Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
arşiv kapsamı: 4 Haz 201526 Haz 2026
kodumun karaborsacilari siktirin gidin, onceleri kim sakat, kim istanbul'a gelmemis carsaf carsaf emek verip yazanlar olurdu, onun yerine 80-90 adet davarin biletten kar etme cabalarini okudum.

abv eksi sozluk yonetimi, siktir git anca sule cet cinayeti basligini sil.
ben size bu adamın transferi bedavaya tek günde nasıl bitti söyleyeyim mi?

aziz yıldırım zamanı 1+1 yıllık uefa cezasının itirazında galatasaray’ın strum graz maçı görüntülerini izletip cezanın 2 yıla fikslenmesi gibi, adamlar kolarov pazarlığında nasıl gıcık oldularsa fenere, ‘alın bedavaya nzonzi’yi sikin şunları yeterki’ demiş olabilir galatasaray yöneticilerine.

yoksa bu adamın bu şartlarda tek günde gelmesinin hiçbir izahı yok.
tabuları yıkması değil komik olması gereken grup.

edit: anladığım kadarıyla ergen komikliği-feminizm çorbası bir şey yapıyorlar. ikisiyle de para kazanırlar. ama gerçek olan şu ki mizahla pek alakaları yok.
yolu italya ile kıyaslıyorsun, birde asgari ücreti kıyasla bakalım 1.209 euro yani 7.516 tl otobanı paralı olabilir. bizde asgari ücreti biliyormusun?

2000 tl bilmiyorsan! yalakalık yapacağına incele bak sonra yorum yap herkes senin gibi milyonluk değil....
--- spoiler ---

“kürt milliyetçisi değilim”

milliyetçi olmadığını ancak kürtlüğüyle alay edilmesini kabul etmeyeceğini vurgulayan demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

“elazığ savcısı istedi diye ben bundan vaz mı geçeceğim? kusura bakmasınlar. ben kürt’üm. bin yıl da cezaevinde kalsam kürt’üm. kürt milliyetçisi değilim. milliyetçi değilim, milliyetçi çizgiyi doğru bulmam. ama benim kürtlüğümle alay edildiğinde, kusura bakmayın tepemin tası atıyor. kürdistan kelimesini kullandım diye beni terör propagandasıyla suçlayanları gördükçe benim de tepemin tası atıyor. empati yapın. etnik kimliğiniz, inancınız, mezhebinizle alay edildiğinde, yok sayıldığında ne hissedersiniz? insanın onuruyla ilgili bir mevzudur bu."
--- spoiler ---

milliyetçi olmadığı söyleminde samimi mi değil mi bilemem lakin türk solunun ders alması gereken bir nokta var burda. adam diyor ki, milliyetçi olmamam etnik kimliğimi yok saydığım anlamına, ya da onun aşağılanmasına kayıtsız kalacağım anlamına gelmez. karaktersiz, ezik türk solcusu bir şeyler öğrensin çobanlarından. kendi etnisitelerinizi aşağıladığınızda medeni değil, onursuz ve karaktersiz bok yığınları oluyorsunuz. adamınız öyle söylüyor.
konu cimrilikse hiç kimse benim dedemin* eline su dökemez, hintliler bile!

ne zaman köye gitsek doya doya televizyon izleyemezdik. herkes odada tv izlerken, gizlice gider, sigortaları indirir ve elinde mumla odaya girip elektriklerin kesildiğini söylerdi. itiraf ediyorum; yıllarca bu numarayı yedim.* ta ki 16 yaşıma kadar.

bir de yıllar önce massey ferguson marka ikinci el bir traktör satın aldı. öyle yeni bir model de değil üstelik. sanırım 1964 modeldi. dedem traktörü mümkün mertebe ayakta kullanmaya çalışıyordu(!) sonunda dayanamayıp rahmetli babam neden ayakta kullanmaya çalıştığını sorduğunda; "oturağı eskimesin" diye cevap vermişti(!)

ve bunun gibi daha bir sürü cimrilik hikayesi.

dipnot: lan dede, damadını bile gömdün! hâlâ para gidiverecek diye aklın çıkıyor. allah seni ıslah etsin emi!
2020 yılına geleceğiz nerdeyse internet diye bir şey var. yazıyosun yapıyorsun ne var lan bunda?
"ben hiç yemek yapamam, yumurta bile kıramam"
iyi bok yiyorsun.
ne yazıyorsa uygulayacaksın olacak bitecek ya anlamıyorum.

not: pilav hariç.
haraçcılar, pezevenkler,tefeciler, onun bunun emeğini çalan at hırsızlarının bulunduğu ınstagram sayfası çok güzel bir tanım oldu.
edit: aslında egm için çok güzel bir katalog seç beğen tutukla. ben polis olsam birazcık da idealist ve yüksek bir mevkide olsam bu at hırsızlarını teker teker alırım. ama ben benim ve yapamam, anca böyle yorum yaparım.
eve döndüm.
dönerken sevdiceğimin annesi bana lavantalar vermişti.
onları aksesuarlarımı boşalttığım küçük keselerin içine pay edip dolabımın muhtelif köşelerine yerleştiriyorum.

bence en mis kokulu ve sevgi dolu entry benimki oldu.
kendimi çiçek gibi hissetmeyeli öyle zaman olmuştu ki.

canım bob ross;
buraya lavanta moru çiçekler çizebilir misin? teşekkürler...
hahahaha bu başlığa yazanlara acıyorum birde her gece hortluyor. bakın arkadaşlar burada kimse, kimseye nude falan atmaz. yok öyle bir şey çıkarın onu aklınızdan.
kardeşi, çocuğu olanlar lütfen çocukları bilgilendirsin.
1-başına ne gelirse gelsin sizinle paylaşmasını, kızmayacağınızı söyleyin.
2-kimsenin tehditlerine inanmaması gerektiğini anlatın.
3-hiçbir surette tanıdığı biri bile olsa fotoğraf atmaması gerektiğini ifade edin.
4-tehdit cümleleri duyduğu anda yakınında kim varsa (anne, baba, abla, abi, öğretmen ) hemen bildirmesi gerektiğini, bildirmezse zarar görebileceğini anlatın.
5-tehdit eden kişinin dediğinin asla yapılmaması gerektiğini, yapsa bile tehditlerin bitmeyeceğini söyleyin.
6-çocuklarla güven dolu ilişkiniz olsun söylersem ailem beni mahveder diye düşünmesin sonraki zamanda daha kötüsü başlarına gelebiliyor.
7-bakışından duruşundan bir şeylerin yolunda gitmediğini anlayacak kadar yakınında olun ve onu tanıyın.
8-normalde sergilemediği şeyler yapıyorsa, içe kapanma olduysa, sebebini öğrenmeye çalışın.
14 ağustos 2019 liverpool chelsea maçı'nda sahaya giren düşük iq'lü youtuber.

evet arkadaşlar şampiyonlar ligi maçında sahaya girdim 500 bin like bekliyorum.. diyeceği video gelecektir. umarım şöyle bir 3-5 ay ceza alır da aklı başına gelir bu şımarığın.

üzgünüm bu ülke için arkadaş. video çekip içerik oluşturuyor diye bu adamları bir şey sanan yüzbinlerce belki milyonlarca çocuk, ergen var. kendilerine rol model alıyorlar bu tipleri. eğitim seviyemiz kaliteli ve yüksek olsa dert etmeyeceğim lakin ülke gerçeğini göz önüne getirince bu ahmakların gençliği zehirlemelerine, kötü örnek oluşturmalarına dayanamıyorum arkadaş.
bir süredir kendi çapımda, apartman bahçesinde bir şeyler ekip biçiyorum.
birkaç haftadır da verdiğim emeklerin "kelimenin tam manasıyla" meyvelerini toplamaya başladım.
son zamanlarda topladığım meyve, sebzeleri sosyal medyadan paylaştığımı fark ettim.

sabah akşam durmadan bebeğini, çocuğunu paylaşan arkadaşlarımı, akrabalarımı sürekli eleştirip, dedikodusunu yapardım.
şimdi elimde kendi yetiştirdiğim domatese, bibere bakıp insan yetiştiren ve bunu hakkıyla yapanlara daha fazla saygı duymaya başladım.
paylaşıp gururlanmak en doğal hakkınız.
karısına temizlik, yemek, bulaşık, çamaşır her işi yükleyen boş herifler yazlık da yazlık diye doldurmuş.

not: mangal yakmak, ampul değiştirmek, bahçe hortumunu takmak, salata yapmak vs yardım etmiş olmuyorsunuz. yardım ederek de bir şey yapamazsınız. işlerin en az yarısını yaptığınız da konuşun yazlık diye.
bir gün midilli adasında etrafı kapalı gayet nezih bir plaja gitmiştim. çok güzel ahşap şezlongları vardı. çantamda meşrubat ve su olduğu için içeriden bir şey satın alma ihtiyacı duymadım. akşama kadar oturdum denize girdim. duşumu aldım kabinlerde giyindim. çıkarken görevliye ücreti sorduğumda her hangi bir şey satın almamışsınız, plaj ücretsiz dediğinde şok olmuştum. biz de böyle bir tesiste eğer şezlong parası alınmasa zorla bir suyu 50 tl'ye satarlar. orada beş kuruş vermeden çıktım. akşama kadar da kimse rahatsız etmedi.
dert yok tasa yok. millet derdi nereden buluyor anlamıyorum. hayatım süper. her şey harika. para boookkk etrafa avuç avuç saçıyom hatta. sağlık var huzur var başka ne isterim. dertli arkadaşlara da üzülmedim, derdim yok çünkü. geçer yaa ne diyim. bakın bana. huzurrr yaa mutluluk aq. şeyma subaşı gibiyim.
zengin çocuğu olup, şımarık büyütülünce gereksiz bir özgüvene sahip oluyor insan. birisi de kafasına vurup lan olm ali, bu ne laa ahahha demediğinden oluyor bunlar. yaptığı müziğin tek amacı, insanları müzikten soğutmak olabilir diye düşünüyorum.
14.08.2019 tarihli 10.256.000 tl veren sayısal loto sonuçlarıdır.

(bkz: aga bu ne)

böyle bir şey olmasının ihtimali nedir ?

edit : bilen çıkmamış, 159 kişi 5 bilmiş gerçekten 5 bilen o sapıkları tebrik ediyorum.

edit: her hafta düzenli bir şekilde oynarım, tamam başka bir 6’lı set ile bu 6’lı setin olma olasılığı aynı ama yuh be kardeşim sayısal loto tarihinde böyle bir şey olmamış olasılıksız’ın yazarı adam fawer bile bu duruma yuh demiştir.

acaba biz artık hile hurda yapmıyoruz demenin başka bir yolu mu ? malumunuz demirören’e ve italyan ortaklarına devr edildi milli piyango.
iki insan kendi aralarında istediği dili konuşur. bunu hazmedemeyip saldıran net ırkçıdır. türk nefreti ile dolu yorumcular içlerindeki kini kusmuşlar yine.
hoşumuza gitse de gitmese de farklı kültürlerle birlikte yaşamak zorunda kalacağız. dünyanın gidişatı bu yöne doğru.
sigara ve alkol neyse mi..
işte tam da bu yüzden istediklerini istedikleri gibi yapıyorlar.
ne zaman ki şuna buna neyse de.. kafasından çıkar ve sıçtırmayın lan zammınıza boyutuna geliriz, bir şeyler değişmeye başlar.
fenerbahçeli, beşiktaşlı, galatasaraylı, diğer takımları tutan arkadaş şuradaki sponsorlara bak http://www.ibfk.com.tr/ sonra tuttuğun takımın ekonomik durumunu gözünün önüne getir. senin takımın bir futbolcu transfer ettiğinde kuruşları hesap ederken bu hormonlu müteahhitspor senin takımının avrupa sırasını işgal ediyor, senin takımın formasına sponsor bulamayıp sponsorsuz maçlara çıkarken bunlara sponsorlar sıraya giriyor. evet bu saydığım bütün kulüpler yanlış yönetilip bugünlere geldi peki iyi ya da kötü günlerinde bu kadar destek bulabilirler mi? renklerini dahi bir partiden alan takımdan bahsediyoruz, yöneticileri belli bir kesimin üyesi olan bir takımdan bahsediyoruz. 100 yıllık tarihi olan takımlar bir bir amatöre yol alırken, kimi takımlar oyuncuların maaşını ödeyemeyip davalık olurken bu takıma kurban olduğum allah verdikçe veriyor. kusura bakmayın sırf türk diye bu takımı desteklemiyorum. bir fenerbahçeli olarak da umurumda değil galatasaray'ın alacağı bilmem kaç euro.
isveç'in 2025 yılında bütünüyle sigarayı yasaklayacak olması durumudur. yani bakın içilmesi zaten yasak olacak da satılması da yasak olacak, hala algılayamayanlar için yani bildiğin uyuşturucu yerine koyulacak bildiğimiz sigara. ne satılabilecek, ne içilebilecek, tabi yaptırımı ne olur bilemem.

kaynak

adamlar aşmış sanırım benzin ve mazotla çalışan araçları da yasaklayacaklardı.

büdüt: ortada bir çeviri hatası olabilir, yabancı kaynaklar örneğin dünyadaki en güvenilebilir kaynaklardan biri olan associated press'e göre isveç parlementosu'nun 2025 yılında ülke olarak dumansız hava sahası olmayı hedeflediğini belirtmiş. bizim yerli kaynaklar neden bu haberi böyle çevirmiş hiçbir fikrim yok.
jayjenjo ismine sahip bu profile sahip şahıs son 1 haftada girdiği 17 entry ile sözlüğün altını üstüne getirdi. ne zaman ve nasıl yazar olduğu bilinmeyen bu şahıs, toplumun ortak ahlaki değerlerine düpedüz saygısızlık etmekte, insanları kışkırtıp birbirine düşürme amacındadır. kendisine ait olan başlıklardan bir kaç tanesini aşağı bırakıyorum. bu sayede sözlük yönetiminin de artık bu ve bunun gibi hesaplara göz yumması artık son bulmalıdır.

(bkz: ergenliğe giren kızını utanmadan öpebilen baba)

(bkz: kemal sunal'ın sanatçı sayıldığı ülke)

(bkz: 32 yaşından küçük yazarlar uçurulsun kampanyası)

(bkz: delikanlı adamın anası bacısı karısı güzel olmaz)

(bkz: üniversiteye bakire gidip evine patlak dönen kız)

(bkz: laikliği savunup kurban bayramında tatil yapmak)

(bkz: toplum içinde utanmadan gülebilen kadın)

yukarıdaki başlıklara girer bakarsanız eğer sizler de ne demek istediğimi ne için uçurulması gerektiğini hala anlamadıysanız, anlayacaksınızdır.

sözlük yönetimini göreve davet ediyorum ve siz yazar arkadaşlardan duyarlılık bekliyorum.

düzenleme: düşünce özgürlüğü her istediğini söyleyebilme özgürlüğü değildir. kafamıza göre şu kişi bu kişi sözlükten uçurulsun da demiyoruz. sözlük formatına uygun bir şekilde, 10 yaşındaki kızların vücutlarına bayılıyorum desem benim bu söylediklerime saygı mı duyacaksınız? istemediğimiz şeyleri söylediği için değil, söylediği şeylerin toplumun ortak değerlerine hakaret içermesinden ötürü uçurulsun istiyoruz. kemal sunal'ı veya mustafa kemal atatürk'ü sevmiyor olabilirsiniz. ancak tutup da hakaret edemezsiniz. bu düşünce özgürlüğü değildir. sözlükte, muhammedin peygamber sayıldığı dünya diye bir başlık açarsam bu düşünce özgürlüğüne mi girer? yoksa insanların ortak değerine hakarete mi? karar sizin. sözlükte kimse için kolay kolay uçurulsun denmiyor. nice troll mevcut ancak hepsine sadece kızıyoruz çünkü adam mesela diyor ki çalıyor ama çalışıyor, bu kafaya sahip insanları yazar yapmayın demiyoruz. ancak bu jayjenjo isimli yazar apaçık şekilde toplumu birbirine düşürüyor. ve de sözlükte açtığı başlıklar, medya üzerinde büyük etkiler bırakıp ekşi sözlüğün itibarını düşürüyor. insanların düşüncelerini paylaştığı platform düzenli bir şekilde itibarsızlaştırılıyor ve de ekonomi, hükümet, muhalefet vs hakkında ne söylenilirse söylensin, insanlar artık olaya şöyle bakıyor "am meme göt konuşulan, patlak eve dönen kızların konuşulduğu platformun söylediklerine mi değer vereceksin?" sözlük yönetimi sözlüğün itibarsızlaştırılmasına da aynı zamanda göz yummaktadır. bunun gibilerden gaz alıp nice daha saçma başlık açanların sayısı da gün geçtikçe artmakta.

düzenleme 2: bu şark kurnazı arkadaş (bkz: ergenliğe giren kızını utanmadan öpebilen baba) başlığında yazdıklarını silip kaçmaya çalışmış. burada ekran görüntüsü mevcuttur.

düzenleme 3: şimdi de (bkz: asv21şl21ş42vuplvk2-121-21v124v21l12lvi12vl214i) başlığını açarak sözlüğün formatının ırzına geçmiş şahıs kendileri.

düzenleme 4: sanıyorum ki bu son düzenleme olacaktır. bu kullanıcı çok fazla saçma başlık açmakta olduğu için diğerlerini ekleme gereği hissetmedim. ancak söylemek istediğim şey, değerli bir arkadaşın bana gönderdiği şu mesajdır, sizlerle de paylaşmak istedim. herkese, her şey için teşekkür ediyorum şimdiden.

gelen mesaj;

bu tür hesaplari , sözlük moderatörleri kendileri acip, ortaligi kizistirip , gündem maddesi yapiyorlar.

adimi kullanmadan paylasabilirsin.
bir besi çiftliği sahibi olarak açıklama gereği yapmayı istediğim durumdur. son 2 yılda yem ve işletme maliyetleri tam 2 katına çıktı ancak et kesim fiyatları hala 3 yıl öncesinin aynısı. fiyatlar bu şekildeyken üreticinin ayakta kalabilmesi mümkün değil. tavuk fiyatı 25 liraya dayanmışken kırmızı et fiyatının üreticide 30-35 bandında olması artık hayaldir. her iktidarın un ve kırmızı et üreticileri üstünde inanılmaz bir fiyat baskılaması oluyor oy kaygısıyla ve bu durumda yerli üreticinin işi sürdürememesi ve işin tamamen ithalata dönüşmesine sebep oluyor. ithalata dayalı bir ekonominin yaşadığı sorunlar da son 2 yılda hala anlaşılamıyorsa cidden üretim vs konuşmayalım artık. devlet yerli üretimi desteklemeyip, sübvansiyon ve düşük faizli kredilerle ayakta tutma derdinde olmazsa ayrıca altyapı ve teknolojik yatırımlarına destek olmazsa; yurt dışında tekelleşmiş firmaların piyasaya bir süreliğine ucuz vereceği ürünlerin hülyasına kapılıp, yurt içinde de tekelleşince (politik güçleriyle) kırmızı eti ancak rüyanızda görürsünüz. hala 19.yüzyıl mantığıyla tarım ve hayvancılığa mahkum edilmiş bir ülkenin insanı buna ses etmiyorsa; siz her şeye müstehaksınız kardeşim.