Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
edi büdü: youtubercu tayfa da şimdi bunun üzerine video çeker. bakalım önce kim davranacak. konu çıktı kendilerine. sevinsinler

öyle böyle değil. son 3 yıla kadar bir nebze olsun yenilebiliyordu ite kaka ama artık yenilecek gibi değil. içlerine ne zıkkım katkı maddesi katıyorlarsa artık. ürünleri hem berbat hem de fiyat arttırımı yapıyorlar bu rezil tada karşılık. bu nasıl bir abdülcenaplıktır böyle algida tüzel kişisi.

sen böyle yapmaya devam ettikçe azalarak biteceksin bu piyasada. büyük algida boykotu geliyor. aklın varsa zehir gibi tadı olan ürünlerine ciddi çeki düzen ver ya da biz sana yol vermesini biliriz. çekilişle verdiğin vereceğin porsche ve maserati için harcadığın paraları ürünün kalitesini arttırmakta kullan. ne yapalım biz senin vereceğin lüks arabayı.
@yigitt87 nickli çaylak arkadaşımızın ricası ile bu başlığı açıyor ve kendisinin sizlerle paylaşmamı istediklerini aşağı ekliyorum;

edit 5:
@televizyonsuzluk nickli yazar şu linkteki makalenin başlıkta olmasının uygun olacağını düşünmüş, kendisine katılıyorum ve linki ekliyorum. makale abdurrahman kılıç'a ait. kendisi ülkemizde yangın konusunda çok önemli çalışmalar yapmış (bir zamanlar itfaiye teşkilatının müdürü, itü’de akademisyen)
buzdolabı yangınları

edit 4:
yiğit arkadaşımızdan sorularınız üzerine öğrendiklerimi yazıyorum
1-buzdolabı 2. el değilmiş, sıfır almışlar
2-bugüne kadar bir kez arızalanmış, yaklaşık 1,5 yıl önce yetkili servis fanını değiştirmiş, başka bir arızası olmamış
3- evde kaçak akım rölesi mevcutmuş
4- ev 6 yıllıkmış yani eski bir yapı değil

edit 3:
1- yiğit adlı arkadaşımız şunları size iletmemi istedi
"entry ve yorumlar sonrası arçelik müşteri hizmetleri mağduru arayıp 'konu hukuk departmanındadır ve şuan yapılabilecek farklı bir şey yoktur' şeklinde bilgi verildi ve çözümsüzlük devam etmektedir"

2-itfaiye raporunu soran arkadaşlar için yazıyorum, yiğit arkadaşımız bana onu yolladı, kendim okudum, orada açıkça yangının buzdolabı kaynaklı olduğu yazıyor. resmi rapor olduğundan hukuken bir bağlayıcılığı olup olmadığını bilmediğimiz için burada paylaşmadık.

edit 2:
1-sevgili arkadaşlar konunun muhatabı yiğit adlı çaylak arkadaş. bana attığınız mesajlara elimden geldiğinde cevap verdikten sonra ss alıp whatsapp'tan yiğit arkadaşımıza iletiyorum, dilerseniz doğrudan ona da yazabilirsiniz. ilgi ve desteğinize çok teşekkürler.

2-@uyuyanpisipisi nickli yazardan şöyle bir mesaj geldi. isteyenler bu yolla da destek olabilir;

"(#109830862) https://www.arcelik.com.tr/iletisim

şu linki konu altında ekleyip 30-40 kişinin tepki maili atması sağlanırsa arkadaşın maddi zararı karşılanır diye düşünüyorum.

ben gönderdim."

edit: durumu gösterir video

bunlar da fotoğraflar

görsel
görsel
görsel
görsel
görsel

arçelik marka no frost buzdolabımızın elektronik aksamında oluşan arıza nedeniyle (itfaiye raporuyla sabit), sabaha karşı uykudayken buzdolabı yanmaya başladı evimizde yangın çıktı. evde yalnız yaşayan annemin uykusunda yakalandığı bu yangın evin büyük bir bölümünü sardığında yarattığı gürültülerle uyanıp evin içini sarmış dumanların içinden saniyelerle kaçarak canını zor kurtardı. komşuların ve itfaiyenin yardımlarıyla yangın güçlükle söndürüldü ancak evin hemen hemen tamamı kullanılamaz hale geldi (duvar ve tavanlar, kapılar, pencere, mutfaktaki tüm beyaz eşyalar, kombi, elektrik, su ve doğalgaz tesisatları, mutfak dolapları, parkeler, koltuk, yatak vb... her şey).

yangın çıkan gün arçelik servisine çamaşır ve bulaşık makinelerinin hasar tespitinin yapılması için yetkili servis çağırdık. gelen servis evin harabe olmuş halini görünce arçelik bölge müdürlüğüne konuyu aktardı ve müdürlükten bir teknisyen yanan buzdolabını incelemeye geldi. 3 gün sonra da şehir dışından bir arçelik uzmanı daha evimize gelerek buzdolabında incelemeler yaptı. daha sonra arçelik sigorta eksperi bizimle temasa geçerek evi görüntülü görüşmeyle hasarları tespit edip görüntüleri kaydetti ve benden hasar listesi, servis raporlar vb. bir çok belge istedi. tüm isteklerini yerine getirdim ve yaşadığımız maddi hasarın arçelik tarafından karşılanacağını söyledi. 15 gün boyunca bizi türlü türlü oyunlarla oyaladılar (sona yaklaştık, süreç olumlu gidiyor, son prosedürler kaldı vb...) ve size yakında bir teklif yapılacak dediler. bu konuşmadan birkaç saat sonra eksper tekrar arayarak "arçelik sorumluluk kabul etmiyor, ödeme yapmayacak, istediğinizi yapabilirsiniz" diyerek telefonu kapattılar. yaşadığımız bu büyük hayati tehlike bir kenara(annem yanarak veya uyurken dumanda boğularak can verebilirdi), evimizde oluşan bu ciddi maddi hasarı arçelik'in karşılaması gerekiyor. ancak ödeme yapmamak adına konudan kaçtıkları için arçelik'e karşı maddi manevi tazminat davası açacağız. siz de evinize beyaz eşya alırken arçelik markasını bir kez daha düşünün lütfen...

konunun şikayet.var linki. burada buzdolabı ile ilgili video ve fotoğrafları görebilirsiniz.
sivasspor ve galatasaray'ın puan kaybettiği bu haftada beşiktaşımız şampiyonlar ligine katılabilmek için ölüm kalım maçına çıkıyor.

şanlı beşiktaşımız bizi yanıltmayacak ve ölecektir. :(
spagetti western’lerin müziklerini yapan baba...

huzur içinde uyusun...

allah clint abiye uzun ömürler versin, bir tek o kaldı bu ekipten sağ herhalde...
zorlu diyordu, basaksehir ya da ts sampiyon olacak. nasil olacak simdi. hadi bakalim.
cidden türkiye'ye özgü bir terör örgütüdür. dünyada klima gibi bir buluştan bu kadar korkan bir kitle daha görmedim. 32 derece hava ve deniz kenarından gelen hayvan gibi neme rağmen ''ay çarpıyor ben hasta oluyorum yaa'' der dururlar. ulan bu meredi biz gene aynı sıcaklıkta kullandık yurtdışında ofiste. ipince bluzle gezen ecnebi kadınlar hiç rahatsız olmazken bizim ülkede özellikle kadınlarda ''ay çarpıyor''

aslında klima şeytan icadı falan diyecek bu gericiler, ama o kadarı fazla diye bu çarpma meselesini uyduruyorlar.

tamam 18 derecede çalışmasın klima, ama 24 dereceye ayarlanan klima sizi çarpmaz teröristler! çarpıyorsa da üstünüze şal falan alın siz hemen her şeyden etkilenen zayıf bünyeli hımbıllarsınız diye pişecek miyiz oturduğumuz yerde?
edit: "limak kalyon cengiz" olacakken, mahşerin 4 atlısı olan şirketlerin bir tanesini diğeriyle karıştırıp başlığı hatalı açmışım. başlığın düzeltilmesini rica ederim.

favlayınca gündeme girmeyecek olan, hakkında yorum yapılıp gündeme girmesi gereken haberdir. rica ediyorum favlamayın bomboş.

16 mart’ta yapılan çukurova havalimanı ihalesine 2 firma girdi. bu firmalardan biri olan "cengiz - limak - kalyon" girişimi ihaleyi kaybetti. 12 gün sonra ulaştırma bakanı görevden alındı. (bkz: 28 mart 2020 ulaştırma bakanının görevden alınması) yeni bakan 15 nisan’da eski ihaleyi iptal etti. bu hafta yeniden ihaleye çıkılacak.

kafa karıştıran bazı detaylar:

1- havalimanı mersin’e yapılacak ancak bölgede halihazırda adana şakirpaşa havalimanı bulunuyor. bu havalimanının yolcu sayısı son 4 yıldır yerinde sayıyor.
2- kamu özel işbirliği (köi) ile yapılan havalimanlarının hazineye maliyeti ortadayken yeni havalimanının yine köi modeliyle yapılacak olması tartışmalara neden oluyor.
3- proje için mart ayında ihaleye çıkılmış, ihaleye cengiz, limak ve kolin inşaat da girmiş ancak bu üçlü ihaleyi kaybetmişti. daha sonra göreve gelen yeni ulaştırma bakanı ihaleyi iptal etmişti.

yediniz yediniz bitiremediniz ülkeyi, meğersek ne kadar zengin bir ülkeymişiz biz...
gazete linki

videosu da gelmiş.. 2:07'den itibaren

ağzım açık şekilde izlediğim rte vecizesi. ilk 5 ayda 520 fabrika açılmış. bu rakam daha sonra bakan varank tarafından güncellenerek 6 ayda 583 olarak açıklanmış. yani ülkede her gün 3 fabrika açılmış. peki millet kıraathanesi açarken bile tören yapanlar bu fabrikalar açılırken bir tane bile açılış töreni yapmadılar mı? yaptılar da biz mi görmedik?

her gün 3 fabrika açılıyorsa işsizlik oranı nasıl yüzde 26 oluyor? sadece nisan ayında sanayi üretimi geçen seneye göre nasıl yüzde 32 daralıyor? şu an üniversite mezunu olup ış bulamayan genç sayısı 1 milyondan fazla. bu açılan fabrikalardan hiçbiri bu gençlere iş vermiyor mu?

ya da asıl soruyu soralım. siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
iktidarın mülakatla aldığı savcının hazırladığı iddianameyi, iktidarın mülakatla aldığı hakim muhakeme edecek. savunma avukatı mlkb -marksist leninist komünist baro- üyesi ise dava başlamadan biter. bir anlaşmazlık davasında sünni hukukçular birliği barosu ile alevi hukukçular birliği barosu avukatları karşı karşıya gelirse dava başlamadan biter.
hukuk, doğası gereği, iktidarların fahişesiyken, savunmayı bizden-sizden diyerek bölmek, adaletin tamamen bitmesi demek.
o selalar boşuna okunmuyor türkiye!
sercan'ın insanlara niye itici geldiğini anlamış değilim. adam yarışmadaki en şöhretli kişi olmasına rağmen kimseye karşı bunu kullanmadı. hatta araba ödüllerinde" benim ihtiyacım yok, ihtiyacı olan biri kazansın"dedi. çıkıyor efendice mücadele ediyor, gıcık sevinç gösterisi yapmıyor. nisa olayındaki duygusal hataları olmasa bugün sms lideri olabilirdi. yine de yarın kazanırsa kesin finalde olur.
muhalefete hala sallanıyor.
amk, sikerim sizin yapacağınız işi.

suçlu iktidar ve seçmeni!
başka bir suçlu yok, suçlu yaratmanın da anlamı yok.

muhalif seçmen olarak ne yapmam bekleniyor?

cumhuriyet mitingi? katıldım.
gezi? katıldım.
adalet yürüyüşü? katıldım.
bilmem ne zammı protestosu, bilmem ne grevi..
..
bilmem nerede hükümeti protesto için, hayat pahalılığı, özgürlük müdahaleleri için toplandınız da gelmedik mi?

geçeceksin bunları kardeşim.

muhalefetin suçu yok!
sopayla, topla, silahla mı oy alacak?
hukuksuzluk mu var? gitti anayasa mahkemesine.
boktan bir kanun mu getirildi meclise? vermedi oy.
eylemlere, protestolara destek verdiler mi? verdiler.
köylere mi gitmediler? gittiler kardeşim, gittiler.
ne yapmadılar? her şeyi de yaptılar.

seçmene kendini anlatamamışmış...
seni dinlemeyen insana istediğin kadar laf söyle. bi' bok anlatamazsın, bi bok değişmez, değişmedi.
bunların seçmen profilini biliyorsunuz işte, niye direniyorsunuz?

vatandaş olarak, yasalar çerçevesinde yapabileceğin her şeyi yapmışsın.
muhalefet, yasalar çerçevesinde yapabileceği her şeyi yapmış.
neden asalak gibi kendinizi de suçluyorsunuz?
neden suçlarına ortak olmayı kabulleniyorsunuz?

ülkenin anasını siken belli.
sikenlere oy verenler de belli.

aptal olmayın.
muz cumhuriyeti'nde sıradan bir olay. havaya ateş aç, güvenliği darp et, bak yoluna.

ne güzel memleket amına koyim ceremesini çeken bi biziz galiba.

kalmadı ki birader, böyle kendini kentin zaptiyesi sanan orospu çocuklarının başını ezecek bir tane hakim, bir tane savcı kalmadı.

anasını siktiniz ülkenin anasını. aha bu da çocuğu.
neden ebebek sorusunu soranlar olmuş, cevabı basit: güvenlik açığını orada bulmuşlar. emin olun saldırı almayan websitesi yoktur, açıkları olanları patlatıyorlar.

ayrıca neden bu konuda hassasiyet var ki, bebeklere birşey olmayacak, ticari bir kuruma saldırılmış sadece.
siz de fatih terim olabilirsiniz.
her sey nizami, gs yenilir: hani bizi sampiyon yapiyolardi, hani kollaniyorduk.
her sey nizami, gs kazandı: tüm zorluklara, hatalara karşı galip gelmeyi bildik. onlar elinden geleni yapsin.. biz burda oldugumuz surece kazanacagiz.
her sey gs lehine, gs kazandı: var' dı yoktu gecelim bunlari. bize daha cok oluyor.
her sey karsi takim lehine, gs kaybetti: ben soyledim kimse beni dinlemedi. ama hepiniz gelin. elinizden geleni yapın.

nakaratx2

arada bir "bir suçlu varsa benim"

arada bir "taraftarimiz bizi affetsin"

arada bir atarlı artistik twit.
bugün abim evlendi sözlük. son 1 haftadır kınasıydı hazırlığıydı derken epey yorulduk. bugün de yoğun bir koşuşturmanın ardından düğünü de hallettik. ömür boyu mutlu mesut olsunlar inşallah. her şey iyiydi güzeldi. abimleri eve bıraktık, vedalaştık. abim şaka yollu takıldı bana; oğlum artık işten gelirken sigara al diye bana mesaj atamayacaksın falan. tam kapıdan çıkarken boğazıma kocaman bir yumru oturdu lan. 22 yaşında koca adam oldum ama oracıkta ağlayacaktım. çok eski zamanları hatırlıyorum da, biz küçücük veletken annem bizi beraber duşa sokardı. abimle aramızda tam 5 yaş var ama abim şanslıydı. okuldan kaçardı, içki içerdi, manita gelirdi mahalleye/eve her boku yerdi. ben okulu asıp internet kafeye gidince kemerle döverdi beni. öyle eski zamanlarda aç pc'yi otur muhabbeti yoktu. abimle internet kafeye giderdik. beni knight online'a alıştırmıştı. bazen geç vakitte kendisi giderdi, ben de evden kaçıp yanına giderdim. kızıp geri gönderirdi beni. ilk bilgisayarımız 512 ram'liydi. acayip kasıyordu. zamanla yükselttik falan derken biz abimle düzeni kurmuştuk. iki saat o, iki saat ben otururdum. bazen o geç çıkar, bazen benim iki saat dolmadan zorla çıkarırdı. kavga ederdik, o beni döverdi ben de ona tokat atıp babamın yanına kaçardım. yıllarca hep aynı odada uyuduk, birbirimizin kıyafetlerini giydik. geçen gün boşalttık evi, abimin yatağını falan attık. bilgisayarını aldı götürdü. şimdi odada kaldım ben tek başıma. yazdıkça boğazıma bir yumru iniyor. bu gece köpek gibi içeceğim. ulan olaya bak be. beni gören, gözlerimin önünde adam kesseler istifimi bozmayacağımı düşünür. fakat gel gör ki kendi iç dünyamda çok duygusal bir insanım. abimden dayak yerdim, büyüyünce ben de güçlü olacağım ve seni o zaman döveceğim derdim. şimdi büyüdüm, onun kılına dokunanı harcarım, hiç düşünmeden hem de. şans bu ya, şimdi de kardeşimi çok öptüğüm zaman bana sinirleniyor, büyüyünce seni döveceğim diyor kerata* abim ve yengem, çok mutlu olsunlar, bir ömür mutlu mesut olsunlar inşallah. az daha yazarsam ağlamaya başlayacağım. yeter bu kadar be.
kesinlikle kabak tadı vermiş boku çıkmış terördür. baş edemiyorum. engellemenin de yolu yok sanırım. her halde sadece bu sene 100 tane numara engelledim. durduramıyorum. kah internet satmaya çalışıyorlar, kah klima bakımı yapmaya, kah sigorta satmaya. işin tuhafı türkiye'de bile değilim. yeter ulan düşün yakamdan.

acaba 0 850 ile başlayan bütün çağrıları otomatik engelleyen bir uygulama filan var mıdır android ve ios için ? yoksa ben yapacağım aq.
buraya yazan mallara 80 milyar dolar da versen iş kuramaz.

25 dolara play console hesabı aldım.
oyunlar ve reskin için 5 bin harcadım.
oyunlardan tutan oldu ve aylık 10 bin lira bırakıyor.
al sana iş. uğraş gerektirmiyor. her ay paran hesabında.
abd, ingiltere ve almanya admob kullandigim için ödemeler dolar, sterlin ve euro olarak geliyor. böylece kendiliğinden dövize yatırım yapmış oluyorum.

(bkz: android oyunlardan para kazanmak)
yıllardır bu başlığın açılmasını bekliyordum. şehrin merkezinden 20 dk batıya gidince plaja, 20 dk kuzeye gidince yaylaya çıkarsın. insanı sıcak, havası sıcak. dünyada üç dinin yan yana gömüldüğü tek mezarlık olan akbelen mezarlığına sahiptir. mavi bayraklı plaj ve koyları bedavadır. liman şehridir. yemeklerimiz konusuna hiç girmiyorum bile, tantuni bile yeseniz yanına en az 5 çeşit meze gelir. ucuzdur. ama maalesef en son gidişimde tarım yapılan arazilere imar izni verilmiş, güzelim narenciye bahçeleri talan edilmiş eskiden şehre girince limon, portakal kokardı. mhpliye şehri emanet edersen böyle olur 5 yılda tanınmaz hale geldi.
ne?! bazı bölgelerde bazı kişilerde sorun mu çıkmış?? eyvahlar olsun !!

hemen "taahhütsüz 100mbit'e kadar 85 lira" olan internet paketimi iptal edip ttnet'in "2 yıl taahhütlü 35mbit'ine 105 lira" vermeliyim...

az sakin olun lan, ttnet'te olup birilerine ulaşsanız ne olacaktı? sanki birilerine ulaşınca sorunları çözecekmişsiniz gibi konuşmayın lütfen.

t: lanet ttnet'ten bizi kurtaran gül gibi iss.
akp döneminde gerçekleşmiştir. konu hakkında basın açıklaması.

tbmm'de dahi güzellemesi yapılan: şuradan izleyin,
orman ve su işleri bakanı tarafından törenle temeli atılan: kaynak

baraj ve temeli chp'li vekillerin tüm çabalarına rağmen yerinde bulunamamış. eski belediye başkanına kadar gitmişler ancak gören, duyan ya da bilen yokmuş.

kaç kişiden oy aldılar bu baraj vaadiyle merak konusudur.

açılın ekleme geldi a dostlar:
baraj kayıp olduğu gibi istimlak işlemi de yapılmış. muhabirimiz @acilin acilin ben geldim bildirdi. 141 kişinin toprağı istimlak edilmiş. bu da demektir ki yapılmayan barajın hem reklamını yapmışlar hem milletin arsasını satın almışlar. baraj yapılacağı için istimlak bedeli de yükselmiştir. bu yüzden barajın yapılmamasıyla zarar daha da artmış demektir.

kaynak - 141 kişilik istimlak listesi
ben. öğrenci olduğum için ailemden yaklaşık 2kdan da az para alıyorum. kimseye de bir şey ısmarlatmıyorum. bu aralar favori mekanım bir çay bahçesi. yaşlı teyze ve amcaları izleyip çay içiyorum, dondurma yiyorum. gayet de eğlenceli oluyor. müzik olmadığı için kitap da okuyabiliyorum. kirli uzun saç, kenarları kalemle boyanmış dudak veya amk, abee, aga gibi laflar duymadan - görmeden temiz dakikalar yaşıyorum.
yıllardır şahit olduğum olay.

sevgiliyken veya evliliğin ilk aylarında her şey canım cicim, atomu beraber parçalayabilme gücü vs. derken çocuk olduktan sonra kadın sanki artık amacına ulaşmış gibi erkeğe karşı aşırı tahammülsüzleşiyor.

erkek ağzıyla kuş tutsa ''neden östaki borunla tutmadın'' moduna giriyor..

hiç sekmez aga.
medyatikler, -bok gibi paraları olan erkekler hariç- gördüğüm neredeyse tüm evlilikler böyle.

çocuk demek, kadının boşanma dilekçesi demek..
evrimsel psikoloji ile ilgilenenler bu başlığı irdeleyebilir... erkek bireyler yaşlarını, mesleklerini, sevişmek istediklerini dert dinleme çatısı altında kibar yolla dile getiriyor. az sayıdaki dişi bireyler ise bu hengamenin içinden kendilerine uygun olanı seçiyor. bundan 250 bin yıl önce botsvana çayılarında dolaşan atalarımızda aynısı yapıyordu. tabii o zamanlar biosuna mühendis değil son mamut bükücü yazıyorlardır sanırım.. kafa pek değişmedi
elif hanım'ın sevgili mesai arkadaşları, öncelikle hepinize iyi haftalar dilerim...

mail atsam ulaşamam hepinize. burayı sürekli okuyup elif hanım'ın arkasından dedikodu yaptığınızı varsayarak buraya yazıyorum.

zamanında istanbulda thy sınavına girmiştim. babam işçi emeklisi, emekli maaşından artırıp yol parası vermişti bana. hiç unutamam çok ağırıma gitmişti. neyse kazanamadım... belki haketmedim bilemem lakin eğer ki hakkımı yiyen, aracı olan, göz yuman vs birisi varsa ve okuyorsa burayı ona bir çift lafım var;

hakkım haram zıkkım olsun...

hayırlı mesailer...
evet an itibariyle yanmaktayım. afakanlar basmakta. üstüme üstüme gelmekte basra alçak basınç sistemi.
ülkenin havasını da araplar kendi havalarına benzetti.
hani bir tabir vardır ya, "ter götümden akıyor" neremden aktığı belli değil benimkinin. tereyağı gibi eriyorum. üstüne üstlük maske takıyoruz. işim gereği dışarıda olmam gerek. gözlükte var numaralı, iflahım sikiliyor yani.
cinnet geçiren genç diye bir haber görürseniz akşam haberlerde, derse ki haber spikeri "anbean kameralara yansıdı görüntüler" o benimdir işte.

yok abi ben kış adamıyım. yemişim yazını, sikmişim basra'sını ya.
dostum putin yine kaldırmış.

ne yani bütün camiler tam kapasite doldu, halk namaz kılamıyor sokaklara taşmış, sokaklar elleri seccadeli insanların protestolarıyla inliyor sanki.
ve biz bununla baş edemedik, ayasofyayı açalım diyoruz.
açın aq. açın da böylesi bir tarih yuvası çorap ve ter koksun.
1 yıl sonra da restorasyon ayağına iyice içine sıçarsınız.

(bkz: götüyle inatlaşan donuna sıçar)
one kiz arkadas koyup arkadan dayamazsan kiralanmiyor sanirim. binenler hep boyle.

erkek 80kg desek, kadin 50kg etti mi sana 130kg.

aletin kullanici sozlesmesinde ne yaziyor?
100kg ustundeyseniz binmeyin.

aleti bozmayi falan zaten gectim oleceksiniz lan, manyak misiniz olm.
alet zaten tehlikeli, adam koymus kizi onune bagdat caddesini enine gecip yokusa vuruyor kendini.
bir tane cukura denk gelsen agzin burnun yer degistirir.

hadi caninizi sevmiyorsunuz tamam, e bana carpacaksiniz benim sucum ne.

edit: bu arada alete dusman degilim keske her yere yayilsa, sorun kiralik her alette var.

abla en son ilkokulda bisiklet gormus, gidiyor isbike kiraliyor sen 20'yle giderken pat diye onune dusuyor. her 2 saatlik bisiklet surusumde en az 5 tane kaza atlatiyorum manyak refleksler gelistirdim. doblocular, isbike'cilar bitti simdi de scooter'cilarla ugrasiyoruz.
hakkında yazılanları gülerek okuduğum hadise.

neyse turkcell yıllarca bizden kopardıklarını en azından ihtiyacı olan sözlükçülere harcamış herhalde *

nil’in hazır kart reklamlarına çıktığı yıllardan beri turkcelliydim. 2 yıl önce ayrıldım. 10 gb internetim vardı turkcell’de. 90 liraydı fatura. saçmasapan ekstra şeyler charge edip duruyorlardı onları hiç söylemiyorum. uydurup uydurup uğraştırırlar. bir ay normal evde dururken faturam 200 lira geldi. ensar olayından sonra zaten fırsat kolluyodum. aynı gün vodafone’a geçtim. 25 gb internetim var şu an 2020 yılında hala 80 lirayı aşmayan bir fatura geliyor. hiç çekme sorunu da yaşamadım. yapın, düşünmeyin.
alıcılara önerilerimin olacağı piyasa.

düşük km, temiz, 2013-2014 ve üstü araç bakıyorsanız ekspertizini yetkili serviste yaptırın.

bu ne işinize yarar:

1- sıkıntılı satıcılarla karşılaşmanız otomatik olarak engellenir. (çoğu kabul etmez)

2- serviste birçok ekspertizin bakamadığı yazılımına varana dek baktırmış ve içiniz rahat etmiş olursunuz. adam kaportaya bakıyor tamam diyor lan. karpuz mu lan bu?

3- gideceğiniz yetkili servisi gideceğiniz güne kadar gizli tutun. tabii bu istanbul ve ankara benzeri yetkili servis seçeneği bol iller için geçerli.

taklaya gelmeyin, ortalık kansız dolu.
adam tank gibi. gollerinin yanında asistleri de cift haneye yaklaşmış.

kendine balon diyen kamili de, sırtına aldığı galatasaray defans oyuncusu ile gol atarak göt etmiştir. adamın götü acıyınca da gelmiş buraya "yeni nesil diagne" demiş, utanmadan gollerinin üçte biri penaltıdan olan diagne ile karşılaştırmış.

dostum futbol olmamış sende be, curling var, artistik patinaj var vs, onları dene istersen.
benim oğlum 16 yaşında özel okula gidiyor. geçen hafta tyt matematik kursu başladı, maskeyi hiç çıkarmıyorlarmış. sabahçı, öğlenci şeklinde ders yapılıyor. günde 4 ders matematik, sınıfta 10 kişiler. perşembe günü okuldan geldi ve kahkahalarla, sınıftaki bir arkadaşıyla güreştiklerini anlattı. hayatımın şokunu yaşadım.