manşetten veriyor olsam yazılacak şuydu:
(bkz: nato'dan çıkartılma antrenmanı)
açalım;
1- amerika düdüğü öttürdü, süresi belirsiz vize yasağı bir ambargodur ve ambargoların en büyüğüdür. adam "ben senin vatandaşını hiçbir surette almıyorum" diyor elma domates falan değil bu. durumun vahametini anlamak için yarın imkb ve ay sonu döviz kurlarına bakarsınız. kompanse etmek için kaç vergi artırımı gelir saymak serbest.
2- amerika'nın öttürdüğü düdük süregelen neo-ulusal avrupa akımına hareket ve yaptırım imkanı sağladı. bildiğiniz üzere nato demek içeriğinde kaç düzine avrupa üyesi olsa da amerika demektir. start verildi tazılar bizi kovalamaya başladı. ha, oraya gelelim "e biz de nato üyesiyiz" dediğinizi duyar gibiyim, follow the white rabbit.
3- biz de bir nato üyesiyiz lakin bunun geçmişte bir mazi olmasına sadece ramak kaldı.
3.a) nüfusumuzun göçler ve mülteciler ile tekrar yarı yarıya kısmı ortadoğululaştı ve uygarlık protestanı haline dönüştü. sayısı da hızla çoğalmaya devam etmekte, sadece siz sen ben o gözlemlemiyoruz bunu, adamlar da sayıyor.
3.b) bu ortadoğulu ambarına ve hatta çorbasına dönmüş adeta garabet halinde kötü bir amerika modeli haline gelmiş toplama ülke oluşumuzu siyasilerimiz avrupaya (ki o da merkel demektir) tehdit unsuru olarak kullanıyor. sınırı açarım, tadını kaçırırım, salarım kobrayı vb. tehditler ile hem kendi halkının imajını düşürüyor hem de bahsettiği gerçekliğe karşı doyumsuz isteklerinin ardı arkası gelecek gibi değil. ki bunun (mülteci akınının) bir zaruret değil keyfi osmanlıcılık ütopyasından kaynaklandığı da size olmadığı gibi avrupalıya da bir sır değil. avrupa bu riski göze almaktan çoktan sıkıldı ve schengen area'dan (a.k.a. şengen vizesi) türkiye bölümünü çıkartmaya dünden razı.
3.c) s400'ler meselesi. aslında işin bahanesi. bir başka kandırılma vesilesi. hatta eşeğe çubuk ucunda tutulan havuç numunesi. sen "büyük devlet oluyorum, güce denge getiriyorum, büyük oynuyorum" zannederken tam da kovmak istedikleri yöne doğru depar atma mucizesi. işte bunun adı amerikan rüyasıdır. türkiye'nin yeni düzende, yeni düzlemde bulunduğu sınırlar ve ittifaklar adına bir sözü kalmamıştır, sözü kesildiğinde devam edememiştir ve hatta yardakçılık adına istenen sözü isteyene söylemiştir. o nedenle dün açılımcı iken ertesi gün akıncı olmuş, dün cemaatçi iken ertesi gün fetöcü avlamış, rus uçağını düşürmeyi kutlarken yetiş ya putin moduna dönmüş, tatillere beraber çıkarken esad'a esed der olmuştur. bu bakımdan; değil düzene denge getirmek, kendi ülkesinde rot-balans bile yapamayacak çırak çıkacak yönetim kadrolarına tezata bak ki "usta" denmiştir.
4- gelgelelim ki bizim nato'ya katılım sürecimiz de amerika adına can vermekle başladığı için bundan çıkarıldığımız gün amerika'ya sırtımızı döndüğümüz gün demek de değildir. öyle olsa bunu kutlar ve tüm desteğimle savunurdum. içinde bulunduğumuz hâl; param dursun yancıkta, **** oynasın *****ta halidir. nitekim o işler de öyle olmuyor.
5- işin iç siyaset (ki o da belli başlı üst ülkelerin sözcülük ve şubeliğini yapmak demek oluyor) boyutuna gelirsek, devlet bahçeli amerikan faydasına ne kadar sağlam sıkıştırıyorsa erdoğan'ı, doğu perinçek de rusya ve ali menfaatleri adına o kadar yoğun sıkıştırmıştır. lakin bulunduğumuz ayın en başarılısı melih gökçek'tir. çünkü tanrıların kanatılabildiğini göstermiştir.
5.5- önümüzdeki günlerde patlayan ekonomiyi gizlemek adına tüm devletlerin yaptığı gibi savaş ilanı/sınır ötesi bir operasyon beklemek hiç şaşırtmaz. savaş koşulları her zaman fakirlik için iyi mazerettir.
10.10.2017 · 4. sıra
nuhun gemisinde asure tarifi alan hayvan
09.10.2017 00:01