iletişim fakültemizin o zamanki sinema televizyon bölüm başkanı idi sanırım sevgili aysun hoca. fakülteye yeni başlamışız ilk dersimiz, nasıl iletişimci oluruz onu dinliyoruz kendisinden.
bir ihtiyaç için, soru sormak için birinin odasına girdiğinizde kapıyı tıklayıp "pardon, kusura bakmayın, rahatsız ediyorum ama..." gibi cümleler kurarak konuşmaya başlamayın demişti.
biz zaten o odalarda size sorularınızda yardımcı olmak için oturuyoruz rahatsız ediyorum derseniz karşı taraf direkt o düşünce ile sizi dinler diye de uyarmıştı.
o günden beri ne zaman birinin odasına girecek olsam aklıma bu cümlesi gelir.
direkt sorumu sormaya özen gösteririm.
sahiden de ne zaman ağzımdan kaçsa, ya rahatsız ediyorum ama desem "evet amk ne vardı" bakışı ile karşılaştım.
belki hep tesadüfen denk geldi ama yine de o odadaki kişilerin benim için orada olduğunu biliyor ve düşünüyor olmak beni hep daha özgüvenli hissettirdi.