Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
geri çekilmesi gerekilen zamdır.
2,60'dan 3,50'ye zam olmaz.
yapılacaksa 2,85-3,00 arası yapılır o da normaldir.

bizler malum kesim gibi koyun değiliz.
bugün izlediğim videosu son oldu. fetö'nün siyasi ayağını sorgulayalım diyen başbuğ'un lafları üzerine asker ne naptı ki demiş adam ya. o adamlar birşeyler yapıyordu ki balyoz ve ergenekon kumpaslarıyla saldırıya uğradılar. o davaların "savcısıyım" diyen kişi de malum. ayrıca yaş'ta fetöcülerin atılmasını engelleyen kiş de malumunuz. fetö'nün önünü açanı da, fetö'yle mücadele eden tek kurum tsk'yı onlarla bir olup pasifize eden kişiyi de hepimiz biliyoruz. cüneyt de biliyor ama tek bir laf etmeyip bu ikilinin pasifize ettiği insanlara sallıyor.

bu arada kendiniz gibi düşünmeye yaşam hakkı vermiyorsunuz diyen geri zekalılar; birini boykot etmek veya izlemek istememek yaşam hakkı vermemek değildir. gazetecileri hapse atmak, dövdürmek, dövenleri cezalandırmamak falan yaşam hakkı vermemektir. zeka seviyeniz sebebiyle aradaki farkı anlamanız zor olabilir tabii ama gene de belirteyim dedim.
ataerkil sistemin getirdiği, kadını aşağılayan, erkeği resmen biz parasal olarak kadınların üstündeyiz diyen bu iğrenç geleneğin kaldırılması için yapılmış çağrıdır. kadın cinayetlerinin son hızla arttığı bugünlerde halen erkekler hesabı ben öderim kafasında. bunun altındaki mesajlarda da açık ve net bir şekilde kadını ikinci plana atan, erkek güçlüdür kadın korunur mesajı yatan iğrenç, cinsiyetçi bir gelenektir. kadınlar olarak bu iğrenç geleneğe dur demek için hesabı artık biz ödüyoruz. kimin güçlü olduğu anlaşılsın hadi kadınlar!!!
sakaldan belli değil mi ne olduğu?

oturduğu site "ravza". isim de bonus. bakın bunlar hep karine, öğrenin bunları.
birisi de köşe yazısı denen paçavrasını bulmuş çıkarmış, ucuz, üçüncü sınıf islamcı menkıbe. 90'lar styla.

bu dedelere günahını vermez insan, değil hasta emanet etmek...
yazılmış ama tekrar etmekte büyük fayda görüyorum,

kendilerine asla laf anlatılmaması gereken insanlardır.

argüman üretmek konusunda büyük çoğunluğu ciddi sıkıntılar yaşamaktadırlar.

adama bu hayvan çoluk çocuğa zarar verebilir aç, hasta ya da yaralı olunca saldırabilir diyosun, gel bak beraber yetkilileri dürtükleyelim şu hayvanlara güzel barınaklar yapsınlar, karınlarını doyurup dertleriyle ilgilensinler diyosun,

cevap: sen üreme!
evinde pompalı tüfek olan birisinden çocuk yetiştirmesini beklemek saçma. sonuç olarak savcılıkta 3-4 dosyası olan varoşlar çıkıyor yanisi meyve ağaçtan uzağa düşmemiş.

düzeltme: evinde ruhsatsız silah bulunduran bireylerin çoğunlukla iyi bir ebeveyn; rol model olmadığını düşünüyorum.

düzeltme 2: ruhsatsız silah bulundurmak bizim ülkemizde suç. biz enayi miyiz la ruhsat için parmak izine kadar bir dünya işle uğraştık.
yazdım, gözden kaçmasın yine yazıyorum;

programlara para ile muhalif görünümlü avukat, sanatçı, gazeteci, vs vs cagiracaklardir.

şu saatten sonra paraya tamah edip bu kanala muhalif kontenjanından çıkan adam, benim gözümde bunu para için yapan su katılmamış yandaştır.. o saatten sonra kıçıyla martı yakalasa benim için hiçbir kıymeti yoktur.
daha önceleri ben de “bi telefona o kadar para mı verilir aq !” diyerek android’de çılgın atardım. şu anda 6s kullanıyorum, 4-5 senedir benimle cihaz ve hala yağ gibi kayıyor namussuz. her aldığım android’in 2 senede nalları diktiğini, rehberi dahi açamaz hale geldiğini düşünürsek 2-3 katı fiyata iphone almak “pahalı” değil.
önce hangarını yapsınlar.

ekleme: ha bunu niye dedim? insansız hava aracı bayraktar'ı üreten baykar'ın ar-ge'ye başlaması 2000 yılına tekabül ediyor. ilk basit uçuş denemesi de %100 yerlilik ile 2004 yılında ve bu sadece basit pervaneli bir uçak.

varın son teknolojik bir jet uçağını %100 yerli imkanlar ile üretmenin alacağı yılı siz hesap edin.

ha şimdi bu entry belki birilerini gaza getirir demek isterdim ama onlar da muhtemelen benim bu ciddiyetime gülüyordur zaten.

çıkartmaktan kasıt canlı kanlı göstermekse hangardan çıkmış reyizin haberin yok.

https://www.trthaber.com/…-sergileniyor-419615.html

ekleme 2: özelden böyle bir tespit geldi (bkz: #101719017)

ekleme 3: model de almanya’da üretilmiş puh sizin kalıbınızı.
bakın arkadaşlar. bir kere daha söylüyorum.
kendilerini “hayvansever” olarak nitelendiren, aslında şizofren, küfürbaz, insan sevgisiz, kötü kalpli ve faşist köpekseverlerin sizi yıldırmasına izin vermeyin (bu arada samimi bir şekilde köpekleri sevdiklerini ve umursadıklarını düşünmüyorsunuz herhalde?). hayvanseverlik bu delilerin tekelinde değil. hayatlarında başka hiçbir anlam olmayan bu sevgisiz küfürbaz şizofrenlerin artık bir susması gerekiyor. ama hala papağan gibi “köpeklerden korkuyorsan sokağa çıkma o zaman” “ben de senin uyutulmanı istiyorum” diyebilen ruh hastalarıyla karşı karşıyasınız. bu patojenik bir durum. sokaklarda köpek çetelerinin gezinmesini normal bulan bu insanların hayvansever olmadığını her platformda anlatmak gerekiyor. yılmayın bu ağzıbozuk küfürbaz sözde hayvansever duyar kasıcılardan. bu sevgi pıtırcıklarının ettikleri küfürleri, lanetleri, belaları başkalarından zor duyarsınız. ayrıca, başka bir arkadaşın da belirttiği üzere, kendileri ve savundukları olay halk sağlığına ve güvenliğine tehdittir, medeni bir ülkede öttürürler.
liyakat eksikliği.

herkes eşini, dostunu ve akrabasını kurtarmak derdinde. haklıya hakkı verilmiyor. vasıfsız insanlar layık olmadıkları mevkilerde anlamadıkları işleri yürütmeye çalışıyor. bu da kaosa ve başarısızlığa sebebiyet veriyor.
edit: gaziantep üniversitesi vakfı, yerel iş adamlarından burs amacıyla topladığı paralar ile üniversiteye 1 milyon tl tutarında mercedes hediye etmiş
sözleşmedeki plaka daha sonda değişmiş, rektörün plakası takılmış.
kaynak

bir üniversite düşünün dibine kadar çürümüş bir zihniyet ile yönetilen..

söz konusu üniversitedeki bazı öğretim üyeleri birer birer eşlerini öğretim görevlisi yaptırtmışlardır.
ilgili yer aile şirketine dönmüş bir üniversiteye, eşin dostun makam sahibi olduğu bir zihniyete evrilmiştir.
kaynak

atanamayan pırıl pırıl gençler varken bunu yapmaktaki amaç eğitim kurumunu aile saadeti veya romantik bir akşam yemeği eşliğinde mi yürütmektir?
akademisyenliğin birincil şartı eş kontenjanından mı faydalanmaktır?

bu tablo ilgili üniversiteye liyakat sorgulanmadan atanan rektörümsü (bkz: ali gür) ün eseridir.
siyasal islamın bir virüs gibi ülkeyi dört bir yandan sardığının temsilidir.
iş bulamayan onlarca genci intiharlara sürükleyen bu düzen, bu kafanın sonucudur.

kelimelerin kifayetsiz kaldığı ve anlamını yitirdiği utanç verici bir durum çok yazık.

edit: "her üniversitede bu durum var" diye bu çürümüş zihniyeti sıradanlaştıranlar, hangi amaca hizmet etmektedir? o halde her üniversite için başlık açılmalı, tepki gösterilmelidir.
mevcut sistemin buralara kadar gelmesinin sebebi "sıradanlaştırmaktır"
sıradanlaştırmayın!

edit: rektör ali gür fetö nün imamıymış, bunu dile getiren ise akp milletvekili şamil tayyar
kaynak
içtikçe kaybediyorum, kaybettikçe daha fazla içiyorum.bu allahın belası döngüden bir türlü kurtulamıyorum.sabaha karşı uyanmak istemiyorum.
yazık valla kimin çocuğuysa.

türk kızı böyle türk kızı şöyle vb seksist başlıkların gırla gittiği şu platformda hediyeleşme taleplerinin akması durumu. şaka gibi cidden bu kadar yalnız mısınız?

tanım: kadınlara çiçek başlığına karşılık açılmış ancak sözlük erkekleri tarafından çok daha fazla talep gören başlık.*
tayyip erdoğan'ın hep cumhuriyetin tüm kurumlarını sattığı hiçbir fabrika açmadığı söylenerek haksızlık yapılıyor bence fabrikalar açmıştır ancak aklımda hiçbiri yok

ak partili yoldaşlardan bu başlığı reisin 18 yıllık iktidarı boyunca açtığı fabrikaları yazarak donatmaya düşman çatlatmaya davet ediyorum

özel fabrikaları listeleyenleri görüyorum bunlar devlete ait değil reis kurmadı lütfen doğrusnu yazalım arkadaşlar
antik/orta çağda, matbaa yokken, iletişim olanakları kısıtlıyken... tiyatro gerçekten de eğlencenin üzerinde bir rol üstleniyordu. aristokrat olmayan insanların bilinçlendirilmesi, muhalif düşüncelerin/eleştirilerin aktarılabilmesi en etkili olarak tiyatro gibi sanatlarla yapılıyordu.

zamanında sahip olduğu önem inkar edilemez, ama hala şu vıcık vıcık romantizmin gözünüzü kör etmesine izin vermeyin, geçti bunlar. sanatçısı "biz büyük bir misyon üstleniyoruz" havalarında, izleyicisi, "biz çok sofistikeyiz" havalarında, kendi kendinize circle jerk yapan adamlarsınız artık.

edit: başlıkta kullanılan "beyin yakmak" ifadesini anlamaktan aciz insanlar doluşmuş. şaşırılan şey; genco erkal'ın ne yazdığı değil, kendi kendine (ya da çevresindekilerce) toplumu bilinçlendirme misyonu yüklemiş birinin, bu kadar cahilce bir sebep/sonuç ilişkisi kurabilmesi.

veri 1: alt sosyo-ekonomik kesimdekiler genel olarak tiyatroya gitmez. (büyük ölçüde doğru)
veri 2: alt sosyo-ekonomik kesimdekiler genel olarak cahildir/bilinçsizdir. (büyük ölçüde doğru)

çıktı: tiyatroya gitmeyenler, cahildir/bilinçsizdir. (buradan bu çıktıya ulaşabilmek için ciddi ciddi beyinsiz olmak gerekir)

bu; alt sosyo-ekonomik kesimdekiler genel olarak esmerdir (paylaştıkları gen havuzundan dolayı). yani esmerler cahildir/bilinçsizdir demek gibi bir şey.

evet, gerçekten de hemen hemen her toplumdaki en cahil/bilinçsiz kesim tiyatroya gitmez, ama onları bilgili/bilinçli kesimden ayıran özellikleri saymaya başlasak, tiyatroya sıra bile gelmez.
başlıkta belirttiğim olaydır. daha önceki halini merak edenler için (bkz: garanti bankası'nın 6.75 tl eft ücreti alması)

bu tarz işler için enpara kullanıyorum (reklam değil, bu bankalar varken kullanmak zorundayım)

işim bir seferliğine garantiye düştü ve görünce işlem ücreti kısmına uzun uzun baktım. 2020 yılında eft, havale ücreti ödemek bir yana, 7.75 tl ödemek insana koyuyor.

ekran görüntüsü
anladık amk anladık x sene önce bilmem kaç paraya aldığın araba şuan anasının gözü oldu anladık.bir başlık altında bu kadar mı aynı cümle olur anasını satayım.başka bir şey konuşulmaz mı? sürekli aynı muhabbet.
dünyaya gelmesine sebep olan babası gencecik bir kızın hayatını çalmış. sebebi bu kadar basit olabilir mi? erkek arkadaşı var diye insanın kendi evladını öldürecek kadar gözü dönebilir mi ? altından istismar gibi bir mevzu çıkacak diye korkuyorum sanki bazı şeyleri söylememesi anlatmaması için öldürülmüş gibi. o kadar sık rastlar olduk ki böyle şeylere artık şaşırmıyoruz. yazık, gencecik yaşta umutları söndürülen şeymaya, evladı eşi tarafından öldürülen annesine çok yazık.
(bkz: ağır metal) kontaminasyonuna değinen yazara teşekkür etmekle birlikte (bkz: mikroplastik) birikimine de göz atmanızı öneririm. birçok yazarın da değindiği gibi ülkede hayvansal kaynaklı proteine erişmek oldukça zor. toplumun avrupa birliği ülkelerine kıyasla düşük ıq ortalamasının başlıca somut sebepleri arasında; (bkz: omega 3) içeren yağ asitlerinin alınımının azlığı buna karşın omega 6 içeren yağ asitlerinin gereksiz artışı; (bkz: bisfenol a), fitalat, (bkz: polisiklik aromatik hidrokarbonlar) gibi kontaminantlara maruziyetin katlanması gibi örnekler sayılabilir.
neden 30 yasına gelmiş insanlara hergün bu platform da psikolojik eziyet baskı yapılmaya çalışılıyor? bu platformdaki insanların biraz daha farklı olması gerekirken , dışardaki herhangibir yobanizmus ayse teyzeden farkınız yok, sürekli insanları 30 yasına geldiği için aşşağılayıp hor görmeler , türk kızını küçük görmeler, evlilikti bilmem ne . hayatınız böyle gereksiz kavramlara takılacak kadar boş demekki .p.s 33 yadındayım, evli degilim, yaşlı hiç değilim, yalnızım mutluyum ve türk kızıyım ok?? byee
1. eski köprünün altında
2. öyle dertli
3. yanıbaşımdan

edit: entrylere bakılırsa adamların sağlam 20 şarkısı var. herkes kendi üçlüsünü yazmış. duman efsane grup ama devamı gelmiyor :(
bir uçağın 11 yıllık olması sorun değildir. 11 yaşındaki bir uçak, kırıma uğramazsa en az 15 yıl daha kullanılacaktır. muhtemelen 20 yaşına kadar büyük bir havayolunda sonrasında ise, küçük havayollarına satılarak uçmaya devam edecektir. amerika'nın en büyük havayolu şirketlerinden birisi olan delta airlines'ın uçak filosunun ortalama yaşı 15.8'dir ve halen kullandığı md80-90 uçaklarının ortalama yaşı 26'dır.
bir uçağa ne kadar iyi bakılır, düzenli kontrolleri, bakımları yapılırsa o kadar uzun süre uçabilir ve bu bakımların hepsi kayıt altında tutulur ve bakım sonrası uçağın uçabileceğine dair onaylar alınır.

pegasus havayollarının boeing 737 uçakları görece eskidir çünkü son yıllarda verdiği siparişerin hepsi airbus a320 ve a321 uçaklarıdır. ve bu uçak siparişleri düzenli olarak teslim edildiğinden filonun ortalama yaşını düşürmektedirler.

dünkü kazanın oluşu daha çok hava durumu, pilotaj hatası ve kule hatası gibi görünmektedir ve pegasus havayollarının bakım politikasını suçlayacak bir durum şu an için yoktur. tabii pilotlara az yakıt tüketimi konusunda baskı yapılması, aylık yakıt tüketim listelerinin hazırlanması gibi iddialara pegasusun yanıt vermesi gerekmektedir. yalnız uçan minibüs, metro turizm gibi söylemler tamamen saçmalıktır. dünkü kaza pegasusun ilk ölümlü kazasıdır ve umarım sonuncusu da olur.

yalnız pegasus havayolları türkiye'de uçak kullanımının artmasında ciddi bir etmen olmuştur ve söylenen pek çok şeyi hak etmemektedirler. 10 yıl öncesine kadar uçağa binmemiş pek çok insan pegasus sayesinde uçağa binmiş, türkiye'yi ve avrupa'yı gezmiştir.
enver paşa'nın başarılı bir kurmay olduğunu bilirsek hayalperest olamayacağını anlayabiliriz. osmanlı'nın son nesil subayları hepimizden daha entelektüel ve dünyayı bizlerden daha iyi tanıyan insanlardı. bugünden bakıp o günkü şartlarda bir insanın başından geçen hadiseleri "hayalperest"lik olarak tanımlamak pek doğru sayılmaz.
hainlik kısmına değinmeyeceğim çünkü enver paşa'yı böyle bir sıfatla yan yana getirmek her şeyden önce terbiyesizliktir.
benimkinin çubuk bir ödülü var, uzanırken kucağıma alıp koparta koparta veriyorum. en sevdiği şey budur. ben koparınca o elimi çekiştiriyor ağzına götürüyor. biraz duraksayınca patileriyle elime vurarak dürtüyor ben de veriyorum. bir kere tadını merak ettim, bir parça ağzıma attım. bokum gibi.
doğru tespit.

fakat; önemli olan duruştur. omurga sahibi olmayanlar bunun ne demek olduğunu anlayamaz.

ayrıca; hangi partinin ne karar aldığının aklı başında insanlar için hiçbir önemi yoktur. onlar zaten neyin ne olduğunu görebiliyorlar.