galatasaray'ın hücum ettiği kalenin solundan sahaya giren poşet, ikinci yarıda galatasaray'ın bu sefer savunduğu kalesinin sol tarafından sahayı terk etti. işte o poşet, selçuk'tan daha fazla mesafe kat etti.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
"şüphesiz bu başlığa yazan herkes mal."
ben de dahil.
ben de dahil.
benim adım garavel bul beni.
at olarak desteklediğim eylem
witcherın bütün kitaplarını okudum. oyunlarına da yaz tatillerimi feda ettim zamanında.
witcher yoğun slavik ve polonya mitleri barındıran bir seri.
elflerin teni ay kadar beyaz olur aşırı güzeldirler ve saçları sarıdır.
siz zenci elf castı koymuşsunuz.
nehir spiritleri yeşil ve güzel kadınlardan oluşur.
siz zenci cast koymuşsunuz.
bu polonya kültürüne yapılan bir ırkçılık değil mi ?
düşünün kü diriliş ertuğrulda her 2 elemandan biri zenci.
liberal dünyanın cıvkı çıktı. black panther filminde beyaz wakandalı koymuyorsan ya da beyaz samuraylı film çekmiyorsan witcherda da zenci oynatmayacaksın.
got ta zenci mi vardı ?
trisin kızıl saçlı olmasıyla ilgili kitapta bir bölüm var saçı siyah olduğundan tanıyamıyorlar.
siz senci oynatmışsınız.
hocam star warsa koy istediğin kadar zenciyi ya da her hangi bir amerikan prodüksiyonuna ama bizim beyaz tenli kızıl saçlı protagonostimizi zenci yapma lütfen :)
witcher yoğun slavik ve polonya mitleri barındıran bir seri.
elflerin teni ay kadar beyaz olur aşırı güzeldirler ve saçları sarıdır.
siz zenci elf castı koymuşsunuz.
nehir spiritleri yeşil ve güzel kadınlardan oluşur.
siz zenci cast koymuşsunuz.
bu polonya kültürüne yapılan bir ırkçılık değil mi ?
düşünün kü diriliş ertuğrulda her 2 elemandan biri zenci.
liberal dünyanın cıvkı çıktı. black panther filminde beyaz wakandalı koymuyorsan ya da beyaz samuraylı film çekmiyorsan witcherda da zenci oynatmayacaksın.
got ta zenci mi vardı ?
trisin kızıl saçlı olmasıyla ilgili kitapta bir bölüm var saçı siyah olduğundan tanıyamıyorlar.
siz senci oynatmışsınız.
hocam star warsa koy istediğin kadar zenciyi ya da her hangi bir amerikan prodüksiyonuna ama bizim beyaz tenli kızıl saçlı protagonostimizi zenci yapma lütfen :)
sebebi orta ve orta-alt sınıfın da artık sadece yaşamak için savaş vermesidir. zengin oçları zaten sinemaya gitmez. anasını sikti memleketin bu akçomarlar.
(bkz: kutu açılımı videosu izlemek)
şaka şaka, allah analı babalı büyütsün, vatana millete hayırlı bir evlat olur inşallah.
şaka şaka, allah analı babalı büyütsün, vatana millete hayırlı bir evlat olur inşallah.
ordan burdan birilerinin kaydettiği şarkı parçalarını birleştirip üstüne tekerleme söylemek ne kadar sanatsa rap de o kadar sanattır. sana katılacağımı hiç düşünmemiştim ivana.
edit: amerikan underground kültürünü falan öğrenmem gerekmiş, bana ne ulan sen öğren onu.
en azından rap'in açılımının rhythmic american poetry olduğunu biliyorum. yani türkçesi "amerigan ritmin üstüne tekerleme söyleme şenlikleri ".
edit 2: 44 yaşındayım, 20 senem amerika'da geçti, üzmeyeyim sizi.
edit 3: bu arkadaş en doğrusunu söylemiş (bkz: #99416536)
edit: amerikan underground kültürünü falan öğrenmem gerekmiş, bana ne ulan sen öğren onu.
en azından rap'in açılımının rhythmic american poetry olduğunu biliyorum. yani türkçesi "amerigan ritmin üstüne tekerleme söyleme şenlikleri ".
edit 2: 44 yaşındayım, 20 senem amerika'da geçti, üzmeyeyim sizi.
edit 3: bu arkadaş en doğrusunu söylemiş (bkz: #99416536)
yürüyüşü, hal ve hareketleri tahrik edici adamın. beden dilinden çıkarımladığım kadarıyla "hele biri bir şey desin de bütün hıncımı ondan çıkarayım!" tarzında.(feminen tavırları da gözlemleyenler olmuş) kendisinden o kadar emin ve yaptığı işin doğru bir şey olduğuna o kadar inanmış ki.
bizi asıl bunlar bitirecek. yaptığının doğru olduğunu düşünürler, yanlış olduğunu söyleyenlere ise şiddetle karşılık verirler.
bizi asıl bunlar bitirecek. yaptığının doğru olduğunu düşünürler, yanlış olduğunu söyleyenlere ise şiddetle karşılık verirler.
sektör: sağlık
pozisyon: intern doktorluk
çalışma saatleri:8.00-17.00+(ayda ort 6 nöbet)
yapılan iş:her türlü ayak işi
maaş: 645 tl+yemek
yan haklar:yok
edit:iş içeriğini soranlar oldu kısaca yazayım;
kan alma, arter kan gazı alma,idrar sondası takma, ng sonda takma,ekg çekme,pansuman yapma,dosya hazırlama,kan şekeri takibi yapma,hasta sunma,kan taşıma,hasta taşıma,evrak taşıma,kons yazma,ekartör tutma,kapı çarpmasın diye önünde durma,hocaların gazını alma vs vs diye gider
pozisyon: intern doktorluk
çalışma saatleri:8.00-17.00+(ayda ort 6 nöbet)
yapılan iş:her türlü ayak işi
maaş: 645 tl+yemek
yan haklar:yok
edit:iş içeriğini soranlar oldu kısaca yazayım;
kan alma, arter kan gazı alma,idrar sondası takma, ng sonda takma,ekg çekme,pansuman yapma,dosya hazırlama,kan şekeri takibi yapma,hasta sunma,kan taşıma,hasta taşıma,evrak taşıma,kons yazma,ekartör tutma,kapı çarpmasın diye önünde durma,hocaların gazını alma vs vs diye gider
1. bütün parayla altın alınır.
2. altın eritilip tel haline getirilir.
3. evin elektrik tesisatına döşetilir.
4. işi yapan elektrikçi öldürülür.
2. altın eritilip tel haline getirilir.
3. evin elektrik tesisatına döşetilir.
4. işi yapan elektrikçi öldürülür.
içinden şu anda: "niye bunlar kötü oynuyor lan oysa ben iyi oynamalarını söylemiştim" diye düşünüyordur.
teknik-taktik bilgisi bundan ileri değil.
teknik-taktik bilgisi bundan ileri değil.
steroid kullanımıyla doğru orantılıdır.
steroid kullananlarda bu beyin sulanmasına ben de şahit oldum. alıklık, geç algılama, boş beleş bakışlar, sorulara geç tepki verme vs vs. steroid öfkesini de unutmayalım.
adam gibi spor yapın gençler. çabuk sonuca ulaşmak için steroid kullanmayın, zeka geriliği yaptığı zannımca gerçekliktir.
steroid kullananlarda bu beyin sulanmasına ben de şahit oldum. alıklık, geç algılama, boş beleş bakışlar, sorulara geç tepki verme vs vs. steroid öfkesini de unutmayalım.
adam gibi spor yapın gençler. çabuk sonuca ulaşmak için steroid kullanmayın, zeka geriliği yaptığı zannımca gerçekliktir.
sanıyorlar ki efendiler sikemiyor.
omega 3 ve kalsiyum nedeniyle kemik sağlığı için önemli bir kaynak olan hamsi ve istavriti kılçığı ile tüketmek daha yararlı. balığın içindeki iskelette bulunan kalsiyum kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur. kılçık bakımından en küçük ve çiğnenebilen balık ise hamsidir.
paramız yok borcumuz var bizim canımızı her şey sıkar.
kesinlikle emel sayın’dır.
kadın 1945 doğumlu, 74 yaşında. bence ajda’nın adı çıkmış.
kadın 1945 doğumlu, 74 yaşında. bence ajda’nın adı çıkmış.
helali hoş olsun, harcayın aslanlarım benim. sümeyyenur'ların talhacan'ların benzin paralarına gideceğine harcadıklarınız, aslanlar gibi ecnebinin cebine gitsin. havalarda uçuçsun latteler, makiyatolar.
siber güvenlik yüksek lisansa başladıktan sonra whatsapp instagram ı telefonumdan kaldırdım zaten facebook kullanmıyordum. sadece google ya da facebook ( şirket ) bunu yapmıyor bir çok uygulama bu amaca hizmet ediyor. bir kısmı aktif dinleme yaparken uygulamaların çoğu pasif dinleme modunda. belirli sözcükler söylendiğinde kayda almaya başlıyor.
dijital dünyaya hoşgeldiniz.
not :sizi kim ne yapsın dinlesin diyen andavallara dikkat etmeyiniz.
dijital dünyaya hoşgeldiniz.
not :sizi kim ne yapsın dinlesin diyen andavallara dikkat etmeyiniz.
ben yarışmayı takip etmiyorum ama okuduğum kadarıyla çoğu kişi şeflerin ukalalığından ve barzoluğundan dem vurduğu için yazıyorum; arkadaşlar, yıllardır bu sektörde çalışan biri olarak söylüyorum, kesinlikle kurgu yok; evet, şeflerin çoğu bu karakterdedir. orada çalışan biriyseniz eğer onları dövmemek için kendinizi zor tutarsınız, emin olun.
meselâ onlardan sonra da barmenler gelir.
hatta, size, bu sektördeki dayaklık sıralamasını da yazayım;
şefler > barmenler > valeler > bulaşıkçılar
evet garsonları yazmadım. çünkü garsonlar cidden bu sektörün en efendi personelleridirler. ki en büyük yük de onlardadır.
garsonlar iyidir, üzmeyin onları..
meselâ onlardan sonra da barmenler gelir.
hatta, size, bu sektördeki dayaklık sıralamasını da yazayım;
şefler > barmenler > valeler > bulaşıkçılar
evet garsonları yazmadım. çünkü garsonlar cidden bu sektörün en efendi personelleridirler. ki en büyük yük de onlardadır.
garsonlar iyidir, üzmeyin onları..
geçen çıktığımızda 10 bira içtim. bir daha da çıkamadık zaten taksitleri bitmedi daha.
muz.
çocukken nefret ederdim.
çocukken nefret ederdim.
kataristanbul
kısa dönem askerliğime iki bayram bir yılbaşı sığdı.
abim uzun dönem hatta 18 ay yaptı. o da iki bayram bi yılbaşı gördü.
kafa bi komutan varsa gece nöbetinde 10/10 olmasa da 3/10 güzel geçiyor.
abim uzun dönem hatta 18 ay yaptı. o da iki bayram bi yılbaşı gördü.
kafa bi komutan varsa gece nöbetinde 10/10 olmasa da 3/10 güzel geçiyor.
macera ve aksiyon dolu, muhteşem görsellerle süslü 2.5 saatlik bir eğlencelik olarak iyi, üçlemenin son filmi olarak orta, 40 küsür senelik büyük bir fenomenin 9. ve şimdilik son filmi olarak çok kötü.
uzun uzun yazmaya üşeniyorum ancak sequel trilogy’nin bariz problemini daha da açığa çıkaran bir film olmuş. baştan planlanmış bir senaryo yok ve kervanı yolda düzüyorlar. kendi içerisinde birbirini bu kadar yok sayan bir üçleme nasıl olur insanın aklı almıyor. sadece bu filmlerle sınırlı kalsa gene iyi ancak eski filmlerle alakalı da bir sürü soru işareti oluşturan senaryo tercihi yapılmış. star wars’un itici gücü olan storytellingi bir kenara atınca da ortaya çıkan mal bu kadar oluyor.
sıfır senaryo, bol bol fan service, memelik anlar, aksiyon, tonla cameo vs vs. bütün bunların neticesinde de son noktayı koyduğu star wars hikayesi için çok önemli olması gerekirken izle-çık-unutluk bir çerez haline gelmiş değişik bir film.
uzun uzun yazmaya üşeniyorum ancak sequel trilogy’nin bariz problemini daha da açığa çıkaran bir film olmuş. baştan planlanmış bir senaryo yok ve kervanı yolda düzüyorlar. kendi içerisinde birbirini bu kadar yok sayan bir üçleme nasıl olur insanın aklı almıyor. sadece bu filmlerle sınırlı kalsa gene iyi ancak eski filmlerle alakalı da bir sürü soru işareti oluşturan senaryo tercihi yapılmış. star wars’un itici gücü olan storytellingi bir kenara atınca da ortaya çıkan mal bu kadar oluyor.
sıfır senaryo, bol bol fan service, memelik anlar, aksiyon, tonla cameo vs vs. bütün bunların neticesinde de son noktayı koyduğu star wars hikayesi için çok önemli olması gerekirken izle-çık-unutluk bir çerez haline gelmiş değişik bir film.
görüntüler gerçekten olsaydı çoktan paylaşırdı. gündem değiştirme çabasından başka bir şey değil, önümüz cuma paylaşacağız diyerek, kaç cuma geçirecekler acaba?
obra giderse ali koç tarihin en kötü fenerbahçe başkanlarından biri olmaya hak kazanır. obra gideceğine koç gidebilir.
değeri bilinmeyen şeyleri bir daha vermemesi.
bu ülkede gizli kamera, video kaydı, ses kaydı, banka hesap hareketleri ile adam indirme devri geçti. fetocu yöntemler bu ülkede sökmez artık allahın izniyle. montajlarınızı, kumpaslarınızı alın götünüze sokun. ulan bu ülkede insanlar kendi yazdığı kitaba yalan yazmışım dedi utanmadan da kabul edildi. kendini inkar etti resmen.
neyi baz alıp, neyi kanıt olarak sunup da bu adamı yargılayacaksınız?
neyi baz alıp, neyi kanıt olarak sunup da bu adamı yargılayacaksınız?
haklıdır bu amınakoduğumun suriyelileri yüzünden doğumhanelerin anası sikilmiş durumda. kadın orda c-section yaptıracak vs sonra ne olacak nosocomial hastalıklar. anlatamadık senelerce bu adamlar geliyor ama aşısız geliyor sağlıksız geliyor viral ve bakteriyel hastalık getiriyor. alın koynunuza yatın amınakoduğumun akçomarları bu suriyelilerinizi. memleketin anasını siktiniz orospuçocukları.
27... hayatta olsaydı tabi... neredesin 30 yıldır ? 4 yaşında oğlunu bırakıp nereye gittin sen ? gece gece bütün geçmişimi film şeridi gibi geçirdi gözümün önünden... huzur içinde yat... güzel ve tatlı kadın...
performansı kötüymüşmüş.. ulan adam lütfedip oynuyor daha ne yapsın amk. siz istiyorsunuz diye adam ispanya'daki tatilini yarıda kesip geldi.
bu fayton olayında asıl kritik nokta, adalılardan böyle bir talebin gelmemesi. adalarda yaşayan halkın faytonlar konusunda en büyük şikayeti, fayton sayısının fazla olmasın yarattığı trafik ve kazalar. faytonlara ne kadar karşılarsa, bisiklet sayısındaki artışa da o kadar karşılar.
hatta bir kaç sene önce büyükada'da bir ada ulaşım çalıştayı düzenlenmişti. wti düzenlemişti yanlış hatırlamıyorsam. ada halkından muhtarlara, belediye görevlilerinden tsk'lara kadar herkes katılmıştı. orada varılan ortak görüş, fayton sayısının gelecek 10-15 yılda kademeli olarak azaltılmasıydı.
ada halkının ve oraya giden turistlerin ciddi bir itirazı olmadığı için, bu işi ibb'nin halletmesi öyle yerinizde tepindiğiniz kadar kolay değil. çünkü türkiye'de faytonculuğun illegal bir ticaret olmaması dolayısıyla, oradaki faytoncuları farklı türde bir taşıma altyapısına yatırım yapmaya ikna etmeniz gerekiyor. belediye adamların hepsine birere elektirikli fayton verecek değil. bu özel bir ticari girişim olduğu için, bunu bu faytoncular kendileri ceplerinden yapmak durumundalar.
insanlar faytonlara tepki gösterip binmemeye başlamadığı sürece ya da herhangi bir şekilde bu işten zarar etmedikleri sürece, bu ekonomik şartlarda faytoncuları buna ikna edemezsiniz.
en fazla işte böyle, valiliğin bugün yaptığı gibi inceleme için durdurusunuz. 2 gün sonra çaresiz yeniden açarsınız.
imamoğlu bir aktivist değil. bir yönetici. önceliği hizmetin aksamaması olmak zorunda. ideal bir dünyada işler çok farklı olabilirdi. fakat bizimki gerçek dünya. yarın o faytonlar tümüyle yasaklasa ve faytoncular protesto edip farklı bir taşıtla hizmet vermese, yaşanacak boşluğu nasıl dolduracaksınız. kalkıp ada ulaşımını mı kamulaştıracaksınız bu ekonomik şartlarda.
üstelik bunun sonu yok. minibüsçülerden şikayet olduğu için o işi de belediye üstlensin. taksiciler zaten ayrı bir dünya. taksileri de kaldıralım, belediye versin o hizmeti de.
adalarda yaşayan halkın ve turistlerin fayton konusunda, faytoncuları ekonomik olarak zarar sokan bir hassasiyeti oluşmadığı sürece bu işin çözümü zor. bu yüzden imamoğlu'na oy vermeyeceğini söyleyen birkaç yüz fanatiğin dışında, o fayton konusunda etkilenen 30 bin ada insanının yaşamını da öncelemek durumunda. yoksa kimse hayvan ölümlerinden sandığınız gibi keyif almıyor.
hatta bir kaç sene önce büyükada'da bir ada ulaşım çalıştayı düzenlenmişti. wti düzenlemişti yanlış hatırlamıyorsam. ada halkından muhtarlara, belediye görevlilerinden tsk'lara kadar herkes katılmıştı. orada varılan ortak görüş, fayton sayısının gelecek 10-15 yılda kademeli olarak azaltılmasıydı.
ada halkının ve oraya giden turistlerin ciddi bir itirazı olmadığı için, bu işi ibb'nin halletmesi öyle yerinizde tepindiğiniz kadar kolay değil. çünkü türkiye'de faytonculuğun illegal bir ticaret olmaması dolayısıyla, oradaki faytoncuları farklı türde bir taşıma altyapısına yatırım yapmaya ikna etmeniz gerekiyor. belediye adamların hepsine birere elektirikli fayton verecek değil. bu özel bir ticari girişim olduğu için, bunu bu faytoncular kendileri ceplerinden yapmak durumundalar.
insanlar faytonlara tepki gösterip binmemeye başlamadığı sürece ya da herhangi bir şekilde bu işten zarar etmedikleri sürece, bu ekonomik şartlarda faytoncuları buna ikna edemezsiniz.
en fazla işte böyle, valiliğin bugün yaptığı gibi inceleme için durdurusunuz. 2 gün sonra çaresiz yeniden açarsınız.
imamoğlu bir aktivist değil. bir yönetici. önceliği hizmetin aksamaması olmak zorunda. ideal bir dünyada işler çok farklı olabilirdi. fakat bizimki gerçek dünya. yarın o faytonlar tümüyle yasaklasa ve faytoncular protesto edip farklı bir taşıtla hizmet vermese, yaşanacak boşluğu nasıl dolduracaksınız. kalkıp ada ulaşımını mı kamulaştıracaksınız bu ekonomik şartlarda.
üstelik bunun sonu yok. minibüsçülerden şikayet olduğu için o işi de belediye üstlensin. taksiciler zaten ayrı bir dünya. taksileri de kaldıralım, belediye versin o hizmeti de.
adalarda yaşayan halkın ve turistlerin fayton konusunda, faytoncuları ekonomik olarak zarar sokan bir hassasiyeti oluşmadığı sürece bu işin çözümü zor. bu yüzden imamoğlu'na oy vermeyeceğini söyleyen birkaç yüz fanatiğin dışında, o fayton konusunda etkilenen 30 bin ada insanının yaşamını da öncelemek durumunda. yoksa kimse hayvan ölümlerinden sandığınız gibi keyif almıyor.
şuracığa sizler için bir şarkı bırakayım.
derdinizin devası bende değildir belki, bilemeyiz.
sevdiğim bir şarkıyı paylaşmış olurum. hepsi bu
derdinizin devası bende değildir belki, bilemeyiz.
sevdiğim bir şarkıyı paylaşmış olurum. hepsi bu
çocuk sayısı
squat yapanı seçin.
nissan silvia
toyota supra
datsun 240z bunlar yeterli sanırım.
toyota supra
datsun 240z bunlar yeterli sanırım.
lan hala bundan ekmek mi yiyorsunuz siz yoksa akçomarlar? bak satürnün uydusu titan var, orda metan denizleri var, adamlar oraya mininge gidecek, siz hala başörtüsünden ekmek yeme peşindesiniz. anlayın artık kaynaklar tükenmek üzere dinler para etmeyecek yakında. mağduriyet hiç etmeyecek, kalifiye olan ayakta kalacak.
kendisi gibi insanlar için konuşuyorsa doğru diyor. onlara 1000 tl bile fazla, gidip duble yol kemirsinler.
hayaller mozart
gerçekler inna ateyna kel kevser
gerçekler inna ateyna kel kevser
karsan firması için otomotiv sektöründe yıllarca teklif çalışan bir insan olarak şunu net söyleyebilirim.
ben karsan'ın yaptığı yapacağı yapabileceği arabaya binmem.
yerli araçtaki durum bu arada şudur;
-fabrikan yok.
-mühendisin yok.
-şartnamen yok. (insan hayatını güven altına aldığın şartnamelerin bile yok.)
-işçin yok.
-yatırımın belli değil.
-tedarikçin yok.
-analizin yok, simülasyonun yok, yok oğlu yok.
ne var?
iki yıla yerli elektrikli araba yapacağız.
yukarıdaki her şeye sahip fabrikalar, üretimciler dört yılda tasarım testleri bitirip prototip araç üretiyor ve her şeyi deniyorlar.
daha sende bu yok.
devrim arabaları için "garp kafasıyla otomobili yaptık şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk." diyen zihniyeti zaten sevmem ama şu an tam tersi şark kafasıyla otomobili yapıp garp kafasını işletmeyi unuttuk. diyebiliriz.
herkes ister memleketimizde her şey yerli üretilsin ama yandaş zihniyetle tofaş'ı , yani türkiyenin en çok yüzde olarak yerli araba üreten firmasını sırf size yakın değil diye saf dışı bırakıp karsan'la sırf yandaş diye iş yaparsanız o arabada insanlar yanarak ölür.
bu da gelecekte sülalenizden çıksın sizin. ben başka bir şey demiyorum.
not: egea bu arada türk tasarımı ve parça bazında ben en son bıraktığımda %70'i yerli idi. %80'e taşımış olabileceklerini öngörüyorum.
ben karsan'ın yaptığı yapacağı yapabileceği arabaya binmem.
yerli araçtaki durum bu arada şudur;
-fabrikan yok.
-mühendisin yok.
-şartnamen yok. (insan hayatını güven altına aldığın şartnamelerin bile yok.)
-işçin yok.
-yatırımın belli değil.
-tedarikçin yok.
-analizin yok, simülasyonun yok, yok oğlu yok.
ne var?
iki yıla yerli elektrikli araba yapacağız.
yukarıdaki her şeye sahip fabrikalar, üretimciler dört yılda tasarım testleri bitirip prototip araç üretiyor ve her şeyi deniyorlar.
daha sende bu yok.
devrim arabaları için "garp kafasıyla otomobili yaptık şark kafasıyla benzin koymayı unuttuk." diyen zihniyeti zaten sevmem ama şu an tam tersi şark kafasıyla otomobili yapıp garp kafasını işletmeyi unuttuk. diyebiliriz.
herkes ister memleketimizde her şey yerli üretilsin ama yandaş zihniyetle tofaş'ı , yani türkiyenin en çok yüzde olarak yerli araba üreten firmasını sırf size yakın değil diye saf dışı bırakıp karsan'la sırf yandaş diye iş yaparsanız o arabada insanlar yanarak ölür.
bu da gelecekte sülalenizden çıksın sizin. ben başka bir şey demiyorum.
not: egea bu arada türk tasarımı ve parça bazında ben en son bıraktığımda %70'i yerli idi. %80'e taşımış olabileceklerini öngörüyorum.
tüm bu saçma sorulara nasıl katlanıyorsunuz?
ocak ayına yansıyacak faturadır. aralık 2019 faturası, kasım döneminindir.
sabiha gökçen iç hatlarda kahve içerek beni kızıma kavuşturacak ankara uçağını bekliyorum. uykusuzum, ikinci uçuşum olacak yorulacağım ama onun gözleri parlayarak bana baba deyişini duyacak olmak beni ayakta tutan şey.
starbucks'ta kahve içerek ağlayan bir mal var şu an, o benim.
starbucks'ta kahve içerek ağlayan bir mal var şu an, o benim.
fiber optik vasküler dondurucuyu getirin
gerçekten çok aşıkken bittiyse uzun süre kabullenemediğiniz ve aklınıza geldikçe sürekli çocuklar gibi ağladığınız,ancak kabullendikten sonra normal yaşantınıza hiçbir şey olmamış gibi devam ettiğiniz olaydır.
lisede paralel telefondan sevgilimle konuşup babama yakalandım.
yanınızda bir insan sabaha kadar "beni sikin... beni sikiiiiiiiin... yok mu beni sikecek biri ayh.... azdım beni bi sikin!!" diye bağırsa... bir düşünün.
kısırlaştırmadığınız kedinizle sabaha kadar tatlı dakikalara hoş geldiniz.
kısırlaştırmadığınız kedinizle sabaha kadar tatlı dakikalara hoş geldiniz.