yok mu şu sözlükte şöyle tekstilden anlayan, ne bileyim mühendisliğini okumuş biri mesela?
neyse. baba mesleğim konfeksiyonculuk olduğu için dilimin döndüğünce ben anlatayım bari.
şimdi git lcw den 20 liralık bir tshirt al. sonra git çok kaliteli markadan 100 liralık bir tişört al. bunlar aynı tip ürünler olsun. basic tip. dikkat edilecek husus ise, etiketlerindeki kumaş türünün aynı olması...%bilmemkaç cotton falan yazıyo ya onu diyorum.
hah işte o iki tshirt ten biri (lcw olanı) en kalitesiz kumaş ve iplikten imal edilmiş olsun. diğeri de (100 lira bayıldığın) en kaliteli işçiliğe, kumaşa ve ipliğe sahip olsun.
en kalitesiz olanı 0,5 usd, en kaliteli olanı 2,5 usd ye imal ediliyor çinde. işçilik ve kargo dahil!!! ülkeye giriş fiyatı bu. nereden mi biliyorum? babam bu fiyatlarla rekabet edemeyeceği için kapattı atölyesini... sonra bu fiyatlardan "no brand" tshirtler getirtip üstüne baskı yaparak sattı pazarlarda...
"yok artık" mı diyorsun? sor google amcaya polo tshirtlerde kullanılan supreme penye kumaşın en kalitelisinin bir topu kaç lira ve kaç tshirt çıkıyor bu toptan diye...
lcw en kalitesiz ürünü üretiyor olabilir, ucuza satıp bir de sürümden kazanıyor da olabilir. 25 tl en kaliteli tshirt için bile makul bir kazanç getirir. lakin bir tshirte 100 lira bayılmanın herhangi bir izahı yok. gümüş iplikle dikilse bile o para etmez. götünüze giren kazıktan aldığınız zevk, kalite algısı yaratıyor zihninizde. hepsi bu.
5 bin de kazansam 10 bin de kazansam bir tshirt alacağımda verdiğim paranın karşılığını alıp alamayacağımı düşünürüm markasından önce.
evet 100 liralık tshirt yamulmuyor. tabi canım carbon fiber ya hani...
matka takıntısı olmayan, parasını kullanmayı bilen, kimsenin ne düşüneceğini sallamayan adamdır.
edit: o pahalı markaların kalıpları, kesimleri de güzelmiş. kalıp dediğiniz coca cola'nın sırrı gibi bişey mi? en beceriksiz terzi kalfasına götür o marka tshirt ü çıkartsın sana aynı kalıbı.