Sık geçen başlıklar

alaçatı'daki hesap çılgınlığı 5

ekşi'de gör
ulan tüm argümanınız herifin menemene melemen demesi üzerine mi? yok mu başka yorumunuz. melemen yazdığı için haketmiş güya. fiyatın anormal olduğu idrakını menemen yazsaydı mı anlayacaktınız?
burada başlıklar açılmıştı. işte çadırda tatil yapmak varosluk, işte tatili memleketinde geçirmek sıradanlık yani ucuza tatil yapmayı kucumsuyorlar. kardeşim tatil nedir. bir senenin yorgunluğunu atmak değil mi? illa tarz olsun diye meşhur yerlere mi gitmek lazım? 11 ay kod yazacağım uyurken bile kafamda döngüler canlanacak uyku gözlerimden akarken proje yetiştirmek için uykumdan feragat edeceğim gece 4 te sorunsuz derlenen projeyi 3 saat uyku ile isyerine götüreceğim buna rağmen üst yöneticiden fırça yiyeceğim, bu şartlarda kazandığımı; normalde 1 lira olan çaya 15 lira, 2 lira olan suya 50 lira, bir tabak yemege bir aylık mutfak gideri , kamu malı denize girmek için bir aylık standart ev kirasi gibi harcayarak tatil yaparsam kafayı yerim. benim için tatil temiz bir yerde rahatça yüzmek, kafamda hiç bir şey olmadan zevkle kitabimi okumak, keyifle kahvalti-yemek, içmek , yıldızları seyrederek canlı müzik dinlemek, altına girebilecegim şelale, tarihi yerler gezmek, kanyon yürüyüşleri, saatlerce dans edecegim romantizm yasayacagim birinin yanımda olması... yani tatil için o pahalı mekanlara gitmem gerekmiyor. kimse gitmezse onlarda gelen müşteriye yolunacak kaz gözü ile bakamazlar. kimse gitmezse o mekan o suyu birdaha 50 tl ye satabilecek mi görün bakın. bence tatil anlayışını değiştirmek lazım.
alaçatı'ya gitmeyerek çözebilirsiniz. ted talk'uma geldiğiniz için teşekkür ederim.
balığın kendine biçilen değerden haberi olsa, allah çarpsın tutamazsın hayvanı...
türk insanının parasının kıymetini bilmediğini ve görgüsüzlüğünü gösteren hesap çılgınlığı. yorumları bir okuyun: gücü yetmeyen gelmesin. bu kafa zamanında bunu kate moss'a bile dedi.

mevzu gücün yetmemesi değil, aptal yerine konmak.
türkler de bunu, enayi gibi kazıklanmayı prestij sanıyor.
paranın hesabını sormak da fakirlik değil. sormamak mallık.
sen dandik bir 70'lik rakı'ya 26 euro öderken yunanistan'da 15 euro'ya bir litre uzo alıyorsun.
kendi paranın maaşına kıyasla alım gücü oranından da hiç bahsetmiyorum.

önceki yıllarda kate moss bodrum'da hesaba itiraz etmişti.
aynı haberde mekandaki türkler "kardeşim paran yoksa gelme" diye demeçler vermiş.

kate moss'a diyor paran yoksa diye. görgüsüzlük böyle bir şey işte.
kadın "ben paris'te, new york'ta en jetset mekanlarda bu kadar ödemiyorum bu ne" diyor. cevap: paran yoksa gelip niye tadımızı kaçırıyorsun bizi ne güzel düdüklüyorlar.