Sık geçen başlıklar

cirkinbetty 15

ekşi profili
benim kriterim kraliçe elizabeth, şimdi 95 yaşında. bebekler gibi bakıldığına eminim bugün yarın ölse “en kraliçesi 95 sene yaşadı normal vatandaş olarak ehhh 80 gibi ölsem makul” hesapları yapıyorum.
100.000 tl’yi tercih ederim. hayatımda şuan paranın eksikliğini uzay görmemişliğin eksikliğinden daha çok hissediyorum. daha kendimi, insanları, canlıları, doğayı, dünyayı çözemedim uzay’a kafa yormak lüks olur.
popçuların, rapçıların, youtuberların, adını bile bilmediğim oyuncuların, neden meşhur olduğu bilinmeyen bir sürü insanın her gün gazetelerde, köşe yazılarında, ekşi sözlük, onedio, twitter’da gözüme sokulmasından , ilgilenmediğim halde sürekli maruz kalmaktan inanılmaz sıkıldım artık
size erkek arkadaşımı kadınlarla fingirderken yakalayıp intikam alma hikayemi anlatmış mıydım ? ted mosby gibi oldu biraz... aşağıda yazacaklarım sosyal deney içerebilir.

bugüne kadar hiç instagram hesabım olmadı. ama yaşadığım durum beni instagram hesabı açmaya itti. bir şey yapmalıydım.

-instagram hesabı açtım ve o günden sonra aslaaa kendim olmadığım 1 haftalık maceram başladı.

-her sabah erkenden kalk, saçlarını, makyajını yap kıyafet dene. ikna olduktan sonra kahvaltıya git. “kahvaltııı keyfiii” diye 10 poz fotoğraf çek. eleye eleye 5’e düşür. o 5 taneye filtreyi bas. arkadaşlarınla en iyisine karar ver. onu instagrama at.

-her akşam canlı müziğe git. kafan şişmesine rağmen çok eğleniyormuş gibi fotolar çekil. aynı filtre işlemleri bla bla. eve yorgunluktan kendimi zor atıyordum.

-dışarı çıkamıyorsan da çıkacakmış gibi saçını makyajını yap. montunu giy “bu kız gecelere akaarrr” yazıp sonrasında eşofmanları giyip kanepede yayarken filtre bas.

-sokak hayvanlarıyla foto çekilmeyi unutmuyoruz.

-ciddi mesai istiyor bütün enerjini istiyor çılgınlık bu.. bununla uğraşırken ne kitap okuyabiliyordum, ne işlerimi halledebiliyordum. ne film izleyebiliyordum. o lıkelayıp geçtiğiniz fotolarda büyük emek var bilin.

-tam çok eğleniyormuş gibi foto çekiyorum birisi “nasıl gidiyor instagram işleri ?” dediğinde”yorgunluktan ölüyorum valla.daha fazla dayanamiycim” deyip kendimi kanepeye bırakıyordum.

-eski sevgiliye ayar vericem diye yanlışlıkla instagram fenomeni olmakla ilgili romantik komedi bir senaryo yazma fikri geldi bugün.

-sonuç : bir hafta boyunca aşırı sosyal takıldıktan sonra telefonun ucunda “beni affettt sensiz ölüyorum o fotoğrafları sil” diye ağlayan bir adam.

-ilk yaşadığım his vallahi “ohhh be bitti sonunda” oldu.

-erkek arkadaşımı affetmedim. instagram hesabını da kapattım.
charles duell 1899’da “artık yeni hiçbir şey yok. icat edilecek herşey icat edildi.” demiş. ondan sonra ne icatlar ne icatlar oldu.. tv’nin icadı, akıllı telefonlar...bir sürü şey sayılabilir. kimbilir daha neler icat edilecek..doğru bir görüş olduğunu düşünmüyorum. şu an bizim tasavvur edemememiz olmayacağı manasına gelmez. teknoloji her gün deli gibi ilerliyor.
kafa rahatlığınızın, kafanızı yastığa koyar koymaz uyumanın, huzurun,kaygısızlığın son kez tadını çıkarın. bundan sonra ne kafanız özgür olacak ne uyku uyayabileceksiniz ne de huzurunuz kalacak.kaygılar, endişeler, korkular...
o kadar üşengeç bir insan olarak nasıl 1.geldim aklım almıyor. sanki tüm enerjimi lanet yumurtaya koşarken harcamışım da dünyaya yorgun doğmuş gibiyim. hayattaki tek başarıma bak ! iyi bi halt olsa 1. yapmazlardı zaten.
çoğu kişi derya karadaş’ın hep aynı ağızla oynamasından yakınmış.

acaba haftaya safiye karakteri “sosyeteye girdik diksiyon’u düzeltmemiz lazım yaşaaarrrr” diyerek diksiyon dersleri almaya başlasa hem durum komedisi iyi olur hemde safiye karakteri düzgün türkçe konuşmaya başlar izleyicinin rahatsızlığı da giderilmiş olur. bu da bir fikir...
yazar mutluluğunu paylaşmak istemiş. bir kere de olumsuz yorum yapmadan enerjilerini emmeden insanların mutluluğunu paylaşın.tebrik eder hayatı boyunca çok mutlu olmasını dilerim...