biz neden vergi ödüyoruz 1 kişi bana bunu açıklayabilir mi? neden yani neden? her zor zamanda futbol kulübü gibi sms kampanyası başlatılacaksa neden vergi veriyoruz yok mu açıklayacak biri?
ya da fransızlar, amerikalılar niye ihtiyaç duymuyorlar sms'lere?
(bkz: ihtiyat akçesi)
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
kompleksli bir kadın. programlarına kültür, eğitim ve yaşam olarak kendinden aşağıda olan insanlar çıktığı için, bunların arasında kendini entelektüel ve bilge sanıyor. insanlara tepeden bakıyor, narsisizm belirtileri taşıyor.
yaklaşık 100 yıllık cumhuriyet tarihinde hem ekonomik olarak, hem siyasi olarak çok zor günler yaşadık. ama koskoca devletin bu kadar aciz bir duruma düştüğü başka hiç bir dönem olmamıştır.
(bkz: akp döneminde gerçekleşmistir)
(bkz: akp döneminde gerçekleşmistir)
köpeklerin yeri sokaklardır insansız sokaklar istiyoruz diyen ruh hastalarının eseridir. buyrun işte. insansız sokaklar ve köpekli sokaklar. hani köpeğin yeri sokak ya.
umarım yine borcha vardır bu oyunda. hey gidi at hırsızı borcha seni lord yaptım diye bütün diğer lordlar ayaklanmışlardı o köylüye nasıl toprak verirsin diye. bilmezlerdi ki "köylü milletin efendisidir."
semptomları ağır gitmeyen hastalar taburcu edilip, evde karantinada kalmaları isteniyor ve yine belirli bir süre sonra test ediyorlar. tedavi evde devam ediyor yani. test sonucu negatif çıkmadan iyileşmiş olmuyorlar.
ne kadar kötü niyetli insanlar var, anlamak mümkün değil.
ne kadar kötü niyetli insanlar var, anlamak mümkün değil.
(bkz: gerizekalı)
adam ölse "ilgi çekmek için yaptı, 2 gün sonra dirilir." diyebilecek orul orul o. çocukları var sözlükte.
siz şu sözlükte bile ilgi çekmek için ailenizi, ananızı, bacınızı, onurunuzu kullanabilirsiniz. ama türkiye'nin en büyük takımında bütün başarıları yakalamış, taraftarın sevgilisi olmuş, kulübün en büyük 2-3 efsanesinden biri olan fatih terim sırf federasyona ders vermek için kızını ağlatmaz. sizin gibi hastalıklı insanlar virüs nedeniyle ölür umarım. kötülükten başka bi şey değil içiniz.
siz şu sözlükte bile ilgi çekmek için ailenizi, ananızı, bacınızı, onurunuzu kullanabilirsiniz. ama türkiye'nin en büyük takımında bütün başarıları yakalamış, taraftarın sevgilisi olmuş, kulübün en büyük 2-3 efsanesinden biri olan fatih terim sırf federasyona ders vermek için kızını ağlatmaz. sizin gibi hastalıklı insanlar virüs nedeniyle ölür umarım. kötülükten başka bi şey değil içiniz.
kupon arazileri paraya çevirince çıkarır bağışladığı parayı. benden ne satmamı bekliyor acaba? benim gibilerden? bir şerefimiz kaldı elimizde. onu da satıp aktroll mu olmamız gerekiyor? olmuyorum arkadaş. şerefimle aç kalırım daha iyi.
cem yılmaz sağlık bakanlığı sözcüsü olmadığına göre ne bekliyorsunuz ondan?
ayrıca cem yılmaz normandiya çıkarmasında da görülmemişti. o zamandan beri böyle.
ayrıca cem yılmaz normandiya çıkarmasında da görülmemişti. o zamandan beri böyle.
o dönem yapılan domuz gribi influenza testi pozitif çıkmıştı. sanırım o salgın domuz gribi salgınıydı.
sözlük üzerinden uzun zamandır tanıdığım bir çaylak yazar ablam, bir anne çalıştığı ünlü bir marka börek işletmesinden ücretsiz izine gönderilmiş ve evde engelli çocuğu ile birlikte süreci geçiriyor. bir başlık açmamı istemedi ancak sakarya'da yaşayan yazar arkadaşlar bu ablamıza en azından erzak alma, engelli çocuğunun ihtiyaçları için yardım etmek isterse bana ulaşsınlar ablamıza yönledireyim.
kıymeti bilinmeyecek olan kızdır.
sözlükteki gerizekalı çin duyarcıları damlamadan tekrar yazalım;
batı medeniyeti (araplar dahil) bu yamyamlara haddini bildirmek için birleşmezse, başımıza daha çok müsibet gelir.
bunlarda empati, insanlık falan yok.
batı medeniyeti (araplar dahil) bu yamyamlara haddini bildirmek için birleşmezse, başımıza daha çok müsibet gelir.
bunlarda empati, insanlık falan yok.
ah bir boş zamanım olsa da şunu bunu yapsam denilen şeyler o bos zaman elde edildiğinde yapılmıyormuş. ınsan bir seyi yapmayı gerçekten arzu ediyor ise kendi boş zaman yaratabilirmiş bos zaman beklemek anlamsızmış.
"beni bekleme anne, ben topraga söz verdim."
mekan: kutahya er egitim tugayi.
gorev: muhtemelen henuz usta birligine gitmemis bir acemi hava piyade er. ölüm riski sifira yakin.
"bugun de olmedim anne."
mekan: malatya 7. ana jet üssü.
görev: muhtemelen cayci. kaynar suyu dikkatli kullanirsa ölüm riski yok.
mekan: kutahya er egitim tugayi.
gorev: muhtemelen henuz usta birligine gitmemis bir acemi hava piyade er. ölüm riski sifira yakin.
"bugun de olmedim anne."
mekan: malatya 7. ana jet üssü.
görev: muhtemelen cayci. kaynar suyu dikkatli kullanirsa ölüm riski yok.
mutluyum.
ilk gelen 15 bin kisilik kafile hicbir test veya önlem alınmadan anadolunun 4 bir köşesine gönderildi. son kalan 5 bin kişi sosyal medyadan gelen tepkiler sebebiyle karantinaya alındı ve aralarında çok sayıda corona pozitif insan çıktı.
ilk gelen 15 bin kişiyi hiçbir önlem almadan ülkenin dört bir yanına gönderen diyanet ülkemizi çok ciddi zarara ugratmıştır.
bu 15 bin kişinin arasında corona pozitif olan cok sayıdaki insan virüsü çok sayıda insana bulastirmis sağlık sistemimizi çökertmistir cok sayıda insanımızı hasta etmiştir.
bunun sorumlusu diyanete dava açmamız mümkün müdür?
diyanetin bu millete bir tane toz maskesi kadar yararı var mıdır?
sözlükteki avukat arkadaşlar birlesip diyanete tazminat davası açması mümkün müdür? (aydınlatın bizi lütfen)
yıllık 11 milyar tl bütçesi olan bir kurumun devlete ve millete faydası nedir?
edit: sanal hayvan nickli yazar arkadasimiz mesaj attı suudi arabistan türk ümrecilere yaptığı az sayıdaki testler ile 72 ümrecimizde corona virüsü tespit etmiş. 15 bin kişi arasında kaç pozitif vardır düşünün.
https://www.tv100.com/…lerini-acikladi-haber-489233
ilk gelen 15 bin kişiyi hiçbir önlem almadan ülkenin dört bir yanına gönderen diyanet ülkemizi çok ciddi zarara ugratmıştır.
bu 15 bin kişinin arasında corona pozitif olan cok sayıdaki insan virüsü çok sayıda insana bulastirmis sağlık sistemimizi çökertmistir cok sayıda insanımızı hasta etmiştir.
bunun sorumlusu diyanete dava açmamız mümkün müdür?
diyanetin bu millete bir tane toz maskesi kadar yararı var mıdır?
sözlükteki avukat arkadaşlar birlesip diyanete tazminat davası açması mümkün müdür? (aydınlatın bizi lütfen)
yıllık 11 milyar tl bütçesi olan bir kurumun devlete ve millete faydası nedir?
edit: sanal hayvan nickli yazar arkadasimiz mesaj attı suudi arabistan türk ümrecilere yaptığı az sayıdaki testler ile 72 ümrecimizde corona virüsü tespit etmiş. 15 bin kişi arasında kaç pozitif vardır düşünün.
https://www.tv100.com/…lerini-acikladi-haber-489233
şeker bağımlısı değildir.
utanmayıp sıkılmadan böyle şerefsizce siyaset yapacağınıza icraatlarınız ile gelin.
gerçi siz oy için meydanlarda elinde kur’an sallamış adamlarsınız.
türkiye’nin son 20 yılındaki tüm yolsuzluklarda tüm hukuksuzluklarda parmağı olan militan kafalı milleti düşmanı insanlarsınız.
gerçi siz oy için meydanlarda elinde kur’an sallamış adamlarsınız.
türkiye’nin son 20 yılındaki tüm yolsuzluklarda tüm hukuksuzluklarda parmağı olan militan kafalı milleti düşmanı insanlarsınız.
x/10 yazmayı bile karıştıracak kadar matematikten uzak kalanların tezgah açtığı başlık.
10/x yazıyorlar ısrarla daha.
10/x yazıyorlar ısrarla daha.
fatih altaylı'ya şu sözlerinden dolayı katılmama sebep olan analizdir: "her şeyi höt zötle yaptıran devletimiz, karantinaya gelince 'gönüllülük' esasını benimsedi."
bayılıyorum valla bu düşüncedekilere, gören de bengal kaplanı doğuracak sanır lan, soy ha, soy!
özet: cumhurbaşkanımıza, maliye bakanımıza ve içişleri bakanımıza teşekkürler.
edit:1. filmin devamı (bkz: #104114000)
ne de olsa senelerdir konulu-konusuz tüm filmleri izledik.
edit:1. filmin devamı (bkz: #104114000)
ne de olsa senelerdir konulu-konusuz tüm filmleri izledik.
bence bütün ülkeler dava açmalı. belki şu lanet olasıca pazarlarını kaldırmayı akıl ederler. olması gerekendir.
gram oynamadı
(bkz: diyaliz merkezlerinin yeniden düzenlenmesi)
başlığında yazdıklarım üzerine bir antibitik nickli çaylak arkadaştan aldığım mesajı aynı şekilde buraya bırakıyorum. lütfen gündeme gelmesine yardımcı olun.
“evet sesimi duyurmak için sözlüğe girdim.babam diyaliz hastası haftanın üç günü pandemi hastanesindeyiz.acil önlem alınmalı.ayrı bina ,ayrı personel sistemi kurulmalı.bunu planlamamış olmalarını aklım almıyor.her yere yazdım ,herşeyi denedim yine de çözüm yok.inanılır gibi değil , zor değil bunu yapmak.zor olsa dahi mecburlar,doğru düzgün maske bile yok.özel diyaliz merkezleri daha da denetimsiz sıkış tepiş yerler.ne yapalım biz şimdi ne yapmalıyız!”
edit: diyaliz merkezinde çalışan bir suser arkadaşımızdan.
“bir diyaliz merkezi çalışanı olarak yazıyorum. aslında diyaliz merkezleri için bayağı önlem alındı. her gün ayrı bir resmi yazı geliyor ve düzenlemeler daha da sıkı tutuluyor. korona hastası için ayrı alanlar dahi oluşturuldu. personel neredeyse astronot kıyafetiyle çalışıyor. çünkü hasta grubu çok riskli.
bu süreçte en ufak hata yapılırsa felaket olabilir. hastalık çok hızlı yayılabilir diyaliz hastalarında. devlet hastaneleri bu duruma uygunluk sağlamıyorsa, ki genelde sağlanmıyor, başka bir diyaliz merkeziyle görüşmesini tavsiye ederim arkadaşın babasının. ama işi zor çünkü korona olabilir endişesiyle yeni hasta alımı da, benim çalıştığım yer de dahil,çoğu yerde durduruldu.”
edit 2: hemşire ve maske kısmını kaldırdım. alınanlar oldu, sorun yokmuş maske konusunda. konunun merkezi kaymasın diye kaldırdım o cümleyi.
başlığında yazdıklarım üzerine bir antibitik nickli çaylak arkadaştan aldığım mesajı aynı şekilde buraya bırakıyorum. lütfen gündeme gelmesine yardımcı olun.
“evet sesimi duyurmak için sözlüğe girdim.babam diyaliz hastası haftanın üç günü pandemi hastanesindeyiz.acil önlem alınmalı.ayrı bina ,ayrı personel sistemi kurulmalı.bunu planlamamış olmalarını aklım almıyor.her yere yazdım ,herşeyi denedim yine de çözüm yok.inanılır gibi değil , zor değil bunu yapmak.zor olsa dahi mecburlar,doğru düzgün maske bile yok.özel diyaliz merkezleri daha da denetimsiz sıkış tepiş yerler.ne yapalım biz şimdi ne yapmalıyız!”
edit: diyaliz merkezinde çalışan bir suser arkadaşımızdan.
“bir diyaliz merkezi çalışanı olarak yazıyorum. aslında diyaliz merkezleri için bayağı önlem alındı. her gün ayrı bir resmi yazı geliyor ve düzenlemeler daha da sıkı tutuluyor. korona hastası için ayrı alanlar dahi oluşturuldu. personel neredeyse astronot kıyafetiyle çalışıyor. çünkü hasta grubu çok riskli.
bu süreçte en ufak hata yapılırsa felaket olabilir. hastalık çok hızlı yayılabilir diyaliz hastalarında. devlet hastaneleri bu duruma uygunluk sağlamıyorsa, ki genelde sağlanmıyor, başka bir diyaliz merkeziyle görüşmesini tavsiye ederim arkadaşın babasının. ama işi zor çünkü korona olabilir endişesiyle yeni hasta alımı da, benim çalıştığım yer de dahil,çoğu yerde durduruldu.”
edit 2: hemşire ve maske kısmını kaldırdım. alınanlar oldu, sorun yokmuş maske konusunda. konunun merkezi kaymasın diye kaldırdım o cümleyi.
ingiliz teknisyenleri kaçırıp öldürdüğü için sevmediğim şahıs.
sırf kendisiyle aynı fikiri paylaşmıyor diye insanlara faşist diyen dar görüşlüler de savunmaya devam etsin.
kim için çalışırsa çalışsın bu insanlar emekçidirler.
pkk bizim mühendislerimizi şehit ettiğinde mahir'i övdüğünüz gibi övün o zaman. asala bizim elçilerimizi şehit ettiğinde onları da övün. aynı kapıya çıkıyor çünkü.
bu tip insanların ayna yansıması da abdullah çatlı gibi ülkücülerin sempati beslediği katillerdir. ikisi de özünde aynıdır.
ekleme: adnan menderes ve türkeş'i günahım kadar sevmem. sözlükte zaten onlar hakkında sürekli yazarım. yazıcıoğlu ve türevlerini de sevmem. eski entrylerimi okuyabilirsiniz.
kendisini atatürk ile karşılaştırıp başarısız olduğundan terörist oldu demek aşırı saçma. atatürk devrimlerini cihan harbi bitip kurtuluş savaşı verdikten sonra yeniden devlet kurarak yapmıştır. atatürk ile tayyip'i karşılaştıranlardan zerre farkınız yok bu konuda. bu topraklar atatürk kadar birikimli, entelektüel ve zeki bir lider daha görmemiştir. şu adamı kimseyle kıyaslamayın artık.
gene burda militaristliği sağa özgü bir şey sanan tipler görüyorum. solda da militarizm var. fidel castro neden asker formasını üstünden hiç çıkarmadı?
tayyip'in terörist kavramını eğip bükmesi üzerine politik doğruculuk yapan tipleri görünce pkk sempatizanları geliyor aklıma. birkaç sene önce bu tipler "bakın tayyip size muhalif olduğunuz için terörist diyor. anlıyor musunız terörist lafının anlamını? bize de aynısını yaptılar." diye ortalıkta geziyordu. hayır efendi, sen ortalıkta çıkıp bomba patlatıp milleti öldürdüğün için teröristsin.
bu dünyada politik doğruculuktan nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmedim.
neyse işin özü, bizim ülkenin sağı da solu da aynı oranda çomar.
ekleme2: kendisini eleştirenleri gene kalıplara sokup üstüne aşağılamak ne saçma bir şey lan. bilmem ne x eleştirmesin öyle mi? bu sosyalizm denen şey örgütlenmeyi gerektirmiyor mu? senin savunduğun şeyleri eleştirenleri ötekilemeyip ikna etmeye çalışman gerekmiyor mu? sizin gibi tipler yüzünden proletaryada örgütlü olanlar tarikatlar. farkında mısınız? trollük yapıp bilerek aptalca şeyler yazanları aşağılasanız anlarım ki onları ben de aşağılıyorum. ama gelip ciddi ciddi eleştirenleri ötekileştirmek akıl tutulması.
iran devrimi gerici bir devrimdi. fakat bu devrim nasıl yapıldı biliyor musunuz? bizim ülkemizde solcuların yapmadığı şekilde oraların alt tabakasını örgütleyerek yaptılar. amk dincileri ve mezhepçileri sosyalistlerden daha iyi örgütleniyor. bunu da öyle halk dinci diye geçiştiremezsiniz.
bir de militarizme karşı eleştiri yaptığımı sananlar olmuş. öyle bir eleştiri yapmadım. dedim ki solda da militaristlik vardır. bunu göremeyen hayalperest solcuları eleştirdim.
sırf kendisiyle aynı fikiri paylaşmıyor diye insanlara faşist diyen dar görüşlüler de savunmaya devam etsin.
kim için çalışırsa çalışsın bu insanlar emekçidirler.
pkk bizim mühendislerimizi şehit ettiğinde mahir'i övdüğünüz gibi övün o zaman. asala bizim elçilerimizi şehit ettiğinde onları da övün. aynı kapıya çıkıyor çünkü.
bu tip insanların ayna yansıması da abdullah çatlı gibi ülkücülerin sempati beslediği katillerdir. ikisi de özünde aynıdır.
ekleme: adnan menderes ve türkeş'i günahım kadar sevmem. sözlükte zaten onlar hakkında sürekli yazarım. yazıcıoğlu ve türevlerini de sevmem. eski entrylerimi okuyabilirsiniz.
kendisini atatürk ile karşılaştırıp başarısız olduğundan terörist oldu demek aşırı saçma. atatürk devrimlerini cihan harbi bitip kurtuluş savaşı verdikten sonra yeniden devlet kurarak yapmıştır. atatürk ile tayyip'i karşılaştıranlardan zerre farkınız yok bu konuda. bu topraklar atatürk kadar birikimli, entelektüel ve zeki bir lider daha görmemiştir. şu adamı kimseyle kıyaslamayın artık.
gene burda militaristliği sağa özgü bir şey sanan tipler görüyorum. solda da militarizm var. fidel castro neden asker formasını üstünden hiç çıkarmadı?
tayyip'in terörist kavramını eğip bükmesi üzerine politik doğruculuk yapan tipleri görünce pkk sempatizanları geliyor aklıma. birkaç sene önce bu tipler "bakın tayyip size muhalif olduğunuz için terörist diyor. anlıyor musunız terörist lafının anlamını? bize de aynısını yaptılar." diye ortalıkta geziyordu. hayır efendi, sen ortalıkta çıkıp bomba patlatıp milleti öldürdüğün için teröristsin.
bu dünyada politik doğruculuktan nefret ettiğim kadar hiçbir şeyden nefret etmedim.
neyse işin özü, bizim ülkenin sağı da solu da aynı oranda çomar.
ekleme2: kendisini eleştirenleri gene kalıplara sokup üstüne aşağılamak ne saçma bir şey lan. bilmem ne x eleştirmesin öyle mi? bu sosyalizm denen şey örgütlenmeyi gerektirmiyor mu? senin savunduğun şeyleri eleştirenleri ötekilemeyip ikna etmeye çalışman gerekmiyor mu? sizin gibi tipler yüzünden proletaryada örgütlü olanlar tarikatlar. farkında mısınız? trollük yapıp bilerek aptalca şeyler yazanları aşağılasanız anlarım ki onları ben de aşağılıyorum. ama gelip ciddi ciddi eleştirenleri ötekileştirmek akıl tutulması.
iran devrimi gerici bir devrimdi. fakat bu devrim nasıl yapıldı biliyor musunuz? bizim ülkemizde solcuların yapmadığı şekilde oraların alt tabakasını örgütleyerek yaptılar. amk dincileri ve mezhepçileri sosyalistlerden daha iyi örgütleniyor. bunu da öyle halk dinci diye geçiştiremezsiniz.
bir de militarizme karşı eleştiri yaptığımı sananlar olmuş. öyle bir eleştiri yapmadım. dedim ki solda da militaristlik vardır. bunu göremeyen hayalperest solcuları eleştirdim.
5 yıl önce bugün tanımıştım seni. 29 mart 2015, bir konser günü. sarı tişörtün, yeşil şortun ve aralık dişlerinle öylece girivermiştin hayatıma. hiçbir gülümsemenin beni bu kadar etkilediğini, kimseden ilk görüşte bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum kendimi bildim bileli.
5 yıl olmuş bugün bak seni tanıyalı, bazen gülüşüne, bazen ağlayışına şahit olalı. en büyük destekçin, sırdaşın, yoldaşın olalı da epey uzun zaman.
sonra bir sabah, 13 kasım 2018 salı, saat 10 falan. öldü dediler. öldü. öylece çıktın gidiverdin hayatımdan sessiz sedasız. ben uykudayken dalmışsın en derin uykulara. öyle dediler. saat altıymış, yangın çıkmış, sen gitmişsin...
nasıl bıraktın arkanda “nikahta gelinlik giyer o, sen tabutta yatarken” gibi bir dizeyi? hiç mi düşünmedin ardında kalanı ne kadar yaralayabileceğini? gerçi nereden bilecektin ki... yazarken bile boğazım düğüm düğüm. yaşamak nasip olursa eğer, o an “evet” derken bile aklımda sen olacaksın.
her ne olursa olsun, seni ve sana olan sevgimi ömrümün sonuna kadar içimde taşıyacağım ben. her zaman o vurulduğum gülüşünle kalbimin en güzel yerinde kalacak güzel yüzün. umarım güzel yerlerdesindir...
5 yıl olmuş bugün bak seni tanıyalı, bazen gülüşüne, bazen ağlayışına şahit olalı. en büyük destekçin, sırdaşın, yoldaşın olalı da epey uzun zaman.
sonra bir sabah, 13 kasım 2018 salı, saat 10 falan. öldü dediler. öldü. öylece çıktın gidiverdin hayatımdan sessiz sedasız. ben uykudayken dalmışsın en derin uykulara. öyle dediler. saat altıymış, yangın çıkmış, sen gitmişsin...
nasıl bıraktın arkanda “nikahta gelinlik giyer o, sen tabutta yatarken” gibi bir dizeyi? hiç mi düşünmedin ardında kalanı ne kadar yaralayabileceğini? gerçi nereden bilecektin ki... yazarken bile boğazım düğüm düğüm. yaşamak nasip olursa eğer, o an “evet” derken bile aklımda sen olacaksın.
her ne olursa olsun, seni ve sana olan sevgimi ömrümün sonuna kadar içimde taşıyacağım ben. her zaman o vurulduğum gülüşünle kalbimin en güzel yerinde kalacak güzel yüzün. umarım güzel yerlerdesindir...
korona herkeste ağır geçmiyor. bazı kişilerin hiç hissetmeden atlattığı defalarca bildirildi. sıradan bir insan olsa, kendisine test dahi yapılmayacaktı. ikişer kere test yaptılar bu adamlara.
sen de bu illeti 1 ay önce geçirip atlatmış olabilirsin. kimin haberi olabilir?
sen de bu illeti 1 ay önce geçirip atlatmış olabilirsin. kimin haberi olabilir?
sen 2.sin.
varış hakemi gibiler ahahha. birinciyi asla söylemiyorlar.
varış hakemi gibiler ahahha. birinciyi asla söylemiyorlar.
ne gerek var böyle başlıklara direk analarına bacılarına sorsalar ya
dünya liderimiz için fırsat doğmuştur verin yetkiyi komple .mına koysun gezegenin
t: okuduğunu anlama zorluğu yaşayanlara dert olacak paket.
bakın yazmışlar "yardım paketlerimizden alarak, ihtiyaç sahipleriyle dayanışmamıza katkıda bulunun" .
yani tek başına paket içeriği değil, daha önce yardım kampanyası görmemiş gibi yapmayın. hükümetin, belediye gelirlerine el koyduğu, işini yapmasını engellediği, bir borç batağı teslim almış yönetimin başka ne yapmasını bekliyorsunuz?
yavuz bingöl'den 85.000 bağlama alıp okullara dağıtmaya benzemez bu işler.
okuduğunu anlamayanlara not: adamlar paketin maliyetini yazmış sanacak kadar naif ya da art niyetli olduğunuz için, paketin fiyatını hesaplıyorsunuz. gidin siz kendiniz bir paket yapın, bunu da 10 liraya mal edin, kimse size "neden ucuza mal ettin" demeyecek, siz 150 lira vereceksiniz, adamlar da bu kolilerden yapıp dağıtacak. sanki şu listedekileri size 150 liraya iteleyecekmiş gibi davranmanız çok acınası. hepiniz bundan daha akıllısınız, salağın biri size 150 lira etmeyecek bir paket satmaya çalırsa aldanmayacak kadar zekaya sahipsiniz, burada aptal rolü yapmanız gerek yok.
(bkz: 30 mart 2020 erdoganin milletten para istemesi) ekrem'e tatil parası yok diyenleri, reislerini dinlemeye çağırıyoruz.
bakın yazmışlar "yardım paketlerimizden alarak, ihtiyaç sahipleriyle dayanışmamıza katkıda bulunun" .
yani tek başına paket içeriği değil, daha önce yardım kampanyası görmemiş gibi yapmayın. hükümetin, belediye gelirlerine el koyduğu, işini yapmasını engellediği, bir borç batağı teslim almış yönetimin başka ne yapmasını bekliyorsunuz?
yavuz bingöl'den 85.000 bağlama alıp okullara dağıtmaya benzemez bu işler.
okuduğunu anlamayanlara not: adamlar paketin maliyetini yazmış sanacak kadar naif ya da art niyetli olduğunuz için, paketin fiyatını hesaplıyorsunuz. gidin siz kendiniz bir paket yapın, bunu da 10 liraya mal edin, kimse size "neden ucuza mal ettin" demeyecek, siz 150 lira vereceksiniz, adamlar da bu kolilerden yapıp dağıtacak. sanki şu listedekileri size 150 liraya iteleyecekmiş gibi davranmanız çok acınası. hepiniz bundan daha akıllısınız, salağın biri size 150 lira etmeyecek bir paket satmaya çalırsa aldanmayacak kadar zekaya sahipsiniz, burada aptal rolü yapmanız gerek yok.
(bkz: 30 mart 2020 erdoganin milletten para istemesi) ekrem'e tatil parası yok diyenleri, reislerini dinlemeye çağırıyoruz.
doğru yapılmış hesaptır. "matematiğini sikeyim"cilerin matematiğini sikeyim. bi bok bilmeden laf sokma yarışına giriyorsunuz.
ölüm oranı "hasta sayısı" üzerinden hesaplanmaz. "ölenler vs iyileşenler" üzerinden hesaplanır. bu hastalığın gerçek verileri henüz oluşmadı. mevcut verilere göre, sayılar oldukça yüksek çıkıyor. birkaç milyon hasta ve birkaç hafta daha süre geçince gerçek değerler belli olmaya başlayacak. (yazdıklarıma mantıklı karşı argüman: (bkz: #104419290) )
hesap şu şekilde:
10,000 kişi hastalanmışsa, 80 kişi iyileşmişse, 20 kişi ölmüşse, ölüm oranı %20'dir. çünkü 100 kişinin hastalığı sonuçlanmış. 9900 kişi halen hasta, ve sonuçlarının ne olacağı bilinmiyor demektir.
verilere göre dünyada 724,436 hasta var. bunların hepsi "iyileşecek miyim, ölecek miyim" korkusunda. çünkü 152,000 kişi iyileşmiş, 34,000 kişi ölmüş, diğerlerinin sonucu belirsiz.
şöyle düşünün. bir tren kazası oldu, 100 kişi hastanede yoğun bakıma yatırıldı. kaza sırasında 1 kişi öldü, ama geri kalan 99 kişi hastanede yatıyor. bu kazanın ölüm oranı %1 mi?
hayır, çünkü hastanede yatan 99 kişinin sonucu henüz belli değil. hasta olan 99 kişi var, ölen 1 kişi var, ama ölüm oranını açıklamak için hastanedeki 99 kişinin sonucunu beklememiz gerekiyor.
ilerleyen günlerde hastanede 4 kişi daha öldü, 20 kişi taburcu oldu, 75 kişi yoğun bakımda devam ediyor. ölüm oranı %5 mi?
hayır, şu anda ölüm oranı %20. çünkü 25 kişinin sonucu belli. 5 kişi öldü, 20 kişi yaşıyor, gerisi belirsiz. geri kalanların hepsi de ölebilir, hepsi de iyileşebilir.
coronavirüs de aynı durumda. 5 kişi iyileşiyorsa 1 kişi ölüyor. bu hastalık, bulaştığı anda öldürmüyor. bekleme süresi var, hastalık süresi var, iyileşme süresi var, tekrar hastalandığı iddia edilen hastalar var. 700,000 kişiye bulaşmışsa, bu 700,000 kişinin ölüp ölmeyeceği haftalar sonra belli olacak. iki hafta önce hastalık bulaşmış kişilerin %18'i öldü. hastalığa daha dün yakalanmış kişiyi, ölüm oranı hesabında kullanamazsınız.
700,000 kişinin çoğu daha birkaç günlük yeni hasta. ölenlerin çoğu haftalar önce hastalandı. haftalar önce total sayı 100,000'in altındaydı. şu anda hasta olan kişi sayısıyla, haftalar önce hastalanıp bugün ölmüş olanları kıyaslayamazsınız.
halen daha anlamadıysanız matematik hocanız sizi siksin bir zahmet.
ölüm oranı "hasta sayısı" üzerinden hesaplanmaz. "ölenler vs iyileşenler" üzerinden hesaplanır. bu hastalığın gerçek verileri henüz oluşmadı. mevcut verilere göre, sayılar oldukça yüksek çıkıyor. birkaç milyon hasta ve birkaç hafta daha süre geçince gerçek değerler belli olmaya başlayacak. (yazdıklarıma mantıklı karşı argüman: (bkz: #104419290) )
hesap şu şekilde:
10,000 kişi hastalanmışsa, 80 kişi iyileşmişse, 20 kişi ölmüşse, ölüm oranı %20'dir. çünkü 100 kişinin hastalığı sonuçlanmış. 9900 kişi halen hasta, ve sonuçlarının ne olacağı bilinmiyor demektir.
verilere göre dünyada 724,436 hasta var. bunların hepsi "iyileşecek miyim, ölecek miyim" korkusunda. çünkü 152,000 kişi iyileşmiş, 34,000 kişi ölmüş, diğerlerinin sonucu belirsiz.
şöyle düşünün. bir tren kazası oldu, 100 kişi hastanede yoğun bakıma yatırıldı. kaza sırasında 1 kişi öldü, ama geri kalan 99 kişi hastanede yatıyor. bu kazanın ölüm oranı %1 mi?
hayır, çünkü hastanede yatan 99 kişinin sonucu henüz belli değil. hasta olan 99 kişi var, ölen 1 kişi var, ama ölüm oranını açıklamak için hastanedeki 99 kişinin sonucunu beklememiz gerekiyor.
ilerleyen günlerde hastanede 4 kişi daha öldü, 20 kişi taburcu oldu, 75 kişi yoğun bakımda devam ediyor. ölüm oranı %5 mi?
hayır, şu anda ölüm oranı %20. çünkü 25 kişinin sonucu belli. 5 kişi öldü, 20 kişi yaşıyor, gerisi belirsiz. geri kalanların hepsi de ölebilir, hepsi de iyileşebilir.
coronavirüs de aynı durumda. 5 kişi iyileşiyorsa 1 kişi ölüyor. bu hastalık, bulaştığı anda öldürmüyor. bekleme süresi var, hastalık süresi var, iyileşme süresi var, tekrar hastalandığı iddia edilen hastalar var. 700,000 kişiye bulaşmışsa, bu 700,000 kişinin ölüp ölmeyeceği haftalar sonra belli olacak. iki hafta önce hastalık bulaşmış kişilerin %18'i öldü. hastalığa daha dün yakalanmış kişiyi, ölüm oranı hesabında kullanamazsınız.
700,000 kişinin çoğu daha birkaç günlük yeni hasta. ölenlerin çoğu haftalar önce hastalandı. haftalar önce total sayı 100,000'in altındaydı. şu anda hasta olan kişi sayısıyla, haftalar önce hastalanıp bugün ölmüş olanları kıyaslayamazsınız.
halen daha anlamadıysanız matematik hocanız sizi siksin bir zahmet.
kanada; " siz parayı dert etmeyin para bulmak bizim işimiz siz sağlığınıza dikkat edin"
almanya; "800 milyar euro"
usa; "sınırsız para basar yine yeneriz"
türkiye; "iki maaş ateşlesene kanka, olmadı zekat ver yav"
almanya; "800 milyar euro"
usa; "sınırsız para basar yine yeneriz"
türkiye; "iki maaş ateşlesene kanka, olmadı zekat ver yav"
grupta salak gibi boş muhabbet yapmaları. eğlenecekleri bir muhabbet dönse eyvallah diyeceğim. ilkokul 5 seviyesinde espriler havada uçuşunca haliyle zırt pırt telefonun ötmesine katlanamıyorum.
gönüllü ev hapsinde ihtiyacımız olan paylaşma , dert dinleme seansı başlıyor mesaj kutusunu yeşillendirebilirsiniz.
sercan'ın sırrı ormanda 31 çekmesiymiş arkadaşlar.
kesin bilgi, yayalım.
kesin bilgi, yayalım.
sabahattin ali - kuyucaklı yusuf
varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi; fakat yokluğu müthişti...
varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi; fakat yokluğu müthişti...
herkes para bastığı için her zamanki yıkımı yapmayacak davet. kimse basmazken sen basarsan felaket olur ama.
devlete bak aktrollere mobese görüntüsü veriyor. devlet gibi devlet be.
edit: videoda görünen otobüs bahsettikleri 62 no'lu hat değil 65g no'lu hatmış.
ayrıca bana canımlı cicimli mesaj atan it, 23 haziran'da taksim meydanında anasının üstünden geçen 800000 kişiyi unutmuş heralde.
edit: videoda görünen otobüs bahsettikleri 62 no'lu hat değil 65g no'lu hatmış.
ayrıca bana canımlı cicimli mesaj atan it, 23 haziran'da taksim meydanında anasının üstünden geçen 800000 kişiyi unutmuş heralde.
okuduğum kadarıyla dikine snowpiercer. izleyince dönerim buraya.
linke tıklamayın, bağcılar russia
diktatörlük değil, kararların hızlı alınması için çift başlılıktan kurtulma. hani biz de yaptık ya, son 2 senedir jakuziden çıkmıyoruz sayesinde. mükemmel bir sistem bu.
(bkz: recep tayyip erdoğan)
en güvenli yer onun yanıdır şimdi, bi sürü ipad falan da var, akşama kadar oyun oynardık karşılıklı. teşekkürler sayın cumhurbaşkanım.
en güvenli yer onun yanıdır şimdi, bi sürü ipad falan da var, akşama kadar oyun oynardık karşılıklı. teşekkürler sayın cumhurbaşkanım.
--- spoiler ---
şehirlerarası yolculuklar valilik iznine bağlandı.
ama hangileri anlamadık.
otobüsle olanlar mı, uçakla olanlar mı, otomobille olanlar mı, yürüyerek olanlar mı, hepsi mi?
izin kimden, nasıl alınacak o da belli değil!
kamu çalışanlarına “dönüşümlü” çalışma getirildi.
kimler nasıl dönüşecek şimdilik belli değil.
toplu taşıma araçlarında sıkışık oturulmayacakmış?
nasıl uygulanacak belli değil.
bunları eleştiri diye söylemiyorum.
sadece merak ediyorum.
sadece ben değil herkes merak ediyor.
evi istanbul’da işi kocaeli’nde, kırklareli’nde, bursa’da olan ne yapacak mesela!
metrobüs geldi içerde 40 kişi olduğunu nasıl sayacağım da binmeyeceğim, bineni kim durduracak, şoförlere bir de odun mu vereceksiniz mesela!
bu önlemlerle kaç gün idare etmeyi planlıyorsunuz?
bir hafta, 10 gün?
mesela!
--- spoiler ---
şehirlerarası yolculuklar valilik iznine bağlandı.
ama hangileri anlamadık.
otobüsle olanlar mı, uçakla olanlar mı, otomobille olanlar mı, yürüyerek olanlar mı, hepsi mi?
izin kimden, nasıl alınacak o da belli değil!
kamu çalışanlarına “dönüşümlü” çalışma getirildi.
kimler nasıl dönüşecek şimdilik belli değil.
toplu taşıma araçlarında sıkışık oturulmayacakmış?
nasıl uygulanacak belli değil.
bunları eleştiri diye söylemiyorum.
sadece merak ediyorum.
sadece ben değil herkes merak ediyor.
evi istanbul’da işi kocaeli’nde, kırklareli’nde, bursa’da olan ne yapacak mesela!
metrobüs geldi içerde 40 kişi olduğunu nasıl sayacağım da binmeyeceğim, bineni kim durduracak, şoförlere bir de odun mu vereceksiniz mesela!
bu önlemlerle kaç gün idare etmeyi planlıyorsunuz?
bir hafta, 10 gün?
mesela!
--- spoiler ---
erenköy bağdat caddesi sicily's pizza, şu an borsa'nın olduğu yerdeydi. 80lerin sonu. şimdi marks spencer'ın olduğu yerde atlantik sineması vardı. orada film izler sonra gidip pizza yerdik. burası efsane pizza yapardı. hatırlayanlar yeşillendirsin.
(bkz: good old laik days)
edit. metin teşekürler kowalski
(bkz: good old laik days)
edit. metin teşekürler kowalski