Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
eğer bu mesajı, aynı şehirde, aynı evde, aynı koltukta, aynı bilgisayarda yalnız başına okuyorsan.. silahın yerini biliyorsun.
erdil bey merhaba hoşgeldiniz

2007 yılı nisan ayında sizinle üniversitedeki bir dersim ile ilgili olarak röportaj yapmak için penguen dergisi ile iletişime geçmiştim lakin o gün dergide olmayacak olmanız nedeniyle bu teklifi reddetmiştiniz ve ben de metin üstündağ bey ile röportaj yapmıştım. gayet de zevkli bir röportaj olmuştu. lakin ben o gün röportaj için geldiğimde siz de dergideydiniz öylece takılıyorsunuz, belliki işiniz gücünüz yoktu. bana çok ayıp ettiniz bilesiniz.

neyse sorum şu: meşhur tayyipler alemi karikatürünün çıkış fikri nasıl oldu?
belki yuzlercesi sayılabilir ama yillardir yaptigim gozlemler sonucu starbucks, guven ve musteri kaybetmek yerine para kaybetmeyi seciyor.

en basitinden sabah kahve almaya ugradigim dedeman starbucks'da kahvemi aldim odemeyi yaptim magazadan cikar cikmaz kahve elimden dustu, yeniden kahve almak icin geri dondum kahveyi dusurdugumu soylemedim barista durumu anladi 2. kahve icin para talep etmedi. normal bir isletmede bir personelin odeme almadan ekstra bir urun cikabilmesi icin minimum 5 kisiye danismasi gerekir. starbucks calisanlari insiyatif kullanabiliyor. yanlis anlasilmasin olay bedava urun alabilmek degil, cogu isletmede kahvenizden sinek ciksa bile degisim yapmamak icin 40 takla atiyorlar.
türk insanının parasının kıymetini bilmediğini ve görgüsüzlüğünü gösteren hesap çılgınlığı. yorumları bir okuyun: gücü yetmeyen gelmesin. bu kafa zamanında bunu kate moss'a bile dedi.

mevzu gücün yetmemesi değil, aptal yerine konmak.
türkler de bunu, enayi gibi kazıklanmayı prestij sanıyor.
paranın hesabını sormak da fakirlik değil. sormamak mallık.
sen dandik bir 70'lik rakı'ya 26 euro öderken yunanistan'da 15 euro'ya bir litre uzo alıyorsun.
kendi paranın maaşına kıyasla alım gücü oranından da hiç bahsetmiyorum.

önceki yıllarda kate moss bodrum'da hesaba itiraz etmişti.
aynı haberde mekandaki türkler "kardeşim paran yoksa gelme" diye demeçler vermiş.

kate moss'a diyor paran yoksa diye. görgüsüzlük böyle bir şey işte.
kadın "ben paris'te, new york'ta en jetset mekanlarda bu kadar ödemiyorum bu ne" diyor. cevap: paran yoksa gelip niye tadımızı kaçırıyorsun bizi ne güzel düdüklüyorlar.
seks işteş bir şey. sikişmek yani, evet. türk erkeği sadece siken taraf olmak istiyor oysa. tek taraflı. temel sorun bence bu.

o kadar ki, eşcinsel ilişkide bile böyle bu. homoseksüel iki erkekten sadece "pasif" olanına "ibne" diyor toplum. "aktif" olanına değil. neden, "sikiyor" çünkü adam. respect!

biz seks yapmıyoruz. sikişmiyoruz türkçesi, evet. sadece sikmek istiyoruz. problemin temeli işte bu.
bu ve benzer olaylar, sonrasında yaşananlar, burada bilen bilmeyen aslında ülke genelini yansıtan nefret dolu yazılanlardan anlıyoruz ki bu ülkede uluslararası normlar ve etik ilkeler çerçevesinde hekimlik mesleğinin icrası son bulmuş durumdadır. savaşta bile kutsal sayılıp vurulmayan bir meslek grubu, şiddeti özendiren siyasetçilerin çanak tutup caydırıcı hiçbir tedbir almamasıyla hücum edilen bir meslek grubuna dönüştüyse söyleyecek fazla bir şey kalmamış demektir.

bu ülke insanı "veterineri hakediyor" temennisine kesinlikle katılmıyorum, orada bile daha sağlıklı bir hasta hekim ilişkisi var. bir veteriner hekimin sevgiyle yardımcı olduğunu bir köpek anlayabiliyor ve o da karşılık olarak minnet duygusunu hekimine gösteriyor. fakat bu 2 ayaklı maymun türü, hekimiyle hastasıyla bu lanet ülkede sağlıklı bir iletişim kurmayı başaramadı, başaramıyor!..
sansin varsa ve sağlıklı bir zengin olarak doğduysan. sağlığıni bozmak için ısrarci
da degilsen her şeyi satın alır. örneğin tank gibi korumasi olan arabanla trafik kazalarından korunursun. sürekli kaliteli beslenme ve düzenli olarak check up yaptırırsan yine her sey yolunda gider.
çalışma stresi olmazsa ruh sağlığında iyi yönde gider.
çok uzatmaya gerek yok, mantıklı ve zekice kullanılan para herseyi çözer. genetik sıkıntılar dışında.
kız arkadaşının whatsapp'ını açıyorsun, menü tuşu > ayarlar > hesap > gizlilik > engellenen kişiler'e giriyorsun orda kime sorsan gösterir.
balık resmi paylaşıp göç yılları yazan ve canım büyük dedem diye bitiren insan, çok yaşa emi deminden beri gülüyorum amk.

edit1 : malum hayvanın türü semendermiş. cahilliğin gözü kör olsun. bilgilendiren arkadaşa teşekkürler.
edit2 : bazi yazar arkadaslar semender degil tiktaalik isimli bir hayvan oldugunu soyluyor. artik google layip bakin hangisi dogru. ben baktim ogrendim ama maksat insalar arastirmaci olsun.
türkiyedeki hukuk sisteminin yavaşlığının en büyük sebeplerinden biri olan olay. tam olarak değil ama anlatayım. malesef ülkemizde avukat sistemi daha doğrusu avukatı bulma-tutma işlemi çok kötü. yurtdışında ya da gelişmiş ülkelerde avukatları başarılarına göre seçersiniz, her avukatın kaç dava kazandığı ve kaybettiği herkes tarafından bilinir, en önemlisi iyi avukatlar veya kariyer yapmak isteyen avukatlar kaybedeceklerini bildikleri davayı almak istemezler. gelecekteki müşterilerinin ve itibarlarının zarar göreceğini bilirler. ancak bizim ülkemizde avukatlar davayı kaybedince kariyerleri etkilenmediğinden ve ücretlerini de her türlü aldıklarından dolayı siz başınızdaki bir sıkıntıyı bir avukata götürdüğünüzde avukat hemen "dava açalım" diyerek size baskı yapıyor. sürekli dava açmak istiyorlar. ben hangi alanda hangi avukatla görüşmüş olursam olayım hepsi o farklı konularda dava açmamı istedi. herhangi bir konuda avukata danışmaya gittiğinizde dikkat edin, konu hukuk bilgisinden ayrıntılardan sonra dava açalım mı, açsak mı noktasına gelince emlakçı galerici tribine giriyorlar. hallederiz, şöyle yaparız böyle yaparız 3 aya bu iş biter diyorlar. bir bakmışsınız 5 yıldır sikimsonik bir iş için uğraşıyorsunuz. neden böyle oldu hani 3 aya bitiyordu bu iş denince de yok istinaf yok yargıtay bilmem kaçıncı daire yok nasa houston uyduruyorlar anlamıyorsunuz. işlerini iyi yapan, davadan bir şey çıkmayacağına inanan, size gerçekten iyi tavsiye veren genç avukatlarla da tanıştım. size tavsiyem yolunuz oralardan geçerse o gençlerden bulun. inatla genç diyorum çünkü ben daha bahsettiğim olumlu özelliklere sahip yetişkin avukat görmedim ya da param onlara yetmedi.
eğer sen olaya instagrama eyfel'in önünde iki fotoğraf atayım havam olsun diye bakarsan ne bir katkısı ne de zevki olur zaten. farklı kültürlerde yetişmiş insanlarla tanışmak, gittiğin ülkedeki hayata karışmak, otobüsüne metrosuna binmek, hiç yemediğin yemekleri yemek, ülke insanının günlük rutinini görmek, camisini, kilisesini veya tapınağını ziyaret etmek klasik tatil anlayışının dışında insana en basitinden genel kültür katar, o an farketmesende hayata daha geniş bir pencereden bakma imkanı sağlar. gittiğin ülkede gebeş gibi şezlongda yatarsan bunların hiçbirini yaşayamazsın tabii. onu evinin balkonunda da yaparsın.

insanların "orası tehlikeli değil mi?", "orada millet sokaklara işiyormuş","ay gitme hastalık kaparsın" dediği yerlere gitmiş biri olarak söylüyorum bu hiç geçerli olmayan bir tespittir. gidiniz ve görünüz.
güzel bir itiraf;
bu akşam saroz körfezinde gittiğim bir çay bahçesinde orta yaşlı bir kadın tanımadan selam verdi, önce acaba nereden tanışıyoruz diye bakarken benim gibi engelli oğlunun olduğunu fark ettim bir süre sonra, ve evet aynı acılardan geçerken bir duyguda tanıştığımızı fark ettim.
bir öneri: insanlara selam verin iyi geliyor.
haç işaretini sansürleyecek kadar dinine bağlı ve savunmacı bir müslüman ama dedikodu-gıybet programı yayınlayıp yarı çıplak kadınlara survivor yaptıracak kadar da kendi içinde tutarlı(!) bir kanalın şaşırtmayan hareketi.

kraldan çok kralcılık devrinin oyun kurallarına uygun sıradan bir hareketti, oyna devam!
bu başlığa yazıp yazmama arasında çok gidip geldim. çok çok fazla bilgi yanlışlıkları/ eksiklikleri mevcut . öncelikle rusya ile ilgili yazmış olduğum şurdaki entryler okunmalıdır .

(bkz: #79660375)
(bkz: #79620771)

kısaca tanım yapalım, rusların iz bırakmış olduğu şeyler diyebiliriz.

rusların birçok alanda başarılı olduğu kadar , başarısız olduğu konularda mevcuttur.

bu yazıyı senelerce rusyada yaşamış ve 45 den fazla şehir görmüş ,5000’ den fazla rusla muhattap olmuş biri olarak elimden geldiğince anlatacağım. yazıya başlamadan uyarayım , ciddi alıcılar okusun lütfen .

konuyla ilgili ilk alan gelen şey tabiki rusların dirayetli olmalıdır . en zor durumlarda dahi başlarının çarelerine öyle ya da böyle bakarlar . çok uzağa gitmeye gerek yok . üç sene önce rus rublesi devaule olunca (2 kat) halk önce bir panikledi. sonra aynen şunu yaptılar . haftalık alışverişlerinde normalde 2 domates alıyorken , bunu 1 e indirdiler . 2 kutu yoğurt alıyorken , 1’e indirdiler . tatillerini kıstılar , gidip boklu göllerde yüzdüler . bu göllere giren bazı ruslar turuncu , bazıları yeşil olarak karaya çıktılar. bazıları gölün içinde yok olup gittiler , bazıları göldeki kurbağalar ile akraba oldu . kısacası dayandılar , bana mısın demediler . bununla ilgili aynı durum sovyetlet dağılınca da meydana geldi. üstteki ilk entryide bunu okuyabilirsiniz.

çok garip bir şekilde uzay teknolojisinde çok iyiler. uzaya ilk çıkan astronot bildiğiniz gibi bunlarındr . fakat gelin görün ki bazı şehirlerinde arabaların camları selobantla bantlanır. kırılan ev camlarına eski pravda gazeteleri yapıştırılır. üflesen yıkılacak , elinizi keserse dimdirek tetanozdan siki tutacağınız elektrili otobüslere binilir. çok gariptir yani . demek ki neymiş , ruslar uzayda iyi , karada kötüymüş.

diğer konu yeraltı kaynaklarını çok iyi kullanmalarıdır. adamların üretim ekonomisi yok. ama yeraltı kaynaklarını öyle bir kullanırlar ki halk bunu neredeyse bedava alır , ama devlet ihraç ederken boru gibi döşeyip satar. devletin kasası dolar. rusyada evinde soğuktan titreyip ölen rus yoktur. ( kamchatkada bile bulamazsınız. kamchatakada ortalama sıcaklık -45 tir)

gene yazılmış çok iyi sevişirler falan . rus kızlarının yüzde 90’ ı kolunda serum bağlı gibi sevişir. yüzde 10 luk kesim ise gerçekten işini bilir.( böyle gereksiz şeye girmek istemiyordum ama halk yanlış bilinçlenmesin)

bir diğer iyi oldukları konu internettir. hatta hız olarak dünyada ilk 20’dedir. üstte yazdığım paslı otobüslerinde bile wifi vardır. yerin yedi kat dibindeki metroda da wifi mevcuttur. sokakta giderken yanlışlıkla bile internete bağlanabilirsiniz. o derece geniş ağları vardır .

bir diğer konu ordusudur. gerçekten çok sağlam ordu yapılanmaları var. bunla ilgili detaylı konuyu rus ordusu başlığında daha sonra anlatacağım.

istihbarat konusunda çok iyidirler. ülkeye giren her yabancı izlenir. ya ağa ben demir ustasıyım beni niye izlesinler diyen adamların başına şöyle bir olay gelmiştir. uçak düşürme krizinden sonra , 500 kişilik türk şantiyesindeki tüm işçilere bir şekilde ulaşılır. geri kalan kısımları ancak özelden yazabilirim. durduk yere beni de sikmesinler .

bunlardan sonra tabi akla edebiyat , sanat , tiyatro şu bu gelebilir . hepsiyle ilgili uzun uzadıya yazabilirim ama uykum geldi .

tekrardan bilgilendirme yaparız .
türkiye'nin amerikan emperyalizmine karşı olan savaşını çoktan kaybettiğini bilmeyenlerin sanrısı bunlar.

amerika'ya karşı olan savaşını kazanmak mı istiyorsun? önce içeride cehalete karşı olan savaşı kazanacaksın.
bakın çocuklar size ne diyecem, bahis lineer bir oyundur. yani diyelim x liralık sermayeyle bahis oynayarak y lira kazanıyorsunuz. o zaman 2x liralık sermayeyle oynayınca 2y lira kazanırsınız. diyelim ki garantili bir yöntem buldunuz, her ay akmasa da damlıyor. yemeyin, içmeyin bütün kazandığınızı sermayeye ekleyin, üzerine borç alın, dilenin, o sermayeyi 2 katına çıkarıp karı ikiye katlayın. sonra bir daha aynısını yapın, sonra bir daha... arada borcunuzu kiranızı falan da ödeyin tabi. kısa sürede bahis şirketlerini iflas ettirir, türkiye'nin sayılı zenginlerinin arasına girersiniz.

ha bahisten garantili para kazanacak kadar zeki ama benim yukarıda anlattığım metotla zengin olmayı düşunemeyen birisi size ben hep kazanırım diyerek hava basıyorsa... kendi sonucunuza kendiniz varın.
katılmıyorum ama, eğer öyleyse
buralarda bodrum, marmaris, istanbul, antalya
yapışacaklarına
bir zahmet güneydoğu taraflarına
memleketlerine dönüp, oradaki üniversitelerde
falan çalışıp kürt kültürü(!) nü de aydınlatsınlar .
çünkü çok ihtiyaç vardır .