorsa, mevcut rüzgar akımı nedeniyle türbin dönmeye devam eder, ateşleme sistemindeki fazla yakıt bu şekilde atılır ve tekrar ateşleme yapılabilir.
ancak pilotun yine bir pilot olan bakana verdiği cevap şudur ki, problem yakıt hücresinde değil, jeneratörün kendisindedir, yani gazı kapatıp açmak bu durumda işe yaramaz. motor zaten çalışıyor. bu yüzden bakan bey de cevabı duyunca "haa, jeneratör mü gitmiş" demektedir.
işte her siki bilmeden elinizde tuzla hıyarlara koşunca açtığınız başlıkla kalıyorsunuz. cidden şaşırdım yalnız bir pilotun tarım bakanı olabilmesine. bilirsiniz, genelde güreşçiler ya da imamlar hatipler falan yüksek mevkilere getiriliyor bu ülkede.
edit: ha takılacak bir şey arıyorsanız, adam "gazı kapatıp açın" dememiş, "açıp kapatın" demiş diye takılabilirsiniz. hani şu olayda bi tek buna takılınır yani. gazı açıp kapayınca son tahlilde gaz kapalı kalır, yere çakılırırhırhı ulan sen de bu editi hala okuyosun ya. yani bu lafı duyduğun anda adamın gazı kapatıp açmaktan bahsettiğini anlamayacaksan bırak elindeki klavyeyi ve sakince uzaklaş sözlükten.
doğru öneridir. gaz kapatılır, eğer ateşleme sisteminde yakıt yoğunluğundan dolayı tekrar ateşleme yapılamıyorsa, mevcut rüzgar akımı nedeniyle türbin dönmeye devam eder, ateşleme sistemindeki fazla yakıt bu şekilde atılır ve tekrar ateşleme yapılabilir.
ancak pilotun yine bir pilot olan bakana verdiği cevap şudur ki, problem yakıt hücresinde değil, jeneratörün kendisindedir, yani gazı kapatıp açmak bu durumda işe yaramaz. motor zaten çalışıyor. bu yüzden bakan bey de cevabı duyunca "haa, jeneratör mü gitmiş" demektedir.
işte her siki bilmeden elinizde tuzla hıyarlara koşunca açtığınız başlıkla kalıyorsunuz. cidden şaşırdım yalnız bir pilotun tarım bakanı olabilmesine. bilirsiniz, genelde güreşçiler ya da imamlar hatipler falan yüksek mevkilere getiriliyor bu ülkede.
edit: ha takılacak bir şey arıyorsanız, adam "gazı kapatıp açın" dememiş, "açıp kapatın" demiş diye takılabilirsiniz. hani şu olayda bi tek buna takılınır yani. gazı açıp kapayınca son tahlilde gaz kapalı kalır, yere çakılırırhırhı ulan sen de bu editi hala okuyosun ya. yani bu lafı duyduğun anda adamın gazı kapatıp açmaktan bahsettiğini anlamayacaksan bırak elindeki klavyeyi ve sakince uzaklaş sözlükten.
bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam ile ilgili uzaktan eğitim yoluyla verilen bir seminerde öğrencinin, peygamber efendimiz gün içinde 2 saat uyurmuş demesi üzerine rehber öğretmenin 'günün koşulları gereği olduğunu, günümüzde çocukların 22.00-08.00 saatleri arasında uyku düzenini sağlaması gerektiği' şeklinde cevaplaması üzerine durumu babasına (imam hatip lisesi müdürü) iletmesi ve babasının da 'çocuğun peygamber sevgisi ve dini hassasiyetleri üzerinden travma yaşaması' şeklinde şikayeti üzerinden milli eğitim'in başlattığı soruşturma.
(bkz: https://www.cumhuriyet.com.tr/…a-baslatildi-1828507) haberin metni bu şekilde.
eğer ki durum burada anlatıldığı gibiyse gerçekten ülkenin içinde bulunduğu durumun gittikçe çok daha vahim bir yere doğru gittiğinin resmidir. demek ki bilimsel konuşmak suç. söyleyin de bilelim.
(bkz: https://www.cumhuriyet.com.tr/…a-baslatildi-1828507) haberin metni bu şekilde.
eğer ki durum burada anlatıldığı gibiyse gerçekten ülkenin içinde bulunduğu durumun gittikçe çok daha vahim bir yere doğru gittiğinin resmidir. demek ki bilimsel konuşmak suç. söyleyin de bilelim.
çizgi film gibi adamlar.
odaya bak, insanda az utanma olur.
itibardan tasarruf olmaz diye diye sünnet düğününe çevirdiler ülkeyi.
odaya bak, insanda az utanma olur.
itibardan tasarruf olmaz diye diye sünnet düğününe çevirdiler ülkeyi.
neden chp oy'unu hiç arttıramıyor sorusuna suratta patlayan şamar gibi kocaman bir yanıttır.
mansur yavaş, imamoğlu çalışsın çabalasın hint fakiri gelsin bi çuval inciri berbat etsin.
amk ahmet altan haini kim de geçmiş olsun diyorsun be ..... .... .
ömür boyu hapiste çürümesi gereken bir şerefsizi sahiplenmenin tek amacı chp'ye zarar vermektir.
amk bu it'i aramanın mantıklı bir açıklaması yok.
ıddia ediyorum.
lidersiz chp oy'unu arttırır.
bu hint fakiri küllü zarar.
azılı muhalif olan ben bile bu adamı sevemiyorken akp'ye oy verenler neden güvensin, sevsin de chp'ye oy versin.
ıyice emin oldum artık.
k.k'nin görevi biraz ilerleyen, halk gözünde biraz sempati duyulan chp'yi aşağı çekmek.
chp'nin başında bunun gibiler olduğu sürece nah akp kaybeder.
adam resmen tayyip'e pas veriyor gel bi gol daha at diye amk.
mansur yavaş, imamoğlu çalışsın çabalasın hint fakiri gelsin bi çuval inciri berbat etsin.
amk ahmet altan haini kim de geçmiş olsun diyorsun be ..... .... .
ömür boyu hapiste çürümesi gereken bir şerefsizi sahiplenmenin tek amacı chp'ye zarar vermektir.
amk bu it'i aramanın mantıklı bir açıklaması yok.
ıddia ediyorum.
lidersiz chp oy'unu arttırır.
bu hint fakiri küllü zarar.
azılı muhalif olan ben bile bu adamı sevemiyorken akp'ye oy verenler neden güvensin, sevsin de chp'ye oy versin.
ıyice emin oldum artık.
k.k'nin görevi biraz ilerleyen, halk gözünde biraz sempati duyulan chp'yi aşağı çekmek.
chp'nin başında bunun gibiler olduğu sürece nah akp kaybeder.
adam resmen tayyip'e pas veriyor gel bi gol daha at diye amk.
kız anasına bi öfff anneeeeeeğğhh yeteeerrr
diyebilse böyle bir diziye gerek kalmayacaktı.
diyebilse böyle bir diziye gerek kalmayacaktı.
niye bu tarz şeylere gülüp geçemiyorsunuz
bunlar bu kanalı yapar, 2023'te gelecek iktidar da (muhtemelen farklı cbaşkanı) bu işi iptal eder. sonuç olarak kanal yapılmaz ama o ana kadarki tüm maliyet bize girer. muhtemelen arsaların satışı da çoktan yapılmış olacağı için de oradan da bir şeyler girer bize.
edit: şimdi fark ettim de, normalde -normal- bir şekilde geçtiğimiz yoldan kanal yapacaklar ve köprülerden de geçiş ücreti alacaklarsa hiç şaşırmayacağım :d
edit: şimdi fark ettim de, normalde -normal- bir şekilde geçtiğimiz yoldan kanal yapacaklar ve köprülerden de geçiş ücreti alacaklarsa hiç şaşırmayacağım :d
güzel hiçbir şeyin bitmesini, özellikle yarıda kalmasını sevmiyorum. ama daha da sevmediğim bir şey varsa o da biteni yeniden başlatmaktır.
anadoluda bir yerlerde kesin tecavüze uğrardı.
edit: yazım yanlışı.
edit: yazım yanlışı.
yine imamoglu'na al da at derecesinde pas vermisler. baskanim bos kaleye atar bu golu, sikinti bile olmaz.
ekrem imamoglu'na handikap veriyorum.
ekrem imamoglu'na handikap veriyorum.
madem ülkemize yük olanlar gidiyor; o zaman 5 milyon suriyeli bu ülkede ne geziyor aq.
anlaşılan o ki akp bile bu ülkeden umudunu kesmiş. onların bile kendine inancı kalmış.
bu ülke düzelmez, sağ baştan milleti avrupa'ya taşıyalım moduna girmişler.
yalnız adam bildiğin sıvamış. aleni şekilde devletin gücünü, makamlarını ve yetkilerini kullanarak insan kaçakçılığı yapılıyor.
bu iş çok su kaldıracak. ve birçok belediyenin de bu işi yaptığı günler içerisinde ortaya çıkacak.
işin ilginç tarafı ise gidenlerin büyük çoğunluğunun 20-21'li yaşlarda olması.
dikkat çeken kısmı ise böyle bir hadise gündeme gelmiş, ifşa olmuş.
adamda panik yok, korku yok. rahat yani. ve hala görevde.
peki bu ne anlama geliyor? demek ki güvendiği birileri var.
demek ki bu işi birilerinin izniyle yapıyor veya emriyle.
dökülsün kirli çamaşırlar o halde. bakalım kimler kimlerle berabermiş.
anlaşılan o ki akp bile bu ülkeden umudunu kesmiş. onların bile kendine inancı kalmış.
bu ülke düzelmez, sağ baştan milleti avrupa'ya taşıyalım moduna girmişler.
yalnız adam bildiğin sıvamış. aleni şekilde devletin gücünü, makamlarını ve yetkilerini kullanarak insan kaçakçılığı yapılıyor.
bu iş çok su kaldıracak. ve birçok belediyenin de bu işi yaptığı günler içerisinde ortaya çıkacak.
işin ilginç tarafı ise gidenlerin büyük çoğunluğunun 20-21'li yaşlarda olması.
dikkat çeken kısmı ise böyle bir hadise gündeme gelmiş, ifşa olmuş.
adamda panik yok, korku yok. rahat yani. ve hala görevde.
peki bu ne anlama geliyor? demek ki güvendiği birileri var.
demek ki bu işi birilerinin izniyle yapıyor veya emriyle.
dökülsün kirli çamaşırlar o halde. bakalım kimler kimlerle berabermiş.
budur.
skandal olan şey bu haberin bu başlıkla ve içerikle yazılması.
danimarka bu aşının risklerini yayınlıyor ve çöpe atmak yerine isteyen olursa veririm diyor. zira şu anda en kötü aşı bile aşısızlıktan iyidir. çekya gibi ülkeler dahil birçok avrupa ülkesi bile bu aşıyı almak üzere başvuruyor.
yani özetle danimarka her zaman olduğu gibi medeniyetin en üst seviyesinden hareket etmiş ama bunu anlamak zor olsa gerek.
danimarka bu aşının risklerini yayınlıyor ve çöpe atmak yerine isteyen olursa veririm diyor. zira şu anda en kötü aşı bile aşısızlıktan iyidir. çekya gibi ülkeler dahil birçok avrupa ülkesi bile bu aşıyı almak üzere başvuruyor.
yani özetle danimarka her zaman olduğu gibi medeniyetin en üst seviyesinden hareket etmiş ama bunu anlamak zor olsa gerek.
ne yazık ki insan faşizmi bu reklamda da sürüyor.
reklamda kullanılan tavsanimiz ralph tam olarak insan gibi konuşuyor,giyiniyor, iletişim kuruyor,mısır gevregiyle kahvaltısını ediyor.
bizim de içimiz açıyor cunku aynı "bizim gibi". bizim gibi olduğu için canımız acıyor. hayvan hayvanliktan çıkıyor ki. ralph icin uzgunuz cunku yaralandiginda aynı bizim gibi hareket ediyor. ayni bizim gibi, annesi, babasi, cocuklari için endiseleniyor, kaybinin acisini cekiyor. halbuki dışarıda görüyorsun tavşanı gidiyor ot yiyor, ya diyorsun bu ne ana bilir ne baba, hayat mi bununki, ot yer durur tüm gün, doyduğunu bile anlamaz. ölse ne olur? yaşasa neye faydası var?
üstelik tavşan nispeten sevimli,peki o incecik kuyruklarıyla icimizi hoplatan fareler? onlar için de acir mi canimiz? aslinda iyi bir pazarlamayla onlara da acir, bir cok anımasyon filminde smokin giyip kahve icen bir cok tatli kucuk farecik görmüştük. normal bir farenin yaşamasi kimi ilgilendirir?
yeterince sevimli ve senden olmadığı, sana benzemedigi sürece o çekilen can acısının senin için önemi var mı?
ralph bizim gibi, save ralph.
gelen mesajlar üzerine edit: arkadaşlar "empati" yapılmak istenmis diyorsunuz fakat bu reklam empatinin ötesine geçmiş. durumu "dönüştürmüş"
zihniyetimiz genel olarak " bizi koru, bize benzeyeni koru" üzerine şekillenmiş. din kardeşliği, milliyetçilik hep bunun üzerine. ıste bu yüzden bu reklami tanımlarken "insan faşizmi" dedim. cunku yine bizden olana bize benzeneye acimamizi sağlıyor.
asıl degistirmesi gereken, "bize benzememesine ragmen" onu kabul etme ve yaşama hakkına saygı duymamıza yönelik. cunku ralph kırlarda koşup oynayan turdaslarindan öte bana benziyor. bunun doğru bir algı yönetimi olduğunu düşünmüyorum. neticede benim fikrimdir. küfür etmenize gerek yok. saygılar.
reklamda kullanılan tavsanimiz ralph tam olarak insan gibi konuşuyor,giyiniyor, iletişim kuruyor,mısır gevregiyle kahvaltısını ediyor.
bizim de içimiz açıyor cunku aynı "bizim gibi". bizim gibi olduğu için canımız acıyor. hayvan hayvanliktan çıkıyor ki. ralph icin uzgunuz cunku yaralandiginda aynı bizim gibi hareket ediyor. ayni bizim gibi, annesi, babasi, cocuklari için endiseleniyor, kaybinin acisini cekiyor. halbuki dışarıda görüyorsun tavşanı gidiyor ot yiyor, ya diyorsun bu ne ana bilir ne baba, hayat mi bununki, ot yer durur tüm gün, doyduğunu bile anlamaz. ölse ne olur? yaşasa neye faydası var?
üstelik tavşan nispeten sevimli,peki o incecik kuyruklarıyla icimizi hoplatan fareler? onlar için de acir mi canimiz? aslinda iyi bir pazarlamayla onlara da acir, bir cok anımasyon filminde smokin giyip kahve icen bir cok tatli kucuk farecik görmüştük. normal bir farenin yaşamasi kimi ilgilendirir?
yeterince sevimli ve senden olmadığı, sana benzemedigi sürece o çekilen can acısının senin için önemi var mı?
ralph bizim gibi, save ralph.
gelen mesajlar üzerine edit: arkadaşlar "empati" yapılmak istenmis diyorsunuz fakat bu reklam empatinin ötesine geçmiş. durumu "dönüştürmüş"
zihniyetimiz genel olarak " bizi koru, bize benzeyeni koru" üzerine şekillenmiş. din kardeşliği, milliyetçilik hep bunun üzerine. ıste bu yüzden bu reklami tanımlarken "insan faşizmi" dedim. cunku yine bizden olana bize benzeneye acimamizi sağlıyor.
asıl degistirmesi gereken, "bize benzememesine ragmen" onu kabul etme ve yaşama hakkına saygı duymamıza yönelik. cunku ralph kırlarda koşup oynayan turdaslarindan öte bana benziyor. bunun doğru bir algı yönetimi olduğunu düşünmüyorum. neticede benim fikrimdir. küfür etmenize gerek yok. saygılar.
bu sorunun en temel kaynağı türk toplumunun demografik yapısıdır. sonra ise eğitim sistemi gelir.
bizim insanımız evladını tanımıyor, tanımak istemiyor. bu çocuk ne iş yapabilir demiyor. spora yeteneği var mı, sanattan dallarında nasıldır aklının ucundan bile geçmiyor. yahu çocuk belki çobanlık yapmak istiyor. bir salın şu çocukları artık. (bir akrabam var endüstri meslek mezunu. sanayi de yapamadı çocuk mutlu olamadı şimdi 100 küsür koyunu var ondan mutlusu yok).
ikincisi bizim insanımız ülke gerçeklerinden uzak yaşıyor. sanıyor ki çocuğu üniversiteye gidince bir şey olacak. olmayacak. bu kadar çok üniversitenin, bu kadar üniversite öğrencisinin olduğu yerde kaliteli eğitim, kaliteli mezun olmaz. bu akp hükümetinin millete, devlete verdiği en büyük zararlardan biri de bu. üniversite eğitimini ayağa düşürdüler. ülkede zanaatkar kalmadı, ara eleman yetişmiyor, esnafın yanında çırak yok yetiştirebileceği. neden? herkes üniversitede çünkü.
yüzdelik dilimde öğrenci almak gibi saçmalık kimin aklına geldi çok merak ediyorum. bu yüzbinlerce işsiz mezun bu işgüzar arkadaşın yaptığının sonucudur.
bizim insanımız evladını tanımıyor, tanımak istemiyor. bu çocuk ne iş yapabilir demiyor. spora yeteneği var mı, sanattan dallarında nasıldır aklının ucundan bile geçmiyor. yahu çocuk belki çobanlık yapmak istiyor. bir salın şu çocukları artık. (bir akrabam var endüstri meslek mezunu. sanayi de yapamadı çocuk mutlu olamadı şimdi 100 küsür koyunu var ondan mutlusu yok).
ikincisi bizim insanımız ülke gerçeklerinden uzak yaşıyor. sanıyor ki çocuğu üniversiteye gidince bir şey olacak. olmayacak. bu kadar çok üniversitenin, bu kadar üniversite öğrencisinin olduğu yerde kaliteli eğitim, kaliteli mezun olmaz. bu akp hükümetinin millete, devlete verdiği en büyük zararlardan biri de bu. üniversite eğitimini ayağa düşürdüler. ülkede zanaatkar kalmadı, ara eleman yetişmiyor, esnafın yanında çırak yok yetiştirebileceği. neden? herkes üniversitede çünkü.
yüzdelik dilimde öğrenci almak gibi saçmalık kimin aklına geldi çok merak ediyorum. bu yüzbinlerce işsiz mezun bu işgüzar arkadaşın yaptığının sonucudur.
özendiğim tipler.
ben sabah evden sırtta çanta ile çıksam 3 gün sonra bir çanta vardı nerde bıraktım acaba diye düşünürüm*
ben sabah evden sırtta çanta ile çıksam 3 gün sonra bir çanta vardı nerde bıraktım acaba diye düşünürüm*
bilmeyenler için anlatalım.
bu araç -hasarsız- şase numarası ve motor numarası için satılıktır. alınıp yapılmak için değil. hani "motor şanjumanda sıkıntı gözükmüyor" diyor ya, al motor bloğunu, şase numarasını, hırsızlıktan / sigorta pert satışından düşürdüğün hayatta satılamayaak arabaya yerleştir, problemsiz şekilde sat, ekmeğini ye. elinde kalan şanjuman, işte anası henüz sikilmemiş kapı jant vs. gibi parçaları da çıkmaya ayır, ondan da bi 40 bin ekmek yersin" diyor satıcı.
bilmediğiniz için dalgaya devam edebilirsiniz.
siz onay oto ekspertiz ve kocaeli ekspertiz tarcanlar tuning kanallarındaki hasar kayıtsız ama anası sikilmiş dört farklı arabadan birleştirilmiş araçlar nerden çıkıyor sanıyorsunuz? aha buralardan.
edit: elinin bağını siktiğimin ayısı tamam şanzıman diyemiyorsun, şanzuman diyemiyorsun da oha amk şanjuman ne lan? bari yaptığın işe ufacık bir saygın olsun da onu düzgün yaz ya. ibret-i alem için herif yazdığı gibi ekledim buraya.
bu araç -hasarsız- şase numarası ve motor numarası için satılıktır. alınıp yapılmak için değil. hani "motor şanjumanda sıkıntı gözükmüyor" diyor ya, al motor bloğunu, şase numarasını, hırsızlıktan / sigorta pert satışından düşürdüğün hayatta satılamayaak arabaya yerleştir, problemsiz şekilde sat, ekmeğini ye. elinde kalan şanjuman, işte anası henüz sikilmemiş kapı jant vs. gibi parçaları da çıkmaya ayır, ondan da bi 40 bin ekmek yersin" diyor satıcı.
bilmediğiniz için dalgaya devam edebilirsiniz.
siz onay oto ekspertiz ve kocaeli ekspertiz tarcanlar tuning kanallarındaki hasar kayıtsız ama anası sikilmiş dört farklı arabadan birleştirilmiş araçlar nerden çıkıyor sanıyorsunuz? aha buralardan.
edit: elinin bağını siktiğimin ayısı tamam şanzıman diyemiyorsun, şanzuman diyemiyorsun da oha amk şanjuman ne lan? bari yaptığın işe ufacık bir saygın olsun da onu düzgün yaz ya. ibret-i alem için herif yazdığı gibi ekledim buraya.
sadece 2021 mart ayında harcanan ödenektir.
--- spoiler ---
nereye harcandığı açıklanmayan ve bütçe giderleri içerisinde “gizli hizmet giderleri” olarak gösterilen “örtülü ödenekten” mart ayında rekor harcama gerçekleşti. şubatta 89.3 milyon tl olan “örtülü ödenek” harcaması martta 4 katın üzerindeki artışla 371.5 milyon tl’ye çıktı. geçen yılın mart ayında bu ödenekten yapılan harcama 222.7 milyon tl’ydi. ocaktan bu yana “örtülü ödenekten” yapılan 3 aylık toplam harcama da 728.7 milyon tl’ye ulaştı.
--- spoiler ---
geçtiğimiz mart ayında harcanan 223 milyon tl'ye göre enflasyon %66.
--- spoiler ---
nereye harcandığı açıklanmayan ve bütçe giderleri içerisinde “gizli hizmet giderleri” olarak gösterilen “örtülü ödenekten” mart ayında rekor harcama gerçekleşti. şubatta 89.3 milyon tl olan “örtülü ödenek” harcaması martta 4 katın üzerindeki artışla 371.5 milyon tl’ye çıktı. geçen yılın mart ayında bu ödenekten yapılan harcama 222.7 milyon tl’ydi. ocaktan bu yana “örtülü ödenekten” yapılan 3 aylık toplam harcama da 728.7 milyon tl’ye ulaştı.
--- spoiler ---
geçtiğimiz mart ayında harcanan 223 milyon tl'ye göre enflasyon %66.
halı yıkayıp balkona asmak nedir arkadaş ya. 100 gram medeniyet zor mu geliyor? böyle haberlerde "iki damla su yüzünden" falan diye başlık atıyorlar ama işin aslı "vay su damladı, al sana kurşun" şeklinde yaşanmıyor olay.
diğer tarafı dinlemedik, sadece vurulan adamı dinledik, ve salt vurulan adamın anlattığından, komşuyu nasıl delirttiklerini anladık. ev alma, komşu al mottosunu destekleyen bir olay bu.
edit: hala özelden "yine de halı suyu damladı diye adam mı vurulur!" diye çemkirenler. lan adam kendi anlatmış işte nasıl olduğunu, beyniniz yok mu? alt komşu haklı olarak şikayet edince "inmiş aşağıya". kabile olarak inmişler aşağıya, biz kalabalığız istediğimizi yaparız, ses edene de topluca saldırırız kafasındaki kromagnonlar olarak işin son kısmını hesap edememişler. tabanca çıkıp patlayınca da şeker kız candy olmuşlar.
diğer tarafı dinlemedik, sadece vurulan adamı dinledik, ve salt vurulan adamın anlattığından, komşuyu nasıl delirttiklerini anladık. ev alma, komşu al mottosunu destekleyen bir olay bu.
edit: hala özelden "yine de halı suyu damladı diye adam mı vurulur!" diye çemkirenler. lan adam kendi anlatmış işte nasıl olduğunu, beyniniz yok mu? alt komşu haklı olarak şikayet edince "inmiş aşağıya". kabile olarak inmişler aşağıya, biz kalabalığız istediğimizi yaparız, ses edene de topluca saldırırız kafasındaki kromagnonlar olarak işin son kısmını hesap edememişler. tabanca çıkıp patlayınca da şeker kız candy olmuşlar.
1 cumhurbaşkanı, 1 cumhurbaşkanı danışmanı ve 2 akp yöneticisi tarafından cevap verilen soru.
erdoğan: kasada duruyor.
nurettin canikli: vatandaşların hesabında.
yiğit bulut: öyle bir para hiç olmadı.
mahir ünal: vatandaşa yardım yapıldı.
henüz bir fikir birliği yok yani.
erdoğan: kasada duruyor.
nurettin canikli: vatandaşların hesabında.
yiğit bulut: öyle bir para hiç olmadı.
mahir ünal: vatandaşa yardım yapıldı.
henüz bir fikir birliği yok yani.
bir kadın sadece çocuğunu gercekten sevebilir.
tatavaya gerek yok. bulgur pilavı.
ölüm sayısına asla inanamıyorum. bugün bizim mahallede sırf 4 kişi öldü covid sebebiyle. sebep olanların allah tez zamanda cezasını versin.
t: yalan verilerle dahi yeni rekora imza atan tablodur.
edit: imla.
t: yalan verilerle dahi yeni rekora imza atan tablodur.
edit: imla.
size kim diyor ki "sevemeyeceğiniz tarzda eylemler yapan insanları takip edin" diye?
kullandığınız mecrayı kullanma şeklinizi yönetemiyorsanız, kusura bakmayın ama sizde de bu abukluk vardır...
dedirtti...
kullandığınız mecrayı kullanma şeklinizi yönetemiyorsanız, kusura bakmayın ama sizde de bu abukluk vardır...
dedirtti...
oğlum siz nasıl bu kadar kötü olabiliyorsunuz gerçekten anlayamıyorum. şu içinde bulunduğunuz çukurun, dilsel ve zihinsel mevcudiyetinizin bende hiçbir karşılığı yok. yazdığı şeye bak zırtonun. midemi bulandırıyorsunuz. siz ne bir insanı gerçekten sevebilirsiniz ne de çocuklarınıza bir şey kazandırabilirsiniz. aynen devam edin.
t: eski dizi oyuncusu.
edit: nick altında hakaret etmiş. özelden de küfretmiş. hımm.
t: eski dizi oyuncusu.
edit: nick altında hakaret etmiş. özelden de küfretmiş. hımm.
özel araçları yasaklayıp toplu taşımaya izin veren kafadan çıktığı belli olan saçma yasak. ne akp imiş be. parti değil toplumsal sağlık sorunu.
akıllı modelleme, istatistiksel analiz gibi modern araştırma yöntemlerinin, hayvanlar üzerinde yapılan testlerden daha güvenilir olduğunu artık tüm dünya biliyor. ayrıca epiderm, skinethic ve episkin gibi şirketlerin geliştirdiği, kimyasal reaksiyonları test etmek için kullanılabilecek insan derisine eşdeğer sistemler var. bu teknolojileri kullanan testlerden elde edilen sonuçlar %90-95 tutarlı sonuçlar sağlıyor.
dermal araştırma, cilt tahrişi, epidermal bariyer, fototoksisite, iltihaplanma, dna onarımı, genetik toksisite, cilt korozyonu, ilaç metabolizması gibi testler artık hayvanlara gerek kalmadan güvenilir şekilde yapılabiliyorken bu olayı savunabilmek saf kötülüktür.
dermal araştırma, cilt tahrişi, epidermal bariyer, fototoksisite, iltihaplanma, dna onarımı, genetik toksisite, cilt korozyonu, ilaç metabolizması gibi testler artık hayvanlara gerek kalmadan güvenilir şekilde yapılabiliyorken bu olayı savunabilmek saf kötülüktür.
2020 kpss'de alanında 1. olan fransızca öğretmeninin atanamaması durumu. öğretmenimiz genel yetenek-genel kültür, eğitim bilimleri ve yds sınavlarından 89 puan alarak alanında 1. olmuş fakat ataması yapılmıyor. hem de açık varken. kendisi durumu anlatmış:
"kpss sürecinde her yıl düzenli ilk 3'te yer aldım ancak puanlar çift yıla çıkarılınca, sıralamaya bakılmaksızın bir önceki yılın puanıyla az olan kontenjanımıza diğer arkadaş atandı. 1. olmak dışında atanamayacağımı anladığım için sabah 7'den gece 2'lere kadar ders çalışmak için eve kapattım kendimi. 4 buçuk yıllık evliyim ama ev kpss evi oldu bu süreçte. ankara'ya yetkililerle görüşmeye giderken 8 aylık bebeğimin içinde bulunduğu araçla kaza yaptık, hastanelerde aldık soluğu. 2020 kpss'de 1.oldum, bilinen 56 açık varken normlar doludur denildi. o yüzden kontenjan vermemişizdir dediler(!) soruyorum norm sadece bizim branş için mi dolu? 1 kişi almak bu kadar zor olmamalı. ben görevimin başına geçemiyorken öğretmenlik ile ilgisi olmayan insanlar ücretli öğretmenlik adı altında çalıştırılıyor. sadece urfa'da 11 açık var benim bölümümden. okulları tek tek aradım, bu durumun bakanlıktan olduğu söylendi. galatasaray lisesi fransızca ve 2 açık var. durumu sizlerin insafına bırakmak gibi niyetimiz olamaz. hakkımız olan 1 kontenjan; kızımın kaybolan 2 yılı, bizim emeklerimiz ve kızımın geleceği..."
görsel
432 bin öğretmen kpss'ye girdi bu yıl. ülkede 150 bin öğretmen açığı var. bunun dışında sadece bu yıl 35-40 bin öğretmen emekli oluyor. 80 bin ücretli öğretmen var ve 40 bini eğitim fakültesi mezunu değil, öğretmen değil. ve öğretmen atama sayısı: 20 bin. 1. olan öğretmen bile atanamıyor...
https://onedio.com/…0-bin-ogretmen-acigi-var-967498
https://twitter.com/…tatus/1368477958881611796?s=09
"kpss sürecinde her yıl düzenli ilk 3'te yer aldım ancak puanlar çift yıla çıkarılınca, sıralamaya bakılmaksızın bir önceki yılın puanıyla az olan kontenjanımıza diğer arkadaş atandı. 1. olmak dışında atanamayacağımı anladığım için sabah 7'den gece 2'lere kadar ders çalışmak için eve kapattım kendimi. 4 buçuk yıllık evliyim ama ev kpss evi oldu bu süreçte. ankara'ya yetkililerle görüşmeye giderken 8 aylık bebeğimin içinde bulunduğu araçla kaza yaptık, hastanelerde aldık soluğu. 2020 kpss'de 1.oldum, bilinen 56 açık varken normlar doludur denildi. o yüzden kontenjan vermemişizdir dediler(!) soruyorum norm sadece bizim branş için mi dolu? 1 kişi almak bu kadar zor olmamalı. ben görevimin başına geçemiyorken öğretmenlik ile ilgisi olmayan insanlar ücretli öğretmenlik adı altında çalıştırılıyor. sadece urfa'da 11 açık var benim bölümümden. okulları tek tek aradım, bu durumun bakanlıktan olduğu söylendi. galatasaray lisesi fransızca ve 2 açık var. durumu sizlerin insafına bırakmak gibi niyetimiz olamaz. hakkımız olan 1 kontenjan; kızımın kaybolan 2 yılı, bizim emeklerimiz ve kızımın geleceği..."
görsel
432 bin öğretmen kpss'ye girdi bu yıl. ülkede 150 bin öğretmen açığı var. bunun dışında sadece bu yıl 35-40 bin öğretmen emekli oluyor. 80 bin ücretli öğretmen var ve 40 bini eğitim fakültesi mezunu değil, öğretmen değil. ve öğretmen atama sayısı: 20 bin. 1. olan öğretmen bile atanamıyor...
https://onedio.com/…0-bin-ogretmen-acigi-var-967498
https://twitter.com/…tatus/1368477958881611796?s=09
hepsi dışardadır ve tamamı makam, servet sahibidir.
altan bros, şamil, nagehan ve kocası, selvi, ılıcak, gökçek, fatih tezcan vs
dışarıda millete fetöcü iftirası atmakla meşguller
yakında emre uslu gelip bakan müsteşar vs olursa şaşırmayacağım
kandırıldık vs derken 15 temmuz gecesi ölemlerin mezarlarına ne yüzle gidiyorlar anlamıyorum.
altan bros, şamil, nagehan ve kocası, selvi, ılıcak, gökçek, fatih tezcan vs
dışarıda millete fetöcü iftirası atmakla meşguller
yakında emre uslu gelip bakan müsteşar vs olursa şaşırmayacağım
kandırıldık vs derken 15 temmuz gecesi ölemlerin mezarlarına ne yüzle gidiyorlar anlamıyorum.
katılmadığım düşünce.
şöyle ki, işyerinde erkek bir mesai arkadaşıma sık sık iltifat edersem kısa süre sonra yanlış anlaşılmalara veya farklı bakışlara maruz kalacağımı biliyorum. çünkü alışık değiller. dilimin ucuna geliyor, susuyorum. kadınların erkeklere iltifat etmek isteyip de edememesi olarak değiştirebiliriz bence başlığı.
ha sevgilimdir, flörtümdür, yakın arkadaşımdır; zaten yere göğe sığdıramam. yüzüne karşı öveceğim, iltifat edeceğim samimiyette biri değilse ya da iltifat edecek bir şey bulamıyorsam zaten neden vakit geçireyim ki?
şöyle ki, işyerinde erkek bir mesai arkadaşıma sık sık iltifat edersem kısa süre sonra yanlış anlaşılmalara veya farklı bakışlara maruz kalacağımı biliyorum. çünkü alışık değiller. dilimin ucuna geliyor, susuyorum. kadınların erkeklere iltifat etmek isteyip de edememesi olarak değiştirebiliriz bence başlığı.
ha sevgilimdir, flörtümdür, yakın arkadaşımdır; zaten yere göğe sığdıramam. yüzüne karşı öveceğim, iltifat edeceğim samimiyette biri değilse ya da iltifat edecek bir şey bulamıyorsam zaten neden vakit geçireyim ki?
zaten sizin değil bizim paramızın hesabını soruyoruz. sizin bir kuruşunuzun bile kaybolmadığını biliyoruz. hatta üstüne eklenmiştir.
ülke olarak “kendi gibi düşünmeyenleri linç ediyorlar” eşiğini çoktan geçtik.
farklı fikirlerin koalisyon kurduğu ve iyi kötü kavgasını verdiği bir yerde yaşamıyoruz artık. bu söylemler eski zamanlar için geçerli. şu an bambaşka bir noktadayız. türkiye cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir şeyle karşı karşıyayız.
o yüzden, kimse kimseye özgürlük dersi vermeye falan kalkmasın. insan olanın tavrı zaten belli, neyin karşısında olacağını biliyor. şu an karşı karşıya bulunduğumuz şeyin yanından bile geçen hiçbir kimse de “linç ediyorlar ühü” diye ağlamasın.
en ufak saygıyı bile haketmiyorlar çünkü...
farklı fikirlerin koalisyon kurduğu ve iyi kötü kavgasını verdiği bir yerde yaşamıyoruz artık. bu söylemler eski zamanlar için geçerli. şu an bambaşka bir noktadayız. türkiye cumhuriyeti tarihinde görülmemiş bir şeyle karşı karşıyayız.
o yüzden, kimse kimseye özgürlük dersi vermeye falan kalkmasın. insan olanın tavrı zaten belli, neyin karşısında olacağını biliyor. şu an karşı karşıya bulunduğumuz şeyin yanından bile geçen hiçbir kimse de “linç ediyorlar ühü” diye ağlamasın.
en ufak saygıyı bile haketmiyorlar çünkü...