covid-19

  • birkaç sorum var: yazdığınız entry'nin birkaç entry üstünde birisi annesini kaybettiğini yazarken sizin "iki boğazınız ağrıyacak diye ne korktunuz be asosyal pembe götlüler!" benzeri şeyler yazarken içiniz acımıyor mu? ya da nasıl böylesine vicdansız böylesine gaddar olabiliyorsunuz? hatta pardon pardon ama yazmak zorundayım: nasıl böylesine orospu çocuğu olabiliyorsunuz?

    hafife alınacak şey değil! grip ile karşılaştırılacak şey hiç değil! pandemi başından beri hep aynı şeyleri yazıyoruz ama kaynak, bilimsel yazılar, referans vs. paylaşmaktan çok yoruldum. bir de böyle deneyelim. orospu çocuklarına bir kere daha yüksek sesle orospu çocuğu diyelim, belki anlarlar.

  • ailede risk durumu ve aynı zamanda kendini kollaması bakımından en olmaması gereken kişi olan dedeme 30 kasım pazartesi günü covid-19'a bağlı zatürre tanısı kondu. 1934 doğumlu; kanser geçmişi, şeker, tansiyon hastalıkları ve obezite sorunu olan dedem pazartesi yattığı hastaneden çok şükür ki bugün tüm değerleri normale döndüğünden taburcu oldu ve tedavisine evde devam edecek.

  • bugün cehaletin daha büyük bir hastalık olduğunu anladım. bize sürekli ilaç attırıyorlar, bizi zehirlemeye çalışıyorlar, kendimi iyi hissediyorum, ilaç kalıcı hasar bırakıyormuş, bal yerim, pekmez gömerim gibi sebeplerle tedaviyi yarım yamalak yapan insanların ölüm haberlerini aldım. ya ne olacak bu çok bilmişliğiniz, hocama bir sorayım tavırlarınız !! allah isterse canımı alır diyip mermiye kafa atışlarınız. yahu tek kendinize tehdit olsanız -ki keşke- ölün o zaman ne yapalım. ailelerinize, komşularınıza, topluma birer tehditsiniz. zihniyetle uğraşmak salgınla uğraşmaktan daha zormuş.

    zorunlu edit : aşağıdaki ile hiç tartışmayacağım. biraz hastahanedeki doktorlarla konuşur ise ne demek istediğimi gayet anlatırlar kendisine. insanlar sizin gibiler yüzünden verilen tedaviyi kabul etmiyorlar ve ölüyor ya ölüyorlar. küçümsenecek bir hastalık değil. makul olan ve defalarca kez başarı sağlanmış bir tedaviyi uygulamamak da akıl işi değil.

  • grip gibi denilerek hafife alınan hastalık.

    arkadaşlar çevremde aynı aileden anne-baba-kız-dünür-yeğen 2 gün arayla öldüklerine şahit oldum.

    en yakın arkadaşlarımdan birinin babası öldü, eşi şu an çok ağır atlatıyor,

    babamın dayısı öldü,

    siz hala neyi hafife alıyorsunuz.

    dikkat edin, hastalık size bulaşıp, sevdiklerinizden birini öldürmesin. o zaman konuyu dikkate almaya başlarsınız.

  • bu basliga cok sik ugruyorum ve elimden geldigince yakini veya kendisi covid olup panik olan arkadaslara karinca kararinca manevi destek olmaya calisiyorum. fakat bugun sozlukte kisitlamalara karsi olusan tepkileri bir bir okudum ve esimin covid kabusunu paylasmaya karar verdim.

    esim 38 yasinda, sigara kullanmayan, alkolu haftada belki bir bira olan, sporcu, hicbir kronik hastaligi olmayan, haftada en az 3 gun idman yapan, muthis saglikli beslenen biri. hijyen kurallarina, mesafeye hep uyuyor fakat aile icinde once babamin enfekte olmasiyla virus ona da bulasiyor.

    pozitif ciktiginin ertesi gunu atesi yukseliyor ardindan kan testi ve tomografiye giriyor cigerlerde tutulum goruluyor ve hastaneye yatisina karar veriliyor. halbuki ates haric hic bir semptomu yok. saturasyon 98-99, kiriklik, halsizlik, eklem agrisi, tat koku kaybi, hicbir seyi yok.

    hastanede 5. gun durum gayet iyi, standart tedavi uygulaniyor ve taburcu olur diye bekliyoruz. ne oluyorsa 8. gun oluyor birden saturasyonu dusmeye basliyor 80 lere. mutlu hipoksi de degil, farkindaligi yuksek kesif bir nefes darligi. oksijen takviyesine baslaniyor ve steroid veriliyor. hastaneden uyari aliyoruz, gerekli olmadikca aramayin konusturmayin, immobilize durumda olmasi gerekiyor. kucuk bir evladimiz var allah uzun omurler versin, gunde 1 kez bizi ariyor ogluna seni seviyorum diyip kapatiyor fazlasi yok.

    sonraki gunler durum daha da kotuye gidiyor, ikinmasi yasaklaniyor, yuz ustu pozisyonda kalmasi gerekiyor cpap uygulaniyor. hastaneden bilgi aliyoruz, esim surekli anksiyete geciriyor ve doktorlara sedatif ilac vermesi icin tabiri caizse yalvariyor fakat aldigi ilaclar esliginde asla sakinlestiri birseyler alamayacagini soyluyorlar.

    12. gun butun semptomlar peak yapiyor, ferritin 2000 lerde, crp 148, d dimer hizla artmis, o gune kadar sabahlari sadece 2 doktor vizite gelirken, o gun 11 doktor geliyor. saskinlar cunku prognoz kotu, saskinlar cunku kronik hicbir hastaligi olmayan sapasaglam genc bir insan hizla kotulesiyor. ekipteki hoca durum daha da kotulesirse entube karari alacaklarini soyluyor. fakat yogun bakim oncesi farkli bir tedavi daha
    denemeye karar verdiklerini soyluyor.

    sonraki 2 gun hic konusamiyoruz, arayamiyor, hastaneden bilgi aliyoruz saturasyonu toparlama egilimde fakat kan degerleri cok duzelemiyor. yogun bakima yatis karari verilmemesi tek sevincimiz.

    14. gun babamin sag kolu dedigimiz abimiz hastaneye goturulurken ambulansta arrest oluyor ve kurtarilamiyor( testi pozitif fakat hastalik boyunca semptomlar haff seyrediyor, kronik rahatsizlik yok yas 55, gece evde nefes darligi gelisiyor aniden)

    16. gun babam yogun bakimda vefat ediyor( babam icin ki allah hepsinden razi olsun cok cabaladilar her imkan denendi) ama olmuyor, onda da kronik bir rahatsizlik yok fakat yasi itibariyle risk grubunda

    esimi artik merak bile edemiyorum abondoneyim. babamin oldugunu bile soyleyemiyorum haber veremiyorum. bunu duyarsa cok uzulecegini ve bu uzuntunun onun durumunu da kotulestirecegini ve onu da kaybedebilecegimizi dusunebiliyorum sadece.

    esim iyilesmeye basliyor allah yuzumuze bakiyor ama bu sefer de ben konusamiyorum...

    23 gunun sonunda taburcu ediliyor, sonraki kontrolde bobrek ve karaciger degerleri hala kotu, kalpte aritmi tespit ediliyor, ekstrasistol tespit ediliyor, eforlu spor yapmamasi kendini yormamasi salik veriliyor. kan sulandirci devam ediliyor. yururken tikaniyor artik, merdiven cikamiyor, herseyi unutmaya basladi, hala dolu dolu nefes alamiyor, inanilmaz bir depresyon icinde, midesi eskisi kadar saglikli degil. hoca taburcu edilirken, kisa sure icinde 2 hatta 3 kez enfekte olanlar oldugunu ve ikinci kez bu hastaliga yakalanmasi halinde cok daha agir gecirebilecegini soyluyor ve uyariyor.

    biz bu hastaligi cok agir yasadik arkadaslar, kimsenin ayni durumla sinanmasini istemem. lutfen olabildigince dikkat edelim, ozellikle analarimizi babalarimizi temkinli olmalari icin uyaralim, gerekirse laf dinlemeyen babaniz bile olsa oturtun evde zorla bunu cidden yapin. kayip sonrasi kisi kendiyle surekli hesaplasiyor soyle mi yapsam yasardi boyle mi yapsam hastalanmazdi diye.

    17 yildir her turlu yasaga alistik da bir bu kisitlanmalar mi agir gelecek bize. saglicakla kalalim...

  • covid pozitif olup yemekli misafir ağırladım diyeni de gördük..sonra neden bu haldeyiz?
    (bkz: (#116190862) buyurun..)

  • 85 iqlu gerizekalılar topluluğu halqımızdan ve onun yansıması ekşi sözlük yazarlarından neden sonuc ilişkisini kurmasını beklemek mümkün değil. bu beyin fakiri topluluk, matematikten 10 net yapamıyordu össde. mantık ilişkisi kuramaz. neden-sonucu 1. dereceden kurdu diyelim, ikinci basamağa çıkamaz. kapasiteleri yok.
    böyle olunca noluyor? bi bakmışız hastaneye yatan niye ölüyor. entübe olanlar hep ölüyor, niye bu oluyor gibi 85 iqsuyla çıkarımlar yapmış. acaba tedavi mi öldürüyormuş.
    hastaneye solunum sıkıntılı olanlar yatıyor. anası babası da senin gibi 80 iqlu olan amın oğlu. eve ilaçla yollananlara göre bunların ölme ihtimali yüksek. çünkü ağır hasta. ölme ihtimali olduğu için, müdahale edilmesi gerektiği için hastanede.
    entübe olanlar kendi fizyolojik solunumlarıyla yeterli oksijeni hücrelerine sunamadıkları için entübe oluyor. doğanın tersine basınçla hava veriliyor bunlara. o hava verilmese, solunum iş yükleri kendi kaslarının üzerinden alınmasa yüzde 100 ölecek. nisanda entübe olanların yüzde 70'i ölüyordu. şimdi yüzde kırkı ölüyor. mekanik ventilatör kullanım tekniklerinin steroidleri kullanım tekniklerinin tecrübeyle gelişmesiyle. eğer bunları entübe etmesek, bokladığın ilaçlar aletler olmasa; hepsi boğula boğula ölecek bu insanların.
    anlattık ama anlamanı da beklemiyorum. sana pötürge üniversitesinde 2. yıllık turizm otelcilik okutan kapasiten, bu tarz şeyleri anlamaya yetmiyo. şimdi siktir git griple aynı yaee filan diyip aşı bokla amk'un beyinsizi.

  • 27 kasım saat 23 gibi baktığım görsel'de, türkiye vefat sayısının diğer ülkelerden bariz farklı olduğu görülüyor...

    tablo diyor ki dünyada en çok vaka çıkan üçüncü ülke türkiye ama vefata gelince öyle değil. tablo böyle diyor tabi, bir de ibb'den açıklanan bulaşıcı hastalıktan vefat edenlerin sayılarına bakınca sadece istanbul'da vefat edenler, günlük toplam covid vefatından daha fazla. sadece istanbul...

    gerçek vefat sayısını vermeyecek çıkarlar nedir allah aşkına ya? hangi çıkarmış o? hani bir de deniyor ya bu dönem başka bulaşıcı hastalık da var her bulaşıcı hastalıktan ölen covid değil... ya böyle garip bir açıklama olabilir mi. covid sarmış dört bir yanımızı ama bazı bulaşıcı hastalıklar varmış ki covid'i de bastırıyomuş...

    hatırlatırım ya ölüm bu ya ölüm! ondan öte köy yok. üstünden farklı çıkarlar düşünülecek bir şey değil.

    tabi anlıyorum ama. babamı yakın bir dönemde kaybettiğimden ve o süreçte polisinden, savcısından, ve hatta doktorun bile bana o haberi verirken basit bir şeyden bahsedercesine konuştuğu o sesi hatırladıkça bu ülkede ölümün sadece düştüğü yeri yakan bir kavram olduğunu iyi bilirim...

  • hay sicayim sizin buyuk oyun gorme sevdaniza.

    her sey illuminati, her sey dunyayi yoneten 4 aile. beyniniz yandi komplo teorilerinden, akp bu kadar mi beyninizi eritti dis gucler diye 20 yilda?

    yok biden gelince covid bitecekmis,

    yok asi hastaligi bitirmek icin degil insanlari kontrol etmek icinmis,

    yok bill gates dunya dijital olsun diye yapmis,

    yok gripten farki yokmus da korku pompalaniyormus,

    yok bilerek abartilip halkin ozgurluklerini kisiyorlarmis.

    her donemde salak var elbette ama bu kadar salagi bir arada gormek bize nasip oldu bu ulkede.

    tanim: yapay, dogal, komplo ya da degil ciddi bir salgindir, sevdiklerimizi bizden almaya devam etmektedir. kendinizi koruyun, dikkat edin.

  • “bakkal, market vs, her yerde satılan sigara senede 8 milyon kişiyi öldürüyor. panik yapmana, moralini bozmana hiç gerek yok.” gibi aydınlatıcı bilgilere rastladığımız başlık.

    yani?

    kanserden, kalp krizinden, böbrekten falan ölen sayısını düşünüp, sonra “istanbul’da bugün covid’den 200 kişi ölmüş aman yeaa” diyerek bir ohh mu çekelim?

    bi bitmediniz arkadaş.

    mesaj editi:

    öldürücü hastalıklar sıralamasında covid alt sıralarda diye mesaj atan dahi arkadaşlar olmuş. bir sürü hastalığa bir de covid-19 eklenmesi önemli değil tabi, sağlık sisteminin covid sayesinde çökmesi de çok önemsiz.

    bu zeka ile ben olsam kimseye mesaj atmazdım.