Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
bir x kullanıcısı;

“klasik kürt entelektüel. sayfalarca otlu peyniri, bozkır kadınını över ama platin sarısı aşko kuşko kıza yenik düşer.” durum tespitiyle meseleyi on ikiden vurmuştur.
modern çağda giderek bireyselleşen erkeklerin hayatlarının merkezine başka kadınları değil kendilerini almaları sonucu ortaya çıkan durumun kadınsılaşma diye eleştirildiği başlık.
babama sordum ekşi'de böyle diyorlar dedim. götüne batacağı şeyleri cebinde taşımasın oradakiler dedi.

size ne lan?

edit: baban kim diyenler olmuş, adı naki ulan. 12 imamlardan. bence en çok onun hakkı var ahaha.
iyi parti o malum seçimde masayı dağıtarak çok stratejik bir hata yaptı. akabinde masaya geri dönerek daha da büyük bir hata yaptı

hem sağ kesimin hem de sol kesimin güvenini kaybetti. inanılmaz amatörce davrandı, e tabi tablodan görüldüğü üzere bu durum partinin seçim kinetiğine yansıdı. rüzgar ekersen fırtına biçersin hesabı

konu bu kadar basit. şimdi meral abla imamoğlu ile yavaş'a giydiriyor, e ablacım bu adamlar profesyonel, al gülüm ver gülüm kafasında siyaset yapmıyorlar ki? sen ne sanmıştın? el ele tutuşup, nehirlerin üzerinde ağaçların arasında gideriz büyükanneye diye şarkı söyleyerek yürüyeceğiz mi sanmıştın?

sen kendini köprüden attın diye peşinden atlayacaklar mı sandın? bu kadar duygusal olursan böyle kaybedersin. sadece siyasette değil, hayatın her alanında geçerli bu
botoks yaptırmayı tercih etmeyen kadınlar tabii ki var da, botoks aslında sanıldığı gibi kötü bir şey değil. artık sadece kadınlar değil birçok erkek de yaptırıyor belli bir yaştan sonra.

eskiden malzeme ve teknikler daha kötü iken, doktorlar da bilgisizken kötü sonuçlar ortaya çıkabiliyordu. fakat artık nitelikli uzmanlara bilinçli bir şekilde yaptırıldığında ve ucuza kaçılmadığında botoks uygulamaları yüzün ifadesini, kaşların şeklini falan değiştirmiyor ve yapılıp yapılmadığı belli olan bir şey değil botoks. sadece belli bir bölgedeki kasları dondurup mimik kırışıklıklarına engel oluyor.

günümüzde insanların “yapay” dediği yüzler botoksun değil, dolgu uygulamalarının sonucu. bu ikisini birbirine karıştıranlar var. dolgu evet yüzü değiştirir; orada belirli bölgeler şişirilip şekillendiriliyor çünkü. doğru bir teknikle yapılan botoks ise yüzde hiçbir şeyi değiştirmez. kaşların kalkması falan doğru yapılmamış bir botoksun sonucudur.

bu konuda sadece 30'lu yaşlardan önce botoks yaptıranlar eleştirilebilir, çünkü o saçmalık; 30'lardan önce kalıcı mimik kırışıklığı normal şartlarda oluşmaz zaten. botoksa ideal başlama yaşı 35 bence.
o muhteşem gün geldi çattı
sırf kalp kırılmasın diye yapılan bir eylem 40 yaşında ateist ve din hakkında pek düşünmek istemeyen duyarlı insanlar 70 yaşındaki annesine ben öyle düşünmüyorum demesi saçma olacaktir.
çünkü muhabbet şöyle olur
*anneanne ben ateist oldum
*he aciktıysan dolaptan yiyiver oğlumm
sizce uzatmaya konuşmaya gerek var mı dolanıp geliyor millet işte sabahın köründe
şu haberde olayın evveliyatı epey detaylı anlatılmış.

olay zenci bebenin, adamın küçük kızların fotoğrafını çektiğini/suyun altında şnorkelle çocuk aradığını söylemesiyle başlıyor. adamın eşi telefon aramaya gittiğini söylüyor. işin ilginç yanı adam oraya kaybolan telefonunu aramaya gelmiş, yani bir allah'ın kulu demedi mi adamın telefonu yok nasıl çeksin?

grup ne olduğunu anlamadan adamı zorbalamaya başlıyor. kızlar pedofili iddiasını duyunca sinirle adamı göndermeye çalışıyor. erkekler de iyice gaz vermeye devam ediyor. adamı suya atmalar boğazına sarılmalar derken burada adamın bana kalırsa peygamber sabrı gösterdiği anı izliyoruz. tahminim aynı olay tr'de gerçekleşse çok farklı ilerlerdi.

adam kendi ifadesine göre korktukça korkuyor ve kendini o durumdan çıkarabilmek için nefsi müdafaa yapıyor. yanında bulunan bıçağı saplıyor da saplıyor. ergen bebeler de birkaçı yere düştükten ve kan gölü içinde kaldıktan sonra olayın vahametini anlıyor. 17 yaşındaki beyaz bir erkek ölüyor.

geçen iki yılın ardından mahkeme esnasında alınan ifadesinde zenci bey en sonunda aslında pedofili durumuna şahit olmadığını itiraf ediyor. diğer çocuklardan biri* o günkü davranışlarının farklı olmasını dilediğini söylüyor. yani arkadaşları ölmüş olmasına rağmen ergen grubu hatalı davranışlarının farkında.
o zenci çocuk ortalığı kızıştırmasaydı ya da adamın bir bıçağı olmasaydı olay nasıl sonuçlanacaktı?

genç bir çocuğun ölmesine sevinecek değiliz ama buna biraz niyazi olmak diyorum maalesef.
bunu ben yaptım; pişman mıyım?
tabi ki pişmanım.

tam bu artislik hareketi yaptım pandemi patladı. pandemi bitti dolar , enflasyon , ekonomik kriz vs derken kafamda hayal ettiğim işi kurma fikrini bırak, tecrübemle eşdeğer işleri bulmakta zorlandım. ha kazancım ne oldu bu kaotik dönemden geriye derseniz işsiz kalma eşiğini aştım ve hiç bir patron beni işsiz kalmakla korkutamaz artık.
her yerde var mıydı bilmiyorum ama bizim bakkalların birinde sigara görünümlü sakızlar vardı. şaka gibi ama cidden vardı böyle bir şey. mesela parlament paketi gibi paketi vardı. içinde de bilmem kaç dal sakız vardı. dışarıdan bakınca sigara gibi ama sigaranın kağıdının altında sakız vardı. bu ürün bizim orada sadece 1 bakkalda vardı ki bir süre sonra orada da kalmadı. çocukları sigaraya özendiriyordu.
devletin pek ortalarda görünmemesi.

sinyal vermeden dönene bile cezayı yazıp gönderse, isviçre gibi olur ülke.
devlet ne yapıyor? antalya-ısparta yolunun otoban gibi olan 3'er şeritli kısmına 70km hız sınırı koyuyor.
"kavsaga geldiginde, sen aracinla dönel kavsaga girmeden önce o kavsakta dönmekte olan arac varsa, yol onundur. sen onu bekleyeceksin. o senin önünden gececek, sen sonra gireceksin"

ama bunu ögretmek icin insanlara en basta türkiye yollarinda "olmasi gerektigi gibi" insa edilmis dönel kavsaklar olmali. dümdüz giden 2 yolun kesistigi bir kavsaga ne idügü belirsiz, bazen ufacik, bazen yamuk yumuk, bazen dev gibi bir yuvarlak yapiyorlar. bu defa o yollardan gelen soför algi olarak dahi anlamiyor "ben dönel kavsaga geldim" anayolda devam ettigini düsünüyor. e böyle bir durumda gecis üstünlügü falan hak getire. adam kendi algisinda "düz devam ediyor".

dönel kavsagin bir kere girisi-cikisi acik sekilde belirgin olmalidir. dönel kavsaga girecek olan arac "hiz kesmeden devam edebilme" sansinda olamaz ! yol onu fren yapmak ve kavsagi kontrol etmek zorunda birakmalidir.

ancak bundan sonra ögretebiliriz bunu soförlere.
başlığın altı sikko fetöcü entryleriyle dolmuş yine, en sikkosu yarın debe’ye girer muhtemelen, tabi fener koyunca silip kaçmazlarsa.

tanım: avrupadan siktiri yiyenlerin bu hafta en çok takip edeceği maç.
ışık evleri denen terör hücrelerinde istismar edilmiş milislerin etiketlediği tip.

bu yamyamlara insanların "laik" olamayacağını laiklik ilkesini veya tanımını bile öğretemedik hala şekerden çikolatadan bahsediyoruz.
taşşağına kadar gösteren daracık pantolonlar, dereye gidecek gibi kısacık paçalar, çorapsız ayakkabı, aşırı dar beş düğmesi açık gömlek, zincir kolye bileklik vs, duvar saati büyüklüğünde kol saati...

daha da eklenebilir ama, yazarken gözümde canlandı ve içim kalktı.

bunu niye yapıyorsunuz kendinize beyler?
müstakil ev ve garaj olduğu için ayda bir kendim yıkıyorum. bosch yıkama makinem var, köpüğümü atıp süngerle bi güzel ovalıyorum, 3 damacana suyla hallediyorum. en son yıkamacıya verdiğimde göt lalesi hoparlöre hava tuttuğu için hoparlör cızırdıyor, göstergenin içine de toz girmiş çıkmıyor.
olum fast limiti konusunda banka övmek nedir ahahahah bu insanlar nasıl kullanıyor bu uygulamaları iyi valla
cringe cikislarina yenisini eklemek icin dinbazlarin alerjisinin oldugu ugur dundari secen kilicdaroglunun mektubu.

kamuoyunun soyledigini tekrarliyor diye ugur dundara catmis, kendi icat ettigi helallesme politikasi sayesinde yerel secimlerde basari kazanildigini iddia ediyor, hangi helallesme arkadas, seccadeye bastigin helallesme mi?

bu adamin kafasinin nasil calistigini anlamak mumkun degil, bak sosyal medyada seni en coskuyla alkislayanlar 1 sene once seccadeye bastin diye linc etmeye calisanlar, bi dur dusun birisinin doldurusuna mi geliyorum diye.

millet enflasyonla depremle uğraşırken 50 yıldır kendi partin iktidara gelmediği halde helalleşme diye gündemi değiştiren sensin.

olmus tarik akanin 50 sene onceki anisindan medet umuyor, tarik akan yasasa sana kiymet verecegini dusunduren nedir?

ugur dundar bedel odememismis, beyefendinin olcusu siyasi bedel odemek, onlarca farkli hukumet ve partiyle calismis memur emeklisi adamsin, gelene agam, gidene pasam, ben nasıl bir bedel odedim diye kendine sordun mu da gazeteciliklerini hapse düşmeleriyle ölçüyorsun?

bu saçmalamaların tek açıklaması olabilir, 2028 seçimlerinde akpnin cumhurbaşkanı adayı olarak kendisinin olması, malum tayyip yasal olarak aday olamıyor, cringe dede buyuk oynuyor bakalim ne olacak.
letgo dan alisveris yapiyorsun sahibinden com odeme sistemini kullaniyorsun.
sonra neden dolandirildik.
nasil dolandirilmaycaksin.
o degil insani dolandirici olmaya tesvik ediyorlar bu kadar kolay mi 25 bin carpmak
fragmanda öyle bir duygu yoğunluğu var ki, umarım minik bruce wayne’ni evlatlık almazlar.
2010’ları özlediğini söyleyen arkadaşlar siz bir de 90’ları yaşayacaktınız..

sokaktan kirli kirli eve gelip elleri yıkadıktan sonra susurluk kazası ağırlıklı anahaber bültenlerini izlerken banyodan sonra hangi atari oyununu oynasam diye düşünüp duşa girip banyo yapmanın nolduğunu bilmemek büyük kayıptır.
7 senedir mutfakta en cok kullandigim pisirme araci. siz bakmayin almayin diyenlere. bunlarin atalari matbaya karsi cikiyordu. firin alt tarafi, kullanacaksaniz alirsiniz. kullanmayacaksaniz almazsiniz.
biri de mikrodalga demis. hayatinda mikrodalga gormedigine yemin edebilirim.
lucescu bjk de ki ikinci sezonunda dolu dizgin şampiyonluğa giderken meşhur bir çöküş dönemi vardır beşiktaşın. o sene ne olduysa (aziz yıldırım ve karanlık dünyası) beşiktaş yerine fenerbahçe şampiyon oldu. bu bir kelebek etkisi yarattı. fenerbahçe şampiyon olmasaydı sonraki sene ne alex gelirdi, nede kulübün başında aziz yıldırım kalırdı. galatasaray hem yönetim hemde ekonomik olarak çok kötü bir dönemdeydi, 2001 sonrası 2006 ya kadar yokları oynadı ligde. tüm bunlar bir araya geldiğinde beşiktaş o şampiyonluğu alsaydı lucescu shaktar ile yaptığı dominasyon ve kalkınmayı beşiktaşta yapabilirdi, şu an çok farklı bir yıldız dağılımı olurdu. o dönemi yaşayan beşiktaşlılar bunları unutmuyor ama bunları bilmeyen genç nesil fenerbahçeyi kendilerinin kader ortağı falan sanıyor.