Sık geçen başlıklar

yazar dedigin benim gibi olur 12

ekşi profili
bunun en son şampiyonu tuvalet kağıdıydı. bunu geride bırakan ürün olup olmadığını şimdilik bilmiyorum. tuvalet kağıdının şampiyonluğu, zam geldikçe daha da küçülmesinden geldiği için halen şampiyondur diye tahmin ediyorum. bir zam geldi, önce metre olarak azaldı, ortasındaki yuvarlak boşluk büyüdükçe büyüdü, sonra eni kısaldı. daha sonra çift katlı birkaç marka tek katlıya döndü. şimdi konfeti olarak satılacak diye bekliyoruz.
bir bacımızın dün itibariyle aralarına dahil olduğunu öğrendiğimiz, bir başka bacımızın da bir ara kullanıp o zamanlar hemen fark edildiğini öğrendiğimiz, bir diğer bacımızın da bakır saçtan sonra deneyeceğini öğrendiğimiz saç rengine sahip kadınlardır.

iyi ki bugünkü entry'leri okumuşum. çok değerli bilgiler vermişler. kimin hangi renk saçı olduğunu öğrenince, bilgi küpü oldum. sözlükçek çok meraktaydık.
yazacağım cümleler onu kayırma amacı taşımıyor. zaten daha önce eleştiri de yaptım.

yaptığı bir konuşmayı dinledim. şirketinde mesai saat 10'da başlıyormuş. yaz mevsiminde de 11'de başlıyormuş ve elemanlarını yaz aylarında haftada 4 gün çalıştırmaya gayret ediyormuş. onları mutlu ederek randıman aldığını söylüyor. adam hiç olmazsa bu yönden takdiri hak ediyor.

çalıştırdığı insanların posasını çıkarıp, zarar ziyanı da onların üzerine atan işverenlere örnek olsun. bahsetmek istediğim şey "mesai saatleri geç başlasın" değil. çalışanları mutlu etme kafasına sahip olmak. 1 saatlik izin için kök söktüren, sömürdükçe sömüren patronlar ders alsın.
bu şirkette çalışmak istiyorum ama bir şartım var. ilk ay işe gitmeyeceğim ve bana maaş ödeyecekler.

bir bakayım, verdikleri para yetecek mi? eve 5 yumurta fazlasını alabilecek miyim? beğenirsem, ikinci ay gider çalışırım.
yaşıtları patır patır boşanırken evlenmemekle iyi yapmıştır. meslektaşları evlendi de ne oldu? diğerleri gibi, sevgilisi 2 aylık hamile olunca evlenip, 2 sene sonra boşansın mı? kafasına yatan biri olmamıştır ya.

herkesin beyni evlenmeye kodlanmış.