Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
2010 yazına denk geliyor....
3 ayda hayatım mahvoldu

-ciddi bir hastalığa tutulduğumu öğrendim.
-hastalığım yüzünden kız arkadaşım benden ayrıldı
-askerlikten çürük raporu yedim
-4 senelik işimden ayrıldım
-1 buçuk sene çalışamadım.

allaha şükür geride kaldı herşey.
hayatımı sıfırdan kurdum umudunuzu kaybetmeyin.
unutmayın her yokuşun bir inişi vardır.
dakika 85 uruguay 2-0 yeniliyor ve jose gimenez hıçkıra hıçkıra ağlayarak oyuna devam ediyor. ağlıyor koşarken. siliyor gözyaşlarını formasına. pas atıyor arkadaşına. sonra yine koşuyor... bir de bize bakıyorum arda turan sırıtarak oyundan çıkıyor. işte böyle duygu yüklü bir maçtır. ders niyetinde!
uruguaylılardan fazla üzüldüm amına koyim,bi fenerli olarak yufka yüreğimi sikeyim,çok seviyorum bu adamı.
hep diyorum ver parasını tut müşahit, yoksa eğer yeterli yapılanman, bilmem kaç milyar lira seçim yardımı alıyorsun 80% oy aldığın beşiktaş kadikoye fln iki bayrak az as, git sandığa parasıyla adam yerleştir.
kendini devasa evrende bi s.kim zannedip vahşi doğanın bir parçası olduğunu unutmak. besin zincirini bilmeyip etçil, otçul kavramlarından bihaber yaşamak.

edit: insan dişinin, etçil bir yapıya sahip olmadığına yönelik gelen mesajlar;

türümüzün evrimsel geçmişi insanın hepçil olduğu gerçeğini ortaya koymuştur. köpek dişlerimiz avcılarınki gibi sivridir, molar dişlerimiz otçullarınkine benzer bir biçimde yassıdır. öte yandan ateş icat edilmeden önce avlanmaya çıkan insan yakaladığı geyiği hangi dişlerle parçalayıp midesine ulaştırıyordu merak ediyorum ? evrim süresince daha büyük dişlere gerek kalmadığı, bunun da dişlerin küçülmesine neden olduğu pişmiş etle beslenmenin başlamasıyla yiyecekleri yemenin kolaylaştığı ve sonuç olarak daha büyük dişlere ihtiyacımız kalmadığı gerçeğini hatrı sayılır biyologlar dile getirmiş zamanında. beslenme biçimi tarih boyunca hep değişmiştir. neden şu an 20 lik dişler insanları rahatsız ediyor ve müdahele sonucu alınıyor. bunu sorgulamak lazım. iki bina dikip doğadan öteleşirsen böyle saçma sapan akımların içine hapsolursun.
zaman "gazetesi" yıllarca hedef gösterdi, alkış tuttu, mezardakiler bile oy kullansın dedi.

onlarca insanın hapse girmesine sebep olanlara acımıyorum doğrusu. böyle bir paçavrada yazıp sonra da "ama hukuk ühühühü" diye ağlayanlar, beter olun...
sipariş veriyor sanki kekolar yok kadın olacakmış da güzel olsunmuş gözleri de yeşil. san marino milli takımını gözü kapalı sayabilsinmiş.

2 lira farkla yumuşak içim de ister misin kardeşim?
change.org'da başlatılmış haklı bir kampanya.

"biz öğretmenler olarak çoğu illerdeki ogretmenevlerinde yer bulamamaktayız. öğretmenler dışında herkesin kalabildigi öğretmenevleri ile ilgili çalışmaların yapılmasını, polisevleri ve orduevlerinde olduğu gibi öğretmenevlerinin de yalnizca öğretmenlere tahsis edilmesini istiyoruz."

https://www.change.org/…tion&utm_term=petition_show

zorunlu edit: öğretmenevine gittiğimizde orda yabancı gibi bir pozisyonda kalmak istemiyoruz hepsi bu. yoksa bedava otel aradığımız yok. gidiyorsun paranla bile kalamıyorsun. biz bundan rahatsızız sevgili öğretmen düşmanları.
erkek fitness hoca duyarı yemek istemem ama iki spor salonuna gittim ikisinde de ağır piçti bu hocalar. adamlar gözünü açmış hangi yeni gelen kıza yardım etsek diye pusuda bekliyorlar. kızlar tek kelime etmeden yanına damlıyor ben gidiyorum bir soru soruyorum ağzını yüzünü büküyor orospu evladı. bi de kendi antrenmanlarını yapma seansları vardır ki demeyin hallerine. makinede bir göğüs çalışıyor ama gözler radar gibi etrafta kız kovalıyor beni kesen kız var mı diye.
iki haftalık iznimin önceki son iş günümde patronu araba ile eve bırakmak icin yola koluydum.

konuyla alak kız ise patronun kendisi. aramizda fazla yas farkida yok. belirtmek istedim.

p-patron
b-ben

hava karanlık ve şimşekler cakmaktadır.

p- hava çok bozdu.

b- bir kaç gün böyle kötü olacakmış hava.

p- havalar sen olmayinca nasil olursa olsun hep kötü olacak.

benim çok hoşuma gitti o an. ama karar sizin.
niye böyle başlıklar açıyorsunuz anlamıyorum ki . ne yani biri girip bu saatte bunları okuyup morali bozuluyorsa, kendine olan özgüvenini yitiriyorsa.
ya da size bilenip sinirini içine atıyorsa, sonra başkasından çıkarıyorsa.

şöyle toksik kişiliklerinizi saçmak neden hoşunuza gidiyor ben anlayamıyorum. hayattaki herşey kelebek etkisi, onda bile yaradığınız tek şey olumsuz tepkimeler yaratmak.

milyarlarca nedeni vardır. dünya güzeldir. yaşamak olağanüstü bir hediyedir.

dipnot 189
metroya, otobüs durağına, caddeye, okula, hastaneye, parka, avm'ye, kasaba, manava, bakkala çakkala, her yere yakın daire.

(bkz: yersen)
resmen özel hayatına tecavüz edilmiş kadının. fotoğrafların hepsi gizli çekim. umarım tazminat davası açar da oradan kazandığı parayı köyünde afiyetle yer.
sebebi rus erkekleridir. yapsınlar bakalım kapris hayatları boyunca yalnız kalıyorlar mı kalmıyorlar mı?

sen, ben türk kızının götünü kaldırdık, kaldırdık sonra neden kapris var. neden olmasın?
yeşil çam filmlerinin çoğunda görebileceğiniz unsunlar;

-çalışan kadın para düşkünüdür, zengin erkeklerle birlikte olur

-yalnız kalan/dul kadınlar fuhuş yapar ya da yapmak zorunda kalır.

-erkekler tüm hayatın çilesini kadınlar için çeker (!)

-zenginler ahlaksızdır. fakirler mutludur.

-erkek aldatırsa çapkındır, kadın aldatırsa yolludur.

-zengin damat figürünü yücelten fakir aileler, mutluluğu paraya endekslenmesi.

-fakirler saflığından ve vicdanından kaybeder.

-hayat kitaplardan değil, sokakta öğrenilir.

-bilim ve toplum gelişimi hiç bir zaman konu alınmaz.

-çocuklar yaramazlık ve tatlılık yapmakla yükümlüdür.

-keyif ve efkar eşittir alkol tüketmektir.

-silah kullanan iyi delikanlı, kötü kancıktır.

-iyilik için yalan söylenmesi meşru, kötülük içinse entrikaldir.

-kadınlar evlilik ve sevgililik gibi kavramlarla kandırılır ve güvensizleştirilir.

-her kadın figür, kadınlara toplumun yüklediği işleri yapar, kötü kadınlar hizmetçi çalıştırır ve aşağılar.

-şehir dışındaki tüm yaşamlar mutsuzluk ve cehaleti temsil eder.

-çok çalışmakla zengin olunmaz, hak yiyerek, fakirleri sömürerek zengin olunur ve emek, özveri aslında irtibasızlaştırılır.

-komik ve aynı zamanda zeki karakterler hep tembeldir. yaratıcılık ve kariyer hevesi ayıplanır.

-köylü cahil gösterilir ki kendi işinde uzman çiftçilere şehir yaşantısını bilmiyor diye bu şekilde yaftalamak yerine, şehir insanını doğal yaşamı bilmemekle yaftalamak lazım.

işin özeti, senaristlerin ve yönetmenlerin bilinçsizce işlediği konular yüzünden nesiller yanlış rol modellerle büyüdü. ciddiyet, görev bilinci, iş hukuku, hak mücadelesi gibi konularda hep pasifleştirildik. kaypak ve kısa yoldan zengin olmaya çalışan bir millet olmamızın temelinde yanlış propagandalar yatıyor. çocukların yaramaz, kadınların aciz, erkeklerinse yüceltildiği filmlerin eserleri günümüzdeki kaotik toplum sorunları.
istanbul un göbeğinde bi sitede oturuyorum. her çeşit a sınıfı araba sahibi gözlemlşyorum.
bmw li erkek; şahiniyle pati atan adamın biraz daha zengini.
mercedes li erkek; daha bi sakin.

şimdilik böyle genelliyorum...
habere gore abd yönetimi, çin'den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800'den fazla ürüne bugun itibariyle washington yerel saatiyle 00.01'de resmen hayata geçirdigi yüzde 25 ek gümrük vergisini uygulamaya başlamisiyla ticaret savasini baslatmistir. cin de buna karsilik olarak abd'nin cine ihrac ettigi urunlerden misliyle vergi alinacagi uyarisinda bulunmustur. ayrica abd, 16 milyar dolar değerindeki 300'e yakın ürünü içeren ikinci bölümün ise temmuz ayinin üçüncü haftasında yürürlüğe girmesinin planlandığını açıklamis. olaylarin fitilini atesleyen gelismeyse trump'un mart ayında ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmesiyle başlamisti. einstein ucuncu dunya savasini bilemem ama dorduncu dunya savasi tas ve sopalarla yapilacak demisti, biz de bu vesileyle ucuncu dunya savasinin vergiler yoluyla yapilacagini tarihe not duselim*.

edit: basliga duyulan ilgiye gore iki ulkenin dilini de cok iyi duzeyde konusabilen isbu suser kisisi her iki ulkeden farkli kaynaklarla entariyi daha detayli hale getirecektir. okumayana bedava bilgi yok. cunku eksisozluk neydi? kutsal bilgi kaynagiydi. bilgi neydi? bilgi emekti.
saçım uzunken;

(ben) kırıklarını alın sadece

(kuaförüm) hayır çok yıpranmış.
10 cm keser ve sen çok kısaltmak istemediğin için az kestim der.

saçımı kısaltmaya karar vermişimdir;

(ben) şuraya kadar kısalsın

(kuaförüm) o kadar kısaltmayalım bence. biraz şu boy kullan bakalım der ve istediğimden daha uzun keser.

(arkadaşlarım) saçına yazık etmişsin der.

(sevgilim) hani daha kısa kestircektin sen de saçlarına kıyamıyorsun der.

sonuç: saçlarım üzerinde söz hakkım yok.