Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
hayır yani maçı kazansak ne olacak? enflasyon mu düşecek? hayat mı güzelleşecek?

bırakın artık ferrari'ye binip manken gezdiren adamları takip etmeyi biraz kendinize gelin.

2018 dünya kupası 2.si, 2022 dünya kupası 3.sü hırvat direktörün maaşı: 700bin avro kaynak

dünya kupasına katılamayan türk direktörün maaşı: senede 1.5 milyon avro kaynak
bugün kk ile görüştükten sonra gazeteciler karşısındaki davranışları, kk yanındayken yaptığı pkk, fetö gibi ahlaksızca göndermeler, öç alma hissiyatı, kibir şovu tekrar gösterdi ki; kendisi kaba, avam, ezik, sığ, kompleksli bir zavallı. egosuna ve hırsına yenik düşmüş, kendisini dev aynasında gören tedavilik bir ruh hastası.

bünyesinde herhangi bir iyi niyet, kibarlık, incelik, teveccüh, tevazu kalmamış.

yüzünden adeta bok akıyor. bu adam ne yapıyorsa kendi için yapıyor. ne gençler ne de halk. sadece kendisini düşünüyor.

"hoşgeldiniz güle güle"

demek öyle ince.

olası kötü bir senaryoda bu ülke seni hiç bir zaman affetmeyecek. sokağa bile çıkamayacaksın.

pislik, ezik. zavallı.
bir avuç yeni yetme veledin twitterdaki danslarını görüp gaza gelen, koltuk sevdasını ve chpye husumetini vatanın önüne koyan bir şahsın cümlesidir. kendisi de 15 mayısta bu cümleleri duyacaktır.
bakın bu öyle alelade bir sorun değil ve hiç kimse bu konuda hiçbir şey yapmıyor.
bu konuda ne bir haber okudum, ne de bir gündem çalışmasına şahit oldum.

geçtiğimiz günlerde dayımın oğlunun bir bahis sitesinde hesabının olduğu ve dayımın kredi kartlarını kullanarak burada kumar oynadığını öğrendik.
bahsettiğim çocuk 17 yaşında bile değil. babasının kimlik bilgileri ile üyelik almış ve binlerce lira kaybetmiş.

eğer bu konuda bir istatistik çalışması yapılırsa, gençler arasında kumarın korkunç seviyelere ulaştığını göreceksiniz. rastladığım bazı instagram paylaşımlarında gördüğüm yorumlar ve illegal bahis sitelerinin takipçi kitlesi tamamen 15-25 yaş grubu gençlerden oluşuyor. araştırmalarıma göre gençler arasında gates of olympus ve sweet bonanza adlı oyunlar çok popüler.

illegal bahis siteleri, gençlerdeki işsizlik ve parasızlıkla besleniyor.

ortalık anne babasının kredi kartlarını patlatan, cebindeki parayı son kuruşuna kadar bunlara kaptıran mutsuz ve umutsuz gençlerle dolu.
neticede bu insanlar henüz genç ve tecrübesiz, böyle şeylerden medet ummaları ve hatalar yapmaları kaçınılmaz.

benim dahi telefonuma hiç alakasız numaralardan spam mesajlar geliyor. ben artık bu sitelere el altından imkan verildiğine ikna olmuş durumdayım.
ekşi sözlük'ü bile dakikasında sansürleyen bir siyasi rejim, isterse bunların fişini anında çekebilir, ama kılını dahi kıpırdatmıyor.

toplumu, anne babaları da bu konuda bilinçlendirmek gerek. aksi halde çok geç olabilir!

edit: bir takım sığırlar reklam yaptığımı ileri sürmüş. olum siz ne art niyetli boktan insanlarsınız lan. örnekledim ki farkındalık yaratayım, sorunun odağında bulunan öğelere dikkat çekeyim. bok yeme diyince bokun reklamını mı yapmış oluyorum? sizin ben aklınızı...

ek: daha şimdiden gelen onlarca mesaj, yardım çığlığı... durum sandığımızdan da korkunç. bize düşen sorunu gündemde tutmak ve yetkilileri bu konu hakkında aksiyon almaya zorlamak. bu işin peşini bırakmayın.

mesajların sadece bir kısmı;

görsel

görsel

görsel

görsel

ek: arkadaşlar hepinize dönüş yapabilmem ve mesajlarınızı paylaşabilmem imkansız. bizler bu konuda daha fazla ne yapabilir, hangi önlemleri alabiliriz? lütfen sorunun çözümüne yönelik geribildirimlerde bulunun ve enerjimizi oraya yöneltelim.
bir gün peder beyin makamına gittim. yanında da bir eleman var iş konuşuyorlar falan.

selam verdim oturdum. arkadaşıymış tanımıyorum tabi. haa dedim ben de iş konuşuyorsunuz sandım. gülerek kusura bakmayın dedim.

oğlum adam durdu şöyle bir süzdü "abiiii senin oğlan esmer güzeliymiş yaww" dedi.

lan oğlum bak ben sakallı kıllı adamım. tamam kendimce bir cazibem var ama yemin ediyorum pipim içine kaçtı adamın şevkinden, kaç gün çıkaramadım.

kadınların gülerken cimri olmalarına empati yapabiliyorum.
şeyi çok kıskanıyorum , bu yabancı dizilerde filmlerde yaşlı karekterler oluyor. gerçekten bilgili ve tecrübeli kişiler oluyor. orta yaşlılar, gençler gidip o bilge aile üyelerinden tavsiyeler alıyorlar. bizim o yabancı dizilerdeki gibi yaşlılarımız yok. bizim yaşlılarımız hem bilgisiz hem gerizekalı. hem de bir tecrübeleri yok. ot gibi yaşamışlar. ot gibi yaşadıkları için öfkeliler biraz da.
asgari ücrete 5 adamın işini yaptırmaya çalışıp, hiçbir yan hak vermeden gece gündüz çalış dersen tabiki gençler iş beğenmez mk! bu bildiğin kölelik.
kurumlarda temizlik.

akpli arkadaşları kendi kanunlarıyla yargılayıp kendi kriterleriyle memuriyetleri ve hayatlarıyla ilgili karar vermek.

aktroll denen heriflerin listesini, aldıkları paraları ve bunların karşılığında neler yaptılarsa hepsini çarşaf çarşaf afişe ederek topluma sergilemek.

medyayı ve oradaki tetikçileri de yukarıdaki muameleye tabi tutmak.

bunları yaparken de hukuka titizlikle riayet etmek.

ilk madde hukuka uygun değil diyecekler için; bu adamlar kısasa kısas diyen şeriatı dibine kadar isteyen adamlar. biraz tatsınlar, hala istiyoruz derlerse saygı duymaya bile başlayabilirim.
bu sorunun cevabı için ilk önce iyi ve kötü kavramlarının ne olduğunun tanımlanması gerekiyor. evrensel olarak kabul gören bir iyi ve kötü kavramı gerçekten? bir grup için iyi olan insan başka bir grup için kötü olabilir. örneklerle ilerleyelim:

* hayatı boyunca suç işlememiş, yere bile tükürmemiş etrafındaki insanlara yardım eden biri var diyelim. ancak kendisi sokak hayvanlarının, başı boş köpeklerin uyutulması gerektiğini düşünüyor.

sokak hayvanlarından rahatsız olan insanlara göre bu arkadaş iyi biri, gecenin kör vakti 4-5 tane köpeğin saldırmasından korkanlar için iyi bir şey söylüyor. ancak hayvan hakları aktivistlerine göre bir canlının yaşam hakkının elinden alınmasını istediği için kötü biri.

* yine yukarıdaki özelliklere sahip ancak ekstra olarak sokak hayvanlarının uyutulmaması gerektiğini düşünen biri var diyelim. onların da yaşama hakkı olduğunu ve bu hakkın ellerinden alınmaması gerektiğini düşünüyor.

kendisi eşcinselliğin bir hastalık olduğunu, eşcinsellerin rehabilite edilmesi gerektiğini savunuyor. bu arkadaş, muhfazakâr kitleye göre iyi biri üstelik hayvan haklarını falan da savunuyor. ancak eşcinsel haklarını savunanlara göreyse kötü biri.

* üçüncü arkadaş, ilk örnekteki gibi naif bir insan üstelik hayvanların uyutulmaması gerektiğine, eşcinsellerin toplumda ötekileştirilmemesi gerektiğine inanıyor ve bunu savunuyor. ayrıca kürtajı da savunuyor.

bu arkadaşımız hayvan haklarını savunucularına, eşcinsel hakları savunucularına ve kadın hakları savunucularına göre iyi birisi. ancak kürtajın cinayet olduğunu düşünen kitleye göreyse bir cani.

örnekleri bu şekilde artırabiliriz. hatta son ve daha uç bir örnekten gidelim: adolf hitler.

hitler, bugün birçok insana göre dünyanın gelmiş geçmiş en gaddar, en cani, en kötü insanlarından bir tanesi ve hatta birincisi. ancak aynı zamanda yine birçok insana adolf hitler yaptıklarında haklıydı.

örneklendirdiğimiz bu karakterlerden bazılarını bu entry'yi okuyanların kimisi iyi birisi kimisi ise kötü birisi olarak görecek.

dolayısıyla insan özünde iyi ya da kötü değildir. insan özünde insandır, nötrdür. savunduğu fikirlere göre kimileri tarafından iyi kimileri tarafından kötü olarak algılanır.
bu şekil şukul, mesnetsiz spiritüeller kafayı yedi, bir de çok hızlı bir şekilde kollara, tarikat modüllerine dönüştüler. dindar versiyonları da mevcut; denk geldikçe hayretle şahitlik ediyorum orta çağ kafası zira, horoskoptan gelecek bakmaya çalışmak. evrendeki varlığının ölçekteki karşılığını anlayamayıp, varlığını bir şey sanmak (enerjisel olarak) komik nereden bakarsanız bakın, ciddi bir zaman, inanç kaybı.
bir tutturmuslar masadan kalkmasaydı diye... kaç ay burada mansur olsun ekrem olsun diye algı yaptınız.kadın da bunun için bir hamle yaptı.mansur ve ekrem'i isteyenler faturayı meral hanım'a kesecek öyle mi?o kadar vefasız mı acaba bu seçmen?kendi payıma oyum iyip'e cumhurbaşkanlığı için de sinan bey'e.
gercekten buna inanan var mi bilmiyorum ama cok guzel bir keriz silkeleme.

planlanmis bir senaryo. son dakikada ortak adaya doneceklerdir, kimse hayal kurmasin.

adamlar bugune kadar neye karsi cikmis ki buna karsi ciksin.

amac akp'den daha fazla vekil kopartmak. 3-5 fazla vekillik versin ortak listede akp, yarin u donusu olur. ucuz ama tutacak bir blof. akp'nin de baska sansi yok.

ya refah ve bbp'yi ikna eder, ya da mhp'ye ekstra kontenjan acar. olay kapanir gider.

mhp'den bir durus bekleyen yazarlar goruyorum. komik olmayin.

not: kk muharrem gorusmesi oncesi olmasi da cok manidar. memleket'e bak biz de ayri giriyoruz, chp listelerinden girme mesaji olabilir. fakat cok farkli seyler. memleket %6 alsa bile tek basina girince mvligi alamiyor.
iskoçya , ingiltere ile türkiye arasında uçurumu bırak, galaksi var. adamlar dünyanın öbür ucundan birini başbakan seçiyor. herkes başbakan olabilir diyorlar. gerçekten çok ilginç. bizde ise alevi diye seçmiyorlar. bizim daha temizinden 200 yılımız var şu seviye için.
merhabalar, sera hanım.

türk siyasetinin en cesur isimlerinden biri olduğunuz aşikar. ancak merak ettiğim şey şu ki; ne oldu da 6 sene önce, "kürt faşistleri" dediğiniz kesim ile yan yana yürür oldunuz? bu, sadece hepimizin yaşayabileceği zaman içerisinde oluşan bir fikir değişimi mi yoksa başka bir şey mi?

sevgiler.
hayatımda ilk defa bana gazetecilik yaptıran site.

görsel

görsel

görsel

iadeci, köylü, kötü kalpli anadolu tayfası; amazon sayesinde garibanı dolandıramıyor. bundan dolayı da gıyabında sallıyorlar. şark kurnazı mı anadolu kertenkelesi mi artık neyse...

(bkz: #150762648) üstte ekran görüntüsü alınmış kişi, amazon'a "çöp" diyen kişi, recebin sırf seçimde oy kazanmak için toplum zararına desteklediği togg adlı takunyayı güzelliyor, eleştirenlere hakaret ediyor. aynı kişi internetten hiç alışveriş yapmamış olduğunu da iddia ediyor. bunlar niye böyle?

bakın takunyalı arabaya sevinenler vatandaşı esnaf düdüklesin isteyenlerin aynısı.
başlığı hortlatan manitanın profiline ufaktan bir göz gezdirdim. istediği kriterlerde bir erkeğe eş olamayacağının bilincinde olan bir kadının öfkesini 100 ışık yılı öteden bile tanırım. allah yardımcısı olsun. ha ama bu kezbana aradığı ilgiyi veren sözlük abazasına her şey müstahak o ayrı.
#150759800

acaba neden buca'da deprem oluyor? çünkü 4.9 büyüklüğünde olan buca depreminin ardından o fay henüz tam olarak sönümlenmedi. deprem sıklığı o depremin ardından azalarak devam etti. fark ettiyseniz depremler buca fayında haftada bire kadar düştü, bunlar artçı depremler. karadan büyük bir deprem gelir mi gelmez mi deprem bilimcilerin bazıları gelir derken bazıları ise gelmez diyor. o tamamen ayrı bir konu

maraş depreminde olan ufak depremler öncü deprem niteliğinde daha önce hareketsiz olan uzun bir fayda gerçekleşmişti. buca fayı ise 5km uzunluğunda kısa bir faydır. deprem büyüklük potansiyeli maksimum 6 seviyesindedir. insanları korkutmanın anlamı yok. bilginiz yoksa fikrinizin olmaması daha iyi olur.
ben öğretmenim 25 yaşıma kadar okuldu dershaneydi yazları hariç para kazanamadım şu an 14 bin maaşım var.

abilerim 15 yaşından beri çalışıyor belki de daha küçük yaşta başladılar şu an şoförlük yapıyorlar ortalama 20 bin maaş alıyorlar mesai felan 30 bine yaklaşıyor doğal olarak benimle dalga geçiyorlar, bizim bu duruma düşürülmemiz hoşlarına gidiyor , o yüzden hepsi ölümüne tayyipçi

ailesinin yanında yaşayan a101 çalışanı 11 12 bin alıyor inşallah daha çok alırlar hak ediyorlar. muhtemelen başka şehre atanacak öğretmen 14 bin alıyor kira, okula ulaşım, mutfak, kıyafet vb masrafların arasında boğuşuyor. hep öğretmenden bahsediyorum ama doktorlar hariç tüm memurlar aynı durumda. sırf kiraya maaşın yarısı gidiyor

allah daha çok versin ama eğitimin liyakatin okumanın bu kadar değersiz hale getirildiği başka bir dönem yoktur herhalde
varoslasmaya baslayan dizi demissiniz de gecen bolumde de serenay'a leopar kaban ve parlak rugan pantolon giydirdiler yav. dizide ilk bolumde kafa atan kadin vardi. dizi bastan beri varos kadinla keko erkegin hikayesiydi yani. tipki yeni turkiye gibi.

aslan iktidarsiz cikacak. bu kadar maganda davranislarinin tek aciklamasi bu. at fava bekle.
rıza çalımbay, adını unuttuğum giresun hocası, eski konya teknik direktörü ilhan palut kendisini cebinden çıkarır. montella veya pirlo'yu söylemiyorum bile. hadi iyi zannettik getirdik. peki neden halâ takımın başında? ayıp ya.
komşudan gelecek en güzel ve huzur verici ses sessizliktir arkadaşım. komşusundan tsm dinlemeye meraklı amma insan varmış ha, isteyen açar insan gibi dinler tutan mı var? günün hangi saatinde olursa olsun başkalarının evinden taşan seslere gürültü denir, hele de türkiye gibi ses izolasyonu, insana saygı ve mesafe ayarlama kontrolünün rezalet olduğu bir ülkede buna ekstra dikkat etmek gerekir. insanlık hali, tabii ki kayıt stüdyosu yalıtımında yaşamıyoruz, ister istemez bir şeyler duyacağız da duyuracağız da ama medeniyet dediğin bence komşudan gelen sessizlikle gayet de ölçülebilen bir şey.

ya da sabah sabah volümünü ayarlamaktan aciz yan komşum olacak ayı oğlu ayının balgam atma sesiyle uyandığım için ben artık tahammül seviyemde tehlikeli yerlerdeyimdir, bilmiyorum. kafama ses engelleyici cihaz taktırmama ramak kaldı.
japon otomotiv devleri no more ev diyerek bu teknolojiyi de kirli ve gezegene zararlı olabilir diye adlederken, hidrojen yakıt hücresi ile çalışan mirai model araçları amerikada 1000 in üzerinde satmış bile. hidrojen dağıtım ağını da diğer japon üreticiler ile birlikte kurmuşlar ve bu sayede asıl ekolojik devrim böyle yapılır diyorlar.

mühendislik ve bilim bu sektörü bambaşka bir yere getiriyor. bu problemler ancak arge ve mühendislik yaklaşımı ile çözülebilecek ve dünyada bu işe kafa yoranlar asıl saygıyı hak eden insanlar. bu insanlar belki kendisinin bile alamayacağı teknolojiyi tasarlıyor ki 50 bin doların üzerinde bir fiyatla piyasaya çıkmış bir otomobilden bahsediyoruz. fakat eminim ki bir probleme çözüm getirerek doğaya fayda sağladım diye tatmin duygusu tavan yapmıştır.

biz 1 birim olan malı 3 e alıp 5 e satmaya devam ede duralım teknoloji artık takip edemeyeceğimiz bir hızla bizden uzaklaşıyor. *

tanım: broadwayin hala popülaritesini koruduğu yerde olmayacak olan gelişmedir.
arjen robben'i tanımlamak için şöyle bir ifade kullanılırdı. sağa çekerse asist, sola çekerse gol.
bu arkadaş sağa çekerse diğer taraftan taç, sola çekerse aut oluyor.
bir filmde izlemiştim cia yetkilisi şöyle diyordu. "eskiden bilgiyi saklamak için çok sıkı korurduk ama bunun işe yaramadığını farkettik ve bizde bilgiyi herkesin erişebileceği bir konumda tutmaya başladık ama gerçek bilginin yanına pek çok yalan bilgide koyduk ve hangisinin gerçek olduğunu sadece biz bildiğimiz için bilgi daha güvende" diyordu. bu söylem de onu hatırlattı bana doğru olabilir ama olmayabilir de inanılmaz bir bilgi kirliliği var.
her türlü lince rağmen 13. cumhurbaşkanı olacak kişi. laf söylenemiyor denen adama 7/24 küfür ve hakaret ediliyor, teröristler yolunu kesip roketatarla saldırıyor, şehit cenazesinde inek hırsızı şerefsizler tarafından fiziken lince uğruyor. fahrettin'in troll'leri gelmiş "eleştirilemiyor" diye algı uyduruyor hem de pek muhterem, kainatın en birinci şampiyon lideri(!), sözüm ona "reis" orada dururken. insanları aptal yerine koymak sizin hobiniz bunu biliyoruz ama kimse yemiyor artık. mamanız kesilecek, liyakatsiz bütün kadrolarınız boşalacak, 5-6 maaşlı, huzur haklı haram düzeniniz son bulacak. 5'li çeteleriniz darmaduman olacak. korkunuz ve tutuşmanız bu yüzden, her türlü algı ve iftiraya başvurmanız, ince'ye sarılmanız bu yüzden ve herkes her şeyin farkında.

2 kilo et olmuş 1 gram altın. halkın cebi, mutfağı yangın yeri. 3 gün depremde insanları kurtarmak yerine kızılay'a çadır sattıranlarsınız siz. istediğiniz kadar algı kasın, isterseniz mansur başkanın dediği gibi masanın üstüne çıkıp tepinin, gidiyorsunuz.
elindeki telefonu 18. yüzyılda tayt giyen ve bunu maskülenlik olarak benimseyen insanların torunları üretti.

eğer erkeklikten kastımız güçse, ve güç yüklenen anlamlardan bağımsız olarak işlevsellikse, ben renkli çorap giyip teknoloji geliştiren adama errrrkek gibi giyinip davranan ancak bir sike faydası olmayıp millete sataşan adamdan daha çok adam, erkek derim.

geçiniz bunları.
ne yaparsınız yapın ama yazarlardan onay almadan almamanız gereken telefon. onay almak için ekşi sözlük iphone sahipliğine uygunluk bölümü ateşeliğine sunmanız gereken belgeler;

* mesleki durumu gösteren belge - mavi yakalı olmadığınızı, plazada ya da kendi ofisinizde çalıştığını göstermesi gerekmektedir.

* son 3 yıllık gelir beyannamesi - gelirinizin istanbul ortalamasının en az 10 katı olduğunu belirtmesi gerekmektedir.

* kullanım amacını gösteren 10000 kelimelik yazi - kamera, mikrofon gibi özellikleri tam kullanabileceğinize namus ve şerefiniz üzerine söz verdiğiniz açıkça ifade edilmeli.

* ikametgah belgesi - kadıköy, nişantaşı, etiler gibi bir mahallede yaşadığınızı kanıtlar nitelikte olmalı.

işbu belgeleri toplayamıyorsanız, hafifletici sebepleri özetleyen bir kapak yazısı sunmalısınız. her başvuru duruma göre değerlendirilip, bu telefonu alıp alamayacağızına dair karar verilecektir.

onaylar maksimum 3 ay süre için verilmekte, bu onay süresi içinde zam gelirse iptal olmakta ve yeniden başvuru gerekmektedir.

imza: baş ateşe tanımlanamayan yazan nesne
bak yarrak kafalılara bak! avrupalarda top oynayan malların 2 0 geride olduğu maçta 17 yaşında çocuk son dakikalarda girsin 3 gol 4 asist yapıp kendi kalesinde çizgiden 8 top çıkarsin istiyorlar. amk malları sizi. beğenmeyin siz. biz bayılıyoz yarrak kafalılar
seçim sonrası ensonhaber'de ne başlıklar göreceğiz daha ne başlıklar. kk şunların bi ağzına bi götüne 100$ sokuştursun; sonra o serkan'ın benim ninemde chp'liydi tweetleri eşliğinde en son haberde arka planını atatürk yapar devam eder.
erkan baş'ın müjdesini verdiği çok sevindiğim haber:

onu sadece unutulmayan rolleriyle değil, planlı bir provokasyona maruz bırakılan ahmet kaya’yı cesurca savunmasıyla da hep şükranla hatırlıyoruz.
milletvekilliği adaylık teklifimizi kabul ederek bize güç veren sevgili mehmet aslantuğ’a yürekten teşekkür ediyorum.
#tipsenin kaptan
gurbetçilerin avrupa’da yaşarken sosyal demokrat politikalar izleyen, lgbt’yi destekleyen partilere oy atıp türkiye’de ise akp’ye oy atma olayı.

hollanda seçimlerinden örnek; pvda ve denk gibi ağırlıklı iki sol görüşlü partiye oylarını atarlarken , türkiye için %63 akp almış.
https://www.instagram.com/…nuk/?igshid=ymmymta2m2y=

biz hem hollanda’da keyfini yaşayalım, hem fe türkiye’de döviz uçsun demişler arkadaş.
200 tl'lik bankot piyasaya sürüldügünde, 200 tl ile 131 dolar alabiliyordunuz.

bugun 200tl ile 10,45 dolar satın alabilirsiniz.

kisacasi,

01.01.2009 dan bu yana cebinizdeki 120 dolar buhar oldu. ve görenen o ki kısa vadede bu parite 10 doların da altına düşecek.

tanım; " ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz."

edit: entry üzerinden ağır elestiri ve hakaretler geliyor. aptalca fikirlerinizi kendinize saklayın. okumak isterseniz, uzun uzun bu konuları anlattıgım 700 e yakın ekonomi entrym mevcut. şimdi başlarsanız 15 mayıs sabahına kadar anca okursunuz.
(bkz: ahahahahhaha)
futboldan zerre anlamayan amiplerin hırvatistan karşısındaki performansına bok attıkları futbolcu. adam kendi takımında yokluktan sol bek oynuyor. futboldan anlasanız bu adam milli takımda niye sol bek oynuyor diye milli takım teknik heyetini eleştirirsiniz. yok boş, yok balon, yok bilmem ne. adamın hakaret yemiş hali bile maçta en çok top kazanmış, en çok pas arası yapmış, en çok dribling yapmış, en çok mesafe kat etmiş.
diyorlar ki dolar artacağı için düşüyor. e geçmiş yıllarda dolar/tl bazlı grafik ile bist grafiğini koyun aynı ekrana bir inceleyin. ne gördünüz? dolar artarken başlarda kısmen artış gönderen bist, sonrasında ivme artışıyla o açığı kapatıyor. neden mi? iki sebebi var, ilki ihracat yapan firmaların artan dolar ile bilanço artışı ikincisi de dolar bazlı ucuz kalan hisselere yabancı talebi.

burda önünde tek engel var o da seçim belirsizliği. anketler netleştikçe başta yabancı yatırımcılar olmak üzere yavaştan alımlar başlayacaktır.
en kısa sürede cnn türk'te ahmet hakan'ın baş konuğu olarak yayınlara başlar. biliyorsunuz ahmet hakan böyle muhalefeti karıştıracak, zarar verecek isimleri sever.