Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
sonuçtan bağımsız, fenerbahçe futbol takım otobüsünün bir takım haysiyetsiz orospu çocukları tarafından kurşunlanmadan istanbul'a dönmesini dilediğim müsabaka.

önemli bilgi: yine bir çaykur rizespor maçı deplasmanından dönen fenerbahçe takım otobüsünün kurşunlanmasının üzerinden tam 2 bin 575 gün geçti. deliller karartıldı, failleri hala bulun(a)madı!

kinimiz büyük!
45 yaşına geldim,hâlâ her konuşmamızda 'hiçç takma kafaya...bak baban aslan gibi burada !' demesi..telefonu kapatırken, istisnasız 'bir isteğin,ihtiyacın var mı? soru cümlesiyle kapatması.
ne bi' şey isterim, ne de dertlenirim aslında...duyar, bilir mutlaka..
hani o arabanın arkasında yazıyor ya; 'gölgesi yeter'...
yağmasan da gürle be baba...
söz veriyorum, ben de kızıma son nefese kadar 'baban aslan gibi burada' diyeceğim her telefonda.

öyle yok yere duygusallaşmalar bişeyler işte...
(bkz: romantik komedi)

açıyorsun bir romantik komedi; müzikler, güneşli bir sarı sonbahar yolu gibi.. biraz şanslıysan arada gerçekten güldüren ama en kötü mutlaka tebessüm ettiren espriler çıkıyor. sonu zaten mutlu. mutsuz sonlu filmleri romantik komedi olarak değerlendiremeyiz. oh diyorsun umut var, yaşamak güzel.

bunun dışında; (bkz: kişisel bakım) ve (bkz: spor) da hem mental hem de bonus gibi fiziksel olarak toparlayıcı aktiviteler.
verme demiyorum hobi olarak gene ver ama hangi gerekçeyle , kimin vatandaşlığını kime veriyorsun?

kendi ülkesinden kaçmış adamın başka ulkeye faydası olmaz.hakkımı helal etmiyorum.tüm suriyeli afganli vb kan emiciler ülkelerine geri gönderilmeliler.oyum da bunları trenlere doldurup ülkemden def edecek olan partiye..
son 10yılda vatanadaşlık alanların vatandaşlıklarını ya iptal edersin yada sıkı bir test sonucu kalırlarsa iptal edersin.

a'dan z'ye tüm mültecilere yapılan yardımı kesersin

ekstra vergilendirmeye tabi tutarsın

yetmedi faturalarına yurtta kalma bedeli eklersin

zorunlu askerlik getirirsin

bak bakalım kendileri geldikleri gibi gidiyor mu?
spiker lafa ben arda güler yaşındayken diye başlayınca 'onun yaşında 31 çekiyordum' diyecek sandım, coğrafya sınavı falan dedi :d
denizaltının su aldığı bölümü hatunla izlerken ona " gemi batarken önce neden kadınlar ve çocuklar tahliye edilir bilir misin? erkekler sessizce bir çözüm bulabilsin diye." şakasını yaptım, önce güldü, sonra çok cinsiyetçisin deyip verdi eksimi. özge özpirinççi hanım car car car bende bu intibayı yarattı çünkü sağolsun, millet orda batan gemiyi kurtarmaya çalışıyor, sen kafa açıyorsun.
hahahhhaaahhh… kadın ve demokrasi derneği’nde konuşmuş. gerçek siyasal islam tam da bu. orada bu müthiş konuşmayı dinleyen kadınlar da mecburen alkışlamış. tam lafı söylediği yerde durup seyirciye bakıyor, hani alkış der gibi, ablalar da yazık ne yapsınlar. hakkaten yazık bu millete. tez, argüman, ispat, mantık, sonuç hepsi 10.•tam puan.
acun, al ünlüleri şimdi gtüne sok, %80 ünlü taraftarı olan halkı resmen çileden çıkardın. diktatörsün oğlum sen.
vücudun yaptığı en büyük orospu çocukluğudur. evrimleş artık amk.dumun mahlukatı. geçti artık o açlığa maruz kalma dönemleri. davar gibi yiyoruz, görüyorsun, biliyorsun. kıtlıktan ölecek durmumumuz yok. depolama şu silktiğimin yağlarını... ne b.kuma yarıyor bu iğrenç yağlar?

güya beni kurtaracak diye depoluyor. ee şerefsizin evladı, sen bunu depoladıkça beni daha çok ölüme sürüklüyorsun! tıkanmadık damarım, kesilmedik nefesim, bozulmadık hayat konforum kalmadı.

yağlar, enerji veriyormuş.... yar...k veriyor! hafif bir yokuşa gelince tır gibi yavaş çıkıyoruz, nefesimiz kesiliyor, terim terim terliyoruz. bırak şu depolama işini amk.!

ya da akıllı depola. baktın her gün bol yemek var, dinlenmeye çekil, sal gitsin bağırsaklardan ne var ne yoksa. baktın yemek azalıyor, o zaman başla depolamaya. insanlık 2022 yılına geldi lan, sen hala bilmem kaç yüzbin yıl öncesinde kaldın bu konuda. yeter amk. ya canımızdan bezdirdin! sıç şu b.kları artık da yaza fit girelim!

edit: imla
20-35 arası...

inşallah yarına kadar hatrı sayılır mesaj alırım. millet sürekli bu başlıkları açtığına göre vardır bir hikmeti

edit: aralığı geniş tuttum. gene de sınırda kalan oldu ise, yardımcı olurum
ülke artık dünyaya açıldı. türk halkı arjantin'den bile fakir hale getirildi ve artık dövizle kazananlar bu ülkenin nimetlerinden faydalanacaklar.
en popüler şehirlerinde yabancılar yaşayacak, şehrin varoş kesiminde o yabancılara hizmet eden taksici, garson, şöför, temizlikçiler yaşayacak. halk sokak satıcılarından yemek yerken, ancak çok zenginler restorantlarda yiyebilecek. halk araba alamadığı için motorla seyahat edecek.
nüfusun çoğu uygun olduğu için albenisi az olan orta anadolu'ya göç edecek.

parası değersiz ve fakir ülkelerde olan budur.
(bkz: filipinler)
(bkz: tayland)
(bkz: bangladeş)
(bkz: kamboçya)
bu ülkeler bile türkiye'den kat kat iyi durumda çünkü tarım bol, yüzlerce tür sebze egzotik meyve ve ucuz pirinç ile halk evinde karınını kolayca doyuruyor. yani yıllarca acıdığınız bu ülke halklarına özenecek duruma geleceksiniz

bu senaryoya kendinizi hazırlayın
ahahahaha amerika'da milani diye bir kozmetik markasi var. gorunmez bkz verdim ama nereye gidiyor bilmiyorum, zira turkiye'de yok sanirim. genel olarak ucuz parfumerilerde, walmart'ta target'ta falan satilir. neyse.

amber heard bunlarin color correcting paletini delil olarak sunmus, surekli bunu cantamda tasiyip yara bere izlerimi kapatiyordum diye. avukatlari juri'ye falan gostermis sozkonusu paleti hatta.

milani'nin tiktok hesabi kalkip "iyi de siz beraberken biz bu paleti daha piyasaya surmemistik ki" minvalinde bir video yayinladi.
kaynak: https://www.reddit.com/…tance_on_the_depp_vs_heard/

birisi legally blonde gibi hikaye yazmis ahahah yarildim.
zamanında böyle "ota boka" kırmızı bayrak çıksaydı jules bianchi aramızda olacaktı. vakit uyuşmuyorsa izlemeyeceğiz, yapacak bir şey yok. kimsenin canından kıymetli değil.
82 gün entube halde ecmo cihazına bağlı kalarak 110 günlük yoğun bakım tecrübesi sonrası kosuyolu eğitim araştırma hastanesinden mezun edildim. şu an evdeyim. kalbim zayıf, sürekli kan sulandırıcı kullanıyorum. uzun süre ayakta kalamiyorum. merdiven çıkamıyorum. kosamiyorum. 108 kilo girdiğim hastaneden 73 kilo çıktım. doktorlarımın tamamı bu rahatsızlıkların geçici olduğunu, 1 yıl icerisinde eskisi gibi olacağımı soyluyorlar. 1 buçuk yaşındaki kizimi kaldırıp kollarıma alamamak ne demek anlayamazsınız...

edit: aşı soran arkadaşlara tek tek cevap vermeye çalıştım. konuya açıklık getireyim, kosuyolunda ecmoya bağlanmış ve hayatını kaybetmiş 100 hasta varsa en az 50si aşılıydi. aşının öyle herkese aynı etkide bir faydası yok. boşuna bagirmadilar aylarca maske mesafe temizlik diye. bir de konuyla dalga geçen arkadaşlara ufak bir bilgilendirme yapayım. anlatılanlara inanmıyorlarsa google'a ecmo yazıp hastaların ne halde olduğunu gözleriyle görsünler. 80 gün boyunca ciğerlerimle nefes alamadigim icin devirdaim pompası gibi görevi olan bir cihazla kanıma oksijen basıldı. 90 ünite kan takviyesi yapıldı. taşşak geçerken iki kere düşünün...
bir tabir dile nasıl yerleşirse o şekilde kullanıma devam eder. yanlış olduğu bariz olsa bile galat-ı meşhur sayılır. nitekim dili toplumsal mutabakat şekillendirir. +18 tabiri de 80li, 90lı yıllardan beri neredeyse her yerde bu şekilde kullanılmaktadır.

bir kelimenin veya deyimin doğrusunu işaret etmeye çalışırken "x'in yanlış kullanımı" demek yeterli olacaktır. işe yarayıp yaramayacağı topluma kalmış, örneğin tl sembolünün fiyatın başına yazılması gerekirken sonuna yazılması gibi.

doğru ya da yanlış, bir kelimeyi yaygın hâliyle kullanan insanları görüp cahil olarak nitelendirmek ya zoraki bir kendini üstün görme çabasına ya da sinirsel sorunlara işarettir. yapman guzum.
sadece bugün 3 ihbarda bulundum sığınmacı ve kaçaklarla ilgili. biri sapık biri silahlı diğeri daha beter bi sapık. hala olayın ciddiyetini anlamayanlar var bu insanlar aramızda aq. herkesin eşi sevgilisi çocuğu var nasıl bu kadar rahat olabiliyorsunuz benim aklım çıkıyor. chp göndereceğiz dedi de desteklemedik mi? iyi parti de keza öyle. itin götüne soktunuz lan bizi. biz de özdağ'ın tek başına iktidar olayamacağının farkındayız ama sizin anlamadığınız şey bu konunun görmezden gelinmesini engelliyor ve oldukça da başarılı. akp'nin gideceği kesin en azından gelen bu sorunu çözsün sikmişim ekonomiyi
bir aliexpress keyfimiz vardı. takipsiz kargoları unutup, aylar sonra sürpriz yaşardık falan.
şimdi ülkemize biçilen kargo ücretleri artı burada ödeyeceğimiz ücretler, oradaki arama kelimelerinden daha pornografik.
1 dolara ücretsiz kargo ile vergisiz ürün alırdık yahu.
kendisi katıldığı programların birkaçında kozmik odaya girilmesinin affedilebilir bir şey olmadığını ve buna sebep olanların doğrudan kurşuna dizilmesi gerektiğini söyledi.
kozmik odaya girilmesine vesile olanlar kimler?
bülent arınç, tayyip erdoğan, abdullah gül vesair.
akp'nin işlediği suçlar için bu sertlikte açıklama yapan herhangi bir chp'li tanıyor musunuz?
(bkz: yüz verirsen ayıya gelir sıçar halıya)
sözünü literal anlamda yaşayan aktör. duruşmaları izliyorum, johnny çok uzun ve dağınık konuşuyor, özellikle kendi ailesiyle alakalı anlattığı şeyler çok üzücüydü. ulan gelmişsin 60 yaşına, vanessa'yla yaşlansaydın ya. kadının arkasından iş çevirmişsin, setlerde öpüşmeler vs. genç karı genç karı diye gezen izdivaç programlarındaki amcalarla aynı seviyeye nasıl düştün johnny'm, he jaw line'ını sevdiğim??
o tünelin ucu boka çıkıyor millet, girmeyin o tünele.

he bizi de sevdilerdi öyle, hem de covid belası varken temas sıfırken..
geldi, görüştük, sarıldık, gitti.

he geçen gün birisi varmış. öyle dedi.

nickimi bilmiyor ama görürse entryleri şak diye anlar dfljkgfdgh
çok da s*kimde. şdfjg

güzeldi, benimleyken güzeldi. sonra boka sardı.
trabzonda iki afgan çocuğun kediyi boğazından cama asarak boğması hadisesi.

hamiş: kimine hassas gelebilir. nsfw.

edit: sığınmacılara karşı vatandaşı din kardeşlerimize karşı kışkırtıyormuşuz. görsel
halbuki mazlum din kardeşlerimiz taarruz tüfeği ile poz vermez hiç. ya da bir paki, oğlan çocuklarının görüntüsünü gizlice çekip paylaşmaz, paki kankaları da altında sapkın yorumlarda bulunmaz. türk parasını asla aşağılamaz.

elemana gel amk. din kardeşlerimizin kanunsuzluklarını türk milleti ile paylaşmayacakmışız. çoluk çocuğa en iyi ihtimalde 31 çekeceklermiş biz de peçetelerini tutacakmışız. tam otomatik taarruz tüfekleri ile pozlar vereceklermiş, biz de erkekliğini kendi vatanında yapsana delikanlı demeyecekmişiz; hatta bunları paylaşmayacakmışız ki yarın bir gün milletimize 5.56 - 7.62'lik hediyeler verebileceklermiş. onlar günahsızmış, savaştan kaçmışlar, ama biz ırkçıymışız.

edit 2: girdiyi kaldırmam ve sığınmacılardan özür dilemem gerektiğinden bahsetti bazı yazarlar. evet arkadaşlar daha en başından şu (18+, nsfw) olaya özel başka bir başlık açmadığım için özür dilerim. oyun istiyor abisi nolacak amk dön bir de karnını yarsınlar.
görsel

gaziantep valiliğinin ihtiyaç sahiplerine dağıtacağını iddia ettiği bakkal alışveriş çekidir.

manavda 2 kilo meyve parası için; çok büyük iş yapmış gibi basın toplantısı düzenlemeler, dalga geçer gibi kamera karşısına geçip 6 kişi 100 liralık çeki tutmalar, "hadi yine iyisiniz" demeye getirerek gururla gülümsemeler...

zorla kendilerine küfür ettirmek için her yolu denemişler.

bari havai fişek de patlatsaydınız, 10 katlı pasta da kesseydiniz (!)

kaynak
her bilgisayar mühendisi veya bu sektörde olan kişi yazılım programlama bilecek diye bir şey yok. bilişim sektörünün alt kırılımları çok fazla. hele ki son yıllarda sadece bir uygulamanın dahi admin'i olup piyasada çok iyi maaşlar alanlar var. (bkz: sccm admin) (bkz: manage engine admin) (bkz: solarwinds admin) gibi. bu örnekler çoğaltılabilir ben aklıma gelen üçünü yazdım.

büyük bir teknoloji firması düşün entegrator bir firma, içeride çok fazla ekip var. hatta bu ekipler bile içinde birden fazla alana ayrılabilir o alanlarda yetkinlik elde edip sadece oradan mesleki anlamda ilerlenebilir. bu sektörde olanlar ne demek istediğimi anlamışlardır.

--- ekipler ---

(bkz: system)

(bkz: network)

(bkz: database)

(bkz: cyber security)

(bkz: monitoring)

(bkz: software)

(bkz: help desk)

(bkz: virtualization)

(bkz: middleware)

(bkz: devops)

(bkz: field operations)

--- ekipler ---

belki aklıma gelmeyenler vardır hızlıca yazabildiklerim bu kadar. şimdi sistem ekibini ele alalım. sistem ekibini windows ve linux olarak ikiye ayırabilirsin. windows admin olan adam başka dünya linux admin olan adam başka. her ikisini bilen elbette var ama demek istediğim sadece birini seçip oradan yürüyebilirsin.

konuyu çok dağıtmak istemiyorum ama şu kesinlikle önemli. evet her bilgisayar mühendisi kod yazmak zorunda değil. ama muhakkak algoritmayı yazılım mantığını bilmek zorunda. bu saydığım alanlarda çalışsan bile kod yazma işi hep karşına çıkacaktır.

misal binlerce kullanıcının olduğu bir active directory yapınız var bir talep geldi son 30 gün login olmayan kullanıcıların listesini istiyorlar. tek tek kullanıcılara bakıp last logon date mi arayacaksın ki buna gülerler anında muhasebeye yollayıp bye bye demeleri yüksek ihtimal olur :) yoksa powershell açıp orda yazacağın küçük bir script ile mi halledeceksin. bak sen sistem yönetiyorsun ama kod yazma dediğin olay karşına çıktı. böyle yüzlerce örnek sayabiliriz.

işin özü kod yazmayı sevmiyor olabilirsin bu çok doğal, yeteneğin yoktur belki bu da olabilir hiç sorun değil. sadece mantığını çöz ve saydığım alanlara yönel. bu işi cidden sevmek lazım yoksa mutlu olamazsın. ve her gün gelişen teknolojiye ayak uydurmak, eskide kalmamak için araştırmak zorundasın. ne defter kitap kapanır ne internetten aldığın online eğitimler biter ne de bu işler için geçerli olan sertifikasyon sınavları. konu çok uzun ya belki başka zaman daha geniş yazarım. şimdilik son noktayı tüm it'cilerin korkulu rüyası olan bir goygoyla koyalım :)

- server is crashed.

+ where is the backup?

+ on server.

edit: bir takım dokunuşlar