Sık geçen başlıklar

geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek 10

ekşi'de gör
o derece seven insanlar da sonunda çok üzülürler genelde
hangimiz yapıp da sonra ulan ne enayiymişim demedik ki.. gene sevsek gene yaparız sanırım, çünkü böyle seviyoruz. bizim gibi insanların duygularını sikmeyin lan işte!
iyi ki de yapmişım. öyle bir kadın tekrar girsin hayatıma yine yaparım. enayilikse enayilik aq, öyle sevebilmeyi çok özledim.
neden bu kadar yerden yere vurulduğunu anlayamadığım eylem. dün panik atak geçirmiştim, detaya inmeden kendimi pek iyi hissetmediğimi söyledim. erkek arkadaşım daha yeni uzun bir yolculuktan gelmişti. dinlenmeden otobüse atlayıp bi kahve içimlik yanıma uğradı. o kadar mutlu oldum ki. içimdeki bütün huzursuzluğu çekip aldı. onun için yorucu oldu belki. ama ilişki dediğin bu değil midir zaten, herkese davrandığınız gibi olacaksanız o insanın adı neden sevgili olsun ?

edit: çok basit ve küçük bir mutluluğumu paylaştım. özelden aynı fedakarlığı benim yapmayacağımdan, yakında onu terk edeceğime kadar bir sürü senaryo yazılmış. ilişkim için yeterince emek gösteriyorum merak etmeyin. sizi bu hayatta seven, sizin için emek veren biri olmadı diye bütün erkekler aynı muameleyi görüyor sanmanız üzücü
ilişkiler târihinin en aptalca hareketi.. bayrampaşa'nın en batı ucundan sultanbeyli'nin en batı ucuna git, beş dakîka gör, sonra yolun karşısına geçip ilk otobüsle dönüş yoluna koyul; ama hikâye "aşkım vallâ çok bi' şey olmadı, bak izle." diye özetlenen bir ihânetle bitsin.. (:
içimizi acıtan başlıklardan ,biz de böyle sevdik bir ara sonra ne mi oldu, bi hoşça kala bile sığdıramadı bizi yere göğe sığdıramadıklarımiz.
ve bi' bakarsın beş dakika görebilmek için yıllarca beklemişsin...

ve görememişsin...
o tünelin ucu boka çıkıyor millet, girmeyin o tünele.

he bizi de sevdilerdi öyle, hem de covid belası varken temas sıfırken..
geldi, görüştük, sarıldık, gitti.

he geçen gün birisi varmış. öyle dedi.

nickimi bilmiyor ama görürse entryleri şak diye anlar dfljkgfdgh
çok da s*kimde. şdfjg

güzeldi, benimleyken güzeldi. sonra boka sardı.
buraya enayilik, saplantılı, takıntılı, mallık, kesin terk edilecek, kesin aldatılacak, itin götüne sokulacak vb. yazan arkadaşlar acaba 25 kuruşluk pul alabilmek leyla'ya mektup gönderebilmek için hamallık yapan ahmed arif için ne düşünüyordur ?

peki eşinin bir başka adama aşık olduğunu ve ona gideceğini bilen aşık veysel'in, hanımım yollarda zorda kalmasın diye ayakabbısının içine para bırakması hakkında ?

sözlük ahalisi. bazınızdan küçük, bazınızdan büyüğüm. kadın erkek hepinize söylüyorum:

eski aşklar diye imrendiğiniz o büyük sevdalar hiçbirine gökten lök diye inmedi. aniden, birdenbire yaşanmadı hiçbir şey.
her biri emek, gözyaşı, çaba, dirayet ve çok büyük vefa içeriyordu.
çok sevdiğini söyleyen kimse gözünün üstünde kaşın var diye yarı yolda bırakmıyordu. iki gün sonra başka erkeğin, kadının kollarına koşmuyordu.
sözle, gözle hatta eylemle, ihanet böylesi yaygın değildi.
edepsizlik bu denli süslü ve alımlı değildi çünkü ne vardı biliyor musunuz, insanlarda utanmak diye bir meziyet vardı. kim daha arsız, daha orospu, daha şerefsiz olacak acaba yarışı yoktu...

bu başlık altında yazılanlara bakar, dinlerseniz, ne adam gibi sevebilir, ne adam gibi sevilirsiniz. günümüz cinsel odaklı ilişkilerinden yaşarsınız bolca. onlar kolay, çok kolay. o yüzden değersiz. o yüzden beş dakika göreyim diye tabii gidilmez. hatta çıkarın yoksa bir haftalık da gidilmez. anlatabiliyor muyum?
inşallah.

üstünden tır geçmesi lazım ki asfaltla bir olsun, ondan gidemesin. bir dakika görebilsin diye dahi eşinin yanına kar kış demeden koşa koşa gidebilecek kadar çok seven bir kadın.

edit: imla ve noktalama.
yollar ayrılıp, aradan biraz zaman geçince;
"ne kadar salakmışım bunu yapan aklımı sikeyim" demeyle sonuçlanır.

kadın/erkek umarım sevmeye sevilmeye değer kişiler olur hep hayatınızda. çünkü insanoğlu çok şerefsiz be. ha önce kendine bakmalısın tabii acaba şerefsiz olan ben miyim, sorun bende mi diye.