beyin göçüne sebep olmak çok büyük bir hainliktir, orası kesin bilgi...
Sık geçen başlıklar
zamazingonun tam ortasi amazing 59
ekşi profilitürkiye mafya devletinin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olunca böyle oluyor demek ki... zaten atatürk'ün de kendisinin ziyaretine ihtiyacı yok.
sanırım çok yakında iyi bir dayak yiyecektir...
akepe'lilerin en büyük avantajı karşılarında hep düzgün insanlar bulmaları... düzgün insan sevmiyorlar, hödükler ve hödük seviyorlar. ülkeyi, şehirleri hödükler yönetsin, hödüklere hak etmedikleri makamlar verilsin, hödükler hak etmedikleri paralar kazansın istiyorlar... böyle hödüksever bir sistemi bir daha zor bulacaklarından kaybetmek istemiyorlar. düzgün insanlara hak ettikleri makamlar verilirse, hak ettikleri, okulunu okudukları, uzmanı oldukları işleri yaparlarsa hödükler ne yapacak? bok mu yesinler? bence evet de... işte onlar razı gelmiyor...
(bkz: enerji yüklemesi)
"tayyip bitti, akepe gitti" haber anonsunu yapacak kadının sesi... üstüne tanımam.
izmirliler çalma diyor...
izmirliler ayrıştırma diyor...
izmirliler adil ol diyor...
izmirliler kul hakkı yeme diyor...
izmirliler adam ol diyor...
izmirliler çok şey diyor da bunların işine rakı meselesi geliyor...
izmirliler ayrıştırma diyor...
izmirliler adil ol diyor...
izmirliler kul hakkı yeme diyor...
izmirliler adam ol diyor...
izmirliler çok şey diyor da bunların işine rakı meselesi geliyor...
eski türkiye.
abd'nin işine karışmak gibi olmasın ama bu ikisinin bir de elebaşı var, tüm emirleri ondan alıyorlar...
şöyle bir yazıdır;
anlayış üstüne
“bu kimseleri de anlamamız lâzım” ahkâmları kesenlere bir çift sözüm var. ben anlayışsız bir insan değilim ki, neyi anlamıyorum? sadece insan olmalarından gelen saygıyı herkese duyuyorum, sadece hayvan, sadece bitki, sadece deniz olmasından gelen saygıyı doğaya duyduğum gibi. daha hangi partiye oy atacağını ve okuma yazmayı bilmeyen “ampule basacaksın” telkinini bile anlamaktan aciz kara çarşaflı teyze yolda bana adres sorsa ya da bir ihtiyacı olduğunu fark etsem, yardım istemese dahi yardım ederim, onu mu anlamıyorum? gezi direnişi sırasında dadaşlar taksi durağı amblemli taksiye el ettim “seni almam taksime” dedi, “eyvallah” dedim yoluma devam ettim, o kimseyi mi anlamıyorum? bu yazıyı okuyup da “o abimiz en doğrusunu yapmış, sana az bile” diyecek kadar kindar cahilin neyini anlamam lâzım? 16 ay muharip sınıfta askerlik yaptım, askerlikten yırtma yolu arayan, bedelli çıksın diye sosyal medya organizasyonu düzenleyen, “afrin’de kahraman mehmetçiğimiz şöyle yaptı böyle yaptı” diye kahramanlık destanları yazan kimseler; doğru düzgün yazamadıkları türkçeleriyle bana “vatan hayini” diye mesajlar atıyorlar, bunları mı anlamıyorum? evinde çocuğuna verecek yemeği yok, evine götürecek ekmeği yok, yakacak odunu yok, bir erzak yardımına muhtaç bırakılmış, “ben neden bu haldeyim?” diye sormuyor, 50 tl alacağım diye parti mitingine gidiyor. ben bu insanları mı anlamıyorum? küfürsüz cümle kuramıyor, her küfrü yılışık erkek egemen toplumun safsatalarıyla bezeli, okumuyor, düşünmüyor, en ufak bir muhakeme mekanizması yok, gelişine abuk sabuk konuşuyor, diyor ki -taptıkları bir takım insan müsveddeleri- “o kötü”; başlıyorlar ağızlarından salyalar akarak tek bildikleri tek iletişim yolu olan rezilliklerine. ben bu kimseleri mi anlamıyorum? alışveriş sırasında senin büyük şehirden geldiğini, okumuş olduğunu, paran olduğunu anlayan bu çaresizliğin ortağı olan küçük şehir esnafın halini kaçınız gördünüz, kaçınız muhatap oldunuz? bu şahısları mı anlamıyorum ben? elinde 40 tane kadının nüfus kağıdıyla oy sandığı başına giderek toplu oy atma peşinde olan insan enkazını mı anlamak durumundayım? bir köy, bir mahalle adına toplu oy kullanma peşinde koşan muhtarı mı anlamıyorum? hayattaki tek umutları, tek çıkış yolları bu siyasi garabette siyaset yapmak olan, işini “ustasından” öğrenmiş, seçimler esnasında seçmenlerine okul binalarında her türlü kolaylığı sağlayan genç irilerini mi anlamıyorum? oy toplamak için sokak sokak dolaşan, “islâm’ın son sancağı elden gidiyor” diye kendileri gibi bilmezleri kandırma peşinde koşarken ağlayıp zırlayan yalancıları mı anlamıyorum? gerçeğini ve ne olduğunu duymaktan bu kadar alınan başka bir gürûh daha yoktur. fazla olduklarından, adaleti, eğitimi, sosyal hak ve hürriyetleri kısıtlayıp istedikleri gibi dizayn edebileceklerine inanan fanatikleri mi anlamıyorum? günü kurtarmak için çoluğunun çocuğunun geleceğini karartmadığını zannederek kendine dahi yalan söyleyen kimseleri mi anlamıyorum? ceplerini doldurmak için 15 temmuz anmalarında kumanya kemiren işadamı, oyuncu, şarkıcı görünümündeki vampirleri mi anlamıyorum? o vampirlerin “bir şey olursa alır ailemi kaçar giderim bilmem nereye” dediklerini mi bilmiyorum? sana bi şey diyeyim mi kardeşim, bu insanlar göz göre göre kandırılıyor ve ben “kandırılıyorsunuz!” dedikçe bana etmedikleri lâfı bırakmıyorlar, çünkü tahammül edemedikleri şey duymak istemedikleri gerçeklerini yüzlerine yüzlerine söyleyen insanlar. çektiğim tek sıkıntı, bu kimseleri çok iyi tanıyor, biliyor ve maalesef anlıyor olmak.
levent üzümcü
anlayış üstüne
“bu kimseleri de anlamamız lâzım” ahkâmları kesenlere bir çift sözüm var. ben anlayışsız bir insan değilim ki, neyi anlamıyorum? sadece insan olmalarından gelen saygıyı herkese duyuyorum, sadece hayvan, sadece bitki, sadece deniz olmasından gelen saygıyı doğaya duyduğum gibi. daha hangi partiye oy atacağını ve okuma yazmayı bilmeyen “ampule basacaksın” telkinini bile anlamaktan aciz kara çarşaflı teyze yolda bana adres sorsa ya da bir ihtiyacı olduğunu fark etsem, yardım istemese dahi yardım ederim, onu mu anlamıyorum? gezi direnişi sırasında dadaşlar taksi durağı amblemli taksiye el ettim “seni almam taksime” dedi, “eyvallah” dedim yoluma devam ettim, o kimseyi mi anlamıyorum? bu yazıyı okuyup da “o abimiz en doğrusunu yapmış, sana az bile” diyecek kadar kindar cahilin neyini anlamam lâzım? 16 ay muharip sınıfta askerlik yaptım, askerlikten yırtma yolu arayan, bedelli çıksın diye sosyal medya organizasyonu düzenleyen, “afrin’de kahraman mehmetçiğimiz şöyle yaptı böyle yaptı” diye kahramanlık destanları yazan kimseler; doğru düzgün yazamadıkları türkçeleriyle bana “vatan hayini” diye mesajlar atıyorlar, bunları mı anlamıyorum? evinde çocuğuna verecek yemeği yok, evine götürecek ekmeği yok, yakacak odunu yok, bir erzak yardımına muhtaç bırakılmış, “ben neden bu haldeyim?” diye sormuyor, 50 tl alacağım diye parti mitingine gidiyor. ben bu insanları mı anlamıyorum? küfürsüz cümle kuramıyor, her küfrü yılışık erkek egemen toplumun safsatalarıyla bezeli, okumuyor, düşünmüyor, en ufak bir muhakeme mekanizması yok, gelişine abuk sabuk konuşuyor, diyor ki -taptıkları bir takım insan müsveddeleri- “o kötü”; başlıyorlar ağızlarından salyalar akarak tek bildikleri tek iletişim yolu olan rezilliklerine. ben bu kimseleri mi anlamıyorum? alışveriş sırasında senin büyük şehirden geldiğini, okumuş olduğunu, paran olduğunu anlayan bu çaresizliğin ortağı olan küçük şehir esnafın halini kaçınız gördünüz, kaçınız muhatap oldunuz? bu şahısları mı anlamıyorum ben? elinde 40 tane kadının nüfus kağıdıyla oy sandığı başına giderek toplu oy atma peşinde olan insan enkazını mı anlamak durumundayım? bir köy, bir mahalle adına toplu oy kullanma peşinde koşan muhtarı mı anlamıyorum? hayattaki tek umutları, tek çıkış yolları bu siyasi garabette siyaset yapmak olan, işini “ustasından” öğrenmiş, seçimler esnasında seçmenlerine okul binalarında her türlü kolaylığı sağlayan genç irilerini mi anlamıyorum? oy toplamak için sokak sokak dolaşan, “islâm’ın son sancağı elden gidiyor” diye kendileri gibi bilmezleri kandırma peşinde koşarken ağlayıp zırlayan yalancıları mı anlamıyorum? gerçeğini ve ne olduğunu duymaktan bu kadar alınan başka bir gürûh daha yoktur. fazla olduklarından, adaleti, eğitimi, sosyal hak ve hürriyetleri kısıtlayıp istedikleri gibi dizayn edebileceklerine inanan fanatikleri mi anlamıyorum? günü kurtarmak için çoluğunun çocuğunun geleceğini karartmadığını zannederek kendine dahi yalan söyleyen kimseleri mi anlamıyorum? ceplerini doldurmak için 15 temmuz anmalarında kumanya kemiren işadamı, oyuncu, şarkıcı görünümündeki vampirleri mi anlamıyorum? o vampirlerin “bir şey olursa alır ailemi kaçar giderim bilmem nereye” dediklerini mi bilmiyorum? sana bi şey diyeyim mi kardeşim, bu insanlar göz göre göre kandırılıyor ve ben “kandırılıyorsunuz!” dedikçe bana etmedikleri lâfı bırakmıyorlar, çünkü tahammül edemedikleri şey duymak istemedikleri gerçeklerini yüzlerine yüzlerine söyleyen insanlar. çektiğim tek sıkıntı, bu kimseleri çok iyi tanıyor, biliyor ve maalesef anlıyor olmak.
levent üzümcü
çiko'yu ziyaret etmiş, köpeğe temas etmemeye özen göstererek hıyar vermiştir...
mr cihazı türkiye'de ilk olarak 1989 yılında dokuz eylül üniversitesi tıp fakültesi radyoloji anabilim dalı'na gelmiştir. ondan sonra da kısa sürede yayıldı zaten.
ultrason cihazları ise 70'lerde bebeği görüntülemek için kullanılmaya başlanmış, 80'lerde ucuzlamaya başlamış cihazlar... sahip olmak atla deve değil...
adam müzmin yalancı... durmuyor ne yapacaksın?
ultrason cihazları ise 70'lerde bebeği görüntülemek için kullanılmaya başlanmış, 80'lerde ucuzlamaya başlamış cihazlar... sahip olmak atla deve değil...
adam müzmin yalancı... durmuyor ne yapacaksın?
miting kalabalığının %90'ı ilk defa duyuyor o senin sıkıldığın şeyleri... doğruyu yapmaktadır... hele 16 yıldır boş konuşan biri varken muharrem ince'nin konuşmalarını öpüp başa koymak gerekir...
erdoğan’ın hakettiği %0
kendisine verilecek oy %38
hile mile katakulliyle %46
kendisine verilecek oy %38
hile mile katakulliyle %46
sadece akp'lilerin zihinlerinde yarattığı hayal ürünü bir seçmen... yani hayaller "akp'ye oy veren eğitimli sağlıklı genç insan", gerçekler "bildiğin çomar"...
bence 20 haziran'a kadar vukuu bulacak olay... ne olur bilemem... ama akp'nin alışılagelmiş stratejileri gereği böyle bir adım bekliyorum... boşuna şark kurnazı demiyorlar bu adamlara, kurnazlar ama kurnazlıkları bile cahilce, şark işi...
"çabuk olursak; karım bekliyor"
ne vaat ettiklerini anlamayanlar varmış... bana erdoğan ve ak çeteden kurtulmak yetiyor şahsen... önce irinler boşalsın, parazitler gitsin sonra bakılır ne yapılacağına "iyi" olurken...
sene olmuş 2018 millet hala "peşinden gidecek lider" diyor, "örnek alacak insan" diyor...
kardeş sıçmışım liderine... bana en iyi hizmet edecek, en dürüst hizmeti verecek kimse ona oy veririm. biz koyun olmayacağız, idareciler halkın köpeği olacak...
kardeş sıçmışım liderine... bana en iyi hizmet edecek, en dürüst hizmeti verecek kimse ona oy veririm. biz koyun olmayacağız, idareciler halkın köpeği olacak...