yine güven istismarına dayalı bir dolandırıcılık sistemi
normalde rezalet başlığı olsa; "eeee yani?" der, 1/10 puanı verip, lincimi atıp geçerdim ancak yazar arkadaşı bu ibretlik hikâyeyi paylaşarak uyardığı için teşekkür ederek gidiyorum.
bu sistemde kimsenin dikkatini çekmeyen birşey var, piyano.
daha önce yine piyano ile benzerini duymuştuk. bu satılık nesne öyle özenle seçilmiş birşey ki; alıcı kişi ile dolandırıcı arasında başlı başına güven tesis ediyor. sonuçta piyano lan, sanat sever; kibar ve eğitimli bir insandır sahibi, nasıl dolandırıcı olabilir ki? dimi.
o halde al sana havale, eft. and its gone.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
yabancı gerizekalı değil böyle bir vaade kanıp gelsin. yabancı bilir ki bugün kendisi için değiştirilen kanun yarın tekrar değiştirilip kendisine silah olarak döner. ekonomiden anlamıyorsunuz onu anladık bari biraz konuşmayı da bilseniz.
türkiye kimsenin şahsi toprağı değil. kimse benim ülkeme dünyaya haber salıp herkesi çağıramaz. bu ülkenin kendi insanı yok mu da her geleni sikli baba tekkesi gibi içeri buyur edelim. ispanya kayalardan attı kimse ırkçı demedi. polonya erkekler giremez dediğinde kimse faşist deyip karşı çıkmadı. biz öyle bir şey de demiyoruz, ülkelerine geri gönderilsinler diyoruz. bunu da demeye hakkımız yoksa, amk yerinde ne bok yemeye duruyoruz?
hayır sanki görende ülkeye gelenler doktor, bilim adamı, sanatçı, hukuçu filan zannedecek. bakıyorsun milletin kıçını başını kameraya alanlar. kızın kafasına taşla vurup öldüren tipler.
bu ülke kolay kazanılmadı, tarihimiz götten uydurmalarla da yazılmadı kendinize gelin.
hayır sanki görende ülkeye gelenler doktor, bilim adamı, sanatçı, hukuçu filan zannedecek. bakıyorsun milletin kıçını başını kameraya alanlar. kızın kafasına taşla vurup öldüren tipler.
bu ülke kolay kazanılmadı, tarihimiz götten uydurmalarla da yazılmadı kendinize gelin.
ıt's always sunny in philadelphia, the tudors, family guy ve the simpsons. bana cnbc-e nostaljisi yaşat netflix lütfen
suriyeli ince bağırsağı herhalde. afiyet olsun kardeş.
dk 90, 1-0 öndesiniz.
allah hiçbir takımı atletico madride 1-0 yetiyorken bunlara karşı 1-0 geride oynamak zorunda bırakmasın.
dk 70, daha 68 pas yapmış atletico madrid. rakibe 2. bölgede başlayan çılgın bir pres, sert savunma, kalede oblak. fenalık geldi yazarken bile. maça 30 saniye aralıksız bakınca araya atletico madrid savunması giriyor. 90a giden şutu tek elle kurtaran oblak falan beliriyor.
başka gol olmaz, atletico'nun turu hayırlı olsun.
dk 70, daha 68 pas yapmış atletico madrid. rakibe 2. bölgede başlayan çılgın bir pres, sert savunma, kalede oblak. fenalık geldi yazarken bile. maça 30 saniye aralıksız bakınca araya atletico madrid savunması giriyor. 90a giden şutu tek elle kurtaran oblak falan beliriyor.
başka gol olmaz, atletico'nun turu hayırlı olsun.
babaya borç verilmez. aile içinde kimin ihtiyacı varsa onun ihtiyacı görülür. biz böyle gördük.
+abi sizin arabayla tarladan odun alayım mı?
-al
yani geçmiş olsun ama işler bu noktaya gelmemeliydi sanki.
-al
yani geçmiş olsun ama işler bu noktaya gelmemeliydi sanki.
sabah kalktığımda gökyüzünü görünce “yoksa ukraynada nükleer silah mı kullandılar lan” dediğim olay.
nasıl bir ülkede yaşıyosam, iyice paranoyak olduk.
nasıl bir ülkede yaşıyosam, iyice paranoyak olduk.
artık iyice emin olduğum, google'ın aklımızdan geçenleri okuyup ona göre reklam göstermesi durumu.
daha önceden de hep bir şüphem vardı, hiç aratmadığım ama düşündüğüm şeyler reklam olarak karşıma çıkıyordu. ama asla emin olamadım, çünkü belki arkadaş ortamında sesli olarak söyleyip, söylediğimi unutmuşumdur dedim. ta ki geçen haftaya kadar...
geçen hafta tuvaletimi yaparken aklıma tenise başlama fikri geldi. sonra tamamen aklımdan çıktı bu fikir. ne bir yere yazdım, ne kimseye bahsettim. tenise başlama fikri aklıma geldiğinde kulaklığım takılıydı ve telefonum yanımdaydı. ben tenise başlama fikrini unutmuşken, 2 gün sonra karşıma "{x} şehrindeki tenis kurslarını bul" reklamının çıkmasıyla şok oldum. ne bir yere yazmıştım(whatsappda arkadaşlar dahil), ne de sesli olarak söylemiştim.
şimdi diyeceksiniz ki önceki google aramalarımı analiz edip, benimle aynı şeyleri aratan insanların bir sonra ne arattıklarına bakıp, onların arattıklarını bana reklam olarak göstermiş olabilirler. bu kişilerle hayat tarzlarımız çok benzer olduğu için, tenise başlama fikrinin onların aklına da gelmiş olma ihtimali yüksek. ama hikaye burada bitiyor mu? hayır.
google'ın aklımı okuduğundan işkillendikten sonra bir test yapayım dedim. hayat tarzımla alakası olmayan, benimle aynı şeyleri aratan insanların asla aratmayacağı bir şey düşüneyim dedim. aklıma tesbih geldi. hiç yaşam tarzıma uymayan, asla kullanmayacağım bir eşya.
birkaç gün boyunca aklıma geldikçe tesbih almayı düşündüm, kendimi tesbih çekerken hayal ettim. tam aklımdan çıkmışken, artık tesbih düşünmeyi unutmuşken, google karşıma trendyol'un reklamını çıkardı. ve reklam kapağında ne olsa beğenirsiniz? evet, tesbih. ne bir yere yazmıştım, ne aratmıştım, ne de sesli olarak söylemiştim. ama işte karşımdaydı, yaşam tarzımla alakası olmayan tesbih reklamı.
konuyu arkadaşlarıma bahsettiğimde kendilerine çoğunlukla iç çamaşırı reklamı çıktığından bahsettiler. bu yüzden benim bir test grubuna dahil olduğumu düşünüyorum. yani google yeni yapay zekasını test etmek için belli insanları seçmiş ve yeni algoritmalarını onlar üstünde deniyor.
çoğu kişi inanmayacak biliyorum. ama bundan yıllar önce "google bizi dinleyip ona göre reklam gösteriyor" denildiğinde bunu komplo teorisi olarak görüp dalga geçen insanlar şu an google'ın bizi dinleyip reklam göstermesini tamamen kanıksamış durumda. ek olarak, snowden nsa'i herkesi dinlemekle ifşalayalı neredeyse 10 yıl oldu. bu 10 yıl içinde ellerindeki inanılmaz boyutlardaki verileri kullanıp insanların hareketlerini önceden tespit edecek bir algoritma geliştirmiş olmaları, sandığımız kadar düşük ihtimalli değil.
daha önceden de hep bir şüphem vardı, hiç aratmadığım ama düşündüğüm şeyler reklam olarak karşıma çıkıyordu. ama asla emin olamadım, çünkü belki arkadaş ortamında sesli olarak söyleyip, söylediğimi unutmuşumdur dedim. ta ki geçen haftaya kadar...
geçen hafta tuvaletimi yaparken aklıma tenise başlama fikri geldi. sonra tamamen aklımdan çıktı bu fikir. ne bir yere yazdım, ne kimseye bahsettim. tenise başlama fikri aklıma geldiğinde kulaklığım takılıydı ve telefonum yanımdaydı. ben tenise başlama fikrini unutmuşken, 2 gün sonra karşıma "{x} şehrindeki tenis kurslarını bul" reklamının çıkmasıyla şok oldum. ne bir yere yazmıştım(whatsappda arkadaşlar dahil), ne de sesli olarak söylemiştim.
şimdi diyeceksiniz ki önceki google aramalarımı analiz edip, benimle aynı şeyleri aratan insanların bir sonra ne arattıklarına bakıp, onların arattıklarını bana reklam olarak göstermiş olabilirler. bu kişilerle hayat tarzlarımız çok benzer olduğu için, tenise başlama fikrinin onların aklına da gelmiş olma ihtimali yüksek. ama hikaye burada bitiyor mu? hayır.
google'ın aklımı okuduğundan işkillendikten sonra bir test yapayım dedim. hayat tarzımla alakası olmayan, benimle aynı şeyleri aratan insanların asla aratmayacağı bir şey düşüneyim dedim. aklıma tesbih geldi. hiç yaşam tarzıma uymayan, asla kullanmayacağım bir eşya.
birkaç gün boyunca aklıma geldikçe tesbih almayı düşündüm, kendimi tesbih çekerken hayal ettim. tam aklımdan çıkmışken, artık tesbih düşünmeyi unutmuşken, google karşıma trendyol'un reklamını çıkardı. ve reklam kapağında ne olsa beğenirsiniz? evet, tesbih. ne bir yere yazmıştım, ne aratmıştım, ne de sesli olarak söylemiştim. ama işte karşımdaydı, yaşam tarzımla alakası olmayan tesbih reklamı.
konuyu arkadaşlarıma bahsettiğimde kendilerine çoğunlukla iç çamaşırı reklamı çıktığından bahsettiler. bu yüzden benim bir test grubuna dahil olduğumu düşünüyorum. yani google yeni yapay zekasını test etmek için belli insanları seçmiş ve yeni algoritmalarını onlar üstünde deniyor.
çoğu kişi inanmayacak biliyorum. ama bundan yıllar önce "google bizi dinleyip ona göre reklam gösteriyor" denildiğinde bunu komplo teorisi olarak görüp dalga geçen insanlar şu an google'ın bizi dinleyip reklam göstermesini tamamen kanıksamış durumda. ek olarak, snowden nsa'i herkesi dinlemekle ifşalayalı neredeyse 10 yıl oldu. bu 10 yıl içinde ellerindeki inanılmaz boyutlardaki verileri kullanıp insanların hareketlerini önceden tespit edecek bir algoritma geliştirmiş olmaları, sandığımız kadar düşük ihtimalli değil.
ön edit: aynı dertten muzdarip yazarlardan gelen mesajlardan anladığım kadarıyla mesele motorun yapabildikleri değil çifte standart.
motosiklet sürücüleri sağlarında ve sollarında hayâli birer metre varmış gibi izole bir alan isterken iş boşlukları kullanmaya gelince 60 santim gibi düşünmeye başlıyorlar.
karşı argüman geliştirmeye çalışan motosiklet sürücülerinin attıkları mesajlarda ise içten yanmalı motoru olmayan iki tekerli araçlara belli hız sınırına kadar tanınmış bazı haklardan yola çıkarak bir manipülasyon çabası mevcut. şehirlerarası otobüslerin bile 2,5 metre genişliğe sahip olduğu bir yoldaki 3,5 metrelik şerit genişliğinin ambulans geçişi ya da benzer bir acil durumda fermuar formasyonu yapmak için değil aynı şeritte geçiş yapmak için var olduğunu sananlar bile varmış, onu öğrendim.
- - - - - - - - - -
motosiklet kullanıcılarının "zaman kazanma" argümanı gerçekten mide bulandırıcı. bu kadar açık, bu kadar cüretkârca, bu kadar rahat ifade edememeliler bu suçu. bu kadar basit şekilde normalleşmemeli bu!
şeritte araç varken o aracın sağından, solundan geçmek suçtur.
aynı şeritte iki motorun yan yana gitmesi suçtur.
iki şerit de doluyken araçların arasındaki bir metrelik boşluktan geçmek suçtur.
duran trafikte motorun boyutlarına güvenip şerit değiştirerek kuyruğu yarmak suçtur.
dört tekerli araç sürücülerinden dört tekerli araç saygısı görmek istiyorsanız dört tekerli araç gibi davranacaksınız. bulduğunuz her bir metrelik boşluktan geçerseniz dört tekerli araçlar da sizi sıkıştırmakta sakınca görmez. karşılıklı olarak suç tetikleyip duruyorsunuz trafikte, olan masum sürücülerin güvenliğine oluyor.
motosiklet sürücüleri sağlarında ve sollarında hayâli birer metre varmış gibi izole bir alan isterken iş boşlukları kullanmaya gelince 60 santim gibi düşünmeye başlıyorlar.
karşı argüman geliştirmeye çalışan motosiklet sürücülerinin attıkları mesajlarda ise içten yanmalı motoru olmayan iki tekerli araçlara belli hız sınırına kadar tanınmış bazı haklardan yola çıkarak bir manipülasyon çabası mevcut. şehirlerarası otobüslerin bile 2,5 metre genişliğe sahip olduğu bir yoldaki 3,5 metrelik şerit genişliğinin ambulans geçişi ya da benzer bir acil durumda fermuar formasyonu yapmak için değil aynı şeritte geçiş yapmak için var olduğunu sananlar bile varmış, onu öğrendim.
- - - - - - - - - -
motosiklet kullanıcılarının "zaman kazanma" argümanı gerçekten mide bulandırıcı. bu kadar açık, bu kadar cüretkârca, bu kadar rahat ifade edememeliler bu suçu. bu kadar basit şekilde normalleşmemeli bu!
şeritte araç varken o aracın sağından, solundan geçmek suçtur.
aynı şeritte iki motorun yan yana gitmesi suçtur.
iki şerit de doluyken araçların arasındaki bir metrelik boşluktan geçmek suçtur.
duran trafikte motorun boyutlarına güvenip şerit değiştirerek kuyruğu yarmak suçtur.
dört tekerli araç sürücülerinden dört tekerli araç saygısı görmek istiyorsanız dört tekerli araç gibi davranacaksınız. bulduğunuz her bir metrelik boşluktan geçerseniz dört tekerli araçlar da sizi sıkıştırmakta sakınca görmez. karşılıklı olarak suç tetikleyip duruyorsunuz trafikte, olan masum sürücülerin güvenliğine oluyor.
sebebi, içki içmemesiymiş. içki içmiyor ama yüzük partisi yapıyor. çok şey kaçırdınız zaar.
arkadaşa madalya verelim bu programı bir kez bile izlemediği için gurur duyuyormuş.
adamın gurur kaynağına bak amk.
izlemeyip bu başlığa bunu yazma ihtiyacı hisseden ilgi budalalarına “muhteşemsin cool çocuk” yazılı madalya takılması gereken yarışma.
adamın gurur kaynağına bak amk.
izlemeyip bu başlığa bunu yazma ihtiyacı hisseden ilgi budalalarına “muhteşemsin cool çocuk” yazılı madalya takılması gereken yarışma.
müthiş bir atmosferde başlayan maç, susmayan galatasaray taraftarı ama 3.dk yenilen erken gol. sonra uğraş dur.
maalesef türk takımlarının olmazsa olmazı inşallah olmaz tabi.
not: ardagülerspor
maalesef türk takımlarının olmazsa olmazı inşallah olmaz tabi.
not: ardagülerspor
elektrik ve su idaresine gidin tapunuz ve noter ihtarmenizle. suyu ve elektriği kestirin.
(varsa gazı da kestirin) nasıl yaşıyorsa yaşasın.
ya da bileği sağlam birisini bulun o sizin yerinize çıkartsın.
(varsa gazı da kestirin) nasıl yaşıyorsa yaşasın.
ya da bileği sağlam birisini bulun o sizin yerinize çıkartsın.
vay arkadaş.
ülkenin çiftçisine ananı da al git.
ülkenin doktoruna giderseniz gidin.
ülkeme gelen bir gram faydası olmayan tam aksine benim ödediğim vergilerle beslenen ne idüğü belirsiz adamlara ülkemiz sizin siz kalın.
ben bu durumu böyle anlıyorum yanlış mı anlıyorum yanlışsa biriniz doğrusunu lütfen bana anlatın.
ülkenin çiftçisine ananı da al git.
ülkenin doktoruna giderseniz gidin.
ülkeme gelen bir gram faydası olmayan tam aksine benim ödediğim vergilerle beslenen ne idüğü belirsiz adamlara ülkemiz sizin siz kalın.
ben bu durumu böyle anlıyorum yanlış mı anlıyorum yanlışsa biriniz doğrusunu lütfen bana anlatın.
benim anlamadığım bir konu var. gerçekten merak ettiğim için yazıyorum, muhatapları ciddi olarak cevaplarsa sevinirim.
durumdan hiç rahatsız olmadığını söyleyen insanlar için bu işin herhangi bir limiti var mı? mesela abartalım; sokaklarda 50 milyon başıboş köpek olsa yine "beğenmiyorsan sokağa çıkma" mı diyecekler? 100 milyon olsa? 200?
samimi olarak soruyorum; sokaklar artık iğne atsan köpeklerden yere düşmeyecek noktaya gelse yine aynı tavrı mı sergileyeceksiniz yoksa bu işin bir sınırı olması gerektiğini düşünüyor musunuz?
eğer bir sınır olması gerektiğini düşünüyorsanız şu anda o sınırın zaten ötesinde değil miyiz? yok değiliz diyorsanız, her eleştiriye "sokağa çıkma o zaman" deyip hiçbir şey yapmamaya devam edersek o sınıra doğru gitmiyor muyuz? sonra ne olacak? ona da o zaman mı bakacağız?
durumdan hiç rahatsız olmadığını söyleyen insanlar için bu işin herhangi bir limiti var mı? mesela abartalım; sokaklarda 50 milyon başıboş köpek olsa yine "beğenmiyorsan sokağa çıkma" mı diyecekler? 100 milyon olsa? 200?
samimi olarak soruyorum; sokaklar artık iğne atsan köpeklerden yere düşmeyecek noktaya gelse yine aynı tavrı mı sergileyeceksiniz yoksa bu işin bir sınırı olması gerektiğini düşünüyor musunuz?
eğer bir sınır olması gerektiğini düşünüyorsanız şu anda o sınırın zaten ötesinde değil miyiz? yok değiliz diyorsanız, her eleştiriye "sokağa çıkma o zaman" deyip hiçbir şey yapmamaya devam edersek o sınıra doğru gitmiyor muyuz? sonra ne olacak? ona da o zaman mı bakacağız?
akp'nin akdeniz belediye başkanı tarafından kurulan cümle
yalnız dikkat edin; alamıyorduk demiyor, alamıyordunuz diyor.
hani cümlenin sonuna nankör köpekler diye eklese, gram sırıtmayacak bir üslup.
ne buzdolabı, hatta ateşi de siz buldunuz aq. 15 yıl önce enikleriniz dolmuşa binerken, şimdi çakarlı merso'larla geziyor.
elbette halkın homurdanması sizi rahatsız edecek. çünkü korkuyorsunuz konforunuzu kaybetmekten. var bi hayalimiz
kriz tüm dünyada var, her yerde fiyatlar artıyor demiş bir de.
iyi de yavrum, kurun etkisi yok mu fiyatlarda?
sizin partinin zekasıyla yanıtlayacak olursak; dolar 1 yıl önce de amerika'da 1 dolardı. ama dolar 1 yıl önce türkiye'de 7 liraydı, şimdi 15'e merdiven dayadı.
küresel krizi tam da bu yüzden 2 kat olarak hissetti bu millet.
başarısızlığı bile başarı olarak göstermeye çalışacak şeref ve haysitte olmak da ne bileyim.
yalnız dikkat edin; alamıyorduk demiyor, alamıyordunuz diyor.
hani cümlenin sonuna nankör köpekler diye eklese, gram sırıtmayacak bir üslup.
ne buzdolabı, hatta ateşi de siz buldunuz aq. 15 yıl önce enikleriniz dolmuşa binerken, şimdi çakarlı merso'larla geziyor.
elbette halkın homurdanması sizi rahatsız edecek. çünkü korkuyorsunuz konforunuzu kaybetmekten. var bi hayalimiz
kriz tüm dünyada var, her yerde fiyatlar artıyor demiş bir de.
iyi de yavrum, kurun etkisi yok mu fiyatlarda?
sizin partinin zekasıyla yanıtlayacak olursak; dolar 1 yıl önce de amerika'da 1 dolardı. ama dolar 1 yıl önce türkiye'de 7 liraydı, şimdi 15'e merdiven dayadı.
küresel krizi tam da bu yüzden 2 kat olarak hissetti bu millet.
başarısızlığı bile başarı olarak göstermeye çalışacak şeref ve haysitte olmak da ne bileyim.
(bkz: edmond dantes)
canından çok sevdiği kadın ve çevresi tarafından ihanete uğramış bir adam.
canından çok sevdiği kadın ve çevresi tarafından ihanete uğramış bir adam.
turk milleti olarak domuz yememe sebebimiz kesinlikle islami degildir, alkol ve seks de haram. domuzlar gocebe atalarimiza uyum saglayacak hayvanlar degildi bu kultureldir. islam oncesi aliskanliklarimiza, islam doneminde de devam ettik. bir cok turk artik musluman degil, ancak yine de hic birimiz domuz yemiyoruz.
fakirler çocuk yapardı, zenginler egzotik hayvan beslerdi.
şimdi ise azıcık da olsa fakirler akıllandı çocuk yerine kedi besliyorlar. zenginler de egzotik hayvan yerine çocuk yapıyolar.
şimdi ise azıcık da olsa fakirler akıllandı çocuk yerine kedi besliyorlar. zenginler de egzotik hayvan yerine çocuk yapıyolar.
link
çok rahat bir şekilde bakan tarafından açıklanan rakamdır. sayın bakanım , 12.5 milyar tl ne demek siz biliyor musunuz? hani bilmiyorsanız link yavuz sultan selim köprüsünün maliyetinin 8.5 milyar tl olduğunu görüyoruz.
hazineyi durduk yere böyle bir zarara uğratmanın amacı nedir ve nereye kadar bu sistemle hazineyi daha fazla borca sokmayı düşünüyorsunuz?
sonuç olarak , bize zam ve vergi olarak yansıtacağınız 12.5 milyar tl'yi millete faiz olarak dağıtmaktansa, bu meblağın , çiftçiye destek olmakla birlikte bütün tarım sorunlarını çözebileceğiniz bir miktar olduğunun farkına neden varmıyorsunuz?
çok rahat bir şekilde bakan tarafından açıklanan rakamdır. sayın bakanım , 12.5 milyar tl ne demek siz biliyor musunuz? hani bilmiyorsanız link yavuz sultan selim köprüsünün maliyetinin 8.5 milyar tl olduğunu görüyoruz.
hazineyi durduk yere böyle bir zarara uğratmanın amacı nedir ve nereye kadar bu sistemle hazineyi daha fazla borca sokmayı düşünüyorsunuz?
sonuç olarak , bize zam ve vergi olarak yansıtacağınız 12.5 milyar tl'yi millete faiz olarak dağıtmaktansa, bu meblağın , çiftçiye destek olmakla birlikte bütün tarım sorunlarını çözebileceğiniz bir miktar olduğunun farkına neden varmıyorsunuz?
serbest piyasa denen olgudan habersiz olanların ıslak rüyasıdır.
anlatamadık bir türlü. satıcının bir mala istediği fiyat o malın piyasası olmaz. isteyen istediğini yazar.
piyasa o mal o fiyattan el degistiriyorsa, yani alan varsa oluşur.
e alan varsa da kalana bok yemek düşer.
siz alamıyorsunuz diye kimse malını satabilecegi bir fiyattan aşağıya vermek zorunda değil.
satamıyorsa da zaten sorun yok. malın fiyatı ister istemez düşecektir.
piyasa ve fiyatların geldiği hal belliyken hala market, benzinlik, ikinci el satıcı, ev sahibi vs suçlamak beceriksiz iktidarın yüzünü yıkama çabasından başka bir şey değil.
ekonomik çöküntüye komünist çareler aramayın.
anlatamadık bir türlü. satıcının bir mala istediği fiyat o malın piyasası olmaz. isteyen istediğini yazar.
piyasa o mal o fiyattan el degistiriyorsa, yani alan varsa oluşur.
e alan varsa da kalana bok yemek düşer.
siz alamıyorsunuz diye kimse malını satabilecegi bir fiyattan aşağıya vermek zorunda değil.
satamıyorsa da zaten sorun yok. malın fiyatı ister istemez düşecektir.
piyasa ve fiyatların geldiği hal belliyken hala market, benzinlik, ikinci el satıcı, ev sahibi vs suçlamak beceriksiz iktidarın yüzünü yıkama çabasından başka bir şey değil.
ekonomik çöküntüye komünist çareler aramayın.
parola: kobra tatile çıksın
edit: meleğimiz canımız verdiğiniz destekler için teşekkür ediyor.
edit2: beşiktaş belediyesi ve veteriner hizmetleri müdürlüğünden aldığım telefona istinaden yarın sabah 10:30'da kendi yerlerinde buluşacağız. bu tip kayıpların ve ihmallerin nasıl biteceği ile ilgili bir görüşme yapacağız. eğer yarın bazı şeyler değişmez ise, açacağım dava dosyaları ile birlikte buraya duyuruyu yapacağım ve başlığı eski haline getireceğim.
arkadaşlar hepinize o kadar teşekkür ediyoruz, bizlere o kadar güzel moral oldunuz ki, sizler gibi güzel insanların dünyada var olduğunu bilmek bize güç veriyor, yarın bu başlıkta konuyla ilgili bilgilendirme yapacağım. benim kaybettiğim canım, diğer canların kaybının önüne geçecek ise ben istediğime ulaştım demektir.
hepinize saygılar diliyorum, sesimizi gerekli yerlere duyurduğunuz için çok teşekkür ediyoruz.
edit2: beşiktaş belediyesi ve veteriner hizmetleri müdürlüğünden aldığım telefona istinaden yarın sabah 10:30'da kendi yerlerinde buluşacağız. bu tip kayıpların ve ihmallerin nasıl biteceği ile ilgili bir görüşme yapacağız. eğer yarın bazı şeyler değişmez ise, açacağım dava dosyaları ile birlikte buraya duyuruyu yapacağım ve başlığı eski haline getireceğim.
arkadaşlar hepinize o kadar teşekkür ediyoruz, bizlere o kadar güzel moral oldunuz ki, sizler gibi güzel insanların dünyada var olduğunu bilmek bize güç veriyor, yarın bu başlıkta konuyla ilgili bilgilendirme yapacağım. benim kaybettiğim canım, diğer canların kaybının önüne geçecek ise ben istediğime ulaştım demektir.
hepinize saygılar diliyorum, sesimizi gerekli yerlere duyurduğunuz için çok teşekkür ediyoruz.
pazara bak pazara! lan hemen de kendilerini pazarlamaya çalışırlar. ben pörsümedim, hala dimdik ayaktayım/ayaktadır. ulan bir siktirin gidin, am yoksulu şoparlar.
bana da rusya'dan bir hanımefendi yazdı. bankadan para çekme işlemlerine limit konduğu için bilet alamadığını bin dolara ihtiyacı olduğunu söyledi. hemen gönderdim. insaniyet bunu gerektirir.
haftaya gelecek inşallah.
edit:inanmayanlar olmuş. buyrun odasını toplarken yolladığı anlık resim görsel
sağdaki 1/2 ne anlamadım. resmin çerçeve boyutu sanırım.
edit 2: duygulandırdınız arkadaşlar, herkes biz de yardım edelim, nasıl ulaşabiliriz diye soruyor.
mariia_arsentieva yazarsanız çıkacaktır.
haftaya gelecek inşallah.
edit:inanmayanlar olmuş. buyrun odasını toplarken yolladığı anlık resim görsel
sağdaki 1/2 ne anlamadım. resmin çerçeve boyutu sanırım.
edit 2: duygulandırdınız arkadaşlar, herkes biz de yardım edelim, nasıl ulaşabiliriz diye soruyor.
mariia_arsentieva yazarsanız çıkacaktır.
herkes mi tophane berduşu gibi geziyor? her an mı içiyorsunuz abilerim, ablalarım?
biri bu başlığa bir fotoğraf koyuyor, ardından viski ve rakı şişeli fotoğrafların bini bir para.
ben küçük saksılara biber tohumu ekiyordum, çektim ama buraya koymaya utandım. sokarlar böyle âna dedim.
biri bu başlığa bir fotoğraf koyuyor, ardından viski ve rakı şişeli fotoğrafların bini bir para.
ben küçük saksılara biber tohumu ekiyordum, çektim ama buraya koymaya utandım. sokarlar böyle âna dedim.
ben uğraşmışım almışım randevu adam gelmiş önüme geçmeye çalışıyor, hemen baksın çıkıcam diyor hassiktir oradan kaç kişiyle kavga ettim böyle, bir tanesinin çenesini kıracaktım acile direkt randevu almış olacaktı. yaşlı veya genç dinlemem düşük iqsuyla kurnazlık peşinde koşanları bozuyorum orada
(bkz: mcputin's)
ondan kuduz köpek gibi ekrem imamoğlu ve mansur yavaş'a saldırmaya çalışıyorlar her yerden. sizin saltanatız bitti kabul edin artık.
yahu yıllar geçti hala hazmedemediniz mi? gerçi eko'nun iki sefer çıkarıp sokması pek unutulacak bir durum değil.
yahu yıllar geçti hala hazmedemediniz mi? gerçi eko'nun iki sefer çıkarıp sokması pek unutulacak bir durum değil.
tam bir yetenek avcısı, müzik dahisisin kanka. 2022 mart ayında bu başlığı ilk defa açtığına inanacak kadar dahi veya aramaya inanmayacak kadar da gerizekalısın.
(bkz: gnossienne no. 1)
(bkz: gnossienne no. 1)
tanım: kişiden kişiye değişebilecek olan liste.
aradım buldum, bu ligde artvin hopasporu görmek isteyen benim dışımda dört manyak daha varmış.
adamların stadı bile buna müsait değil ama hopalılarda bir çılgınlık var işte.
aradım buldum, bu ligde artvin hopasporu görmek isteyen benim dışımda dört manyak daha varmış.
adamların stadı bile buna müsait değil ama hopalılarda bir çılgınlık var işte.
kendisini haber yapan takvim’i rt’liyor. işte sen bu kadar zavallı ve sefil bir adamsın.
erkeklerin çoğu "ne alaka, ne alaka" demekten öteye gidemiyor.eminim.
bence elektrik motorunun ucuna dinamo bağlayalım. motor döndükçe dinamo da elektrik üretir. abooovv, sonsuz enerji dönergecini buldum ben de 2 dakkada.
gidip maymunlar neden insan olmadı onu düşüneyim biraz da...
gidip maymunlar neden insan olmadı onu düşüneyim biraz da...
(bkz: kibar feyzo)
galatasaray konumu itibari ile (türkiye ligin de 11.sırada) barcelona yı elerse eğer, uzaya fırlatılacak olası voyager 3 aracının plakasına "imkansızı seven tuttuğunu siken galatasaray'ın gezegenin den selamlar" yazdıracak kadar büyük bir saygıyı hak eder.
din bu kardesim.
begenmeyen budizme.
buradaki kolpaci sekulerlere , modernist islamcilara bakmayin.
dinimiz tam olarak bu.
hatta ekstrada kolelik,cariyelik, cihat ....
efendilik arayan budizme gitsin, burada cihat var cihat...
begenmeyen budizme.
buradaki kolpaci sekulerlere , modernist islamcilara bakmayin.
dinimiz tam olarak bu.
hatta ekstrada kolelik,cariyelik, cihat ....
efendilik arayan budizme gitsin, burada cihat var cihat...
konfordur. güvenmiş, saygıymış, sevgiymiş... geçiniz bunları. eğer 30 yaş üstüyseniz, 3-4 ay işsiz kalın bakalım, gittiğiniz mekanlarda 2-3 defa hesap ödemeyin veya özel günlerde en yakın kadın arkadaşına gelen hediyenin daha gösterişsizini alın, görürsünüz saygının, sevginin ya da güvenin pek bir etkisi olmadığını.
iphone 12 çıkmadan aylar önce tasarım ve özelliklerini tam olarak bilen gizli haberciler, samsung vb firmalarda en üst modellerde bile 5g yok, 5g içeren ayrı model satılırken, apple tüm ürün yelpazesine 5g koyacak ama bu maliyeti sarj cihazını kutudan çıkartarak yapacak demişti.
yani ne karbonu. apple karbon izini azaltmak istiyorsa, tamir edilemez ürünler üretmek için ar-ge yapmasın. bir ürün 3-4 defa tamir edilip uzun yıllar kullanıldığı zaman mı karbon izi azalır veya ufak bir kaza sonrası arızalanıp tamir edilemediği için atıldığında mı?
macbook'u düşük ram ile alan 2 sene sonra ram'i arttıramasın diye lehimleyen firma karbon izini düşünüyor ha
saf olmayın
yani ne karbonu. apple karbon izini azaltmak istiyorsa, tamir edilemez ürünler üretmek için ar-ge yapmasın. bir ürün 3-4 defa tamir edilip uzun yıllar kullanıldığı zaman mı karbon izi azalır veya ufak bir kaza sonrası arızalanıp tamir edilemediği için atıldığında mı?
macbook'u düşük ram ile alan 2 sene sonra ram'i arttıramasın diye lehimleyen firma karbon izini düşünüyor ha
saf olmayın
pamuk ipliğine bağlı ekonomide işşizlik yüzde 3,5.
sen de 100 yıl geçse işşizlik yüzde 5 bile olmaz.
sen de 100 yıl geçse işşizlik yüzde 5 bile olmaz.
savaşın başında rusya kiev’i 24 saatte alır diyenler şimdi zaten rusya’nın hedefi doğu ukrayna’ydı demeye başlamış.
erkeğin kalktığı yere oturan da ibnedir.
türkiye'ye gelse en az 3 bin polis şehir değiştirerek korumaya gider, kırmızı halı fiyatları 1 günde artardı.
kapının dışına bile çıkmayan, eli cebinde lavrov'un karşılama şekli.
kapının dışına bile çıkmayan, eli cebinde lavrov'un karşılama şekli.
mor olma ihtimaliniz varsa baş başayken edin. erkek böyle bir morluğu atlatır da kadın biraz zor atlatır.
az önce koskoca abb başkanı mansur yavaş'ın 200 bin tllik yolsuzluk yaptığını iddia etmiştir. düşünüyorum mansur bey'in yerinde olsam 200 bin tl (15bin dolares) için bütün kariyerimi riske atar mıyım? atsam da bunu açık ihale ile yapıp kamuoyu ile paylaşır mıyım? bunlara cevabınız evetse ben sizin vizyonunuzu silkeyim sayın suserlar. ne amaçla yazdığını bilmiyorum fakat yaptığının sorgulama değil suçlama olduğuna eminim.
yahu koca bir millet i karıştırma diyorsun da kardeşim.
suriyelisi çok mu farklı?
milletin karısının kızının götünü başını çeken pakisi çok mu farklı?
sırf bir kez olsun tecavüz edeyim gerisi önemli değil deyip, kızcağızın kafasına taşla vurup öldüren afgan çok mu farklı?
yani gören de ülkelerinde çok iyi eğitim veriliyor da, bunlar eğitim alamamış cahiller gibi konuşuyorsunuz. milletin karısına kızına ganimet gözüyle bakıyor olm bu coğrafyanın erkekleri.
taliban diyorki; erkeklerimiz kadınlarla nasıl konuşacağını bilmez. sonra da erkeklerin kadınlarla konuşması haramdır. ee amına koduğumun salakları bundan geri kaldınız işte. yok şu dinen caiz değil, yok bu dinen haram, yok o dinde yok.
ondan sonra batı bizi geri bıraktı. sadece o bırakmadı, sen de bıraktın. ve bunu sevdin hiç bama martaval okumasın kimse.
suriyelisi çok mu farklı?
milletin karısının kızının götünü başını çeken pakisi çok mu farklı?
sırf bir kez olsun tecavüz edeyim gerisi önemli değil deyip, kızcağızın kafasına taşla vurup öldüren afgan çok mu farklı?
yani gören de ülkelerinde çok iyi eğitim veriliyor da, bunlar eğitim alamamış cahiller gibi konuşuyorsunuz. milletin karısına kızına ganimet gözüyle bakıyor olm bu coğrafyanın erkekleri.
taliban diyorki; erkeklerimiz kadınlarla nasıl konuşacağını bilmez. sonra da erkeklerin kadınlarla konuşması haramdır. ee amına koduğumun salakları bundan geri kaldınız işte. yok şu dinen caiz değil, yok bu dinen haram, yok o dinde yok.
ondan sonra batı bizi geri bıraktı. sadece o bırakmadı, sen de bıraktın. ve bunu sevdin hiç bama martaval okumasın kimse.