fen lisesiyle meslek lisesini birleştiren ilginç çalışma.
+ değersiz bir yığına dönüşeceksin!
-zum yaptım ganga laa el salla baya zum yaptım bildiğin.
Sık geçen başlıklar
Debe Arşivi
taksicinin 1lira 25 kuruş para üstünü vereceğine inanmadığım uygulama.
hala şapka takmadığı için asıldığı sanılan hoca müsveddesi. vatana ihanetten yargılanmış ve idam edilmiştir.
bak burada link var.
"bir din alimi güya. güya diyorum çünkü yazdığı makaleler arasında hakikaten sorunlu olanlar var. iskilipli atıf’ın şapka devriminden önce yazdıkları için idam edildiği tamamen palavra. iki kez yargılanmış, ilki giresun’da. o dönemde giresun’daki ve rize’deki isyancılardan iskilipli atıf’ın risaleleri çıkıyor çünkü. yargılanıyor ama suç unsuruna rastlanmadığı için beraat ediyor. sadece kitabının dağıtılması yasaklanıyor çünkü halkı isyana teşvik ediyor. iskilipli daha sonra istanbul’a dönüyor ama bu kez de ankara istiklal mahkemesi çağırıyor çünkü kitabın dağıtımı devam ediyor. iki soru soruluyor: bu kitabı neden dağıtıyorsun? kurtuluş savaşı’nda teali islam cemiyeti’nin bildirisinin altına imza attın mı? iskilipli atıf bildiriyi imzalasa da aslında karşı olduğunu, bunu da gazete ilanıyla duyurduğunu söylüyor ama atatürk ve silah arkadaşlarını öldürmenin caiz olduğunu yazan o bildiri çoktan yayılmış durumda. dolayısıyla iskilipli atıf, halkı kışkırtmak ve vatana ihanet suçlarından idam ediliyor."
sinan meydan belgesiz konuşmaz. gidin kitaplarını okuyun. kadir mısıroğlu a.k.a fesli'yi dinleyip burada saçma sapan argümanlar sunmayın.
bak burada link var.
"bir din alimi güya. güya diyorum çünkü yazdığı makaleler arasında hakikaten sorunlu olanlar var. iskilipli atıf’ın şapka devriminden önce yazdıkları için idam edildiği tamamen palavra. iki kez yargılanmış, ilki giresun’da. o dönemde giresun’daki ve rize’deki isyancılardan iskilipli atıf’ın risaleleri çıkıyor çünkü. yargılanıyor ama suç unsuruna rastlanmadığı için beraat ediyor. sadece kitabının dağıtılması yasaklanıyor çünkü halkı isyana teşvik ediyor. iskilipli daha sonra istanbul’a dönüyor ama bu kez de ankara istiklal mahkemesi çağırıyor çünkü kitabın dağıtımı devam ediyor. iki soru soruluyor: bu kitabı neden dağıtıyorsun? kurtuluş savaşı’nda teali islam cemiyeti’nin bildirisinin altına imza attın mı? iskilipli atıf bildiriyi imzalasa da aslında karşı olduğunu, bunu da gazete ilanıyla duyurduğunu söylüyor ama atatürk ve silah arkadaşlarını öldürmenin caiz olduğunu yazan o bildiri çoktan yayılmış durumda. dolayısıyla iskilipli atıf, halkı kışkırtmak ve vatana ihanet suçlarından idam ediliyor."
sinan meydan belgesiz konuşmaz. gidin kitaplarını okuyun. kadir mısıroğlu a.k.a fesli'yi dinleyip burada saçma sapan argümanlar sunmayın.
tamam. ikna oldum hemen evde bira yapımına, küvette boğma rakı yapmaya başlıyorum.
"vpn kullan"
"sarma sigara iç"
"evde bira yap"
bir sonraki aşamayı merak ediyorum gerçekten.
"vpn kullan"
"sarma sigara iç"
"evde bira yap"
bir sonraki aşamayı merak ediyorum gerçekten.
rahmetli dedem ömrü boyunca aksi bir adamdı ama öleceğine yakın bir mülayimlik, bir sakinlik, ne bileyim bir anlayışlılık falan göstermeye başlamıştı. ömrü boyunca nasıldıysa son 3-4 ayında onun tam tersi bir adam olmuştu da öldüğüne çok üzülmüştük.
"recep tayyip erdoğan özel ödülü" değil, "cumhurbaşkanlığı kültür sanat büyük ödlülü" almıştır. şener şen, bu ödülü kim verirse versin hak etmiş birisi. 20 sene önce demirel'den, veya 15 sene önce sezer'den alsa kimsenin itirazı olmazdı. yine olmamalı. şener şen'in bu ödülü alması onun yalakalığının değil, başarılı kariyerinin ispatıdır.
ayrıca ne bekliyordunuz? çıkıp "her yer taksim" diye bağırmasını mı? tabii ki güle oynaya ödülünü alacak.
ayrıca ne bekliyordunuz? çıkıp "her yer taksim" diye bağırmasını mı? tabii ki güle oynaya ödülünü alacak.
aynı gün ypg'ye türk jetlerini vursun diye manpads veren ülkenin açıklaması.
burhan kuzu açıklaması.
http://www.cumhuriyet.com.tr/…ye_mi_katiliyor_.html
mhp'lilere gün doğdu anlaşılan, akp sizi himayesine almayı kabul etmiş! hadi sevinin köftehorlar...
http://www.cumhuriyet.com.tr/…ye_mi_katiliyor_.html
mhp'lilere gün doğdu anlaşılan, akp sizi himayesine almayı kabul etmiş! hadi sevinin köftehorlar...
(bkz: ne ekersen onu biçersin)
esra ceyhan'a bile razıyım lan. sabri bey'e inanıcam söz. havada kesin durmuştur şu an o kıvamdayım artık. derya baykal'ın silikon tabancasıyla vurun beni, ona da razıyım. hatta gülben ergen'in paçalarından akan sahteliğine de. yeter ki kaldırsınlar artık bu rezillikleri. eskiden aslında ne güzelmiş gündüz kuşak programları. en azından iki şarkıcı çıkardı, bi psikolog, bi jinekolog, efendime söyleyim arada haydar dümen, boğa burcunun aşk hayatından bahseden astrolojik hanım kadınlar... iyiymiş be.
türkiye'nin en çok izlenen 3 kanalında eş zamanlı, haberler başlayana kadar bu iğrençlikler yayınlanıyor. ardından felaket haberleri, sonrasında da türk insanı beyninin çürümüş soğandan farkı olmadığını yüzüne vuran 3 saatlik diziler. bu programların yapımcılarının ve sunan insanların da bi gün beş parasız kalmasını diliyorum. insanların ahlak, kültür ve akıllarıyla bu kadar taşşak geçilmesinin bi bedeli olmalı. özellikle de; cipinden otobüsteki insanlara bakıp ağlayan o kadının. yatacak yeriniz yok lan.
türkiye'nin en çok izlenen 3 kanalında eş zamanlı, haberler başlayana kadar bu iğrençlikler yayınlanıyor. ardından felaket haberleri, sonrasında da türk insanı beyninin çürümüş soğandan farkı olmadığını yüzüne vuran 3 saatlik diziler. bu programların yapımcılarının ve sunan insanların da bi gün beş parasız kalmasını diliyorum. insanların ahlak, kültür ve akıllarıyla bu kadar taşşak geçilmesinin bi bedeli olmalı. özellikle de; cipinden otobüsteki insanlara bakıp ağlayan o kadının. yatacak yeriniz yok lan.
olm üç ağza sonra üç burna değil miydi, bu niye bir göte bir ağza yapıyor ?
ayrıca gerçekten götten sonra o eli ağzına niye sokuyorsun hayvanadam. offf
ayrıca gerçekten götten sonra o eli ağzına niye sokuyorsun hayvanadam. offf
"oyları kimin verdiği değil kimin saydığı önemlidir"
josef stalin-1923
josef stalin-1923
(bkz: #65110777)
sana niye tinerci deniliyor biliyor musun güzel kardeşim ? çünkü sen okuduğunu anlamaktan aciz olduğun halde millete bonzai esprisi yapacak kafadasın.
başlığa bugün yazılanlara sırasıyla bakıyoruz.
ilk entry yorum katmadan bi haber vermiş.
ikinci entry kısa bi analiz sonrası "eğer teklif doğru ise" bu yaşta bi oyuncu için çok iyi demiş.
üçüncüsü sat gitsin sat sat sat demiş.
dördüncü poldi'nin 20 mio'ya değil 10 mio'ya bile rahat rahat satılacağını söylemiş çinlilere giydirmiş.
diğeri sabri esprisi yapmış.
öteki yine teklif doğru ise diye girmiş söze.
yani benim güzel kardeşim bu başlıkta gelip podolski 20 mio euro eder aşağısına satmayın falan diyen kimse yok. aksine on milyona bile satılır diyen var.
anlıyor musun şimdi neden tinerci olduğunu ? biraz daha bilal muamelesi ister misin ?
sana niye tinerci deniliyor biliyor musun güzel kardeşim ? çünkü sen okuduğunu anlamaktan aciz olduğun halde millete bonzai esprisi yapacak kafadasın.
başlığa bugün yazılanlara sırasıyla bakıyoruz.
ilk entry yorum katmadan bi haber vermiş.
ikinci entry kısa bi analiz sonrası "eğer teklif doğru ise" bu yaşta bi oyuncu için çok iyi demiş.
üçüncüsü sat gitsin sat sat sat demiş.
dördüncü poldi'nin 20 mio'ya değil 10 mio'ya bile rahat rahat satılacağını söylemiş çinlilere giydirmiş.
diğeri sabri esprisi yapmış.
öteki yine teklif doğru ise diye girmiş söze.
yani benim güzel kardeşim bu başlıkta gelip podolski 20 mio euro eder aşağısına satmayın falan diyen kimse yok. aksine on milyona bile satılır diyen var.
anlıyor musun şimdi neden tinerci olduğunu ? biraz daha bilal muamelesi ister misin ?
optimizasyon.
1 gb ram ile koskoca ipad air'ı nasıl çalıştırıyorsunuz aga siz?
1 gb ram ile koskoca ipad air'ı nasıl çalıştırıyorsunuz aga siz?
tesla'nın son yazılım güncellemesi ile gerçekleştirdiği olay. kesinlikle görece basit bir "takip mesafesi uyarısı" değildir.
olayın altında yatan mantık ise şöyle: tesla radar işaretini öndeki arabanın altından ya da çevresinden yansıtarak iki öndeki arabadanın konumunu buluyor (bunu yaparken radar işaretinin hangi arabadan yansıdığını ayırt etmek için de öndeki aracın mesafesini optik sensörlerle hesaplıyor).
bu şekilde hem öndeki arabanın, hem de onun önündeki arabanın mesafelerini biliyor. eğer öndeki iki arabanın çarpışmasının kaçınılmaz olduğuna karar verirse daha kaza gerçekleşmeden frene basmaya başlıyor, kaza gerçekleştikten sonra da çoktan kazaya karışmadan durmuş oluyor.
olayın altında yatan mantık ise şöyle: tesla radar işaretini öndeki arabanın altından ya da çevresinden yansıtarak iki öndeki arabadanın konumunu buluyor (bunu yaparken radar işaretinin hangi arabadan yansıdığını ayırt etmek için de öndeki aracın mesafesini optik sensörlerle hesaplıyor).
bu şekilde hem öndeki arabanın, hem de onun önündeki arabanın mesafelerini biliyor. eğer öndeki iki arabanın çarpışmasının kaçınılmaz olduğuna karar verirse daha kaza gerçekleşmeden frene basmaya başlıyor, kaza gerçekleştikten sonra da çoktan kazaya karışmadan durmuş oluyor.
https://twitter.com/…rfan/status/813474319556870144
kendisinden başka herkesi düşman gören, aleni ırkçı ve şiddet yanlısı videodur. savcıların gereğini yapması gerekir, ancak orası trabzon olduğu için bir şey yapılıp yapılamayacağı meçhul.
adamlar beşiktaş, fenerbahçe ve galatasaray taraftarına saldırıyor. bu kişiler kaçıp türkiye formalı kadının arkasına saklanıyor, trabzonsporlular bir an tereddüt etse de, hemen ardından türkiye formalı kadın ve diğerlerine saldırıyorlar. videonun başlığı, "trabzonspor adalet peşinde".
böylesi bölücü, insanları birbirine düşürücü video ancak provokasyon olabilir. bu provokasyonu ancak terör isteyenler yapabilir. videonun arasındakiler bulunmalı, insanları düşmanlığa sevk edenler cezalandırılmalı.
kendisinden başka herkesi düşman gören, aleni ırkçı ve şiddet yanlısı videodur. savcıların gereğini yapması gerekir, ancak orası trabzon olduğu için bir şey yapılıp yapılamayacağı meçhul.
adamlar beşiktaş, fenerbahçe ve galatasaray taraftarına saldırıyor. bu kişiler kaçıp türkiye formalı kadının arkasına saklanıyor, trabzonsporlular bir an tereddüt etse de, hemen ardından türkiye formalı kadın ve diğerlerine saldırıyorlar. videonun başlığı, "trabzonspor adalet peşinde".
böylesi bölücü, insanları birbirine düşürücü video ancak provokasyon olabilir. bu provokasyonu ancak terör isteyenler yapabilir. videonun arasındakiler bulunmalı, insanları düşmanlığa sevk edenler cezalandırılmalı.
dün twitter'da videosunu görünce kesin kişisel hesabı üzerinden atarlı bir savunma yapar ama savunan başkaları da çıkar mı ki demiştim, çıkmış. fidel castro tarih kitaplarımızda geçmediği için bir tarih öğretmeni olarak bilmek zorunda değilmiş, herkes her şeyi bilmek zorunda değilmiş zaten, ilber ortaylı'nın şifalı bitkiler hakkında çok fazla şey bilmeyebileceğine bağlayıp savunan bile olmuş. çıkardığım sonuca göre her şeyi mesleki kaynaklarımızdan öğreniyorsak imar yönetmeliğinde yazmadığı için marie antoinette'i mevcut ingiltere kraliçesi olarak biliyorum. ilber ortaylı ise en azından adaçayının farenjite iyi geldiğini biliyordur, ki gözü gören, aklı yeten, kulağı duyan, dağ başında barakada yaşamayan, pucca okuyup snap izlemekten başka bir aktivitesi olan insan için bu che'nin yarım asır önce öldüğünden daha zor öğrenilebilecek bir şey. sizde bu cehalet liberalliği olduğu sürece bi bok da olmaz buralardan.
ohaa, yuhh artık,çüşş
ilk otomatik vites araba kullanma deneyimim(şirket aracı);
aaa ne güzel lan sol ayağım boşta kaldı!
frene neden bu ayağımla basmıyorum ki? evet mantıklı.
basıyorummm, bastım..
sonuç; sağ koltukta oturan ve emniyet kemeri takmayan müdürümü ön cama sümük gibi yapıştırdım..
aaa ne güzel lan sol ayağım boşta kaldı!
frene neden bu ayağımla basmıyorum ki? evet mantıklı.
basıyorummm, bastım..
sonuç; sağ koltukta oturan ve emniyet kemeri takmayan müdürümü ön cama sümük gibi yapıştırdım..
"halep, şam, bağdat kan gölüne çevrilmişken, mısır’ın seçilmiş meşru cumhurbaşkanı muhammed mursi mısır zindanlarında tutulurken, bangladeş’te müslüman kardeşlerin zalim yönetim tarafından tek tek idam edilirken, arakan’daki kardeşlerimiz zulüm içinde inlerken, hele de vatanımızın her bir köşesinde bombalar patlarken sen yılbaşı kutlayamazsın." deyip eylem yapıyorlarmış.
kaynak: http://m.t24.com.tr/…basi-kutlanmasin-eylemi,379879
amına koyayım sanki noel baba halep'i, bağdat'ı kan golüne çevirdi. mursiden bize ne birader mısırda mıyız? bangladeş'e kadar uçmuş bunlar. arakan neresi lan ayrıca?
yılbaşında eğlenen insanlara kafayı takana kadar ilk önce sen keşke;
memleketin her köşesinde bombalar patlarken havai fişeklerle stadyum açanlara,
memleketin her yerinde askerler şehit olurken, genelkurmay başkanı olup düğünlere katılanlara,
memleketin dışında askerler yakılırken, ayran içenlere tepkini gösterseydin o zaman bu tepkin bizlere samimi gelebilirdi.
ama şimdi yobaz dinci ve gerici sıçmığından farkı yok bu eylemin.
kaynak: http://m.t24.com.tr/…basi-kutlanmasin-eylemi,379879
amına koyayım sanki noel baba halep'i, bağdat'ı kan golüne çevirdi. mursiden bize ne birader mısırda mıyız? bangladeş'e kadar uçmuş bunlar. arakan neresi lan ayrıca?
yılbaşında eğlenen insanlara kafayı takana kadar ilk önce sen keşke;
memleketin her köşesinde bombalar patlarken havai fişeklerle stadyum açanlara,
memleketin her yerinde askerler şehit olurken, genelkurmay başkanı olup düğünlere katılanlara,
memleketin dışında askerler yakılırken, ayran içenlere tepkini gösterseydin o zaman bu tepkin bizlere samimi gelebilirdi.
ama şimdi yobaz dinci ve gerici sıçmığından farkı yok bu eylemin.
the untold history of the united states'te yanlış hatırlamadıysam seyyid kutup'un insanları üçe ayırdığından bahsediyordu: 1- yöneticiler, 2- ideologlar (teorisyenler), 3- yığınlar.
delikanlı buna atıfta bulunmuş olmalı. "sen güdülen birisi olacaksın. kendi beynin olmayacak. sevmen gerekenleri, nefret etmen gerekenleri, arzularını başkaları belirleyecek*."
sadece bullshit demek istemiş de olabilir.
delikanlı buna atıfta bulunmuş olmalı. "sen güdülen birisi olacaksın. kendi beynin olmayacak. sevmen gerekenleri, nefret etmen gerekenleri, arzularını başkaları belirleyecek*."
sadece bullshit demek istemiş de olabilir.
3 kasım 2002'de başlayan ve hala devam eden süreçte ergenliğini ve gençliğini geçirmiş olan kitle.
bolivya devlet başkanı evo morales 'dir.
video
telefonla uğraşırken bir anda inleyen kadın sesleri yükseliyor ve devlet başkanı kapatayım derken panikleyip telefonu yere düşürüyor. o ara kadın halen inliyor ve bunu duyan diğer toplantı sakinleri de patlatıyor kahkahayı. tüm salon gülüyor. hani '' başkan rahat ol, erkekler hep böyle işte, yakalanıyoruz bi şekilde'' dercesine gülüp geçiştiriyorlar. toplantıya devam...
edit : kirk hikmet adlı yazar arkadaş uyardı. porno izleyen şahıs başkan morales değilmiş. ulan biz de sonunda bir devlet başkanı içimizden biri gibi diye sevinmiştik. oda tv olayın aslını açıklamış. meğer yakalanan bu adammış dahan net bit çekim.
video
telefonla uğraşırken bir anda inleyen kadın sesleri yükseliyor ve devlet başkanı kapatayım derken panikleyip telefonu yere düşürüyor. o ara kadın halen inliyor ve bunu duyan diğer toplantı sakinleri de patlatıyor kahkahayı. tüm salon gülüyor. hani '' başkan rahat ol, erkekler hep böyle işte, yakalanıyoruz bi şekilde'' dercesine gülüp geçiştiriyorlar. toplantıya devam...
edit : kirk hikmet adlı yazar arkadaş uyardı. porno izleyen şahıs başkan morales değilmiş. ulan biz de sonunda bir devlet başkanı içimizden biri gibi diye sevinmiştik. oda tv olayın aslını açıklamış. meğer yakalanan bu adammış dahan net bit çekim.
yarın fanatik gazetesinin olası başlığı:
(bkz: cimbom tuzla-yarak yedi)
(bkz: cimbom tuzla-yarak yedi)
işid in iki askerini yakmasına rağmen ayran içip "kimse görmedi ki ehehe hiç bişey söylemezsem geçer gider" diye yönetilen ülkelerin para birimlerine karşı yükselmesi beklenen kurdur.
yükselecektir de.
yükselecektir de.
artık kabak tadı veren uygulamadır.
boku çıkan bir sansürdür.
bu ülkede özgürlük yok
özgür internet hiç yok.
faşizm var.
heil itler...it oğlu itler.
boku çıkan bir sansürdür.
bu ülkede özgürlük yok
özgür internet hiç yok.
faşizm var.
heil itler...it oğlu itler.
dolaylı yoldan ekşisözlük'te paylaşılan bir porno fotoğraf, kukuyu tanımakta güçlük çeken saf ve merhametli bir suser, sol frame'de kaybolmazsa beyaz yakalıları güne sansasyonla başlatacak içerik barındırır.
evet, kuku. gece gece ne arıyordun da buldun anlatsana biraz...
evet, kuku. gece gece ne arıyordun da buldun anlatsana biraz...
(bkz: tuzlaspor'dan nerdeyse 1k'nın 333te biri gol yemek)
bu kadar zorlamayı ilk defa gördüm kardeş tebrikler.
not: takım tutmuyorum.
bu kadar zorlamayı ilk defa gördüm kardeş tebrikler.
not: takım tutmuyorum.
(bkz: i don't give a fuck)
kuzenimdir.
yüzük, metresin evinde unutulup da bir mektupla beraber eve kargolandığı zamandandır yüzük takmıyor.
yüzük, metresin evinde unutulup da bir mektupla beraber eve kargolandığı zamandandır yüzük takmıyor.
öncelikle herkese peşin özürlerimi sunarım.
ön bilgi: medyanın trolüne geldik. öyle bir şart yokmuş zaten. değişikliğe öyle bir şart eklenmiş. değişiklik teklifinden geri çıkartılmış. bilgilendirme için adnan mazmanoglu adlı yazara teşekkürü bir borç bilirim.
orjinal mesaj şuydu : karakter sınırına takılan, normalde "cumhurbaşkanlığı için doğuştan türk vatandaşı olma şartının kaldırılması" olayıdır.
anayasa değişikliği teklifinin 8. maddesi komisyonda kabul edildi. cumhurbaşkanı seçilmek için gerekli olan 'doğuştan türk olma' şartı değişti. cumhurbaşkanlığı için 'türk vatandaşı olma' şartı yeterli olacak.
mesela reza zarrab bile cumhurbaşkanı olabilecek. ne kadar muhafazakar ve milliyetçi bir yaklaşım. düşünenleri tebrik etmek lazım.
ön bilgi: medyanın trolüne geldik. öyle bir şart yokmuş zaten. değişikliğe öyle bir şart eklenmiş. değişiklik teklifinden geri çıkartılmış. bilgilendirme için adnan mazmanoglu adlı yazara teşekkürü bir borç bilirim.
orjinal mesaj şuydu : karakter sınırına takılan, normalde "cumhurbaşkanlığı için doğuştan türk vatandaşı olma şartının kaldırılması" olayıdır.
anayasa değişikliği teklifinin 8. maddesi komisyonda kabul edildi. cumhurbaşkanı seçilmek için gerekli olan 'doğuştan türk olma' şartı değişti. cumhurbaşkanlığı için 'türk vatandaşı olma' şartı yeterli olacak.
mesela reza zarrab bile cumhurbaşkanı olabilecek. ne kadar muhafazakar ve milliyetçi bir yaklaşım. düşünenleri tebrik etmek lazım.
ben bu (bkz: piyapicks) nickli yazarı uzun zamandır takip ediyorum sözlükte. instagram hesabını filan bilmem. takip nedenim de şuydu:
bir zamanlar sözlükte hayatin anlamini arayan adamnickli bir pilot vardı. havacılığa dair gayet bilgi ve ayar dolu entryler giriyordu. severek takip ediyordum. bi ara adamın nick altına bakayım dedim. rezillik...
bu piyapicksadamın nick altına her gün entry girmiş. başta dedim "sevgilisi heralde" diye... ama değil. çok belli. bebişimler, kocişimler havada uçuyor ve yazdıklarından zerre kadar bişey anlaşılmıyor. karşı taraf zaten hiç cevap vermiyor. adam hangi başlığa yazsa arkasından bu gelip bişeyler yazıyor filan. şizofreni derecesine varınca bu, hayatin anlamini arayan adamen sonunda kendi nick altına "sözlükte kimseyle ilişkim yoktur" diye yazıp, hesabını kapattı gitti. bunalttı adamı resmen. ta o zamandan anladım bi ayarsızlık olduğunu ama şimdi instagram paylaşımlarını görünce şoke oldum amk...
resmen rezillik...
not: ben de bayağı işsizmişim lan o zamanlar...
bir zamanlar sözlükte hayatin anlamini arayan adamnickli bir pilot vardı. havacılığa dair gayet bilgi ve ayar dolu entryler giriyordu. severek takip ediyordum. bi ara adamın nick altına bakayım dedim. rezillik...
bu piyapicksadamın nick altına her gün entry girmiş. başta dedim "sevgilisi heralde" diye... ama değil. çok belli. bebişimler, kocişimler havada uçuyor ve yazdıklarından zerre kadar bişey anlaşılmıyor. karşı taraf zaten hiç cevap vermiyor. adam hangi başlığa yazsa arkasından bu gelip bişeyler yazıyor filan. şizofreni derecesine varınca bu, hayatin anlamini arayan adamen sonunda kendi nick altına "sözlükte kimseyle ilişkim yoktur" diye yazıp, hesabını kapattı gitti. bunalttı adamı resmen. ta o zamandan anladım bi ayarsızlık olduğunu ama şimdi instagram paylaşımlarını görünce şoke oldum amk...
resmen rezillik...
not: ben de bayağı işsizmişim lan o zamanlar...
(bkz: bitti demediniz mi lan)
tahminim bundan 4 ya da 5 ay önce, şirketin ufak tefek birkaç eksik eşyasını almak için ikea'ya gittik. modern ofislerin yolu buradan geçmezse olmuyor, biliyorsunuz, "pöengg" masa lambasız bir modern ofis düşünemiyorum. aldık biz alacaklarımızı, sıraya girdik bekliyoruz. o arada mütevazı alışveriş sepetim önümde diğer kasaları gözlemliyorum. "o kutu oradan geçmez, alttan okutsana barkodu, ay kırk tane vazoyu ne yapacakmış acaba" diye kendi kendime konuşuyorum içimden.
sonra neden fark ettim, hemen yanımızdaki sırada bir gerginlik var. sırada kucağında bebekli bir kadın var, yanında annesi ya da kayınvalidesi olduğunu tahmin ettiğim biri, arkalarında da karı koca bir çift ve engelli çocukları. yaş tahminim tutmayabilir ama 20li yaşlarda gibi geldi bana, zihinsel engelli bir kız çocuğu. kaşlarını çatmış, eli annesinin elinde öyle duruyor. her an bir sorun çıkabilir endişesiyle annesi dedi ki, "pardon müsaade eder misiniz biz çıkalım sıradan." kızın elini iyice kavrayıp sıranın önüne doğru yöneldi, öne doğru hamle yapınca hemen önlerindeki kadının kucağındaki bebeğin koluna vurdu kız. bebek bir anda ağlamaya başladı.
bebekli kadındaki çığlığı duymalıydınız. ya da duymamalı. "geçin beeeeeeeeeeee geçiiiiiiiiiiiiin, sahip olamıyorsan dışarı ne çıkarıyorsun bunu. (muhtemelen o yanındaki daha yaşlıca olan kadının uyarısı üzerine) ama anne çocuğuma ben fiske bile atmadım" vs vs diye uzadı gitti. bebekli olan, hassas anne olma rüştünü ispatlamanın mağrurluğuyla takribi 20 saniye kadar ağlayıp susan bebeğinin kafasına huşu içinde öpücükler kondurdu. engelli çocuğunun eline yapışmış diğer anne ise bir çırpıda adeta koşarak uzaklaştı. hemen bebekli kadının arkasında, hala sırada olan baba da boynunu büktü, bakışlar dağılana kadar da kafasını kaldırdığını görmedim.
bu bana çok dokundu, o anı hiç unutamadım. bir çocuğu doğru yetiştirmek ona hoşgörü öğretmek değilse nedir ki? biz doğurunca o çocuk sıradan bir insan olmaktan öte biricik mi oluyor? başkalarına bu kadar tahammülsüz, bu kadar izandan yoksun kadının büyüttüğü çocuk yarın nasıl bir insan olarak topluma karışacak? o kadına "abla istemeden çarptı koluna, sevmek istedi" demek yerine böyle hareket etmeyi tercih ettiren bilinci idrak etmiş olmayı, bu karanlığın içinde yaşamayı, bu insanlarla aynı sıralarda olmayı gerçekten hiç istemezdim. bir süredir omuzlarımda ağır bir yükle yaşıyor gibi hissetmememin sebebinin gün içinde maruz kaldığım bunun gibi pek çok şey olduğunu daha fazla fark ediyorum artık. çok sıradan bir alışveriş sırasında, trafikte, cafede garsona sipariş verirken, para üstü alırken, dolmuşa binerken, asansörden inerken bile bu ülke insanı bana umutsuzluk, mutsuzluk yüklüyor. böyle yaşamayı, bu insanlarla bir arada olmayı hak edecek bir şey yaptığımı düşünmüyorum. burada yaşamak, kendine hakaret etmek gibi bir şey oldu iyiden iyiye. "beğenmeyenler ülkemizden defolsuuuuuuuuuun" diyerek, ilk taşı en kibarınız atsın rica ederim.
sonra neden fark ettim, hemen yanımızdaki sırada bir gerginlik var. sırada kucağında bebekli bir kadın var, yanında annesi ya da kayınvalidesi olduğunu tahmin ettiğim biri, arkalarında da karı koca bir çift ve engelli çocukları. yaş tahminim tutmayabilir ama 20li yaşlarda gibi geldi bana, zihinsel engelli bir kız çocuğu. kaşlarını çatmış, eli annesinin elinde öyle duruyor. her an bir sorun çıkabilir endişesiyle annesi dedi ki, "pardon müsaade eder misiniz biz çıkalım sıradan." kızın elini iyice kavrayıp sıranın önüne doğru yöneldi, öne doğru hamle yapınca hemen önlerindeki kadının kucağındaki bebeğin koluna vurdu kız. bebek bir anda ağlamaya başladı.
bebekli kadındaki çığlığı duymalıydınız. ya da duymamalı. "geçin beeeeeeeeeeee geçiiiiiiiiiiiiin, sahip olamıyorsan dışarı ne çıkarıyorsun bunu. (muhtemelen o yanındaki daha yaşlıca olan kadının uyarısı üzerine) ama anne çocuğuma ben fiske bile atmadım" vs vs diye uzadı gitti. bebekli olan, hassas anne olma rüştünü ispatlamanın mağrurluğuyla takribi 20 saniye kadar ağlayıp susan bebeğinin kafasına huşu içinde öpücükler kondurdu. engelli çocuğunun eline yapışmış diğer anne ise bir çırpıda adeta koşarak uzaklaştı. hemen bebekli kadının arkasında, hala sırada olan baba da boynunu büktü, bakışlar dağılana kadar da kafasını kaldırdığını görmedim.
bu bana çok dokundu, o anı hiç unutamadım. bir çocuğu doğru yetiştirmek ona hoşgörü öğretmek değilse nedir ki? biz doğurunca o çocuk sıradan bir insan olmaktan öte biricik mi oluyor? başkalarına bu kadar tahammülsüz, bu kadar izandan yoksun kadının büyüttüğü çocuk yarın nasıl bir insan olarak topluma karışacak? o kadına "abla istemeden çarptı koluna, sevmek istedi" demek yerine böyle hareket etmeyi tercih ettiren bilinci idrak etmiş olmayı, bu karanlığın içinde yaşamayı, bu insanlarla aynı sıralarda olmayı gerçekten hiç istemezdim. bir süredir omuzlarımda ağır bir yükle yaşıyor gibi hissetmememin sebebinin gün içinde maruz kaldığım bunun gibi pek çok şey olduğunu daha fazla fark ediyorum artık. çok sıradan bir alışveriş sırasında, trafikte, cafede garsona sipariş verirken, para üstü alırken, dolmuşa binerken, asansörden inerken bile bu ülke insanı bana umutsuzluk, mutsuzluk yüklüyor. böyle yaşamayı, bu insanlarla bir arada olmayı hak edecek bir şey yaptığımı düşünmüyorum. burada yaşamak, kendine hakaret etmek gibi bir şey oldu iyiden iyiye. "beğenmeyenler ülkemizden defolsuuuuuuuuuun" diyerek, ilk taşı en kibarınız atsın rica ederim.
yemin ederim içim şişti. bıktım genellemelerinizden. biz bilmiyoruz sanki 'evlilik çok banal yeaaaaa, ben beraber yaşama taraftarıyım' triplerini. sen onu bi de babalara anlatsana? *komik misiniz, nesiniz. bu ülkede hangi kadın tam anlamıyla özgür ki acaba? bırak evlenmeden beraber yaşamayı, sevgilisi olmasa da tek yaşamasına rıza gösteren çok az türk babası vardır. o arıyor dedikleriniz, sırf özgürlüğüne kavuşsun diye bir iç koşullanmayla ilk değer verdiği erkekle dünya evine giriyor olmasın sakın? sizin bu baskılarınız yüzünden yani? bi düşünün siz bunu... utanmaz, arlanmazlar sizi. işiniz gücünüz genelleme *
üretemediklerindendir.
daha önce de belirttiğim gibi bu arkadaşlar maalesef "kalıp üretme generator"'ından yoksun dünyaya atılıyorlar.
dolayısıyla 3 bilemediniz 5 adet kalıpla aptal aptal konuşuyorlar.
bırakın konuşsunlar, çomarı sahiplendiler, acıtıyor, ondan yapıyorlar demektir.
daha önce de belirttiğim gibi bu arkadaşlar maalesef "kalıp üretme generator"'ından yoksun dünyaya atılıyorlar.
dolayısıyla 3 bilemediniz 5 adet kalıpla aptal aptal konuşuyorlar.
bırakın konuşsunlar, çomarı sahiplendiler, acıtıyor, ondan yapıyorlar demektir.
türkiye'nin içerisinde bulunduğu halin sorumlusu olan gerçekliktir.
şöyle ki; bu adamlar evlenene kadar sevişmiyor, namazını kılıp duasını ediyor ve evlilik dışı ilişkiyi zina olarak görüyor. sonra? evlenince en büyük cinsel deneyimi otuz bir olan bu abiler kadının içine girince hop! bir dakika içerisinde boşalıyorlar.
hatta kadın daha soyunurken boşalan varmış.
kadın mutlu oluyor mu? tabii ki olmuyor ve cinselliği bu kadar kötü zannediyor kadın. zaten mütedeyyin yaşam eğlencesiz. kadın için eğlence yok. eltisine gidip çay içmeyi eğlence zannediyor garibim. hayatında ne bir bara gitmiş, ne one night stand yaşamış.
sonra? sonra türkiye de kadınların %80 i orgazm olamıyor. http://www.sonsayfa.com/…rgazm-olamiyor-140546.html
orgazm olamayan kadın, ki sevdiğine vermemişler zaten "el" ile evlenmiş; hayata karşı öfke ile doluyor.
doğurduğu çocukları bu öfkeyle büyütüyor. evin içerisinde zaten romantizm, sevgi sözcükleri falan yok. "hanım çay yap" var. "yemek ne zaman hazır olur?" var. kaba davranışlar var. kadına kadın gibi davranmak yok.
o çocuklardan ne hayır gelir? tabii ki gelmez. trafikte veya normal yaşamda sevgisizliğe dair ne varsa görürsünüz bu insanlardan. cumaya gittikten sonra birilerini dövüp, birilerine küfredebilirler. kendilerinden olmayan herkesi linç etmek isteyebilirler.
oysa bu kesimin erkekleri erkek olsa ve kadınlarını tatmin edebilseler, türkiye çok daha güzel bir memleket olacak.
şöyle ki; bu adamlar evlenene kadar sevişmiyor, namazını kılıp duasını ediyor ve evlilik dışı ilişkiyi zina olarak görüyor. sonra? evlenince en büyük cinsel deneyimi otuz bir olan bu abiler kadının içine girince hop! bir dakika içerisinde boşalıyorlar.
hatta kadın daha soyunurken boşalan varmış.
kadın mutlu oluyor mu? tabii ki olmuyor ve cinselliği bu kadar kötü zannediyor kadın. zaten mütedeyyin yaşam eğlencesiz. kadın için eğlence yok. eltisine gidip çay içmeyi eğlence zannediyor garibim. hayatında ne bir bara gitmiş, ne one night stand yaşamış.
sonra? sonra türkiye de kadınların %80 i orgazm olamıyor. http://www.sonsayfa.com/…rgazm-olamiyor-140546.html
orgazm olamayan kadın, ki sevdiğine vermemişler zaten "el" ile evlenmiş; hayata karşı öfke ile doluyor.
doğurduğu çocukları bu öfkeyle büyütüyor. evin içerisinde zaten romantizm, sevgi sözcükleri falan yok. "hanım çay yap" var. "yemek ne zaman hazır olur?" var. kaba davranışlar var. kadına kadın gibi davranmak yok.
o çocuklardan ne hayır gelir? tabii ki gelmez. trafikte veya normal yaşamda sevgisizliğe dair ne varsa görürsünüz bu insanlardan. cumaya gittikten sonra birilerini dövüp, birilerine küfredebilirler. kendilerinden olmayan herkesi linç etmek isteyebilirler.
oysa bu kesimin erkekleri erkek olsa ve kadınlarını tatmin edebilseler, türkiye çok daha güzel bir memleket olacak.
böyle durumlarda ne yapmak gerekiyor.
rüştüyü mü dövüyoruz ?
rüştüyü mü dövüyoruz ?
boş zamanlarında trt müzik'te türkü söyleyen futbolcu.
az evvel tuzlasporlu bir oyuncuya insanlık dışı bir faul yaptı ve sanırım yüzüne tükürdü. bakalım günlerce quaresma konuşanlar bundan ne kadar bahsedecek. rezil adam.
edit: tükürük olayının çok net olmadığını söyleyerek videoyu şuraya iliştireyim.
edit: tükürük olayının çok net olmadığını söyleyerek videoyu şuraya iliştireyim.
daha önce yazılmış ama hatırlatmakta fayda var.
s3 trio 64 kullanan neslin taşak oğlanı olmuş kestane nesildir.
s3 trio 64 kullanan neslin taşak oğlanı olmuş kestane nesildir.
üzerine asmalı mescit içerek giderilebilir.
kendisini sadece sol frame'de `recep tayyip erdoğan (1,5b)` şeklinde görmek istiyorum artık.