Sık geçen başlıklar

kedisininyumagi 24

ekşi profili
henüz birkaç aylık evliyken eşimin akrabalarından biri şöyle bir şey demişti. "aslında biz onunla şu kızın evleneceğini düşünüyorduk, hatta tatile de bizimle geldi şuraya ama olmadı sonra" bunu gayet normal bir şey söyler gibi öyle ortadan dedi. ben eşimin benden önceki sevgilisi kimdir nedir bilmezken. o zaman hiçbir anlam verememiştim bu bilgiyi neden durup dururken benimle paylaştı diye. şimdi anlıyorum ki orospuluk, haysiyetsizlik böyle bir şeymiş. insanların arasını bozmak için böyle şeyler yapılırmış. aklıma geldikçe küfür ediyorum kadına. telefondan da numarasını sildim zaten. samimiyetsiz orospu.
ankara'da öğrenen kaç kişi vardır şu hayatta bilmiyorum ama ben de onlardan biriyim. gönül isterdi ki marmaris'te ayvalık'ta öğrendim filan diyim ama gayet havuzda, aşırı aşırı fobisi olan bir grup kadınla beraber başladı maceram. şimdi o zamanları hatırlayınca ya da benim geçtiğim yollardan geçen birini görünce ne hissettiğini çok iyi anlıyorum. kenardan bir türlü kopamayanlar, suya girince nefesi sıkışıp panik atak geçirenler, aynı hat üzerinden gidip gelenler, ayıp diye kurbağalama yapamayıp bacaklarını açamayanlar, su yutunca öleceğini zannedenler ve daha niceleri...keşke sizin için elimden gelen birşeyler gelse suyla barışmanıza yardımcı olabilsem çünkü su çok güzel, siz de gelsenize.
bir kuruma gittiğiniz vakit -belge almaya, imza almaya, rapor almaya, her neyse artık- oradaki görevli memurun, sanki gerçekte çok başka bir işi varmış, örneğin çok ünlü bir beyin cerrahıymış da lütfen o bankonun arkasındaymış gibi ağır aksak, istemeye istemeye iş yapması. biz sizin suratınızı, triplerinizi çekmeye mi geliyoruz buraya? alacağımız kıçı kırık bir evrak. onu da ver diye seni buraya koymuşlar. bu mesela artık herkesçe kanıksanmış olduğu için normal gibi görünen epey anormal bir olay bence.
spor ayakkabıyla "bir" kez buluşan çorabın yeri kirli sepetidir. istersen 5 dk giymiş ol.

edith: neden ? 5 dakikada ne olacak ki ? diye sorular gelmeye başladı. arkadaşlar farkındalık yaratmanın tam vaktidir(hazirandayız daha bunun temmuz'u var ağustos'u var), durum sandığımızdan da ciddiymiş.
bir kadın olarak söylüyorum haklılar.

evlilik dediğimiz şey (bir bütün halinde) birey olmuş 2 canlının kendi tercihleriyle bir arada yaşaması.

herkes tek başına ayakları üzerinde durabilecek ki birliktelikte o çerçevede sağlıklı ve uzun ömürlü olabilsin.

bu açıdan şahsen en saçma bulduğum grup şu : ''eşimin maaşı zaten yüksek benim çalışmaya ihtiyacım yok''çular. senin özel durumlar haricinde ( hamilelik, çocuk bakımı, hastalık ,vs) her insan gibi çalışmaya ihtiyacın var. sadece para kazanmak için de değil. vaktini kıymetlendirmen için, sosyal sorumluluk için vs.
erkeklerin her bir şeyi kendine hak görmesine örnek güzel bi dizi.

asya hem dolma yapıyor hem ali ile ilgileniyor hem volkan'a analık ediyor, gecede volkan'ı mutlu ediyor.

volkan napıyor? sığır gibi işe gidip geliyor, olan işi de batırıyor ve hayatını çekip çeviren başının üstünde taşıması gereken kadını boynuzluyor. olaylar açığa çıkınca da içinden canavar çıkıyor beyimizin erkeklik gururuna dokunuyor.

volkan keşke ölsen. okyanusun ortasında yaşam mücadelesi veren algler senden daha çok fayda sağlıyor bu dünyaya.