Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
esra'dan aşırı bir avrupa yakası - makbule kral havası alıyorum. ev yemeklerindeki başarısı, el lezzeti, gizli tarifleri vs tam makbule. bağlaçların sonuna koyduğu n harfi de cabası. "gözleriylen yediler beni şef" diyecek gibi her an.
ya bi siktirin gidin allah aşkına. tek bir ihalenin üstelik de ihalesiz verilmesinden doğan yolsuzluk bile ülkedeki yozlaşma ve ekonomik çöküş için daha mantıklı bir açıklama sunuyor.

kaldı ki burada coşan kamu giderleri memur ve emekli yükünden çok (bkz: passat mı çekeyim yanlarına) diyenlerin milyonluk makam araçları, aynı anda üç hatta beş maaş alan bürokratlar tarafından oluşturuluyor. halen cumhurbaşkanı'nın kaç danışmanı, kaç başdanışmanı var, bunlar aynı zamanda hangi devlet görevlerinde bulunuyor ve kaç yerden maaş alıyor belli değil.

takmışsınız emeklinin 2.000 tl aylığına. manyak mısınız nesiniz. güreşçinin vakıfbank yönetim kurulundan onbinlerce lira maaş almasına ses etmeyin, rtük başkanının halkbank yönetim kurulunda olup çifte maaş almasına yine ses yok, memura emekliye gelince rererö.

edit: (bkz: sma tip 1 hastasi metehana destek ol)
mantıklı. devlet hiçbir inanç için para harcamamlı devletin dini olmaz. ama bu ülkede bunu anlatttın mı din düşmanı olursun yapacak birşey yok.
şimdi damlar küfürbaz ve ruh hastası şizofren köpektaparlar. ama biz onların yaşam alanlarını işgal ettik diye başlar, o zaman sen de sokağa çıkma amk, biz de insansız sokaklar istiyoruz diye bitirirler.
bu mutsuz ruh hastalarının sizi yıldırmasına izin vermeyin. bu görüntü dünyanın hiçbir ülkesinde normal değildir, boktan üçüncü dünya ve afrika ülkeleri hariç.
acilen bu sorunun çözülmesi gereklidir. nasıl çözülecekse çözülsün. öldürülmeleri de umrumda değil (özellikle uyutulma demedim, şirinleştirmenin anlamı yok). sokaklarında vahşi hayvan çetelerinin gezdiği bir ülke asla medeni olamaz. kusura bakmayın.
not : sakın “sokaklarda katiller, tecavüzcüler de geziyor, önce onları halledin” demagojisi kasmayın. iq seviyeniz ifşa olmasın.
edit: aha da dolmuş başlık altı.
medeni ülkelerde insanlar can güvenlikleri olsun diye sokakta kendilerini korusunlar diye köpek çetelerine tavuk vs vererek onları beslemezler. önerdiğiniz ve normalleştirmeye çalıştığınız şey tam anlamıyla “fucked up” bir durum.
neyse, size hayırlı tartışmalar. başlık altı iq bombasına dönecek birazdan :)
edit 2: ay editlemeden edemedim. kendi ifadesine göre “yüreği merhametle dolu” naif bir hayvansever nasıl da ağzını doldura doldura “orrrrrrrrospu çocuğu” yazmış bana. aynı küfürü sana iade edecek seviyede değilim. ananı yesin o köpek çeteleri.
ben o saatte işe gidip akşam 6’da da eve dönüyorum. ne hayatlar var be! siz kesin kahvaltıda portakal suyu içiyorsunuzdur.

edit: yalnız olmadığımı bilmek güzel bir şey. hani ekşi burjuva mekanıydı? işçi sınıfı kendini direkt favlarıyla belli etti.
azra kohen'in psikolog taklidi yaptığını, bir diplomasının olmadığını, kendisini psikolog olarak nitelemesinin mevzuatsal olarak uygun olmadığını biliyor musunuz?

mutlaka bu gerçeği duymuşsunuzdur.

peki neden bu şahısla youtube yayını vs. yapıyorsunuz?
şimdi önümden bir minibüs geçti. ayakta yolcu mu? sikiş var sikiş burası istanbul efendilik arayan makam aracıyla gezsin.

edit: ihbar ediyorum ikitelli küçükçekmece minibüs hattı ayakta yolcu almayan yok. hemen ardından bn1 özel halk otobüsü halkalı eminönü hattı. hadi bakalım kolluk güçleri engelleyin ayakta yolcuyu. ulan maske dağıtamayan adamlar ayakta yolcuyu engelleyecekmiş.
yazdik yine yazariz.

bu adam rusen cakir gibi bir gazeteceyi haberturk kanalindan kovan adam.

rte ve havuz medyasinin beraber bindigi meshur ucagin gediklisi bir adam.

kanmayin.

vicik vicik bir adamdir tanisaniz sevmezsiniz...
milletin yarısı bi maskeyi üç gün taktığından çok da anlamı olmayan yasak.

vatandaşa 3 tane maskeyi bedava dağıtmaktan acizler yönetirse ülkeyi olacak olan bu.

sonra süreci şoh iyi yönettik şoh büyük ülkeyiz

yav he he
bakın şaka yapmıyorum!
ciddi anlamda hayat kalitemizi aşağı çektiler. yaşayabilmek ve zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için zevklerimizden ve hobilerimizden uzaklaştırdılar.

modern kölelikten bahsederken, şu an resmen bitik haldeyiz, gerçek anlamda köle gibi olduk. ufak tefek şımarıklıklarımız bile yok oldu.

bizi bu hale getirenlere öyle güzel(!) şeyler söylüyorum ki, ben bile şaşırıyorum söylediklerime...
tayyip'in son açıklaması ile birikimlerimi sonlandırıp çekmeyi düşündüğüm birikim aracı.
tayyip'in iş arkadaşları bu fondan sağlanan kredileri batırınca (ki batıracaklar) birikimler gidecek.
paraları kredi olarak dağıtacağını söylediyse planını yapmış ve uygulamaya hazırlanmıştır bile.
şimdiden gözümün önünde "bes'imizi geri verin", "bes'imizi yedirmeyiz" pankartları ile polisten dayak yiyen topluluklar canlanmaya başladı.
adamın şeyine ellediğine dair bir kanıt yok. sadece bir tarafın "bu adam herkese bakıp şeyine elledi" diye bir argümanı var. eğer böyle bir şey varsa starbucks'ın kamera kayıtları istenir ve suçluysa suç duyurusunda bulunulur. şu durumda sadece birini "itham" etmekle kalıyor durum.

edit: hayır sapığı savunmuyorum. sadece adaletsiz bir yaklaşım var. bu benim de başıma gelebilir, babanızın da erkek kardeşinizin de. hayal etsenize babanızın metroda böyle bir iftiraya uğrayıp sosyal medyada linç yediğini? varsa eğer gerçekten bir mastürbasyon videosu, starbucks veya sizden başka görgü tanıkları, gelsinler yazsınlar.
etnik ayrımcılık yapmak istemiyorum ama soyumuz yedi göbek türk türkmen.
kürtler türklerden önce bu coğrafyada vardı aleviliği benimsemiş yada asimile kürt olmuş olabilir. saygı duyarım.
bu mal tam olarak benim. benim derken sahiplik anlamında değil, ben çabuk bağlanan erkeğim yani.
yeni yeni akıllanıyorum o yüzden benim gibi olan diğer mallara tavsiye vermeyi bir borç bilirim. evet arkadaşlar, size "çabuk bağlanmayın" desem de bi sik değişmeyecek biliyorum ama belli etmeyin amına koyim.

mesela sabah uyanınca kıza "gülüşün kadar güzel bir günaydın mesajı yazabilmek için 5171945 kitap okumuş olmayı isterdim" yazmayın, "günaydın, nasılsın" yazın.

kız "günaydın, iyiyim sen nasılsın?" dediğinde de "bir miktar sarhoş gibiyim, sanırım profil fotoğrafına 14 saniyeden fazla baktım" demeyin, "ben de iyiyim teşekkürler" diyin.

ağaçların çiçekler açtığı bir yerden geçerken fotoğraf gönderip "burası dün böyle değildi, sabah buralardan mı geçtin?" demeyin aq. hem malca hem de muhtemelen klişe.

kısaca kendiniz gibi olun ama herkes gibi davranın.
evet bu önerileri sikinize takmayacaksınız ama sonra terk edileceksiniz.
iktidarda chp veya başka bir parti olsa bu akp tabanı bu dolar kuru ve ekonomi yüzünden iç savaş çıkartırdı. ama şuan halkta gık ses yok. hatayı önceki hükümetler yapmış aslında bot basar gibi polis basacaklardı, hükümeti eleştiren olursa dövüp, terörist diye hapise atacaklardı. ekonomi yönetimi bukadar basitmiş aslında.
gribe benziyor ya da gençler hafif atlatıyor diyenlere aldanılmaması gereken virüs. 1 hafta kadar önce pozitif oldum ve bu bir hafta nasıl geçti anlatayım. ilk gün oh ne güzel ayakta atlatacağım dedim kendime, sonrasında gece sırtımda ve belimde hayatımda yaşamadığım bir bel ağrısı ile uyandım. bakanlığın verdiği sıtma ilacını vs kullanmadım bu arada. sabahında c vitamini ve multivitamin takviyesine başladım. ağrılarımı azaltmak için parol aldım. ikinci günü tamamlarken biraz iştahsızlık baş gösterdi. sonrasında üçüncü ve dördüncü günler rezaletti. sırt ve bel ağrımdan kendimi duvarlara vuracak kadar etkilendim. ben hayatımda böyle bir şey yaşamadım. 6 defa parol aldım o günlerde daha fazlası da olurdu ama bu sefer mideyi bırakacaktık. sonrasında ağrılar azaldı. bu süreçte hiç öksürük ve ateş sorunu yaşamadım. keza ishalde yoktu. beşinci gün uyandığımda koku alamamaya başladım. ağrılarla beraber tat ve koku alma duyusu gitti. şöyle anlatayım yarım soğanı ağzıma attığımda ne tat ne de koku yok. ya da ayranda içseniz, rakıda, suda hepsi aynı tadı veriyor. boğazınızda akıntı yok ama sesimde kısıldı bugün mesela. burnum akmıyor tıkanıklık yok ama burnunuz koku almıyor. gerçekten farklı bir deneyimleme yaşatıyor insana. anlamak mümkün değil. kesinlikle bir ilacı olmadığına inanıyorum. tamamen şansa bağışıklık sisteminiz olayı nasıl çözerse öyle atlatıyorsunuz. 3 senedir spor yapmayan, obez kilolarda biriyim. ancak öncesinde 14 sene profesyonel bir sporcuydum. milli takım düzeyine gelmiş bir yüzücüydüm, belkide onun ekmeğini yedik ve ateşlenmedik bilemiyorum ama bildiğim tek şey, bu hastalıkta kontrol benim elimde kesinlikle değildi. tat ve koku zamanla gelir diyorlar, valla ne büyük nimetmiş kıymetini bilmiyormuşuz bu duyularımızın. ekmekte yeseniz, kobe bifteğide yeseniz aynı tadı alıyorsunuz düşünsenize. sınırsız tuz atıyorsunuz ama tat gene aynı. keza aşırı acı bir biber denedim tık yok sadece midemi yakıyor. muhtemelen hafta sonuna kadar negatife dönmüş olacağım, aklımda cumadan sonra antikor testi yaptırmak var. pcr testine güvenim neredeyse kalmadı. o kadar alakasız sonuçlar veriyor ki ne desem bilemedim, her belirtiyi gösteren benle temaslı arkadaşım negatif mesela. mümkün değil esasen, kız ateşler içinde yanıyor kaç gündür. o yüzden pcr'a çok takılmayın vücudunuzu dinleyin, normal gribe benzemediğini zaten geçiriyorsanız farkedersiniz. herkese geçmiş olsun, tanrı sevdiklerimizi korusun.
çok güzel görünüyorsunuz kıymetli hemcinslerim dediğim kadındır.

millete bakmayın, topuklu da çok yakışıyor.

edit: zarafetinizi görüyorum ve hoşuma gidiyor. güzele güzel denir. ya ben kısayım, hoşuma gideni belirttim. ne var bunda anlamadım.
ablacım öyle bir şey yaptın ki, artık her izlediğimde kiloların gözüme çarpacak.

kilolarının gözüme çarpması istanbul sözleşmesine aykırı mıydı acaba?

bilemedim...

en iyisi izlemeyeyim ben sizi.
muhendis’in havada karada ve suda alacagi versus. yalniz ne yaziktir ki mal muhendis sayisi mal doktor sayisindan fazladir.
pkk'nın aynı zamanda doğa katili olduğunun tescilidir.
dün de öyleydi, bugün de, yarın da öyle olacaklar...

türk tabipler birliği, 1128 akademisyen ve cihangir solcuları herhangi bir açıklama yapacaklar mı?