Sık geçen başlıklar

screenwriter 20

ekşi profili
-merhaba arkadaşlar ben m. serdar kuzuloğlu, nişantaşında oturuyorum, günlük kıyafetlerim lacoste, takımlarım tom ford, kalemim mont blanc, saatim rolex, arabam porsche.
-boş zamanlarımda tüketim toplumunun acizliği, markaların algı yönetimi, gelir adaletsizliğinin fenalıkları, kapitalizmin bireyleri köleleştirmesi, paranın mutluluk getirmemesi, sosyal medyadaki görgüsüzlükler vb. konularda youtube yayınları yapıyorum.
ama son zamanlarda mutluluk getirmeyen param azaldığı için mantara bağladım, o yüzden bedava verseler binmeyeceğim bir arabanın reklamında oynamaya başladım.
--- spoiler ---

şehirlerarası yolculuklar valilik iznine bağlandı.
ama hangileri anlamadık.
otobüsle olanlar mı, uçakla olanlar mı, otomobille olanlar mı, yürüyerek olanlar mı, hepsi mi?
izin kimden, nasıl alınacak o da belli değil!
kamu çalışanlarına “dönüşümlü” çalışma getirildi.
kimler nasıl dönüşecek şimdilik belli değil.
toplu taşıma araçlarında sıkışık oturulmayacakmış?
nasıl uygulanacak belli değil.
bunları eleştiri diye söylemiyorum.
sadece merak ediyorum.
sadece ben değil herkes merak ediyor.
evi istanbul’da işi kocaeli’nde, kırklareli’nde, bursa’da olan ne yapacak mesela!
metrobüs geldi içerde 40 kişi olduğunu nasıl sayacağım da binmeyeceğim, bineni kim durduracak, şoförlere bir de odun mu vereceksiniz mesela!
bu önlemlerle kaç gün idare etmeyi planlıyorsunuz?
bir hafta, 10 gün?
mesela!

--- spoiler ---
odtü iktisat mezunu ve yıllardır finans sektörü içinde olan birisi olarak gördüğüm 3 ihtimal var;
1-) yükselebilir
2-)düşebilir
3-)yerinde sayabilir.
benim bir hayalim var: bir gün gerçekten dürüst, namuslu ve demokrasiye inanan insanlar hükümeti yönetecek ve diyecekler ki 'halkı uyutmaktan vazgeçelim, vergileri ürün ve hizmetlere gömmeyelim, örneğin benzinin litre fiyatı 5.50 tl değil 1.75 tl yazsın, ödeme esnasında vergisi ayrıca alınsın, marketlerde ürünlerin vergisiz fiyatı yazsın, kasada vergi ayrıca alınsın, maaşlar brüt ödensin, insanlar maaş aldıktan sonra vergi dairesine gelir vergisi yatırsın ki, harcadığımız her kuruşu kendilerinin ödediğini halk anlasın, böylece demokrasi gelişsin, hükümet kafasına göre har vurup harman savuramasın, en dindarı dahi diyanetin bütçesine isyan etsin, yolsuzlukların, yanlış yatırımlarla heba edilen paraların, belediyelerin aynı kaldırımı 8 kere yapıp, 9 kere sökmesinin hesabı sorulsun'
ahzab suresi 53. ayet: ey iman edenler, peygamberin evlerine, vaktine dikkat etmeksizin ve yemek için izin verilmedikçe girmeyin; ancak çağrıldığınızda girin, yemeği yediğinizde de hemen dağılın; sohbet etmek için de izinsiz girmeyin! çünkü o, peygambere eziyet veriyor, üstelik sizden utanıyor; ama allah, gerçeği söylemekten sıkılmaz. bir de hanımlarına, gerekli birşey soracağınızda bir perde arkasından sorun! öyle yapmanız, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha çok temizdir. sizin, allah'ın peygamberini incitmeye hakkınız yoktur; arkasından(peygamber öldükten sonra) hanımlarını nikahlayamazsınız da. çünkü, bunlar, allah katında çok büyük bir günahtır.

şimdi biri bana bu ayetin günümüzde yaşayan insanlara ne gibi bir mesaj ilettiğini açıklayabilir mi?