kedim melek oldu. onu özlüyorum ve onunla birlikte uyumaktan bir tek gün bile rahatsız olmadım.
onunla yatıp uyumak bana huzur veriyordu. uyanır uyanmaz günüm dinamik başlıyordu. iş arkadaşları falan, çalıştığım iş yerinde zaten günde onlarca insanla muhatap oluyordum. ama sonra tüm o dinamiklik bitiyor ve eve bitkin bir şekilde geliyordum. yatağıma uzandığımda kedim usulca yanıma geliyordu, sanki yorgun ve üzgün olduğumu anlar gibi. sevgiyle kıvrılıyordu yanıma. tüm gün duyulan onlarca insanın sesi aklımda iğrenç yankısını kaybediyor, sadece dinginlik oluyordu odamda. bir gün hasta oldu. koynuma girerken bile zorlanıyordu. ama bakışlarıyla bana sanki şöyle diyordu: “ölürsem ölmemiş gibi yaparım, sen üzülmeyesin diye.”
kedisiyle aynı yatakta yatan bir hijyen yoksunu olarak onu çok özlüyorum.
Sık geçen başlıklar
tut miki yan cek 7
ekşi profilişu “bardağın dolu tarafına bak” telkinini çöpe atan silsile. böyle bir durumda bardağın kırıklarından başka bir şey yok ortada. hatta bu duygular silsilesi sarmaşık gibi öylesine sarmış ki, ortada bardak bile olmayabilir. durum herkes yüzünü güneşe çevirmişken, sizin geceyi beklemenizden ibaret gibi...
bu stres, umutsuzluk, karamsarlık, üzüntü ve korku duyguları çok şey kaybettirir gibi görünse de kazandırdığı şeyler de yok değildir. insanlar beklentilerini arşa çıkarmışken, siz yerin dibinde bir yerlerdesinizdir. hal böyleyken, fark etmeseniz de artık her şeye hazırsınızdır, bundan daha öte ne olabilir ki! insanlar maviye ulaşmak için kendini yırtarken, siz siyahlara çoktan alışmışsınızdır.
bu stres, umutsuzluk, karamsarlık, üzüntü ve korku duyguları çok şey kaybettirir gibi görünse de kazandırdığı şeyler de yok değildir. insanlar beklentilerini arşa çıkarmışken, siz yerin dibinde bir yerlerdesinizdir. hal böyleyken, fark etmeseniz de artık her şeye hazırsınızdır, bundan daha öte ne olabilir ki! insanlar maviye ulaşmak için kendini yırtarken, siz siyahlara çoktan alışmışsınızdır.
ilkokul numaram 31, ortaokul 69. istesem de unutamam. söyleyin şimdi, bu benim suçum mu?
yusufeli barajı belgeselinin heyecanı sardı durup dururken beni. maç bitse de yusufeli barajı belgeselini izlesek.
"trt belgeselinde antilopların cinsel organlarının sansürlenmesi."
allah düşünenemiş, trt düşünmüş.
allah düşünenemiş, trt düşünmüş.
rodriguez öyle bir gol attı ki, topa vuruş sertliğinden olacak birkaç dakika sonra adalesi attı. oyundan çıkıyor.
reza zarrab'a ödül veren ama daha dün akp'ye "harun gibi geldiler, karun gibi oldular" diyen kişidir kendisi. unutan varsa hatırlasın!