Sık geçen başlıklar

alirsin iste boyle cevabini 21

ekşi profili
miras sana verilen avanstır, hayatın hile kodudur, arkadan esen rüzgardır, yokuş aşağı yoldur, çölde vahadır, gollük ortadır, puzzle'ın en büyük parçasıdır, kirişteki kilit taşıdır, çekirdekleri ayıklanmış karpuz dilimidir, yağı siniri alınmış löp ettir.

hiçbir çaba göstermeden, yattığı yerde bok gibi mirasa konduğu halde hala şikayet eden insanların ağzını burnunu dümdüz etmek istiyorum. amk asalakları.

tanım: büyük talihsizliktir.
sen bırak dombili hatunu da asıl kimmiş bakalım bu pırlantacı keko? ne kazanmış da ne kadar vergi vermiş? bu kan emiciler sırıta sırıta paralarına para katsın, devlet vergi diye habire seni beni kıstırsın.

maliye göreve!
bütçenize en uygun televizyonu alın. 3000tl üzerinde para vermeyin.

en güzel kadının yüzüne alışmak 6 ay, en kaliteli televizyonun görüntüsüne alışmak 1 ay.

paran cebinde kalır başka bir ihtiyacını görürsün.

saygılarımla
geçen bir boeing 777'nin kokpitini inceledim. fms, telsiz paneli, analog gösterge panelleri, throttle - flap - autopilot kontrol kolları, tavandaki switchler, kokpit ön camı, yan camlar ve cam içlerindeki ısıtma kanallarını inceledim. sonra avionik bölümündeki ikazları, ışıkları ve onların minimum ve maksimum değerleri ve bakım talimatlarının olduğu devasa manueli inceledim. sonra aşağı indim, iniş takımlarının bulunduğu yuvanın içine baktım, karma karışık bir metro ağını andıran hidrolik sistemi inceledim, sonra iniş takımı ana dikmesinin hayvani boyuttaki amortisörünü inceledim. sonra üzerindeki plakartta yazan limit değerleri ve uyarıları okudum. ana dikme, lastik ve brake unit'in, 350 tonluk bir kütlenin 250km süratle indiğinde oluşturduğu korkunç boyuttaki torku nasıl olup da yere ilk temasında dağılmadan abzorbe edip uçağı durdurabildiğine dair kafa yordum. sonra devasa ötesi motorun içine baktım, motor palleri ve motor yuvası arasındaki milimetrik aralığa hep hayret ederdim, yine hayretler içinde kalarak baktım. o kadar vibrasyon, basınç ve ısı ortamına ve dakikada onbinlerce devire rağmen o pallerin nasıl olup da motor yuvasına temas etmediğini çözmeye çalıştım.

sonuç: o iş öyle kolay değil kardeşim... valla bak.
burada kilit ifade "gelir arttıkça"dır.

bakın şimdi gençler, gelirin artması demek iş yükünün ve/veya sorumluluğun artması demektir. bu da konfor bölgenizin eskisine göre daha da daralması demektir. bunun istisnası yoktur.

böyle olduğunda da, hobilerinize, kitaplarınıza, sevdiğiniz insanlara, gezme tozmanıza, filmlerinize, müziklerinize daha az vakit ve enerji ayıracaksınız demektir. hatta adam gibi bir uykuya hasret kalacaksınız demektir. günden güne daha da iş odaklı olacaksınız demektir. bir değil iki telefon taşıyacaksınız, sürekli maillerinize bakmak zorunda kalacaksınız, telefon(larınızı) 7/24 açık tutacak, sabah 03.00'de gelen telefona cevap vermek zorunda kalacaksınız demektir. tatilde bile aklınız işte olacak demektir.

neden? çünkü geliriniz ve mevkiniz yükselmiş ve siz de bunu kaybetmek istemeyeceksiniz demektir.

yani daha çok kazanacak ama daha az yaşayacaksınız demektir.

not: tecrübeli ve yetkili bir abiniz.