bundan yıllar önceydi. iskenderun deniz er eğitim alayında kısa dönem askerlik yapıyordum.
hava her gün 40 derecelerde. duş imkanı sadece haftada bir gün ve o da sadece 5 dakika. 3 gün boyunca leş gibi yatağa girmeye başlayınca bir çözüm bulmaya çalıştım.
koğuşumuz eksi kottaydı ve üst ranzadan toprak zemine pencere açılıyordu. ranzaya uzanmış hayallere tam dalmıştım ki dışardan çim sulayan fıskiyelerinin sesini duydum. bir anda zihnim berraklaştı ve ben bundan faydalanmalıyım fikri uyandı. saat gecenin 2'si. herkes uyumuş, etraftan el ayak çekilmişti.
açık olan pencereden usulca dışarı süzüldüm. etrafta sağlı sollu devriye atan askerlerden başka kimse yoktu. bir ağacın arkasına gizlenip devriyelerin gitmesini bekledim.
devriyeler gittikten sonra yavaşça süzülerek fıskiyelere su taşıyan sulama hortumlarına ulaştım. etrafta bulduğum bir taş parçasına sürte sürte 1 metre kadar boruyu kesmeyi başardım.
eşofmanımın lastik kısmına gelecek şekilde belime dolayarak koğuşa girdim. hemen yatağımın altına boruyu sakladım. ertesi geceyi iple çekiyordum artık.
neyse ki yorucu bir günün sonunda yine gece oldu. el ayak çekilince ve herkes uykuya dalınca hafifçe hortumun ucundan tutarak yatakla ranza arasından çıkarmayı başardım. hortumu belime dolayarak tuvaletin yolunu tuttum. bir ucunu taharet musluğuna, bir ucunu da tırnak makasıyla arkasını deldiğim pet şişeye bağladım. ilkel duşum hazırdı. artık zor şartlarda duş alabilirdim.
yaklaşık 1 aylık askerliğim boyunca her gece bu yöntemle duş aldım. askerde sahip olduğum en büyük lüks buydu sanırım.
09.06.2024 · 30. sıra
faizsizbankacilik
08.06.2024 00:00