Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
sebebi hem alkollü içecek kadar pahalı olması, hem de avrupa ve abd'de ki kaliteden çok düşük olması. artık karbondioksit basmıyorlar içine, şekerli dandik bir su içiyorsun.

sebebi hem klasik ülkemizdeki sömürme sistemi, ''dandiğini de versek alır bu salaklar mantığı'' hem de çek-senet yerine kullanılması.

gıda sektöründe çay-şeker-kola-yağ çek ve senet yerine geçer.

bir palet kola 1 hafta içinde 5 defa el değiştirir toptancılarda ve hepsi -10 derece, +30 derece, güneş altında bekler, sallana sallana gider forklift üzerinde. mal zaten dandik bir de bu dış etkenler oluşunca ne asit kalır, ne tat kalır.

edit: imla ve kelime düzeltmeleri olmuştur, uyarı üzerine.
bir afrika ülkesi olan türkiye'de gerçekleşen olay.

bir insanın bu görüntülere normal demesi için süzme beyinsiz olması lazım. lan yeter artık, madem çok seviyorsunuz alın evinize kendi organlarınızı keserek yedirin can dostlarınıza.
kim dediyse yanlış demiş. menzil dahil tüm tarikatlar terör örgütüdür. örgüt üyeleri, aileleri ve müritleri ulusal güvenliğe tehdit içeren arapçı ajanlardır.

allah bir, kuran değişmez değil mi kardeşim?! çiftçiler bile aracılardan şikayet ederken siz niye allah'la aranıza mafyadan hallice üçkağıtçıları koyuyorsunuz! anlamıyorsan aç elmalılı hamdi yazır ne güzel kuran'ın türkçesini yazmış. türkçe okuma yazma bilmiyorsan da kime sorsan öğrenmen için yardımcı olur. bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. ha beynin yoksa o zaman bir çaresi yok tabi. allah seni başımıza bela olarak göndermiş demek ki der geçeriz.

ek: bu giri yüzünden soruşturma açılabilir. kimseyi yada bir grubu öylece teröristlikle itham edemem. ama ediyorum şöyle ki: terörist ne demek etrafa korku salan eylemlerde bulunan değil mi? ben de korkuyorum işte kardeşim. bu tür cemaatlerin ellerine yeterince güç geçtiğinde neler yapabileceklerini 15 temmuz'da gördük. evimin üstünde herhangi bir cemaatin ajanlarının kullandığı savaş uçakları uçmasından, sevdiklerime birşey olacağından korkuyorum. ama bunları söylemeyi vatandaşlık görevi olarak görüyorum. her yerde adamları olan bu cemaatler gerek yasal gerek illegal yollardan beni seni hepimizi sindirebilir süründürebilir. korkmamıza rağmen birlik olup bunları konuşabilmek zorundayız.

her zaman eleştirsem de yanlışları olduğunu düşünsem de tarikatların önüne geçebilecek en güçlü makamda recep tayyip erdoğan oturuyor şu anda. kendisi halkın temsilcisi, milletin iradesi yanlış mıyım? elinde yetki varken cemaatlerin aktivitelerini kısıtlayıcı önlemler almalı bence. ne bileyim cemaate üye olanlar hakim olamasın mesela, memur olamasın. biliyorum insan haklarına aykırı ama insanların hayatları ne olacak? kimse canını sokakta bulmadı. bu coğrafya batı avrupa gibi değil ne yazık ki.
direkt hedef olduğum nadir başlıklardan.
sevmem, kokusuna bile tahammül edemem, direkt midem bulanıyor. abartısız 10-11 yıl önce falan zorla aldığım 1 ısırık dışında, çocukluğumdan beri hiç yemedim.

şu hayatta mantar ve ciğere tahammülüm bile yok. cıks.
okulda peçeyle ders veren kadın öğretmen, imamlık yapan eşi tarafından sosyal medyada ders fotoğraflarını paylaşınca olaya karşın soruşturma başlatıldı.

görsel
kaynak

edit: soran arkadaşlar için yönetmelik gereği mini etekle, tangayla ders verilmediği gibi peçe vb. yüzü komple kapatan kıyafetlerle de ders verilmez.
o telefonların yarısı vergi. bir de artık o rakamlara telefon kalmadı artık. kendilerinin ihalelere girip milyarları götürmesi sorun olmuyor bizim üç kuruşluk telefonlarımıza dil uzatıyorlar. bu düşüncenin altında vatandaşı hakir görmeleri yatıyor. sizin ne işiniz var iphone ile mercedes bmw ile yapamadığımız yerli ve milli arabamıza( o da pahalı olur ya) binersiniz diyorlar.
saracoğlunda kimseye yenilmeyen fenerbahçe'yi aldı ;

lig sonuncusuna bile yenilecek rezil bir takım yarattı.

müyük maşkan mali koç
batı sömürdüğü zenginliği doğru yere harcadığı için gelişmiştir. sen sömürseydin ne olacaktı o zenginlik osmanlı saray çevresinde çarçur edilecekti. adamlar en azından ekonomik olarak rahat bir ortam yakalayıp aydınlanma çağı yaşamışlar.
"kesin bi pislik vardır" diye düşünenlerin aksine, hiçbir kusuru yoktur hatta ideal insandır.

evliliği görev olarak görmeyip doğru kişiyi beklemiş olabilir.

hayattan keyif almayı seviyordur, bağlanmak istemiyordur.

bağlanmayı istese bile evliliğin sadece formalite olduğunun farkına varmıştır.
yaklaşık 5 sene oldu babam vefat edeli. ben her gün oluyorum. hiç bir ıyı gunum olmadı ve mutlu olmadım babamdan sonra. allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun kabri cennet mekan olsun babam hakkını helal et beni bagışla seni seviyorum
an itibariyle yenilgiyi fetö’ye bağlayan fenerbahçe yöneticisi. ya hu bahsettiğin bu adamlar başakşehir’i yendiğiniz maçta tutuklu muydular? o maçın ardından tahliye mi oldular? o maçta niye maç bir taraftan alınıp diğer tarafa verildi?

kendi dönemlerinde; trabzonspor 23 yıl aradan sonra, galatasaray, gençlerbirliği ve göztepe 21 yıl aradan sonra, beşiktaş 15 yıl aradan sonra, sivasspor 7 yıl aradan sonra, yeni malatyaspor ise tarihinde ilk kez kadıköy’de kazandılar. ama hala fetö, hala fetö! algı imparatorluğu yaratmak bunun adı, başka bir şey değil.
"ölüsü bile %20 alır", "kemikleşmiş oyu %25" diyenler çok net aktroll.

akp'nin oyları yavaş yavaş düşmeyecek, birden çakılacak.

akp denilen organizasyon, ideolojik temelleri olmayan, "güç" ve "bireysel menfaat" odaklı bir organizasyondur. iktidar olamayacak bir akp'nin ne sempatizanı kalır, ne de üyesi.

geminin batmakta olduğunu gören herkes hızla gemiyi terkedecek. yeni güç odağı olarak kimi görüyorlarsa artık, oralarda mevzilenmeye başlayacaklar.

bu yüzden akp'nin oyları yavaş yavaş değil, çok hızlı düşecek.

ve hepinizin malumu, kendileri bile tekrar seçilebileceklerini umut edemiyorlar .
bu yüzden, "piston aşağı indi" gençler.
şu an %17 olması hiç garip değil.
stadımızın ismini kadıköy kerhanesi diye değiştirmemiz gerekiyor. zira lig sonuncusu bile gelip götümüzden kan alıyor

allah emeği geçen herkesin belasını versin orospu evlatları bize aziz yıldırımı arattırdınız ulan hiç mi utanmıyorsunuz
allah'ın iyi insanların karşısına iyi insanları çıkarmasındandır.

büyük bir patron şirketinde çalışıyordum. patron türkiye'nin en zenginlerinden biri. en küçük oğlunu yanıma "çırak" vermiş.

veliaht çırağımla muhabbet ediyorum. dedi ki "abi, allah iyi insanların karşısına iyi insanları çıkarıyor."

"ne oldu ki" dedim?

dedi ki: "dün akşam arkadaşlarım halı sahaya çağırmıştı, gittim. oynarken **** şeyhinin (bir arap ülkesi) veliaht prensiyle tanıştım. birbirimizi çok sevdik. dünden beri sürekli mesajlaşıyoruz. çok kafa çocuk. ileride iş falan da yaparız onunla.

- "nasıl yani? **** prensi, gültepe'ye halısahaya mı geldi???"

- "yok be abi! arkadaşlar çok ısrar edince dün gece dubai'ye gittim ben. orada tanıştık. sabah o yüzden işe azıcık geç kaldım.

- "ha! allah işte dediğin gibi iyi insanların karşısına iyi insanları çıkarıyor."
bunu yaparsanız kendinizi çok iyi hissedersiniz diye bir klişe var. ben buna katılmıyorum.
söz konusu diyeti başarabilen insan zaten iradesine çok güçlü bir şekilde sahip olabilmeye (kısa bir süre dahi olsa) başlamış insandır. onu iyi hissettiren şey kontrolü elinde tutabilmenin verdiği fiziksel ve psikolojik hazdır.
kontrolü elinde tutan insan istediği zaman uyur istediği zaman kalkar, istediği spor aktivitesini üşenmeden yapar. daha çok ders çalışabilir, kitap okuyabilir ve bunları yaparken daha iyi odaklanabilir. yanii uzun lafın kısası tüm bunlara neden olan şey başlıktakileri hayatınızdan çıkarmak değildir. kontrolü elinize almaktır ki başlıktaki durum sadece kontrolü ele almanın birçok olumlu sonucundan birisidir. bu olumlu sonucu çıkarırsanız kontrol sizde olduğu sürece diğer olumlu sonuçlar kaybolmaz.
yazmayacaktım ama dayanamadım.

2010 yılında odtü’den mezun oldum.

o yaz 2010 kpss’ye girdim, sonuçlar açıklandığında netlerim çok iyi olmasına rağmen sıralamamın beklediğimden çok düşük olduğunu görünce şok oldum. sonrasında karı koca full çeken insanların haberleri, sonrasında ise el birliğiyle davanın kapatılışını izledik.

2011 yılında çalışıp tekrar kpss’ye girdim, ilk 100’e girdim.

sonrasında 2011 kaymakamlık sınavına girdim, 30. olarak yazılıyı kazandım, mülakatta elediler.

ertesi yıl 2012 kaymakamlık sınavında 1. oldum, mülakatta elediler.

2013 yılında dışişleri bakanlığı meslek memurluğu sınavına girdim, öyle bir test sınavı getirmişler ki kazanmak imkansız, 200 kişi geçecekti 201. oldum. meğer soruları adamlarına sızdırmışlar.

2014 yılında dışişleri sınavında test kaldırıldı, klasik yazılıya girdim, kazandım, mülakatta elediler.

ertesi yıl tekrar girdim, bu sefer ilk 20’de kazandım yazılıyı, mülakatta elediler. ben de gittim dava açtım.

dava 3 sene sürdü, 2018’de lehime sonuçlandı, bana tekrar mülakat yaptılar. dedim ki bakın ben böyle böyle mağdur edildim, bizzat bakan bey sınavlarda şaibe olduğunu, soruların sızdırıldığını söyledi. mülakat sonucu açıklandı, elendim.

bunları kendimi övmek için anlatmıyorum. benimle aynı yıllarda mezun olmuş yüzlerce, hatta binlerce kişiden benzer tecrübeler dinleyebilirsiniz. hakimlik sınavında 10 kere elenen adam tanıyorum.

sonuç olarak, bu haltları yiyenlerin ceza almaları güzel ancak o yıllarda benim gibi mağdur edilen binlerce insan ne olacak?
bir siki de beğenin be amına koyim. ekşideki herkes tarantino sanıyor kendini kurguyu beğenmemişler hassiktirin ordan.
bilinci biyolojik bedenden kurtarmaktır. geri kalan her şey için gerekli olan tek şey. o aşamadan sonrası zaten sonsuzluk.

ölümsüzlük, derin uzay seyahatleri, kümülatif bilginin katlanarak artması, insan ömrünün verimsiz o ilk yıllarından kurtulmak, sağlık, beslenme, barınma gibi külfetlerle uğraşmamak vs.
14 mart tıp bayramı aslında gençliğini okumaya yazmaya heba eden doktorlarımızın aldığı 10-15 bin lira maaşa göz diken çomarlara söverek kutlanılmalıdır arkadaşlar.

entrylerde eksiklikler görüyorum, lütfen.
kadinin her anini takip ediyorsunuz ondan sonra nasil milyonlarca takipcisi var diyorsunuz saka misiniz siz? tanimam etmem bu kadar sevmiyorsaniz cikin takipten siz de rahat edin kadin da rahat etsin.
beşiktaş taraftarları arasında yayılmakta olan "kredimiz var" saçmalığının takımı etkilememesini umduğum maç. burası törkiş super lig. buranın sezon sonları bol sikişli olur. hem saha içinde hem de saha dışında. ligin en iyi futbolunu oynuyorum derken kendini üçüncü, dördüncü bulursun haberin olmaz. şu kredi saçmalığını unutup beşiktaş'ın klasik futbolunu oynaması gereken maçtır.
dünya üzerinde böyle pozisyonlarda bugüne kadar sadece galatasaraylı oyunculara kırmızı kart verildiği için bu defa neden verilmedi diye ağlıyorlar haklı olarak.
sarı kart bile eyyamdır şu pozisyona.
galatasaray'ın doğranmasına alışmış organize kötülerin doğranmadığı bir maç olunca kudurmasıdır.

pozisyonun aynısı uefa'nın seminerde hakemlere örnek gösterdiği pozisyon
şikeyle şaibeyle şampiyon olmaya alışmış algıcı adamlara bakmayın.
bu işler böyle gençler.

-80’lerde kayınpeder sıkı solcu. selda bağcan‘ı üniversitede konser için organize etmeye çalışıyor. para toplanıyor.tam hatırlamıyorum ama çok az bir tutar eksik oluyor %3-4 gibi. abla konser ücretini tam almadan çıkmam diyor.

-ölürüm türkiyem diye gazlayan mustafa yıldızdoğan‘ın oğlu bedelli askerlik yapar.

-cübbeli ahmet hoca vaazlarını kaset yapar, kopyalamayın der. parasını ver al ismail ağadan.

-kara para aklayan büyük patronlar futbol kluplerine başkan olur. mağazalarından lisanslı ürün almanızı beklerler. bir de para toplarlar üstüne. aslan ol, kartal ol, kanarya ol kampanyalarıyla.

- özgür demirtaş kendinizi geliştirin robot yapın der. kendisi elektrik elektronik mühendisliğinden finans’a geçer. cv’sini bugün eleştirdiği adamlara göndermiştir.
istanbul'da x lira, berlin'de y euro diye karşılaştırma başlığı açanlara izletilmesi gereken kazadır.

insanlar sanıyor ki yurtdışına gidenler paradan, refahtan dolayı gidiyor. hayır arkadaşım gidenlerin büyük çoğunluğu öncelik olarak maddi nedenleri göz önüne almıyor. gidenler işte böyle bir zenginin arabası altında ölmemek, ölse bile bunu kendisine yapanın düzgünce cezalandırılacağını bilmek için gidiyor.

daha bir sürü şey söylenir de şimdi başımıza iş açmayalım. işte bak gidenler bunu da dememek için gidiyor.
trabzonlular yine bildiğimiz gibi safi rüzgar. rusu görünce bir öpmedikleri kalmış sorsan en milliyetçisi o bizler teröristiz. hasan tahsin`in memleketlisi olmaktan bir kez daha gurur duydum.
edit: bu entry izmire gavur diyip dedeleri orada fotoğraf çekilen trabzonlulara aittir. yoksa trabzon veya herhangi bir şehirle bir derdim yok. vatan için savaşan her kahramanın ruhu şad olsun
iş yapıyor görünmek için ortaya atılan saçmalıktır. mesela ben ezberden söylüyorum hes kodumu geçiyorum, görevli o kişinin ben olup olmadığımı bilemez. inanmak zorunda. karantinadayken gezecek kadar toplum sağlığı umurumda değilse arkadaşımın hes koduyla girerim yine girerim o avmye.
dün bir arkadaşımın 12 dolar olacağını düşündüğü için almamı önerdiği token. herkes öyle konuşuyormuş. arkadaşlığımızı sorgulamaya başladım.

insanoğlu hiç akıllanmıyor. kafede, sokakta her yerde kripto paralar konuşulur oldu artık. çok kişinin canı yanacak. kredi çekip, evini, arabasını satıp parasını katlama hayali kuranlara yazık olacak.

neden mi yazık olacak. çünkü bu insanlar aç gözlü ve korkaklar. yatırdıkları para iki katına çıksa dört katına çıkmasını beklerler. sonra düşüş ya da yatırım terimiyle düzeltme dalgası gelir. düşüşlerde panik olmaya başlarlar. yılların emeğinin sonucu olan birikimlerinin yok olacağını düşünürler. düşerken satarlar. yükselirken de sattığı fiyattan yüksek de olsa alırlar. çünkü artık çıkmaya başlamıştır. yükselirken alıp düşerken satarak zengin olma hayali kurarlar. bir de borsaya kumar gözüyle bakarlar. zaten yatırım kelimesini pek kullanmazlar. borsa oynamak derler.
zorla maruz kaldığım program. ha bu arada oz be öz bir doğu karadenizli olarak orada karadenizliyim ben sesli bagirarak konusurum diyen çocuğu sabaha kadar elemek için yazarim. yuksek sesle konusmak karadenizlilerin ortak özelliği değildir, saygisiz insanlarin ortak ozelligidir. bir de saçı bandajli ince kivircik saçlı kadin itici birisi.