resmî verilere göre 50 bin, dönemin çevre bakanı bugünün ibb başkan adayı murat kurum’un ağzından kaçırmasına göre 130 bin, şahsi düşünceme göre en az 250 bin insanımızı kaybettiğimiz, dünya tarihinde çok nadir görülen iki büyük depremin birkaç saat arayla gerçekleştiği olay.
o günlerde hatay’a neden yardım gitmiyor, kızılay nerede diye sorguladığımızda tayyip bey bize tam olarak şöyle seslenmişti: be ahlaksız be namussuz adi!
kaynak
depremin üzerinden 1 sene geçti ve kendisi şu itirafı yaptı: "bir gerçeği sizlere şu anda söylüyorum. merkezi yönetim ile yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma hâlinde olmazsa, o şehre herhangi bir şey gelmez. hatay'a geldi mi? bak, şu anda hatay garip kaldı, hatay mahzun kaldı"
(bkz: rte'nin hatay'a neden yardım gitmediğini söylemesi)
ülkemizi yöneten zihniyete istediğiniz ismi verebilirsiniz. siyasal islam, milli irade, halk yönetimi vs.
siyasetçisi, sanatçısı, bilim insanı, normal vatandaşı, çaycısı, odacısı, memuru, esnafı. hiçbir ayrım yok. akp’ye en alt seviyesinden dahi bulaşmış bütün bu insanların tek bir ortak özelliği var: kötüler!
bu insanların kalpleri, vicdanları yok. tdk sözlükte kötü insanın tanımı olsa, karşısına akp ile ilişkisi olan insan yazılmalıdır.
unutmamanız gereken bir şey bu. oy verin, vermeyin, seçim kazanın, kaybedin zerre önemi yok. bu insanlar çok kötü insanlar.
ülkemizi 21-22 yıldır saf ve organize kötülük yönetiyor. siyasi çıkarı uğruna yardıma muhtaç insanlara sırt çeviren, o insanlara yardım etmek için çığlık atanlara da ahlaksız, namussuz, adi diyen inanılmaz vicdansız ve çok kötü kalpli bir zihniyet yönetiyor.
bunu bilin.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
“bakin gs'ye de penalti caliyoruz” dedirtmek icin, ligde daha penalti olan pozisyonlari vermeyip kiytirik kupa macinda penalti caliyorlar..
olay bundan ibaret..
olay bundan ibaret..
merve halkin gozunde nasil rezil oldugunu fark edince, aglama resitalleri sunuyor. 10 farkli kameraya 10 kere aglayarak aciklama yapinca bir sey degismiyor merve. mustafa kemalin yaptigini iddaa ettigi seyleri niyeyse hic kamerada gormedik, ama mustafanin merve hakkinda soyledigi her sey ayan beyan ortada.
camur at izi kalsin, yine bir sekilde karistirdi ortaligi, kavga cikartti, magdurice merve.
camur at izi kalsin, yine bir sekilde karistirdi ortaligi, kavga cikartti, magdurice merve.
o güvenli diye bildiğiniz binalarda 2006'da danıştay hakimi, 2015'te cumhuriyet savcısı öldürüldü. savcı rehin alınmıştı ve dhkpcli teröristlerce katledildi. sonradan tip üyesi olacak barış atay, saldırıyı yapanlar için terörist diyemem dedi. insanlarımız tip'e oy verdi ve barış atay ekşi'de sayfalarca övüldü. "bu adam terörü teşvik ediyor" diye anlattığımız yazılar debe'ye alınmazken barış atay övgülerini debe'de okuduk... uzun bir tarihimiz var. bu bağlantıları kurabilen az sayıda kişiyiz.
edit: teröristler dhkpc üyesi çıktı: görsel
t: dediğimiz gibi, terör saldırısı.
edit2: teröristlerin isimleri pınar birkoç ve emrah yayla. şebnem korur fincancı'nın başkanlığını yaptığı türkiye insan hakları vakfında pınar birkoç'un polisten işkence gördüğü ve emrah yayla'nın da basılan bir evde yakalandığı raporlanmış: görselgörsel
şebnem'in ve bu vakıfların teröristlere merhameti herkesin malumu. o sebeple bu kişilerin haklarının ihlal edildiği raporu bizleri şaşırtmıyor.
edit3: pkklı gergerlioğlu da teröristler için savunma yapmış: görselgörsel
edit: teröristler dhkpc üyesi çıktı: görsel
t: dediğimiz gibi, terör saldırısı.
edit2: teröristlerin isimleri pınar birkoç ve emrah yayla. şebnem korur fincancı'nın başkanlığını yaptığı türkiye insan hakları vakfında pınar birkoç'un polisten işkence gördüğü ve emrah yayla'nın da basılan bir evde yakalandığı raporlanmış: görselgörsel
şebnem'in ve bu vakıfların teröristlere merhameti herkesin malumu. o sebeple bu kişilerin haklarının ihlal edildiği raporu bizleri şaşırtmıyor.
edit3: pkklı gergerlioğlu da teröristler için savunma yapmış: görselgörsel
daha çok din, bilim yerine hurafe, akıl yerine metafizik ve cumhuriyet değerlerinden uzaklaşma. yani bir çeşit ortaçağa dönüş.
bu olay reddit'e filan yazılsa gündem maddesi olur. birkaç saate dünyanın en meşhur teknoloji bloglarına düşer ama millet burada dalga geçiyor. adam yazışmayı da paylaşmış. gelmiş adamlar halen mutfak robotu, devtools esprisi kasıyor. onu da geçtim olay z kuşağına nereden gelmiş?
istanbulu yeniden mafyalara teslim etmemek.
çoluk çocuk bilmez, eskiden esenler otogarı (aslı bayrampaşa'dır ya neyse) mafyanın elindeydi, devlet mafya karşısında aciz kalırdı. yolcunu bırakmak için veya yolcunu almak için bu mafyaya haraç vermek zorundaydın.
imamoğlu geldi, mafyayı kovaladı, esenler otogarını istanbul halkına kazandırdı, bir yerde devletin de namusunu temizledi.
şimdi imamoğlu gitsin de mafya mı gelsin?
çoluk çocuk bilmez, eskiden esenler otogarı (aslı bayrampaşa'dır ya neyse) mafyanın elindeydi, devlet mafya karşısında aciz kalırdı. yolcunu bırakmak için veya yolcunu almak için bu mafyaya haraç vermek zorundaydın.
imamoğlu geldi, mafyayı kovaladı, esenler otogarını istanbul halkına kazandırdı, bir yerde devletin de namusunu temizledi.
şimdi imamoğlu gitsin de mafya mı gelsin?
bazı orrrrospu çocuklarının sevinç nidaları ile karşıladığı gelişme.
atatürk ölmez, atatürkçüler tükenmez.
atatürk ölmez, atatürkçüler tükenmez.
eski nesil doktorları görseydiniz. devlet hastanesinde doktor hastayla konuşmazdı bile, doktor odasına hemşire refakatinde hasta girerdi hasta hemşireye önceden derdini anlatmış olur ve hemşire doktora hastanın sıkıntısını anlatırdı. doktor kafasını kaldırmadan reçeteyi yazar ve hemşireye uzatırdı. hastanın olası sorularını duymamazliktan gelirdi.
yeni nesil doktorlar insan evladı eskilerine göre.
tabi tıp fakültelerinde hala ağır bir şekilde devrecilik olduğu için asıl eziyeti birbirlerine karşı yapıyorlar.
yeni nesil doktorlar insan evladı eskilerine göre.
tabi tıp fakültelerinde hala ağır bir şekilde devrecilik olduğu için asıl eziyeti birbirlerine karşı yapıyorlar.
böyle pasif, vasataltı bir tipin gerçek bir gazeteci karşısında burnundan fitil fitil getirirler de... ayrıca birebir canlı yayına çıksalar, ekrem başkan bunu akılla, ilimle paramparça eder sokağa çıkamaz bu herif de...
işte televizyon kendilerinin, sunucu gazeteci kendi adamları olduğundan bıdı bıdı yapıyorlar, çelik çomak oynuyorlar kendi aralarında.
yiğitseniz çıksanıza adamın karşısına hem de kendi televizyonunuzda.
kaçak pehlivan bunların alayı da. zayıf insanlar.
işte televizyon kendilerinin, sunucu gazeteci kendi adamları olduğundan bıdı bıdı yapıyorlar, çelik çomak oynuyorlar kendi aralarında.
yiğitseniz çıksanıza adamın karşısına hem de kendi televizyonunuzda.
kaçak pehlivan bunların alayı da. zayıf insanlar.
en ünlüsü tayyip. ama istanbulda yaşadığımızdan, elimizi sallasak çarpıyoruz tabi ünlülere.
hadi oturun bakalım çayınızı alıp, size bir çarpışma hikayesi anlatayım.
çıtı pıtı bir üniversite öğrencisiyken güneşli bi günde okuldan çıkmıştım. yeni aldığım kırmızı montumun mutluluğu ile yüzüme vuran güneşin ve yanaklarımı seven rüzgarın keyfini çıkarıyordum. baktım ki otobüsün gelmesine çok var, dedim trump avm'deki dnr'a girip kitaplara bakınayım. o zamanlar dnr'da kitaplar falan var, henüz japon pazarı konseptine geçmemişler.. başıma geleceklerden habersizim. fakat trikotajla hiçbir ilgisi olmadığı halde sürekli ağ ören kader, yine ağlarını örmüş *.
otobüsümün gelme saati yaklaşmıştı. tam avm'nin metro çıkışındaki aynalı köşeden döneceğim ki, biriyle çarpıştım. o an o köşeden benimle aynı anda dönen biri vardı. izlediğim tüm romantik filmler gözümün önünden aynı anda geçti, elimdeki kitaplar dağıldı. toparlanıp "pardon" demek için kafamı kaldırdığımda ise onu gördüm... tarık mengüç.
hadi oturun bakalım çayınızı alıp, size bir çarpışma hikayesi anlatayım.
çıtı pıtı bir üniversite öğrencisiyken güneşli bi günde okuldan çıkmıştım. yeni aldığım kırmızı montumun mutluluğu ile yüzüme vuran güneşin ve yanaklarımı seven rüzgarın keyfini çıkarıyordum. baktım ki otobüsün gelmesine çok var, dedim trump avm'deki dnr'a girip kitaplara bakınayım. o zamanlar dnr'da kitaplar falan var, henüz japon pazarı konseptine geçmemişler.. başıma geleceklerden habersizim. fakat trikotajla hiçbir ilgisi olmadığı halde sürekli ağ ören kader, yine ağlarını örmüş *.
otobüsümün gelme saati yaklaşmıştı. tam avm'nin metro çıkışındaki aynalı köşeden döneceğim ki, biriyle çarpıştım. o an o köşeden benimle aynı anda dönen biri vardı. izlediğim tüm romantik filmler gözümün önünden aynı anda geçti, elimdeki kitaplar dağıldı. toparlanıp "pardon" demek için kafamı kaldırdığımda ise onu gördüm... tarık mengüç.
lanet olsun bilgisayar mühendisliğine de yazılım mühendisliğine de.. bundan sonra kumarı, itliği, hergeleliği öğreneceğim
kk-rte,
maalesef beraber gitmediler.
maalesef beraber gitmediler.
hatay halkı istemiyor, bu kadar basit. yani neyin inadı bu böyle halkla takışmanın mantığı nedir? yapılan binalar vs hepsi imardan geçmiş ve oranın bir numaralı sorumlususun binlerce can gitmiş ama hala aday gösteriliyor. nede olsa mecburlar oylarını verecekler mantığı aynı izmir'de de var. halkın tokatı ağır olur.
iyi ne güzel işte aynı paraya daha uzun süre kalıyor. dönüşte ek fatura çıkarmazlar umarım.
çok düz değil mi yahu şarkıları. radiohead'lerden falan nerelere geldik. bunu dinleyeceğime otobüs uçak sesi dinlerim daha güzel.
krize ek olarak deprem nedeniyle de düşük olan nüfus artışı.
deprem için protesto mu var? kullanışlı mallarımızı gönderin. anında halkımızın gerçek dertlerini unutturacak bir şey yaparlar.
atatürk resmi takmayan şeyh kölesine gerekeni yapan atatürkçü teğmenlerimiz ordudan ihraç edildi. sorun yok göndeririz sol bir örgüt hemen konuyu değiştirirler.
vatansız, terörist, çok kullanışlı maşa oluşumu.
atatürk resmi takmayan şeyh kölesine gerekeni yapan atatürkçü teğmenlerimiz ordudan ihraç edildi. sorun yok göndeririz sol bir örgüt hemen konuyu değiştirirler.
vatansız, terörist, çok kullanışlı maşa oluşumu.
bahsini geçirdiği kişiler devrim şehidi olmadığından, ortada olmayan bir şeyi onuru olarak nitelendirdiğinden yola çıkarsak; tip'in çanakkale milletvekili adayının* onursuz biri olduğunu anladığımız paylaşımdır.
adliyede vatandaşa polise ateş ettin diye "devrim şehidi" olamazsın, en fazla bok çuvalı gibi sere serpe geberirsin bugün de görüldüğü üzere.
düzeltme: adayı*
adliyede vatandaşa polise ateş ettin diye "devrim şehidi" olamazsın, en fazla bok çuvalı gibi sere serpe geberirsin bugün de görüldüğü üzere.
düzeltme: adayı*
bir yaratıcının olduğu ya da olmadığı asla ispat edilemez. fakat yahudi ve islam kaynaklarına bakılarak bir yaratıcının olmadığı ispat edilebilir.
edit: mesaj atmayı kesin.
edit: mesaj atmayı kesin.
bütün meriçler toplanmış birey olmaktansa hanımcı olmayı övmeye gelmiş.
yok neymiş zaten kadın en doğru kararı alırmış, zaten en sonunda kadının dediğin olurmuş, tartışmaya ne gerek varmış vesaire.
bir kadın sadece kadın olduğu için neden haklı olsun, neden en doğru kararı alsın ve neden herhangi bir konu tartışılmasın.
tartışmak zaten medeniyettir, gelişmiş toplumlarda tartışma kültürü vardır, toplumlar ve bireyler fikirlerini tartışarak geliştirir.
gelişmemiş toplumlarda ise başlık altındaki meriçler gibi tartışmak ya gereksiz bir şeydir ne gerek vardır, ya da toplumun büyük çoğunluğunda olduğu gibi tartışmayı bilmedikleri ya da herhangi bir fikirde tartışabilecek kadar bilgi ve ya kelime sahibi olmadıkları için tartışma daha başlamadan şiddete dönüşür.
(bkz: bütün kadınlarla aynı fikirdesin)
ilkkan
yok neymiş zaten kadın en doğru kararı alırmış, zaten en sonunda kadının dediğin olurmuş, tartışmaya ne gerek varmış vesaire.
bir kadın sadece kadın olduğu için neden haklı olsun, neden en doğru kararı alsın ve neden herhangi bir konu tartışılmasın.
tartışmak zaten medeniyettir, gelişmiş toplumlarda tartışma kültürü vardır, toplumlar ve bireyler fikirlerini tartışarak geliştirir.
gelişmemiş toplumlarda ise başlık altındaki meriçler gibi tartışmak ya gereksiz bir şeydir ne gerek vardır, ya da toplumun büyük çoğunluğunda olduğu gibi tartışmayı bilmedikleri ya da herhangi bir fikirde tartışabilecek kadar bilgi ve ya kelime sahibi olmadıkları için tartışma daha başlamadan şiddete dönüşür.
(bkz: bütün kadınlarla aynı fikirdesin)
ilkkan
adam sanki turkiye'nin durumuna, politikacilarin yaptiklarina, ulkedeki fakirlige, hukuksuzluga sinirlenmis gibi yaziyorsunuz. gonullulerden biri topu cemberden geciremeyince kavga cikmistir, o da ona sinirlenmistir. ne baslik aciyorsunuz bir seymis olmus gibi?
brezilyalı halil dervişoğlu
bu adamın okuma yazması olduğuna bile şüphem var
beyin
kısacık hayatlarını başarı peşinde koşarak çarçur edemeyecek kadar zeki olmaları. niye başarılı olasınız ki? hiç sorguladınız mı bunu mesela? zeki insan sorgular çünkü.
tanıdığım en zeki insan odtü mezunuydu. muhabbeti aşırı iyiydi. her cümlesinde paradigmam kayardı. hepimiz sıraya girerdik gelsin de yedirelim içirelim yeter ki otursun şeref versin masamıza diye.
hiçbir zaman çalışmadı. çalışmaya gerek görmedi. ne istese geldi zaten. biz vasatların bir ömür para biriktirsek tadamayacağımız zevkleri ona bir alo dese tattırmaya hazır dostları vardı.
hayatının bir senesini hiçbir şey yapmadan, sadece duvarı izleyerek geçirdiğini söylemişti.
evet zeka ve yetenek abartılıyor ama başarı onlardan da daha fazla abartılıyor bence. olmayan şeylere hayıflanmak yerine elinizde olanların keyfini çıkartın işte. herkes zeki olacak yetenekli olacak başarılı olacak diye bir şey yok. keyfinizi kaçırmayın. zaman akıyo gidiyo valla moruk.
tanıdığım en zeki insan odtü mezunuydu. muhabbeti aşırı iyiydi. her cümlesinde paradigmam kayardı. hepimiz sıraya girerdik gelsin de yedirelim içirelim yeter ki otursun şeref versin masamıza diye.
hiçbir zaman çalışmadı. çalışmaya gerek görmedi. ne istese geldi zaten. biz vasatların bir ömür para biriktirsek tadamayacağımız zevkleri ona bir alo dese tattırmaya hazır dostları vardı.
hayatının bir senesini hiçbir şey yapmadan, sadece duvarı izleyerek geçirdiğini söylemişti.
evet zeka ve yetenek abartılıyor ama başarı onlardan da daha fazla abartılıyor bence. olmayan şeylere hayıflanmak yerine elinizde olanların keyfini çıkartın işte. herkes zeki olacak yetenekli olacak başarılı olacak diye bir şey yok. keyfinizi kaçırmayın. zaman akıyo gidiyo valla moruk.
orman genel müdürlüğü beyaz renkte 177 adet toyota hilux marka araç satın alıyor, ancak kurumun araç rengi gri...
bunun üzerine araçlar ankara'dan, toyota bursa bölge müdürlüğü’ne gönderilip gri renge boyatılıyor...
satınalma, devlet malzeme ofisi tarafından gerçekleştiriliyor ancak kurumsal firmalarda ve kamuda herhangi bir alımda teklif hazırlanır, teklif şartnamesinde istenilen özellikler belirlenir, sabit bir kuraldır bu...
şartname birkaç kademeden geçtikten sonra onaylanır, yani ciddi bir konudur...
beyaz araçları griye boyatmanın bedeli araç başına 65 bin lira...
orman genel müdürlüğü konu hakkındaki soruları da yanıtsız bırakmış, cevab veremediler anlaşılan...
özel bir şirkette böyle bir olay meydana gelse teklif şartnamesini hazırlayan personelden onayı veren sıralı yöneticilere kadar hepsini abaküs boncuğu gibi sıraya dizip hesap sorarlar...
ha şartnamede araç rengi olarak gri belirlenmişse ve araçlar beyaz renkte gelmişse daha büyük skandal, ihale iptal olur ya da bedelini alım yapılan firma öder...
akıllara gelen ilk soru? arkadaş kurumsal araç rengi griyse niye beyaz araç aldınız şeklinde olacaktır, bunun için bilim insanı olmak gerekmiyor...
kaynak
bunun üzerine araçlar ankara'dan, toyota bursa bölge müdürlüğü’ne gönderilip gri renge boyatılıyor...
satınalma, devlet malzeme ofisi tarafından gerçekleştiriliyor ancak kurumsal firmalarda ve kamuda herhangi bir alımda teklif hazırlanır, teklif şartnamesinde istenilen özellikler belirlenir, sabit bir kuraldır bu...
şartname birkaç kademeden geçtikten sonra onaylanır, yani ciddi bir konudur...
beyaz araçları griye boyatmanın bedeli araç başına 65 bin lira...
orman genel müdürlüğü konu hakkındaki soruları da yanıtsız bırakmış, cevab veremediler anlaşılan...
özel bir şirkette böyle bir olay meydana gelse teklif şartnamesini hazırlayan personelden onayı veren sıralı yöneticilere kadar hepsini abaküs boncuğu gibi sıraya dizip hesap sorarlar...
ha şartnamede araç rengi olarak gri belirlenmişse ve araçlar beyaz renkte gelmişse daha büyük skandal, ihale iptal olur ya da bedelini alım yapılan firma öder...
akıllara gelen ilk soru? arkadaş kurumsal araç rengi griyse niye beyaz araç aldınız şeklinde olacaktır, bunun için bilim insanı olmak gerekmiyor...
kaynak
çok eski bir teoman röportajından hatırlıyorum: üzerinde "bu kitap teoman'a aittir, lütfen geri getirin" yazan kaşe yaptırmış. ödünç verdiği kitaplara onu basıyormuş.
ajan smith: burada geçirdiğim zaman içerisinde şunu anladım ki sizler memeli sınıfına dahil değilsiniz. bütün memeliler muhtaç oldukları doğa ile mükemmel bir denge içerisindedirler. ama insan öyle değildir. bulunduğu yeri sonuna kadar sömürür, yok eder ve kendisine yeni sömürülecek yerler arar. canlılara baktığımızda bu tarz yaşayan bir canlı daha söz konusudur. o da virüsler.
yemin ediyorum cebimde 1 milyon keş nakit paramla bayi gezintisi için işten 10 izine ayrılmadan önce bu başlıkları açmanız o kadar iyi ki, bu sayede önce pejo sonra reno ve bonus bu da benden olsun sitroen bayilerine gideni siksinler, sike sike siksinler, ulan hanımın hesabından - ek hesabından, kredi kartından yada bir kaç altınından daha bozarım 500 daha koyar alman bayilerine giderim mk, şu başlığı okuyunca sinir tepeme çıktı ya, vallahi sinir krizi geçiriyorum ya, zaten fransız'dan nefret ederdim bu da tescillenmiş oldu, lanet olsun.
imla: edit: yazım sinirden yanlışı. hala yanlış yazıyorum sinirden vallahi.
imla: edit: yazım sinirden yanlışı. hala yanlış yazıyorum sinirden vallahi.
valla şahsen hacı şakir'den aldığım memnuniyeti başka hiçbir temizleyiciden almadım.
makul derecede düzenli gelirim de var çok şükür, sikimsonik marka duş jeli alamayacak değilim, lakin halen hacı şakir doğal saf sabun tercihimdir. evet küçükken varoşmuşum meğersem, ve böyle devam etmek bana kendimi iyi hissettiriyor. varsın cahil olayım.
ayrıca cehalet buysa sikeyim bilgeliği amk.
makul derecede düzenli gelirim de var çok şükür, sikimsonik marka duş jeli alamayacak değilim, lakin halen hacı şakir doğal saf sabun tercihimdir. evet küçükken varoşmuşum meğersem, ve böyle devam etmek bana kendimi iyi hissettiriyor. varsın cahil olayım.
ayrıca cehalet buysa sikeyim bilgeliği amk.
çocukla masaya oturduktan sonra emre lavaboya gitmiş bu sırada orospu çocukları laf atmış kadına, kadın da çocuk döndüğünde rahatsız oldum kalkalım demiş. müzisyen arkadaşta sakince uyarmış o ergenleri ama işte kanı bozuk korkak orospu çocukları gururuna yediremeyip arkadan saldırmışlar. ben ailesinin yerinde olsam içeride taşaklarını kesip ağzının içine sokana 1 milyon tl para veriyorum nakit diye ödül koyarım. mutlaka yapacak birileri çıkar hatta ailesi bunun için bağış linki atsın para bağışlayayım o derece kinlendim.
edit: katillerin adı ceyhun t ve hayrettin ö imiş. soyadlarını bilen varsa dm kutum açık her şeyleriyle inceleyip ifşalamak istiyorum yavşakları.
edit: katillerin adı ceyhun t ve hayrettin ö imiş. soyadlarını bilen varsa dm kutum açık her şeyleriyle inceleyip ifşalamak istiyorum yavşakları.
boş insanların hayatın anlamı sandığı durum.
bakınız dünya.
fakir, aptal, ezik ülkelerde bol bol çocuk.
elit, medeniyet, üst seviye ülkelerde insanların kendini tatmin edecek çok daha fazla olayı var.
18inde çocuğu gönderirler evden.
fakir insanların tanrısı da çocuğu da çok olur. çünkü beyinleri bilgiyle değil inançla çalışır.
bakınız dünya.
fakir, aptal, ezik ülkelerde bol bol çocuk.
elit, medeniyet, üst seviye ülkelerde insanların kendini tatmin edecek çok daha fazla olayı var.
18inde çocuğu gönderirler evden.
fakir insanların tanrısı da çocuğu da çok olur. çünkü beyinleri bilgiyle değil inançla çalışır.
küçükken, 6-7 yaşında, oruç tutmuştum büyüklere özenip. ölüm gibi bir uykudan bir zıpkın gibi uyanmıştım sahura. yiyip içip uyumuştum. öğleye doğru oyun, koşturmaca derken nasıl susadıysam artık bir alaska bizonu gibi su içtim ama oruçlu olduğumu unutarak. ağlayarak anneme koştum orucum bozuldu diye. imama kadar götürdü beni, oruçlu olduğumu unutursam yediğim içtiğim şeylerin oruç bozmayacağına beni ikna etmek için. ikna oldum da. fakat asıl olay ondan sonra başladı. tekrar oruç tuttum, tekrar kurt gibi acıkıp davar gibi susadım. içimde hep bir "unutur yer içerim nasılsa hehe" diye de allah'a tuzak kurdum. ben o an lanetlendim sanırım. bir daha asla oruçlu olduğumu unutamadım. oruçlu olduğumu unutmaya çalıştıkça daha da parlak, diri, canlı ve belirgin bir hal alıyordu zihnimde oruç. ne yaptıysam, ne ettiysem oruçlu olduğumu unutamıyordum. en son pes edip oruç tutmayı bıraktım çünkü unutamıyordum oruçlu olduğumu. o kadar ki, orucu bıraktıktan sonra bu sefer oruçsuz olduğumu unutuyordum hep. su içecek veya yemek yiyecek oluyordum, oruçluyum deyip vazgeçiyordum. sonra mal gibi "anaa" deyip dönüp tıkınıyordum.
yani demem o ki; birini unutmanın en kötü yolu, onu unutmaya çalışmak olurdu herhalde. oruçtan biliyorum ben. neyi unutmaya çalıştığının sürekli farkında olarak, onu unutma arzusunu sürekli içinde duyarak, onu unutma gerekliliğini sürekli kendine anlatarak yaşamak bir şeye sebep olacaksa bu, unutamamak oluyor en fazla. oruçlu olduğumu, orucun unutulmasi gereken bir şey olduğunu düşünmediğim zamanlarda unutabilmiştim bir tek. bu sıra bozulunca da unutmamak ile lanetlendim.
şarkılarda "seni artık unuttttuuuuuuğm" diyorlar ya, yalan o hep. unutmuş hali sevdiceğine şarkı yapmış köpoğlunun, unutmasa ne yapacak kim bilir! bak biri "unutmanın en iyi yolu, hatırlamaya değer görmemektir" demiş, o da yalan! unutmanın en iyi yolu, unutmaya değer görmemektir.
yani demem o ki; birini unutmanın en kötü yolu, onu unutmaya çalışmak olurdu herhalde. oruçtan biliyorum ben. neyi unutmaya çalıştığının sürekli farkında olarak, onu unutma arzusunu sürekli içinde duyarak, onu unutma gerekliliğini sürekli kendine anlatarak yaşamak bir şeye sebep olacaksa bu, unutamamak oluyor en fazla. oruçlu olduğumu, orucun unutulmasi gereken bir şey olduğunu düşünmediğim zamanlarda unutabilmiştim bir tek. bu sıra bozulunca da unutmamak ile lanetlendim.
şarkılarda "seni artık unuttttuuuuuuğm" diyorlar ya, yalan o hep. unutmuş hali sevdiceğine şarkı yapmış köpoğlunun, unutmasa ne yapacak kim bilir! bak biri "unutmanın en iyi yolu, hatırlamaya değer görmemektir" demiş, o da yalan! unutmanın en iyi yolu, unutmaya değer görmemektir.
grubun elebaşısı ebucehil denen cani pezevenk telegram kanalını gizliye almış, gizliye almadan hemen önce tehdit yağdırıp benle uğraşacağını söylemiş. göt korkusu dağları sardı anlaşılan, hadi bakalım.
ulan ebucehil piçi, gücü ancak kedilere ve sabi sübyana yeten korkak it, git hadım ol koçum önünde sallanan fazlalığı kestir, git travesti ol dibini dövdür çünkü zindanda birilerine karılık yapacaksın şimdiden kendini hazırla. hayvansever ucubeler göt korkusundan sustu diye mal mal konuşuyordun, sonunda susan sen oldun. ödlek götveren seni!
o kedilerin kanını yerde bırakmam ben, döktüğün kedi kanı kadar senin götünden şırıngayla kan alacaklar oğlum kan. bittin sen, evveliyatını siktiğimin psikopat sapığı. murat paşa'nın selamı var, siktim onun belasını diyor.
edit: puhhhhahahhaah telegram capslerini cimere yollatıyorum sanıp kanalı gizliye almış beyinsiz dingil ahahahahaaha oysa onu değil cb'na kurana hakaret içeren twitter görüntülerini yollatıyordum puhhhhahahahahah andavala bak ya
silivri soğuğu daha beter titretecek seni dur sen daha.
(bkz: #161284384)
ulan ebucehil piçi, gücü ancak kedilere ve sabi sübyana yeten korkak it, git hadım ol koçum önünde sallanan fazlalığı kestir, git travesti ol dibini dövdür çünkü zindanda birilerine karılık yapacaksın şimdiden kendini hazırla. hayvansever ucubeler göt korkusundan sustu diye mal mal konuşuyordun, sonunda susan sen oldun. ödlek götveren seni!
o kedilerin kanını yerde bırakmam ben, döktüğün kedi kanı kadar senin götünden şırıngayla kan alacaklar oğlum kan. bittin sen, evveliyatını siktiğimin psikopat sapığı. murat paşa'nın selamı var, siktim onun belasını diyor.
edit: puhhhhahahhaah telegram capslerini cimere yollatıyorum sanıp kanalı gizliye almış beyinsiz dingil ahahahahaaha oysa onu değil cb'na kurana hakaret içeren twitter görüntülerini yollatıyordum puhhhhahahahahah andavala bak ya
silivri soğuğu daha beter titretecek seni dur sen daha.
(bkz: #161284384)
çalışarak zengin olan kişi ömrü boyunca kıçını yırtsq babadan zengin olan birinin rahatlığına ve özgüvenine asla erişemez.
seçecek olsam dededen zengin olmayı seçerim.
seçecek olsam dededen zengin olmayı seçerim.
kalitesiz ve küçük ürünler:
yurtdışında fast food tüketen her insanın da belirttiği üzere ülkemizdeki fast food ürünleri tatsız, kalitesiz, kuru ve daha küçük porsiyona sahip. sağlık sorunu ve yeme bozukluğu olmayan vatandaşlarımızın dahi dert yakındığı konu satın aldıkları tek menü ile doymuyorlar.
popeyes pop burgere ait bir görsel görsel
burger king whoppera ait bir görsel görsel
fiyat:
karşılaştırma yapmak adına büyük şirketlerin en bilinen ve tercih edilen menülerini tercih edersek;
-bigmac menü türkiyede 230tl (7.35$)
-amerikada eyaletler arasında farklar mevcut 4.50$ - 7$
-whopper menü türkiyede 205tl (6.70$)
-amerikada 4.20$ - 6.50$
-kfc tavuk burger türkiyede 120tl (3.93$)
-amerikada 1.75$
görüldüğü gibi fiyatlar dolar bazında bile türkiyede daha pahalı. ama ekonomi kötü, ama kur yüksek gibi söylemler boşa çıkıyor.
maaliyet farkı:
karşılaştırma yapılabilecek sektörün önde gelen şirketlerinde giriş seviyesinde çalışan ücretleri amerikada eyaletler arasında farklar olsa da 2000$ ile 2500$ arasında değişiyor.
türkiyede ise asgari ücretin biraz üstünde maaş ödendiği tahmin edilirse çalışan maliyeti vergi ve sigorta ile beraber 25.000 türk lirası civarında. bu da yaklaşık 820$ ediyor. arada neredeyse 3 kat fark mevcut.
et fiyatları ülkemizde daha pahalı olsa da diğer içeriklerin hepsi karşılaştırma yapılan bölgelerden daha ucuz.
kira fiyatları karşılaştırması yapmak pek mümkün değil çünkü bölgeye ve şube büyüklüğüne göre çok değişken. öte yandan kur farkından ötürü burada büyük bir farklılık olduğunu sanmıyorum.
hizmet:
herhangi bir yemek satış sitesine girip yorumlara baktığımızda insanların sadece şikayet ettiğini görüyoruz. eksik ürünler, soğuk ve kötü hazırlanmış yiyecekler. kimi yanık kimi pişmemiş etler. 3 saati bulan teslimat süreleri... liste uzar gider. peki şirketler çözüm sağlama konusunda ne yapıyor? hiçbir şey yapmıyorlar. tüketim yapanlar mağdur olduklarıyla kalıyorlar. şubelerde yaşanan olaylar hakkında da pek çok şikayet mevcut. eksiksiz bütün şirketlerin şikayetvar üzerinde yüzlerce çözülmemiş şikayeti bulunuyor. oldukça kötü bir hizmet anlayışı mevcut ve bu artık şirketler adına normal, göz ardı edilebilir duruma gelmiş.
mcdonaldsdan yapılan bir siparişin teslim edildiği durum görsel
sonuç: tüm giderleri tl olan, kur avantajına sahip olmasına rağmen fiyatları amerikadaki eşdeğerlerinden daha yüksek olan bu şirketler daha kalitesiz, daha küçük içerikleri daha kötü bir hizmet ile müşterilerine sunuyor. bunları yaparken de çalışanlarını yoğun iş koşulları sebebiyle mağdur ediyor. müşterilerin geri dönüşlerine asla cevap verilmiyor ve hatalı eylemleri sonucu herhangi bir yaptırıma uğramıyor.
dipnot: fast food ürünleri sağlığa zararlıdır ve az tüketilmesi gerekir. başlığın amacı kötü ve fahiş fiyatlı hizmet veren ünlü fast food şirketlerini eleştirmektir.
kullanılan kaynaklar:
amerikadaki menü fiyatları
fikir oluşturması adına malzeme fiyatları
tahmini çalışan ücretleri
yurtdışında fast food tüketen her insanın da belirttiği üzere ülkemizdeki fast food ürünleri tatsız, kalitesiz, kuru ve daha küçük porsiyona sahip. sağlık sorunu ve yeme bozukluğu olmayan vatandaşlarımızın dahi dert yakındığı konu satın aldıkları tek menü ile doymuyorlar.
popeyes pop burgere ait bir görsel görsel
burger king whoppera ait bir görsel görsel
fiyat:
karşılaştırma yapmak adına büyük şirketlerin en bilinen ve tercih edilen menülerini tercih edersek;
-bigmac menü türkiyede 230tl (7.35$)
-amerikada eyaletler arasında farklar mevcut 4.50$ - 7$
-whopper menü türkiyede 205tl (6.70$)
-amerikada 4.20$ - 6.50$
-kfc tavuk burger türkiyede 120tl (3.93$)
-amerikada 1.75$
görüldüğü gibi fiyatlar dolar bazında bile türkiyede daha pahalı. ama ekonomi kötü, ama kur yüksek gibi söylemler boşa çıkıyor.
maaliyet farkı:
karşılaştırma yapılabilecek sektörün önde gelen şirketlerinde giriş seviyesinde çalışan ücretleri amerikada eyaletler arasında farklar olsa da 2000$ ile 2500$ arasında değişiyor.
türkiyede ise asgari ücretin biraz üstünde maaş ödendiği tahmin edilirse çalışan maliyeti vergi ve sigorta ile beraber 25.000 türk lirası civarında. bu da yaklaşık 820$ ediyor. arada neredeyse 3 kat fark mevcut.
et fiyatları ülkemizde daha pahalı olsa da diğer içeriklerin hepsi karşılaştırma yapılan bölgelerden daha ucuz.
kira fiyatları karşılaştırması yapmak pek mümkün değil çünkü bölgeye ve şube büyüklüğüne göre çok değişken. öte yandan kur farkından ötürü burada büyük bir farklılık olduğunu sanmıyorum.
hizmet:
herhangi bir yemek satış sitesine girip yorumlara baktığımızda insanların sadece şikayet ettiğini görüyoruz. eksik ürünler, soğuk ve kötü hazırlanmış yiyecekler. kimi yanık kimi pişmemiş etler. 3 saati bulan teslimat süreleri... liste uzar gider. peki şirketler çözüm sağlama konusunda ne yapıyor? hiçbir şey yapmıyorlar. tüketim yapanlar mağdur olduklarıyla kalıyorlar. şubelerde yaşanan olaylar hakkında da pek çok şikayet mevcut. eksiksiz bütün şirketlerin şikayetvar üzerinde yüzlerce çözülmemiş şikayeti bulunuyor. oldukça kötü bir hizmet anlayışı mevcut ve bu artık şirketler adına normal, göz ardı edilebilir duruma gelmiş.
mcdonaldsdan yapılan bir siparişin teslim edildiği durum görsel
sonuç: tüm giderleri tl olan, kur avantajına sahip olmasına rağmen fiyatları amerikadaki eşdeğerlerinden daha yüksek olan bu şirketler daha kalitesiz, daha küçük içerikleri daha kötü bir hizmet ile müşterilerine sunuyor. bunları yaparken de çalışanlarını yoğun iş koşulları sebebiyle mağdur ediyor. müşterilerin geri dönüşlerine asla cevap verilmiyor ve hatalı eylemleri sonucu herhangi bir yaptırıma uğramıyor.
dipnot: fast food ürünleri sağlığa zararlıdır ve az tüketilmesi gerekir. başlığın amacı kötü ve fahiş fiyatlı hizmet veren ünlü fast food şirketlerini eleştirmektir.
kullanılan kaynaklar:
amerikadaki menü fiyatları
fikir oluşturması adına malzeme fiyatları
tahmini çalışan ücretleri
(bkz: alper evin barkın yok mu)
siz ne saçmalıyorsunuz? aym’nin serbest bırakma yetkisi mi var?
o saatlerde adliyedeydim, mesele yargılamayı doğru yapmayan hakimlere denk gelmemek. savcı basit bir soruşturmayı 6 senede tamamlayıp dava açamıyor. al sana hak ihlali.
açılmış davada, yanlış suçtan tutuklanıyor, al sana hak ihlali. önceden aym’nin işlevi vardı, halen var ama çok ve ısrarla işlevsiz hale getiriliyor.
şöyle şovanist söylemlerin nedeni hep akp tiranlığından
o saatlerde adliyedeydim, mesele yargılamayı doğru yapmayan hakimlere denk gelmemek. savcı basit bir soruşturmayı 6 senede tamamlayıp dava açamıyor. al sana hak ihlali.
açılmış davada, yanlış suçtan tutuklanıyor, al sana hak ihlali. önceden aym’nin işlevi vardı, halen var ama çok ve ısrarla işlevsiz hale getiriliyor.
şöyle şovanist söylemlerin nedeni hep akp tiranlığından
bu memlekette egosuz bi meslek erbabi var mi ya?
gecen lastik degistirdim.. adam tekerlegi kendi bulmus gibi davraniyordu aq
gecen lastik degistirdim.. adam tekerlegi kendi bulmus gibi davraniyordu aq
yaşlı bir yakınım emekli hesabından 8 bin liraya yakın para çekiyor. tabi yaşlı olduğu için durumdan habersiz evet-evet onaylıyor ve 200 lira masraf alınıyor.
evine geliyor çocuklar sayıyor para eksik, bir daha bir daha yok yine eksik. atm makbuzu almış allahtan bakıyorlar ki 200 lira masraf düşülmüş ne kimse zan altında kaldı ne de bu düşürdüğünü zannetti iyi ki dekont almış.
işin diğer tarafı 8-10 bin lira maaşla hayatta kalmaya çalışan 70-80 yaş üstü milyon tane yaşlıyı bu orusbu çocuğu bankacılık sistemi yontuyor. yani o insanlar için 200 lira önemli bir para yazık günah...
evine geliyor çocuklar sayıyor para eksik, bir daha bir daha yok yine eksik. atm makbuzu almış allahtan bakıyorlar ki 200 lira masraf düşülmüş ne kimse zan altında kaldı ne de bu düşürdüğünü zannetti iyi ki dekont almış.
işin diğer tarafı 8-10 bin lira maaşla hayatta kalmaya çalışan 70-80 yaş üstü milyon tane yaşlıyı bu orusbu çocuğu bankacılık sistemi yontuyor. yani o insanlar için 200 lira önemli bir para yazık günah...
tahtını yaptılar ama bahtını yapamadılar
#161268931
debe'ye giren entry'de kadın kişi, havalimanından alınmayı bekliyormuş. eğer kendisi bir gün jest yaparak gidip adamı havalimanından alacaksa ya da aldıysa, (o da belki) bir yere kadar kabuldür.
ama net olarak biliyoruz ki, öyle bir durum olsa 'ama ben kadınımmm, onun ayağına gidemeeamm, erkekh dediğin güçlü olur bikeree' filan diyip, aradan sıyrılır da bu tipler.
ki öyle de olmuş; isteği yerine gelmeyince üstüne adama yol verirken de manidarlı gider yapmış kezban, 'ben avcı toplayıcı severim' diye. kafa zaten bu, 'beni mağarama kapatıp, mamutla besle mahmut' diyor adeta.
genç arkadaşlarım için yazıyorum, kendi hayatının sorumluluğunu başkasına yükleyip, asalak bir hayat yaşamayı içine sindirecek herkes, buna bir kılıf da hazırlar. yok iş bitiricilik der, yok ben bir kadınım tabiki beni hak edecek der, yok ben geleceğimi düşünmek zorundayım der. düşünmediği tek şey siz olursunuz.
dışarıda bir yerlerde sizi, mesleğiniz ya da paranıza bakmadan sevecek, kırılsa bile bunu derli toplu olarak anlatacak doğru düzgün kadınlar da var. gidip böyle saçma ve bencil insanlara prim verip, hayatınızı karartmayın.
debe'ye giren entry'de kadın kişi, havalimanından alınmayı bekliyormuş. eğer kendisi bir gün jest yaparak gidip adamı havalimanından alacaksa ya da aldıysa, (o da belki) bir yere kadar kabuldür.
ama net olarak biliyoruz ki, öyle bir durum olsa 'ama ben kadınımmm, onun ayağına gidemeeamm, erkekh dediğin güçlü olur bikeree' filan diyip, aradan sıyrılır da bu tipler.
ki öyle de olmuş; isteği yerine gelmeyince üstüne adama yol verirken de manidarlı gider yapmış kezban, 'ben avcı toplayıcı severim' diye. kafa zaten bu, 'beni mağarama kapatıp, mamutla besle mahmut' diyor adeta.
genç arkadaşlarım için yazıyorum, kendi hayatının sorumluluğunu başkasına yükleyip, asalak bir hayat yaşamayı içine sindirecek herkes, buna bir kılıf da hazırlar. yok iş bitiricilik der, yok ben bir kadınım tabiki beni hak edecek der, yok ben geleceğimi düşünmek zorundayım der. düşünmediği tek şey siz olursunuz.
dışarıda bir yerlerde sizi, mesleğiniz ya da paranıza bakmadan sevecek, kırılsa bile bunu derli toplu olarak anlatacak doğru düzgün kadınlar da var. gidip böyle saçma ve bencil insanlara prim verip, hayatınızı karartmayın.
dusen ucakta ateist olmaz goygoyunu almis, abimin basina geldi diyerek yutturmaya calismis. oha yani biraderim be.
edit: adam gelmis mesaj atmis butun standup’lar kurgu diye. yapma yav? bu beyinle nasil nasa’ya falan gidemediniz siz hayret.
edit: adam gelmis mesaj atmis butun standup’lar kurgu diye. yapma yav? bu beyinle nasil nasa’ya falan gidemediniz siz hayret.
depremin yıl dönümünde aklıma gelen zat.
bu kişinin hala bu işten para kazanıyor olması çok ama çok utanç verici bir durum. 1 sene önceki röportaj, korku! hala dün gibi aklımda. ömür boyu da aklımdan çıkacağını sanmam.
unutmayacağım, unutmayacağız, unutturmayacağız södekoğlu!
bu kişinin hala bu işten para kazanıyor olması çok ama çok utanç verici bir durum. 1 sene önceki röportaj, korku! hala dün gibi aklımda. ömür boyu da aklımdan çıkacağını sanmam.
unutmayacağım, unutmayacağız, unutturmayacağız södekoğlu!
"askeri de korkudan 3 gün boyunca görevlendiremedik" diye devam edebilir. "enkaz altındaki insanlara kendi salalarını dinlettik" gibi eklemeler de olabilir.
çıtayı iyice yükseltti bu orusbular da. allahım ya.