Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
gururun peşinden gidilmeli.

kendim ve onurum için yaşıyorum. ayrıca bir insanın ağzından çıkacak “evet”i beklemek için sevginin peşinden gidenler de bana hep zayıf karakterli gelmiştir.

“benim olmayan güzelin adı yok”
veli toplantısına katılmak. bir an dalıp uzaklara gidiyorsun, sıradaki karalamalara bakıp ortaokuldaki hoşlandığın kız geliyor aklına, kantinden gelen patso kokusu... sonra rüya aniden bitiyor, okul aile birliği falan bişeyler diyorlar, para toplanacak diyorlar, ayılıp etrafına bakıyorsun bisürü yaşlı başlı insan öğretmeni dinliyor. ne işim var burda diyorsun, yıllar ne çabuk geçmiş diyorsun. sonrası hoşgeldin andropoz.
fetöcülerden nefret ediyorum. gerçek vatan haini bunlar tamam fakat kadının yaşadığı şeyler insan haklarına aykırı. başlığı açan kişi de kadının yaşadığı tacizi iğrenç bir dille bizlere anlatmış. ben senin yazdıklarını söylemeye utanıyorum da sen yazmaya utanmıyorsun. vatan haini de olsa tacize uğramış. bunu bu ( orasını parmaklatmış falan ) şekilde ifade etmeye hakkın yok.
yahu sizler nerelerde yaşıyorsunuz? nasıl bir eğitimden geçiyorsunuz da bu hale gelmişsiniz? ve o kadar çoksunuz ki? herkes birbirine onay verdiği için, kenar mahalle dilini normalleştirmişler. çok seviyesizsiniz. sizlerle gerçek hayatta tanışmak istemem. ağzınızdan çıkanlara 1 dk. tahammül edemem.
edit: "ülkene ihanet edip, gidip yunan'a sığınırsan böyle insanlık dışı muameleye de maruz kalabilirsin." buna benzer bir şekilde ifade edemez miydin? çok mu zor? neden sürekli seviyesiz yorumlarınızı okumak zorunda kalıyoruz?
şu lgbt ile ilglii tartışmalarda en çok ayar olduğum iki konu var:

1) cinselliği göze sokmak.

yahu lgbt'lere nefret kusmadığınız vakitlerin dışında x yapan kızın amacı başlıklarını doldurmakla meşgulsünüz. heteroseksüel cinselliği ile ilgili yazdıklarınız da hiç ufuk açıcı ve özgürleştirici değil. toplamı, arkadan darbeli, çıtır hasarlı, ikinci el araba ilanı seviyesinde.

hayatsızsınız oğlum!

millet hayatını yaşıyor. siz sürünüyorsunuz.

lgbt'nin kendi varoluşunu savunması koyun olduğunuzu bir kez daha yüzünüze vuruyor.

bak bunlar başka ülkelerde heteroların yaşadıkları.

büyük perhiz öncesi insanların kurtlarını dökmesi için düzenlenen festival.
rio karnavalı

bundan 50 yıl önce cinsel devrimini yaptı.
woodstock

yeni millenyuma dev rave partileri ile girdiler:
berlin love parade

sonra amsterdam'daki adamı görünce feleğin şaşıyor. tüm dünya gay olacak tribine giriyorsun.

amsterdam kanal geçidi

ne kadar hayatsızsın biliyor musun? eskiden insanlar milli piyango bileti alırdı. çekilişte, büyük ikramiye çıkarsa, bu para ile kaç tane daire alacağının hayalini kurardı. şimdi toki çekilişine giriyor. piyango kendisine vurursa, üstüne soğan ekmek yiyip taksit ödeyecek. halbuki, toki, şans oyunu değil bir haktır.

2) "yakında dibimizi dövdürmezsek homofobik olacağız" diye sayıklayan ve lgbt ile ligili her konuda kendi götünü masaya koyan adamlar.

hocam, şu götünü ver de artık, sen de kurtul lgbt de kurtulsun. insanların senin götünden çok daha ciddi dertleri var ve sen götünle masayı işgal ediyorsun.
dünya resesyona giriyor,
türkiye daha giremedi bile. dünya girdiğinde 1.5 yıl sürecek, biz bu işi uzata uzata 2 yıl 3 yıl resesyonda kalacağız.

durgunlukta maaşlı iş bırakıp, müşteri arayacağın bir iş kurmak ne kadar mantıklıysa, o kadar mantıklıdır.
sözlük bir süredir bu tarz başlıklarla doldu. sosyal medyadan şahıs gönderileri çekip linçleme kültürü oluştu. abi salsana insanları kim ne bok yerse yesin. sosyal medyada gördüğünüz gönderinin altında ekşide paylaş butonu mu var?
kazaklar kendilerini türk olarak görmezler. bırakın şu asılsız turancılığı. özbek, kırgız, kazak hiçbiri birbirini de sevmezler. sınırlarda hep çatışma olur. kazakistan'a gitmiş, yerinde görmüş biri olarak söylüyorum. herhangi bir savaşta senin değil, anında rusya'nın yanında yer alırlar. yıllardır sscb tarafından büyük asimilasyona uğramış bir toplumdur. günlük yaşamda kazakça yok denecek kadar az kullanılır, ana dil rusça denilebilir. ve türkiyeli türklerden hoşlanmazlar. bunu daha pasaport kontrolünde hissetmeye başlarsınız. buradan gidenlerin kadınlara yaptıkları sarkıntılık, olay çıkarmalar vs yüzünden orada da mimlenmişiz.

bayrak olayına gelirsek; 2. ve 3. olan kazak sporcular daha bizim sporcumuz gelmeden bayrağı ortak tutmak istemişler. herhangi bir kasıtlı saygısızlık yok. bizim sporcumuzun biraz gereksiz sert tutumu var. bayrağı elleriyle havaya kaldırıp gökte tutabilirdi. kısacası gereksiz anlar yaşamışlar.
çok net söylüyorum ki örnek anlamamaktır. ileri derecede gerizekalılık belirtisidir.

bir şeyin nadirliğini anlatırsın mesela, dersin ki çölde su gibi. çıkar çölde su olur, adına da vaha denir der. malın en önde gideni odur.
başlıkta defalarca yazılan bir safsata var:
neymiş, kadınlar geç öğrendiği için kötü kullanıyormuş. alâkası yok. her erkek 13 yaşında öğrenmiyor bu mereti. 30 yaşında öğrenip yine kadınların %99'undan iyi kullanan erkekler var.
neden 2017'den bu güne çalışmaların sürdüğünü merak etmeme sebep olan uygulamadır.

milli eğitimden bir müdür yardımcısı anlattı:

milli eğitimde bir okulun bir faturasını (mesela su faturası) ödemek için bilgisayarda 2 defa 5-10 dakika süren işlem yapılıyor. sonra en az 8 kağıt çıkıyor yazıcıdan. sonra arabaya-otobüse binilip milli eğitime ve mal müdürlüğüne gidiliyor. burada hem para gidiyor, hem bir müdür yardımcısı 1-2 saatini yollarda harcıyor.
eğer fatura işleminde bir hata yapıldıysa mal müdürlüğü “belgenizde hata var” diye arıyor. tekrar arabaya-otobüse binip mal müdürlüğüne gidiliyor. hatalı evrak alınıyor, tekrar en az 8 çıktı alınıp tekrar mal müdürlüğüne gidiliyor.

bakın faturayı devlet ödüyor. ve bu işlem her ay, her fatura için (telefon, internet, elektrik, su, doğalgaz vs.) yapılıyor.
kağıtlar, yol masrafları, bir müdür yardımcısının boşa giden (okulda bulunamadığı) onlarca saati…

ve yıl 2022.
sevgili turkcell.

çok değerli turkcell ceo su murat erkan beyefendi.

birbirinden kıymetli sahada çalışan celocanlar..

sevgili murat bey ya da murat abi, aramızdaki samimiyete inanarak size abi demek istiyorum, lütfen kabul buyurunuz. tabii şahsınıza ve makamınızın büyüklüğünü biliyorum ama malum türk samimiyeti, engin hoşgörünüzü sığınıyorum.

sevgili murat abi, yıllar önce konturlu 535 li hat ile başlamıştı serüvenim. hani şu bir mesaja 2 kontör zamanları, sene 2000 lerin hemen başı. fakir mahallede büyüdüğümüzden herkesin telefonu kontörluydu malum, bir tek tombalacı tombul vardı istisna faturalı hat sahibi.
ibne tüm mahalleye tombala oynatır, 5 taşa marlboro itelerdi de ben hep 10 numaralı kartı çekerdim uğur olsun diye. elimde 1den 99 a kadar rakamların olduğu torbayı bize sallatır sonra güzelce sikerdi bizi hep. genelde çıkmazdı bu torbadan benim rakamın kartı, sonradan farkettimki 10 numaralı kartın taşları eksikmiş meğer. aman be tombul um
sikiyordu bizi ama yüzü gülüyordu en azından.

ericsson 337 sinin faturasını tüm mahalleye ödetiyormuş meğer, olsun be bütün haklarım helal olsun benden yana tosunuma.

bunu neden hatırlattım bilmiyorum murat abi ama anı işte be. hey gidi koca turkcell.
nerden nereye. heh hatırladım murat abi, tombulunkini sallıyorduk ama kazanamıyorduk ordan sanırım..

bu yazımın sebebi nuzülüne gelince sevgili murat abi, biraz önce turkcell uygulamasından hediye kazandığımı öğrendim. nasıl mutlu olduğumu anlatamam, sahi ya sahi, bu sefer sallayıp kazanacaktım hem de hiç boş yoktu.
bir hevesle, bir şevkle sallamam ile o yüzü gülen celokızımızın kazandınız demesi, benim tarifsiz sevincimi 2 katına çıkarmıştı.

görsel

aman allahım ya, tam 2000 kontör değerinde 1000 sms kazanmıştım. nasıl ya nasıl olabilirdi bu, bu ne kadar büyük bir hediye idi böyle, benimdi ya sahi bu.

hemen telefon rehberimde hoşlandığım ama bir türlü açılamadığım 4 platonik, 7 flört aşamasında ve benden hoşlandığını zannettiğim ama benim yüz vermediğim 24 kadına hayırlı çarşambalar mesajı attım, hiçbiri cevap vermedi ama olsun be, belki de kontörleri yoktu cevap verecek değil mi. herkes benim kadar şanslımıydı sahi. yarın bir daha atarım nasıl olsa, olmazsa bir daha, bir daha ve bir daha. sapık değiliz ya, amacımız şu gök kubbede hoş bir aşk bırakmak.

eğer bir aşk başlayacaksa müsebbibi sensin ey celocan. antenlerini sevdiğim benim.

murat abi biz sadece anneanneden 56, babaanneden 47 torunuz. bunun amcaları, dayıları, halaları, teyzeleri de koyarsak 120-130 kişi. aynı anda hepsine mesajı attım, hepsi geri döndü bir anda "kim öldü lan rafet bu saatte mesaj attığına göre" dediler. "durun yahu" dedim, "sms hakkım var da".
emmoğlum "senin amk" dedi ama neden dedi halen anlamış değilim. sanırım kıskandı.
kendisi vodafone lu da, hediye çarkından 3 gb internet kazandığı için canı sıkkındı kaç gündür.

görsel

diğer emmoğlu da türk telekom lu, onun canı daha sıkkındır diye tekrar mesaj atmak bile içimden gelmiyor murat abi. ibne pornocu zaten hediye internetini böyle yerlerde kullanıyor.

görsel

sevgili murat abi, daha şimdiden 150 sms hakkımı kullandım, birazdan ilkokuldan başlayıp, üniversiteden çıkacağım. aklıma kim geldiyse artık bir muhabbet bir muhabbet. asker arkadaşlarımı saymak bile istemiyorum 750 kişi aynı koğuşta, osuran mı dersin, horlayan mı. insan unutamıyor o kokuyu be murat abi. birazdan hepsine mesaj atıp özlem gidereceğim sayenizde.

naçizane sizden ricam, özellikle bayram günlerinde bu sms hakkımızı çoğaltmanızı rica ediyorum. yetmez falan ne me lazım murat abi. unutmayın bayramlar mesajlaştıkça çoğalır değil mi.

satırlarıma son verirken, bizleri yıllar öncesine götürüp bu değerli nostaljik ödüllerle buluşturduğunuz için şahsım adına teşekkürü borç bilirim. şirket adresinize şahsınız adına güvercin ayağına bağlanmış mektup yolladım bunu da kabul buyurunuz.

saygılarımla...
içki haramdır, domuz eti tabudur.

haram kişinin dini yorumuna göre bile değişir, günah olduğunu bilseniz bile onu görmezden gelebilir, bir iki günahla sıyırabilirsiniz.

ama tabu kültürümüzün, yaşamımızın en kılcal damarlarına kadar işlemiş olan bir dürtüdür. bunun dinle alakası yok. daha doğrusu senin din diye kavramsallaştırdığın ve domuz eti yememeyi de içine koyduğun o olgudan, kategoriden binlerce yıl daha eskidir. hatta onbinlerce yıl, bazılarına göre ise milyonlarca yıl eskidir.

ekşi sözlük eski günlerdeki gibi olsaydı uzun uzun yazmaya şevkim olurdu. o yüzden ayrıntılı bilgi isteyen marvin harris'in "inekler, domuzlar, savaşlar ve cadılar" adlı kitabına bakıp tüm iddiaları iyi bir antropolog gözünden okuyabilir.
yukarıda yazılan kelimelerin birçoğunu yaşlılara söylerseniz size uzaylı gibi bakarlar, çok kullanılmayan güzel eski türkçe kelimeler ama çoğunluk ne duymuştur ne de anlamını bilir. sallamak serbest nasılsa hepinizin dedesi/nenesi/babası roman karakteri zaten.
5500 lira asgari ücret alıp, togg togg diye götünü yırtan, yol yabdıcı çomarlar ne düşünüyor acaba bu fiyat konusunda!

tanım: devlet desteği olmadığı sürece bu fiyatlara dahi satılmasının mümkün olmadığı değerlendirmedir.
hakemlerle ilgili açıklamayı iç sahada geriden gelerek güç bela kazandığın gaziantep maçından sonra değil de fenerbahçe maçından sonra yaparsan millet ağzını bırakıp götüyle güler,hiç kusura bakmayın.

o maçta hakem çığırından çıkmış haldeyken sırf maç kazanıldı diye konuşmuyorsan,şimdi de bu açıklamandan sonra bir galatasaraylılar bile seni ciddiye almaz.
"kadermiş, lanet olsun böyle kadere"

şu cümleyi, "aman muhafazakar kesim yanlış anlamasın" korkusundan, kurmaktan imtina eden bir ana muhalefet partisi var. ama bu cümlenin, ana muhalefet partisinin kemik seçmeninde de mutlak bir karşılığı var. bunu duymak istiyor tam olarak chp seçmeni.

maden şehidi falan yok kardeşim, madenlerde ihmaller ve özel şirketlerin kar hırsı yüzünden iş cinayeti kurbanı olan işçiler var. bunu chp bu şekilde diyemiyor madem, kim diyorsa o övülür.
(bkz: cahillik)

edit: öncelikle şunu söyleyeyim doğuluyum boşuna şov yapmayın. her konuda olduğu gibi bu konuda da felaket bir ikiyüzlülük var. öğretmen, doktor, polis gibi kamu görevlileri doğu görevi iptal edilsin diye bir taraflarını yıllardır neden yırtıyor o zaman biriniz açıklasın bana, madem o kadar güzel bir yer niye birçoğunuzun aileleri doğudan batıya göç etti cesurca ve dürüstçe cevap verin o halde. kaçak elektrik kullanımının yoğun olduğu bir yer hepinizin ağız dolusu küfürler ettiğini sözlükten biliyorum. küçük kızları başlık parası için mal gibi gören, evlendiren ve uzay çağında hala aşiret denen derebeylik düzenine boyun eğen, aile arasında mal bölüşümünde sadece kadın olduğu için kendi kızına mal vermeyen babaların olduğu, kaçakcılığın yıllardır hüküm sürdüğü. berdel, beşik kertiği, kan davası, namus davası gibi adına töre denilen saçmalıklara devam edilen, pkk denen terör örgütüne sempati besleyen bir kısım insanların olduğu bir yerden bahsediyoruz daha fazla yazıp konuyu dallayıp budaklandırmayayım.

her bölgenin kendine has saçmalıkları, artısı/eksisi vardır ama dünyayı dolaşmış biri olarak hem bizim ülkemizin doğusu hem de bizim doğumuzda kalan (ortadoğu-hindistan-afganistan-pakistan-çin vs) toplumlarda öyle cahillikler var ki artık bu son nokta dediğiniz anda daha saçmasını görmeniz an meselesi oluyor o yüzden cehallette kendilerine göre kaliteli işler çıkarıyorlar tabi buradaki zıtlık/ironi durumu sizin anlayışınız kadar.

ha merdine denk gelirseniz o sizin gönlünüzü ihya eder ama çoğunluk öyle değil la fontaineden masallar dinlemek hoşunuza gidiyor biliyorum, o yüzden iyi dinlemeler.
işi son dakikaya yetiştirmiş tasarımcıya ait logodur. nerede görsem tanırım

duyar kasan tayfa toplanmış yine. güzel işe tabii ki saygı gösterilir ama logo yapma sitelerinden çıkmış gibi bi logo itelerlerse - üstelik cumhuriyet'in 100. yılı gibi özel bi olaya - tepki göstermek gayet normal. logodan, tasarımdan, göz zevkinden anlamayanlar gelip duyar kasıyor.

verdiği mesaja gönderme yaparak bi de logoyu güzelleştirenler var. beğenmedik diye vatan haini ilan edecekler nerdeyse. acayip adamlarsınız mk

galatasaray'ın cumhuriyet'in 100. yılı ile ilgili logosu:

görsel

fikir aynı. yine sonsuzluk işareti. daha fazla özen gösterilmeliydi ancak nispeten fenerbahçe'ye göre daha güzel tasarlanmış.
bu anketle birlikte son dönem anketler incelendiğinde chp ve akp' oylarında ciddi bir değişim yok ama diğer bütün partilerin oyları oldukça değişken. bir ankette mhp barajı geçemiyorken diğerinde çok rahat geçiyor. iyi parti bir ankette 20'leri zorlarken bir diğerinde 11- 12 oy alıyor.

ben bu değişkenliği akp'den kopan seçmenin oldukça kararsız olmasına bağlıyorum. adeta nereye oy vereceklerini bilmez haldeler ki seçim döneminde bu oyların bir kısmı geri dönebilir akp'ye.

bir diğer ilginç sonuç btp. son bir kaç ankette artık btp'nin varlığı tamamen ortaya çıkıyor. ben bunu genç ve yeni bir yüzün etkisi olarak yorumluyorum. keşke bazı partiler de bunu görebilse .

son olarak bu tür anketler sansür yasasına takılabilir gibi geliyor bana. zira akp yöneticileri oylarının yüzde 40 olduğunu söylüyor. bu anketleri yalan bilgi ve yalan haber olarak görüp işlem yaptırırlar mı, göreceğiz.
bu zavallının bence tedaviye ihtiyacı var. atatürk milliyetçiliğinden bahsedip atatürk'e ve silah arkadaşına ayyaş diyenlerle yol yürümesi acınası. dönekliğin de bir parça onuru olmalı