Sık geçen başlıklar

genco erkal'ın beyin yakan tiyatro yorumu 1

ekşi'de gör
antik/orta çağda, matbaa yokken, iletişim olanakları kısıtlıyken... tiyatro gerçekten de eğlencenin üzerinde bir rol üstleniyordu. aristokrat olmayan insanların bilinçlendirilmesi, muhalif düşüncelerin/eleştirilerin aktarılabilmesi en etkili olarak tiyatro gibi sanatlarla yapılıyordu.

zamanında sahip olduğu önem inkar edilemez, ama hala şu vıcık vıcık romantizmin gözünüzü kör etmesine izin vermeyin, geçti bunlar. sanatçısı "biz büyük bir misyon üstleniyoruz" havalarında, izleyicisi, "biz çok sofistikeyiz" havalarında, kendi kendinize circle jerk yapan adamlarsınız artık.

edit: başlıkta kullanılan "beyin yakmak" ifadesini anlamaktan aciz insanlar doluşmuş. şaşırılan şey; genco erkal'ın ne yazdığı değil, kendi kendine (ya da çevresindekilerce) toplumu bilinçlendirme misyonu yüklemiş birinin, bu kadar cahilce bir sebep/sonuç ilişkisi kurabilmesi.

veri 1: alt sosyo-ekonomik kesimdekiler genel olarak tiyatroya gitmez. (büyük ölçüde doğru)
veri 2: alt sosyo-ekonomik kesimdekiler genel olarak cahildir/bilinçsizdir. (büyük ölçüde doğru)

çıktı: tiyatroya gitmeyenler, cahildir/bilinçsizdir. (buradan bu çıktıya ulaşabilmek için ciddi ciddi beyinsiz olmak gerekir)

bu; alt sosyo-ekonomik kesimdekiler genel olarak esmerdir (paylaştıkları gen havuzundan dolayı). yani esmerler cahildir/bilinçsizdir demek gibi bir şey.

evet, gerçekten de hemen hemen her toplumdaki en cahil/bilinçsiz kesim tiyatroya gitmez, ama onları bilgili/bilinçli kesimden ayıran özellikleri saymaya başlasak, tiyatroya sıra bile gelmez.