öyle hayranım ki bu cümleye, ilişki geçen her başlığa uyuyor.
hemingway’in dediği gibi, tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen, sizin hala muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin olması yeter. bir kişi yani!
o yüzden aşk kaçtan sonra gelirse gelsin, hissediyorsanız buyur edin başınızın üstünde ağırlayın. korkmayın, yara açarsa da tamir edilir.
Sık geçen başlıklar
erginmiokim 16
ekşi profiliiyi tatiller canlarım.
her gün mesaiye başladığında memleketimize katma değer katan, yeni bir buluşla göğsümüzü kabartan, tüm mesai saatini masasında cayır cuyur çalışarak dolduran, asla ve asla işten kaytarmayan, her gün bizleri muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için çabalayan ulu ekşi sözlük yazarlarının eleştirilerine kulak asmayınız. güzel güzel tatil yapın.
öğretmenlerin tatilinden rahatsız olanlar çocuk yapmaktan vazgeçerek öğretmen istihdamının azalmasına katkı sağlayabilir.
sevgiler.
her gün mesaiye başladığında memleketimize katma değer katan, yeni bir buluşla göğsümüzü kabartan, tüm mesai saatini masasında cayır cuyur çalışarak dolduran, asla ve asla işten kaytarmayan, her gün bizleri muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmak için çabalayan ulu ekşi sözlük yazarlarının eleştirilerine kulak asmayınız. güzel güzel tatil yapın.
öğretmenlerin tatilinden rahatsız olanlar çocuk yapmaktan vazgeçerek öğretmen istihdamının azalmasına katkı sağlayabilir.
sevgiler.
etimle, kemiğimle, gömleğimle, ayakkabımla, uyuduğum ve uyandığım saatlerle nefret ediyorum.
keşke her an kış yaşasak. sıcak hava kahpe havadır. soğuk hava öyle değildir. soğuk hava merttir, üşüttü mü üşütür. sıcak hava öyle değildir, önce hoşuna gider akşam başına ağrı sokar.
kış öyle midir? asla değildir. parmağını camdan çıkarsan "dikkat et, üşütürüm, kalın giyin" der. yaz öyle mi? çıplak gezsen yine terlersin. ayaarı yoktu, dönektir. yaz seviciler yaz aylarında terleye terleye gezebilir.
nefret ediyorum etimle kemiğimle. keşke iskandinav ülkelerinde doğmuş olsaydım. bu topraklara ait değilim.
edit: imla
keşke her an kış yaşasak. sıcak hava kahpe havadır. soğuk hava öyle değildir. soğuk hava merttir, üşüttü mü üşütür. sıcak hava öyle değildir, önce hoşuna gider akşam başına ağrı sokar.
kış öyle midir? asla değildir. parmağını camdan çıkarsan "dikkat et, üşütürüm, kalın giyin" der. yaz öyle mi? çıplak gezsen yine terlersin. ayaarı yoktu, dönektir. yaz seviciler yaz aylarında terleye terleye gezebilir.
nefret ediyorum etimle kemiğimle. keşke iskandinav ülkelerinde doğmuş olsaydım. bu topraklara ait değilim.
edit: imla
iyi ki geçtin bu topraklardan ata'm.
seni sevmeyenin ciğerini sikeyim.
seni sevmeyenin ciğerini sikeyim.
pek fazla süredir hayatta değilim ama türkiye zaten pek de ahlaken üstün bir konumda değildir.
ahlak dediğimiz şeyi nasıl tanımlıyoruz, aslında biraz mesele burada yatıyor. bu ülke hakkari'den edirne'ye -köşeyi dönmek isteyenlerin- ülkesi aslında. diğer taraftan da "kendisine ayrıcalık yaptırmak isteyenlerin" ülkesi.
-sen halledersin ya, yaparsın bir şeyler, ayarlarsın ne olacak? bu cümleyi kolayca kurabilen birisinin pek de ahlaklı olduğunu düşünmüyorum. ahlak tanımını sadece cinsellik olarak düşünsek bile türkiye yine de pek ahlaklı bir ülke sayılmaz. karısını aldatmak için köyden köye yürüyen insanlar var ulan bu memlekette.
bu ülke "benim için bir şeyler yolundaysa her şey yolunda" diyenlerin ülkesi. bu nedenle somut işlemler döneminden evrensel ahlak kurallarına geçiş olmadığı taktirde de ahlaken çökmeye devam edecek bu ülke.
frontal lobu ahlaklı olmak için değil kendi çıkarlarımız için kullanıyoruz sadece.
ahlak dediğimiz şeyi nasıl tanımlıyoruz, aslında biraz mesele burada yatıyor. bu ülke hakkari'den edirne'ye -köşeyi dönmek isteyenlerin- ülkesi aslında. diğer taraftan da "kendisine ayrıcalık yaptırmak isteyenlerin" ülkesi.
-sen halledersin ya, yaparsın bir şeyler, ayarlarsın ne olacak? bu cümleyi kolayca kurabilen birisinin pek de ahlaklı olduğunu düşünmüyorum. ahlak tanımını sadece cinsellik olarak düşünsek bile türkiye yine de pek ahlaklı bir ülke sayılmaz. karısını aldatmak için köyden köye yürüyen insanlar var ulan bu memlekette.
bu ülke "benim için bir şeyler yolundaysa her şey yolunda" diyenlerin ülkesi. bu nedenle somut işlemler döneminden evrensel ahlak kurallarına geçiş olmadığı taktirde de ahlaken çökmeye devam edecek bu ülke.
frontal lobu ahlaklı olmak için değil kendi çıkarlarımız için kullanıyoruz sadece.
bu da iyice deli etti kendini.
babama sordum ekşi'de böyle diyorlar dedim. götüne batacağı şeyleri cebinde taşımasın oradakiler dedi.
size ne lan?
edit: baban kim diyenler olmuş, adı naki ulan. 12 imamlardan. bence en çok onun hakkı var ahaha.
size ne lan?
edit: baban kim diyenler olmuş, adı naki ulan. 12 imamlardan. bence en çok onun hakkı var ahaha.
arkadaşlar affetmeyin.
hayatınızda bir kez bile olsa sizi suçlayan, gerçekten haksız olduğu konuda bile suçlamaya devam eden, bunu sizden acı çıkarırcasına yapan birini - birilerini asla affetmeyin.
affetmemek kendinize değer verdiğinizin bir göstergesidir. affederek o yük ve pişmanlıkla yaşamak zorunda değilsiniz.
affetmek bir şeyi değiştirmez, hafifletmez. bu nedenle bir gereklilik değildir.
hayatınızda bir kez bile olsa sizi suçlayan, gerçekten haksız olduğu konuda bile suçlamaya devam eden, bunu sizden acı çıkarırcasına yapan birini - birilerini asla affetmeyin.
affetmemek kendinize değer verdiğinizin bir göstergesidir. affederek o yük ve pişmanlıkla yaşamak zorunda değilsiniz.
affetmek bir şeyi değiştirmez, hafifletmez. bu nedenle bir gereklilik değildir.
ne güzel memleket yahu. birisi çıkıp herkese terörist diyebiliyor ve bundan bir suç görmüyor.
söyleyin efendiler söyleyin, istediğinize terörist deyin, istediğinize fetöcü deyin.
söyleyin efendiler söyleyin, istediğinize terörist deyin, istediğinize fetöcü deyin.
15 yaşında yaptığım eylem.
yazın para kazanmam gerekiyor, bir mantıcıda işe başladım. sanıyorum ki boşları toplayacağım. paket servisi için almışlar beni. günlüğüm 20 tl. ilk gün gittim çatıl kaşık paketledim, iyi iş lan dedim. öğlen abla çağırdı, şurayı biliyor musun dedi. bilmiyorum dedim. tarif etti, götür bunu dedi. bisiklet var mı dedim, ne bisikleti yürüyerek gideceksin dedi. hava sıcak abla dedim, bir şey olmaz dedi. yolda giderken babamı aradım, tarif etti ama yanlış tarif etmiş ahahah.
sonra birkaç kişiye sordum, paketi götürmem 40 dakika falan sürdü. paketi götürdüğüm abla fırça atmaya çalıştı. yürüyerek geldim çok terledim abla ilk iş günüm, laf etme vallahi dedim. özür dilerim dedim.
iş yerine geldim patron fırça attı. sen nasıl çocuksun nasıl bu kadar geç götürürsün diye. bende bisiklet verseydiniz madem çocuğunuza motor veriyorsunuz dedim. cevap verme ortalığı topla dedi.
neyse, akşam çıkacağız işte, halı saha maçım var. 1 saat erken çıkabilir miyim dedim, sen git yarın için haber vereceğim sana dedi. lan salak mıyım ben anlamadım mı, yevmiyemi verin dedim. yarın veririm dedi. şimdi lazım şimdi verin dedim. 20 tl'mi aldım, yarın gelmeyeceğim ben dedim.
patronlarla ilk mücadelem böyle başladı.
yazın para kazanmam gerekiyor, bir mantıcıda işe başladım. sanıyorum ki boşları toplayacağım. paket servisi için almışlar beni. günlüğüm 20 tl. ilk gün gittim çatıl kaşık paketledim, iyi iş lan dedim. öğlen abla çağırdı, şurayı biliyor musun dedi. bilmiyorum dedim. tarif etti, götür bunu dedi. bisiklet var mı dedim, ne bisikleti yürüyerek gideceksin dedi. hava sıcak abla dedim, bir şey olmaz dedi. yolda giderken babamı aradım, tarif etti ama yanlış tarif etmiş ahahah.
sonra birkaç kişiye sordum, paketi götürmem 40 dakika falan sürdü. paketi götürdüğüm abla fırça atmaya çalıştı. yürüyerek geldim çok terledim abla ilk iş günüm, laf etme vallahi dedim. özür dilerim dedim.
iş yerine geldim patron fırça attı. sen nasıl çocuksun nasıl bu kadar geç götürürsün diye. bende bisiklet verseydiniz madem çocuğunuza motor veriyorsunuz dedim. cevap verme ortalığı topla dedi.
neyse, akşam çıkacağız işte, halı saha maçım var. 1 saat erken çıkabilir miyim dedim, sen git yarın için haber vereceğim sana dedi. lan salak mıyım ben anlamadım mı, yevmiyemi verin dedim. yarın veririm dedi. şimdi lazım şimdi verin dedim. 20 tl'mi aldım, yarın gelmeyeceğim ben dedim.
patronlarla ilk mücadelem böyle başladı.
sene 2006, liseye yeni başladık. sınıfta bir gün bir kağıt dolanmaya başladı. herkes msn adreslerini yazsın, ekleyelim birbirimizi diye. ne gerek varsa. ben de yazdım tabii, ulan kimse de eklemiyor. (bkz: #160282850) bundan sebeptir diye düşünüyorum şimdi. neyse aradan iki üç geçti biri ekledi, sınıfın en güzel kızlarından. bir heyecan yaptım. bilgisayar başında bekliyorum yazar diye, sayfası da açık.
aradan bir gün geçti titreşim attı. aman yarabiim, titreşim attı, konuşuyoruz. o gün epey konuştuk, sonra sabah okula selam sabah yok ama. ergen triplerine girdim, okul açılalı bir hafta olmuş, sana mı bakar lan o kız dangalak.
bir gün sonra niyetini anladım ama. yakışıklı bir çocuk vardı, can. onunla iyi anlaşmıştık. meğer can kendi adıyla msn almamış, nick kullanmış. bana dedi ki can'ın msn adresi vardır, ondan ekledim seni. bana ver ama sakın söyleme senden istediğimi.
bir günde küsmedik be oğlum.
aradan bir gün geçti titreşim attı. aman yarabiim, titreşim attı, konuşuyoruz. o gün epey konuştuk, sonra sabah okula selam sabah yok ama. ergen triplerine girdim, okul açılalı bir hafta olmuş, sana mı bakar lan o kız dangalak.
bir gün sonra niyetini anladım ama. yakışıklı bir çocuk vardı, can. onunla iyi anlaşmıştık. meğer can kendi adıyla msn almamış, nick kullanmış. bana dedi ki can'ın msn adresi vardır, ondan ekledim seni. bana ver ama sakın söyleme senden istediğimi.
bir günde küsmedik be oğlum.
başlığı okurken tansiyonum 17 oldu.
yas süreciyle benzer tepkilerin ortaya çıkmasına neden olan durum. tabii ki aşk acısından kastımız bir ayrılık ise.
ölüm ve ayrılık birbirine benzer. ölen kişiyi istesek dahi göremeyiz ancak ayrıldığımız kişinin yaşadığını biliriz, görmek istesek dahi göremeyiz. görmekten kastım uzaktan görmek değil, oturum sohbet etmek.
kurduğumuz bağ bir anda sona ermez, özlemeye devam ederiz. ölen kişiyi nasıl özlüyorsak bizden ayrılan kişiyi de özleriz. özlem azalarak sona erer. un-ufak ederek unuturuz. yavaş yavaş. önce sesi gider, sonra yüzü. kör makasla kesilen bağ (ayrılık) can yakar.
ölen kişi bilerek ve isteyerek ölmez (intihar etmediyse eğer), ancak ayrılan kişi bilerek ve isteyerek vazgeçer. vazgeçilebilir olduğumuzu fark etmek bu nedenle çok acıtır.
yas süreci büyütür, ayrılık da büyütür. olgunlaştırır. ama can yakar.
tavsiyem; yas'ınızı yaşayın. üzülün, gerekirse ağlayın. geçecek mi diye sormayın. elbet geçecek. başkasını sevemem artık demeyin, sike sike seveceksiniz. behzat ç değilsiniz siz. o anca dizilerde olur.
ölüm ve ayrılık birbirine benzer. ölen kişiyi istesek dahi göremeyiz ancak ayrıldığımız kişinin yaşadığını biliriz, görmek istesek dahi göremeyiz. görmekten kastım uzaktan görmek değil, oturum sohbet etmek.
kurduğumuz bağ bir anda sona ermez, özlemeye devam ederiz. ölen kişiyi nasıl özlüyorsak bizden ayrılan kişiyi de özleriz. özlem azalarak sona erer. un-ufak ederek unuturuz. yavaş yavaş. önce sesi gider, sonra yüzü. kör makasla kesilen bağ (ayrılık) can yakar.
ölen kişi bilerek ve isteyerek ölmez (intihar etmediyse eğer), ancak ayrılan kişi bilerek ve isteyerek vazgeçer. vazgeçilebilir olduğumuzu fark etmek bu nedenle çok acıtır.
yas süreci büyütür, ayrılık da büyütür. olgunlaştırır. ama can yakar.
tavsiyem; yas'ınızı yaşayın. üzülün, gerekirse ağlayın. geçecek mi diye sormayın. elbet geçecek. başkasını sevemem artık demeyin, sike sike seveceksiniz. behzat ç değilsiniz siz. o anca dizilerde olur.
mesleki tecrübeme dayanarak söylüyorum ki yerin yedi kat altında bu haltı yeseniz bile eşiniz-sevgiliniz bunu bir şekilde anlar ve sizi itin götüne sokar. o yüzden kanmayın tavsiyelere falan.
olm çok pişman olursunuz. sizi seven biri varsa kıymayın sevgiye. bir erkeği kolay kolay sevemez kimse. çok ağlarsınız bak sakın yapmayın.
ebenizin amını tersten görürsünüz bak.
olm çok pişman olursunuz. sizi seven biri varsa kıymayın sevgiye. bir erkeği kolay kolay sevemez kimse. çok ağlarsınız bak sakın yapmayın.
ebenizin amını tersten görürsünüz bak.
şeyh sait, vatana ihanet eden ve paşam tarafından asılan bir teröristtir. şeyh sait'i savunan bu ülkeye ihanet eder.
depresyon yaşayan birine tavsiye verilmez.