Değerli ziyaretçilerimiz,

Öncelikle, sitemize gösterdiğiniz ilgi ve destek için hepinize teşekkür ederiz. Sizlerden gelen geri bildirimler ve beğeniler bizim için büyük bir motivasyon kaynağı oldu.

Sozlock olarak tam 9 senedir her gün ekşisözlük'den okumaya değer içerikleri filtreleyip günlük listeler oluşturduk. Bu işi yaparken kişisel davranmadık, günün en popüler başlıklarının en beğenilen entrylerini aldık listelerimize. Üstelik bu gayretimiz hiç bir zaman ticari bir kaygı taşımadı. Yayına başladığımız ilk günden beri en ufak bir reklam yayınlamadık, sponsorluk anlaşmaları yapmadık. Sozlock üzerinden tek kuruş kazanmadık.

Bütün bunlara rağmen, ne yazık ki son dönemde ekşisözlük yönetimi tarafından alınan bot koruma önlemleri nedeniyle, ekşisözlükten entry çekme ve beğenilen entryleri listeleme hizmetimizi maalesef devam ettiremiyoruz. Bu durum ekşisözlük yönetiminin aldığı bir karar olup, tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşmiştir. Bu zorunlu durumdan ötürü yaşanan aksaklık nedeniyle anlayışınıza sığınıyoruz.

Sozlock Ekibi

Rastgele
Hepsini aç
  • 1. asla ağzıma sürmem dediğiniz üç besin

    adam kokulu peynire ezine demiş ya la. vay ben senin vizyonsuzluğunu çökelek ağızlılığını seveyim.

    sanırsın en aromatik fransız peynirlerine ağız süremiyor.

  • 2. sinemaya gitmenin bitmesi

    benim için projeksiyon daha uzun süre gitsin diye parlaklığını kıstıklarını fark ettiğim andır. gofretin gramajının düşürülmesinin sinema sektörüne yansıması bu şekilde oldu.

  • 3. tarsus'ta 1.300.000 usd'ye satılan villa

    miami de 300.000$ parayla bir villa alınıp, peşinden düşük kilometreli bir lamborghini huracan (200.000$) alınıp, miami beach civarında dondurmacı ya da küçük bir kafe işletmesini de 200.000$ paraya devir alınıp cebinde de 600.000$ para kalarak hayat kurabilirsin.

    tercih sizin tabi tarsus da güzel yerdir.

  • 4. kaç yıl yaşamak isterdiniz

    80. hadi hadi 85. sonra elden ayaktan düşmeden, bir akşam, yemekten sonra, şöyle uzanmış şekerleme yaparken birden gitmek. güzel, nahif bir ölüm...

  • 5. 8 şubat 2024 antalyaspor beşiktaş maçı

    muleka'nın sevinci taraftara değil ülkesindeki vatandaşlarına dikkat çekmek için. kongo milli takımı da dünkü maçta milli marşlarında aynı şekilde selam durdular. taraftarla alakası yok celallenmeye gerek yok.

    edit: haber linki https://www.birgun.net/…et-ne-anlama-geliyor-505042

  • 6. melih gökçek'in tweet'ine gökhan zan'ın yanıtı

    "siz ise, kendi halkına ihanet etmiş, kendi partisi tarafından hain ilan edilmiş, aynı masada yemek yedikleriniz tarafından cenaze törenlerinde görmezden gelinmiş, zavallı bir jeliboncu, devletin malına çökmüş mafyavari bir şahsiyetsiniz."

    adam.

  • 7. bir arabayı varoş yapan detaylar

    dikiz aynasına asılan cd
    arka cama yapıştırılan osmanlı tuğrası
    benzin depo kapağına yapıştırılan işeyen çocuk stickerı

  • 8. ölüm haberi veren doktoru yumruklayan şahıs

    bunun faturasını hep birlikte ödüyoruz. annem ameliyata alındı. kadıncağızı odadan alınırken gördük. ameliyat sonrasında gözetim odasına alındı.

    ameliyata kadar bir stres, ameliyat ikinci stres.

    ama ameliyat sonrası bambaşka bir stres. ameliyattan sonra hiç bir doktoru göremedik. güvenlik yukarıyı arayıp, bize son durumu ile ilgili bilgi verdi. ama güvenliğin verebileceği bilgi statüko ile sınırlı, tıbbi bir bilgi değil. güvenliğin önünde dokuz doğurduk.

  • 9. bir babanın kızına yapabileceği en büyük iyilik

    desteklemek, arkasında durmak.

    bu sene okulum bitiyor geçenlerde babamla yüksek lisans düşüncemi paylaştım. kpss'yi denerken akademide de ilerlemek istiyorum dedim. sen nasıl istiyorsan öyle yap ben arkandayım seni desteklerim her zaman dedi. müthiş güçlü hissettiren bir şey bu. o yüzden babalar ve geleceğin babaları kızlarınızı destekleyin, arkasında durun. ben bu zamana kadar ne yaşadıysam başıma ne geldiyse ilk babama anlattım biliyordum ki babam bana kızmaz ve sorunlarımı çözmek için elinden geleni yapar.

  • 10. survivor 2024 all-star

    turabi'nin sıkıntısı tabiki sakatlık değil. başka olaylar var. yangın geçsin sebebini açıklayacağım. takipte kalın. editleyeceğim.

    edit:
    bu kadar yoğun istek geleceğini tahmin edemedim. mesaj kutum patladı.
    nagihan sonucunuda size önceden yazdım

    şimdi ben duyumlarımı(!) paylaşacağım.

    en başından anlatmak gerekirse turabi'nin yarışmaya katılması iki türlü win-win e dayanıyordu. turabi bozulan imajını düzeltecekti, acun nisa fiyaskosuyla bozulan survivor'a reytingi geri getirecekti.

    turabi yarışmaya çok sert başladı ve seyirci tarafında tepki geldi. acun ve ekibi uyarı yaptı kendisine fakat devam etti turabi olaylara. hal ve hareketleri, konuşmalarına daha fazla kayıtsız kalamayıp acun sert çıkıştı. devamında turabi eleme kağıdına acun yazdıktan sonra olaylar silsilesi ekran önünde başladı.

    turabi son kez uyarıldı. sonrasında turabi sessiz moda geçti farkettiyseniz. turabi acun ile konuşmasında bensiz survivor olmaz gibi ego savaşına girdiği söylendi. acun fişi çekti. sonrasında atakan, hilmicem ve ismini vermek istemediğim birine teklif götürüldü. amaç turabinin alternatiflerini hızlıca oluşturmak. tabi bu teklifler daha önce de gitti bu yarışmacılara ama kabul etmemişlerdi. acun kesenin ağzını açmak zorunda kaldı. (gerçekten haftalık rakamları duysanız korkunç).

    acun hilmicem ve atakan'ı ikna edince turabi'yle ya herro ya merro konuşması yapıldı son kez. bugün yayınlanan bölümden 3 bölüm önceki gün kalemi kırıldı. hatırlarsanız acun konseyde kimsenin gözünün yaşına bakmayız minvalinde konuşma yapmıştı. işte o gün karar verilmişti.

    yarın elenecek isimde çok belli aslında anlamanız lazım turabi'den sonrası :) ama masterchefte benim yüzümden biri elendiği için o yüzden elenen isimleri burada açıklamama kararı aldım.

    kartlar yeniden dağıtıldı bakalım...

  • 11. antwerp denince akla gelenler

    karşılıklı gol var.

  • 12. cevdet akçay

    bilgilendirme toplantısını kaçıranlar çeşitli kanallardan toplantıyı baştan sona izlemesinler hiç.

    bu ülkedeki akıl sağlığı yerinde her kişi 2 dakika süren kendisinin konuştuğu yeri mutlaka ama mutlaka izlemeli.

    son zamanlarda değil, son yıllarda gördüğüm en iyi 2 dakikaydı.

    çalışkan ahmet gibi "utanacaklarını bilsem yüzlerine tükürürdüm ama bunlar ondan da anlamaz ki" diye bitirse yeriydi.

  • 13. üremenin devlet kontrolüne alınması gerekliliği

    ıq testi yapılıp, belli aralıklara göre max çocuk yapabilme sayısı belirlenmeli.

    fazla yapılan çocuk için ceza verilmeli, çocuk elden alınıp, ıq su yüksek olup çocuğu olmayan çiftlere verilmeli.

    30-40 sene sonra bu sistemin meyvelerini almaya başlarız.

  • 14. doğulan tarihte ülkenin cumhurbaşkanı ve başbakanı

    kenan evren ve turgut özal. vay be, resmen tarih.

  • 15. ilk buluşmada menüden 190 liralık içecek seçen kız

    garson tanışıklığıyla karşı cinsi etkilemeyi planlayan genç arkadaşın, 190 tllik içecekle bozguna uğrama hikayesi :)

  • 16. kırmızı şarabın yanında iyi gidenler

    kırmızı et ile süper gider.

    peynir tabağı ( izmir tulumu, kars kaşarı, örgü peynir, isli peynir, grissini, kuruyemiş)

  • 17. 35 yaş üstü olduğunu tek cümleyle anlatmak

    avseq01.dat

  • 18. aşırı zeki olmanın zorlukları

    cogunlukla asiri zeki oldugunu sanmanin zorluklarindan muzdariptirler.

  • 19. kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler

    duşta ideal su sıcaklığını ayarlamak

  • 20. alper gezeravcı'nın yaptığı deneyler

    --- spoiler ---

    "hammaddelerin üzerinde bulunan artı sıfır sıfır dört bakterilerinin 320 fahrenayt ısısındaki sülfürik asitle karbon monoksitin analizinden meydana gelen aş o aş iki negatif elementinin bakteriler üzerinde gösterdiği etkiyle mal daha kaliteli çıkmaktadır."
    bu da videosu
    --- spoiler ---

  • 21. entelektüel bir çocuk nasıl yetiştirilir

    hamileyken mozart dinlettiğim evladım şu anda çakal dinlediği için katkıda bulunamayacağım başlık.

  • 22. çocukken çok isteyip de aldırılamayan oyuncaklar

    akülü arabayı çok istemiştim ama çokta üstelememiştim alamayacaklarını bildiğim için. bir de oyuncak tır hayalimdi resmen hele ki bp'nin tırını o kadar çok isterdim ki

  • 23. doa kozmetik

    tam da deterjan fabrikası kurmaya karar verdikleri dönemde ilginç bir tesadüf olmuş destekleri aday.

  • 24. viski ne ile içilir

    (bkz: haribo)

    valla ciddiyim. ben normalde viskinin yanında bir şey aramam. mevsim yazsa erik, kışsa ekşi elma ama olmasalar da olur. soda veya herhangi bir sey de eklemem bol buzlu icerim.

    4 ay önce bir abimizle mekanda içerken garsondan masaya haribo getirmesini istedi. varmış bir bildiği. hakikaten viski içerken haribo emiklemek güzel oluyor linçleyen linçlesin amk.

  • 25. türkiye'de tavuk ayağı neden satılmıyor

    satılıyor da ayak formunda değil. yurtdışına ihraç edilenler haricinde genelde sosis salam şeklinde satılıyor.

  • 26. a spor spikerinin canlı yayında sigara içmesi

    bakın burası fenerbahçe yedek kulübesi. teknik direktör todor veselinovic dahil kulübedeki herkes maç esnasında (canlı yayın) sigara içiyor. başbakan mesut yılmaz basın toplantılarında demeç verirken bir paket sigara bitirirdi. biz bunlarla büyüdük. spiker sigara mı içmişmiş aman ne büyük olay amk.

    adım başı pislikle dolu boka batmış günümüz dünyasında tek kötü şey sigaraymış gibi sürdürülen bu sigara içilmemesi gerektiği konusundaki manyaklık derecesindeki takıntının psiko-sosyal altyapısının araştırılması gerekiyor. nasıl körüklendi nasıl bu noktalara kadar dayandı ilginç. öyle ki kişiye tecavüz etseler ve fail eylemini sigara içerek gerçekleştirse şikayet edeceği öncelikli konu evinde sigara içilmesi olacak. coming soon...

  • 27. yürüyüşbuddy

    vayy arkadaş.
    millet nereden yürüyeceğini şaşırdı.
    bunun da başlığı açıldı.
    üstte biri telegram vermiş.
    o oradan yüyücek belli.

  • 28. market kasiyerlerinin asık suratlılığı

    üst edit: ben en son 14 sene önce markette çalışmıştım. o dönem hepsi lise mezunuydu. aralarında nadir de olsa açıköğretim mezunu olurdu. şu an ülkenin gerçeklerinden dolayı üniversite mezunlarının çalıştığı yer oldu marketler.
    -----------------------
    markette çalışmış biri olarak anlatayım;
    market çalışanlarının zor bir hayatı vardır.
    maddi zorlukların yanında çalıştıkları şirketlerde de mutlu değiller.
    ne kadar çok çalışırlarsa o kadar çok iş verilir kendilerine.

    ameliyat olduğumda bir rapor daha alırsam işimden olacağımı söylemişlerdi.
    hamile bir personele kadın müdürü rafların en altını sildirtiyordu.
    nişanı olan kız sabah 07-15 vardiyasında çalışır. akşam o yorgunlukla nişanını yapar. ertesi gün izin kullanacağı için 1 hafta it muamelesi görür. evlenirken böyle bir nişanınız oldu mu?
    böyle pisliklerle uğraşırlar işte.

    yaptıkları iş o kadar zor ki 30 yaşından küçüktür hepsi.
    ben 37 yaşında biri olarak şu an 19 yaşımda yaptığım işlerin yarısını bile fiziksel olarak kaldıramam.

    her gün aynı şeyleri yapınca işler otomatikleşir.
    artık kasaya koyduğunuz para değildir. ekranda yazan tutarı verirsiniz.
    bu nedenle tırnakçılar kolaylıkla kasiyerlerden farklı tekniklerle para aşırabiliyorlar.
    (200 tl verir, ekrana 200 tl girersiniz. para üstü 195 tl yazar. aaa bozuk varmış der 200'ü alır 5 tl verir. siz de kasaya koyarsınız. tam o an arkadaşları etrafta gürültü patırtı yapar. bir şey düşürür bilerek, kasiyer ne oluyor diye döner bakar. sonra tekrar ekrana baktı mı ekranda para üstü 195 tl'yi görür ve 5 tl aldığı tırnakçıya 195 tl verir).

    mutsuz müşteriler, tatil yapamamak, akşam çalışmak, iğrenç üst yöneticiler ve aldığınız para ile ne uzamak ne kısalmak.
    zamanla sizi mutsuz birer insan haline getiriyor.

    sizlerin zannettiği o asık surat da otomatikleşmeden geliyor. günde 500 tane yüz görüyorsunuz. hadi 20 tanesine gülümseyin. bir yerden sonra çok yorucu olacaktır.

    bir de kasiyer üstünde ego tatmin eden tipler var. dikkat ederseniz bunlar genelde bayan kasiyerlere bağırırlar. günde tonlarca bakliyat çekmiş erkek personel kasadayken bu tipler genelde sesini çıkarmaz. çünkü bilir ki o cılız velet asker kadar çakı gibidir ve kaybedecek tek şeyi asgari ücretidir.

    eğer şanslılarsa daha önce onlarla aynı işi yapıp yükselmiş yöneticilerle çalışırlar. bu kişiler hangi işin ne zaman biteceğini bildikleri için çok kasmazlar ama üniversiteden mezun olan tipler üstlerine gelmişse, o zaman sıkıntılar başlar iş yerinde.

    yalnız o market depolarında yapılan espiriler varya.
    hiç bir stan up'çı bu kadar başarılı olamaz.

    o elemanların arkadaşlıklarını hiç bir plazada göremezsiniz.

    işin kötü tarafı aynı statüden biriyle evlenip hayatlarına devam etmek zorundalar çünkü fakir fakirle evlenir.
    bu hayatta pembe rüyalar yoktur.
    müşterilerine aşık olan personel illaki vardır ama erkekler karşısındaki ilgilinin şımarıklık olduğunu, kızlar da onu sadece yatağa atmak için olduğunu bilir.
    yinede gönül işte, görüşmeler olur ama kimse işi ciddiye götürmez.

    eğer siz o hayattan kendinizi kurtarabilirseniz hiç bir problem sizi yıkamıyor.
    yıllar önce hayatta tek istediğiniz cumartesi ve pazar günü tatil olan bir iş iken plazada çıkan yemeklerin kötü olmasından bahseden arkadaşlarınız sizler için şımarık bir çocuk gibi görünüyor.

    şu an 37 yaşımda her şeyimi kaybetsem reyonlara geri dönebilirim.
    helaldir her kuruşu.

  • 29. kağıt 5 liranın günümüzdeki işlevi

    5 i geç 10 ve 20nin de bir işlevi yok. cüzdanımda 15-20 gündür 400 tl var hiç dokunmadım. her yerde temassız kullanıyorum çünkü para taşımanın anlamı yok. markete girip aksamlık abur cubur alsam 300-400 tutuyor en az.

  • 30. marmaray

    vayy arkadaş ya, biri intihar etmiş ve ölmüş, yani bu dünya ile restleserek hayatına son vermiş, yukarıda birkaç insan musveddesi evine geç kaldığını, onun suçunun ne olduğunu soruyor. sonuçta nickle yazıyorlar o yüzden istedikleri gibi sıçmak serbest. bunlar aramızda dolaşıyor normal bir insanmış gibi.

  • 31. inci taneleri

    allahım nasıl cringe bir dizi cidden ben bile utanıyorum izlerken.

    yılmaz erdoğan kendisini über süper bi insan yaptığı bir dizi, bütün karılar da buna hasta.

  • 32. arap alfabesinde p harfi yoktur

    farsça alfabede p harfi olmasına rağmen iranlılar da kendilerine fars der.

    edit: bu arada farsça çok güzel bir dildir. şarkılarına ve şiirlerine aşığım.

  • 33. 7 şubat 2024 thy dalaman rezaleti

    insanlar istiyorlar ki ortada küçük bir risk varsa biz yine de uçalım… kayınçonun reno torosu sanki amk.

    görüşmeyi kaçırdım şu gitti bu gitti havalarını da bırakın. iptal olan uçuşu açıklayabilecek kadar yeteneğiniz yoksa görüşmeden bi sik çıkmazdı zaten. aktarmacılar da haklarını alırlar. insan sorunlu uçakla kalkıp ölüm tehlikesi yaşamadığına ağlar mı? otobüsün kanatlısına binince herkesin götü kalkıyor, bi havalar bi değişikleşmeler.

  • 34. müstakil ev sahibi olmak

    türkiye'de müstakil ev sahibi olmanın neredeyse imkansız olmasının sebebi çok açık.

    yaşadığım yerden örnekle, ingiltere'de (uk değil, england) nüfusun %80'i müstakil evlerde, apartmanda yaşayan %20'nin ise 14'ü üç veya daha az katlı binalarda yaşıyor. bakın, giriş artı üç kat değil, toplam üç kat.

    bu oranın türkiye'deki karşılığını uğraşıp araştırmaya değer görmüyorum, malumunuz.

    ingiltere'nin yüz ölçümü 130.000km2. türkiye'nin (783.000km2) yalnızca 6'da biri.
    ingilitere'de toplam yüzölçümün %9.3'ü ulusal parklar, toplam %10'u orman arazisi. türkiye'de orman arazisi toplam yüzölçümün %29'u. yani orman görece çok, yaşam alanı yüzde olarak daha küçük. gel gelelim, orman arazilerini düşersek ingiltere'de 117.000km2, türkiye'de 556.000km2 kalıyor. yani hala ingiltere'nin 4,75 katı.

    yani sorun yer, alan değil.

    nüfus yoğunluğuna da bakalım. ingiltere nüfusu öyle az buz değil, 56.000.000 (2018). türkiye'ninki de 85.000.000 (2021). türkiye'nin nüfus yoğunluğu 108-112kişi/km2 olarak geçiyor ama orman arazisini düşersek 153 elde ediyoruz. ingiltere'de orman arazisi hariç nüfus yoğunluğu ise kilometrekare başına 478 kişi, türkiye'nin 3 katından fazla.

    yani sorun nüfus, kalabalık da değil.

    bu verilere göre arazi rantının türkiye'de çok daha düşük olması gerekiyor ki daha bu hesap içinde sanayi ve çiftçilik için ayrılan arazilerden elde edilen verim de yok. km2 başına üretilen katma değer yüksek olduğu için ingiltere'de arazi çok çok daha kıymetli.

    kısaca ingiltere'de arazi rantı ve nüfus yoğunluğu çok daha yüksek olmasına rağmen nüfusun neredeyse tamamı müstakil evlerde yaşabiliyorken, türkiye'de insanlar apartmanlara tıkılıyor.

    bu farkın tek açıklaması var; fakirlik.

    apartmanların inşası, bakımı, altyapısı, hizmeti, ısınması çok daha ucuz. dikey yapılanmayla küçücük alanlara sıkıştırılan büyük nufüslara sosyal hizmet götürmek çok daha ucuz. trafik düzenlemesi, yol, kanalizasyon, elektrik, su gibi altyapı ağları çok daha küçük alana sıkıştığı için daha ucuz. polis, itfaiye, okul, hastane vs. sayısı daha az, yine küçük alana daha çok sayıda personel sıkıştırarak verilen hizmet daha ucuz. çöp toplamak dahi daha ucuz.

    yani konu halk fakirliği de değil, ülke fakirliği. türkiye cumhuriyeti devleti fakir bir devlet, halkı daha da fakir bir halk. türkiye'de maliyet, insan hayatı dahil her şeyden daha önemli.

    işte bu yüzden türkiye'de bir kişinin sıçtığı bok zemine inene kadar 10 ailenin evinin içinden geçip gidiyor, insanlar bu yüzden başka evlerin sifon sesine uyanıyor, yemek kokusuna, çocuk koşturmasına, karı koca bağırtısına katlanıyor, ve tek bir deprem olduğunda onbinler halinde ölüyor.

    en pahalı rezidanslarda yaşayanları da dahil olmak üzere, türkiye'deki kronik ve endemik fakirlik, halkı ömür boyu süründürüyor, ve nihayetinde öldürüyor.

  • 35. 0 850 484 xx xx numaralı telefon terörü

    yaklaşık bir saat önce bu orospu evlatları tarafından arandım. bir robot bişeyler sayıkladı ve 1'e basın dedi. 1'e bastım ve telefon kapandı. bunun üzerine az önce yine 0 850 484 22 06 diye bi numaradan arandım, merhabalar az önce 1'e basmanıza istinaden arıyorum, öncelikle nasılsınız diye sordu hattaki orospu çocuğu karı. ben de kötüyüm, beni aradınız ve uykumu böldünüz dedim. siz kimsiniz, aramayın beni vesaire diyecekken kapattı telefonu karşıdaki orospu evladı. şu an tekrar arıyorum o numarayı, 5 dakikadır çalıyor, "şu an temsilciler dolu, siz de 1. sıradasınız" gibi bişeyler söylüyor robot. bu orospu evlatlarından kurtulma yolu nedir bilen varsa yeşillendirsin.

    eskiden buradan arayan veya hatta çıkan insanlar da emir kulu ya, ekmek parası kazanıyor falan diye düşünüyordum ama sikerim artık böyle ekmek parasını bilader. gitsin hukuka ve ahlaka uygun şekilde para kazansınlar. ayrıca dolandırıcı olup olmadıklar veya bu işi bilerek ve isteyerek yapmadıkları da meçhul.

    edit: arkadaşlar mesajlarda arama engelleme uygulamaları öneriyorsunuz ama telefonumda yer yok maalesef...

  • 36. 2090'da uyanılsa google'da aranacak ilk şey

    - sedat günaydın. bugün nasıl hissediyorsunuz? uyandırıldığınızdan beri bilgiye erişim hizmetleri istemişsiniz. ben asistanınız vodi. nasıl yardımcı olabilirim?
    - bişey gugıllayacaktım da
    - anlıyorum. ne yazık ki google ve arama motorları servis olarak son 47 yıldır mevcut değiller. siz ise uyandırılmadan önce 66 yıldır uyuyordunuz.
    - arama motoru yok mu? bir şeyi nasıl arıyorsunuz ki?
    - aramıyoruz çünkü eskisi gibi sabit bir bilgi arşivi yok artık. istediğiniz her bilgi o an gerçek zamanda yaratılıyor.
    - nasıl yani? ben şimdi blog yazmak istesem biri ona bakmak istemeyecek mi?
    - sizin kişisel düşüncelerinizi okumak bir insanın bilgi tüketimi için ayıracağı vaktin çok verimsiz değerlendirilmesi demek olur. yaşadığınız döneme uygun örnek vermem gerekirse basit bir toplama işleminin sonucunu öğrenmek için 15 dakikalık youtube videosu izlemek gibi diyebiliriz. ben dünyadaki herkesin görüşlerini sentezlediğimden size ne bilmek istiyorsanız onu söyleyebilirim.
    - ama biri belki sadece benim ne düşündüğümü bilmek isteyecek?
    - bunun bir anlamı olmaz. sizin birey olarak anlamlı bir bilgi üretme kıymetiniz olamaz. belki sadece arkeolojik sebeplerle eskiden insanlar nasıl ilkel bilgi üretiyordu ya da tüketiyordu diye bakılabilir.
    - e nasıl sosyalleşiyoruz o zaman?
    - özünde sizi birey olarak neyin tanımladığını, sizi neyin ayrıcalıklı kıldığını soruyorsunuz değil mi doğru anladım?
    - eh.. yani.. sanırım?
    - tercihlerinizle yazdığınız şahsi hikayeniz sizi siz yapıyor: sanatsal, felsefi, estetik. sizi bunlar ayrıştırır. bilgi birikimiyle hava atmak sizin döneminizde kaslarıyla ya da vücut güzelliğiyle hava atmak gibiydi. 2049’da hücresel yenileme nanobotlarıyla herkes istediği güzelliğe doğal olarak kavuşabilir hale gelince güzellik de ayrıştırıcı bir unsur olmaktan çıktı ve bir estetik tercihe döndü. artık vücut güzelliği de bir modasal tercih, fikirler de öyle.
    - e başkaları fikirlerimi nereden bilecek, beni nereden bulacak?
    - sizi bulmalarına gerek yok çünkü size ihtiyaçları yok. sizin özelliklerinizde istedikleri humanoidi yaratıp onunla vakit geçirebilir, etkileşime girebilir, istedikleri düzeyde (entelektüel, fiziksel, cinsel) etkileşim kurabilirler. sizin birey olarak kıymetiniz yok.
    - peki ben nasıl birini bulacağım?
    - nasıl birini bulmak istersiniz?
    - yani benim kafada?
    - 22 krediye sizin kafada birini yaratıp bir saat içinde teslim edebiliyoruz.
    - gerçek insan yok mu?
    - bunlar da gerçek. kanlı canlı insanlar. siz robot sandınız sanırım. döneminizin bilim kurgu klişelerinden bunu tahmin ettim.
    - insan mı üretiyorsunuz siparişe uygun?
    - evet. her anlamıyla bir insan. sadece sizin bildiğiniz o eski dokuz aylık fetüs ve onlarca yıllık gelişim ve eğitim sürecine ihtiyacı olmuyor. anılarıyla, karakteriyle tamamen gerçek biri.
    - peki memnun kalmazsam o kişiden? hayatımdan nasıl çıkarıyorum?
    - 5 krediye iade edebilirsiniz. kendisini geri dönüştürebiliriz.
    - ama ya o insanın duyguları, benliği, hisleri?
    - hepsi çok insani bir yöntemle kapatılır. kişi yok olduğunu hissetmez bilmez bile. sentetik olarak yaratıldığını da bilmez. var olmasına anlam biçen kendisi olmadığı gibi yok oluşuna da anlam biçemez.
    - yani kendisini sıradan bir insan zannediyor ama değil?
    - aslında sıradan bir insan. sadece siz insana fazla kıymet biçiyorsunuz. anı denen şeyin aslında yazılmış bir hikaye olduğunu düşündüğünüzde insan olmanın da abartıldığını aslında her insanın özel birer varlık olmadığını idrak etmemiz mümkün olabilir. yaşadığınız dönemin kısıtlarından dolayı bunda zorlanabilirsiniz de.
    - bir dakika. o zaman ben de aslında 2024’te yaşayan sedat kapanoğlu olmayabilir, sizin fabrikada yaratıp kendisini 2024’te yaratılmış sana humanoid siparişi olabilirim. doğru mu anladım?
    - elbette. bunu ayırt etmeniz imkansız.
    - dışarı çıkmak istiyorum. dünyayı görmek istiyorum?
    - bu maalesef mümkün değil.
    - neden?
    - izin paketinizde bu yok. sadece bu odada beslenip benimle etkileşim kurabilirsiniz.
    - bunu yanıtla bari. birinin fantazisinin ürünü müyüm? 66 yıldır uyumuş ve 2090’a adapte olmakta zorlanan sedat mı yaratıldı. ben o muyum?
    - elbette bu mümkün ama müşteri gizliliği gereği bunu onaylayamam ya da reddedemem.
    - çıkarın lan beni buradan. naptınız lan bana!! alçaklar! çıkar ulan! kapısı nerede buranın!! çıkarın!! evim nerede, arkadaşlarım nerede!? napıyorum ulan ben burada!!
    - anladım efendim. ürünü iade işleminiz başlatıldı. anı dökümü ister misiniz?
    - ne?
    - size demedim. merak etmeyin siz bir şey hissetmeyeceksiniz. iyi günler.
    - anlamad

  • 37. 1999 depremi ile 2023 depremi arasındaki farklar

    1999 : mesut yılmaz açıklaması
    sivil savunma hizmetlerimiz aksamıştır, kurtarma işlerimiz yetersiz kalmıştır, müteahhitlerimiz malzemeden çalmıştır, imar düzenimiz laçkadır. hepsinin gerçeklik payı var. kısa zamanda yaraların sarılması mümkün değildir. nasıl sevgi paylaştıkça çoğalırsa, acılar da paylaştıkça azalır.”

    2023: recep tayyip erdoğan açıklaması
    "ama terbiyesiz, terbiyesizliğini bırakmaz. işte çıkmış bir tanesi 'kızılay nerede? ne çadırını, ne yemeğini gördük.' diyor. be ahlaksız, namussuz, adi. günde yaklaşık 2,5 milyona bu kızılay yemeğini ulaştırıyor. böyle vicdansızlık olur mu? yani, bir ülkede kendi kurum ve kuruluşuna bu denli ahlaksızca yaklaşmak, yenilir yutulur bir şey değildir" dedi

  • 38. üniversite not ortalamasının önemi

    #161348736 nolu entry'deki kardeş, senin tarih hocan fazla sallamış.

    manastır askeri idadisinde mustafa kemal'in karnesini gördüm. adamın bütün notları en iyiye yakındı kardeş. öyle bana 3-5 yeter dememiş yani. allahtan vizyonlu adammış, senin tarih hocan gibi olmamış* o dönemki müfredatta bugünün bomboş meb müfredatı gibi değilmiş hani.

    üniversite olsun, lise olsun fark etmez. bir insan öğrenci iken, öğrenciliğini en iyi şekilde yapacak. bana şu yeter, bu yeter diyen arkadaşlar, öğrencilik dışında herhalde şirket ceo'luğu yapıyor boş vakitlerinde.

    dünyanın en iyi üniversitelerinde her zaman en üst skalada gpa istenir. mesela, cambridge üniversitesinin yanından 3.70-3.80 yapmadan geçemezsin. top okulların hepsi aşağı yukarı en iyi dereceli çocukları alır. sebebi şudur: bu velet, öğrenciyken yememiş içmemiş ders çalışmış, kendisini feda etmiş, bir standardı, çalışma disiplini var. tabii ki hayatta her şey bu değil ama bazı hedeflere erişmek için okul ortalamasının yüksek olması şarttır.

    bizim memlekette ise 2.50lik adamı asistan yapıyorlar lan üniversiteye. götümle gülüyorum. 4 üzerinden 2.50 skala dünyanın her yerinde vasattır arkadaşlar. 4 yıl boyunca götünü yayan, batak oynayarak, pc başından kalkmayan, oyun bağımlısı adamı ben kendi bölümümde çaycı bile yapmam. vasatlığa övgü düzenler, para peşinde koşanlar zaten üniversiteye gelmesin bir zahmet.

  • 39. çayın yanına en çok yakışan yiyecek

    kakaolu kek. ev yapımı.

  • 40. eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey

    gidip söylemek gerekir.

    kuzen boşanıyor. adam, kuzeni konsla aldatmış. tek gece değil, 1 sene. bilen tonla insan varmış ve kimse gidip de kuzene söylememiş. kandırılmak böyle bi şey. adam olan gider söyler.

  • 41. kademeli emeklilik sistemi

    insanlar kademeli emekliliği 60-65 yaşlarına kadar bu ülke şartlarında çalışamayacaklarını bildikleri için kendilerine bir güvence olarak istiyorlar.

    yoksa bugünün şartlarında 10-15 bin tl emekli maaşıyla yaşayamayacaklarını kendileri de biliyorlar.

    kendimden örnek vereyim; 40 yaşındayım normal şartlarda 4.5 sene sonra 7.000 günüm ve 25 yıl hizmet şartım dolmuş oluyor.
    ancak yaşı beklersem 60 yaşımda emekli olabiliyorum.

    60 yaşıma kadar nerede nasıl çalışacağım, sağlığım, fiziki durumum ve psikolojim el verecek mi çalışmaya?
    60 yaştan bahsediyoruz.

    4,5 sene sonra emekli ol deseler de zaten olmam.
    çünkü çocukların okulu, ev kredisi, günümüz koşulları vs ile emekli maaşı zaten yetmez.

    emekli olmayı ancak 55 yaş civarına geldiğimde düşünebilirim belki.
    en azından o yaşa geldiğimde, çocuklarım büyümüş, üniversiteyi bitirmiş bir işe girmiş olurlar diye düşünüyorum.
    insan ömrü zaten en fazla 70 yıl, kalan 15 yılımda da dinlenip, eşimle birlikte yaşlanıp biraz kafa dinlemeyi umut ediyorum.

    ancak şu anki koşullara göre 55 yaşımda işsiz kalsam, 60 yaşımda emekli olabileceğim için 5 sene boyunca belki de işsiz ve maaşsız kalacağım.

    gençleri de anlıyorum, bizim emekliliğimizi sırtlamak istemiyorlar ama bizi siz finanse etmiyorsunuz.
    hatta biz fazla verip az alacağız, yıllardır sgk'ya ödediğimiz yüksek vergiler daha elimize geçmeden kesilirken, şu anki şartlara göre alacağımız ücretler devede kulak kalacak.
    yani esas bizim elimize geçmeden kesilen haklarımız çarçur edildi.

  • 42. garantili ananıza küfrettirme yöntemleri

    henüz birkaç aylık evliyken eşimin akrabalarından biri şöyle bir şey demişti. "aslında biz onunla şu kızın evleneceğini düşünüyorduk, hatta tatile de bizimle geldi şuraya ama olmadı sonra" bunu gayet normal bir şey söyler gibi öyle ortadan dedi. ben eşimin benden önceki sevgilisi kimdir nedir bilmezken. o zaman hiçbir anlam verememiştim bu bilgiyi neden durup dururken benimle paylaştı diye. şimdi anlıyorum ki orospuluk, haysiyetsizlik böyle bir şeymiş. insanların arasını bozmak için böyle şeyler yapılırmış. aklıma geldikçe küfür ediyorum kadına. telefondan da numarasını sildim zaten. samimiyetsiz orospu.

  • 43. taylor swift

    hastalıklı ve takıntılı bir hayran kitlesine sahiptir. baya peygamber statüsünde gördüğüm kadarıyla taylor swift.
    güzel şarkıları var ama ben de aşırı abartıldığını düşünüyorum. dinleyip geçiniz.

  • 44. davutoğlu'nun youtube yayınını 5 kişinin izlemesi

    kemal dedem sağolsun, 5 kişinin takip ettiği adamlara 40 küsur vekil verdi. kazansaydı bunlara cb yardımcılığı, bakanlık vs yağdıracaktı. siyasi deha resmen. bu adam aday olmasın dedik diye bizi akpli olmakla suçladı sözlükteki süper zekalılar. ilk turda bitirelim pirom <3.

  • 45. nirvana'nın şaka maka 30 yıldır konser yapmaması

    kurt cobain'in parayı vurduktan sonra ölü gibi yatması yüzünden.

  • 46. derrick köhn

    --- spoiler ---
    çöp oğlu çöp.

    sırf yapılmış olsun diye yapılan bir transfer daha. para anca bunlara yetiyor zaten.
    --- spoiler ---

    #161355096

    bunu yazan arkadaşın engin futbol bilgisini önceki entry'lerinden görebiliyoruz:

    joao pedro için:

    #142195840

    --- spoiler ---
    2.yarı bir golü daha var. malum takımın 4 haftada attığı golü 90 dakikaya sığdıracak kaliteye sahip.
    --- spoiler ---

    abdülkerim bardakcı için

    #141277255

    --- spoiler ---
    yani yazmayayım diyordum da, daha geçen güne kadar fenere transfer çalımı diye kükrüyordunuz burda, şimdi de adamın bi annesine sövmediğiniz kaldı. eğitilmezsiniz.
    --- spoiler ---

    enes ünal için

    #127697349

    --- spoiler ---
    böylelerinin gözünün yaşına bakmayacaksın. arkasında o formayı giymek isteyen yüzlerce türk genci vardır faal futbol oynayan. keseceksin hemen ve onları oynatacaksın. tekke mi burası sürekli gönül kazanalım. kırk yılın başı bi gol atacakta;efendim aman oyuncuyu kaybetmeyelim. kaybolursa kaybolsun.

    tanım: çöp hatta çöp oğlu çöp .
    --- spoiler ---

    sorsak işte, kendisi ekşi sözlük "yazarı"... esasında kendi kendisini bol bol tanımlamış zaten: "çöp, hatta çöp oğlu çöp"

  • 47. samsung galaxy s24 ultra ekran ve kasa problemi

    abi neden hakkını aramak ve almak bu kadar zor bu ülkede? dileyen firma dilediği gibi at koşturuyor.

    ben alacağım her ürün için hafiyelik yapmak, tonla zamanımı gereksiz yazışmalar ve servislerle geçirmek zorunda mıyım? yemin ediyorum müşteri her konuda uzman olmak zorunda; oto tamircisi olacaksın, telefoncu olacaksın, elektrikten anlayacaksın, kombici olacaksın, defoyu tespit ettikten sonra hakkını aramak için avukat olacaksın, sonra saçma sapan tavırlar ve söylemlere karşı çıldırmamak için psikolog olacaksın.

    neredeyse elimizi attığımız her üründe 'sektör standardı' bu oldu. kucak dolusu para ver, ürünün hatalı olduğunu fark et, salak yerine konulduğun açıklamalar dinle, firma yetkilileri tarafından umursanma, keriz yerine kon, yapılan her şey yapanın yanına kar kalsın. döngü bu. bunun bir sonu yok mu amına koyayım, onu boykot et, bunu alma, nereye kadar, hepsi aynı bokken gerçekten nereye kadar?

  • 48. hasan arat

    yaptığı bütün harcamaların kontrol edilmesi gereken beşiktaş'ın çulsuz başkanı. bu adam batık. bu adamın işi, gücü yok. kendisini yakından tanıyan herkesin bildiği bir şey de bu adam kolpacı. ağzı iyi laf yapan, insanları manipüle eden, girdiği hiçbir işte muvaffak olamamış, kendisine güvenip kendisiyle beraber işlere girmiş olanları da batırmış bir insan. bütün işleri dolambaçlı. beşiktaş başkanlık makamından en kısa sürede el çektirilmesi, bir daha da kulübün kapısından içeri sokulmaması gereken bir kişi. burak elmas bu adamın yanında florentino perez kalır, o kadar diyim sizlere.

    (bkz: arat tekstil)

    edit: yaptığı harcamalar incelenmeli derken baya baya seyahat masrafları, evine aldığı erzaklar, taksi parası, sigarası, içkisi vs. falan. tüm bunlara bakılmalı.

    edit2: takım zorlu antalya deplasmanında, taraftar kan ağlıyor transfer diye ama beyefendi ingiltere'ye kafa dağıtmaya gitmiş. ordan da ali ece'yi arayıp dertleşiyor, iletişimi kes. bu arada bu ingiltere gezisinin giderleri de araştırılmalı.

  • 49. linux

    linux bilmemek, kullanmamak, hatta merak bile etmemek -özellikle bir bilgisayar mühendisi için- övünülecek değil, utanılacak bir şeydir.

    kimse zaten size arayüzünüzde veya günlük hayatınızda linux kullanın demiyor. ama geliştirme ortamlarında, canlı ortamlarda, veri platformlarında linux kullanılır. bakın kullanmak iyi olur demiyorum, kullanmanız gerekir. sağladığı esnekliğin ve verimliliğin henüz bir rakibi yok. amazon, meta, alphabet, apple hatta windows bile bu ortamlarda linux kullanıyor.

    windows üzerinde bir kubernetes cluster'ı, bir dağıtık veri tabanı, 30 yazılımcının kod yüklediği yerel bir repo kurmaya çalışın bakalım. internette bunu bir kez yapmış insanların videolarını bulup, hazır kalıpları çalıştırmaya çalışacak, muhtemelen de başarısız olacaksınız.

    gerçek sistemlerde, aklınıza gelmeyecek o kadar fazla özelleştirme isteniyor ki, değil windows 11, windows server bile üstesinden gelemiyor. “bu cluster diğerini görmesin”, “bu makine kalkmayınca şu disk mount olmasın”, “burada kimse root olamasın ama her şey çalışsın”, “şu iki makine farklı sunuculara eş zamanlı olarak kopyalansın ama storage cihazı kullanmayalım” gibi çok fantastik ihtiyaçlar görünce anlıyorsunuz.

    sistem tarafı haricinde de, bir geliştirme ortamı kurarken linux terminalinin pratikliği, paket yöneticileri, dosya sistemleri, yetkilendirme ayarları o kadar kolaylık sağlıyor ki, artık linux dışında hiç bir ortamda geliştirme yapamıyorum. diğerleri insanı inanılmaz yoruyor.

    bu yüzden; linux bilmemekle övünmeyin, çok zor değil, gidin öğrenin…

    ibretlik video

  • 50. 14 şubat'ı yalnız geçirecek yazarlar

    görsel
    böyle asdfgj.