Sık geçen başlıklar

market kasiyerlerinin asık suratlılığı 9

ekşi'de gör
ihtimallere detaylı ve tarafsız bir şekilde bakalım;

- sadece kasaya değil, her şeyi yapıyorlar. detayları yazacağım şimdi.

- cirosuz bir mağazaysa en az 2 kişi, cirolu ise 2, 3 şanslılarsa 4 ve üzeri kişi ile kapatıyorlar ki kapanış her zaman yoğundur.

- her an üst yöneticiler gelecek diye mağazanın ip gibi dizili olması gerek.

- ürünler dizilirken belli kuralları var ve her birini yapmak için sürekli eğilmek, kalkmak, dizmek, düzenlemek gibi hız ve pratik isteyen şeyler yapmak zorundalar.

- genelde 3 ayrı firmanın (mağaza mağaza değişir) ekmekleri gelir ve her birinin irsaliyesi ayrı kesilir, eksik veya fazla olmaması gerekir.

- tavuk ve et getiren firmanın irsaliyesini tutarlar ve her biri için tek tek check yapmaları gerekir. ekmekte olduğu gibi burada da eksik ve fazla olmaması gerekir. olursa şayet bunun da firmaya iadesi kesilir.

- cirosuz bir mağaza haftada 3, cirolu ise (mağazadan mağazaya değişir) 5 kez olacak şekilde sevkiyat gelir. her sevkiyatta spot ürün, dolap ürün ve her günün kendisine ait grubunda ürünler gelir. takriben 4-5 palet yüklü mal gelir. ve bir çoğu öğleden sonra geldiği için personellerin giriş çıkışlarına denk gelir, yoğunluğu da katarsak hem enerji düşüklüğü hem de mesai bitmesine rağmen çıkamamanın vermiş olduğu stres kişiyi etkiler.

- gününün dolmasına az bir zaman kalan ürünlerin sıcak satışı yapılır ve ürünlerin gün sonunda bitmesi gerekir. eğer ürünler çoksa diğer mağazalar aranıp destek istenir, beklenilen destek gelmezse merkezden indirim talep edilir. o da olmazsa müşterilere ağzı laf yapan personeller, satış yapmaya çalışır.

- mağazanın hiçbir ürününde (en az 1000 kalem ürün olur, mağazadan mağazaya değişir) son kullanma tarihi değişmiş bir ürünün olmaması için tek tek kontrol yapılır, yakın tarihli olan ürünler gerekirse not edilir ve takibi yapılır.

- mağazada eksik bir tane bile ürün olmaması için siparişlerin doğru verilmesi, verildiği halde eksiye düşen ürünlerin, diğer mağazalarca takviye edilmesi gerekir.

- her personelin hafta bir izin ve 45 saat olacak şekilde haftalık çizelgesini doğru yapılması ve personellerinde kendi saatlerinin kontrollerinin yapıp, resmi evrak niteliği taşıyan defterde eksik imzanın bulunmaması sağlanır.

- müşterilerden biri döksün veya dökmesin, zeminin, rafların, camların ve diğer pek çok şeyin temizliği sağlanır.

- fazla eşyaların bulunduğu deponun her daim düzgün olması, temiz olması ve tuvalet/mutfak gibi ortak kullanım alanlarının da her zaman temiz olması gerekir.

- çelik kasanın anahtarı saklanır ve onu korumakla mükelleftir.

- tırnakçılara karşı dikkatli olmak zorundadırlar.

- olası hırsızlık durumlarında anında müdahale edebilmeli, bunu yapamadıysa kameradan hırsızı tespit edip, merkeze bildirmelidir.

- envanter zamanlarında mağazadaki tüm ürünler, günlerin yoğun olmasına rağmen hazırlanır.

- merkez tarafından yapılan indirimlerin duyurulması için afiş hazırlanır, indirimi takip etmek zorundadırlar.

- spot sepetleri her daim düzenli ve çarpıcı olmak zorundadır. kimi zaman merkez tarafından yapılan en az 50-100 kalem ürünlere yapılan indirimli ürünler ile mağazada bulunan ürünler tespit edilip, gerekli işlemler yapılır. fazla olan ve satılmayan spot ürünler de diğer mağazalara gönderilir.

- mağazada bulunan en az 1000 kalem (mağazadan mağazaya değişir) ürünlerin etiketleri kontrol edilir, değişmiş olanlar düzeltillir.

- merkez tarafından yapılması istenen raf dizilimi personeller tarafından yapılır.

- müşteri nasıl davranırsa davransın müşteriye iyi davranmak zorundadır yoksa ihtar yiyebilme ihtimali vardır.

- yıllık izin istediklerinde en az 3-4 ay sonra çıkabilirler.

- dini bayramlarda kullanacakları izin yüzünden kimi zaman insanların tepkileri ile karşılaşırlar.

- hastalıklarının boyutunu önemsemeden işe gelmeleri beklenir.

- çoğu zaman eksik personel ile çalışılır.

- fazlasıyla mobbinge maruz kalırlar.

- mağaza içinde olası bir arıza durumunda ilk personellerin müdahale etmesi beklenir.

bu veya bunlar yüzünden, akıllarının bunlar ile meşgul olmasından dolayı belki de asık suratlıdırlar, bilemiyorum tabi. sonuçta yapay zeka o kadar da ilerlemedi, kasiyerler hala insan.

not; aklıma geldikçe eklerim.
geçen ay a101'e gittim bir şey almak için.

tam kasaya geldim , 30-35 yaslarinda kadın bir kasiyer, yorgun görünüyor.urunleri okuturken sistem bozuldu , sizi biraz bekleticez dedi tamam dedim.arkamda da yaşlı bir kadın var.

aradan 1 dakika geçti, ben de herhalde biraz bekleriz diyip instagram'da dolanmaya başladım.arkamdan sürekli uflama,pufleme sesleri geliyor. 1 dakika daha geçti iyice arttı bu seslerin dozları. bu esnada yaşlı kadın da gözleriyle kasiyeri yiyor. içimden diyorum ki 'salak kadın,sistemi kasiyer mi yönetiyor. demek ki yapabileceği bir şey yok, halinden memnun değilsen , sıkıldaysan defol git ya da bekle'dedim.

1 dakika daha geçince kadın sonunda kasiyere bağırdı hadi ne bekliyorsun diye. kasiyer de biraz daha bekleyin elimden bir şey gelmiyor özür dilerim dedi. yaşlı kadın hala söyleniyor. neyse sistem yüklendi, ilk benim ürünlerim geçecek kasadan.

ama ben sıramı arkamdaki yaşlı kadına verdim hem sakinlessin hem de bir an önce defolup gitsin diye. yaşlı kadın söylenip gitti sıra bana geldi.

kasiyer bana baktı gözleri doldu. 'beyefendi hassasiyetiniz için teşekkürler ,keşke herkes sizin gibi olsa'dedi,ağlamaya başladı.size sarılmak isterdim ama çalışıyorum dedikten sonra gözlerini sildi ve anlık bir gülümsedi. o esnada içim parçalandı,yüzünde bu yaşlı kadın gibi binlerce medeniyetsizle uğraşmanın verdiği acıyı gördüm.
karşılığında ' 17002 'tl maaş alınan o acıyı.

zaten bu konuda hassas olan ben iyice hassaslaştim. bu insanlar 3 kişilik işi tek başına yapıp,binlerce aptalla uğraşıyor üstüne kuş kadar maas alıyor. bırakın güler yüz göstermesin çok mu ?
üst edit: ben en son 14 sene önce markette çalışmıştım. o dönem hepsi lise mezunuydu. aralarında nadir de olsa açıköğretim mezunu olurdu. şu an ülkenin gerçeklerinden dolayı üniversite mezunlarının çalıştığı yer oldu marketler.
-----------------------
markette çalışmış biri olarak anlatayım;
market çalışanlarının zor bir hayatı vardır.
maddi zorlukların yanında çalıştıkları şirketlerde de mutlu değiller.
ne kadar çok çalışırlarsa o kadar çok iş verilir kendilerine.

ameliyat olduğumda bir rapor daha alırsam işimden olacağımı söylemişlerdi.
hamile bir personele kadın müdürü rafların en altını sildirtiyordu.
nişanı olan kız sabah 07-15 vardiyasında çalışır. akşam o yorgunlukla nişanını yapar. ertesi gün izin kullanacağı için 1 hafta it muamelesi görür. evlenirken böyle bir nişanınız oldu mu?
böyle pisliklerle uğraşırlar işte.

yaptıkları iş o kadar zor ki 30 yaşından küçüktür hepsi.
ben 37 yaşında biri olarak şu an 19 yaşımda yaptığım işlerin yarısını bile fiziksel olarak kaldıramam.

her gün aynı şeyleri yapınca işler otomatikleşir.
artık kasaya koyduğunuz para değildir. ekranda yazan tutarı verirsiniz.
bu nedenle tırnakçılar kolaylıkla kasiyerlerden farklı tekniklerle para aşırabiliyorlar.
(200 tl verir, ekrana 200 tl girersiniz. para üstü 195 tl yazar. aaa bozuk varmış der 200'ü alır 5 tl verir. siz de kasaya koyarsınız. tam o an arkadaşları etrafta gürültü patırtı yapar. bir şey düşürür bilerek, kasiyer ne oluyor diye döner bakar. sonra tekrar ekrana baktı mı ekranda para üstü 195 tl'yi görür ve 5 tl aldığı tırnakçıya 195 tl verir).

mutsuz müşteriler, tatil yapamamak, akşam çalışmak, iğrenç üst yöneticiler ve aldığınız para ile ne uzamak ne kısalmak.
zamanla sizi mutsuz birer insan haline getiriyor.

sizlerin zannettiği o asık surat da otomatikleşmeden geliyor. günde 500 tane yüz görüyorsunuz. hadi 20 tanesine gülümseyin. bir yerden sonra çok yorucu olacaktır.

bir de kasiyer üstünde ego tatmin eden tipler var. dikkat ederseniz bunlar genelde bayan kasiyerlere bağırırlar. günde tonlarca bakliyat çekmiş erkek personel kasadayken bu tipler genelde sesini çıkarmaz. çünkü bilir ki o cılız velet asker kadar çakı gibidir ve kaybedecek tek şeyi asgari ücretidir.

eğer şanslılarsa daha önce onlarla aynı işi yapıp yükselmiş yöneticilerle çalışırlar. bu kişiler hangi işin ne zaman biteceğini bildikleri için çok kasmazlar ama üniversiteden mezun olan tipler üstlerine gelmişse, o zaman sıkıntılar başlar iş yerinde.

yalnız o market depolarında yapılan espiriler varya.
hiç bir stan up'çı bu kadar başarılı olamaz.

o elemanların arkadaşlıklarını hiç bir plazada göremezsiniz.

işin kötü tarafı aynı statüden biriyle evlenip hayatlarına devam etmek zorundalar çünkü fakir fakirle evlenir.
bu hayatta pembe rüyalar yoktur.
müşterilerine aşık olan personel illaki vardır ama erkekler karşısındaki ilgilinin şımarıklık olduğunu, kızlar da onu sadece yatağa atmak için olduğunu bilir.
yinede gönül işte, görüşmeler olur ama kimse işi ciddiye götürmez.

eğer siz o hayattan kendinizi kurtarabilirseniz hiç bir problem sizi yıkamıyor.
yıllar önce hayatta tek istediğiniz cumartesi ve pazar günü tatil olan bir iş iken plazada çıkan yemeklerin kötü olmasından bahseden arkadaşlarınız sizler için şımarık bir çocuk gibi görünüyor.

şu an 37 yaşımda her şeyimi kaybetsem reyonlara geri dönebilirim.
helaldir her kuruşu.
iddialı olacak ama gülümsememe asık suratla karşılık veren olmadı hiç. her türlü ekonomik sıkıntının muhatabı ve kaynağı da onlarmış gibi davranılan bir meslek grubuna göre pek tatlılar bence.
memnun değilse çalışmasın” diyen orospu çocuklarının varlığını gösterdiği başlığa konu olan kasiyerdir.
oğlum herkesin sizin gibi siki taşağına denk hayatı yok amk! sokakta yürürken insanların yüzüne bakıyor musun sen hiç! okul yaşını geçmiş insanların hiç birisinin yüzünde bırak tebessümü, anlamlı bir ifade bile yok! herkes donuk bir ifadeyle geziyor ortalıkta!
artık kasiyerler sadece kasiyer değildir.

depo, sevkiyat teslimi, ürünleri yerleştirme, haftada 2 kere gece çalışması, etiket basma,kesme ve yerleştirme... bunlar sadece yüzde 50'lik kısmı. sadece kasiyerlik olan bir iş kolu varsa söylesinler ben çalışırım.
benim hanım türkiye'ye ilk geldiğinde şaşırmıştı. çünkü türkçe merhaba/iyi akşamlar falan diyor ama cevap yok, bütün market mutsuz. alışkın değil tabi.

ben de fransa'ya yerleşince "ya bunların hepsi nasıl mutlu lan" demiştim. sonra bir gün bir arkadaşa iş bakarken carrefour iş ilanına denk geldim. özet geçiyorum;
- çalışma saati klasik 35'tir diye düşünüyorum.
-asgari ücretten başlayıp yükselen maaş
-1 senelik çalışma sonrası senede 13.5 maaş
-yıl sonu bonusu
-tatil desteği (çalışma yılı arttıkça ekstra)
-5 hafta tatil (çalışma yılı arttıkça ekstra)
-tatil günleri çalışınca çalışan saatin 1.5 katı almak
-kâr payı (hedefler tutarsa) + katılım payı (bu nasıl çevriliyor tam bilemedim)
-özel sağlık ve hayat sigortası
-carrefour'dan yapılan alışverişlerde yüzde 10 indirim.
daha ölüm, doğum, evlilik vs izinlerini yazmadım. fransızcası olan buradan bakar çok merak ederse;
https://www.google.com/…ovvaw2vdur2tkitz4ww_6j9wbd_

kısacası mutlu olma sebepleri belli.
aynı şekilde türkiye'de de mutsuz olma sebepleri belli. üniversite mezunu köle çoğu, üzülerek söylüyorum. hakları yok, haklarını savunma imkanları yok, mobbing var, para yok, çalışma saati limitsiz vs.

gene fransa diye konuşuyorum da işte birinin mutlu birinin mutsuz olma sebebi neden diye açıklamak istedim.
08.00 - 21.00 çalışıp asgari ücret aldıkları için olabilir.