Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
meslekte 5. yılım personel eksikliği olduğu zaman ameliyat edeceğim hastayı sedyesiyle bizzat kendim götürüyorum ameliyathaneye ve hiçbir şey kaybetmiyorum.

tahminen meslekte yeni olan ve bu işlerin ekip işi olduğunu bilmeyen bir meslektaşımın beyanı.
yaklaşık on yıldır görüşmediğim babannemin ölüm sebebinin siroz olduğunu öğrendim. bizi, atatürk’ün içki alemi yaptığını ve bu sebeple siroz olup öldüğünü söyleyerek büyüttü kendisi.

atatürk’ü sevmeme hakkı vardır; ama ilahi adalet de vardır.*
haklı bir babadır.yıllardır özel kurumlarda matematik öğretmenliği yapıyorum.uzun zamandır özel okulda değil sadece butik kurslarda çalışıyorum.
özel okulda yarak kürek işlerden öğretmenlik yapmaya zaman kalmıyor.
çok komik rakamlara öğretmen çalıştıyorlar.
1 ay önce yine kısıklı'da bilinen bir kolej aradı görüşmek için.müdür bir saat konuştu.okulun geçmişinden girdi veli profilinden çıktı.öğretmenliğin yanında veli araması,sosyal etkinliklere destek falan bir sürü şey istiyor.
neyse konu maaşa geldi.maaş 4500 tl dedi. 3 gün gelirim dedim.yok biz 6 günlük düşünüyoruz dedi.
kolay gelsin dedim çıktım.
veliye her türlü bindirimi yapan bu kuruluşlar öğretmene gelince maaşı düşürebildiği kadar düşürüyor.
ve bir çok arkadaş hayat koşulları gereği mecburen çalışıyor.
veliler gidin öğretmeninizi kontrol edin.
5.5 -6 gün hayvan gibi çalışan öğretmenden çocuğunuza hayır beklemeyin.
artık ders vereceğim çocuklara soruyorum hangi okuldansınız.herkesin bildiği özel kolejlerden geliyorlarsa konuları en temel düzeyde anlatıyorum.
daha bu hafta ilkokuldan beri namlı bir koleje giden bir 12. sınıf öğrencisine çarpım tablosunu yazdırdım.bu kolej bir de ingilizce eğitim veriyoruz falan diye övünüyor.lan 12 yılda bari çarpım tablosu öğretseydiniz.çocuğun babası en az 2 ev parası gömmüştür bu okula.
bu özel okul işinden bıkan biraz öngörülü veliler okula bayılacağı parayı özel derse veriyor.hoca ile uyum saglayamaz ise hemen yeni hoca buluyor.her türlü öğrenci verim alıyor.
abd, 30 yıl önce birinci körfez savaşında saddam'ın tepesinde siha uçuruyor, tüm dünya bu sihaların gönderdiği görüntüleri cnn'den izliyordu.

adam gelmiş batılıların onlarca yıldır kullandığı teknolojiyi yaptık diye övünüyor. ne yapalım şimdi? ülkenin anasını siktiğiniz gerçeğini siha yaptığınız için unutalım mı?

bu arada türkiye'nin en zeki gençleri iş bulamayıp yurtdışına giderken, erdoğan'ın ballı damadı tsk'ya onlarca siha satarak bu yaşında milyoner oldu? oğlum çok gerizekalısınız lan.

1995 yılında abd ordusuna katılan uydu kontrollü predator siha.
hababam sınıfında bir müfettiş vardı ya hani. müdür sınıfa gelip onu tanımlarken “her sene aynı soruları sorar, sırası bile değişmez” demişti.

heh işte bu adamın da değişikleri skor, rakip, ihtiyaç ne olursa olsun hiç değişmiyor, hep aynı, sırası bile aynı
(bkz: yurttan manzaralar)

cinsel açlık, sapıklık türkiye'nin oluk oluk kanayan yarasıdır. iğreniyorum.

yıllar önce görev icabıyla kısa süre bulunduğum bir ilde gece yarısı yükselen eşek sesleri rahatsızlık vericiydi. bunu sorduğumda acı gerçekle yüzleştim. taşak geçiyorlar sandım başta ama.. sonrasında ensest ilişkileri duydum.. o günden beri aynı dünyada yaşadığımız için lanet ediyorum.

edit: lütfen şehrin adını sormayın. karalama gibi bir amacım yok.
okumayı öğrenenlerin boyaması için bir elma ağacı vardı. her bir öğrenci için ayrı elmalar vardı. ben biraz geç sökmüştüm okumayı, herkes boyarken ben utanır cam kenarına saklanırdım. öğretmenim bu durumu farketmiş bir gün ben köşede saklanırken yanıma gelip, geç kızaran elmalar her zaman daha tatlı olur demişti. hiç unutmam. geç olsun, tam olsun.
sahip olunan vasat fiziksel görünüşün ve fazla kiloların yalnız kalmaya sebep olacağı düşüncesi ve bunla birlikte oluşan gelecek kaygısına ilişkin iç hesaplaşmalar. güzel olmamak hayatımı mahvediyor ve elimden hiçbir şey gelmiyor. 36 beden ve doğal güzel olmak için mevduatımın en az yarısından vazgeçerdim.
devamlı gıda yönetmelikleri değişiyor

ekonomik krizin hissettirilmemesi için önce gramaj küçültüldü.

bir noktadan sonra artık ambalaj masrafıyla başa çıkılamaz hale geldi.

40 gramlık çikolata 30 grama düştü, 20 grama 15 grama düşse ambalajına yazık. koca bar çikolata bir lokmalık hale gelecek. ve insanlar almayacak

zam da yapmalarına izin verilmiyor

mecburen daha kalitesiz ve daha kalitesiz malzemeden üretilmeye başlandı

ne tavukta tat kaldı, ne kırmizı ette, ne şekerde çikolatada dondurmada

yağı da alıniyor vitamini de, su da katılıyor içine donduruluyor süt, yersen...

(bkz: kokolin)
yurtta kalırken ikinci yılın başında yeni öğrenciler geldi. gece yoklama alan görevliye sürekli bilgisayardan anlayan biri var mı sorusu sorulmuş, adam herkese benim odayı vermiş.

bir çocuk geldi köyden gelmiş, laptopu yavaş. dedim ki bunu söğüşlerler yazık bir ssd aldırıp takayım. diğeri gelmiş format istiyor, ona atıyorum millet duyunca e benimkine de atsın diye geliyor. yurt vakıf yurdu, çocukların durumu iyi değildir diye kırmamaya çalışıyorum.

bir gün gece 1, hayvanın biri kapıyı çalmadan odaya girdi ışığı açtı. " beni fatih abi yolladı bilgisayara format atsana" dedi. sinirden çocuğa bir tokat attım bağırış çağırış yurt ayağa kalktı. belki bilgisayara format atmadım ama hayvana kesinlikle format attığımı düşünüyorum.

sabah kağıda format 50 lira yazıp kapıya yapıştırdım. formatçılar bıçak gibi kesildi.

işiniz için sembolik de olsa bir para talep etmenizi tavsiye ederim. karşıdaki insan size karşı mahcup hissetmez, bedavacılar ise sizden uzak durur.
böyle travmatik, sorunlu ve kadın düşmanı bir toplumda yaşlanmayı yaşa bağlamak anlamsız.

edit: bu kadar beğenileceğini hiç düşünmemiştim. dilerim güzel günler yakındır hepimiz için. biz ne yaparsak birlikte yaparız! hem de en güzelinden yaparız!
uzun zaman sonra yeni tanıştığım birini hayatıma almaya çalıştım. birlikte geçirdiğimiz zamanın kalitesi ve güzelliği sebebiyle bu düşünceye kapıldım ve acaba olabilir mi diye düşündüm.

olmuyor arkadaşlar, tek taraflı çaba ve değerle olmuyor. karşı taraf istekli gibi görünse de görüşme konusunda tüm sorumluluğu sizin üzerinize yıkıp kendisi bu konuda en ufak bir girişimde bulunmuyorsa, uzaktayken iletişiminiz zayıf kalıyorsa olmuyor o iş.

yeni birini tanımaya bir süre daha kapıları kapatmaya karar verdim. yeni biri beni tanımak isterse tanıtırım, anlatırım. ama ben tek başıma çabalamayacağım, kimseler kusura bakmasın.
gerçekten kültürlü ve zeki bir kadın ortamlarda ben çok zekiyim çok kültürlü bir kadınım diye bağırmaz. gerçekten kültürlü bir kadın her daim öğrenmeye açtır ve her daim eksiği olduğunu bilir, genelde mütevazi kişilerdir ve şu bir gerçek ki cahil bir insan bir ortamda "ben çok kültürlü bir insanım" diyerek olmayan egosu ile ortalarda dolaşır. zeki kadın ortama uyum sağlayan kadındır, zeki kadın bir insanı anlamaya çalışan kadındır, zeki kadın nerede ne yapması gerektiğini bilen kadındır, zeki kadın duyguları ile mantığını senkronize bir şekilde kullanan kadındır, zeki kadın bir insanın seviyesine inebilen kadındır ve zeki kadın çoğu şeyi görüyor olsa bile düşüncelerinin doğru çıkıp çıkmayacağını bekleyen kadındır. ben hiçbir yetkin insanın ortalıkta "ben harikayım" diye bağırdığını duymadım.

erkeklerin böyle kadın yoktur demelerine pek bakmayın, çünkü adamın seviyesi neyse hayatındaki kadınlar da aynı seviyede olacaktır. tabi erkekler genel olarak böyle bir kadın yerine şöyle işveli, cilveli, onlara hayat ışığı olacak, onlar ne yapsa affedecek, pozitif bir şekilde onları sürekli pohpohlayacak, hayat dolu kadınları tercih ettikleri için böyle bir kadınla olmak imkansızlık seviyesinde olacaktır. ha zeki kadın bir insanı genelde anlamaya çalışır. insanların seviyesine inmeye çalışır ama günün birinde bunun olmayacağını anlar, olmaz çünkü karşısındaki adamı anlasa bile o adam onu genellikle anlamaz.

zeka ve kültür instagram kullanmıyor olmakla, bir iki kitap okumakla olacak şey değildir. beynin sürekli olarak çalışması anlamına gelir, her daim bilgiye aç olmak anlamına gelir ve üzgünüm ama çoğu zaman aptallar arasında çıkış yolu bulmaya çalışmak anlamına gelir. zeki ve kültürlü kadınlar bir yerlerde var, siz merak etmeyin tek sorun siz onları bulacak, bulsanız bile hayatınızda tutacak kadar zeki bir adam mısınız?

zeki kadın çoğu zaman için bir şeyleri en başından anlar ama yaşayarak da görmek ister aynı zamanda. yanılmak ister ama çoğu zaman yanılmaz. zeki, karakteri sağlam ve kültürlü bir kadın bir adamın hayatında başına gelecek en mükemmel şeylerden birisidir, bu kadın sizi seviyorsa ve sizin yanınızda kalıyorsa bu harika bir şeydir ama bunun kıymeti çoğu zaman için bilinmedi ve bence hiçbir zaman da bilinmeyecek.
şirketim.

her sabah ofise girdiğimde benim şu an yatağımda uyumam lazım diyorum.

öğlen oluyor,

benim şu an spordan dönüp kahvaltımı yapıyor olmam lazım diyorum.

her gün bu döngü devam ediyor, resmen acı çekiyorum artık.
ön edit:
başlığı açan topuklamış.
video
---------------------------------

(bkz: orospu cocugu)

arkamdan boyle gelen tipler icin, onumdeki aracla arayi hizla kapatiyorum ki makasa giremesin.

edit:
mesajla cok kisi yapma etme demis. sagolsunlar. haklilar, bu tek hücreli amipler aradaki mesafeyi hesaplayamayip yine de girmeye calisarak kazaya sebep oluyorlar.

sadece, onumdeki aracla belirli bir mesafe varken, makasla onume aniden gelen, 1 metre otemdeki suursuz bir yavsakla muhattap olmak istemiyorum.

en dogrusu yine bu tarz magandalardan uzak durmak sevgili sozluk. kendinizi ve sevdiklerinizi koruyun bu ruh hastalarindan.
ilk 11 çıktığı ilk maçta 1 gol attı (ince bir ofsayt), 1 direkten döndü, 1 topu çizgiden çıktı, 1-2 tane rakip kaleci çok iyi çıkardı, 1-2 tanede araya çok iyi asist tadında pas bıraktı. bunların dışında her topa bastı, savunmayla boğuştu, top tuttu, top indirdi.

çok heyecanlı ve istekliydi.

gerçekten çok kötü transfer.

edit: finishing çok yüksek değil. bir mario gomez bitiriciliği yok maalesef. zaten son vuruşta çok iyi olsa lukaku oluyorsun. aboubakar düzeyi finishing var kendisinde yeterli olacağını düşünüyorum. her maç 1-2 kaçırır 1 atar gibi duruyor.
lanet bir ev sahibim olmasına rağmen haklı bulduğum ev sahibidir. koşullardan bağımsız kira ödemesini aynı gün başka bir yere vermek zorunda olabilir, farklı bir plan yapmış olabilir. sonuç olarak karşılıklı olarak bir alışveriş içindesiniz ve aldığınız hizmetin bedelini gerektiği şartlarda teslim etmelisiniz.

işbu entry asla aç gözlü ev sahiplerini korumamaktadır. benimki de onlardan biri, ancak tek geliri kira getirisine bağlı olan ev sahipleri de olabiliyor. gününde gelmeyen para insanı bazen derin krizlere sürükleyebilir, bilemezsiniz.

edit: imla
37 dakikada kendisinin 25 katı maliyetli mesut özil'in 1 sezonda verdiği katkıyı vermiştir.

onlar ağlamasın da kim ağlasın...
lan anlamıyorum sizi ya, çok aptalsınız lan çok. boktan bir ligimiz var. bu ligde şampiyon olmak için öyle 9 milyon alan falcaolara, 10 milyon alacak cavanilere, van persielere falan gerek olmadığı kaç sörloth daha gelip boktan ligimizin içinden geçince anlayacaksınız???

hayır yani sörloth'un gomis'in valencia'nın yapamadığı ne bekliyorsun bu cavani'den, 60 gol mü atacak. gelse kaç gol atacak amk? maksimum 25-30. ee adamlar bunu sörloth denen dallamaya o ücretin 1/10'unu vererek de yaptılar zaten. gomise 2 milyon verip 30 gol attırdılar, aboubakar neredeyse yol+yemeğe oynuyordu lan. boupendza adını dahi bilmediğim bir ligden gelip götünü kaşıya kaşıya gol kralı oldu bu ligde. dümdüz bir oyuncu olan larin bile 20 gol attı. vedatı zaten biliyoruz.

bak kendi takımımızdan örnek vereyim de anla. yunanistanda kimsenin takmadığı pelkas burada alex muamelesi görüyor. anladın?

sen ligini ne sanıyorsun amk. akşam altay'la oynayacaksın altay'la.

altay'ı da yenmek için cavani'ye ihtiyacın varsa siktirgit zaten senin büyüklüğün falan kalmamış.

malatyaspor'a, konyaspor'a, hatay'a gol atmak için cavani'ye mi ihtiyacın var lan?

bak adamlar seni kadıköyde mustafa muhammed denen gencecik bir çocukla devirdiler, cavani olmadığı için mi yenildik sence o dandik maçta???

adamlar aboubakar'la, sörloth'la, gomis'le şampiyon oldular. hepsi maksimum 2 milyon euro alıyordu.

boktan ligimizde o teneke kupayı kazanmak için iyi bir taktik artı valencia bile yeterli amk. iddia ediyorum valencia zaten 20-25 golü geçer. (geçen sene beden eğitimi hocası erol varken kamp yemeden 12 gol 5 asist yaptı, bu sene sakatlanmazsa 20 gol rahat atar)

artı 5 gol için de senelik 10 milyon verecek kadar aptal bir yönetime sahipsek takımı kapatalım. yönetimde bu potansiyel var o yüzden umarım cavani rest çekip gelmez.

bak futbolla kafayı yemiş fanatik. ligimiz boktan, kupamız teneke, şampiyonlar ligi artık hayal. kapiş? tarladan hallice sahada ayağa dalmaktan ve 10 kişi defanstan başka bir bok bilmeyen takımlara karşı kaleye 2 top yuvarlamak için cavani'e ihtiyacımız yok.
federasyon denen futbolun katili yüzünden bunlar para kazanıyor. 15 yaşında hiç futbol yeteneği olmayan bir çocuğu al 3 sene alt yapıda yetiştir bu salih denen muhtereme nal toplatır.

mahalle aralarında top tepen birçok çocuğun hakkını yiyen haramzade bu ve bunların türevleri. sergen hoca ne yapsın? yerli ve milli! iyi futbolcu mu var amk yerinde.
9 canlı futbolcu. her maç en az 4-5 kere kurşun yiyor. tekrara bakıyorsun kurşun sıyırmamış bile. çok yetenkli bir kardeşimiz ama şu an kritik bir eşikte ya hem iyi futbolcu ve iyi bir sporcu olmayı seçecek yada burak yılmaz olacak,caner erkin, arda turan olacak. tercih kendisinin.
bugün, herkesi şaşırtma planım var. duş ve traş sonrası; bugün görüş olmayan hastaneye gireceğim, akşama gideceğimi söylediğim uzun yoldaki aileme erkenden gideceğim, yolda kardeşime sürpriz yapacağım.
becerebilirsem, herkesi mutlu etmeye çalışacağım, her zamanki gibi...
tunahan'ın hamza'ya "peynirli omlet mi yaptın" demesi, hamza'nın karşılık olarak "sütün içine peyniri koymuşsun konuşuyon" diye çıkışması, ampır ampır konuşması, sonuçta ise tunahan'ın götü kurtarması ama hamza'nın son elemeye kalması.

ahahahaha. paha biçilemez bir göt oluş yaşadık ekran başında. dallama hamza.
her maç en az bir kere yaptığı topu kontrol edeyim derken rakibe kaptırma alışkanlığı sonucunda yine golü yedirdi. tıngır mıngır gelen topları bile kontrol edemiyor bazen. top kendi sahamızda bu adama gelince bir sakrlık yapacak diye inanılmaz geriliyorum. oysa temel futbol bilgileri bunlar, galatasaray 11’inde oynayan bir oyuncunun sürekli bu hataları yapma lüksü yok.
bu kadar itici olmayı şampiyon olmaya başlayınca başardı. çekemeyen renklilere itici gelmeye başlaması gayet doğal. sonuna kadar arkandayız sen bu yoldan devam et hocam.
yahu arkadaş bu kadar mı zor geliyor size, gündemdeki bir konu hakkında iki satır okumak ve ondan sonra bir fikir, bir kanaat, söyleyecek bir söz sahibi olmak?

taliban afganistan'da devleti ele geçirdi ve şu an afganistan'da iktidar. söz konusu uçaklar ve helikopterler afgan hava kuvvetleri'ne ait. afgan hava kuvvetleri de bundan sonra taliban'ın emrinde olacak. yok nasıl uçuracaklarmış, yok nasıl kaldıracaklarmış... humeyni iktidarı ele geçirdikten sonra iran'ın uçakları nasıl uçurulduysa öyle uçuracaklar. dün, bir önceki afgan iktidarının emrinde çalışan pilotlar, teknisyenler, yarın taliban'ın emrinde çalışacak.
bugüne kadar başka yerde hiç karşılaşmadım duymadım. merak ediyorum böyle bir batıl inanç başka hangi yörede var.

eskiden bizim orada yeni doğan çoçukların sırtına ya da bacaklarına jilet atıyorlarmış. bir de tuzluyorlarmış.

tuzlama sebebi; bebiş kokmasın, ilerde teri koku yapmasınmış.

jilet atma sebebi; bebişteki kötü kan akıp gitsin diyeymiş.

bu işi bizim köyde yapan bir kaç kadından biri de babaannemmiş. ben doğdum zaman annem babaannemin baskısına dayanamamış jilet atmışlar bana.

sırtımda ve bacağımda toplam 47 tane jilet izi var.

pis kanıp akıp gitti mi bilmem ama bu jiletlerin faydasını hayatımda bir kere gördüm. hem de ne görmek.

polis akademisi mülakatında bu jiletler sayesinde elenmiştim. eğer elenmeseydim akademiye girmiş olsaydım mezun olacağım sene akademinin komple kapatılıp tüm öğrencilerine “fetö” damgası vurulduğu seneye denk geliyordu. jiletler sayesinde “fetöcü” olmaktan kurtuldum.

mülakata girdiğim komisyon jilet izlerini görünce dehşete düşmüştü. kimisi “yok tinerciler sana jilet atmış” inkar ediyorsun, kimisi “kesin sen işkence gördün dikenli telden geçirmişler” diyor bir türlü inanmadılar.

ayrıca leş gibi terim kokuyor tuz da bir boka yaramadı.