iki tane köpeğim var. bazen gün içinde yemek yaparken elimde bir parça kemik kalıyor ikiye bölünmeyecek bir şey. bahçeye çıkıp hangisi ortalıktaysa ona veriyorum. sonra diğeri nerede yatıyorsa koşup geliyor ve kemiği yiyen diğer köpeğe kızıyor. hem de ne kızmak ortalık feryat figan ama kemiği veren benim bana asla kızmıyorlar.
ben sanki işin içinde hiç yokum. pırıl pırıl gelip başlarım sizin kemiğinize diye kemiği sokaktaki bir köpeğe atıp, işi çözüyorum. oysa biliyorum kavga çıkacak. bekle işte akşam yemeklerinin arasına karıştır o kemiği.
işte bu kadınlara kızan, eşlerini ellerinden aldıklarını düşünen kadınlar, köpeklerimle aynı içgüdü içindeler. kocası pırıl pırıl ve ayartılmış. kıyamam. kendisinden daha fazla kazanıyor diye patronuna değil, işe yeni giren iş arkadaşına bilenen çalışan da aynı. ulan patronun yeni giren, ne vereceği belli olmayan insana senden daha çok değer veriyor işte. ya git konuş hakkını iste, ya kabullen boynunu eğ ya da defol git. aynı şekilde bir kadınının kocanı ayarttığını düşünüyorsan ya konuş kocanla düzelt durumu, ya boynunu eğ kabullen ya da defol git. insanlarda sık görünen kendine eşit veya alt edebilir gördüğünü suçlama kolaycılığı bu.
ayrıca kimse kimseyi ayartmasın ama bazıları da kolay ayartılıyor söyleyeyim. hatta kafasında ayartılmış sadece ayartacak, küçük bir adım atacak insana ihtiyaç duyanlar var ki kadın erkek fark etmez. ben demiyorum ki ayartan suçsuzdur. ben asıl suçluyu gözden kaçırmayın diyorum ki o da içinizden biri.
edit: evli değilim, sevgilim yok. evli veya sevgilisi olan hiç kimseye de ilgim alakam yok. saçma sapan şeyler yazmayın.
18.12.2023 · 9. sıra
hic tren gecmeyen istasyon
17.12.2023 10:47 ~ 11:25