Sık geçen başlıklar

kymelria 25

ekşi profili
bana bırakın;
pınar eliçe kim amk?

şu pınar eliçenin kim olduğunu açıklamaya çalışanlara ayrı bir gülüyorum.
lan ben senin gibi internet kullanma özürlü müyüm sanıyorsun? kim olduğunu merak etsem zaten gugıllarım?
yok 90larda öyleymiş böyleymiş. neymiş bir nesle az çektirmemiş. gelmişsin 50 yaşına hala okuduğunu anlama becerin sıfır.
ışığı kütle olarak düşünen suserler doluşmuş. arkadaşlar ışık elektromanyetik dalgadır.yani ışığın ne olduğunu anlamak için elektriğin ve manyetizmanın ne olduğunu bilmek gerekir. daha da detaya inince elektrik alan direnci ve manyetik alan direncini öğrenmemiz lazım. bunları öğrenince işin maxwell denklemlerine göz atabiliriz.

maxwell denklemleri'ndeki parametrelerden biri elektrik alana karşı direnç, diğeri manyetik alana karşı direnç olarak düşünülebilir. bu sayılar, başka denklemlerle hesaplanabilen sayılar değillerdir; evren'in dokusunun sonucu olarak oluşan sabit sayılardır.

eğer elektrik alan manyetik alanı doğuruyorsa ve manyetik alan da elektrik alanı doğuruyorsa, bu ikisi arasında öyle bir denge hali bulunabilir ki, ne elektrik alan manyetik alanın sönmesine izin verir ne de manyetik alan elektrik alanın sönmesine izin verir. sürekli hareket eden bir parçacık (veya dalga) yaratılabilir.

işte hesaplamalar yapıldığında bu denge halini yaratan hız, saniyede 299.792.458 metredir.

işte tam da bu nedenle kütlesiz olan ve kendi kendine yayılan her dalga, ışık hızında gitmek zorundadır. çünkü bu hızdan başka bir hızda giden bir dalga, kendi kendini sürdüremez. ya elektrik alan baskın gelir, ya manyetik alan baskın gelir. ama tam bu hızda giden bir dalga, kendi kendini sürdürebilen dalga olur. o dalganın "ışık" olması şart değildir; mesela gluonlar da bu hızda gitmektedir. kütleçekimi ışık hızında etki edebildiği için, onu taşıyan parçacık olarak hipotize edilen ama henüz doğrulanmamış olan gravitonların da bu hızda hareket ettiği düşünülmektedir.

aynı nedenle ışık, saniyede 300 milyon metre hıza bir arabanın ivmelenmesi gibi erişmez. ışık, saniyede 300 milyon metre hıza, kaynaktan çıktığı anda erişir, çünkü zaten kaynaktan ışık olarak çıkabilmesinin tek yolu o hızda olmasıdır. fotonlar kütlesiz bir parçacık ve bir dalga oldukları için, başka bir hızda gidemezler; ışık hızında gitmek zorundadırlar.

ayrıca buradan şunu da anlıyoruz: ışık hızının kendisi özel bir sabit değildir. evren'in dokusunu oluşturan ve boş uzay veya vakum dediğimiz şeyin elektrik alanına ve manyetik alana gösterdiği direnç (veya geçirgenlik), kendi kendine yayılan bir dalganın hızını otomatik olarak belirlemektedir. bu ikisi temel sabitler olduğu için, ışık hızı da temel sabit olarak görülmektedir. bir başka evrende, bu geçirgenlik veya direnç farklı değerde olabilirdi. o evrende ışık hızı, bambaşka bir sayı olurdu. ama bu evren'de, bu değerler böyle ve ondan dolayı ışığın hızı tek bir sayıya sabitlenmiş haldedir.
daha da cahil cahil sormayın.
bu okullardan birisiyle çocuğum için görüşmeye gitmiştik. her şey toz pembe anlatılıyor haliyle. öğretmenlerin maaşını sormuştum. çünkü sağdan soldan aldıkları maaşla ilgili dedikodular vardı. kem küm ettiler, en son söyleyemeyiz'e getirdiler. ben de eğer öğretmenlerimize söyleyemeyeceğiniz bir ücret veriyorsanız biz vazgeçiyoruz dedim. ne alakası var efendim öğretmenlerimiz çok iyidir falan diye savunmaya geçtiler hemen. peki dedim öğretmenlerimiz sizce mutlu mu? verdiğiniz maaşla öğrencilerin ayağındaki ayakkabıdan 2 tane anca alabiliyorlar farkında mısınız deyip görüşmeyi bitirmiştim. iyi ki böyle bir şey yapmışım.
yurtdışında market kasiyeri olurlar. zira bir çok ilaç marketlerde satılıyor.
edit : birisi yeşillendiemiş
bilmem nerde kasiyer arkadaşım var 4-5 evi var falan diye. yazdığım girdiden ne anladıysan artık kompleks edinmiş kendisi.
atalet falan diyor. mühendislik okuyor ve statikten kalmış zağar.

aygün aydın kim amk?

ufak bir araştırınca, bu kız hakkında magazin programlarında eskort olduğunu iddia ediyorlarmış;
iddia edenleri görünce aklıma şu söz geldi;
kalbur yuvarlandı elek oldu. eski orospular melek oldu.