Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
anayasa ihlali olması için emeklilik işlemlerinin yasa çıkmadan tamamlanmış olması ve onların göreve geri çağrılmaları gerekirdi. o zaman kazanılmış hak ellerinden alınmış olurdu. bu sekiz yıllık zorunlu eğitime geçişte ikinci sınıf öğrencisinin hayır ben beşe kadar okuyacağım, çünkü ben okula başladığımda kural böyleydi demesi gibi bir şey.
işin acı tarafı ne biliyor musunuz? bir ülkenin cumhurbaşkanı 58 milyar metreküp doğalgaz bulunduğunu söylüyor, yüzlerce okuduğum yorumda bir kişi bile ciddi anlamda söylenene inanmıyor.. ve %90'ı ise resmen haklı olarak alay ediyor. çünkü 20 yılda buldukları gazı üst üste koyarsanız dünyanın yörüngesinin değişmesi gerekiyordu!

hayaller ve hamaset ile cahil bir halkın, aynı tekrar yalanlarla daima kandırılabileceğinin canlı örneği olmaya devam ediyor bu ülke! yazık!
kadını insan yerine koymuyorlardı köleliğe de dönük beyanlar başladı haydi bakalım daha neler göreceğiz dedirten açıklamalar.

bu kadar erkek eksenli bir dine kadınlar nasıl inanıyorlar ben hala onu anlamıyorum.
elleri bağli değil. birinden/bir şeyden kaçtığı çok belli ama elleri bağlı yazıp olaya gizem katmaya çalışmak suyu bulandırmaktan başka bir şeye yaramıyor. bu gördelde düşerken ellerinin gayet iki yana havaya açıldığı da net görübüyor. görsel

lütfen! olay zaten son derece vahim ve karanlık. elleri bağlı, gözleri bağli diye polisiye bir hava katmayın olaya. hep birlikte, kimden kaçtığını soralım, kamera görüntülerinin ortaya çıkmasını sağlayalım. bulunduğunda da elleri gözlerinin bağlı olduğuna dair bir emare yok zaten.

pc, tablet gibi büyük bir ekrandan izlerseniz ellerinin bağlı olmadığı çok açık ama bu adam kimden kaçıyor. parka nasıl girdiğinin görüntüsü yok mu? parkta kamera yok mu?

tüm kamuoyu vicdanı için aydınlatılması gerekiyor konunun.

edit:

işin daha garibi kamera açısı sıradan bir olayı çözebilmek için gayet yeterli aslında. tabi ki uğur’ın içinde bulunduğu durumu bilemeyiz ancak köpek vs olsa o uzun boşlukta mutlaka görünürdü. köpek takip eder, kovalar. ayrıca köpek bile olsa uğur zaten bir yerden kontrolsüz atlamayacak kadar farkı açmış.
o yüzden uğur kendine zarar verecek birinden kaçıyor düşüncesindeyim, belki park ile ilgili bile değil olay, parktan önce bile kaçmaya başlamış, park’ı kestirme olarak kullanmış bile olabilir.

ayrıca uğur gözlük kullanıyor, gözlüğünü bir arbede ya da kaçma sırasında düşürdüyse ve o adrenalinle atlayacağı yeri kestirememiş olabilir.

kısacası istanbul’un göbeğinde uğur’un adım adım ne yaşadığını kamera ile görebiliyor olmamız lazım. parka nasıl girdi? parkta ne oldu? bu görüntüler zaten tüm gizemi ortadan kaldıracaktır.

son olarak bir park’ta 3 metrelik, korkuluksuz, bariyersiz duvarın işi nedir? ki sağ tarafa doğru duvar daha da yükseliyor.
bu konuda gidin devleti protesto edin sokaklarda, kiracı yasa neyse onu uygulamış, zapt etme durumu kiracıya ait olan bir şey gibi gözükmüyor anlattığınıza göre.

sesini bu yasayı çıkaranlara ulaştır sen sayın suser, tabi korkun yoksa.
gayet güzel bir paylaşım olmuş , ortada çok net kafa yorulmuş çalışılmış ve başarı ile uygulanmış bir durum var.
bakmayın burada ve diğer sosyal medya mecralarında maçı kırmızı kart üzerinden okuyan futbol âlimlerine (!), ben jorge jesus'un bu cahiller gibi olmadığından ve bu maçtan ciddi dersler çıkaracağından eminim.
ertesi gün istifa etmesi gerekirken bir de utanmadan cumhurbaşkanı olmaya çalışan kemal kılıçdaroğlu'dur.

her fırsatta hükümet kanadından gelen rezillikler karşısında "bu avrupa ülkesinde olsa elli defa hükümet düşerdi." demeyi biliyor muhalefet partileri ama kendi rezilliklerini onlar da görmüyor.

%180 enflasyonun olduğu insanların inim inim inlediği bir ekonomik buhranın ortasında bile hala 2. parti kalıyorsan, akp'nin oylarını eritip erken seçime gitmeye zorlayamıyorsan sizin de istifa etmeniz gerekir. demek ki siz en kötü senaryo da bile bu ülke insanına umut veremiyorsunuz. halkı suçlayıp bunlar bidon kafalı demek en kolayı.

edit: suçu halka atıp sıyrılmak en kolayı. yerel seçimlerde doğru adaylar gösterildiğinde istanbul ankara ve diğer büyük şehir belediyelerinde nasıl kazandığın ortada. uzaydan mı geldi o seçimlerde oylar? yap bakalım mansur yavaşı cumhurbaşkanı adayı. imamoğlu'nu parti lideri oylar artıyor mu artmıyor mu görelim.
1 yılda ortalama %90 artan motorine oranla gayet makul zamdır.

fakat ibb şu beleş kart işinin acayip b*kunu çıkarmış durumda. zaten 65 yaş ve memurlara neredeyse beleş biniş kanununa ek bir de anne kart zımbırtısı yüzünden koca şehirde tam ücret basan oranı %30 civarında neredeyse. düşünün 14k alan bir polis bedava kullanırken onun yarısı kadar bile almayan asgari ücretli eğer doğuramuyorsa tam bilet basmak zorunda kalıyor.

edit: akp'nin maaşlı trolleri ve akpli yetkililer istanbul halkını düşünüyorlarsa kendi kontrollerinde olan u harfli metrolarda ve marmaray'da ulaşımı 0.99 tl'ye indirebilirler :)
islamın ne kadar hastalıklı bir inanç olduğunu hümanist takılan mal ateist, deist artık her ne haltsa farkına varmışlardır umarım.

sizi bunların önüne it gibi atmak lazım.

edit: lan yobazlar bu coğrafyada islam bu yüzyılın sonunu göremez.
biz sizinle baş ederiz yeterki şu pembe götlü dingiller gölge etmesin.
77 dogumlu dedeler icin anne elinde yapilmis kizarmis patates, biber, patlican ve bayat ekmekle yogurularak yapilmis et koftesi.

onume koysalar bir kazan dolusu yerim. olsem, mezarimin basina getirseler mezardan kalkip yerim.
yerim yani, tutamam kendimi.
öncelikle geçmiş olsun diyelim,

sonra da,

bu orospu çocukları değil miydi önce virüsün kendilerinden çıktığını unutup, avrupa'da yayılınca, avrupalıları ülkelerine almayan,

suçlu avrupa ülkeleriymiş gibi davranan ?

ne oldu lan göt kafalılar?

sıfır virüs sıfır virüs dediniz, alın size sıfır virüs.

dünyanın bok çukuru.
böyle videoları izledikten sonra yazılara göz atmamızın sebebi mesela rusça bilen birinin çıkıp konuyu anlatması olabilir. ama karşımıza çıka şu:

"bu herifler muhtemelen ya nöbette uyudu ya cepheden kaçtı"

işte ekşisözlük budur.

bir de başlığı açan tip beni engellemiş. logout olmam gerekiyor görmek için.

ekşisözlük. ne yazarların yazar, ne uygulaman uygulama. battıkça batıyorsun.
şu satırları yazarken hâlâ elim ayağım titriyor. dün gece barda eğlenirken yaşadım bu durumu. kadının biri tarafından yanımdan geçerken iteklendim. basit bir itekleme değildi yoksa görmezden gelecektim fakat bildiğiniz geri savruldum, masadan destek alarak ayakta durabildim.

kolundan tutup sert bir tonla dikkatli olması gerektiğini söyleyince birden bağılrıp carlamaya ardından vurmaya başladı. kolundan tekrar tutup darbelerini engellemeye çalıştıkça daha sert vurmaya ve tükürmeye
başladı. tükürüp vurmaya başladıktan sonra bende ipler koptu yüzüne sağlam bir yumruk salladım. birkaç metre savrularak geri düştü, arkadaşları kaldırdığında burnunun kırıldığını gördüm. sağ olsun barmen olaya şahit olduğu için bana saldıranın kız olduğunu söyleyerek lehime ifade verdi. polis çağrıldı, birbirimizden de şikayetçi olduk.

hayatımda ilk defa bir kadına el kaldırdım. genelde böyle bir durumla karşılaştığımda elini kolunu tutup uzaklaştırırım ama kadının tükürmesi benim şalterleri attırdı.

günümüzde kadınlar, cinsiyetlerine sığınarak dokunulmaz olduklarını düşünüp hiç tanımadığı erkeklere nedensizce fiziksel saldırıda bulunabiliyorlar. oysa henüz ilk okulda bize ilk öğretilen vücut dokunulmazlığımızdır. hiç kimsenin size vurmaya hakkı yok. bu hakkı çiğneyenlere bu hakkınızı sert bir şekilde hatırlatın. size vuranın, sizden güçsüz olması ona karşılık vermeyeceğiniz anlamına gelmiyor. isa değiliz ki her yediğimiz tokatta yüzümüzü çevirelim.
küflü peynir nedir ne değildir? zararlı mıdır? kim yiyiyor bu peyniri... gibi benzer sorunsallarla karşılaşan herkese için kutsal bir not bırakıyorum.

bahsi geçen küflü peynirlere brie ve camembert, rokfor, stilton, gorgonzola, cabrales ve maytag blue'yu örnek verebiliriz. şimdi bu mavi peynirlerin üretim sürecine ve sorunsallara cevap vermeden önce kısaca ortaya çıkış macerasına göz atalım.

rivayete göre fransız bir çoban koyunlarını otlatırken acıkır ve yakınındaki bir mağaraya öğle yemeğini yemeye gider. tabi yiyeceği yemek beef stroganoff, chilean cazuela falan degil çavdar ekmeği ve koyun peyniri. çoban ekmeğini peynirini tam yemeye başlarken koyunlar büyük bir gürültü koparıyor ve çoban yemeğini bırakıp koyunlarına koşuyor. bu vesileyle peynir ve ekmek orada unutuluyor.

aylar sonra çoban aynı yerine tekrar geliyor. rivayet aynı tek fark unutulmuş peynir ve ekmeğin küf tutması. çobanın cahilliğine mi verilir yoksa maceracı oluşuna mı bilemedim; çoban küflü peynir ve ekmeği alıp yemiş. tadını çok beğendiği için yanındaki taze peynir ve ekmeğide küf tutması için oraya bırakıyor ve aylarca devam etmiş bu maceraya. en nihayetinde rokfor peynirine imza atıyor.

peki küf zararlılıysa neden bu peyniri yiyenler ölmüyor? mavi peynirlerin üretiminde penicillium roqueforti(ve yaygın olarak kullanılan penicillium glaucum) küfü kullanılır. bu küf, antibiyotik penisilin'in üretildiği aileye ait bir küf çeşididir. yani diğer küflerin aksine, penicillium roqueforti küfü tek başına toksin* üretemez ve insanlar için tehlikeli değildir.

geldik mavi peynirlerin seri üretimine. 10-15 yıl öncebelki hala devam ediyor rokfor peyniri maceracı çobanın yöntemi ile üretiliyordu. üreticiler işe küfü elde etmek için mağaralara çavdar ekmeklerini bırakmakla basliyor. (peynirde küflenmişti hatırlarsanız ama ekmeği kullanıyorlar çünkü tahıllar küfü süt ürünlerinden daha hızlı çekiyor) küf işlemi tamamlandıktan sonra küflü ekmekleri kurutup öğütüyorlar ve peynir lorlarının üzerine serpiyorlar. daha sonra peynir lorlarını tekerlek haline getirip tuzluyorlar.* ardından havalandırmak için tekerleklerin içlerine delikler açıyorlar. tüm aşamaların sonunda peynirleri, sabit sıcaklık ve nemin küf oluşumunu teşvik ettiği serin, karanlık ve nemli yuvalarına gönderiyorlar.*

son not: önümüze gelen mavi peynirler artık karanlık ve nemli mağaralarda değil; modern laboratuvarlar ve hijyenik üretim tesislerinde üretiliyor.
turk gencliginin boktanlık seviyesini cok guzel gosteren yorumlar. midem bulandı. neyse ki alayınızın hayatı fakirlikle ve hayal ettiginiz hicbirseyi elde edemeden gececek.

edit:sozlukteki sansuru gormeniz acısından gerek favori sayısı gerek de sukela sıralamasında en ustte bulunan bu entry, nickim dolayısı ile yarın debe'de kesinlikle olmayacak. isterse 2000 favori gelsin farketmiyor asla debe'ye sokmuyor kanzuk efendi.
ersin karabulut’u çok severim. bu düşüncelerimi kendisinin sanatından ayrı tutalım o yüzden.

tahmin ediyorum şimdi yine satın almayan okuyucuları, eserleri telifsiz paylaşan instagram hesaplarını, hükümeti, kâğıt pahalılığını, otu boku her şeyi suçlayıp kendilerine hiç dönüp bakmayacaklar. kapanıyoruz dememiş zaten ama olur da kapatacaklarsa azıcık dönüp kendilerini de suçlasınlar e mi? penguen’in en rağbet gören dört çizeri olarak ayrılıp penguen’in rüzgarını arkalarına alarak kaçınılmaz bir sonla onları yüz yüze bırakışlarını, kendilerini takip eden kitlenin önemli bir kısmının önce umut sarıkaya yüzünden kaybedilmesini, yiğit özgür ile birlikte yıllardır köşe çizmiyor olmalarını (çünkü muhtemelen kar paylarını her türlü alıyorlar), çıkardığı albümleri bile önce fransa’da yayınlıyor olmasını falan hep düşünüp değerlendirsin, ondan sonra bizi suçlasın.

zira kubilay odabaş’ların ilker altungök’lerin kuşağı değildi dergi satacağınız kuşak. onlar çoktan dijitalleşmiş bir neslin çizerleri ve kitleleriyle buluşmanın farklı yollarını bulabiliyorlar. sizler ise ortadan yok olup (uğur gürsoy hariç de lan!) derginin düşen satışlarına vah vah’lanmayı seçtiniz. e iyi o zaman. bence de vah vah. keşke öyle yapmasaydınız.
halkin %75 inin sag görüslü partilere oy verdigi bir ülkede, sol görüslü bir insani "sacomu gazanamadi ama" diye kötülüyorlar.

bakin bunlar iyi niyetli insanlar degiller, karalayacak hicbirsey bulamadiklari icin, böyle bombos bir tabir kullaniyorlar.

bir diger sacmalamalari da "goltuk sevdalisi", bakin koltuk sevdalisi dedikleri adam, ince gibi birini aday yapti, sirf anketlerde daha fazla oy aldigi icin, ki bence hataydi.

ülke akp den kurtulsun diye bahceliye koalisyon önermisti, bahceli kabul etmeyince, hakki olan basbakanlikdan vazgecip, basbakan sen ol dedi, bahceli gene kabul etmedi.

basbakanlikdan fedakarlik eden bir adama koltuk sevdalisi diyen insanlari engelleyin, akillari sira milleti manipule etmeye calisiyorlar.

iyi partiye vekil göndererek akp nin oyununu bozan adama, "akpli" gibi benzetmeler yapani da engelleyin, bunlardan cikacak bir entry hayatiniza birsey katmaz.

edit 1 : mesaj atan arkadaslar, lanetli caylak yapilmisim, geri dönüs yapamiyorum. su sözlükde atatürke hakaret eden iletiler girildi, basliklar acildi, pedofili gibi en asagilik sucla ilgili espri kasacak düzeyde insanlari barindiriyor bura. ama ben caylak yapiliyorum, hem de lanetli. ıki tirnak isaretini yazmayi unuttugum icin mi, yoksa basligi begenmedikleri icin mi bilmiyorum.

edit 2 : bunlarin bir diger yani da, hicbirsey bilmeden fikir sahibi olmalari, dsp var diyor alttaki ileti, 25 de begeni almis. hakli cikmak icin cirpinirken salliyor, yazan yazdiginin dogrulugunu, ona begeni atanlar da o yazinin dogrulugunu arastirmiyor.
o zaman koalisyon vardi dsp, mhp ve anap. dsp oy orani %22 idi.

bunlar kilicdaroglu ımamoglu'nu aday yaptiginda da böyle herseyi bilmis bilmis konusurdu "kim taniyor imamoglunu" "niye aday yapiyor onu, sunu yapsin" "kilicdar akpye calisiyor" ....

edit 3 : bak bak, kilicdar neden aday oluyormus sag cogunluksa, sol görüslü halki kim temsil edecek. bütün parti liderleri zaten sagci, birtane solcu var, ondan rahatsiz bu degisikler. sagci istiyorsan yallah akp ye.
bir y kuşağı olarak esas ben tiksiniyorum. rakı kültürü mü kaldı allah aşkına! babamın, dedemin meyhane fotoğraflarına bakıyorum herkes takım elbise giyinmiş, usturuplu şekilde yemeğini yiyip rakısını içip sohbetini ediyor. taşkınlık yok, azgınlık yok, kimseye salça olmak yok, içip içip kusmak gibi rezillikler yok, herkes nerede duracağını biliyor, limitini biliyor insanlar. öz saygısı var insanların, kendini rezil etmeme, başkalarına rahatsızlık vermeme ahlakı var.

şimdi öyle mi?

yeni nesil meyhane diye bir sıçmık türettiler. pavyon bile daha nezih kalır yanında! ellerde rakı bardakları havalarda hayvan gibi böğürmeler, ona buna askıntı olmalar, için içip anırmalar, pezevenk gibi yaka bağır açık giyim tarzları...

rakı kültürü mü kaldı ki sevilsin! her şeyin içine sıçıldığı gibi para uğruna bunun da içine sıçıldı. elimde güç ve kudret olsa da alayını yerle bir etsem.
millet cumayı tatil yapmaya çalışıyor ben işyerinde köle düzeninden kurtulmak için cumartesiyi iptal ettirmeye çalışıyorum..

08-19 saatini daha anca 08.30-18.30 yaptırabildim.

hepiniz mi plazalarda çalışıyorsunuz alüminyum..
emrinde savasilmaya degecek komutan olmaz. ugrunda savasilacak degerler olur. vatan sevgisi gibi.

amk kurtulus savasinda sevmediginiz komutanin birligine denk gelseniz ben savasmiycam mi diyceksiniz?
sinan denen potansiyel suç makinesini şikayet etmeyen kalmamış, defalarca hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, mahkemeye çıkmış, adam karı kıza taşla saldırmış, cinsel içerikli mesajlar atmış kovalamış, evine girmiş vs. her şey olmuş ama sonuç tutuklanmamış. olm lan bu nedir bu ülkede başımıza bir şey gelirse yarağı yedik harbi yedik aq ne sığınıp korunacağın kanun var ne kolluk kuvveti.
pasif ve özgüvensiz bir erkek olması olasıdır ama aynı zamanda sizden hoşlanmamış, size ilgiliyi nezaketen gösteriyor da olabilir. memlekettte her kadın kendini adrina lima zannediyor bir şey olmuyorsa suçlu kesin erkek oluyor. garip bir kafa.