tuzlu su olabilir mi diye bir düşündürten durum.
Sık geçen başlıklar
al2che enon 19
ekşi profilişaka gibi bir türkiye gerçeğidir. hani öyle üst segment marka da değil bahsettiğim kazaklar, bildiğiniz pull&bear, mango falan yani. resmen okul sorularına döndü hayatımız: maaşının onda biriyle kazak alan enon, kalan parasının dokuzda ikisiyle kaban almıştır. kirası 1500 lira olduğuna göre bir ayda kuru ekmeğin yanında bankadan ne kadar faiz yiyecektir?
kimse bana iki ayda sünen, dümdüz defacto/koton/lcw kazaklarıyla gelmesin. onlar bile 70 liradan başlıyor. kalbinizi kırarım.
kimse bana iki ayda sünen, dümdüz defacto/koton/lcw kazaklarıyla gelmesin. onlar bile 70 liradan başlıyor. kalbinizi kırarım.
bu saatten sonra umrumda olmayandır. esnaf ağlıyormuş. ahahhaha. ağlasın, beter olsun. el ele verip içine ettiler ülkenin. bundan sonra da yaşasınlar bu düzende. biz de kurunun yanındaki yaş olalım. en azından onurumuzla gururumuzla yaşarız.
bırakın bu kompleksi diyen oedipus kompleksli insanlar keşke kadınların kendi soyadlarını kullanabilmeleri için bir adım atsalar dedirten durum.
yeni bir kütüğü hayatına dahil etmesi nedeniyle gerçekleşir.*
(bkz: 2017)
köy biberi. kilosu 13 liraydı dün.
yan apartmandan gelen biber kızartması kokusu.
yahu yeter, bir şey demeseniz de oy alacaksınız. bari susun da adam sansınlar.
ankette atatürk çıktığının en büyük kanıtı. götleri yemedi tabi.
evrimin savunulmaya ihtiyacı yoktur. doğal seleksiyon ekşi sözlük'te bile yer buluyor kendine. kötü yazan ya da hayatın mantık kurallarına aykırı yazanların başlıkları bile engelleniyor mesela. kendine yer bulamayan troll de bir süre sonra vazgeçiyor ve ekşi sözlük'ten ayrılıyor.
bir kısım da (misal ben) hala bunlara laf anlatmaya çalışıyor.
bir kısım da (misal ben) hala bunlara laf anlatmaya çalışıyor.
çin'deki vanke adlı avm'de ilk örneği yapılandır. içinde tv, dergi ve masaj koltukları bulunuyormuş. türkiye'ye ne zaman gelecek bakalım.
(bkz: hamsi ayrı de lan)
geçmiş yıllar. evet şimdiki gençler anlayamaz. eskiden 40 yaşında emekli olan insanların aldığı emekli parası hemen hemen ev parası ediyordu. ve fazla yaş geçmeden evine kavuşuyordu insanlar. şimdi 26-27 yaşında 3000 lira maaş alıp 1000 lira kiraya veriyor insanlar. 65 yaşında emekli oluyorlar ve aldıkları para ikinci el otomobil ediyor ancak. o yüzden evim yok diye ağlıyorlar. ağlıyoruz. niye? çünkü öhonomümüz mühemmel.
asl sorusuna güzel bir cevap.
(bkz: hepiniz tanıyorsunuz be)
conggratulatiom to you.
sonumuzu getirebilecek olan gerçektir. tıp fakültelerindeki düşüş herkesin dikkatini çekmiştir. artık ona diyecek bir şey yok. sınavların büyük ölçüde başarıyı belirlediğine inanırım. ve gördüğüm şey şu; tus'a giren başarılı öğrencilerin hepsi 5 ve 6. sınıfta çektikleri eziyetleri göz önünde bulundurarak çok yüksek puanlar almalarına rağmen dermotoloji, biyokimya ve göz gibi "temiz" alanlara kayıyor. kendilerince haklılar elbet. sonuç olarak da insan sağlığının hayati önem taşıdığı bölümlere daha başarısız olanlar kalıyor. ileriye yönelik düşündüğümüzde çıkan sivilcemiz ya da egzamamız için çok iyi görünen bu durum bir trafik kazası geçirdiğimizde götümüzde patlayacak gibi duruyor. sevgili başarılı tıp öğrencileri biliyorum işiniz çok zor, hele ki potansiyel doktor katilleri aramızdayken. ama bu ülkenin sağlığı sizlere emanet. lütfen seçiminizi iyi yapın.
edit: saldıracak olanlara karşı edit; şahsi görüşümdür.
edit 2: şimdi deri hastalıklarının da ölümcül olduğu durumları söyleyecek olanlarlarınızn vardır, ama ne demek istediğimin yeterince açık olduğunu düşünüyorum.
edit 3: tıp öğrencisi ya da doktor olduğunu düşündüğüm yazarların entrylerini okuyunca cerrahlığın el yeteneği de gerektirdiğini göz önünde bulundurmadığımı fark ettim. öncelikle teşekkür ederim. ancak dediğim gibi sınavların genel olarak iyi bir eleme aracı olduğunu düşünüyorum. istisnalar dışında sınavda başarılı olmak o sınava çalışmanız gerektiğinin farkında olabilecek kadar zeki olduğunuzu gösterir. bundan yaklaşık 10 yıl önce girdiğim öss'de tıpa sadece ilk 2000'den öğrenci girebiliyordu. bu da tartışılması gereken ayrı bir nokta.
kabullenmesi zor olsa da sağlık elden geldiğince mükemmeliyet gerektirir.
not: doktor değilim. ilk 2000'de hiç olmadım. doktorluk öyle içimde kalan bir meslek de değil.
edit 4: bu durumun nedeni olarak sınavda başarılı olanların "temiz" alanlara yöneldiğini, bunun da nedenlerini az çok açıkladığımı düşünüyorum.
edit: saldıracak olanlara karşı edit; şahsi görüşümdür.
edit 2: şimdi deri hastalıklarının da ölümcül olduğu durumları söyleyecek olanlarlarınızn vardır, ama ne demek istediğimin yeterince açık olduğunu düşünüyorum.
edit 3: tıp öğrencisi ya da doktor olduğunu düşündüğüm yazarların entrylerini okuyunca cerrahlığın el yeteneği de gerektirdiğini göz önünde bulundurmadığımı fark ettim. öncelikle teşekkür ederim. ancak dediğim gibi sınavların genel olarak iyi bir eleme aracı olduğunu düşünüyorum. istisnalar dışında sınavda başarılı olmak o sınava çalışmanız gerektiğinin farkında olabilecek kadar zeki olduğunuzu gösterir. bundan yaklaşık 10 yıl önce girdiğim öss'de tıpa sadece ilk 2000'den öğrenci girebiliyordu. bu da tartışılması gereken ayrı bir nokta.
kabullenmesi zor olsa da sağlık elden geldiğince mükemmeliyet gerektirir.
not: doktor değilim. ilk 2000'de hiç olmadım. doktorluk öyle içimde kalan bir meslek de değil.
edit 4: bu durumun nedeni olarak sınavda başarılı olanların "temiz" alanlara yöneldiğini, bunun da nedenlerini az çok açıkladığımı düşünüyorum.