"hekleme işleri nasil oluyor simdi yani benim bilgisayarima girebiliyon mu mesela kapali olsa bile hı cevap versene"
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
09 agustos 2019 guncellemesi(her gun guncellemeye calisacagim)
15:33 itibariyle son durum
cok kisa zamanda ilk kürün baslamasi icin gereken hedefin yuzde 50'sine ulastik arkadaslar.
bir de sunu eklemeliyim bu tedavinin ne kadar yardimci olacagi belli degil arkadaslar. bunu bilin buna gore yapin bagislarinizi. ben her ne olursa olsun tum metotlarin denenmesi taraftariyim. kucucuk,minicik bir ihtimal da olsa, bu ihtimali goz ardi edemeyiz.
:"
merhaba eksisozluk
ugur kardesimiz
arkadaslar ben yurtdisinda oldugum anne ile iletisimim biraz uzun surdu ve geri donusum de bundan dolayi biraz gec oldu (isteyen bundan sonra direk kendisi araci olabilir, ben yurtdisinda oldugum icin diyalogu daha kolay saglayabilirsiniz). turkiye'den kimse el atmayinca son olarak yine olaya ben el attim.
anneyle uzun goruntulu konusmalar yaptik. ugur kardesimizi gordum,eksisozlukten geldigimi soyledim. bir cok arkadasinin ona yardimci olmak istedigini, umudunu kesmemesini soyledim.agladi.
belki eksisozlukteki gunleri , belki de yanliz olmama hissi. ıcin icin agladi ayni videodaki gibi. ne desem bos. dusunun elleriniz kollariniz kafaniz, yani gozunuz haric,her yeriniz 24 saat bagli. ayni yatak,ayni koltuk, bazen analog bir saatin saniye sesleri. sonsuzluk gibi, saatlerce. ciglik atmak isterseniz, sessizlik...
ne kadar seyi degististirebiliriz bilmiyorum. ilk hedef kok hucre tedavisi kurlerine baslamasi icin destek olunmasi. ortalama 25-30 000 arasi tedavinin baslangici icin gerekli olan meblag. toplam 10 kur ongoruluyor. yani sanirim islemin tamami 40-50 000 dolar arasina tekabul ediyor. ne kadar yardimci olabiliriz bilmiyorum, ama soyle dusunuyorum: ne olursa,ne kadar olabilirse. dolandirici bir kiza bile 50 000 dolar toplandi bu sozlukte. neden olmasin.
sizlerden bir cok mesaj geldi bu gune kadar. eksisozlugun toplumun bir cok kesiminden daha duyarli ve iyi kalpli oldugunu dusunmusumdur (genel olarak). bosa cikarmadiniz sagolun. anneden selam getirdim.
ıban'i baslikta paylasiyorum. ılk yardimi ben atacagim. sizlerle de belirli bir araliklarla anneden hesap durumunu isteyip paylasmayi dusunuyorum.
ısterseniz aranizdan temsilci secin siz devam edin surece, ya da nasil isterseniz.
yeter ki elimizden geleni yapmis olalim. saygilar.
15:33 itibariyle son durum
cok kisa zamanda ilk kürün baslamasi icin gereken hedefin yuzde 50'sine ulastik arkadaslar.
bir de sunu eklemeliyim bu tedavinin ne kadar yardimci olacagi belli degil arkadaslar. bunu bilin buna gore yapin bagislarinizi. ben her ne olursa olsun tum metotlarin denenmesi taraftariyim. kucucuk,minicik bir ihtimal da olsa, bu ihtimali goz ardi edemeyiz.
:"
merhaba eksisozluk
ugur kardesimiz
arkadaslar ben yurtdisinda oldugum anne ile iletisimim biraz uzun surdu ve geri donusum de bundan dolayi biraz gec oldu (isteyen bundan sonra direk kendisi araci olabilir, ben yurtdisinda oldugum icin diyalogu daha kolay saglayabilirsiniz). turkiye'den kimse el atmayinca son olarak yine olaya ben el attim.
anneyle uzun goruntulu konusmalar yaptik. ugur kardesimizi gordum,eksisozlukten geldigimi soyledim. bir cok arkadasinin ona yardimci olmak istedigini, umudunu kesmemesini soyledim.agladi.
belki eksisozlukteki gunleri , belki de yanliz olmama hissi. ıcin icin agladi ayni videodaki gibi. ne desem bos. dusunun elleriniz kollariniz kafaniz, yani gozunuz haric,her yeriniz 24 saat bagli. ayni yatak,ayni koltuk, bazen analog bir saatin saniye sesleri. sonsuzluk gibi, saatlerce. ciglik atmak isterseniz, sessizlik...
ne kadar seyi degististirebiliriz bilmiyorum. ilk hedef kok hucre tedavisi kurlerine baslamasi icin destek olunmasi. ortalama 25-30 000 arasi tedavinin baslangici icin gerekli olan meblag. toplam 10 kur ongoruluyor. yani sanirim islemin tamami 40-50 000 dolar arasina tekabul ediyor. ne kadar yardimci olabiliriz bilmiyorum, ama soyle dusunuyorum: ne olursa,ne kadar olabilirse. dolandirici bir kiza bile 50 000 dolar toplandi bu sozlukte. neden olmasin.
sizlerden bir cok mesaj geldi bu gune kadar. eksisozlugun toplumun bir cok kesiminden daha duyarli ve iyi kalpli oldugunu dusunmusumdur (genel olarak). bosa cikarmadiniz sagolun. anneden selam getirdim.
ıban'i baslikta paylasiyorum. ılk yardimi ben atacagim. sizlerle de belirli bir araliklarla anneden hesap durumunu isteyip paylasmayi dusunuyorum.
ısterseniz aranizdan temsilci secin siz devam edin surece, ya da nasil isterseniz.
yeter ki elimizden geleni yapmis olalim. saygilar.
delikanlıysanız, vergisini de almayın. boğazınızdan geçmesin.
insanların ekmeğiyle oynamaktan en ufak çekinmeyen çok ahlâklı müslümanlık abidesi imamların beyanı.
insanların ekmeğiyle oynamaktan en ufak çekinmeyen çok ahlâklı müslümanlık abidesi imamların beyanı.
46 beden bir kadın olarak kendime en yakıştırdığım giysilerden biri. aynaya baktığımda hiç de kötü olmayan bir görüntüm var, derli toplu ve güzel hisseden bir kadın. standart bir kalıp yok! insan yakıştığını, iyi hissettiğini düşündüğünde rakamlar tuzla buz oluyor
gerçi hakan akkaya 46 beden kadın kelimelerini hakaret etme cümlesi olarak kullanıyordu ama işi gereğiydi tabi. beni güldürmüştü sadece:))
edit: kategorize edilmeye karşı yazılmıştır.
gerçi hakan akkaya 46 beden kadın kelimelerini hakaret etme cümlesi olarak kullanıyordu ama işi gereğiydi tabi. beni güldürmüştü sadece:))
edit: kategorize edilmeye karşı yazılmıştır.
geçmiş olsun kardeş
küvet olmaması. küvet bizzat mevcut olmadığı gibi ayrıca küvet koyacak yer de yok. duşakabini kaldırtıp küvet sıkıştırtsam bu sefer klozette hamam böcekleriyle kucak kucağa oturmam lazım. yer o kadar daralıyor.
canım kliplerdeki gibi zengin depresyonu çekiyor. küveti suyla doldurup içinde oturup ağlamak istiyorum ama maalesef :( leğen mi doldurayım nabıyım muadili de yok ki bu eylemin. duşta depresyon yaşayayım desen kafaya çarpan su kabarcıkları ve fşşş sesi konsantrasyon bozuyor.
evde küvet olmaması dostlar, mükemmel ingilizce konuşamıyor olmak ve hiç yurt dışına çıkmamış olmakla beraber ezikliğini en çok yaşadığım 3 şeyden biridir.
canım kliplerdeki gibi zengin depresyonu çekiyor. küveti suyla doldurup içinde oturup ağlamak istiyorum ama maalesef :( leğen mi doldurayım nabıyım muadili de yok ki bu eylemin. duşta depresyon yaşayayım desen kafaya çarpan su kabarcıkları ve fşşş sesi konsantrasyon bozuyor.
evde küvet olmaması dostlar, mükemmel ingilizce konuşamıyor olmak ve hiç yurt dışına çıkmamış olmakla beraber ezikliğini en çok yaşadığım 3 şeyden biridir.
şurada görmekten gına geldi artık. nerede boş beleş sikko insan var youtuber olmuş zaten bari şurada sürekli karşımıza çıkmasa. boka sürülecek aklı olmayan insanları taşımayın şu platforma. sayenizde prim yapıyorlar.
edit: bu tarz başlıkları ben de tasvip etmiyorum ama özellikle yaklaşık son 20 gündür burada ve twitter’da hatta instagram’da o kadar çok önüme düştü ki yıllardır açtığım başlık sayısı 5’i geçmediği halde format dışı bir başlıkla serzenişte bulundum.
bırakın küfürlü başlığı küfürlü entry girmekten bile sakınırım. bu arada cartel ile ilgili bölümü kaldırdım.
tanım: sadece bir serzeniş cümlesi.
edit: bu tarz başlıkları ben de tasvip etmiyorum ama özellikle yaklaşık son 20 gündür burada ve twitter’da hatta instagram’da o kadar çok önüme düştü ki yıllardır açtığım başlık sayısı 5’i geçmediği halde format dışı bir başlıkla serzenişte bulundum.
bırakın küfürlü başlığı küfürlü entry girmekten bile sakınırım. bu arada cartel ile ilgili bölümü kaldırdım.
tanım: sadece bir serzeniş cümlesi.
işte gökyüzündesin. senden önce yaşamış 100 milyar insanın hayatı boyunca belki bir kez de olsa hayal ettiği ama yapamadığı şeyi yapıyorsun. uçuyorsun. eski insanların atla, deveyle yolculuk yaptığı hızdan 50-100 kat daha hızlı yol katediyorsun. bu hislerle uçağın kalkışını izlemek bir başka güzel geliyor :)
(bkz: maskeyi önce damada sonra kendinize takınız)
türbülanstan çıktıysak biz niye hala sallanıyoruz sayın bakanım?
türbülanstan çıktıysak biz niye hala sallanıyoruz sayın bakanım?
"tkp türkiye'nin teşhisleri en doğru partisidir" diyen adamdan ne bekliyorsunuz la? tipik mal işte. he diyip geçin.
varlık barışı ile yasal hale getiririm. kim bilir nerden geldi.
fazla söze gerek yok.
--- spoiler ---
khk ile işinden atılıp, yazdığı bir tweet yüzünden içeri alınmış bir adamın mahallesinde ilgilendiği küçük bir erkek çocuğunu taciz eden çember sakallı bir orospu çocuğu "hacı dede", her şeyi bile bile onun arkasını kollayan muhafazakar mahalleli ve de alayının ağzını yüzünü sikmek isteyen bir cinayet büro amiri...
--- spoiler ---
iyi ki varsınız lan, iyi ki döndünüz. keşke yalnız bunun için sevseydik sizi :)
--- spoiler ---
khk ile işinden atılıp, yazdığı bir tweet yüzünden içeri alınmış bir adamın mahallesinde ilgilendiği küçük bir erkek çocuğunu taciz eden çember sakallı bir orospu çocuğu "hacı dede", her şeyi bile bile onun arkasını kollayan muhafazakar mahalleli ve de alayının ağzını yüzünü sikmek isteyen bir cinayet büro amiri...
--- spoiler ---
iyi ki varsınız lan, iyi ki döndünüz. keşke yalnız bunun için sevseydik sizi :)
sosyallik, her türlü insan ilişkileri
tam hatırlamasam da benim için büyülü bir şehirdi.
(bkz: tatilya)
(bkz: tatilya)
(bkz: gökhan demirkol)
son 4 yılda 5 entry görüyorum. video çekip sızdıran karaktersize nedense toplu giydirme seansları düzenlenmezken, olayın mağduru neredeyse 15 yıllık olaydan dolayı, hala fazlasıyla baymış olan muhabbete konu edilir. baksan geyik çevirenlerin bazıları olay olduğunda altı bezlidir. yeter ulan!..
son 4 yılda 5 entry görüyorum. video çekip sızdıran karaktersize nedense toplu giydirme seansları düzenlenmezken, olayın mağduru neredeyse 15 yıllık olaydan dolayı, hala fazlasıyla baymış olan muhabbete konu edilir. baksan geyik çevirenlerin bazıları olay olduğunda altı bezlidir. yeter ulan!..
yönetim futbolcu taraftar üclemesinin de transferi icin ugrastigi oyuncu.
yönetim kulübüyle görüstü,
futbolcular mesaj yazdilar,
taraftarlar da 7/24 pres yapiyor
bir halati hepbirlikte cektigimiz icin bu kadar basariliyiz, falcao transferi bugün bitsin yarin bir orta saha icin yine beraber hareket edecegiz.
baskani da biz seciyoruz, hocayi da, oyunculari da. kulüpte tek adamlik yok, isbirligi var.
yönetim kulübüyle görüstü,
futbolcular mesaj yazdilar,
taraftarlar da 7/24 pres yapiyor
bir halati hepbirlikte cektigimiz icin bu kadar basariliyiz, falcao transferi bugün bitsin yarin bir orta saha icin yine beraber hareket edecegiz.
baskani da biz seciyoruz, hocayi da, oyunculari da. kulüpte tek adamlik yok, isbirligi var.
popçuların, rapçıların, youtuberların, adını bile bilmediğim oyuncuların, neden meşhur olduğu bilinmeyen bir sürü insanın her gün gazetelerde, köşe yazılarında, ekşi sözlük, onedio, twitter’da gözüme sokulmasından , ilgilenmediğim halde sürekli maruz kalmaktan inanılmaz sıkıldım artık
yaptığı hareketle "sen farklısın, sen akıllısın, bir kere japonsun" mantığını çürüterek tüm japonları da zan altında bırakan futbolcu
bence (bkz: the prestige) dir o film ama bu işler göreceli bir şey sonuçta. ımdb de en üstte olan filmi the dark knight .
hasta olan bir kişi, psikolojik desteğe ihtiyaç duyabilir. "geçmiş olsun" mesajı almak istiyorsa hasta olduğunu belli de edebilir. linç kültürünüzü bir kenara iterseniz, bunun kimsenin hakkını veya yaşam alanını ihlal etmeyen, zararsız bir eylem olduğunu kolaylıkla fark edersiniz. zira kişi, kimseyi kendisine yardım etmeye zorlamamaktadır.
"ilgi orospusudur." yazıp 200'den fazla favori alanlar için ise aynı durum söz konusu değildir. evet siz like almak için fotoğraf paylaşmıyorsunuz, ama favori almak için başka insanlara etrafa bir zarar vermeyen eylemlerinden dolayı küfrediyorsunuz. fotoğraf paylaşmak bir özgürlüktür, lakin insanlara sadece canınız öyle istiyor diye küfretmeniz bir özgürlük değildir.
iki dakika düşünürseniz, sizin birilerinden "like alma" motivasyonunuzun, serumla fotoğrafını paylaşan kişininkinden çok daha mantıksız ve etik dışı olduğunu görebilirsiniz.
"ilgi orospusudur." yazıp 200'den fazla favori alanlar için ise aynı durum söz konusu değildir. evet siz like almak için fotoğraf paylaşmıyorsunuz, ama favori almak için başka insanlara etrafa bir zarar vermeyen eylemlerinden dolayı küfrediyorsunuz. fotoğraf paylaşmak bir özgürlüktür, lakin insanlara sadece canınız öyle istiyor diye küfretmeniz bir özgürlük değildir.
iki dakika düşünürseniz, sizin birilerinden "like alma" motivasyonunuzun, serumla fotoğrafını paylaşan kişininkinden çok daha mantıksız ve etik dışı olduğunu görebilirsiniz.
çocuklarının evlilikleri.
(bkz: #93673783)
(bkz: #93675139)
şu iki malın dünyadan haberi yok. ben fizyoterapistim, üniversite 2. sınıftayken mesleğin durumu oldukça ciddileşmişti fakat insanlar hala 6-7 bin maaş aldığımızı sanıyordu. inanın mal bir hemşire arkadaşım vardı, adama anlatmaya çalışıyorum eskisi gibi olmadığını ve çalışan hiçbir fizyoterapistin tavsiye etmediğini fakat herif nuh diyor peygamber demiyor. vay efendim onlar bilerek öyle yapıyormuş da rakip istemiyormuş * . benim 30 bin sıralama ile zar zor girdiğim fizyoterapi şuanda devlette 300 binden öğrenci alıyor zaten özellerde ebesinin amına kadar gitmiş. fizyoterapide en iyisi olan haccettepe sadece tıpa puanı yetenlerin tıp vermeyip tercih ettiği bir yerdi fakat şuanda 30 binden öğrenci alıyor. doğru düzgün bir meslek yasası olmadığı için devletin istihdamı çok az, özel sektörde her yıl maaşı düşürüyorlar. zaten yetersiz eğitmen kadrosu ile bölümler açıldığı için mezunların çoğu iki kasın adını söyleyemiyor elektro bağlayamıyor. kısaca meslek şuanda boka sarmış durumda. evet fizyoterapi geleceğin mesleği ve gelecekte çok önem kazanacağına şüphe yok fakat bu yakın bir gelecek değil. 10 yıl sonrası için yatırım yapacaksanız güzel meslek, şimdi seçeyim mezun olayım iyi bir iş iyi bir maaş diyorsanız yallah başka bölüme.
bir konuya daha açıklık getireyim, fizyoterapist olup saatlik 200? kazanan var mı ? elbette var. fakat sanmayın ki mezun olunca hemen saati 200?'ye hasta bulacaksın. bu kadar yüksek fiyata hasta alanlar eski mezunlardır, ve fizyoterapi lüks bir hizmettir. o hastaları kolay kolay bulamıyorsunuz. kaldı ki yapılan yasal değil, fizyoterapistin tek başına tedavi yapma yetkisi yok. bir hastanız sizi şikayet etse veya yaptığınız tedavi sonucu en ufak bir sorun olsa hasta bunun için sizi suçlarsa anunuza koyarlar. fizyoterapistin tek başına tedavi yapamaması ayrı bir saçmalık fakat burası türkiye olduğu için normal karşılıyoruz artık.
diyetisyenlik fizyoterapi ile aynı kaderi paylaştı. her ikisi de çok pohpohlandı her üniversiteye açıldı, her geçen yıl geriledi. şuanda o da çökmüş vaziyette. balon olup patladı. öyle instagramdan sayfa açıp diyet listesi satmakla para kazanılmıyor sayın amına kodumun, bu zeka ile nasıl hayattasınız hayret.
bu meslekleri seçerseniz aç kalır mısınız? aç kalmazsınız fakat çok da doymazsınız. beklentiniz düşük tutup girebilirsiniz.4 yıl pratik teorik sınavlardan ananız ağlayıp son sene bitirme sınavını da sağ salim verip mezun olduktan sonra bir özel eğitimde asgari ücret+500?'ye çalışıp her sene maaşının artması yerine düşürülmesi sana koymayacaksa elbette seçin.
(bkz: #93675139)
şu iki malın dünyadan haberi yok. ben fizyoterapistim, üniversite 2. sınıftayken mesleğin durumu oldukça ciddileşmişti fakat insanlar hala 6-7 bin maaş aldığımızı sanıyordu. inanın mal bir hemşire arkadaşım vardı, adama anlatmaya çalışıyorum eskisi gibi olmadığını ve çalışan hiçbir fizyoterapistin tavsiye etmediğini fakat herif nuh diyor peygamber demiyor. vay efendim onlar bilerek öyle yapıyormuş da rakip istemiyormuş * . benim 30 bin sıralama ile zar zor girdiğim fizyoterapi şuanda devlette 300 binden öğrenci alıyor zaten özellerde ebesinin amına kadar gitmiş. fizyoterapide en iyisi olan haccettepe sadece tıpa puanı yetenlerin tıp vermeyip tercih ettiği bir yerdi fakat şuanda 30 binden öğrenci alıyor. doğru düzgün bir meslek yasası olmadığı için devletin istihdamı çok az, özel sektörde her yıl maaşı düşürüyorlar. zaten yetersiz eğitmen kadrosu ile bölümler açıldığı için mezunların çoğu iki kasın adını söyleyemiyor elektro bağlayamıyor. kısaca meslek şuanda boka sarmış durumda. evet fizyoterapi geleceğin mesleği ve gelecekte çok önem kazanacağına şüphe yok fakat bu yakın bir gelecek değil. 10 yıl sonrası için yatırım yapacaksanız güzel meslek, şimdi seçeyim mezun olayım iyi bir iş iyi bir maaş diyorsanız yallah başka bölüme.
bir konuya daha açıklık getireyim, fizyoterapist olup saatlik 200? kazanan var mı ? elbette var. fakat sanmayın ki mezun olunca hemen saati 200?'ye hasta bulacaksın. bu kadar yüksek fiyata hasta alanlar eski mezunlardır, ve fizyoterapi lüks bir hizmettir. o hastaları kolay kolay bulamıyorsunuz. kaldı ki yapılan yasal değil, fizyoterapistin tek başına tedavi yapma yetkisi yok. bir hastanız sizi şikayet etse veya yaptığınız tedavi sonucu en ufak bir sorun olsa hasta bunun için sizi suçlarsa anunuza koyarlar. fizyoterapistin tek başına tedavi yapamaması ayrı bir saçmalık fakat burası türkiye olduğu için normal karşılıyoruz artık.
diyetisyenlik fizyoterapi ile aynı kaderi paylaştı. her ikisi de çok pohpohlandı her üniversiteye açıldı, her geçen yıl geriledi. şuanda o da çökmüş vaziyette. balon olup patladı. öyle instagramdan sayfa açıp diyet listesi satmakla para kazanılmıyor sayın amına kodumun, bu zeka ile nasıl hayattasınız hayret.
bu meslekleri seçerseniz aç kalır mısınız? aç kalmazsınız fakat çok da doymazsınız. beklentiniz düşük tutup girebilirsiniz.4 yıl pratik teorik sınavlardan ananız ağlayıp son sene bitirme sınavını da sağ salim verip mezun olduktan sonra bir özel eğitimde asgari ücret+500?'ye çalışıp her sene maaşının artması yerine düşürülmesi sana koymayacaksa elbette seçin.
(bkz: kinyas ve kayra)
ülke siyaseti imamoğlu'nu o kadar öne çıkardı ki, haliyle insanlar büyük beklenti içine girdi.
belediyede işler öyle yürümüyor. bu adamın çalışıp çalışmadığına 1 ay 2 ay sonra değil, sonraki seçim döneminde yani 5 yıl sonra bakmak gerekiyor. meclisi tatilde, atamalarının tamamı halen yapılamamış bir belediyeden 1 ayda metro mu inşa edilmesi bekleniyor? işlerin tıkırında yürümesi bile büyük başarıdır zira bu denli derin değişimler arkasından kaos getirir ama bu olmadı neyse ki. o yüzden, 5 yıl sonra konuşulacak konuları bugün açmanın hiçbir mantığı yok.
belediyede işler öyle yürümüyor. bu adamın çalışıp çalışmadığına 1 ay 2 ay sonra değil, sonraki seçim döneminde yani 5 yıl sonra bakmak gerekiyor. meclisi tatilde, atamalarının tamamı halen yapılamamış bir belediyeden 1 ayda metro mu inşa edilmesi bekleniyor? işlerin tıkırında yürümesi bile büyük başarıdır zira bu denli derin değişimler arkasından kaos getirir ama bu olmadı neyse ki. o yüzden, 5 yıl sonra konuşulacak konuları bugün açmanın hiçbir mantığı yok.
üstteki yazara istinaden billurlarına güveniyorsan aha orda mahkemeler şikayet et yada vizyoncu aliçoya söyle gitsin casa takımının önündeki uluslararası arenada tescillenmiş şike adını kaldırtsın.
hiç kendinizi yorup uzun uzun masallarınızı anlatmayın.şikecisiniz ve tüm türkiye'de her zaman her yerde şikeci olarak anılacaksınız.
büyüklüğe gelince bırakın olan yada olacak olan çocuklarınız torunlarınızın dahi ömrü sizin gibi galatasaray başarılarını kupalarını görmekle geçicek.
vıdı vıdı yapmayın da gözyaşı depolayın aveller.sezon başlıyor.
tanım: ülkenin sözde değil özde en büyük takımıyla ülkenin sözde değil özde tescillenmiş en büyük şikeci takımının karşılaştırması
hiç kendinizi yorup uzun uzun masallarınızı anlatmayın.şikecisiniz ve tüm türkiye'de her zaman her yerde şikeci olarak anılacaksınız.
büyüklüğe gelince bırakın olan yada olacak olan çocuklarınız torunlarınızın dahi ömrü sizin gibi galatasaray başarılarını kupalarını görmekle geçicek.
vıdı vıdı yapmayın da gözyaşı depolayın aveller.sezon başlıyor.
tanım: ülkenin sözde değil özde en büyük takımıyla ülkenin sözde değil özde tescillenmiş en büyük şikeci takımının karşılaştırması
mavi ışıklar- helvacı
bu hareketi mansur reis yapmazdi.
su ana kadar acimadan tokadi vurdu hepsine.
imamoglu yumusakliktan kaybedecek maalesef.
bu yalamalara gecit vermemeliydi, koynuna soktu.
su ana kadar acimadan tokadi vurdu hepsine.
imamoglu yumusakliktan kaybedecek maalesef.
bu yalamalara gecit vermemeliydi, koynuna soktu.
müthiş dayılı biri olabilir.gerçekçi olun.
badinizin sizden alt mevkide olmamasına dikkat edin. aksi takdirde;
(bkz: sekreterini siken çayını kendi alır)
(bkz: sekreterini siken çayını kendi alır)
camel- stationary traveller
bugun hangi isletmeyi muhtesem zekamla kurtarsam dedim, starbucks'ta karar kildim demenin degisik versiyonudur. buyuk ihtimalle starbucks yonetimi atilan maili gorup, biz ne aptal bir guruhuz bu kadar yildir bunu niye dusunemedik diyerek istifa dilekcelerini vermistir.
starbucksin konsepti bu guzel kardesim, starbucksin bilerek ve isteyerek yaptigi bir sey bu.
starbucksin konsepti bu guzel kardesim, starbucksin bilerek ve isteyerek yaptigi bir sey bu.
anında yayından alınan alnından öpülesi çocuktur. ulan çocuklardan bile korkuyorsunuz be
ait olduğu sermaye grubundan pek hoşlanmadığımı bir kenara koyarak sadece blutv için konuşuyorum.
bu platformu netflix ile kıyaslamak blutv'ye çok büyük haksızlık. ayda 1 milyar dolar ciro yapan netflix'le ne uygulama altyapısıyla, ne de içerikleriyle mücadele etmesi mümkün değil tabii ki. sadece bunlara bakan birini hiçbir zaman tatmin edemeyecekler. (bugün tam yeni bölüm zamanı sistemin çökmesinin kabul edilebilir açıklaması olamaz bu arada, tüm bunlara rağmen.)
peki, ben müşteri olarak netflix'e yakın paraları ödeyip neden blutv'ye üye olayım? blutv ekibinin de cevap yaratmaya çalıştıkları temel soru budur diye tahmin ediyorum. çözümü de behzat ç, masum, bozkır gibi yerli yapım kaliteli işlerle netflix'in henüz dokunamadığı köşelerde konumlanmakta görmüş gibi duruyorlar. belki ileride değişir ama netflix'in türkiye yapımı ilk dizisiyle masum ya da bozkır'ı kıyaslarsanız hedef kitlelerinin hiç de aynı olmadığını görürsünüz. dolayısıyla kendi kitlesine hitap edecek, düşük bütçeli ama bütçesine kıyasla kaliteli yapımlar üzerine bir strateji inşa etmek bence de mantıklı. bunu yaparken de "herkes netflix hesabını iptal edip blutv'ye akın etsin, bir gelen bir daha gitmesin" beklentisine girdiklerini sanmıyorum zaten.
örneğin ben zamanında masum için üye olmuş, bitince üyeliğimi dondurmuştum. sonra bozkır'ı merak ettim, bitince yine dondurdum. şimdi de behzat ç için yeniden üyeliğimi aktif hale getirdim. bu süre zarfında netflix'im hep vardı. blutv'yi yerli ve kaliteli içerikleri desteklemek, bu tür dizilerin yenilerini izleyebilmek adına aktif hale getirdim sadece.
behzat ç'yi de sırf sizi mutlu etmek, insanların yüzünü güldürmek için yeniden çekmiyorlar tabii ki. böyle bir talep olduğunu görerek bu işe giriyorlar. dolayısıyla, behzat ç yeniden çekildiği için mutluysanız, benzer diğer işlerin de yapılmasını veya ekranlara dönmesini istiyorsanız dizi süresince abone olun ki bu mesajınız yerine ulaşsın. (maddi durumu kötü olanları ya da ilgili grubu makul nedenlerle protesto edenleri ayırıyorum tabii.) hem behzat ç için abone olmuşken masum ve bozkır gibi kaliteli bir iki dizi daha izlersiniz, 20 liranız da boşa gitmez.
belki bu mesajınız blutv'ye ulaşır, belki potansiyeli gören netflix buralara el atar, belki de yeni platformlar doğar böylece. ancak bu sistemde talebin her şey olduğunu unutmayın. beğendiğiniz şeylere talep ne kadar fazla olursa sizin beğenilerinize uygun o kadar çok şey üretilir, sistem böyle.
en kötü ihtimalle, desteklenmesini ve var olmasını istediğiniz yerli yapımlara doğrudan destek olmuş olursunuz. sermaye grubuna değil, doğrudan o sanatçılara.
bu platformu netflix ile kıyaslamak blutv'ye çok büyük haksızlık. ayda 1 milyar dolar ciro yapan netflix'le ne uygulama altyapısıyla, ne de içerikleriyle mücadele etmesi mümkün değil tabii ki. sadece bunlara bakan birini hiçbir zaman tatmin edemeyecekler. (bugün tam yeni bölüm zamanı sistemin çökmesinin kabul edilebilir açıklaması olamaz bu arada, tüm bunlara rağmen.)
peki, ben müşteri olarak netflix'e yakın paraları ödeyip neden blutv'ye üye olayım? blutv ekibinin de cevap yaratmaya çalıştıkları temel soru budur diye tahmin ediyorum. çözümü de behzat ç, masum, bozkır gibi yerli yapım kaliteli işlerle netflix'in henüz dokunamadığı köşelerde konumlanmakta görmüş gibi duruyorlar. belki ileride değişir ama netflix'in türkiye yapımı ilk dizisiyle masum ya da bozkır'ı kıyaslarsanız hedef kitlelerinin hiç de aynı olmadığını görürsünüz. dolayısıyla kendi kitlesine hitap edecek, düşük bütçeli ama bütçesine kıyasla kaliteli yapımlar üzerine bir strateji inşa etmek bence de mantıklı. bunu yaparken de "herkes netflix hesabını iptal edip blutv'ye akın etsin, bir gelen bir daha gitmesin" beklentisine girdiklerini sanmıyorum zaten.
örneğin ben zamanında masum için üye olmuş, bitince üyeliğimi dondurmuştum. sonra bozkır'ı merak ettim, bitince yine dondurdum. şimdi de behzat ç için yeniden üyeliğimi aktif hale getirdim. bu süre zarfında netflix'im hep vardı. blutv'yi yerli ve kaliteli içerikleri desteklemek, bu tür dizilerin yenilerini izleyebilmek adına aktif hale getirdim sadece.
behzat ç'yi de sırf sizi mutlu etmek, insanların yüzünü güldürmek için yeniden çekmiyorlar tabii ki. böyle bir talep olduğunu görerek bu işe giriyorlar. dolayısıyla, behzat ç yeniden çekildiği için mutluysanız, benzer diğer işlerin de yapılmasını veya ekranlara dönmesini istiyorsanız dizi süresince abone olun ki bu mesajınız yerine ulaşsın. (maddi durumu kötü olanları ya da ilgili grubu makul nedenlerle protesto edenleri ayırıyorum tabii.) hem behzat ç için abone olmuşken masum ve bozkır gibi kaliteli bir iki dizi daha izlersiniz, 20 liranız da boşa gitmez.
belki bu mesajınız blutv'ye ulaşır, belki potansiyeli gören netflix buralara el atar, belki de yeni platformlar doğar böylece. ancak bu sistemde talebin her şey olduğunu unutmayın. beğendiğiniz şeylere talep ne kadar fazla olursa sizin beğenilerinize uygun o kadar çok şey üretilir, sistem böyle.
en kötü ihtimalle, desteklenmesini ve var olmasını istediğiniz yerli yapımlara doğrudan destek olmuş olursunuz. sermaye grubuna değil, doğrudan o sanatçılara.
babacan sanki chp’nin ekonomi bakanıydı. ulan ar namus yok bunlarda.
bayern'in hafif göbekli abilerle yaptığı maç.
oldum olası merak ederdim "a sınıfı bir dünya takımı amatör bir takımla kapışsa ne izleriz?" diye. "sonuçta herkesin iki ayağı var, ne kadar fark olabilir ki?" diye düşünürdüm.
demek böyle olurmuş.*
bu deneysel çalışmayı bizimle paylaştıkları için iki takıma da teşekkür ederiz.
oldum olası merak ederdim "a sınıfı bir dünya takımı amatör bir takımla kapışsa ne izleriz?" diye. "sonuçta herkesin iki ayağı var, ne kadar fark olabilir ki?" diye düşünürdüm.
demek böyle olurmuş.*
bu deneysel çalışmayı bizimle paylaştıkları için iki takıma da teşekkür ederiz.
bu gözler ne başlıklar gördü. sıkma canını...
olmayan zarardır. edilen kar, daha yüksek miktarda karlılık için şirketin büyümesine harcandığından şirket zarar etmiş görünmektedir. aynısı amazon ve tesla gibi şirketlere de olmaktadır. girin bakın her sene zarar etmiş gözükürler. ama gittikçe daha da büyürler.
edit: imla.
edit: imla.
ex fb'li artik napoli'li o yuzden basarili olmasini isterim. (not; gs)
sag ayiginin disiyla ikisinin arasindan gecmeye calisirken topu iskalamasa o iki barcali sik gibi kalirdi orada sanssizlik olmus. adam tek basina gidiyor napoli nin geri kalani nerede amk. cesareti takdir edilesi bence. pes etmesin. cabasi iyi.
sag ayiginin disiyla ikisinin arasindan gecmeye calisirken topu iskalamasa o iki barcali sik gibi kalirdi orada sanssizlik olmus. adam tek basina gidiyor napoli nin geri kalani nerede amk. cesareti takdir edilesi bence. pes etmesin. cabasi iyi.
30 yaşındayım, hala bilgisayar başında iş yaparken o uzun jelibonları yarısı dışarıda kalacak şekilde ağzıma koyup emiklemek suretiyle tüketiyorum.
(bkz: bunlar kim amk)
bu kekolar neden ilgi görüyor? sözlük iyice varoşlara döndü. lanet olsun fular dediler geldik dar paça nargile mekanıymış.
bu kekolar neden ilgi görüyor? sözlük iyice varoşlara döndü. lanet olsun fular dediler geldik dar paça nargile mekanıymış.
evde yapıyor galiba.
fotoğraftaki yapıya calisthenics park deniyor.
insanlar açık havada antrenman yapsın diye yapılıyor o istasyon. çocuklar oyun oynasın diye değil.
buradaki tek dangoz sizsiniz, sayın başlık sahibi.
şimdi siktir olup gidebiliriniz.
insanlar açık havada antrenman yapsın diye yapılıyor o istasyon. çocuklar oyun oynasın diye değil.
buradaki tek dangoz sizsiniz, sayın başlık sahibi.
şimdi siktir olup gidebiliriniz.
johnny walker, jb, chivas gibi blended yani harman viskilere katılıp içilebilir lakin öküz gibi para verip single malt viskilere cola katarsanız kürekle girişirim görürsem.
kim bilir duşa da çıplak giriyordur. her şey beklenir bunlardan.
kütahya afyon karayolu zafer havalimanı mevkii. datça marmaris karayolu. denizli bozan mevkii.
ismi berkcan olan birinin ciddiye alınması imkansız olduğu için saçma olan laf atma.
milli yahu milli!! milli diyor!! demirören ve italyan şirket ortaklığıymış. piyango ulan!! milli piyango!!! sizin kadar arsız utanmaz rezil edepsizini görmedi bu dünya. ülke demiyorum, dünya diyorum! demirören, sen de öyle aç kal ki taş ye!! ankara'daki tüm arlanmaz utanmaz ahlaksız satıcılar, hepiniz taş yiyin!
batırın bunları. bundan böyle bir tane daha piyango alana.... bir tane bile!
batırın bunları. bundan böyle bir tane daha piyango alana.... bir tane bile!
hepsi am peşinde beyinle kimsenin ilgisi yok dağılabilirsiniz.