Sık geçen başlıklar

yüzmenin öğrenildiği yer 4

ekşi'de gör
terkos gölü.

babamla balık tutuyorduk. sandaldaydık. annem yok tabii. annem kulübede kardeşlerimle. kadıncağız babamı bekliyor yemek hazırlayacak.
neyse biz konuşuyoruz bi ara babam dedi ki burda suya atlayabilir misin sence ? yaşım 8, 9 civarı. dedim atlarım. atlayamazsın bence dedi. atlarım dedim. atla, sana helal olsun şu kadar da para dedi gülerek. ciddiye almadı beni adam normal olarak. dedim tamam. para falandan değil de babamın gözüne girmek var benim aklımda. çocuk aklı. bi de sencha deliliği biraz.
dur, mur, napıyosun diyene kadar babam, atladım.
tatlı su tabii biraz daldım başta ama onu atlarken düşünmüştüm. çok belgesel izlerdim ben. dalgıçların nasıl yukarı çıktığını biliyordum. odaklandığım tek şey babamın waoww demesiydi. telaşlanmadım o yüzden.
önce su yüzeyini buldum. sonra kendimi dik pozisyona getirdim. ve bacaklarımı çırptım sadece yukarı bakarak. bu sırada babam da atlamış tabii ki. iyi yüzücüydü kendisi... baya iyi. neyse. ben kendim çıktım su üzerine. aklı gitmiş. bir yapıştı bana. apar topar sandala çıkardı. kıyafetlerim falan tabii sırılsıklam öylece atladım. babamın da öyle. oltayı balığı falan bıraktı motoru çalıştırdı geri döndük hemen. bana da kızamıyor bir yandan, bıraksa kendini dövecek yalnız öyle sinirli. tek kelime bile etmedi. annem ikimizi de güzelce haşlamıştı. * babama ayrıca neler yaptı bilemem heheh.

neyse. ertesi gün, bu kez karadan ve mayo falanla götürdü beni. orada sanki hayatım boyunca yüzme biliyormuşum gibi birkaç dakika içinde yüzüyordum. hiçbir şey anlatmadı ve göstermedi. sadece yanımda durdu.

şimdi düşünüyorum, o gün babam orda olmasaydı atlayamazdım. diğer gün babam orda olmasaydı yüzemezdim hemen. var olduğu için, ona güvenerek, su beni hiç korkutmamıştı. zaten bütün mesele de o imiş.
babam sağolsun, bandırmada öğretti bana yüzmeyi. aslında gerçekten yüzmeyi enka okullarında öğrendim ama dediğim gibi ilk ateşi bandırmada peder yaktı

gitti beni durup dururken iskeleden aşağı attı, sonra peşimden atladı. ben şok..

bak böyle sırt üstü durabilirsin diye göstermeye çalışıyor bana, az önce yaşadığım travmadan haberi yok. ben boğulmakla meşgulüm, bu hala oyuncak gibi beni havaya kaldırıyor, atıp tutuyor falan

biliyorum, sevdiği için yapıyordu. ama farklı şekillerde de gösterebilirdi sevgisini
ankara'da öğrenen kaç kişi vardır şu hayatta bilmiyorum ama ben de onlardan biriyim. gönül isterdi ki marmaris'te ayvalık'ta öğrendim filan diyim ama gayet havuzda, aşırı aşırı fobisi olan bir grup kadınla beraber başladı maceram. şimdi o zamanları hatırlayınca ya da benim geçtiğim yollardan geçen birini görünce ne hissettiğini çok iyi anlıyorum. kenardan bir türlü kopamayanlar, suya girince nefesi sıkışıp panik atak geçirenler, aynı hat üzerinden gidip gelenler, ayıp diye kurbağalama yapamayıp bacaklarını açamayanlar, su yutunca öleceğini zannedenler ve daha niceleri...keşke sizin için elimden gelen birşeyler gelse suyla barışmanıza yardımcı olabilsem çünkü su çok güzel, siz de gelsenize.