Sık geçen başlıklar

gençlerin çalışmak istememesi 5

ekşi'de gör
y kuşağıyım. rahatım, kariyerli hatta pek çok insanın saygı duyduğu, yapmayı istediği bir mesleğe sahibim. buna rağmen maaş almaya devam edeceksin ama unvan, titri bırakıp uğraştığın şeyleri hiç uğraşmamış sayacağız deseler bir dakika durmam, bırakırım çalışmayı. sadece gençler değil orta yaşlılar için de geçerli bu.

çalışma ortamı nerede olursanız olun nefret edilecek bir ortam. süreklilik sağlamak, devamlı psikolojik baskı ve stres, önünde havuç olan at gibi nereye gittiğini bilmeden koşup durmak... ne için? 70-80 sene ömrüm var başıma başka bir iş gelmezse. 40 yaşına yaklaştım, yarısı gitti. iş hayatım boyunca rahat edip stressiz şöyle oh be diyerek yaşadığım mutlu olduğum zaman dilimi yok. yok arkadaş abartmıyorum, yok. tatile gittim evet, ama orada dahi acaba bir sıkıntı çıkacak mı diye düşünüp zehir ettim kendime. bu anksiyete durumu sadece benimle ilgili değil, her işin yapısında bu stres var. tek kelimeyle bıktım. çalışmak istememek kadar normal bir durum yok. çok çalışarak ölümü hızlandırıyoruz olay bundan ibaret.
kısmi olarak doğru bir önerge, neden kısmi olduğunu biraz açarak açıklamak isterim ama öncelikle;

türk insanı genel olarak çalışmak istemiyor, 2+2=4. belirli bir hırsa sahip insanlar dışında toplumumuzda çalışma isteği kendi işyeri bile olsa oldukça düşük diyebilirim. herkes kısa sürede zengin olmanın peşinde, bunun ihtimalinin düşük olduğunu farkedince de kitlenin çalışma hevesi kaçıyor diyebiliriz.

bizimkine benzer toplumlard- ülkelerde iş verenler bu durumu yan hak ve şirket aktivitelerini arttırarak, iş ortamını ve etkinlikler ile çok daha dinamik hale getirerek kısmi de olsa çözebiliyor ancak son bulunduğumuz dönemde türkiye içerisinde bulunan şirketler bu tarz aksiyonları bırakın arttırmayı, yan haklarla birlikte azaltmaya başladı. bu durum da şirketler içerisindeki turnoverı arttırırken çalışan kalitesinin de düşmesine sebep oluyor yani dünyayı yine 20 yıl geriden takip ediyoruz.

ek olarak günümüz patronları eski dönemin patronlarına göre çok ama çok daha acımasız arkadaşlar. çok basit bir örnek ile başlık altındaki entryleri de incelerseniz, benim mezun olup işe girdiğim dönem bile bu günden çok uzak olmamasına rağmen iş hakları yeni başlayan gençler için şimdiye göre çok daha iyiydi. asgari ücretin 1600tl olduğu dönemde üniversite mezunu olarak rahatlıkla 2800-3500 tl bandında iş bulabiliyorduk ki bu durumdan o kadar da memnun değildik. iş veren bu aradaki farkı 4-5 yılını yüksek eğitiminin karşılığı olarak başlayan çalışanına veriyordu ancak yukarıdaki entrylere baktığımızda sanki sanayide çırak alır gibi iş öğrenmesi için “ genç arkadaşlara tavsiye; yeni mezuna 16.000 tl mayış mı versin patron yav, girin asgari ücrete iş öğrenin tabii cağnım” yazanlar oldukça gençlerin çalışmamak istemesi çook normal. bakın 2018 2019 da yeni mezun kişiler asgari ücretin 2 katına büyük şehirlerde rahatlıkla iş bulabiliyordu diyoruz yani şu an 17000tl ye denk geliyor ama ağam bunu çok fazla görüyor. arkadaşlar, bunu yazan bazı patron bozuntularına ben çok şahit oldum, adamın organize sanayi bölgesinde 300-400 m2 üretim tesisi var baya bildiğin cücük gibi kobi ama altında range rover, şirket arabası passat, oğlunda en kötü golf( şirkete öğlen gelir çay içer 2 story atar 4 de avm ye s.olur gider) evi saray yavrusu ve bunları 3-4 yılda yapmış. e bir çok şaibe içerisinde bunu yapmasının en büyük sebebinden birisi it gibi çalıştırıp sırtından para kazanırken genç arkadaşlara asgari ücreti reva görmesi veya daha kötüsü “ sen şimdi yeni mezunsun, gel 1 ay çalış beğenirsek alalım ama maaş da yok onu sonra konuşalım” lara getirmeleri, inanın çook ama çok gördüm.

şimdii hal böyle olunca, kardeşim kiralar olmuş en az 7-8.000 tl, ev araba almak desen hayal artık, e kıçı kırık telefon ya, konsol veya makyaj malzemesi! kardeşim bunu fransada mcdonaldsda asgari ücretle çalışarak rahatlıkla alıyor insanlar. gençler burada bu tepkileri alıp bunları da görünce çalışmak istemiyor tabii ki. üstüne çocuk gitmiş üniversite okumuş ve kendini geliştirmek için bir şeyler yapmış belki ama gençlere yukarıdaki gibi 12-13k maaş teklif ederken sokaktaki motokurye dediğimiz meslek grubunda sadece motor sürmenin ve okuma yazma bilmenin yeterli nitelik sayıldığı meslek grubunda (arkadaşları tenzih ederek söylüyorum kesinlikle bir art niyetim yok) adamın ortalama 20k para kazandığını gördüğünde ağır ağır hayatı sorguluyor.

bunları düşünüp lütfen öyle yorum yapın, dönem 2000 lerdeki gibi 6 ay çalışıp peşinatını verip 2 yıl krediyle tertemiz 0 araç alabildiğiniz o dönem değil, hele 90 larda çalışan insanlar ki şu an bazıları çalışma arkadaşlarım, iş yerinde “ yaa eskiden bayramlara ikramiyemiz yatardı, özel günlerde hediyelerimiz gelirdi, hayat çok ucuzdu yaa” diye ağlıyorsunuz ama gelip burada 2-3 nöronunuzla ahkam kesiyorsunuz, yapmayın!
asgari ücrete 5 adamın işini yaptırmaya çalışıp, hiçbir yan hak vermeden gece gündüz çalış dersen tabiki gençler iş beğenmez mk! bu bildiğin kölelik.
bundan çok değil on yıl önce amerika'dan türkiye'ye geri dönüş yapan biri "ne yapacağım amerika'da, türkiye şartları daha iyi" deyip, birkaç yıl türkiye'de yaşadıktan sonra ekonomik kriz belirginleşmeye başlayınca tekrar yurtdışına kapağı atmıştı.

imkânı olanlar yurtdışına kendisini atıp, kariyer ve maddi olarak kendini kurtarmaya bakıyor. onun haricinde ülkede öğretmen olarak atanıp çalışmaya başlayıp, hayatını idame ettirirken canın sıkılıyor. on yıl önce ülke krediye boğulmuş, cari açık olmasına rağmen bir denge içerisinde ve döviz krizi henüz yaşanmamış iken evini, arabasını alanlar şimdi gençlere öğüt vermeye çalışıyorlar ya; işte onlara sağlam bir dayak atmalı!

ülkenin kaderinde 10-20 yıl arasında bir gerçekleşen saçma ekonomi buhrana yeniden merhaba dedik. bunun temel sebepleri arasında çok farklı sebepler olduğunu biliyoruz ancak sonuç itibariyle yoksul oranı her ay artan bir ülke olduğumuz gerçekliği değişmiyor.

gençlerin içtiği kahveye, yediği vitaminsiz yemeğe laf edenler var. gençliğin çalışmama motivasyonu altında yatan temel sebep, aldığın parayla bile borcu döndürememe olayı. ben gençlere bakınca bunu görüyorum. ailesi zengin olanların keyfi yerinde, onların başka türlü dertleri oluyor (kariyer, daha iyi çalışma ortamı vs.) ama genel itibariyle aldığın ücret birikim yapmana izin vermiyorsa, ne diye çalışmak istersin ki?

gençlere kızmıyorum, kızamam. gençleri anlamayan yaşı belli bir seviyeye gelmiş andavallara kızarım ancak. onlar zaten tapındıkları fikirsiz ideolojileri yüzünden ülkenin bu hale gelmesine ses etmediler, etmeyecekler de...
gencim ve çalışmak istemiyorum. çalışarak bir yere varamayacağımız açık. bize verilen maaş ile işe gelebiliyoruz ancak. yani patronların işini yapabilmek için gerekli yaşama koşullarını sağlayacak kadar maaş alıyoruz. birikim yapmak, bir ev almak artık çok zor. yani sermayenin yeniden üretimi için debelenip duruyoruz. stress, toksik ortam cabası. minimum düzeyde temel ihtiyaçlarımı karşılayacak bir güvencem olsa bi dakika bile çalışmam.