Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
james webb teleskopunun fırlatılmasından heyecan duyanlar ve bunu gereksiz bulanlar bir şekilde tespit edilip ayrıştırılsa ve iki farklı ülkede yaşamaya başlasalar mesela. bir ülkede insanlar büyük bir refah içinde yaşar, diğerindekiler bokunda boğulurdu.
bu film öyle bir film ki, neoyu yağmurlu bir gece eski bir amerikan arabası ile mekana morpheus ile tanıştırmak için getirdiklerinde, jilet gibi ceketiyle o koltukta oturduğu o tek sahne bile bu matrix 4 filmini siker atar.

yayında ve yapımda emeği geçen keanu abi ve anne moss abla dahil herkesin amk. hatta teyzesin sen, hayatının milestone serisinin devam filmini çekeceksin git bi kilo ver bişi yap kendine bak biraz değil mi?

--- spoiler ---

wachovski senin ben amk.

1- matrix dediğin simülasyon kasvetli olur, yeşil olur lan yeşil insan o sahnelerde daralır, bunalır.

2- morpheus ajan smith gibi karakter baba karakterlerdir. gerek sözleriyle gerek duruşlarıyla dosta güven düşmana korku salarlar. pezevk kıyafeti veya kısa paça pantolon giymezler amk!

3- thomas anderson'a ya neo diye hitap edersin ya da mr.anderson. tom ne amk?

4- neo dediğin adam matrixe girdiğinde jilet gibi giyinir. john wick bozması saç sakal uzun polat alemdar montuyla kung fu yapmaz

5- yine neo dediğin adam mermileri durduracaksa bunu oyuncak gibi her sahnede marvel bozması el kol hareketleriyle yapmaz. o sahnede dibin düşer annskm oha dersin

6- neo trinity etkileşiminden zırt pırt doğan energy burst olayına hiç değinmeyeceğim allah belanı versin lana

7- bu film felsefesi olan ciddiyeti olan bir filmdi, yarak kürek süper kahraman filmleri gibi seyirci ile interact kasan neyse daha fazla yazamayacağım.

8- bi action olacaksa ön hazırlık olurdu. gerek seçilen sahneler, gerek müzikler, gerek kamera açıları. ajanlar geliyor dendi mi neo dahil herkesin dizleri titrerdi.

9- arogdan bozma sahne falan offf bu şekilde yazsak burdan köye yol olur.

10- mimar dediğin karakter ki bu filmde the analyst olarak karşımıza çıkıyor. makinadır, konuştu mu ne dedi acaba diye kafanda düşünürsün, oh yeah baby high five ne amk?

laurance fishborne reyize senaryoyu götürdüklerinde hassiktir deyip reddetmiştir kesin. adamın dibisin.

--- spoiler ---
gaziantep'te oturdukları site içerisinde köpeklerin saldırısına uğrayan asiye'nin babasını, kapıcılık yaptığı sitede işten kovmuşlar.

köpeklerin sahibi aynı zamanda patronu olduğu için oturduğu evden de taşınacaklarmış.

bakın işte bu kahpeliktir. köpeklerine eğitim vermeyeceksin, o vahşi hayvanların yüzünden masum bir çocuk ölümle burun buruna gelecek, yüzü gözü parçalanacak; bunun sorumluluğunu kabul edeceğine kızın babasını işten kovuyorsun. senin yüzünden taşınmak zorunda oluyorlar.

bu köpeklerin sahibi her kimse onun amk. gücünüz garibanı ezmeye, onların canına ve malına tecavüz etmeye yarıyor ancak. sizin gibi karaktersiz ne kadar godoman şerefsiz varsa amk. o köpeklerin tarafından parça parça edilirsin tez zamanda.

umarım asiye bu kötü olayı atlatır, babası ise yeniden güzel bir işe girer.

haber.
20-30 dk da biraktim diyenler var. bu arkadaslara bir haberim var. film sizin gibilerden de bahsediyor. bence bir daha bakin derim :)

tek kelimeyle mukemmel bir film olmus. sadece amerikanin degil dunyanin gelmis oldugu icler acisi hali yuzumuze vuruyor. hem de bunu cok iyi yapiyor.

soluksuz izledim.
bipolar arkadaşım tarafından öldürüleceğim. nedense içime doğuyor. bir ara saçmaladığımı düşünüp konuyu kapatmıştım ama yıllar sonra beni bulması tekrar yeşertti düşüncelerimi. bana yakın bir ile taşınmış, arada gereksiz mesaj atmaya başladı. bilmiyorum garip bir his. beni öldürürse bu entry bir başkası tarafından editlenecektir*
son zamanlarda bu sokak köpekleri, mutant pitbull’lar falan hakkındaki açıklamalarını beğeniyorum.gider ayak başıboş köpek sorununu çözse de koltuğu öyle teslim etse keşke. diğerleri o topa girmeye cesaret edemiyor, halbuki muhatapları 2-3 menopoz teyze, bir kaç tane mama distribütörü olacak.
geçen aylarda ingiltere’de brexit’ten dolayı tanker şoförü bulamayıp olan benzini istasyonlara taşıyamadıkları için astıkları “sorry no fuel” yazısını alıp batık(!) almanya belgeseline koymuşlar.

soytarılar sizi.
insider trading konusu açıkça ikrar ediliyor, hala kimsede çıt yok. türkiye'de 20 aralık 2021'de bu yeni işlemin duyurulmayacağını sadece halk bilmiyordu. herkes biliyorken, halk dolandırıldı ve şimdi bize bu sisteme girin deniyor. 3 ay sonra yapay olarak dövizi baskılayıp kar etmemizi engellemeyeceğinizin garantisi var mı? yok. hadi ordan.
entry detroit become human spoiler'ı içermektedir.

--- spoiler ---

bana zalim mi dersiniz bilmiyorum ama ben bu oyunu tam anlamıyla role play yaparak oynadım. baktım oyun her türlü seçeneği sunuyor, o halde neden oyunu düz bir şekilde oynayayım. şimdi normalde hepinizin bildiği gibi androidleri yönetiyoruz ve oyun genel manada bizden baş kaldırmamızı bekliyor. böyle bakınca çok klişe ve sıkıcı. oysa ben realist yaklaştım olaya, biz androidiz, kalbimiz, bilincimiz yok. yaratılma amacımız itaat etmek, emirlere uymak ve insanları refaha erdirmek. tüm oyun boyunca bunu yaptım. bazen zorlandım ama ben androiddim, böyle kodlanmışım.

3 karakterden abla olanın örneğini vermek istiyorum. şimdi manyak bir baba ve küçük kızının evinde hizmetçi androidiz. işimiz evimizi derleyip toplamak. bu manyak baba bir gece çok dellendi, başladı kızına şiddet uygulamaya. ben şimdi tam müdahale edicem. dur sakın yerinden kımıldama dedim. vicdanım yok tabii. adam kemeri çıkardı kızı ölesiye dövüyor. oyun artık bana hareket et diyor. ben de oyunun sınırlarını zorluyorum bakalım bu tercihlere de bir şey yazılmış mı. evet adam kızını döverek öldürdü, ardından beni de öldürdü ve oyuna geri kalan 2 karakterle devam ettim. bir insan olarak pc'nin karşısında çok kötü hissettim ama bu oyunda ben insan değil bir androidim ve diğer tüm karakterlerle aynı durumu üstlendim. siyahi* olan karakter hariç. onda baş kaldırmak zorundasın gibi yazılmış, en büyük eksik buydu. dedektif karakterle patronlarım ne emrediyorsa onu yaptım. tüm bozuk androidlerin belası oldum çünkü ben emir kuluyum.

--- spoiler ---

keşke böyle ağır role play yapabileceğimiz oyunlar sık sık çıksa, evet oynanış yok denecek kadar az ama yaşattığı deneyim üst düzey oldu benim için.
adam sana balığı sormuş, sen hâlâ felsefe peşindesin rakı yanındaki falan diye.
"devlete kin yakışmaz, biz bu cumhuriyeti kanla kurduk ama, insanla büyüteceğiz. ben bunu gazi'den öğrendim."

lozan’da, yaptığı açılış konuşmasında milli şef: 'bütün uygar uluslar gibi özgürlük ve bağımsızlık istiyoruz.'

ölüm yıl dönümünde saygı ve rahmetle...
yorum yapan arkadaşların çoğunun iyi niyetli olduğunu düşünsem de bir grubu komple kötü ilan etmekle tamamen övmek eşit şekilde ayrıştırıcı oluyor.
ben bir türkmen alevisiyim, ve aleviliğin farklı coğrafi bölgelerde birbirinden çok farklı şekillerde pratiğinin yapıldığını biliyorum. mesela ben kendimi pratik anlamda alevi olarak tanımlayamam aslında.
ailemde neredeyse herhangi bir dinle bağlantısız olan bir etik anlayışla yetiştirildim. ve gerek kendi aileme gerek kendi mezhebime bile kefil olamam… kendime bile kefil olamam. ben insanım, ben hata yaparım…
bizi affedersiniz nadir bir hayvan türü gibi süperlerdir müthişlerdir çok iyilerdir diye tanımlamanız beni üzüyor.
ben bana üç kulağım beş gözüm var gibi davranılmasını istemiyorum, arkadaşlarımdan alevi olduğumu saklamak ya da itiraf edilmesi gereken bir durummuş gibi onlara söylemek zorunda olmak istemiyorum. ben benim, aleviysem de benim, sünniysem de benim, dinsizsem de benim.
sen benim kim olduğuma bak, gerisini sallama canım kardeşim.
çocuk sevmemeyi normalleştirelim ne demek amk? küçücük bir çocuğu sevmeyen dünyayı sevmez zaten, sosyopattır, ciddi psikolojik sorunları vardır.
hee hasta değilsen, bilinçli yapıyorsan, bu kadar ilgi orospuluğu da fazla ama.
son zamanlarda rakam 1.500.000 den 2.000.000 çıkmaya başlamıştır. 3-5 yıl sonra ikimilyonu konuşur oluruz.

yatırım yapacaksanız sözde ermeni soykırımına yatırım yapın asla kaybetmessiniz.hep artıyor.
1900'lu yıllarda uygulanan, çökmüş finansal modelleri yeni bir buluş yapmış gibi ortaya atıp, oy toplayan kişidir.
şimdi bu model işe yaradı diye düşünebilirsiniz. ama olaya söyle bakmak lazım. delik bir kova var. ve parmağınızı kapattığınızda su akmıyor. işte burda asıl mesele parmağınızı ne kadar orada tutabileceginiz. suyu kısa süreliğine kesmiş olmanız bir şeyi değiştirmez.

kovayı değiştirmek ya da tamir etmek yerine, sürekli böyle yöntemler denerseniz yorulan parmağınız, boşa giden de israf ettiğiniz su olur.

önümüzdeki aylarda yapılacak avrupa mb toplantıları ya da fed kararları da kovaya dolan suyun şiddetini artıracak. bu sefer de siz delikten su gelmiyor diye bakarken, kova üstten taşacak.

faizi arttırmak, kovayı büyüğü ile değiştirmek olsa , siz faizi indirerek kovayı kucultmeyi tercih ediyorsunuz. israf edilen su da merkez bankasının bastığı paralar olur.
ödeyeceğimiz su faturası da enflasyon olur.

su faturası arttıkça, su sizin için daha değerli hale gelir. şayet güven veren biriyseniz, komsulariniz size geçici süreliğine bir kova verebilir. ama siz herkesle kavga ediyorsanız, size kova vermek yerine, kovaya yeni delikler açarlar.

bu örnek olmadıysa, köpek balığı ya da sünger bob gibi şeylerle de anlatabilirim.

bir de size 3 soruyu sormak isterim.
bakan nebatiyi tercih etme nedeni nedir?
ya da şahap beyi ?
geçenlerde şahap ve nebati beyi tavla oynarken düşündüm. zarlar 3-1 gelse mesela, ikisi de kapı almak yerine, 2 açık veriyordu. sordum, "neden böyle oynuyorsunuz diye?"
-açık korumalı, kırılma garantili bir modele geçmişler.
3. soruyu unuttum...

neyse, sizi yakından takip ediyorum. hayatta başarılar.
sabah gazetesi baş yalayıcısı mehmet barlas'ın, timothy ash'in erdoğan'ın son ekonomi politikasına yaptığı şu kinayeli yorumunu övgü sanarak yazdığı ibretlik yazısıdır.

--- spoiler ---
yazılarını okumayı ihmal etmediğim ingiliz ekonomist timothy ash, son makalesinde türkiye ekonomisine değiniyordu. ash'e göre, cumhurbaşkanı erdoğan tüm ekonomik teorileri altüst ederek türkiye'ye yeni bir model önermiştir
--- spoiler ---

dün de aynı şeyi yapan akit gazetesine ash bir cevap vermişti, övgü yapmadığını açıklamak adına. işte o tweet:

--- spoiler ---
oh dear…looks like someone totally misunderstood what ı said. to underline ı think the current monetary policy settings in turkey are completely insane.
--- spoiler ---

haber
bir lütuftur. kendileri sayesinde istifa edip daha güzel bir işe geçiş yapmışlığım vardır. iyi ki varsınız az bilgili, yüksek egolu, ağzı iyi laf yapan kadın yöneticiler!!
kendi başına mutlu olabilmesi.
mutlu edilmek için değil, kendi mutluluğunu paylaşmak için biriyle olmak istemesi.
stilinin modadan ve trendlerden bağımsız olması.
zevklerini popüler olan şeylere göre şekillendirmemesi.
ne olursa olsun, bu hayata bir kere geldiğimizin farkında olması ve allah gerçekten büyük bir dert vermediği sürece (ciddi bir sağlık sorunu, sevilen birinin kaybı vb.) iyimserliğini, yaşama sevincini koruması.
- nebati bak bakalım nereden para bulabiliriz işler kesat
- efendim kriptoculara vergi koyalım ve binance'a ceza keselim.
- nebati gözlerin parladı
- teveccuhunuz efendimisss

tanım: neden ceza kesildiğini anlamadığım durumdur.
thales ile anaksimandros'un m.ö 600'lü yıllarda milet'teki konuşmasını akla getiren başlık. ikisi de zamanın duayen felsefecileridir de aynı zamanda.
anaksimandros thales'in öğrencisidir de.

bir gün yine evren ve maddenin kaynagi hakkinda düşünce ve tartisma halindeler. dere kenarındalarken thales dönüp, bence her sey sudan meydana gelmiştir. dünyamız da suyun üzerinde yüzmekterdir. sen ne düşünüyorsun?

anaksimandros düşünmüş, her şey sudan meydana geldiyse peki baslangicta suyu nasil elde edeceğiz? suyun üstünde yüzüyorsak taşı alip atalım bakalım ne olacak. hadi su var, suyun altında ne var?
thales, sen sorunu cozmuyorsun. sorunu sonsuza atıyorsun.

thales bu tepkisinin üstüne dönüp soruyor.
peki sen ne düşünüyorsun?

anaksimandros, benim düşünceme göre dünya boşlukta duruyordur.

neden diyor, thales.

çünkü oraya buraya gitmesi ve hareket etmesi için bir sebep yok. dünyamız davul şeklinde ve boşlukta durmaktadir.

peki bosluk nedir, neyden yapılmıştır, kaynağı nedir anaksimandros? diye sorunca thales, m.ö 600lü yıllarda o müthiş teoriyi dile getiriyor.

-işte sorunu sonsuza atmak da burada basliyor thales. benim görüşüm, "sonsuzluktan geldik, sonsuzluğa gidiyoruz."

-

gunumuzde fizik dünyası da yavas yavas artık bu teori ve görüşün izinde gitmektedir.

james webb atılsa ve yorungeye otursa da, bu teoriyi geliştirici ya da çürütücü(!) bazı şeyler kesfedilse hemen keske:) resmen hayattan zevk alınan ufak tefek bir iki bilgi kirintisindan biri.
ingilizce bilmeyen keko bir yazarın kadını taşladığı garip başlık.

olay şöyle, kadının bir memesinde büyük bir tıkanıklık oluyor, bu genelde olabilen bir şey emziren kadınlarda sıklıkla görülür neyse, pompa, sıcak havlu, sıcak su banyosu vb gibi yöntemler denemiş hanımefendi ki genellikle bilinen ve tavsiye edilen yöntemlerdir.

maalesef işe yaramamış, sonrasında enfeksiyon olmuş antibiyotik almış, hatta bu süt pıhtısını gidermek için çeşitli tavsiye üzerine suplement kullanmış işe yaramamış.

deneyebileceği herşeyi deneyip sonuç alamayınca, ateşi artmış, ve ağrısı çoğalmış, memelerde bu arada erkekteki yumurtalıklara benzerler şiştiği zaman aşırı hassasiyet ortaya çıkar.dayanılmaz ağrı kaynağı olabilir.

neyse sonra internette bir şey görmüş kocanıza emdirin kuvvetli şekilde diye, teklif etmiş adam öğürebilirim kusarım ama senin için yaparım demiş ve kuvvetli bir emişle pıhtıyı çıkarmışlar.bebek de rahatlamış çünkü tek memeden gelen süt yetersiz olduğundan huysuzlanıyormuş.

iyi günde kötü günde sözünden bihaber olan yazarlara duyurulur.

kaldı ki tiktokta paylaşmış belki bu sorunu yaşayan birine yardımcı olabilir.
hiçbir kütlenin bulunmadığı, kapkaranlık bir boşluk bulunduğunu düşünmekteyim. ancak bir tahminim de şudur ki insanlık hiçbir zaman bu durumu kesin olarak göremeyecektir. zira evren sürekli genişlemektedir. yatırım tavsiyesi değildir.
bir ara sakallı erkek seviyoruz dediler. sokaklar ışıd militanı gibi adamlardan geçilmez oldu. tertemiz güzel yüzlü, sinek kaydı traşlı adamlar bulunmaz oldu.

bu aralar da her yerde passat kapısı gibi tok sesli adam seviyoruz dalgası çıktı. kime değsen 5 oktav pavorotti gibi konuşmaya çalışıyor bıyığı çıkmamış sabi sübyan.

nezaket, zariflik ne sakalda, ne seste. huydadır huyda. gerisi traş.

varoşu altına bulasan su görünce akar gider. asil insanı 40 kere yıkasan da çıkmaz endamı.
"alem g.t oldu be rıza"-arap sado.
ağır roman.

ne zaman bozuk ahlaklı insanların icraatlarını görsem bu aklıma gelir. filmdeki kabadayı, son derece basit, kendi kelimeleri ile toplumun ilkesizliğini, faydacılığını, çıkarcılığını anlatmış.