Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
helal olsun berkan'a aklimdan geceni son dakikada söyledi.

"ben benchte oyun kazanmak istedigim icin evrim dahil herkesi desteklerim, adaya dönünce bir şey paylasmak istemem(hayat görüslerimiz farklı)"

bravo lan, valla bu işin özeti budur.

evrim umarım defolup gidersin tez zamanda.
artık çabalamayı bıraktım. anlamıyorlar, anlatamıyorum.
sevgili sığırlar, (bkz: gerilla taktiği)nde halkın desteği olmazsa olmazdır. halk desteklemiyorsa gerilla savaşı mümkün değildir.
hani diyorsunuz ya yılanın başını küçükken ezeceksin. yılanın başını ezemiyorsunuz, yılanı sinirlendiriyorsunuz sadece.
o çocuklar polisten korkacak, içten içe kin tutacak. kimisi dağa çıkacak. kimisi dağa çıkanları destekleyecek.
beyinlerini yıkamışlar ondan çıkıyorlar diyeceksiniz. beyinlerinin yıkandığı doğru ama yıkayan pkk değil sizsiniz. kendi kendinize düşman yaratıyorsunuz.

bildiğiniz gibi devam edin amına kodumun dangalakları. çatışmada ölen siz değilsiniz nasılsa. verirsiniz parasını bedelli yaparsınız, gerekirse çürük raporu alırsınız, pembe tezkere bile alırsınız da yine de ölen siz olmazsınız.
şehit cenazesinde iki timsah gözyaşı dökersiniz olur biter.
anneler gününü en buruk geçiren üç tür insan olur: evladını kaybedenler, annesini kaybedenler, çocuk sahibi olamayanlar. umarım sosyal medyalar bu durum gözetilerek şekillenir.
iyi erkek bulmak kolay ama iyi erkek tanımı ancak yakışıklı, kaslı, statü sahibi, uzun boylu, zengin gibi özelliklerden birkaçı aktif olursa sizin için anlam ifade etmiyor mu? birbirimizi kandırmayalım.
şifa mifa dilemiyorum.
hakkına hukukuna girdiğiniz kim varsa misliyle çıksın.

edit: gaddar diyenler oldu. gaddarım kardeşim.
"görüyorum ki çaresizliği tatmamışsınız" diyen dilek özçelik' e sadaka verir gibi para vermeye kalkan zerzavata da diliyorum aynısını.
çaresizlik nedir öğrenirler biraz.
ilahi adalet var mı yok mu bi görelim bizde.
medeniyet nedir bilmeyen ak troll'lerin düşük kapasiteli beyinlerini yakan öneridir. 25 yıldır akp'nin bisikletliler için yapmadığını yapar ve istanbul'u medeni bir şehrin olmazsa olmazı bisiklet yollarına kavuşturur ise bisikletimi alıp uyacağım öneridir.

tabii ki 11 mayıs'a yetişmeyecektir, rantını öyle bir yediler ki bu şehrin önümüzdeki 2 yıl içerisinde yapılsa ona da razıyız. az oksijen alırsın ak troll olmaz mı? 20 tane hesap açıp önünde makarna tenceresi ile burada ilgi diye ağlamaktan çok daha iyidir emin ol.

kimdir bu başlığın sahibi?
eksi2017, deniz mavisi vosvos, nick bulmam lazim, sanat filmi izliyorum, vosvos 1303, turkuaz vosvos, turuncu vosvos ve putlari yeniden deviren nesil'in yan hesabıdır.
osmanlı'yı sahiplenmek başka bir şey, saplantı haline getirmek başka bir şeydir. tutunacağımız tek şey, osmanlı değil. selçuklular, göktürkler, hunlar da var. zengin tarihimiz sadece osmanlılardan oluşmuyor.
sürekli atmıyorsa saygı duyarım, sidik yarıştırmıyor sonucuna erişirim.

hiç atmayıp kendisi de aktif kullanmıyorsa saygı duyarım, sosyal medya ile genel olarak işi yok derim.

ancak benimle atmayıp da aktif bir şekilde paylaşım yapıyorsa yedeklere saygısı sonsuzdur ve ilişkinin biteceğine dair inancı tamdır. romantik bebeler bu numarayı yiyebilir, ben yemem.

ama en tehlikelisi sizinle çok nadir atıp genel olarak aktif kullanıyorsa bilin ki bu kadının size tekmeyi bastıktan sonraki sevgilisi instagram listesindedir, sırf kıskandırma amaçlı sizi kullanıyordur.

hayatın gerçekleri bunlar, romantik duyarcılar eksileyecek bu yazımı, realist bireyler ise hak verecek.
(bkz: terörist)

terörizm tanımı;

1.topluma korku salma, insanları korkutma, yıldırma eylemlerinin tümü
2.siyasal bir amaca ulaşmak için terörü bir yöntem olarak kullanma.

bu tanımlardan yola çıkarak söyleyebiliriz ki, sevda noyan adlı bu şahıs bir teröristtir.
bazen kafam kıyak bir halde eve geliyorum ama ben eve mi geliyorum başka bir yere mi geliyorum hiç farkında değilim. ne yaptığımın farkında değilim. geçmiş acıtıyor, geleceği düşünmek istediğimde ise kaçıyorum, korkuyorum arada kalmışlık sendromu böyle bir şey sanırım.
etrafımda çok güzel kadınlar ve çok iyi adamlar var ve baktığımda baktığımda çoğu yalnız. uzun süredir de hayatlarında kimse yok. sebebi ise yalnızken sorumluluk duygusunun olmaması ve özgür hissetmeleri. yalnız olduğun için kimseye bir şey sormana gerek yok, kimseye bir şey açıklamana gerek yok, gereksiz ve saçma sapan tartışmalar yok, devamlı hayatına karışan birisi yok, yalan yok, acaba şimdi kızar mı diye düşünmene gerek yok, ayrılık sonrası acı çekmene gerek yok.

sorumluluk ağır bir duygu. insanlar sorumluluk duygusunun olmaması rahatlığına alışmışlar. ama bir süre sonra en yalnız kalmaya alışmış olanı bile eninde sonunda ilişki düşünecektir. çünkü insanlar hayatında sevgi olmazsa farkında olmasalar da büyük eksiklikler yaşarlar. kaliteli yalnızlık falan deseler de her insan kendi içinde mutlu olduğu bir ilişki ister. ilk başta eksik olan bu sevgi ihtiyacını arkadaşlarından, evdeki kedisinden veya köpeğinden ve hatta tek gecelik ilişkilerinden karşılarlar ama eninde sonunda durum bir ilişkiye evrilecektir. ve bu döngü böyle devam edecektir bir yere kadar.
son durumda fark yaratmayacak olay. sağlık durumu uygunsa mansur yavaş, olmazsa ekrem imamoğlu seçilir.

mansur başkan kürtlerden oy alamaz diyen yanılır. kürtler milliyetçi ile kafatasçı arasındaki farkı anlayabilecek insanlardır. mansur başkan milliyetçi olabilir ama ülkeyi seven kürtler de milliyetçidir. her mikrofonu alınca bölücü konuşmalar yapan vatandaş yüzünden biz 2 ayrı millet olmadık.
bakın benim bir arkadaş var doktor. inanılmaz da kafalı bir çocuk.

uzmanlığı bitirdikten sonra atandığı eğitim araştırma hastanesinde kendi branşının servisinde bir yolsuzluk ile alakalı soruşturma açılıyor. benim arkadaşı da heyette görevlendiriyorlar.

soruşturma sürerken bizimki de olayların içinde tabi, mevzu kabak gibi ortada.

olay hastane yönetimi ve sağlık bakanlığı ortak yapımı olarak kapatılıyor.

bizimki de "bu memleketten hiçbir halt olmaz" deyip zorunlu görev süresini tamamlamanın da verdiği rahatlıkla istifayı basıyor, gidiyor abd'ye abd'de bir üniversitede neredeyse karın tokluğuna çalışmaya başlıyor. içinde yer aldığı ekip ile keşiflere imza atıp literatüre "adını" geçiriyor.

bu adam, bu ülkede çalışıyor olsa muazzam bir evde oturuyor ve muazzam bir arabaya biniyor olurdu. şu anda 1+1 bir evde kirada oturuyor, ilk arabasını 6. senesinde aldı.

bu ülkenin yetişmiş beyinleri, ülkenin ahlak seviyesinden kaçıyor gelir seviyesinden değil.

edit: 3-5 mesaj gelince ayrıntı vermek durumunda hissettim kendimi, deniyor ki "üzeri örtülecekse neden soruşturma açılmış?" deyu. öncelikle konunun başlangıcı bir ihbar ile oluyor. mevzu da şu, atıyorum belirli bir sürede atıyorum 50 hasta var ancak 700 kit kullanılmış gibi. arkadaşım bu denli farkın "fiili olarak" mümkün olmadığını söylüyor ancak "evet ya 700 kit 50 hastaya tekraren kullanılmış" gibi fiiliyatta ve hayatın olağan akışına aykırı bir rapor ile konu kapanıyor.
daha önce de yazdım yine yazıyorum;

erdoğan ne zaman kalabalığa karışıp, karantinadan çıkarsa o zaman korona'nın azalıp, bitme noktasına geldiğine inanırım. onun dışında sağlık bakanı ister günlük 100 vefat söylesin, ister 10 vefat söylesin farketmez.

ben rte'ye bakarım. gerisi boş.
84 yaşındaki babam ile 75 yaşındaki annemi sokağa uğurlamama fırsat veren izin. babam traşını olup, takım elbisesini kravatını çekip iki dirhem bir çekirdek hazırlanmış. öyle mutlulardı ki. maskelerini takıp güle oynaya çıktılar. bu insanlar 5 sezon 100 bölümlük dizilere saramıyor, twitter, instagram, facebook takip edemiyor, çoğunlukla kitap bile okuyamıyor. kalitesiz ulusal kanallara mahkum oluyor. 2 ay evden çıkamamanın onlar için ne demek olduğunu anlamamız mümkün değil. vu iki aylık süreçte maske takmanın, her yere dokunmamanın önemini öğrendiler zaten. bırakalım azıcık nefes alsınlar.
elleri güzel insanları gözlemliyorum cevremde bulunan. elleri güzel olanların ilginç bir şekilde karakterleri de güzel oluyor

edit : mesaj kutum alev almış. yazmayın erkeğim

petito : ellerinizin fotoğrafını çekip neden bana atıyorsunuz aq
gene komisyon peşinde koşuşan dilenciler türemiş. uzun uzun yazıyorlar bir de bilgi verir gibi, en sonunda da dileniyorlar. bir bitmedi şu üç kuruş komisyon alacam diye uğraşan karaktersiz dilenciler.

tanım: bok gibi paradır. hayatınızı karartır. üç beş lira kazanacam diye tüm gün gözünüz telefonda olur. bu dilencilerin sözlerine inanmayıp hiç bulaşmamak en iyisi.
japon: mekaniği sağlam kaporta çöp.
alman: kaporta sağlam mekanik çöp, üstelik pahalı.

hele otomatikse kesinlikle japon. bu kadar basit. o yüzden dikkat edin arabadan anlayan adam honda, toyotaya biner. astraya, golfe binen arkadaşlar binmeye korkuyor arıza çıkaracak masraf çıkacak diye. sikmişim öyle arabayı.