Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
ex chp'li olarak hassiktir diyorum. diliniz çok uzadı sizin. siz kimsiniz de kendinizi halktan üstün görüp koyun muamelesi çekiyorsunuz?

biz aç kalacaksak siz de aç kalacaksınız, biz baskı göreceksek siz de göreceksiniz. koltuğunuzla beraber siktirip gideceksiniz.

edit: yerel seçimlerde de tip veya komünist partiye oy vereceğim. gönlüm tip'ten yana, konum izmir. buradan da tip'e çağrımdır izmir büyük şehir için adalet ablayı aday gösterin hepimizi şööyle bi adam etsin.
birkac ay once instagramda video izliyorum. ismini vermeyeyim ilce devlet hastanesinde kavga var acilde. sebebi ise sira gelmemesi, vatandaslarin bekletilmesi. tabi triaj sistemi isletilmedigi icin bu kavgalar ulkemizde cok sık yasanir. bu ayri bir konu
burada deginmek istedigim baska bi konu var, burada aslinda olay hekim eksikliği. labaratuvar perseoneli var, hemsire, att var, nakil şöforu, röntgen teknikeri, temizlikcisi, güvenliği herseyi var. lakin hekim yok. olabilir neticede hekim sayisi az kolay yetismiyor, belli dönemlerde hele hiç bulunmuyor, (tus sinav zamanlarinda istifalar vs). ee birde acilde çalismak cazip degil, uyumadan 24 saat nobet tutup 300 hasta bakip sorumluluk almak, kavga, dayak olaylari ayni zamanda adli tabiplik de yapiliyor.. haber salarlar bazen nöbet tutmak isteyen hekim olursa gelsin diye. saatlik 80 tl. mevzuat geregi en yogun olan 8 saatlik zaman diliminde nobet tut. 640 tl para. ilce 30 km git-gel yakit, arac yipranma parasi vs. değmiyor tabi. o yuzden hekim bulunamiyor. acil servisteki isin en yavaslatici basamagı hekimin yaptigidir. hersey onun kaşesinden geciyor zira. burada kaynagin efektif kullanilamamasi var, o acil servisi açik tutmak için herşeye kaynak var, ama hekime para verilemiyor. uzman tabip saatlik ücreti 75 lira, prat. tabip 68 lira, saglik calisani 45 lira, işci 188 lira.. hal boyle olunca zorla gorevlendirmeler yapiliyor, 24 saatlik nobetten cikarsin, uzerine 8 saat poliklinik yaparsin. aksam eve gelirsin birisi seni arar 24 saatlik görevlendirme nöbeti yazilir, evine 120 km öte hastaneye sabah 8 de olman istenir. otobus olmadigi icin kendi arabanla gitmen gerektigini de hatirlatayim. karsiliginda 120 km lik ilcenin otobus ucreti parasinda yolluk yatar, onu da almak icin bi yerlere gidip imza atarsin..
yaşadığım yerde artık mide bulandırmaya başladı artık bakmamakta imkansız heryerdeler altta boxer veya şort üstte sütyen insanlara ahlak dersi vermeye kalkmasınlar amaçları teşhir ve ilgi çekmek başka bişey değil
bence havaalanlarının dış hatlar terminallerinde ekipler kurulsun yurtdışına çıkmak isteyen vatandaşlarımızı yatırıp siksinler.

ne öyle çalışıp alınlarının teriyle kazandıkları parayla yırtdışı fln? hatta bence her ay otel vergisi kesilsin bizden otel sahiplerine aktarılsın.
zimbru tribunleri en ufak harekette coluk cocuk bagiriyor. sadece ceza sahasina girince gol atmis gibi seviniyorlar.

hem sempati duydum, hem uzuldum. kontrolumde olsa izin veririm de bilerek gol yerim. biraz sevinsinler yavrucaklar.

zimbru uzun sure sonra korner atisi yapacakken, yakindan izlemek icin kale arkasi tribunlerde merdivenlerden asagiya kosan tombul cocuk, umarim eglenmissindir macta.
“işçisiniz ama işçi olduğunuzu bilmiyorsunuz” muhabbeti sıkmadı mı artık sayın suserlar? evet emeği karşılığı para kazanan herkes işçidir. bunu bilmek ya da bilmemek çalışan açısından bir şey değiştirmiyor ki. neyin tespitini yapıyorsun orada uzun uzun?

t: sektör otomotiv %40 civarları (yılda iki zam yapılıyor)
ayan beyan ortada olan gerçektir.

islamcı, dinci, arapçı, kürtçü, türk islam sentezcisi, fettoşçu, neoliboş solcu, cihangir solcusu, mezhepçi, dersimci, milliyetçi görünümlü dinci, tatlısu solcusu, tatlısu milliyetçisi tüm kliklerin ülke için bir felaket oldukları görüldü. sundukları tüm seçenekler ya ölüm ya sıtma!

bu ülkeyi kurtaracaksa yine türk milliyetçileri kurtaracak. ancak bu türk milliyetçiliği kesinlikle mhp veya iyip gibi arap ortadoğu soslu, sentezci, islamcı ya da fettoş eskisi, akp eskisi, tatlısu milliyetçisi kliklerden oluşmayacak. akıl, bilim, teknik yolunda ilerleyen, modern dünyanın gerçekleriyle çelişmeyen, arap ortadoğu masallarından arınmış bir seküler milliyetçilik tek çıkış reçetemizdir.

hem arapçı, dinci, islamcı, ümmetçi, yobaz siyaset hem de dersimci, kürtçü, mezhepçi, etnik solcu, federasyon savunucusu neoliboş sol siyaset çökmüştür. ülkenin kurucu ideolojisi seküler milliyetçiliktir. fabrika ayarlarına geri dönülmesi ülke için tek kurtuluştur. seküler milliyetçilik dışında bir kurtuluş reçetesi yoktur.
tövbe diyin "dionysos" çarpar vallahi. gidip en ucuzundan (köpek öldüren) alırsanız, doğru bir önerme olabilir. paraya kıyıp biraz daha kaliteli bir şeyler alırsanız, o zaman aradaki farkı belki anlarsınız.

ek olarak; "şarabı sevmemiz, üzüme olan düşkünlüğümüzden değildi. biz hep ezilenden yanaydık."

edit: mesaj yoluyla dionysos kim diye soranlar için; zeus ve semele'nin oğlu şarap tanrısı.
''gerek türkiye'de ki şartlar gerekse mevcut düzen, mülteciler, mafyalar, fırsatçılar, ve artık orada insanların sokakta yürürken bile öldürüldüğü ülkede yaşamayı kabul etmiyor.ve istemiyorum.''

bunun neresi vatanı küçümseme lan? her gün bunları yaşamıyor muyuz? ben bu tip insanları; içip içip karısını ve çocuğunu döven, komşuların duymaması için ağızlarını kapatıp iyi adam rolüne giren kaypaklara benzetiyorum.

kendisi adına güzel bir adım atmış olsa da, bu durum avrupa'ya yasal yollarla vize talebinde bulunacak insanları daha da zora sokmuştur.
atatürk dizisi üzerinden atatürk'e türk diktatörü diyerek iftiralar atan kanı bozuk ermenilerin kıvılcım tepkisine boyun eğdiyse eğer bu ülkede kimsenin platformu kullanmaması lazım.
üzerinde lisanslı windows vista yüklü 14 yıllık laptopuma bakarsak gayet normal bir insandır.

vista da makina da hala sorunsuz çalışıyor.

çok güvenli değil evet ama nette surf yapmaya yeterli.
samatta başı çeker. hayatımda bu kadar yeteneksiz bir adam daha izlemedim ben. güiza yazanların o dönemde çocuk olduğunu düşünüyorum. .adam gayet güzel gol, asist katkısı verdi oynadığı dönemde ve inanılmaz pozisyon yeteneği vardı.
doğuştan savaşçı koç'ların yorumu;
"yeyin birbirinizi ete para vermeyin, yorulunca beni takip edin"

boğa; " savaşta ne kaybederim?"
ikizler; "savaşma, sıvış"
yengeç;"benim için mi kavga ediyorlar? lütfen olsun çünkü"
aslan; " yenilirsem rezil olurum, en iyisi ortayı buluyormuş gibi yapmak, herkesin saygınlığını kazanayım"
başak; "savaşta ne kazanırım?"
terazi;" bir başlayayım, kim kazanıyosa onun safına geçerim."
akrep;"bıçaklarım lan!"
yay;" değişiklik oldu"
oğlak;"bu savaştan nasıl para kazanılır görün."
kova;"ben aslında yoğum."
balık;" ağlarım."
yıllar önce cs source'u dust_2_long haritasında oynarken her gün sunucuya giren bir rus vardı. piç hep t olurdu. bende anti olur bunun karşısında olurdum. full awp atıp, birbirimizle savaşırdık. koca haritada 30 oyuncunun arasında sadece o bana, ben ona oynuyordum. bayağı iyi de oynuyordu. bazen bilgisayarı camdan aşağı atmak isteyeceğim kadar iyi oynadığı zamanlar olsa da bende ondan aşağı kalır değildim. custom mouse ayarlarımla sırf o piçi indirmek için cs source'a girer olmuştum. o oyundan çıktığında bende çıkıyordum. hatta bir kaç kere ben ondan önce çıktım, bakayım dedim, yavşak ben çıkınca çıkıyor mu diye, aradan beş dakika geçtiğinde geri girdim, çıkmıştı. hiç yazışmıyorduk. günlerimiz sadece birbirimizi oyunda zımbalamakla geçiyordu. finale geleyim, yavşak hileymiş meğer. rus bir arkadaşı ifşaladı. süresiz banlayıp attılar serverdan. yani diyeceğim o ki, ben bayağı iyi awp kullanıyormuşum lan? şaka, şaka asıl diyeceğim ruslar da az ibne değildir. *
hakaret etmemeyi, küfür etmemeyi..

oo bebeğim ne kadar tatlısınız.:

hakaretin yanına, gösteri yapmamayı, protesto yapmamayı, yürüyüş yapmamayı, tweet atmamayı ve hatta en ufak bir yorum yapmamayı da eklerseniz tam olur.
ekşi sözlük, seviyeyi aşağı çekme konusunda her gün bir önceki günden daha iddialı. üstüne koya koya ilerliyor maşallah. lgbt, kadınlar, azınlıklar, göçmenler, aktivistler, netflix nefreti falan derken en son bünye dayanamamış ve hayvani bir coşku ile o beklenen son slogan haykırılmış: heil hitler! yetmemiş debeye sokulmuş.

yani hakikaten şu dünyada, ciddiye alınabilir bir kimlik ile ciddiye alınabilir bir kanaldan ciddiye alınabilir bir kuruma dile getirmenizin abes karşılandığı, iddia ettiğinizde fikrinizin değil direkt varlığınızın saçma bulunduğu
çok az konu vardır. bunlardan biri adolf hitler'in iyi, haklı, meşru olduğunu iddia etmek. diğerleri düz dünya, evrim karşıtlığı, illuminati, tapınak şövalyeleri, the red pill falan.

komple tür olarak utanç duymamız gereken bir ırkçı kampanyanın sorumlusu olan hitler de övüldü burada ve debeye girdi. daha ötesi yok! entrye gel! asyalı melez adam elinde cetvel ile siyahi erkekli porno izlemiş. kapatmış pc'yi koşmuş ekran başına, aryen ırk teorisini savunmayı görev bilmiş kendine. hitlerden girip mao'dan çıkmış, yahudi lobisindej girip komünizm'den çıkmış. hitler ve onun örgütlü hayvanlığını kötü bulmamızın nedeninin de insanlığın binlerce yıllık deneyimi ile, kültürel ve zihinsel evrimi ile ilgisi yokmuş. yine yahudilerin gizli planları yüzünden hitler'i kötü buluyormuşuz. almanya'dan bir neo nazi getirip şu entryi okutsak "oha" diyecekler.

bu hem zırva hem de suç olan entrye yanıt vermek bile utanç kaynağı. sözlük, bilgi kaynağı olmaktan çıkıp kâr için ölçü ve sınır tanımayan bir şirkete dönüşeli baya oldu. hani bir yere kadar etkileşim ve dolayısıyla kâr için ateşleyici başlıkları öne çıkarması anlaşılır da.* ama artık bu denli ölçüsüz ve sınırsız olmasının açıklanabilir bir yanı yok. burayı okur yazar her yaş grubundan sayısız insan takip ediyor. bu yığınların ne denli manipüle edilme ve yanlış yönlendirilme potansiyeli taşıdığı da biliniyor. en azından kamusal bir sorumluluk hissedilip bu duruma çüş denilebilirdi. sözlükte "ya iki kuruş fazla zıkkımlanacağız diye bu denli insanlık dışı girdileri gündem yapmasak mı?" diye düşünecek kapasitede tek bir kişinin olmadığını bilmek daha kötü.

not: hitler'i öven entrye karşılık herhangi argüman sunmadığımız, sadece entryi kötülediğimiz ile ilgili mesajlar geldi. lan oğlum, 1930 almanya'sında mı yaşıyoruz. nazizmin, soykırımın, ırkçılığın kötü olduğunu ispat mı etmemiz gerekiyor? o devir geçti gitti yahu! tecavüzün neden kötü bir fiil olduğunu ispat etmeye çalışmak gibi bir şey bu artık. sağdan soldan kimsenin tenezzül etmediği yerlerden edindiğiniz abuk subuk ilkel fikirlerinize karşın bir de bilgi, belge, argüman falan mı istiyorsunuz? cahil özgüveni dedikleri şey bu sanırım. bu kafayla afganistan'a iltica etseniz, ulusal güvenlik sorunu diye taliban sizi sınır dışı eder lan, argüman sizin neyinize! bir dünya kaynak var şu bok çukuru internet aleminde. görmemiş olmanıza imkan yok. nazizim boku; kötülük, ahlaksızlık, hukuksuzluk, kitlesel histeriler gibi tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. haspam argüman, doküman falan istiyor. ben söz konusu entrynin diğer mecralara nazaran daha özgürlükçü olma iddiası taşıyan ekşi sözlük gibi bir mecrada, en beğenilen entryler başlığında yayınlanmasını tartışıyorum. nazizm'in kötülüğü veya gayrı meşruluğunu tartışmıyorum ki. o sizin dinozorluğunuz.
petrol ofisi'nin sitesinde, motorin fiyatı güncellendi ama benzin için bahsedilen artış görünmüyor. bugün olmasa yarın kesin gelir tabi ama başlık bu haliyle yanlış görünüyor.
beyler salın nickimin hakkını vermeye geldim. o yüzden 2001-2002 sezonundan jardel ile takas edilen takozla başlayıp devam edeceğiz. elbette listede dönem dönem farklı takımlarda iyi performans vermiş adamlar olacak. ancak biz hepsini küfür etmekten dermanımız kalmayacak şekilde anıyoruz.

01-02 (bkz: robert spehar)
02-03 (bkz: sergio almaguer trevino)
03-04 (bkz: ali lukunku)
04-05 (bkz: hakan yakın)
05-06 (bkz: mehmet güven)
06-07 (bkz: marcelo carrusca)
07-08 (bkz: ahmed barusso) + (bkz: ismael bouzid)
08-09 (bkz: barış özbek)
09-10 (bkz: barış özbek) bu sezona seçmek zor oldu
10-11 (bkz: barış özbek) şaka lan şaka
(bkz: robinson zapata)
11-12 (bkz: ceyhun gülselam)
12-13 (bkz: çağlar birinci)
13-14 (bkz: lucas ontivero) + (bkz: guillermo enio burdisso)

lan takımdam soğudum az mola devamı gelecek

edit:
14-15 (bkz: tarık çamdal) + (bkz: eray işcan) tarık agayı bir kere yazıyorum. daha fazla hatırlamayalım.
15-16 (bkz: tarık çamdal) + (bkz: jose rodriguez martinez) dayanamadım amk
16-17 (bkz: tolga ciğerci)
17-18 (bkz: iasmin latovlevici)
18-19 (bkz: muğdat çelik)
19-20 (bkz: şener özbayraklı)
20-21 (bkz: valentine ozornwafor)
21-22 (bkz: alparslan öztürk)
22-23 bu kadro taze şimdilik sövmeyelim kıyamadım

edit 2:
çok fazla (bkz: ismail çipe) mesajı gelmiş. beyler futbolcu diyoruz. iso’nun mesleği o değil ki.
ben de kullanıyorum. millet ne eleştirmiş be. çevremde beni eleştiren hiç olmadı bu konuda. tırsıyor da olabilirler. o kadar malzemeyi nereye koyacağım ben! alternatifi yok benim için. yeni bir tane alayım derken bu başlıkla karşılaşmam hevesimi kaçırdı.
kendi memleketimin insanından bir kere daha utandım. kelimeler yetmez bugün trafikte çektiğim rezilliği. bornova konak mesafesi nasıl olur da 4 saatte gidilir ya. allah sizin gözünüzü doyursun. dolaylı da olsa kul hakkına girdiniz. trafikte kaç tane ambulans gördüm ilerleyemeyen. belki de o ambulanslarda can verenler oldu. ne için? metro işçilerininin gözünü doyuramadığımız için. allah sizi kahretsin aç herifler. ulan ülkenin yarısından fazlası asgari ücretle çalışıyor be siz kimsiniz? bu ülkenin mühendisleri asgari ücretle çalışıyor siz kimsiniz de 40'a yakın maaş istiyorsunuz? hangi hakla milyonlarca insanı madur ediyorsunuz? iş yavaşlat destek iste sabaha kadar yanınızda olalım. böyle grev mi olur? kimin parasıyla kime zulüm çektiriyorsunuz? ya da sizi kim tuttu seçim öncesi böylesine saçma sapan işleri yaptırmak için? kimin maşasına geldiniz? açsınız aç. allah sizin ruhunuzu doyursun daha da diyecek söz bulamıyorum.
bugünlerde araç alma ihtimalim olduğu için sık sık bakıyorum bu sayfaya ve yazıyorum. galerici falan da değilim yanlış olmasın..

fiyatlar nereye düşüyor yeeaaa diyenlere bakmayın.. 1 ay önce de yazdım, hala da yazıyorum.. bu fiyatlar sike sike, soka soka, kaktıra katrıra düşecek..

sebebini de izah edeyim.. bak arkadaşım, bak 3 kuruşunu arabaya yatırmış kardeşim.. dinle..

sıfır manuel golf 1.090.000 tl.. tamam mı, burda anlaştık mı? eee sen 2014 manuel golf aracını 900 den satmaya çalışıyorsun??

bayilerde araç bulunmadığı zaman belki arayan soran vardı, hatta bu fiyatlara alan kerizler de vardı.. ama talep / arz bilginiz yoksa aç kalırsınız aç..

kim verir senin sikindirik 2014 model aracına 900 bin artık? sıfırı orda duruyor.. 900 ü bulan eşşşek, 190.000 tl daha bulur heralde değil mi? niye sıfırı dururken 10 yaşındaki arabayı alsın, he mi ?

sıfır araçlar 500 e düşecek demiyorum, yanlış olmasın.. ama 600 bin istenen 2010 model focus, 800 bin istenen 2013 megane falan.. bunlar sike sike düşecek, sike sike efenim..

saygılar, selamlar..
hem kaslı olsun, hem klasik plak koleksiyonu olsun, hem milyonluk arabaya binsin, hem girdiği ortamlar elit olsun, hem en az 4 dil bilsin, hem kültürü gelişkin olsun,.... erkeğin.

kadına soralım bir de:
-spor yapıyor musun?
+bir ara yazılmıştım 1 yıllık da peşin ödemiştim ama, gitmeye erindim.
-ne tür müzik dinliyorsun?
+tripkolik veya arsız bela veya arabesk rap veya sözleri ardı ardına saçma sapan kelimeleri sıralayarak yazılmış şarkımsılar.
- en son okuduğun kitap nedir?
+ kitap okumak gibi şeylere vakit ayırmıyorum, daha önemli işlerim var.
- en son izlediğin film?
+ kolpaçino

başka bir şey?
son bir ön edit: olm gerçekten ne gerizekalılar var ya. biri gelmiş dana kısa buttan bikbik etmiş aşçıymış.
diğeri gelmiş dananın şu etinden demiş. bakın restoran döneri değil, dümdüz dönerci döneri bu. zaten onlar da 160 lira değil süper zekalar.
gidin ortalama bir dönerciye ve dönerin hazırlanışını seyredin.
herkes bir einstein amk yerinde.
bende sana lise çağında dönercide bir yaz çalışmış olan biri olarak (adana'nın hatrı sayılır üne sahip bir dönercisi) dümdüz dana kıyma geceden temizlik/bulaşık personeline yoğurtulup, sarılıp kalıplaşması için bekletilir diyorum. hadi hodri meydan. he dana kısa but he.

ön edit: hızır gibi bir bildirim geldi arkadaşlar paylaşmak istedim*
görsel

entry: baharatlanıp, yoğurulup asılan yağlı dana kıymanın 300tl/kg olduğu yerde (ki birçok işletme sahibi çok daha ucuza anlaşıyor) 100gr et 30 tl'ye denk gelmekte.

ama 100 gr et döner dürüm 160 tl.
ekmek, personel giderleri, elektrik, kira, su , d.gaz, kağıt/plastik giderleri için 130 tl!

şaka değil gerçek.
görsel

domatesin tarladan 2.5 tl'ye kalkıp pazara 20 tl'ye geldiği yerde başka birşey beklenemez zaten.
görsel

antalya'da pazara gidin, şehrin imzası niteliğindeki tatlı süt mısırına bile "konya'dan geliyor" diyor karaktersiz pazarcılar.
ancak doğma büyüme karaman'da çifçilik yapan kayınbabam "burada böyle bir mısır ben ömrümde görmedim" diyor. peki sebebi ne?
yol uzak bilmemne diyerek tanesine istedikleri 6-7 lirayı meşrulaştırmak.
ben bu toprakların insanından tiksindim artık ya.

neyse şuraya güzel de bir entry bırakayım belki ufkunuzun ötesine bir ok atmış oluruz.
(bkz: #154288105)

edit:
konya ovasında yemlik mısır yetişir, antalya mısırı süt ve tatlı mısırdır. birbirinden farklıdır.

edit2: yeme'ciler gelmiş. bu insanlarla hiçbir zeminde bir konuyu tartışamazsınız. bunlar lümpen.

edit3: hesabı 30tl üzerinden yaptığımı, hizmet, personel giderleri olduğunu söyleyen. dönerci aç 40'a sat diyenleri gördüğümüz başlık.
(bkz: #155170917)
silerse diye görsel
(bkz: #155170834)
silerse diye görsel

(bkz: türkiye'de okuduğunu anlamama oranının %40 çıkması)
(bkz: türkiye iq ortalamasının 87 olması)
bu da şempanze iq ortalaması görsel
pek materyalist biri olmasam da sexual market value olayına inanıyorum ve kadın/erkek çoğu insan kendi değerinin yukarısını hedefliyor.

6/10'luk erkek, güzellik olarak 8/10'luk kızları hedefliyor.

burada kaçırılan şey şu ki, bir insanın *insan olarak* değeri, fiziksel güzelliğinden veya parasından veya statüsünden veya karizmasından ibaret değil.

ama çoğu insan, kendisine minnet duyuyor gibi davranırsanız size olan yaklaşımını değiştirir.

dengi dengine olmayan ilişkilerde illa ki bir taraf elde eden, diğeri de razı gelen oluyor.

size "razı gelen" biri de belli bir noktadan sonra sizi cepte görür.

bu arada bununla ilgili olabilecek bir araştırma var, güzel kadınlar, yakışıklı erkeklere göre çok daha kibar oluyor ve etrafına daha iyi davranıyormuş.

better looking men are more selfish

güzel insanlar genellikle sürekli ilgiden dolayı bir noktadan sonra şımarırlar.
ama erkekler, kadınlara kıyasla daha çok şımarıyor.
daha bencil oluyor.

yani erkeğin fiziksel güzelliğinin kadına kıyasla daha yüksek olduğu ilişkinin yürümeme ihtimali daha yüksek ki zaten bu yüzden çoğu kadın kendi fiziksel güzelliğinin daha yukarısı erkekleri hedeflemiyor.

ama bu böyle olunca da ilişkilerin çoğunda kadın "razı gelen" konumunda oluyor işte.

"o zaman köpek çekeyim de değerimi bilsin." gibi bir yaklaşım da işe yaramaz çünkü ciddi psikolojik sorunları olmayan bir güzel kadın, değer görmediği ilişkide durmaz.

ama işte değer göstermek başka, köpeği olmak başka.

"ben senden gelecek her şeye razıyım ve ne olursa olsun seni bırakamam" modunda olursanız sürekli karşılıksız değer gösterirsiniz.

çünkü elinde tutmak isteyen sizsiniz.
çünkü karşı tarafın sizi elinde tutmak için çabalamasına gerek yok.

sürekli "önceki ilişkimde şöyle kazık yedim, böyle ihanete uğradım" modunda olursanız bunun karşı tarafa verdiği en büyük mesaj "ben bana köpek çekilmesine alışkınım ve bana değer verilmeyen ortamları asla terk edemiyorum." oluyor sadece.

"benim senden daha iyi bir opsiyonum yok" oluyor.

işte insanın "insan olarak" değeri burada devreye giriyor.
"iyi kadınlar nerede?" diye sorduğunuz kadınlar belki çok daha dişi, çok daha enerjik, çok daha uyumlu, çok daha düşünceli.

ama siz fiziksel güzelliği 5/10 diye o kadınları değersiz addederseniz, sonra "4/10'luk halimle 8/10luk sevgili yapmıştım ama beni terk etti" diye ağlamamanız lazım.

çünkü insanı değerli yapan diğer özellikleri tamamen görmezden geldiniz.

hele şey daha da komik, "hem şirretti hem de çirkin ve şişmandı!" diye ağlıyor bazıları.
mesela ben de zamanında eski sevgilim hem tam bir pislik hem de tipsizdi diye ağlamıştım.
şu an hâlâ pişmanlık duyuyorum açıkçası.

psikolojik olarak bitiktim çünkü onla beraberken.
şu anki farkındalığımın ve genel olarak pozitifliğimin 10'da birine sahip değildim.

şu an bir ilişkim olsa karşı tarafı çok daha fazla mutlu edebilirim.
çünkü artık o sıfır özgüvenli, kendinden nefret eden, sürekli yakınan, sürekli mutsuz, hiçbir şeyin keyfini çıkarmayı bilmeyen insan değilim.

ama işte hem tipi, hem kişiliği, hiçbir yönüyle değerli olmayan biriyle de ancak öyle yıkık biri beraber olur.
ancak yıkık biri o ilişkide durmayı sürdürür.

fiziksel olarak ortalama üstü güzel bir kadın veya erkek, partner olarak yıkık birini tercih ediyorsa da genellikle çıkarcı, bencil ve manipülatör oluyor.

çünkü karşılıklı mutlu olmak ve mutlu etmek için birini aramıyor.
sömürebileceği ve sürekli karşılıksız validasyon alabileceği birini arıyor.

"ben bu kişi olurum!" diyorsanız sonra ağlamamak lazım.
mustafa sandalın ilk 5 albümünü ezbere bilem biri olarak
1- iki tas çorba
2-yokluğunda çok kitap okudum
3- unuturum anla (orijinal versiyon)

plase: beni ağlatma diye sıralandırabilirim
bunu yapmanın riskleri olduğu kadar yapmamanın da riskleri var. bekledikçe içerideki tazminatın artar, arttıkça “aman tazminatı yakmayayım” derken döngü daha da yıpratıcı hal alır…
normalde şu üslubu zerre sevmem. ama orada genç çocuklara diklenilmiş ve bu adamda "ben çıkarmamıştım, bu çocuklara destek olsun diye tişörtü çıkardım" gibi bir cümle kuruyor. adam dişli olunca da karşıdakinin sesi çıkmıyor.
yani gençlere tavır alınmış, güçlü ve dişli olan tepki göstermiş. klasik yurdum insanı da güçlüyü, sesi çıkanı görünce sinmiş.
yalnız "ahlak bekçisi misin birader" lafına katılıyorum. sokakta el ele gezene, sevdiğine sarılana, kadınların kıyafetlerine vs de aynılar çünkü.