Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
geçmiş olsun.

uzman hekimim ve sizlere tavsiyem; oldukça ün yapmış ve alanında tekelleşmiş doktorlara gitmemeniz yönünde olacaktır. bunların egolarıyla parayla dahi başedemezsiniz.

çocuk alerjisi, uzman düzeyinde çözülebilir, yan dal uzmanı seviyesinde ise hayli hayli çözülebilir bir sorundur. muayenehaneler, özel ücretler, özel hastaneler yalnız ve sadece para tuzağıdır. sağlık tekellerine itibar etmeyin ülkenin bilhassa genç hekimlerine güvenin.

yaşlı diye, profesör diye kimseyi de bir şey zannetmeyin. bugün hasta olsam üniversite hastanesine gider son sene asistanını veya yeni uzmanını bulmaya çalışırım. bu söylediğimde çok ciddi ve samimiyim. size de tavsiyem budur.

hastalıkların, ameliyatların %90’ı uzman seviyesinde çözülebilir zorluktadır. bahsettiğim adamlar ünvanları altında tekelleşen insanlardır. paranızı isteyen, paranıza göz koyan insanlardır. itibar etmeyiniz.

bunlar en çok da kaostan yararlanır, özgüvenli asistan uzmana ifrit olur, özellikle uzmanları çaktırmadan kötülemeye çalışırlar. bir hocamız kendini baş seviyesinde gösterirken uzmanları bel seviyesinde tasvir etmişti. hocaların sırf para için kendi yetiştirdikleri uzmanları dahi nasıl hasta önünde kötülediğini, 1500 lira için nasıl alçaldığını, kendilerinin bel seviyesine indiğini bizzat gördüm. böyle karşılaştırma manüplasyonlarına kanmayın, inanmayın paranızla rezil olmayın.

tıpta en iyisi yoktur, iyi vardır, makul iyi vardır. zaten sağlık konusunda hedefiniz en iyiyi bulmak hatta en iyiyi bulma ümidini taşımak dahi olmamalıdır. inanın iyi bile çoğu zaman fazla, makul iyide gerçekten hayır vardır.

makul, fonksiyonel iyi sağlıkta aslında en iyidir de doktorların hatrı sayılır kısmı dahil pek kimse bilmez. açık konuşuyorum sağlıkta en iyiyi, en mükemmeli arayan bu yolda yaya kalır.

geçen yaz annemi kendi bölümünde ameliyat ettirdim. ameliyat sonrası hemşireler samimiyetlerinden özel bir şey yapmak istiyorlardı, daha sıkı takipler, şu ilacı da yapalım mı? vb. soruları sorup duruyorlardı.

onlara teşekkür ettim ve anneme standart olarak ameliyatın gerekliliklerinden fazlasını yapmayın dedim. makulü bozmaktan korktum çünkü makulü, standartı bozduğu için başına iş açanları gördüm. hekim arkadaşlar bilecektir ki en çok komplikasyon ve saçma iş hep hekim yakınlarının başına gelir, sebep de bu ekstra özen ve hassasiyettir.

sırf bu sebepten kendim de doktora göründüğüm de derdimi hasta gibi anlatırım. böyle anlatırım ki fazla bir şey söyleyip karşındakini yanıltmayayım diye. boğazım şişti, geniz akıntım var, dizim kırt kırt ediyor, elim karıncalanıyor gibi. gittiğim doktorlara itimat ederim ve asla sence şu olmasın demem. onun kafasını karıştırmam. yanlarından tıbbi alakayla müsterih olarak ayrılırım. şimdiye kadar da pişman olmadım çok şükür.

burada da dayak dışı en büyük sorun alerji için profesörlere gidilmesi, internetten isimlerin araştırılması, çocuk için en iyisinin ancak özel muayene eden profesör ile geleceğine olan inanca sahip olmaktır.

sorun, dayaktan öte muayene ücreti 500 lira olan hocalar ve bu hocaların egolarıyla, 500 lira verdiğim adama soru bile soramıyorum gerginliğini taşıyan hasta yakını arasında çoğu zaman yaşanan ama ayyuka çıkmayan gerilimdir.

halbuki bir üniversite hastanesinde yan dal asistanı sizinle ücretsiz ilgileneceği gibi makul sorularınıza makul karşılıklar da bulursunuz. buralara da düşmemiş olursunuz.

mağdura soruyorum; büyük profesör hayalini kurduğunuz sağlığı size verebildi mi?
affedersiniz ama yarrak gibi adettir bu

bu boku yiyen adamın da , bu boka onay verenin de kafasını çözemiyorum. neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz lan?

dedemin adı hacı, zorla bana da koymaya çalışmışlar bu ismi, anacığım kurtarmış ellerinden, el kadar bebeğe hacı ismini koymayı düşünen dedemi de bizzat sikeyim.

doğuştan refah partili olacaktım az kalsın.
emeviler döneminde , cuma namazı hutbesinde , hz aliye ve ehli beyt'e hakaret edildiği ve sürekli emevi propagandası yapıldığı için millet hutbeyi dinlemeden gidiyordu. sonra baktılar olmuyor emeviler hutbeyi namazın önüne çekti. millet hutbeyi mecburen dinlemek zorunda kaldı.

reis de önce asıl mevzuyu anlatsa millet dinleyip işine gücüne bakacak ama o ne yapıyor önce propaganda ve söyleyeceğini söylüyor. millet mecburen dinliyor. ekonomik ve eğitim ile ilgili konuların en sona koymasının sebebi budur. emevi taktiği.
üst edit: halen eşşek gibi vergi vereceksiniz diye mesaj atanlar var.
lan aq vergiyi verelim vermesine.
yetimin hakkı var.
vergiyi vermekte mesele yok ta.
sorun sadece kriptolarda vergi vermek değil ki.
asıl sorun, sıkıntı
halk ekmeği bile engelleyen adamlara vergi vermek.
allah kitap aşkına bu kadar gerizekalı olmayın.
yediğim gofrete bile vergi veriyorum adam gibi ne hizmet alıyorum lan karşılığında ??

bir de bunlar türedi aq
hizmet görmüyor musun diyenler var.

evine hırsız girer karakola gidersin karakoldakiler o işten bir şey çıkmaz derler.
mahkemeye gidersin hakkımı arıyacam dersin
hakkını bulabilene aşk olsun derler.
hastaneye gidersin doktor fırçalar.
ithalat yapacam iş kuracam dersin 92772627 tane problem çıkarırlar.
vs vs
niye vergi veriyorum aq ben
hergün bunu düşünüyorum.
cevabı belli de
neyse ulan.
vergiyi gene veririz vermesine de
çalan çırpan
çalana çırpana göz yumana 2 kelam edemeyen
herkesin kan olsun ciğerine otursun verdiğim vergiler.

regülasyon gelmeli diyen ibneler götüne kına yaksın.

kendi kazanamıyor diye başkasının kazanmasından haz etmeyen götoşlarla dolu memleket.

vergilerle siktikleri yetmiyor diye
bu işe de el atıcaklar aq.

kaygıyla takip ediyorlarmış bir de.
yalana bak.
sikmeye adam arıyoruz demiyorlar da.
"adam avrupa’da 1500 euro ile hayatta kalma mücadelesi veriyorken türkiye’deki maaşlar ciddi anlamda yüksek seviyede"

ahahahahahahahahahahaha.

tanım yapılması zor olan aymazlık.

ekleme: başlık açan yazarın çaylaklara mesaj alımı kapalı imiş. dolayısıyla bazı çaylak arkadaşlar kendisine mesaj atamamış ve iletmem istendi. yurt dışında yaşayan çaylak arkadaş başlık sahibi arkadaşın zekası ile ilgili sıkıntılar olabileceğini belirtti.

ekleme 2: theman1 isimli çaylak arkadaşın bilgilendirmesi:

"kız bir garson arkadaşım var hollanda da çalışıyor.dün 1900 euro/guldeni verdi işsahibi.300 euro/guldeni de sosyal yardım alıyor."
zaten anormal olan sadece;
yasaklarda sokağa çıkan herkes, sanki kendisi sokakta değilmiş gibi, herkesin sokağa çıkmasına şaşırıyordu.
gücü gücü yetene bir ceza sistemi getirildi, konser vermek yasakken, kongre yapmak serbest oldu.
kendi yakınınızın cenazesini adam akıllı kaldıramazken, dini bir hoca efendinin cenazesinde binlerce kişi toplandı filan.
lüks otellerde içki, sauna, masaj, spa açıkken, tekel büfeleri kapatıldı.
yani pandemi sadece fakire var.
açık açık çat diye surata atılan dirsek ya da kol darbeleri dışında bu tarz pozisyonların alayına penaltı verilmesine karşıyım.
ancak dikkatimi şu çekti;11 eylül 2020 fenerbahçe'ye verilen penaltı başlığında o zamanki penaltıyı ölümüne savunan yavşaklar şimdiki pozisyon penaltı yok diyor. lafım iki yüzlü yavşaklaradır.
yavşak o gün yazmış 'net penaltı, penaltının tanımı' diye. bugün 'ne penaltısı uydurma' diyor.
ulan rize maçında da yazsaydı penaltı değil diye amenna, helal olsun derdim. bak o günü de böyle yazmış adam tutarlı derdim. ama adamın ruhu kahpe. döneklik paçalarından akıyor.
öğretmenliği değersizleştirmek ülkeye ihanettir. unutmayın çöpçüyü, doktoru, hakimi, daha bir çok kişiyi yetiştiren insandan bahsediyorsunuz. cahil olunur ama zır cahiliğin böylesine pes. utanmadan maaş tartışıyor. yetmezmiş gibi gidin şunu yapın bunu yapın gibi akıl vermeler. zihniyetiniz batsın.
şu linkten seyredilebilen, bir takım şeyleri aşmış ali isimli abimizin, cehennemde yanma cezasına tepkisi ve yorumudur.

canını sevdiğimin anadolusu, her yerinden filozof fışkırıyor.

diyalogun can alıcı kısmı şöyle:

...

- ama burda bak, bi dünya suç işliyosun, sen mesela gasp ettin milleti, onun bi cezası olmayacak mı?

ali dayı: yok, ben onda varım. burda bi kötülük yapmışsındır. ya da bi kurallara uymamışsındır. hani insanoğlu kurala uymaz götürürsün hapiste yatırırsın, ıslah etme yoluna gidilir. adam yakma nedir la? böyle bir şey olabilir mi ya? tamam iki tokat vur... çağır milletin içinde rezil et. aha bu dünyada böyle böyle yapmış şerefsiz de... yani... saçma... vallahi saçma...
ne başarısı kardeşim. sürü bağışıklığı. salgının ilk ve orta periyotlarında her iletişime geçtiğimiz pozitif çıkıyordu. bahsettiğim dönemlerde rekor seviyede vakalar vardı burada. 500 daireli sitemizde olmayan 40-50 hane kalmıştı. eğer mutasyon mevzusu etkili olursa veya antikorlar zamanla kaybolursa bu rekorlar kırılmaya devam eder.

edit: yukarıda halk bilinçli, hukuka ve devlete saygılı falan yazan kişiye patlamalı kahkaha attım ahahahahha....
filmlerde görüp kafasını cama yasladığında beyin sarsıntısı geçirmiş, ayrıca kısmi sağırlık ve ayaklarda geçmek bilmeyen titreşim hissini de yaşamıştır. bu otobüslerin kapıları sadece otobüsü değil, nice insanın amel defterini de kapatmıştır.

(bkz: bir toplu taşıma tanrısı olarak ikarus)

@terrifying hatırlattı vites değişirken, o aslında hiç olmayan frenlere yüklenirken kapının oralarda bi yerlerde kopunca bizim de içimizden bi şeyler koparan kayışı. fiijiijijijit ciiiiiiiiyiyiyik tak tak tak rötötötö tısss.
gerçekten hasar kaydı yok, alıyorsunuz 50 bine arabayı topluyorsunuz, 225'e mal edip, 400'e sıfır tramer olarak satıyorsunuz aradaki 175 bin size, ahlaksızlık, edepsizlik, şeref yoksunluğu ve inananlar için ateş olarak geri dönüyor. türkiye'ye hoş geldiniz.
içeriye başka müşteri gelince süt dökmüş kuzu gibi tavırlarını düzeltmesinden de anlaşıldığı üzere sarhoş olmasından yada kendinde olmamasından ötürü değil kendinden güçsüz birisini bulduğu için saldırmış katıksız bir yavşaktır. instagram hesabını değiştirdiği gibi yakında yaşadığı yeri de değiştirir. çocuk gene iyi dayanmış oradaki bıçağı kullanıp bu kansızı deşiyim dese durduk yerde sicilini bozup cezaevine girecek.
94 kişiyi siktir etmişler. 94 kişicik. bunu yapan dünyanın en zengin ülkelerinden birisi.
biz de bilmem kaç milyon asalağı bilmem kaç milyar dolar harcayıp palazlandırmaya devam edelim.
edit: refah, yerine farklı tavsiyeler çıktı. karışıklık olmasın diye düzeliyorum.
saat 21.00, risksiz ve orta riskli yaklaşık 50 ilde ortaokulların tüm kademelerinde okulların açılması durumu.

yarın sabah 7.30'da yapılmamış ders programında okula gidecek, öğretmen ve öğrenciler. özel çalışsalar böyle bir komedi filmini çekemezlerdi.

edit: kaynak nerde diyen var :) anlıyorum.
ayrıca sözlükteki 1.90 kaslı 10 bin maaş 25 cm müdür ve müdür yardımcıları çok önceden a b c d e f... planlarını hazırlamışlar mesaj kutum sarı sendika ile doldu. evet çok doğru zamanlamada çok doğru kararlar verildi tebrikler hükümetimiz kalp kalp.
tahmin ettiğim kadarı ile olayı ben size özetleyeyim. bu genç arkadaşımız daha önce ekşisözlük'e girip bekçilerle ilgili başlıklardaki ''kimlik istediler siktiri çektim kaçtılar'' ve ''gtb yapmak istediler tokadı bı kodum takla attılar'' tarzında girilmiş entryleri okuyup inanıyor. neyse günlerden bir gün sokakta bekçilere denk geliyor. bekçiler de bunu maske konusunda uyarıyorlar tak yoksa da git bitane al böyle gezme diye. tam genç arkadaşımızın haklısın gideyim bitane maske bulayım deyip başından savuşturacağı zaman ekşisözlükte okudukları aklına geliyor. sonrasını zaten videodan izliyorsunuz. bu arada bekçilerin daha önce derdest ettiği diğer it kopukta bu başlığın altına gelip zırlıyorlar...
6 aylık clio hb'i 2011 yılında 24,5 bine aldım.sıfır fiesta-o dönem fiesta yeni kasa çok modaydı, 33 bindi, param çıkışmadı.
babam ben de yardım edeyim dacia duster sıfır al diye tutturdu. 55 bindi sıfır full paketi.
şimdi clio hb sıfır 200 binden başlıyor. şaka gibi.
size, bize bunu yapanları unutmayın!
şimdi almak istediğim suv araç 400 bin lira. öyle ahım şahım bir şey de değil. tepeme helikopterden para yağarsa alırım, niye almayayım, sonuçta devletimize vergi lazım! söyleyeceklerim bu kadar.
bir öğrenci okula evden getirdiği ekmek arası beslenmeyi streç filme ya da alüminyum folyo'ya sarmışsa bilin ki o öğrenci zengindir.çok ince bir detaydır ama o yıllarda bu detayı farketmiş olanlar bana hak verecektir.
mevcut çalışma saatlerinde memurlar akşam evden de iş yapıyordu ve bence daha çok iş yapıyorlardı.

bir kuruma online başvuru yaptım, akşam 21 gibi yaptım, 20 dakika sonra cevap geldi.

muhtemelen normal çalışma saatlerinde bu kadar yoğun çalışmayacaklardır.

buradan atıp tutanlara bakmayın.

ben de özelde çalışıyorum ama yani memur olup atanamadım diye yalan yanlış laf sokacak ezikliği de yaşamadım hiç.
pelkas’ın attığı golde payı en az %30. böyle dediğime bakmayın, bilerek değil avelliğinden. pelkas golden önce driplingle giderken normal bir hücum oyuncusu içeriye kat eder, etmesi gerekir. bu idiot gitti sol çizgiye koşmaya devam etti. pelkas da baktı gelen giden yok, vurdu attı golü. eğer içeri doğru hareketlenmiş olsa pelkas yapması gerektiği gibi pası aktaracak, kendisi de pozisyonu heba edecekti. maç sonunda kaçırdığı gole bir şey demiyorum, kaçırmasa iyiydi de goldür kaçar ama bu arkadaşın sorunu düşük form veya psikolojik değil. direkt fundamental eksiği var, oyunu bilmiyor. elin forveti sırtında adam gezdirir, döner zbam diye vurur bizim ki de avel avel geziniyor ya. neyse...