Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
vodafone park'ta her zamanki koltuğumda olacağım maç.

maç 19.00'a alındı. ampute futbol maçları 25'er dakikalık iki devre halinde oynanıyor. yani size iş çıkışı 1 saate mal olacak sadece. bu çocuklar yıllardır oynuyor ve genelde aileleri dışında izleyen olmuyor. 41903 kişinin onlar için bağırdığı bir atmosferi düşündükleri zaman bu gece uyuyamayacaklarına eminim. gidip onlara hak ettiklerini verelim.

sizinle gurur duyuyoruz çocuklar.
söze hala "sırf muhalif olmak için" diye başlayan hırboları gördüğümüz başlık.

naapalım lan dırrik? memleketin anasını siz siktiniz. biz sizi hep uyardık. şimdi çıkıp "biz bunları söylemiştik" diyoruz diye mi götünüze zor geliyor?

hiç mi utanmazsınız lan siz? bir kerecik de olsun "evet gardaş, muhalifler haklıymış. amı götü dağıttırdık memlekete" demeyecek misiniz?

naaapalım lan? kolaları lavaboya mı dökelim? kalbimizle buğz mu edelim ahshajavajaks napalım amına kodumun sözde vatanseveri, napalım?

akrep gibisin lan. işte, otobüste, komşu ziyaretinde, spor salonunda yüzünü gördüğüm zaman akrep görmüş gibi iğreniyorum senden amk kasabalı köpeği seni.

not: öfkeyle kolay yolu seçip cinsiyetçi bir dil kullandığım için affedin. anlatım kabiliyetim maalesef buna yetiyor.
manşetten veriyor olsam yazılacak şuydu:
(bkz: nato'dan çıkartılma antrenmanı)
açalım;
1- amerika düdüğü öttürdü, süresi belirsiz vize yasağı bir ambargodur ve ambargoların en büyüğüdür. adam "ben senin vatandaşını hiçbir surette almıyorum" diyor elma domates falan değil bu. durumun vahametini anlamak için yarın imkb ve ay sonu döviz kurlarına bakarsınız. kompanse etmek için kaç vergi artırımı gelir saymak serbest.

2- amerika'nın öttürdüğü düdük süregelen neo-ulusal avrupa akımına hareket ve yaptırım imkanı sağladı. bildiğiniz üzere nato demek içeriğinde kaç düzine avrupa üyesi olsa da amerika demektir. start verildi tazılar bizi kovalamaya başladı. ha, oraya gelelim "e biz de nato üyesiyiz" dediğinizi duyar gibiyim, follow the white rabbit.

3- biz de bir nato üyesiyiz lakin bunun geçmişte bir mazi olmasına sadece ramak kaldı.

3.a) nüfusumuzun göçler ve mülteciler ile tekrar yarı yarıya kısmı ortadoğululaştı ve uygarlık protestanı haline dönüştü. sayısı da hızla çoğalmaya devam etmekte, sadece siz sen ben o gözlemlemiyoruz bunu, adamlar da sayıyor.

3.b) bu ortadoğulu ambarına ve hatta çorbasına dönmüş adeta garabet halinde kötü bir amerika modeli haline gelmiş toplama ülke oluşumuzu siyasilerimiz avrupaya (ki o da merkel demektir) tehdit unsuru olarak kullanıyor. sınırı açarım, tadını kaçırırım, salarım kobrayı vb. tehditler ile hem kendi halkının imajını düşürüyor hem de bahsettiği gerçekliğe karşı doyumsuz isteklerinin ardı arkası gelecek gibi değil. ki bunun (mülteci akınının) bir zaruret değil keyfi osmanlıcılık ütopyasından kaynaklandığı da size olmadığı gibi avrupalıya da bir sır değil. avrupa bu riski göze almaktan çoktan sıkıldı ve schengen area'dan (a.k.a. şengen vizesi) türkiye bölümünü çıkartmaya dünden razı.

3.c) s400'ler meselesi. aslında işin bahanesi. bir başka kandırılma vesilesi. hatta eşeğe çubuk ucunda tutulan havuç numunesi. sen "büyük devlet oluyorum, güce denge getiriyorum, büyük oynuyorum" zannederken tam da kovmak istedikleri yöne doğru depar atma mucizesi. işte bunun adı amerikan rüyasıdır. türkiye'nin yeni düzende, yeni düzlemde bulunduğu sınırlar ve ittifaklar adına bir sözü kalmamıştır, sözü kesildiğinde devam edememiştir ve hatta yardakçılık adına istenen sözü isteyene söylemiştir. o nedenle dün açılımcı iken ertesi gün akıncı olmuş, dün cemaatçi iken ertesi gün fetöcü avlamış, rus uçağını düşürmeyi kutlarken yetiş ya putin moduna dönmüş, tatillere beraber çıkarken esad'a esed der olmuştur. bu bakımdan; değil düzene denge getirmek, kendi ülkesinde rot-balans bile yapamayacak çırak çıkacak yönetim kadrolarına tezata bak ki "usta" denmiştir.

4- gelgelelim ki bizim nato'ya katılım sürecimiz de amerika adına can vermekle başladığı için bundan çıkarıldığımız gün amerika'ya sırtımızı döndüğümüz gün demek de değildir. öyle olsa bunu kutlar ve tüm desteğimle savunurdum. içinde bulunduğumuz hâl; param dursun yancıkta, **** oynasın *****ta halidir. nitekim o işler de öyle olmuyor.

5- işin iç siyaset (ki o da belli başlı üst ülkelerin sözcülük ve şubeliğini yapmak demek oluyor) boyutuna gelirsek, devlet bahçeli amerikan faydasına ne kadar sağlam sıkıştırıyorsa erdoğan'ı, doğu perinçek de rusya ve ali menfaatleri adına o kadar yoğun sıkıştırmıştır. lakin bulunduğumuz ayın en başarılısı melih gökçek'tir. çünkü tanrıların kanatılabildiğini göstermiştir.

5.5- önümüzdeki günlerde patlayan ekonomiyi gizlemek adına tüm devletlerin yaptığı gibi savaş ilanı/sınır ötesi bir operasyon beklemek hiç şaşırtmaz. savaş koşulları her zaman fakirlik için iyi mazerettir.
izlenen politikalar onun eseri olduğundan normal olandır.

bakkal rüstem abi'ye suç atacak halimiz yok ya?

edit: inatla yazıyı tam okuyun diyor. okudum kardeş okudum leş gibi bir yazı, sen inanmışsın yazdığına ama senden başka kimse inanmaz. sorry.
kurmaca, montaj diye götünü yırtan, saçma sapan argümanlarla gelip görüntülerin fake olduğunu söyleyen aşağılık sürüsü. o çok milliyetçi geçinen kansız pezevenkler. 3 saniye bile bültenlerine almayan dini, imanı, vatanı, namusu para olan satılmış medya organları, gazeteciler, anchormanler haydi ses çıkarın haydi bakalım tepkiniz ne olacak şimdi. hepinizden tiksiniyorum.
6. filo önünde namaza duranların torunları bize orospu çocuğu diyor.

lan sizin gibileri 40 orospu birleşse doğuramaz.

bütün dünyadan soyutlanma nedenlerini araştırmayıp

hala muhalilf kitleye sallayan sen; senden ala orospu evladı yok!

bana rte'yi savunduracak herhangi bir güç veya ideolojik görüş yok.

insan ali ismail'den, atakan'dan, ethem'den utanır.

gezi zamanı fetöcülerle yaptığınız işbirliğine sayın.

ergenekon, balyoz davalarıyla fetöcülerle yaptığınız işbirliğine sayın.

3 temmuz davasıyla fetö ile ortaklaşa fenerbahçe'ye kurduğunuz kumpasa sayın.
hayvanları severim daha önce sayısızca kedi, köpek, kuş, balık, tavşan besledim ve hala daha beslediğim var içlerinde fakat sokak köpekleri beni tedirgin ediyor.

bir gün normal bir sokak köpeği seveyim dedim kafasını okşadım biraz seveyim dedim anında saldırdı bana pantolunumu yırttı. o günden sona fobim oluşmaya başladı. sırf bu sokak köpekleri yüzünden gece geç saatlerde eve taksiyle dönüyorum.

öldürülmelerini veya barınaklarda aç kalmalarını istemem ama sokak hayvanları konusunda bir düzenleme yapılması lazım.

desteklemeyen arkadaşları beykoz'a beklerim. gece 10dan sonra sokakların hakimi köpekler oluyor. ve başıboş gezen pitbull'a bile rastladım.

edit: unutmayalım ki her şeyin başı sevgi'dir. sevgiyle bir hayvana yaklaşırsan elbette sevinir seni de sever ama bazı kendini bilmezler yüzünden köpeklere şiddet uygulanıyor veya kötü, saldırgan yetiştiriliyor sonra sokaklara salınıyor. ondan sonra hayvanlar insanlara karşı saldırgan oluyor.bu durumun önüne geçilmesi lazım. hayvan bakma ehliyeti olması lazım.
bu amına koduğumun çomarları biliyorlar ki kendilerine hiçbir sikim olmayacaktır. ne ehliyetlerine el konulacaktır ne de caydırıcı bir ceza verilecektir. o yüzden cesaret alıp çomarlıklarını sergileyebiliyorlar.

ceza almayacaklarını bildiğimiz için tek temennim, yine bir gün çomarlıklarını sergilerlerken birinin çıkarıp bunları vurması ya da benzer bir sebepten trafikte acil durumdayken geberip gitmeleridir.
tam hali "2018 dünya kupası primlerinin ampute milli futbol takımı'na verilmesi" olan başlık.

2018 dünya kupası'na katılınması halinde a milli futbol takımı'na yüksek meblağlarda bir prim ödenecekti. bu ödenek madem hazırdı, prim ampute milli takım'a dağıtılsın. hiçbir beklentileri olmadan, formayı hakkıyla terleten bu çocuklar o paranın her kuruşunu hak ediyor. güle güle yesinler. belki birileri de hak ederek para kazanmanın değerini tekrar hatırlar.

change.org'da kampanya başlatıldı. imza için
sağ el ile yazılmış, tamamiyle cenâbet cümlelerden mürekkep ergen beyanatı.

ekleme: savaş, mahallede kavga edince annenin eteğinin altına saklanmaya benzemez evlad. -diyeceğim de mahallede yok ki, kesin hormonlu apartman çocuğusundur.

ekleme iki: (bkz: atsız)ı oldukça severim. kendisi bir türkçe dâhisi ve uzmanıdır. harika ve lezzetli şiirler yazar. türk coğrafyasında çıkmış (aşırı uçları da olsa) iyi bir türk ve türkçe bilginidir. fakat bu onun hayalperest olduğunu değiştirmez. şiirleri bolca gaza getiren kelimeler içerir; ama ne devir atsız'ın devri ne de ittihat artığı enver paşa fikirleriyle savaş borazanlığı yapma devridir!

(bkz: ne mutlu türküm diyene) düstûrü bâkidir fakat (bkz: yurtta sulh, cihanda sulh) ile birliktedir.
18 uber
cumartesi sabahı derse gecikince derse almayan hocanın dersine yetişmek için beşiktaş sahilden taksiye binme ihtiyacı duydum. istikamet gs üniversitesi.

bu orospu evlatlarının kısa mesafe gitmek istememesi huyunu bildiğimden özellikle ortaköy sahil yönüne dönüp bekleyen taksiye binmeden camdan sordum böyle böyle diye. adam "kısa mesafe de uzun mesafe de parayla kardeşim bineceksen bin. kısa mesafe madem binmeyeceksin. alla alla... almasam öndeki niye almadın diyecek." diye azarlayarak beni aldı. yolda vitesi atarlı atarlı atmalar falan.

ulan amın evladı, ulan orospunun çocuğu... orda 30 yaşımda halimle mecburiyetten binmişim, mecbur olmasam sen benim sikimde olur musun üstüne para verseler binmem senin gibi sikik, ezik, kaybetmiş, hayatı boktan bir şekilde geçip ölecek bir hayvan kılıklının arabasına. mis gibi yürürüm beşiktaş-üni arasını her gün yaptığım gibi.

yıldım ulan sizden yeter be yılda 2 defa biniyorum hepsi gerilim. sabihadan binerim pegasus genel merkez derim, yolda somurtmalar, aracı sert kullanmalar, tripler. ulan yanımda eşim var napayım ana avrat küfredip daliyim, bıçaklanayım, dayak atayım veya dayak mı yiyim orospunun çocuğu?

15 sene eğitim almışım, hayatımı mis gibi kazanıyorum, güzel bir hayatım var, güzel bir eşim var, geleceğime umutla bakıyorum, senin gibi bir anasını goril sikmiş kaba orospu evladı yüzünden canım sıkılıyor, moralim bozuluyor, tavırlarını görmezden gelmem gerekiyor çünkü bu hayatımı yakmak istemiyorum.

şimdi senin para kazanmak için yapman gereken tek bir iş var, araç kullanıp a noktasından b noktasına gitmekten ibaret, be kondomsuz sikişen müptezel neden insanların canını sıkıyorsun. yapma o zaman bu işi. açlıktan öl ki ülke daha güzel bir hale gelsin.

en iyi taksicinin anasının amına koyayım kusura bakmasınlar. ben bu işe yıllardır göz yumup bir yaptırım uygulamayan yönetimin de amk.

açık hayvanat bahçesinin değişmez elemanları bu ibneler. su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim. binmeyin şunlara ya açlıktan gebersin "abi 10 km taşiyim 5 lira ver" diyecek duruma gelsin pezevenkler.
birkac bin tl daha fakir, birkac bucketlist daha eksik ve 14 kilo daha zayifim. sayisiz seyahat daha yaptim, yuzlerce yeni sarki kesfettim. yalanlar soylendim, defalarca. dostlarimi kaybettim, yenilerini edindim. yuzlerce kilometre yurudum, yuzlerce rakim tirmandim, onlarca konsere gittim, onlarca sarap ictim, kardesimin uzerini yuzlerce kez orttum ve yuzlerce gun batimi izledim, tipki tam bir sene once bugun kendime soz verdigim gibi. bence basardim.

sadece, daha hala yagmurda yuzemedim. bir de samanyolunu goremedim. fakat duygularin birer illuzyon oldugunu cok iyi ogrendim. mutluluk kavramini da pekala.

ha bir de saturnu gordum, bu benim icin cok muhimdi. yalnizca, onca masali yazmamis olmayi isterdim.

bir sene ne uzun, bir sene ne kisa. hayat ne garip ustelik, bogulacagin yerde dalgalarla dans etmeye basliyorsun, eger istersen.

cheers bebegim. mutlu olmamak icin bir sebebi olmayanlara gelsin.
şunları okudukça, sanki dolarla borca girip şirket kurmuşum gibi midem yanıyor amk. öğrenciyim lan ben. 23 yaşında yaşlandırdınız adamı, gençliğimi emiklediniz.
vegan peynirle birlikte güzel olduğu söylenen salam.

taşak mı geçiyorsunuz adam mı seçiyorsunuz anlayamadım. salam ve peynir içlerinde et ve süt yoksa salam ve peynir değildir, vegan salam dediğiniz şey rulo haline getirilmiş sebze püresi, salam falan değil yani. vegan peynir dediğiniz ise soya sıçmığı gibi bir şey, peynir falan değil, saçmalamayın lütfen.

ek: bunları yiyeceğinize sebze yiyin, kendinizi kandırmayın.
avrupaya tatile gitmek yerine kahvemi alıp cam kenarında kitap okuyarak tumblr boy olacağıma işaret etmiştir. zaten oralarda sokaklara sıçıyolarmış parfümü ondan icat etmiasdkasşdas
genç görmeyi geçtim, kendimi hala universite ogrencisi gibi hissediyorum.

kafa ayni kafa. hayata dair hicbir ciddiyetim yok. bunu bi övünç gibi anlatmiyorum.

bence bi erkek cocuk sahibi olana kadar gençtir. cocuktan sonra büyürsün.

edit: cocuk sahibi bazi arkadaslar bizde de bir sey degismedi dedi. seviyorum sizin gibileri:)
cemaatlere ait okul, yurt, özel hastane, pansiyon gibi binalara verilen şebeke suyunun, bedava verilmesi hakkında kanun çıkıyor.

akp’nin yeni icraatı. bunlar akıllanmaz. bunlardan adam madam da olmaz. cemaatler, ülkenin ve kendilerinin anasını sikti. ders çıkarmadılar.

ben adımımı atmadığım evde her ay 100 lira su faturası öderken, bu orosbu yuvası, vatan haini cemaatlerde onbinlerce litre su bedava akacak değil mi?

bu, doğal kaynaklara da tecavüz anlamına geliyor. bu şerefsizler, “nasıl olsa bedava” diye sağa sola, dağa taşa su akıtacaklar. bunlar ahlaksız çünkü.

kaynak:
http://www.sozcu.com.tr/…cemaat-yurtlarina-2041566/

edit: art niyetli davranacaklarını düşünmeyenler varmış. sizlere de sözüm yok arkadaşlar. size müstehak zaten bunlar.

bu şerefsizler ne zaman iyi niyetli oldular ki böyle bir düşünceye ulaştınız? adamlar kanunu, direk cemaatlere bağlı kuruluşlar için çıkarıyor. akp götü yalayan herhangi bir cemaat bu kanundan çok rahat yararlanacak. sikimde değil açıkcası. siz gidin 2 göz evin suyuna her ay 100 lira domalın. onlar da bedava diye havuz doldursunlar.
herşeyin bu kadar sarpa saracağını tahmin ettiğini düşünmediğim cumhurbaşkanı.

oysaki başkanlığın içini ferahlatması gerekiyordu.

bitirilemeyen terör, avrupa ile ilişkilerin bitme noktasına gelmesi, her geçen gün kötüleşen ekonomi, artan dış borç, bu borcu karşılamak için dayatılan zamlar, kendi cenahlarındaki adamların bile bu duruma homurdanmaya başlaması, melih gökçek olayı ile birlikte patlak veren parti içi otorite kaybı, balıkesir belediye başkanının bile rest çekmesi, üstüne yine amerikadan yenilen darbe. durum daha ne kadar kötüye gider kestiremiyorum.
muhtemelen 2019 yılında göreceğimiz durumdur.

muzbambiya cumhurbaşkanı dexer shawn, ülkeye başkanlık sistemini bir referandumla getirmiştir, ama muhtemelen cumhuriyetçi partinin lideri camal mcsworter başkan seçilecektir. şimdiden geçmiş olsun.

edit: mcsworter başkanlığa aday olmayacağını açıklamış. muhtemelen aday olarak brealedding mcbeneficence gösterilecek.
eğer korunuyorlar ise sevişmelerinde bir beis görmediğim çiftlerdir.

zira batan geminin malları giderek pahalanıyor. bir bebeğin sadece bokunun temizlenme masrafı bile o kadar ciddi meblağlara ulaşıyor ki aklınızı oynatırsınız.

kamu spotu: korunun.