Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
1 metre hortuma 78 lira ödeyen belediye, ordu belediyesinin yurtdışı teknik eğitim gezisi, 100 km'de 63 litre motorin yakan clio gibi yolsuzlukları ortaya çıkartan sayıştay başkan yardımcısı fikret çöker görevden alınmış.

https://odatv.com/…haberini-konusacak-06111841.html

(bkz: türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz)

eeey sayıştay başkan yardımcısı sen kimsin ya? senin haddin mi akp'li belediyelerin yolsuzluklarını ortaya çıkarmak? cehapeli belediyeleri araştırsana kardeşim sen. sana bizim belediyeleri araştır diye mi maaş veriyoruz?
'her kim ki yaşananlardan fayda sağlıyor ve içinde bulunduğu durumdan çıkmak için hedef şaşırtarak gündem yönetmeye çalışıyorsa', burada fatih terim parantez içinde kendinden bahsediyor.
eğer pişman oldukları ya da gerçekten protesto etmek için bu eylemleri yaptıklarını sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

burada tek amaç var o da "bakın ben size oy verdim, zararımı karşılayın ki yine oy
vereyim" demek. mart seçimlerinde yine oy verecekler. çünkü güç onlara bir şekilde göstermelik de olsa yardım edecek, ağızlarına bir parmak bal çalacaktır.
geleceğin madeni olan chomarium ülkemizde başta iç anadolu olmak üzere her bölgede bolca bulunmaktadır. denizden iç kesimlere doğru gittikçe maden rezervlerinin arttığı tespit edilmiştir. ancak madenleri işletmemiz lozan anlaşmasının gizli maddeleri gereğince dış güçlerce engellenmektedir. 2023'de lozan anlaşmasının bitmesiyle chomarium rezervlerini çıkarmamız üzerinde hiçbir engel kalmayacak ve dünyanın en büyük chomarium üreticisi ve ihracatçısı olacağız.
belediyelerin yarattığı terördür.
avrupada arabanın ön takımlarında 10 yılda ulaşılan deformasyona türkiye'deki berbat tümsekli yollarda 6 ayda erişilir.

yahu yap abd'deki gibi yola kırmızı çizgi, koy yanına eds, oraya yaklaşınca hızını sıfırlamayana bas cezayı olsun bitsin.

güvenliği sağlayacağım diye arabanın anasını belleme hakkı anayasaya aykırıdır.

yol yap, sonra yolun üzerine sorun yap..
tam arap-türk işi.
istiklal caddesi cazibesini kaybetmemiştir. istiklal caddesine yıllardır çekilen operasyon ile farklı bir kitleye cazip hale getirilmiştir, varoşlaştırılmıştır. eskiden çıktığınızda kültürel amaçlı turistik ziyaret yapan insanlarla beraber o yolda ağaçların arasında yürürken şuanda tamamı gri betonlar, arapça tabelalar ve nargile kafeler arasında saç ektirmeye veya burun estetiğine gelip allah'a şirk koşan mümin arap kardeşlerimizin nargile dumanları arasında yürüyorsunuz. tam olarak da istenen buydu zaten.
objektif olacaksak şöyle yaptırımlar uygulanması gereken sevkler silsilesi.

jailson: 20 maç
soldado: 15 maç
skrtel: 10 maç
n’diaye: 1 maç
belhanda: kınama
donk ve rodrigues: ceza yok
hasan şaş: ücretsiz psikolojik tedavi
fatih terim: hassasiyetinden ötürü teşekkür.
babam o hafta maçın cd'sini almıştı. maçı yarılara bölmüşler, toplam 2 cd'den oluşuyordu. o dönem ps1 oyunu almaya gittiğimde başka cd'cilerde de satılırken görmüşlüğüm vardır. ama babamın hareketlerinden anladığım kadarıyla galatasaray'lılar çabuk unutur ondan aldım tutumu vardı. adam bildiğin kriminal kanıtmış gibi sakladı o cd'yi. "çizme sakın ha bu özel" falan derdi. premier vcd player'a takar takar izlerdim. sanki gizli çekim porno filmiydi amk. cidden adam özenle sakladı la o cd'yi.

hiç unutmuyorum o cümleyi, "serhat attı 5 oldu", güzel zamanlardı vesselam. o zamana kadar duyduğum tek washington abd'nin başkenti olandı. ikincisi ise fenerbahçe'deki washington'dı. washington portakalını falan daha sonradan öğrenmişimdir.
bu tip insanlar genellikle çevrelerinde çok sallanmayan, ailesi tarafından hor görülmüş, hatta babaları, amcaları ya da veresiye ile alışveriş yaptıkları bakkal tarafından küçük yaşta tecavüze uğramış olabilir. bu erkekliklerini göstermek isteme ve eziklik içgüdüleriyle ''ulan kimse siklemiyor bizi, bari bu şekilde dikkat çekip insanları rahatsız edelim'' diye düşündüklerini biliyorum. bunlar 2-3 yıl doktor gözetiminde tutularak, psikolojik destek ile normal insan davranışları sergileyebilir.

bir de bunların geceleri sokak, cadde vs. yerlerde, motorlarını bağırta bağırta giden türleri var. bu türlerin ise tedavi yöntemi yoktur. bu orospu çocuklarının görüldüğü yerde vurulmaları, halkın huzuru için önemlidir.
"...stefan zweig okuyan, cem adrian dinlemeyi seven, köpeğiyle bol bol fotoğraf çekilen, seçim günlerinde “oy kullanın” mesajı paylaşan bu genç kadın, yaşadığı ülkede cinsel istismarın bir suç olmaktan çıkarılması için yasa hazırlıkları yapılırken; “tecavüz ve çocuk istismarı meşrulaştırılamaz!” tweeti atmıştı.

28 mayıs akşamı, patronu çağatay aksu ve aksu’nun arkadaşı berk akand ile, yelken plaza’nın 20. katındaki ofise gitti. aksu, sahibi olduğu mekan kapandığı için işsiz kalan şule çet’e, ortaklarından olduğu restoran mevzu ocakbaşı’nda iş ayarlayabileceğini, o gece bunu konuşabileceklerini söylemişti.
. . .

şule çet, saat 04.00 sularında, plazanın güvenlik görevlilerinin bir patlama olduğunu sanmasına sebep olacak kadar büyük bir gürültüyle, 20. kattan aşağı düştü.
. . .

saldırganların aileleri, sosyal medyada şule’ye destek veren, bu suçun aydınlatılmasını isteyen insanlara tehditler yağdırıyor. kamuoyu basıncının, hukuksuzluk sürecini kesintiye uğratacağını, kadınların dayanışmasının adaletin yerini bulmasını sağlayabileceğini biliyorlar.

şule, uzun zaman önce sosyal medya hesabından, kendisi gibi canavarca hisle öldürülen bir başka kadının, münevver karabulut’un fotoğrafını paylaşmış ve “unutmadık” demişti.

şimdi kendisi de, unutulmamayı ve ölümünden sorumlu olanların yargılanmasını bekliyor."

gökçe gün
http://haber.sol.org.tr/…cezalandirilacak-mi-250256
doğrudan ileri doğru değil ağırlıkları yana doğru vererek ilginç bir açısal momentum sayesinde ilerlerler. fiziksel yapıları ve pardesüleri hareket kabiliyetlerini kısıtlar, ayakkabıların tabanları incelenirse adımları analiz edilebilir.
bu teyzeler halk otobüslerine binerlerken en kral pivota ders olacak şekilde box out yaparlar. kapıya mutlaka tutunurlar kol kaslarını ve "bismil..."enerjisini kullanırlar. dengeleri bozulmasın diye bir eşya taşıayacaklarsa mutlaka eczane poşeti ile taşırlar çünkü eczane poşeti minimum ağırlık maksimum vicdan demektir. göstergebilimsel verileri kullanmaları sayesinde otobüste hemen yer bulurlar. çelik gibi sinirlere sahip oldukları için yüzlerine bir ifade göremezsiniz. örneğin bunların bir alt modeli bu tarz işleri yaparken cahil cahil sırıtır.

edit: duyar kasan hatta benim geleceğim hakkında tahminde bulunan yazarlar oldu. bu entry hakaret amacı içermemektedir. bu entry mizahi bir dille tespit içermektedir. bu tespit türk şehirleşmesini kültürel incelemelerle belki de sosyalist feminist kuram ile de yapabilirdi ama onun yerinin burası olduğunu düşünmüyorum. duyarlı yazar arkadaşlar duyarı tespiti yapana değil türk kadınını bu hale sokanlarda göstermelidir. bu kadınların oğulları yaz mevsiminde vatandaşlık kapmak için annesi yaşındaki avrupalı kadınlara kur dansı yapıyor.
2017-2018'den beri eğlence sektörünün yeni modası "gay olmak" arkadaşlar. ben bunu bir biseksüel olarak yazıyorum. homofobik yorumu olarak falan görmeyin.

bir dizide 2 erkek öpüşürse, sevişirse, sırf bunun için izleyecek kaç lgbti+ birey var biliyor musunuz? bu bir sektör artık. evet yanlış duymadınız! bir ara emoları ekliyorlardı her şeye, 2000 başları. hepimiz hatırlıyoruz o günleri. şimdi ise "being gay is the new black".

edit: resmen linç yiyorum. "git diriliş izle sen" diyen bile oldu. ulan ben durumdan rahatsızım mı dedim? dediklerim gayet doğru kimse kusura bakmasın.

eğer; türkiye gibi bir ortadoğu muz ülkesinde bile onbinlerce bireye ulaşan lgbti+ (ki bu topluluğa ben de dahilim!) topluluğu bu kadar geniş kitlelere ulaşmasaydı ve insanlar kendini keşfetmeye başlamasaydı tüm dünyada; siz o dizilerde gay/lezbiyen aşklara yer verecekler miydi sanıyorsunuz? ulan yediğiniz yiyecekler bile reklamcılık eseriyken, reklamcılık şu an dünyayı yöneten en büyük güçken, dizi yapımcılarının eşcinsel ilişkileri, bir reklam ürünü, bir meta olarak kullanmasına nasıl sessiz kalıp, bir de bundan hoşnut olursunuz? gerçekten aklım almıyor.

biz normaliz. bizi normal olarak göstersinler. bizleri, feminen, aklı fikri seks olan ve tüm espri anlayışı saçma sapan komik bile olmayan vasat şakalar olan aptallar olarak göstermesinler!(kusura bakmayın ama amerikan dizilerinin %80i bunu yapıyor ve amerikan halkı da beyinsiz olduğu için ses çıkaran yok genelde).

diyeceklerim bu kadar efendiler. özelden saçma sapan hakaret edebilirsiniz, eğleniyorum :)
ananı avradını diye açtım videoyu. şişten kasıt ne bileyim bir tığ bir iğne küçük bir şeydir herhalde dedim ama lan adam göbekten sokuyor sırttan çıkartıyor sikerim böyle işi ali sami
ben gittim siz de gitmezseniz kamu malına zarar veririm diye tehdit edenler olmuş. güzel kafalar. uzun dönemler de 12 ay boyunca kamu malına zarar mı versin? ne hırs dolusunuz arkadaş, ne gözü dönmüşlük bu. bunu diyen adam karısına da döver, hesap tartışmasında birilerini de bıçaklar.
ahahahha, saksı-fesleğen ilişkisine sahip tweet'tir.

1) 2-1 kazanana da 3 puan verdiler, 8-0 kazanana da.
2) gel gelelim tarih, doğal olarak seneler sonra tek maçta 8 gol yemeyi başaran iş bilmezleri yazdı.
3) seneler boyunca beşiktaş'ı bile zar zor yenen malmö gibi takımlar dahi bu rekoru kıramadı.
4) adına tişörtler basılan ve zamanın ötesine uzanan maç yine haliyle 8 tane gol atılan maç oldu.
5) bu maç kendi şakasını bile yarattı yahu.
6) babel
7) babel
8) crouch
benim de kaynım ameliyat oldu geçen karnını yarmışlar na bööle. kadın evde ağrıdan kıvrana kıvrana yatıyor aboov bi de iz kalacağımış karnında.

sonuç: ameliyat kötüdür.

aşı yapılmasını istemiyorsan çocuğuna, sana daha basit bir önerim var;

çocuk yapma.
2 hafta önce arkadasım golden retriever cinsi 3 aylık bir köpek hediye etmişti bana. iki haftadır çok mutluyduk. bize alışmıştı. oyunlar oynuyorduk birlikte. tuvalet egitimini vermiştim. adını venüs koymuştuk. çokk ama cok seviyordum. dün akşam köpegi kaybettim. asansorun ordan mamasına alana kadar büyük ihtimalle kapıdan gecen biri çaldı.kalbim çok acıyor. aglamadıgım bir an yok. dayanamıyorum. sahip çıkamadım. kim bilir şu an bu soguk havada ne yapıyodur. canım cok yanıyor. kendimi çok kötü hissediyorum. kız kardesimle işe gitmeyip tüm gün aradık. neden böyle oldu nedenn ya nedenn . delırmek üzereyim. kendimi affedemiyorum.
gazi mustafa kemal atatürk, atamın, bilmiyorum en iyi gözüktüğü, en karizmatik fotoğrafı bu mudur ama şüphesiz onu anlatan en iyi fotoğraf budur.

seni çok seviyorum, sevdiriyorum.
hiç merak etme seni anlayan, anlatan öğretmenlerin var.
sana şiirler yazan küçük öğrencilerin var.

gözün arkada kalmasın.
sen rahat uyu başöğretmenim.
yüz güzelliği olmayan hatunlarda luis figo görüntüsü verebilir ama yüz güzelliği olanlarda oldukça çekici bi hali vardır tabi. her şey herkese gitmez, lakin ki farklıdır. eyoorlamam.
32 dsg
ani hızlanma yapmayınca bozulmayan şanzımanmış.

size bir ipucu daha vereyim. arabayı garajdan çıkarmazsanız da bozulmaz. valla bak.
futbol menajer simülasyon oyunudur. save load yapan bir insan neden simülasyon oynar ki gitsin fifadaki kariyer modunda oynasın. simulasyon oynuyorsanız oyunun akışına bırakacaksınız gerçek hayatta nasıl maçı kaybedince tekrar etmiyorlar bu da böyle maçı kazanınca oyun iyi kaybedince tü kaka load olmaz.
cinsel istismar mağduru çocukların ifadesine pedagog veya rehber ögretmenin katılması zorunludur. bunun için de milli eğitim müdürlügü her ay liste oluşturup adliyeye ve emniyete gönderir. her ögretmen hangi gün nöbetçi olduğunu bilir. kendilerine tebliğ edilir çünkü.

bu olayda ise ögretmen cinsel istismar mağduru çocuğun ifadesi için çagırılıyor ancak mazereti olmadığı halde katılmayacağını söylüyor. hatta telefonunu kapatıyor ulaşamasınlar diye. görevi ihmal suçu bir yana cinsel istismar mağduru çocuğu saatlerce bekletip daha da mağdur ediyor. sonra gözaltına alınıp ifade sonrası serbest bırakılıyor.

ögretmene görev verilmezmiş, ilkeleri varmış falan sikerler öyle işi. tecavüze uğramış çocuk için göt yataktan kaldırılıp gidilecek o kadar. az bile yapmış savcı.
kaç set var diye sormak değildir. alete çöreklenen insana tabii ki soracağım. aletin etrafında dolanan birilerini gördüğümde nezaketen soruyorum, "bunu kullanacaksanız beraber çalışalım" diye. fakat bazı insanlar bir aleti kullanmak istediğimi beden dilimle belli ettiğimde tınlamıyor, set aralarını alet üzerinde telefonuna bakarak geçiriyorsa sorarım.
şampiyonlar ligi başarısızlığının kılıfı şimdiden hazırlanmış ama geçen sezon da beşiktaşın bayern ve leipzig maçları öncesi pfdk sevkleri açıklanmıştı.

o zaman ülke menfaatleri diye ses çıkarsaydı galatasaray haklı bulabilirdim.

edit: zaten sevkler salı günü açıklanır o da ayrı konu.
ezhele dava açacaklarına otu serbest bırakasınlar (bkz: kanada). bu durumda binlerce torbacı işsiz kalır. hapishanede uytuşurudan yatan , içeride bedavadan beslenen binlerce mahkum salınır. narkotik şubeden senede milyarlarca lira tasaruf edilir. insanlar ucuza ve kolay erişebildiği şeylere eskisi gibi önem vermezler. etrafta sürekli sakin ve sessiz gezinen bir toplum olur belkide? devlet vergiden paranın amına koyar. cannabis turizimi oluşur.falan filan yani