islamcı kompleksleriyle ağzına sıçılmış bir ülkede yaşamaktan yorulmuş zavallı kitledir.
elimdeki telefon 5. yılını doldurduğu için iphone se almaya çalışıyorum. abd fiyatı 399 dolar. bugünkü kurla yaklaşık 2750 lira. türkiye fiyatı 5300 lira. türkiye'nin telefondan kârı 2550 lira. telefonu üreten apple'ın kârı maliyeti çıkartınca 2550 liradan azdır. bir telefon da devlete almam gerekiyor resmen. bu vergi soygunculuğundan kaçmak için arkadaşımdan rica edip yurt dışından getirteyim desem getirtemiyorum; çünkü telefonun işlendiği pasaport, imei'nin üzerine kaydedileceği kimlik numarası ve telefonun içindeki hat aynı kişinin olmak zorundaymış.
akp, seçmeninin islami komplekslerini sıvazlayana kadar, ekonomiyi telefon almak isteyen vatandaşından bir telefon gasp edecek duruma getirmeseydi. başka çare bulamasınlar diye kanun yoluyla vatandaşının elini kolunu bağlayıp mafyalık yapmak zorunda kalmasaydı.
dış politikadaki hiçbir adım bu rezilliği düzeltmeye yetmeyecek. fethin sembolü diye 1400 yıllık binanın statüsünü müze olmaktan çıkartmak hiçbir boka yaramayacak. hiçbir şey fethedemediler. bir sürü insanın hayatıyla oynadılar, bir sürü kalitesiz tipi zengin ettiler. ekonomi ve eğitim politikasıyla bu ülkenin 2000'li yıllarını harcadılar. nasıl ki şimdi herkes %92 evet oyu alan 82 anayasasının düşmanı ve darbe karşıtı oldu, 2040'larda da akp'ye oy verdim diyen kimse bulunamayacak. ülke, ağzına sıçıldığıyla kalacak.
ayasofya'ya bir şey olmaz. yarımadaya dikildiğinden beri çok rezillik görmüştür, biraz daha görür, onu da atlatır. tekrar müze olur. olan bizim yaşayacağımız 70-80 yıla oldu. islamcı kini ve kompleksiyle harcandı.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
dolar 1 adet 6.86 lira.
kuzu kuşbaşı 1 kg 78,90 tl
kuzu pirzola1 kg 105,90 tl
dana kıyma (%14-%20 yağ) 1 kg 41,90 tl
ceviz içi 1 kg 60,50 tl
antep fıstığı 1 kg 109,90 tl
kiraz 1 kg 8,75 tl
kayısı 1 kg 8,95 tl
muz ithal 1 kg 15,99 tl
limon 1 kg 9,49 tl
bira 1 adet 12 tl
35lik rakı 1 adet 81 tl
giriş seviyesi şayomi telefon 1500 tl
sars-cov-2 50 adet maske 50 tl
sars-cov-2 yüz koruyucu siperlik 1 adet 14,90 tl
araç muayene fiyat 1 adet 342,20 tl
kurşunsuz benzin 1 litre 6,41
orijinal müzik cd 1 adet 70 tl
wikipedia 1 adet yeni açıldı, geleceği belirsiz
instagram 1 adet geleceği belirsiz
youtube 1 adet geleceği belirsiz
twitter 1 adet geleceği belirsiz
facebook 1 adet geleceği belirsiz
lgbt 1 adet extremely haram + geleceği belirsiz
netflix 1 adet extremely haram + geleceği belirsiz
unesco dünya mirası listesi, ayasofya'daki mozaiklere ne olacağı sorunsalı falan filan dinlemem kimse dünyanın en kıskanç ülkesi almanya gibi gündemi değiştirip bu kararı gölgelemeye kalkmasın.
kuzu kuşbaşı 1 kg 78,90 tl
kuzu pirzola1 kg 105,90 tl
dana kıyma (%14-%20 yağ) 1 kg 41,90 tl
ceviz içi 1 kg 60,50 tl
antep fıstığı 1 kg 109,90 tl
kiraz 1 kg 8,75 tl
kayısı 1 kg 8,95 tl
muz ithal 1 kg 15,99 tl
limon 1 kg 9,49 tl
bira 1 adet 12 tl
35lik rakı 1 adet 81 tl
giriş seviyesi şayomi telefon 1500 tl
sars-cov-2 50 adet maske 50 tl
sars-cov-2 yüz koruyucu siperlik 1 adet 14,90 tl
araç muayene fiyat 1 adet 342,20 tl
kurşunsuz benzin 1 litre 6,41
orijinal müzik cd 1 adet 70 tl
wikipedia 1 adet yeni açıldı, geleceği belirsiz
instagram 1 adet geleceği belirsiz
youtube 1 adet geleceği belirsiz
twitter 1 adet geleceği belirsiz
facebook 1 adet geleceği belirsiz
lgbt 1 adet extremely haram + geleceği belirsiz
netflix 1 adet extremely haram + geleceği belirsiz
unesco dünya mirası listesi, ayasofya'daki mozaiklere ne olacağı sorunsalı falan filan dinlemem kimse dünyanın en kıskanç ülkesi almanya gibi gündemi değiştirip bu kararı gölgelemeye kalkmasın.
30 yıl oldu en az,başarılı bir ortaokul öğrencisiydim.bana o zamanki dershanelerinden burs teklif etmişlerdi.arkadaşlarıma "ben o puştun dershanesine filan gitmem" demiştim.
vatansever ve kafası çalışan biri olduğum için kandırılmadım.bu konuda rabbimin ve milletimin beni affetmesine gerek yok.
vatansever ve kafası çalışan biri olduğum için kandırılmadım.bu konuda rabbimin ve milletimin beni affetmesine gerek yok.
şimdi bu adam bizim geleceğimize yönelik kararlar alıyor ya işte ben öyle adaletin tee yeliz'ine sokayım!
izmir şaşırtmadı diyen şerefsiz barındıran başlıktır.
izmir'de 2. 3. 4. eş alınıyor
izmir'de abisi ölünce yengeyle evleniliyor
izmir'de çocuk gelin sayıları daha fazla
izmir'de vakıflarda çocuklara tecavüz ediliyor
sen de haklısın be...
izmir'de 2. 3. 4. eş alınıyor
izmir'de abisi ölünce yengeyle evleniliyor
izmir'de çocuk gelin sayıları daha fazla
izmir'de vakıflarda çocuklara tecavüz ediliyor
sen de haklısın be...
gerçek hainin kim olduğunu tarih yazacak. biliyorsunuz, tarih affetmez.
dünya 100 yıl öncesinin dünyası değil. batı, müslüman dünya gibi hala orta çağda yaşamıyor. hele 21. yüzyılda dinin hiçbir ağırlığı kalmamış durumda. yunanistandaki bir kaç aşırı sağ tip dışında kimse siklemez ayasofyada hangi ibadeti ettiğinizi. barbarlığı abartıp 1500 yıldır ayakta duran insanlık mirasına zarar vermeyin yeter.
rte gibi 70 yaşındaki siyasal islamcı dayıların derdi bu sadece.
rte gibi 70 yaşındaki siyasal islamcı dayıların derdi bu sadece.
anayasa mı? hani şu cumhurbaşkanı adaylığı için en az 40 yaş ve üniversite diploması şartı olduğunu belirten anayasa mı? kanunlar mı? adalet mülkün temeli mi? ha ha ha...
şu an bastığınız topraklarda rahat nefes alabiliyorsanız, bağımsız bir ülkede yaşıyorsanız, 5 - 10 şehirlik bir ülkede değil, 81 tane ili olan bir ülkede yaşıyorsanız bilin ki bunlar mustafa kemal atatürk sayesindedir. atamla ilgili çok zoruma giden bir mevzu var; atatürk hatay için çok uğraştı, hatay'ın türkiye topraklarına ait olması için çok uğraştı. hatay, atatürk sayesinde bugün türkiye topraklarına aittir ama ne yazikki atamız bunu göremeden hayata gözlerini yumdu. bugün kendisine ayyaş, sarhoş diyen kim varsa bilmelidir ki, ayyaş dediğiniz adamın kurduğu ülkeyi, ayıkken yönetemiyorsunuz. atatürk, türkiye'yi yönetmeyi bırak, bizzat sıfırdan kurmuştur. atatürk sayesinde bugünlere gelip, atatürk'e küfür edenleri hiçbir zaman anlamadım ve de anlayamayacağım. atatürk zamanındaki siyasilere iyi bakın veya ben size söyleyeyim;
josef stalin
adolf hitler
winston churchill
bu üçünün de eline kan değmiştir, birçok insanı öldürmüştür ama atatürk bunlardan çok daha farklıdır.
tüm dünya hitler'den it gibi korkarken, nazilere nota çeken adamdır atatürk. stalin gibi bir adama posta koyan adamdır mustafa kemal atatürk. atatürk yurt dışında bile sevilen ve saygı gören bir lider ama içimizdeki yavşaklar nefret etmeye devam ediyor. neymiş adam içki içiyormuş, sigara içiyormuş. bunları yapmayanları da iyi biliyoruz. devran bir gün dönecek. o zaman birileri fena çuvallayacak işte.
edit: bir şey söyledik bari kaynaklarını da verelim. buyrunuz efendim;
atatürk'ün nazilere verdiği nota
atatürk'ün staline verdiği ayar
josef stalin
adolf hitler
winston churchill
bu üçünün de eline kan değmiştir, birçok insanı öldürmüştür ama atatürk bunlardan çok daha farklıdır.
tüm dünya hitler'den it gibi korkarken, nazilere nota çeken adamdır atatürk. stalin gibi bir adama posta koyan adamdır mustafa kemal atatürk. atatürk yurt dışında bile sevilen ve saygı gören bir lider ama içimizdeki yavşaklar nefret etmeye devam ediyor. neymiş adam içki içiyormuş, sigara içiyormuş. bunları yapmayanları da iyi biliyoruz. devran bir gün dönecek. o zaman birileri fena çuvallayacak işte.
edit: bir şey söyledik bari kaynaklarını da verelim. buyrunuz efendim;
atatürk'ün nazilere verdiği nota
atatürk'ün staline verdiği ayar
türkiye'de satılan ürünlerin kalitesi ile alakası var. nike ve adidas'ın da aynı model ürünlerinin avrupa ile türkiye'de satılanları arasında dağlar kadar fark var. hem rahatlık, hem koku hem de dayanıklılık açısından.
algida da türkiye'de sentetik, süt içermeyen dondurma satıyor mesela.
burada esas sıkıntı alım gücümüzün düşmesi ve ithal ürünlerdeki hayvani gümrük vergiler sebebi ile markaların en alt kalite ürünleri bize dayaması.
bu yüzden bazılarımız bu markaların 4+ yıllık ayakkabılarını hala kullanıyoruz ve sapasağlamlar. ben de bu şanslı azınlıktan biriyim. ama yeni ayakkabılar çok çabuk bozuluyorlar.
sen ayakkabı alırken bir çift de devlete alıyorken şirket ne yapabilir? kâr etmek için mecburen en kalitesiz sentetikleri dayayacak.
algida da türkiye'de sentetik, süt içermeyen dondurma satıyor mesela.
burada esas sıkıntı alım gücümüzün düşmesi ve ithal ürünlerdeki hayvani gümrük vergiler sebebi ile markaların en alt kalite ürünleri bize dayaması.
bu yüzden bazılarımız bu markaların 4+ yıllık ayakkabılarını hala kullanıyoruz ve sapasağlamlar. ben de bu şanslı azınlıktan biriyim. ama yeni ayakkabılar çok çabuk bozuluyorlar.
sen ayakkabı alırken bir çift de devlete alıyorken şirket ne yapabilir? kâr etmek için mecburen en kalitesiz sentetikleri dayayacak.
tuğracı doblocu bakış açısından bile kılıç hakkından bahsedilemez. osmanlı devleti, istanbul'u iki kez düşmana kaybetmiştir. 1918 ve 1920'de şehir düşmanın eline geçmiştir. yani fatih'in torunları, bu şehri kaybetmiştir.
1923'te başkomutan mustafa kemal atatürk şehri geri alana kadar da düşman kuvvetleri şehre sahip olmuştur ve yönetmiştir. (o arada ingiliz kuvvetlerindeki müslüman din kardeşlerimizin kaç müslüman kadına tecavüz ettiğine de bir ara bakarsanız.) hoşunuza gitmiyor ama kılıç hakkı falan yok ateşli genç arkadaşlarım. işgalle beraber şehir el değiştirince bitti o işler.
şehir artık fatih'in şehri değil, ingilizlerden geri alınmış şehirdir. şehri alan da atatürk'tür. bu şehri alan son komutan atatürk'tür yani. bunu kasıtlı olarak mı görmezden geliyor insanlar bilmiyorum ama istanbul, osmanlı devleti tarafından kaybedilmiş ve son osmanlı padişahı da ingilizlerin egemenliğindeki şehirden kaçmıştır. kaç kere daha söylersek anlayacaksınız acaba?
cumhuriyetin kurulmasıyla da eski devletin borçları dahil her şey yeni devlete devredilip halkın malı olmuştur. bilmem ne osmanoğlu'nun çıkıp topkapı sarayında ben oturacağım, dolmabahçe'de de kardeşim oturacak, boşaltın demesi gibi bir saçmalık bu vakıf işi.
bunlardan bağımsız olarak, istanbul'da yaşayıp sevinen akp'liler falan var ya, yarısından çoğu ayasofya'nın yerini bile bilmez, hiç görmemiştir, seçim dönemi otobüslerle taşınmazsa da göreceği yok. yaşayanların yarısının deniz görmediği yer burası.
bir ay bile sürmeyecek bu goy goy, sonra da yanındaki heybetli sultan ahmet gibi kuşlara ve meraklı turistlere kalacak yine. camilere giden varmış gibi atıp tutulmasına da ayrıca hastayım.
son olarak, rte için 25 yıllık bir kozdu bu ve bugün bozdurmaya karar verdiğine göre gerilim ve kutuplaştırma siyasetine devam edecek. yakında seçim olmadığına göre heybesindeki en güçlü gerilim unsuru bu değil demektir. muhtemelen iç karışıklık yaratıp muhalefeti sokağa dökerek kendi kitlesini konsolide etmek ve belki de yeniden ohal ilan etmek için uzun vadeli bir plan yapılmış. internet yasakları ve baroların hükümetin kontrolüne geçmesi falan. yine muhtemelen cumhuriyet değerleri etrafında hedefler seçilmiş ve onlara saldırarak, muhalefet karşılık verirse en sevdiği iş olan gerilim siyasetine çekecek herkesi. muhalefet karşılık vermezse de ezelden kanlı bıçaklı olduğu cumhuriyet değerlerine zarar vermenin keyfini çıkaracaktır. ancak bu tür radikal adımlar genelde son çare, son barut olmuştur. tarih bize böyle gösteriyor. hatırlatmak boynumuzun borcu, bu tür işler cepte para varken işe yarar. insanlar sefalete sürüklenirken, borç gırtlağa yaklaşmışken, daha kötüsü umut ufukta batmışken genelde ters teper. haftaya ve ondan sonraki haftalarda yaptıracakları ankette görürler zaten. yaklaşan ikinci döviz krizini ayasofya'dan izleriz artık.
1923'te başkomutan mustafa kemal atatürk şehri geri alana kadar da düşman kuvvetleri şehre sahip olmuştur ve yönetmiştir. (o arada ingiliz kuvvetlerindeki müslüman din kardeşlerimizin kaç müslüman kadına tecavüz ettiğine de bir ara bakarsanız.) hoşunuza gitmiyor ama kılıç hakkı falan yok ateşli genç arkadaşlarım. işgalle beraber şehir el değiştirince bitti o işler.
şehir artık fatih'in şehri değil, ingilizlerden geri alınmış şehirdir. şehri alan da atatürk'tür. bu şehri alan son komutan atatürk'tür yani. bunu kasıtlı olarak mı görmezden geliyor insanlar bilmiyorum ama istanbul, osmanlı devleti tarafından kaybedilmiş ve son osmanlı padişahı da ingilizlerin egemenliğindeki şehirden kaçmıştır. kaç kere daha söylersek anlayacaksınız acaba?
cumhuriyetin kurulmasıyla da eski devletin borçları dahil her şey yeni devlete devredilip halkın malı olmuştur. bilmem ne osmanoğlu'nun çıkıp topkapı sarayında ben oturacağım, dolmabahçe'de de kardeşim oturacak, boşaltın demesi gibi bir saçmalık bu vakıf işi.
bunlardan bağımsız olarak, istanbul'da yaşayıp sevinen akp'liler falan var ya, yarısından çoğu ayasofya'nın yerini bile bilmez, hiç görmemiştir, seçim dönemi otobüslerle taşınmazsa da göreceği yok. yaşayanların yarısının deniz görmediği yer burası.
bir ay bile sürmeyecek bu goy goy, sonra da yanındaki heybetli sultan ahmet gibi kuşlara ve meraklı turistlere kalacak yine. camilere giden varmış gibi atıp tutulmasına da ayrıca hastayım.
son olarak, rte için 25 yıllık bir kozdu bu ve bugün bozdurmaya karar verdiğine göre gerilim ve kutuplaştırma siyasetine devam edecek. yakında seçim olmadığına göre heybesindeki en güçlü gerilim unsuru bu değil demektir. muhtemelen iç karışıklık yaratıp muhalefeti sokağa dökerek kendi kitlesini konsolide etmek ve belki de yeniden ohal ilan etmek için uzun vadeli bir plan yapılmış. internet yasakları ve baroların hükümetin kontrolüne geçmesi falan. yine muhtemelen cumhuriyet değerleri etrafında hedefler seçilmiş ve onlara saldırarak, muhalefet karşılık verirse en sevdiği iş olan gerilim siyasetine çekecek herkesi. muhalefet karşılık vermezse de ezelden kanlı bıçaklı olduğu cumhuriyet değerlerine zarar vermenin keyfini çıkaracaktır. ancak bu tür radikal adımlar genelde son çare, son barut olmuştur. tarih bize böyle gösteriyor. hatırlatmak boynumuzun borcu, bu tür işler cepte para varken işe yarar. insanlar sefalete sürüklenirken, borç gırtlağa yaklaşmışken, daha kötüsü umut ufukta batmışken genelde ters teper. haftaya ve ondan sonraki haftalarda yaptıracakları ankette görürler zaten. yaklaşan ikinci döviz krizini ayasofya'dan izleriz artık.
nobel almış bir yazara yazar müsveddesi demek de yani...
rus erkeğine ait bir cümle / tespit.
fakat başlık altında türk erkekleri linclenecek. at fav'a bekle.
fakat başlık altında türk erkekleri linclenecek. at fav'a bekle.
hala berkan barış'a başta şöyle etti böyle etti diye şampiyon olamaz diyorlar. ulan barış kim lan mesih mi? ne ayrıcalığı var şu barış'ın? sörvayvır şampiyon olma kurallarında barış'a saygıda kusur etmeme maddesi mi var? ahshsjjs ulan başarılı birine bi kusur bulucaz diye kırk takla atıyorsunuz.
bu kadın yıllar önce çok talihsiz bir olay yaşadı ve yıllarca onu unutmaya çalıştı belkide hala unutmaya çalışıyor.
bir zamanlar yaşadığı kötü bir olayı sürekli buraya servis etmek espiriler kasmak...
bakın beyler bayanlar hayat her zaman size güzel anılar vermez herşey elinizde değildir çünkü.bir gün süslenip dışarıya çıkıyorsunuz ve yolda yürürken bir araba çarpıyor o kazada ayağınızı ve elinizi kaybediyorsunuz olur mu olur.
aradan yıllar geçiyor ve siz bu kazayı unutuyorsunuz ama düşmanınız ( düşman bile yapmaz) o kazayla ilgili sürekli espiri yapmaya çalışıyor sizce nasıl hissedersiniz?
biraz empati yapın .
bir zamanlar yaşadığı kötü bir olayı sürekli buraya servis etmek espiriler kasmak...
bakın beyler bayanlar hayat her zaman size güzel anılar vermez herşey elinizde değildir çünkü.bir gün süslenip dışarıya çıkıyorsunuz ve yolda yürürken bir araba çarpıyor o kazada ayağınızı ve elinizi kaybediyorsunuz olur mu olur.
aradan yıllar geçiyor ve siz bu kazayı unutuyorsunuz ama düşmanınız ( düşman bile yapmaz) o kazayla ilgili sürekli espiri yapmaya çalışıyor sizce nasıl hissedersiniz?
biraz empati yapın .
küçükken annem uyarırdı:
donunuzu temiz tutun. başınıza bir şey gelirse, millet ne pis herif der.
tam 40 küsur yıldır, her sabah duş alıp, temiz donumu giyer evden çıkardım.
geçen gün işe geç kaldım. yataktan kalktığım gibi işe gittim.
çot! kalp krizi.
anjiyo stent, durumu ucuz kurtardık. ama yoğun bakımda pis donla yattık.
halbuki 40 küsur yıl ben bugüne hazırlanmıştım.
arkadaş, hayat hiç adil değil!
edit: yoğun bakım yazdığım için pişman oldum. bu vesile ile minik bir hatırlatma yapayım. yoğun bakım, hastanın durumunun ağırlığından ziyade, hemşirenin görevinin yoğunluğunu ifade eden bir terimdir. hemşireler sürekli olarak sizi monitörden gözetliyor.
taburcu etmeden önce dozaj çalışması yaptılar. ilaç yükleyip etkisine baktılar. benim için düzenledikleri ilk reçeteyi gözden geçirdiler ve ardından daha hafif ve düşük dozlu ilaçlardan oluşan bir reçete ile taburcu ettiler.
donunuzu temiz tutun. başınıza bir şey gelirse, millet ne pis herif der.
tam 40 küsur yıldır, her sabah duş alıp, temiz donumu giyer evden çıkardım.
geçen gün işe geç kaldım. yataktan kalktığım gibi işe gittim.
çot! kalp krizi.
anjiyo stent, durumu ucuz kurtardık. ama yoğun bakımda pis donla yattık.
halbuki 40 küsur yıl ben bugüne hazırlanmıştım.
arkadaş, hayat hiç adil değil!
edit: yoğun bakım yazdığım için pişman oldum. bu vesile ile minik bir hatırlatma yapayım. yoğun bakım, hastanın durumunun ağırlığından ziyade, hemşirenin görevinin yoğunluğunu ifade eden bir terimdir. hemşireler sürekli olarak sizi monitörden gözetliyor.
taburcu etmeden önce dozaj çalışması yaptılar. ilaç yükleyip etkisine baktılar. benim için düzenledikleri ilk reçeteyi gözden geçirdiler ve ardından daha hafif ve düşük dozlu ilaçlardan oluşan bir reçete ile taburcu ettiler.
simdi ben bir dava icin hukumetin pek sevmedigi bir barodan avukat tutsam , karsi tarafta ise hukumet yanlisi barodan avukat tutsa , mahkemenin adil olacagindan emin miyiz?
ayasofya ibadete açıldı diye yeni bir çağ açılıyor diye tivit atan var ya çok komik gerçekten
amacım prim kasmak değildir.
bi boktan anlamayıp yazar altta yer işgal etmiş. yüzdeler fln vermiş.
bir pittbull köpeğinin çenesinden kurtulabileceğini düşünüyorsan ısırıl ve deneyimlerini yaz.
bi cooker cinsinin ısırılmasıyla yaşayacağın acı aynı mı olur.
500 kilodan fazla bir basınca sahip köpekle geziyorsun ve bu köpeğin sicili epey bi bozuk. köpek ne çobanlık yapar ne laf dinler.
gerçekten aptalsınız yemin ederim size tahammül edemiyorum. aklınız çalışmıyor ama fikir beyan ediyorsunuz.
bi boktan anlamayıp yazar altta yer işgal etmiş. yüzdeler fln vermiş.
bir pittbull köpeğinin çenesinden kurtulabileceğini düşünüyorsan ısırıl ve deneyimlerini yaz.
bi cooker cinsinin ısırılmasıyla yaşayacağın acı aynı mı olur.
500 kilodan fazla bir basınca sahip köpekle geziyorsun ve bu köpeğin sicili epey bi bozuk. köpek ne çobanlık yapar ne laf dinler.
gerçekten aptalsınız yemin ederim size tahammül edemiyorum. aklınız çalışmıyor ama fikir beyan ediyorsunuz.
atatürk'e laf ettigi icin z kusagi tarafindan ilk secimde gerekli cevap verilecektir.
oy filan getirmez, goygoyu 1 hafta sürer, ülkenin kicinda ayi bagiriyor, 5 liralik maske veremiyorsun nereye artacakmis o oy.
0 oy, hatta uzun vadede zarar bile getirebilir.
oy filan getirmez, goygoyu 1 hafta sürer, ülkenin kicinda ayi bagiriyor, 5 liralik maske veremiyorsun nereye artacakmis o oy.
0 oy, hatta uzun vadede zarar bile getirebilir.
ayasofya’dan sorumlu komedyen olduğu için sessiz kalması hayranları arasında şaşkınlık yaratmış kişi.
savaş mağduru olmayıp, savaş karşıtı olmakla aynıdır.
ortadoğu bataklığında sıradan bir gündür.
az önce 4 adet muz için 14 tl ödedim, 1 adet muz 3,5 tl. sokarım böyle ülkeye.
şimdi benim aklımda bir soru var, kılıç hakkı diye ayasofyayı cami yaptık. çok güzel. yarın israil meecid-i aksa'yı sinagog yapsa, buralar hep bizim bu da kılıç hakkımız dese, o zaman ne yapacağız ? dünya kamuoyuna israil'in yaptığının inançlara ve tarihe saygısızlık olduğunu falan nasıl anlatacağız ?
yoksa aaaa onların da kılıç hakları istedikleri gibi çevirebilirler mi dicez ?
yoksa aaaa onların da kılıç hakları istedikleri gibi çevirebilirler mi dicez ?
kişinin dertleşecekken bile kendisine benzeyenleri aradığı liste.
39 yaş, xy dizilim, izmir dolayları.
39 yaş, xy dizilim, izmir dolayları.
aga temizlik konusunda bile turkiyeden temiz demişsin ya ne diyeyim bilemedim şimdi hani görmesek ulan acaba bu kadar yanılmış olabilirmiyim derdim ama gördük be usta memleketi, hani tamam turkiyeyi sevmeyebilirsin ama çok abartmışsın uyandırayım.
tat alamıyorsanız covid olabilirsiniz bence acil servise başvurmalısınız.
bu başlık altında yazılan entryleri okuyunca şu devrin her bir zerresinden nefret ettim. burada sabah akşam ali babacan hakkında siyasal islam yazarak algı kasan sözde seküler muhalifler; söz konusu mansur yavaş olunca nasıl da bin dereden su getirip olayın üstünü örtbas etmeye çalışıyorlar.
yani benim burada eleştirmek istediğim nokta mansur yavaş'ın ayasofya'nın müzeden camiye çevrilmesine destek vermesinden ziyade, aylardır buna karşı çıkıp milleti siyasal islam olmakla suçlayan riyakar muhaliflerin, söz konusu mansur yavaş olunca nasıl da 180 derece döndüklerine şahit olmak.
bir de bir yalan uydurmuşlar papağan gibi tekrar edip duruyorlar. neymiş destek vermeseydi bu sefer camiye karşı diyeceklerdi. hadi ya o kadar basit mi yani? madem desteklemiyorsun dürüst ol konu hakkında fikir belirtme. şimdiye kadar cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilirken, bütün tersanelerine girilip, orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmişken tek kelime etmemişsin de şimdi mi konuşmak aklına geldi?
ben, bana benim ihtiyaç duyduğum hakikatleri dile getiren dürüst bir politikacıyı, bana duymak istediğim yalanları söyleyen kaypak bir politikacıya tercih ederim.
yani benim burada eleştirmek istediğim nokta mansur yavaş'ın ayasofya'nın müzeden camiye çevrilmesine destek vermesinden ziyade, aylardır buna karşı çıkıp milleti siyasal islam olmakla suçlayan riyakar muhaliflerin, söz konusu mansur yavaş olunca nasıl da 180 derece döndüklerine şahit olmak.
bir de bir yalan uydurmuşlar papağan gibi tekrar edip duruyorlar. neymiş destek vermeseydi bu sefer camiye karşı diyeceklerdi. hadi ya o kadar basit mi yani? madem desteklemiyorsun dürüst ol konu hakkında fikir belirtme. şimdiye kadar cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilirken, bütün tersanelerine girilip, orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmişken tek kelime etmemişsin de şimdi mi konuşmak aklına geldi?
ben, bana benim ihtiyaç duyduğum hakikatleri dile getiren dürüst bir politikacıyı, bana duymak istediğim yalanları söyleyen kaypak bir politikacıya tercih ederim.
8
bu yüzden aylık oynarken kaleye ilk ben geçerdim
bu yüzden aylık oynarken kaleye ilk ben geçerdim
z kusaginin gözünde norm ender kadar önemi olmayan kisi.
istedigi yeri acsin kapasin, kimsenin umrunda degil, ilk secimde bye bye.
umarim sosyal medya yasaklari devam eder de, istanbul seciminin benzeri bir hezimete ugrar.
atatürk'e laf eden herkes kaybetmistir, kaybedecektir.
istedigi yeri acsin kapasin, kimsenin umrunda degil, ilk secimde bye bye.
umarim sosyal medya yasaklari devam eder de, istanbul seciminin benzeri bir hezimete ugrar.
atatürk'e laf eden herkes kaybetmistir, kaybedecektir.
bu başlıkları görelim lütfen. ülkeyi ne hale getirdiler herkes görsün. insanları renklerden bile korkutan bir rejim var.
dizayn desen tofaş'ın kuş serisinden farkı yok , malzeme desen üç kuruşluk petrol türevi bir materyalden imal ediliyor, gayet de ayak terletme ve kokutma problemi var, konfor desen yok, deliklerinden giren ve çıkmayan kum, toz, toprak cabası.
ama her nasılsa önüne gelen bu yoklukta şu hilkat garibesine 250 tl para sayıyor ve adamlar yok satıyor. 10 liraya gezer aynısını yapıyor git 25 tane al giy giy at. yok bu rahatmış ne rahatı aga bildiğin lastik terlik. bu marka aynı malzemeden çizme ya da bot üretsin görelim, kokudan adaya kaçarız.
hediye geldi iki kez giydim kendileri şu an hela yürüttürgeci.
ama her nasılsa önüne gelen bu yoklukta şu hilkat garibesine 250 tl para sayıyor ve adamlar yok satıyor. 10 liraya gezer aynısını yapıyor git 25 tane al giy giy at. yok bu rahatmış ne rahatı aga bildiğin lastik terlik. bu marka aynı malzemeden çizme ya da bot üretsin görelim, kokudan adaya kaçarız.
hediye geldi iki kez giydim kendileri şu an hela yürüttürgeci.
tavsiyeleri öyle böyle değil, tam beyin yakan cinsten.
şiddet gören bir kadına konya müftülüğüne bağlı aile ve dini rehberlik bürosundan bir zat aynen şöyle diyor;
“dayanılmaz hale geldiyse büyüklerinizle istişare edin. allahüteâlâ nisa suresinde buyurur ki; kadın ve erkeğin birer büyükle sıkıntıyı gidermeye çalışsınlar. gençler kestirip atabiliyor. biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın.”
eee yani ne olacak lan süper zeka, kadın yediği dayağı annesine anlatınca anneside gelip damadını mı dövecek.
“elini kaldırdı, daha vurmadı ama endişe ediyorum” diyen bir kadına ise çorum müftülüğünün dahi boyutundaki çalışanı şu şahane, zeka kokan cevabı veriyor;
“uygun dille sebebini sorun. çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz. akşam mesela sevdiği şeyleri yaptınız, çayın yanında sakince konuşun.”
hahahaaa. çay diyor lan. çay için sakinleşin diyor.
yine aynı müthiş zekaya sahip diyanet çalışanı “şiddet gördüğümde ne yapmam gerekir’ sorusuna bakın ne cevap veriyor;
“vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. odanıza çekilin. ‘nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. suçlayıcı dille konuşmayın. ‘nasıl istiyorsun, bilemedim. bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun”
polisi aramam gerekir mi sorusuna verilen cevapsa en komik olanı;
“bu tür şeyleri çözersiniz inşallah. allah’a emanet olun”
“çay için, ses etmeyin, polisi de aramayın”
kadına şiddete siyasal islamın resmi temsilcisi olan, 11 milyarı hüpleten, audici, mercedesci başkanlarıyla ünlü diyanetin bulduğu çözüm bu. gülsek mi, ağlasak mı bilemedim.
kaynak
şiddet gören bir kadına konya müftülüğüne bağlı aile ve dini rehberlik bürosundan bir zat aynen şöyle diyor;
“dayanılmaz hale geldiyse büyüklerinizle istişare edin. allahüteâlâ nisa suresinde buyurur ki; kadın ve erkeğin birer büyükle sıkıntıyı gidermeye çalışsınlar. gençler kestirip atabiliyor. biz diyoruz ki aile büyükleriyle sıkıntıyı aşmaya çalışın.”
eee yani ne olacak lan süper zeka, kadın yediği dayağı annesine anlatınca anneside gelip damadını mı dövecek.
“elini kaldırdı, daha vurmadı ama endişe ediyorum” diyen bir kadına ise çorum müftülüğünün dahi boyutundaki çalışanı şu şahane, zeka kokan cevabı veriyor;
“uygun dille sebebini sorun. çok büyük bir sorun değil bu, konuşarak çözebilirsiniz. akşam mesela sevdiği şeyleri yaptınız, çayın yanında sakince konuşun.”
hahahaaa. çay diyor lan. çay için sakinleşin diyor.
yine aynı müthiş zekaya sahip diyanet çalışanı “şiddet gördüğümde ne yapmam gerekir’ sorusuna bakın ne cevap veriyor;
“vurursa tepki vermeyin, oradan uzaklaşın. odanıza çekilin. ‘nasıl istiyorsan öyle yapayım’ diye olayı örtmeye çalışın, ama uygun zamanda açın. suçlayıcı dille konuşmayın. ‘nasıl istiyorsun, bilemedim. bilsem öyle yapardım’ gibi konuşun”
polisi aramam gerekir mi sorusuna verilen cevapsa en komik olanı;
“bu tür şeyleri çözersiniz inşallah. allah’a emanet olun”
“çay için, ses etmeyin, polisi de aramayın”
kadına şiddete siyasal islamın resmi temsilcisi olan, 11 milyarı hüpleten, audici, mercedesci başkanlarıyla ünlü diyanetin bulduğu çözüm bu. gülsek mi, ağlasak mı bilemedim.
kaynak
"kim bunu okuduğu halde onu tekrardan camii yapan yiğide oy vermezsse"... diye devam edecek sandım ama etmedi...
atatürk'e saldırarak tayyibi üzmeye mi çalışıyorlar.
siz orayı yıkın masrafını bu öder, gerzek yunanlılar.
siz orayı yıkın masrafını bu öder, gerzek yunanlılar.
çocuklarının ismini kimse bilmez mesela..
hortumcu değil, soyguncu değil.
türkiye cumhuriyetimin son cumhurbaşkanı.
hortumcu değil, soyguncu değil.
türkiye cumhuriyetimin son cumhurbaşkanı.
yanlış anlamayın abim, dilenci değilim. fenerliyim de, bir şampiyonluğunuz varsa alabilir miyim? n'olur be güzel abim!
iyi bir üniversitede 3.85 ortalama yaptım; ama son anda bulduğum referans sayesinde işe girdim...
mesleğimi iyi yapmak için var gücümle çalıştım, özveri ile işime sarıldım; ama son anda yürüttüğüm ilişkiler sayesinde mesleğimde yükseldim...
yukarıda kurduğum iki cümlenin baş kısımları gururumdur, son kısımları ise ülkemin özeti...
mesleğimi iyi yapmak için var gücümle çalıştım, özveri ile işime sarıldım; ama son anda yürüttüğüm ilişkiler sayesinde mesleğimde yükseldim...
yukarıda kurduğum iki cümlenin baş kısımları gururumdur, son kısımları ise ülkemin özeti...
sen bir kadın olarak ne istiyorsan onu giy.
o da bir kadın olarak ne istiyorsa onu giysin.
bu kadar basit aslında.
o da bir kadın olarak ne istiyorsa onu giysin.
bu kadar basit aslında.
grosjean'ın pistten çıkması üzerine serhan acar :
geçen hafta buralarda arsa bakmıştı kendine.
ahaha.
geçen hafta buralarda arsa bakmıştı kendine.
ahaha.
sivas :))
domates-peynir-biber üzerine biraz zeytinyağı.
bizim çocukken ilk hazırlamayı öğrendiğimiz öğle arası yemeğidir. hâlâ sevilir ama ekmeksiz yenir maalesef...
bizim çocukken ilk hazırlamayı öğrendiğimiz öğle arası yemeğidir. hâlâ sevilir ama ekmeksiz yenir maalesef...
ayasofya konusunda yaratılan yalancı dolmuşa binmeyerek yine klas bir hareket yapmış, neden muharrem ince gibi boş adamlardan olmadığını, kendi gündemini iktidarın belirleyemeyeceğini bu hareketiyle göstermiş oldu. bu duruşunu bozmadan devam etmesi kendi kariyeri için çok daha akıllıca olur. ayasofya meselesi kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi göreceksiniz epey şey de kaybettirecek. iktidar kaybetme, dağılma telaşıyla sürekli stratejik hata yaparken bu hatalara ortak olmamak gerekir. bırakın kendi kendilerini imha etmeye devam etsinler.
öyle bir şeyi berk'ten önce düşünmüş ve sonra kendi halinde takılan garibim berk'in aklına tohumlar ekmiştir. "düşünmez" diye diye filizleri sular.
sebebi islam'dır. islam girdikten sonra huzur bulan bir ülke görülmedi daha.
evlilik ve öncesi kına gecesi,evden gelin alma, arabanın önünü kesen çocuk çetelere harçlık dağıtmak,başlık parası,düğün salonu,orada takı ve para toplama vs ulan korku filmi gibi kronolojiye sahip bunlar.
izlediği strateji gayet yerindedir.
her bok hakkında bilgisi olan siyaset cahilleri eleştiriyorsa doğru yoldadır. sizin istediğinizi yapmaya devam etse rte’ye yüzde 60 ile seçim kazandırır. her şeyin yeri ve zamanı var.
her bok hakkında bilgisi olan siyaset cahilleri eleştiriyorsa doğru yoldadır. sizin istediğinizi yapmaya devam etse rte’ye yüzde 60 ile seçim kazandırır. her şeyin yeri ve zamanı var.